© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu No. 168
Kasım 2013
Söderman v. Sweden [GC] - 5786/08
Karar 12.11.2013 [BD]
Madde 8
Pozitif Yükümlülükler
Madde 8-1
Özel yaşama saygı
Çıplak bir çocuğu gizlice filme alma eylemini cezalandıran açık yasal hükümlerin bulunmaması: ihlal edildiğine
Olaylar – 2002 yılında, başvurucu on dört yaşındayken üvey babasının banyodaki çamaşır sepetinin içine bir video kamera gizlediğini keşfetmiştir. Kamera başvurucunun duş almadan önce soyunduğu noktaya doğru yöneltilmiştir. Başvurucu kamerayı annesine götürmüş; annesi de kimse görmeksizin filmi yakmıştır. Olay, annenin başvurucunun kuzeninin de üvey babayla olaylar yaşadığını duyduğu 2004 yılında bildirilmiştir. Üvey baba yargılanmış ve 2006’da bir bölge mahkemesi tarafından olayın geçtiği tarihte Ceza Yasası’nın 6. bölüm 7. kısmında düzenlenen cinsel tacizden mahkum edilmiştir. Ancak mahkumiyeti, eyleminin cinsel taciz suçu tanımına girmediğine karar veren temyiz mahkemesi tarafından bozulmuştur. Temyiz mahkemesi, davranışın bağımsız olarak çocuk pornografisine teşebbüs suçunu oluşturabileceğine işaret etmiş fakat bu yönde herhangi bir isnat olmaması nedeniyle devamında meseleyi incelememiştir. Yüksek Mahkeme temyiz talebini reddetmiştir.
21 Haziran 2012 tarihli bir kararında Mahkeme’nin bir Dairesi, üçe karşı dört oyla Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna ulaşmıştır. (bkz. Bilgi Notu 153).
Hukuk – Madde 8: Mahkeme ulusal mahkemenin üvey babanın eyleminin başvurucunun kişisel bütünlüğünün ihlal ettiği yönündeki saptamasını desteklemiştir. Söz konusu olay her ne kadar herhangi bir fiziksel şiddet, istismar veya temas içermese de başvurucuyu özel hayatının yüksek ölçüde mahrem yönleri bakımından etkilemiştir. Ulusal makamların etkili bir yargılama yürütme yükümlülüklerine aykırı davrandıkları yönünde bir kanıt mevcut değildir. Bu sebeple, olayın koşulları dahilinde Mahkeme’nin önündeki mesele, İsveç’in, 8. Maddeden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun olarak başvurucuyu üvey babasının eylemlerine karşı koruyacak uygun bir yasal çerçeveye sahip olup olmadığıdır. Büyük Daire, Daire’nin izlediğinden farklı bir yaklaşım izlemiştir. Daire, “sadece mevzuatta, pratikte veya bunların uygulamasındaki önemli eksikliklerin devletin 8. maddeden kaynaklanan pozitif yükümlülüklerinin ihlali anlamına geleceğini” teyit etmiştir. Bu tür bir önemli eksiklik testi soruşturmalar bağlamında anlaşılır olmakla birlikte, davalı devletin pozitif yükümlülükleriyle uyumlu bir biçimde uygun bir yasal çerçeveyi yürürlüğe koyup koymadığının değerlendirilmesinde bu testin anlamlı bir rolü yoktur zira Mahkeme’nin önündeki mesele, yasanın başvurucuya, olayın koşulları dahilinde kabul edilebilir düzeyde bir koruma sağlayıp sağlamadığı sorusuna ilişkindir.
