© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme’nin İçtihatlarına İlişkin Bilgi Notu No. 165
Temmuz 2013
Sindicatul “Păstorul cel Bun” - Romanya [BD] - 2330/09
Karar 9.7.2013 [BD]
Madde 11
Madde 11-1
Dernek Özgürlüğü
Bir papaz sendikasının tescilinin dini toplulukların özerklikleri nedeniyle reddedilmesi: ihlal yok
Olgular – Nisan 2008’de Rumen Ortodoks Kilisesinin otuzbeş ruhban sınıfı üyesi ve ruhban sınıfından olmayan çalışanı bir sendika kurmaya karar vermiştir. Sendikanın seçilmiş başkanı tüzel kişiliğin tanınması ve sendika olarak tescilinin yapılması için ilk derece mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Ancak, başpiskoposluğun temsilcisi itiraz etmiştir. Sendikanın temsilcisi, savcılık makamı tarafından da desteklenen başvuruyu devam ettirmiştir. Mayıs 2008’de mahkeme sendikanın başvurusunu kabul etmiş ve tesciline karar vermiştir, dolayısıyla sendikaya tüzel kişilik tanımıştır. Başpiskopos bu karara itiraz etmiştir. Temmuz 2008’deki nihai kararda, mahkeme itirazı kabul etmiş, ilk derece mahkemesinin kararını iptal etmiş ve esas bakımından sendikaya tüzel kişilik tanınmasını ve sendika olarak tescilinin yapılmasını reddetmiştir.
31 Ocak 2012 tarihli bir kararda (bakınız Bilgi Notu 148) Mahkemenin bir dairesi beş oya karşı iki oyla, “zorlayıcı toplumsal ihtiyacın” ve yeterli nedenlerin yokluğunda, sendikanın tescilinin reddi gibi sert bir tedbirin izlenen amaçla orantısız ve dolayısıyla demokratik bir toplumda gerekli olmadığını saptayarak 11. maddenin ihlalinin bulunduğuna karar vermiştir.
Karar – Madde 11
(a) Uygulanabilirlik – Sendika üyeleri tarafından yerine getirilen görevler ve ücretlerinin ödenme biçimi bir iş ilişkisinin bazı tipik özelliklerini içermektedir. Öte yandan, ruhban sınıfı üyelerinin işi; ruhani amaç, işin belli oranda özerklikten yararlanan bir kilise içinde yürütülmesi ve Kiliseye karşı yüksek derece sadakat ödevi gibi bazı farklı özelliklere sahiptir. Bu nedenle, tam anlamıyla dini faaliyetlerle daha mali nitelikteki faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapmak hassas bir görev olmaktadır. Bununla birlikte, özel koşullarına karşın, ruhban sınıfı üyeleri, 11. maddenin kapsamına giren, dolayısıyla da davanın olgularına uygulanabilir olan bir iş ilişkisi kapsamında misyonlarını yerine getirmektedirler.
(b) Esas – Başvurucu sendikanın tescilinin reddedilmesi, Rumen Ortodoks Kilisesinin Statüsü hükümlerine dayanan bir müdahale anlamına gelmektedir. İç hukuk mahkemeleri Statüden, Kilise derneklerinin ve vakıflarının kuruluşunun Kutsal Meclisin imtiyazında bulunduğunu ve ruhban sınıfı üyelerinin herhangi bir çeşit derneğe katılmaları için başpiskoposun izninin gerektiğini sonucunu çıkarmışlardır. Müdahale, diğerlerinin ve özel olarak da Rumen Ortodoks Kilisesinin haklarını koruma meşru amacını izlemiştir.
