Sharifi ve Diğerleri/ İtalya ve Yunanistan- 16643/09 - 21.10.2014 tarihli Karar [Bölüm II]
Olaylar - Dört başvuran 2007 ve 2008 yıllarının çeşitli tarihlerinde Afganistan’dan Yunanistan topraklarına girmişlerdir. Başvuranlar, İtalya’ya gitme amacıyla yasadışı olarak gemiye bindikten sonra, 2008 Ocak ve 2009 Şubat ayları arasında, sınır polisinin kendilerini yakaladığı ve en kısa sürede Yunanistan’a geri sınır dışı ettiği yer olan Ancona Limanına varmışlardır. Başvuranlara göre, İtalyan makamları tarafından birkaç aydır söz konusu hızlı iadenin uygulaması zaten takip ediliyordu. Ne İtalya ne de Yunanistan kendini sığınmaya yönelik başvurmaya dair yetkili kılmıştır.
Yunanistan açısından, başvuranlar sığınma hakkı almaya ilişkin prosedürlerde karşılaştıkları güçlüklerden şikâyetçi olmuşlardır.
İtalya açısından, başvuranlar avukatlarla ya da tercümanlarla iletişim haline geçemediklerini iddia etmişlerdir. Başvuranlara, kendi hakları hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir. Aynı şekilde, onların iadesine ilişkin "resmi, yazılı ve tercüme edilmiş" herhangi bir belge verilmemiştir. Başvuranlar, kendileri karaya ayak basar basmaz, İtalyan sınır polisinin kendilerini gemilere doğrudan geri götürdüklerini ileri sürmüşlerdir.
Hukuki Değerlendirme – İtalya’ya göre 4 Ek Protokol’ün 4. maddesine uygunluk: Hükümet’in görüşlerinden çıkan sonuca göre, başvuranlar İçişleri Bakanlığı dâhilinde Dublin Birimi tarafından karar verilen ve incelenen dosyalarına sahip olmaları için, kimlik tespit etme sürecinde, sığınmadan ya da başka bir uluslararası korumadan faydalanmaya yönelik isteklerini açıklamış olmaları gerekmektedir. Sonuç olarak, Ancona limanında kimlik tespit etme sürecinde anlaşılabilir bir dilde temel bilginin eksikliği, tutulan göçmenleri İtalya’da sığınma talep etme olasılığından mahrum edecektir. Bu nedenle, kimlik tespit etme sürecinde İtalyan Mülteciler Konseyinden yetkililerin ve bir tercümanın katılımı çok önemlidir. Ancak, İtalya’da göçle ilgilenen makamların kayıtlarında yalnızca başvuranın ismi gözükse dahi, onların katılımını onaylamaya dair dava dosyasında hiçbir şey yoktu.
Her halükarda, dava dosyası, geri kabul ve uygulanmasına ilişkin protokol hakkında Yunanistan ve İtalya arasındaki 1999 tarihli iki taraflı anlaşmanın 5. maddesinin başvurusunda, Yunan makamlarına gönderilen geri kabule ilişkin bir talebi kapsamamaktadır. Söz konusu tespit, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Raportörü’nün, Adriyatik Denizi’nin İtalya limanlarında uyguladığı gibi, Yunanistan’a geri kabulün, 1999 tarihli iki taraflı anlaşmanın ve söz konusu anlaşma dâhilinde yer alan usullerin kapsamını çoğu kez ihlal etmesi yönünde endişelerini teyit eder gibi gözükmektedir. Aynı şekilde, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından, İtalya’dan Yunanistan’a “doğrudan iadeler” olarak tanımladığı hususa dair, ifade edilen endişeler göz ardı edilemez. Kısacası, Adriyatik Deniz’i limanlarında bulunan sınır polislerinin, ilgili kişilere yönelik güvenceler sunmadan, doğrudan iade gerçekleştirmeleri onaylanmış gibi gözükmektedir.
Bu koşullar altında, başvuranların Ancona Limanında maruz kaldıkları tedbirler, ayrım yapılmaksızın toplu şekilde sınır dışı edildikleri anlamına gelmektedir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Mahkeme, ayrıca, oy birliğiyle, Sözleşme’nin 3. maddesiyle birlikte 13. maddesinin Yunanistan tarafından ihlal edildiğine ve 4 Ek Protokol’ün 4. maddesinin, Sözleşme’nin 3. maddesiyle birlikte 13. maddesinin ve 3. maddesinin İtalya tarafından ihlal edildiğine karar vermiştir.
Madde 41: İtalya hakkındaki talebin süresi dışında yapılması, Yunanistan hakkında ise bir talepte bulunulmamıştır.
Full & Egal Universal Law Academy