Üvey babanın eyleminin Ceza Yasası uyarınca çocuk pornografisine teşebbüs oluşturma ihtimaline ilişkin olarak Mahkeme, eylemin bu suç kapsamına girdiğine ikna olmamıştır. Savcının üvey babaya bu suçlamayı yöneltmeyi düşündüğüne dair bir bilgi bulunmamaktadır. Davalı Hükümet bunun yerine savcının neden bunu yapmamaya karar vermiş olabileceğine dair bir dizi gerekçe sıralamıştır; bunların arasında bilhassa ortada “pornografik” bir resim bulunduğunu gösterecek yeterli delil sunmaya ilişkin belirli güçlükleri belirtmiştir. Başvurucuya göre, -imha edilmiş olan- film hala mevcut olsaydı bile, materyali pornografik olarak tanımlamak son derece güç olacaktı. “Pornografik resim” terimi İsveç Ceza Yasası’nda tanımlanmış değildir ve çocuk pornografisine ilişkin hükmün hazırlık çalışmaları, hükmün amacının tüm çıplak çocuk resimlerini cezalandırmak olmadığını vurgulamıştır.
Ceza Yasası’nda yer alan, –özellikle saldırgan bir biçimde teşhiri ve sözlü ya da yazılı olarak, açıkça ahlaksızca davranışı cezalandıran- cinsel taciz suçuna ilişkin hüküm bakımından ise, temyiz mahkemesi üvey babanın, tek başına başvurucunun bilgisi olmaksızın onu filme alma eylemi nedeniyle cezaen sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir. Olay sırasında yürürlükte olan İsveç hukukuna göre, cinsel taciz suçunun oluşması için failin mağdurun eylemi öğrenmesini kasten istemesi veya mağdurun eylemi öğrenme riskine kayıtsız kalması koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Ancak başvurucunun durumunda bu koşul yerine gelmemiştir. Başvurucunun cinsel tacizden beraat etmesinin sebebi delil eksikliği değil, daha ziyade olay sırasında eyleminin cinsel taciz oluşturamayacak olmasıdır. Olay tarihinde cinsel tacize ilişkin hüküm söz konusu eylemi hukuken kapsayamamış; dolayısıyla başvurucuyu özel yaşamına yönelik saygısızlığa karşı korumamıştır.
Haklarının korunmasındaki eksiklik, söz konusu tarihte başka bir ceza hukuku hükmüyle de telafi edilmemiştir. Şüphesiz tek başına gizlice veya rıza dışı filme almayı kapsayan bir hükmün bulunmaması İsveç’te uzun süre boyunca kaygı konusu olmuştur. Başvurucunun davasındakine benzer bir eylemi kapsayacak biçimde tasarlanmış yeni mevzuat yakın tarihte kabul edilmiş ve 2013’te yürürlüğe girmiştir.
Mahkeme’nin görüşüne göre, mevcut davada ceza hukuku, davalı devletin 8. maddeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesinin tek yolu değildir. Medeni hukuk yolları bakımından, temyiz mahkemesi üvey babanın beraatine karar verirken başvurucunun tazminat talebiyle açtığı hukuk davasını da reddetmiştir. Yargılama Usulu Kanunu kapsamında, bir hukuk davasının ceza yargılamasıyla birlikte ileri sürülmesi durumunda, mahkemenin ceza sorumluluğuna ilişkin tespiti hukuk davasına ilişkin karar için de bağlayıcıdır. Ayrıca başvurucunun tazminat talebini desteklemek için dayanabileceği başka gerekçeler de mevcut değildir. Son olarak Mahkeme, İsveç mahkemelerinin sadece Sözleşme’nin ihlal edildiği kararı temelinde başvurucu lehine tazminata hükmedebileceğine ikna olmamıştır.
Sonuç olarak, Mahkeme, o sırada yürürlükte olan konuyla ilgili İsveç hukukunun, başvurucunun özel yaşamına saygı hakkının korunmasını, devletin 8. maddeden kaynaklanan yükümlülüklerine uygun bir biçimde sağladığı hususunda tatmin olmamıştır. Üvey babanın işlediği fiil başvurucunun bütünlüğünü ihlal etmiş ve başvurucunun on sekiz yaşından küçük olması, olayın başvurucunun evinde gerçekleşmiş olması ve saldırganın, başvurucu üzerinde yetki sahibi olan ve güven uyandırması beklenen üvey babası olması nedeniyle fiil daha da ağırlaşmıştır.
Sonuç: ihlal (bire karşı on altı oyla).
Madde 41: manevi zarar nedeniyle 10,000 Euro tazminat
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy