S.J. / Belçika- 70055/10 - 27.02.2014 tarihli Karar [V. Bölüm]
Nijerya vatandaşı olan başvuran, 30 Temmuz 2007 tarihinde, sekiz aylık hamileyken, sığınma başvurusunda bulunmuş ve çocuğunun babasının ailesinden kürtaj yapması konusunda baskı görmesi üzerine ülkesinden kaçtığını belirtmiştir. Mülteciler ve Vatansız Kişiler Baş Komiseri, Mayıs 2010’da, başvuranın beyanlarındaki tutarsızlıklar nedeniyle sığınma başvurusunu reddetmiştir. Söz konusu karar, Yabancılar İtiraz Kurulu tarafından onanmıştır.
Başvurana, Ağustos 2007’de HIV pozitif teşhisi konulmuş olup, kendisi o tarihten bu yana tedavi görmektedir.
Bu sırada başvuran, tıbbi nedenlerle Belçika’da kalmasına izin verilmesini talep etmiş, ancak bu talebi, Nijerya’da tedavi görebileceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ülkeden ayrılmasına dair karar başvurana tebliğ edilmiştir. Başvuran, tedbirin yürütmesinin acilen durdurulması talebinde bulunmuş ve ayrıca verilen kararların iptal edilmesini talep etmiştir. Yürütmeyi durdurma talebi, Yabancılar İtiraz Kurulu tarafından reddedilmiştir. Başvuran, Yabancılar İtiraz Kurulunun kararına karşı Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunmuştur. Başvuran, Nijerya’ya geri gönderilmesi halinde ciddi ve telafi edilemez bir zarara uğrama riskinin söz konusu olduğunu, Nisan 2009 ve Kasım 2012 doğumlu iki küçük çocuğunun göz önünde bulundurulmadığını ve Yabancılar İtiraz Kuruluna itiraz yolunun etkin olmadığını ileri sürmüştür. Ülkeden ayrılması için verilen süre, 24 Aralık 2010 tarihinde, Yabancılar Bürosu tarafından bir ay uzatılmıştır. Danıştay, 6 Ocak 2011 tarihinde, Yabancılar İtiraz Kurulu kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu kabul edilemez bulmuştur. Dosyada yer alan bilgilere göre, Yabancılar Bürosu kararlarının iptal edilmesine yönelik başvuruların, Yabancılar İtiraz Kurulu önünde halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bir Dairesi, 27 Şubat 2014 tarihli bir kararında, ülkeden ayrılma kararının veya ülkede kalma talebinin reddine dair kararın kaldırılması istemiyle Yabancılar İtiraz Kuruluna yapılan başvuruların, sınır dışı kararının yürütmesinin durdurulmasını sağlamamış olması nedeniyle, başvuranın Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine dair beyanlarının etkin bir şekilde incelenebilmesini ve yürütmenin otomatik olarak durdurulmasını sağlayabilecek etkin bir hukuk yolu bulunmadığı kanaatine vararak, oy birliğiyle, Sözleşme’nin 3. maddesiyle birlikte 13. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Daire, ayrıca, başvuranın sınır dışı edilerek Nijerya’ya gönderilmesine dair kararın icrasının, Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlaline neden olmayacağına ve Mahkemenin Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiğine dair bir şikâyeti inceleme yetkisi bulunduğu varsayılsa dahi, söz konusu hükmün ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava, Hükümetin ve başvuranın talebi üzerine, 7 Temmuz 2014 tarihinde Büyük Daireye gönderilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy