Sõro / Estonya - 22588/08 - 3.9.2015 tarihli karar [I. Bölüm]
Olaylar – Estonya, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını yeniden kazandıktan sonra, demokratik bir sisteme geçiş için yasal reformlar yapmıştı. Şubat 1995’te İfşa Yasası’nı çıkarmıştı. Söz konusu yasa uyarınca, eski rejimin güvenlik veya istihbarat teşkilâtları ile veya bu teşkilâtlarda hizmette bulunmuş bireylerin geçmişteki istihdamları hakkındaki bilgiler kaydedilmekte ve açıklanmaktaydı. Başvuran, 1980 yılından 1991 yılına kadar Devlet Güvenlik Komitesi tarafından şoför olarak çalıştırılmıştı. Şubat 2004’te, İfşa Yasası uyarınca kayıt altına alındığına ve bir ilân yapılacağına dair tebligat almıştır. Şikâyette bulunma hakkını kullanmamış ve Haziran 2004’te söz konusu ilân Devlet Gazetesi’nin basılı ve internet versiyonlarında yayınlanmıştır.
Başvuran daha sonra idare mahkemelerinde tebligata itiraz etmek istemiştir. Bilgilerin yayınlanması nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kaldığını ve yalnızca güvenlik hizmetlerinde şoför olarak çalışmış olduğunu açıklamıştır. İstinaf mahkemesi, başvuranın şikâyetini reddederek, İfşa Yasası’nın uygulanmasının bir kişinin temel haklarına müdahale edebileceğini kabul etmiş, ancak onlarca yıl sonra belli bir şoförün yalnızca teknik görevler mi yoksa İfşa Yasası’nın uygulanmasını orantılı kılacak önemli görevler mi gerçekleştirmiş olduğunun mutlak bir kesinlikle tespit edilmesinin mümkün olmadığına kanaat getirmiştir.
Hukukî değerlendirme - Madde 8: Yayınlanan bilgiler, başvuranın geçmişini ilgilendirmekte ve itibarını etkilemekte, dolayısıyla özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına müdahale teşkil etmekteydi. Söz konusu müdahale, yeterince açık ve erişilebilir olan İfşa Yasası’na dayanmaktaydı ve kargaşayı önleme ve ulusal güvenlik, kamu güvenliği ve başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma meşru amaçlarını gütmekteydi.
Demokratik bir toplumda söz konusu müdahalenin gerekliliğini değerlendirmede, Sözleşmeci Devletler arasında eski komünist totaliter rejimlerin mirasını ortadan kaldırmaya yönelik tedbirler konusunda herhangi bir tek tip yaklaşım bulunmamaktaydı. Mahkeme, daha önce bu tür tedbirlerin bireyselleştirilmemesini eleştirmiştir. Mevcut davada İfşa Yasası geçmişte KGB ile sahip olunan farklı ilişki seviyeleri arasında hiçbir ayrım yapmamaktaydı. Her ne kadar başvuran daha önce yayın hakkında bilgilendirilmiş ve bilgiye itiraz etme olanağına sahip olmuşsa da, güvenlik hizmeti kariyerlerinin sona ermesinden pek çok yıl sonra teşkil edebilecekleri tehlikeyi ayırt etmek amacıyla münferit güvenlik hizmetleri çalışanlarınca gerçekleştirilen belli görevleri değerlendirmeye yönelik hiçbir prosedür bulunmamaktaydı. Mahkeme, Hükümet tarafından güdülen meşru amaçlar ile bu tür bilgilerin eski çalışanların belli görevlerini dikkate almaksızın yayınlanması arasında makul bir bağlantı olduğuna ikna olmamıştır. Söz konusu bilgiler, Estonya’nın bağımsızlığının yeniden verilmesinden onüç yıl sonra yayınlanmış ve bu kadar zaman geçmesi, başvuranın başlangıçta yeni demokratik sistem açısından teşkil edebileceği her tür tehditi azaltmıştır. İfşa Yasası’nın kendisi başvuranın gelecekteki istihdamına kısıtlamalar getirmemiştir; ancak iddialara göre başvuran yine de iş arkadaşlarının davranışı nedeniyle işini bırakmak zorunda kalmıştır. Bu netice, başvuranın özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına yapılan müdahalenin ciddiyetini göstermiştir. Benzer şekilde söz konusu müdahale, mevcut davanın koşullarında, orantısız bir nitelik arz etmiştir.
Sonuç: ihlâl (üçe karşı dört oy).
Madde 41: Manevi tazminat olarak 6.000 EUR; maddi tazminat ile ilgili talep reddedilmiştir.
(Bk. ayrıca Sidabras ve Džiautas/Litvanya, 55480/00 ve 59330/00, 27 Temmuz 2004, 67 sayılı Bilgi Notu; Matyjek Polonya, 38184/03, 24 Nisan 2007, 96 sayılı Bilgi Notu ve Žičkus/Litvanya, 26652/02, 7 Nisan 2009)
Full & Egal Universal Law Academy