Shcherbina / Rusya – 41970/11 - 26.6.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar ve Olgular - 28 Şubat 2011 tarihinde başvuran, Kazak yetkililerin başvuranın sınır dışı edilmesine ilişkin talebinin ardından bir savcı tarafından verilen karar uyarınca Rusya’da tutuklanmıştır. 30 Mart 2011 tarihinde başvuran, ilk derece mahkemesine serbest bırakılmasını talep ederek başvuruda bulunmuş ve mahkeme, 15 Nisan 2011 tarihinde on altı gün sonra tutuklama kararını bozmuştur.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 5 § 4: Dava, 5 § 1 (c) maddesi uyarınca tutuklama ile ilgili değil, 5 § 1 (f) maddesinde düzenlenen sınır dışı uygulamasının amaçları kapsamında tutuklama hakkındadır. Sonuç olarak, yetkililerin başvuranı ivedilikle bir hâkim önüne çıkarma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak, başvuranın mahkeme önünde dava açma ve Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi uyarınca serbest bırakılmayı talep etme hakkı bulunmaktadır. Serbest bırakılmaya ilişkin olarak bir başvuru yapıldığında, tutukluluğun yasalara uygunluğunun yargısal denetimi hızlı bir şekilde yapılmak zorundadır.
Bununla birlikte, 5 § 4 maddesinde öngörülen “hızlılık” gerekliliği, 5 § 3 maddesindeki “ivedilik” gerekliliğiyle aynı şeye işaret etmemektedir. Bu nedenle, asıl tutuklama emri bir mahkeme tarafından (uygun yargı süreci teminatları sunan bir usulde bağımsız ve tarafsız bir yargı organı) verildiği hallerde, Mahkeme, Rusya aleyhinde açılan birçok davada, ikinci derece mahkemesi önünde devam eden yargılama işlemlerindeki inceleme süresinin daha uzun sürmesine tolerans göstermiştir.[1] Böyle davalarda on altı günlük bir süre, 5 § 4 maddesi uyarınca herhangi bir sorunun ortaya çıkmasına neden olmamaktadır.[2] Ancak söz konusu davalardaki durumun aksine, başvuranın davasındaki asıl emri, bir hâkim veya başka bir yargı çalışanı değil bir savcı tarafından verilmiştir.
Ayrıca, tutukluluk emriyle sonuçlanan karar verme süreci, yargı süreci teminatları sağlamamıştır: karar, gizli olarak ve başvuranın katılımı olmaksızın verilmiştir. Ek olarak, inceleyen mahkeme, savcının yetki alanının dışına çıktığına ve başvuranın tutuklanmasını emretmeye yetkili olmadığına hükmetmiştir.
Bu koşullar altında, Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi uyarınca adli denetimin “hızlılık” standardı, 5 § 3 maddesi uyarınca “ivedilik” standardına yaklaşmıştır. Bu nedenle, 28 Şubat 2011 tarihli tutuklama kararının yargısal denetiminde yaşanan on altı günlük gecikme aşırıdır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Mahkeme ayrıca Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi ile birlikte 5 § 1 maddesinin de ihlal edildiğine karar vermiştir.
Madde 41: Manevi tazminat olarak 6.500 avro ödenmesine karar verilmiştir.
[1] Mamedova / Rusya, 7064/05, 1 Haziran 2006, 87 sayılı Bilgi Notu; Ignatov / Rusya, 27193/02, 24 Mayıs 2007; ve Lamazhyk / Rusya, 20571/04, 30 Temmuz 2009.
[2] Yudayev / Rusya, 40258/03, 15 Ocak 2009; ve Khodorkovskiy / Rusya, 5829/04, 31 Mayıs 2011, 141 sayılı Bilgi Notu.
Full & Egal Universal Law Academy