Başpiskoposluğun sendikanın tanınmasına yönelik itirazını desteklemek amacıyla iç hukuk mahkemelerinde ileri sürdüğü argümanlar akılda tutulduğunda, bölge mahkemesinin, sendikanın tesciline izin verme kararının söz konusu dini topluluğun özerkliği bakımından ciddi bir risk yaratacağı görüşünün benimsemesi makuldür. Romanya’da, bütün dini mezhepler kendi dâhili düzenlemelerini kabul etme hakkına sahiptir ve dolayısıyla, çalışmaları, personel alımı ve kendi ruhban sınıfı ile ilişkileri ile ilgili kendi kararlarını vermekte serbesttirler. Dini toplulukların özerkliği ilkesi, Romanya Devleti ile bu Devletin topraklarında bulunan tanınmış dini topluluklar arasındaki ilişkilerin temel taşıdır. Rumen Ortodoks Kilisesi, bu konuyla ilgili olan iş hukuku düzenlemelerine Statüde yer vermemeyi tercih etmiştir, bu tercih dini toplulukların özerkliği ilkesine uygun olarak bir Hükümet kararnamesi ile onaylanmıştır. Başvurucu sendikanın tüzüğünde belirtilen amaçlar – özellikle de üyeleri arasında girişim, yarışma ve ifade özgürlüğünün desteklenmesi, üyelerinin birisinin Kutsal Meclis’te yer almasının sağlanması, başpiskopostan yıllık mali rapor talep edilmesi ve üyelerinin menfaatlerini savunma aracı olarak grevlerin kullanılması ile ilgili olanlar – dikkate alındığında, dini toplulukların özerkliğine saygı gösterilmesi amacıyla sendikanın tescilini reddeden yargı kararı, özellikle Devletin bu özerkliği korumak bakımından rolü dikkate alındığında, makul olmadığı söylenemez. Başvurucu sendikanın tescilini reddederek, Devlet sadece Rumen Ortodoks Kilisesinin örgütlenmesine ve çalışmasına karışmayı reddetmiştir, böylece Sözleşmenin 9. maddesi kapsamındaki tarafsızlık ödevini yerine getirmiştir.
Bölge mahkemesi, sendika üyeleri bir dernek kurmak için uygun olan özel usullerine uymadıkları için başvurunun Kilise Statüsünün gereklerini yerine getirmediğini açıkladıktan sonra başvurucu sendikanın tescilini reddetmiştir. Mahkeme böylece yalnızca dini toplulukların özerkliği ilkesini uygulamıştır. Başpiskopos tarafından ileri sürülen gerekçeleri kabul eden Mahkeme, sendikanın kurulmasına yetki verirse, Kilise Statüsünde düzenlenen danışma ve tartışma organlarının yerini, Kilise gelenekleri ve danışma ve karar almayı düzenleyen kilise hukuku kuralları ile bağlı olmayan yeni bir organın – sendika – alacağı veya sendika ile birlikte çalışma mecburiyetinin olacağı sonucuna varmıştır. Mahkemenin yaptığı inceleme böylece, Kilise makamları tarafından ileri sürülen risklerin inandırıcı ve önemli olduğunu, ileri sürdükleri gerekçelerin söz konusu dini toplulukların özerkliğinin kullanılması ile ilgisi olmayan başka bir amaca hizmet etmediğini ve başvurucu sendikanın tescilinin reddedilmesi riski azaltmak için gerekli olanın ötesine geçmediğini teyit etmiştir.
Daha genel olarak, Rumen Ortodoks Kilisesi Statüsünün ruhban sınıfı üyelerinin meşru haklarını ve menfaatlerini korumak için sendikalar kurmasına mutlak bir yasak getirmemiştir. Dolayısıyla, başvurucu sendika üyelerini, Kilisenin Statüsü ile bağdaşan amaçlar izleyen ve Kilisenin geleneksel hiyerarşik yapısını ve karar alma usullerinin yerindeliğini sorgulamayan bu çeşit bir örgüt kurarak Sözleşmenin 11. maddesindeki haklarından yararlanmalarını engelleyen hiçbir şey yoktur. Benzer şekilde, başvurucu sendika üyelerinin ulusal mahkemelerce izin verilen ve Kilisenin Statüsünün gereklerine uygun olarak faaliyet gösteren Rumen Ortodoks Kilisesi içindeki halen mevcut herhangi bir derneğe katılmakta serbesttirler.
Avrupa’da Devletler ve dini mezhepler arasındaki ilişkiyi düzenleyen çok çeşitli anayasal modeller bulunmaktadır. Bu konuda bir Avrupa konsensüsü olmadığından, Devletler bu alanda, dini topluluklar içinde çalışan sendikaları tanıyıp tanımama ve bu nitelikteki toplulukların özerkliğinin kullanılmasını engelleyecek amaçlar izleyip izlememeye karar verme hakkını kapsayan geniş bir takdir marjından yararlanırlar. Sonuç olarak, bölge mahkemesinin başvurucu sendikanın tescilini reddetmesi, bu alanda ulusal makamlara tanınan takdir marjını aşmamıştır ve dolayısıyla, orantısız değildir.
Sonuç: İhlal yok (onbir oya karşı altı oy).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Kayıt Müdürlüğü’nün bu özeti Mahkeme’yi bağlamaz.
İçtihat Bilgi Notları İçin Tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy