AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ŞİMŞEK / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 60639/19)
KARAR
STRAZBURG
10 Temmuz 2025
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Şimşek / Türkiye davasında,
Başkan
Gediminas Sagatys,
Hâkimler
Stéphane Pisani,
Juha Lavapuro
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
19 Haziran 2025 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi kapsamında 12 Kasım 2019 tarihinde Türkiye aleyhine Mahkeme’ye yapılmış olan başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuran, Diyarbakır Barosuna bağlı Avukat M. Gül tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru Türk Hükümetine (“Hükümet”) tebliğ edilmiştir.
OLAYLAR
4. Başvuranla ilgili ayrıntılar ve başvuruya ilişkin bilgiler ekteki tabloda yer almaktadır.
5. Başvuran, mahkeme kararlarında gerekçe bulunmaması veya yeterli gerekçe olmaması hususunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran, Sözleşme hükümleri kapsamında başka bir şikâyette de bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA6. Başvuran, mahkeme kararlarında gerekçe bulunmaması veya yeterli gerekçe olmaması hususunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
7. Mahkeme’nin, adaletin doğru şekilde tecelli ettirilmesi ile bağıntılı ilkeyi yansıtan yerleşik içtihadına göre, mahkeme kararlarının temel aldıkları gerekçelerini yeterli düzeyde belirtmesi gerekir. Gerekçelendirme yükümlülüğünün ne derece uygulanması gerektiği, kararın niteliğine göre değişebilmektedir ve davanın kendine özgü koşulları kapsamında belirlenmelidir (bk. García Ruiz/İspanya [BD], no. 30544/96, § 26, AİHM 1999‑I). Şikâyetçi tarafından ileri sürülen her argümana ayrıntılı bir yanıt verilmesini gerektirmeyen bu yükümlülük, yargılamalara taraf olanların yargılamaların sonucu için belirleyici olan argümanlara yönelik olarak belirli ve açık bir cevap almayı bekleyebileceklerini varsaymaktadır (bk. diğer kararların yanı sıra, Ruiz Torija / İspanya, 9 Aralık 1994, §§ 29-30, Seri A no. 303‑A; ve Xhoxhaj / Arnavutluk, no. 15227/19, § 327, 9 Şubat 2021). Ayrıca, Sözleşme ile korunan haklara yönelik müdahaleye ilişkin davalarda Mahkeme, ulusal mahkemelerin kararlarında sundukları gerekçelerin otomatik ya da basmakalıp olup olmadıklarını ortaya koymaya çalışır (bk. Moreira Ferreira/Portekiz (no. 2) [BD], no. 19867/12, § 84, 11 Temmuz 2017).
8. Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki gerekçeli karar hakkıyla ilgili bu ilkeler, bugüne kadar Türkiye hakkındaki birçok davada uygulanmıştır (bk. örneğin, Emel Boyraz/Türkiye, no. 61960/08, §§ 74-75, 2 Aralık 2014; Deryan/Türkiye, no. 41721/04, §§ 35-42, 21 Temmuz 2015; Cihangir Yıldız/Türkiye, no. 39407/03, §§ 41-50, 17 Nisan 2018; Hülya Ebru Demirel/Türkiye, no. 30733/08, §§ 48-52, 19 Temmuz 2018; Murat Akın/Türkiye, no. 40865/05, §§ 41-43, 9 Ekim 2018; Pişkin /Türkiye, no. 33399/18, §§ 147-50, 15 Aralık 2020; Korkut ve Amnesty International Türkiye/Türkiye, no. 61177/09, §§ 53-56, 9 Mayıs 2023).
9. Mevcut davayı söz konusu bu ilkeler ışığında gözden geçiren Mahkeme, ulusal mahkemelerin verdikleri kararlarda gerekçe sunma yükümlülüğünü yerine getirmede başarısız olduğunu ve başvuran tarafından ileri sürülen ilgili ve önemli argümanları ele almadığını değerlendirmektedir. Ekli tabloda belirtilen usule ilişkin somut eksiklikler, Mahkeme’yi, başvuranın gerekçeli karar hakkının güvence altına alınmadığı sonucuna götürmektedir.
10. Dolayısıyla, bu şikâyet kabul edilebilir olup; Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
DİĞER ŞİKÂYET11. Başvuran, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında da bir şikâyette bulunmuştur.
12. Başvuruyu incelemiş olan Mahkeme, elindeki tüm materyaller ışığında ve şikâyet edilen hususların görev ve yetki alanına girdiği ölçüde, bu şikâyetin Sözleşme’nin 34 ve 35. maddesinde belirtilen kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamadığı ya da Sözleşme veya Protokollerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği kanaatindedir.
Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI13. Mahkeme, elindeki belgeleri ve içtihadını (bk. özellikle, Pronina/Ukrayna, no. 63566/00, 18 Temmuz 2006; yukarıda anılan Korkut ve Amnesty International Türkiye, § 95) dikkate alarak, ekli tabloda belirtilen miktarlara hükmedilmesini makul görmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuranın mahkeme kararlarında yeterli ya da hiç gerekçelendirme olmamasına ilişkin şikâyetinin kabul edilebilir olduğunun ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunun beyan edilmesine, Söz konusu şikâyetin, mahkeme kararlarında yeterli gerekçenin bulunmamasına ilişkin olarak Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlalini ortaya koyduğuna;(a) Davalı Devlet tarafından üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere başvurana ekli tabloda belirtilen miktarların ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce tanzim edilmiş olup; Mahkeme İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 10 Temmuz 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Gediminas Sagatys
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetlere ilişkin başvuru
(Mahkeme kararlarında gerekçe eksikliği veya yetersiz gerekçe)
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum yılı
İç hukuktaki yargılamaların konusu
Mahkemenin değinmediği temel argüman
Karar tarihi
Yetkili mahkeme
Manevi tazminat olarak başvurana ödenecek miktar (avro cinsinden) [1]
Masraf ve giderlere karşılık başvuru için ödenecek miktar (avro cinsinden) [2]
60639/19
12 Kasım 2019
Mustafa ŞİMŞEK
1982
Başvuranın, kanun hükmünde kararname uyarınca, işten çıkarılmasının ardından görevine iade edilmesi talebi
Başvuranın işten çıkarılma gerekçeleri. Özellikle, başvuranın temel argümanı herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin, açıklama, soruşturma veya inceleme yapılmaksızın Ömerli Belediyesinin alt işvereni olan özel bir şirketteki işinden çıkarılması ve yerel mahkemelerin başvuranın FETÖ/PDY ile bağlantısına dair şüphenin gerekçelerini incelememiş olmasıdır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, başvuran hakkında bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmaksızın ve başvuranın FETÖ/PDY ile bağlantısına ilişkin ne tür bilgi veya gerekçeler sunulduğuna dair bir açıklama yapmaksızın, esas olarak, başvuranın kanun hükmünde kararname uyarınca işten çıkarıldığını belirterek başvuranın davasını reddetmiştir.
5 Şubat 2018,
Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi)
16 Mayıs 2018
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
16 Mayıs 2019
Anayasa Mahkemesi
2.000
250
[1] Başvurana yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere.
[2] Başvurana yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere.