Szafrański / Polonya – 17249/12
15.12.2015 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar — Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuruda, Wronki Cezaevindeki tutulma koşullarının yeterli olmadığı hususunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran, özellikle, tutulduğu on hücrenin yedisinde sıhhi tesislerin hücreden sadece 1.20 metre yüksekliğinde lif levhadan yapılmış bir bölmeyle ayrılması ve kapılarının bulunmaması konusunda şikâyetçi olmuştur.
Hukuki Değerlendirme
Madde 3 (esas yönü): Mahkeme, sıhhi tesislerin hücrenin diğer bölümlerinden yeterince ayrılmış olmamasının söz konusu olduğu önceki davalarda, ancak diğer ağırlaştırıcı etkenlerin mevcut olması halinde ve bu etkenlerin bir araya gelerek sebep olduğu etki sonucunda Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Ancak, somut davada, başvuranın yaşamak zorunda kaldığı tek zorluk, sıhhi tesislerin hücrenin diğer bölümlerinden yeterince ayrılmamış olmasıdır. Bunun dışında, hücrelerde yeterli aydınlatma, ısıtma ve havalandırma olanağı sağlanmış ve hücre dışındaki çeşitli faaliyetlere de erişim imkânı tanınmıştır. Bu nedenle, başvuranın tutulma koşullarının, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tutulmanın doğasında var olan kaçınılmaz mağduriyet seviyesini aşacak derecede üzüntü ve zorluğa sebep olmadığı veya Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamında belirtilen ağırlık eşiğini aşmadığı kanaatine varmıştır.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle).
Madde 8: Mahkemenin içtihadı uyarınca, yerel makamların, sıhhi tesislerin hücrenin diğer kısımlarından asgari düzeyde mahremiyet sağlanacak şekilde ayrılmasını sağlama konusunda pozitif bir yükümlülükleri bulunmaktadır. Avrupa İşkence ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Komitesi (CPT), birden fazla hükümlü veya tutuklunun bulunduğu bir hücrede, sıhhi bir tesisin hücreden sadece kısmen ayrılmış olmasının kabul edilebilir olmadığını belirtmiştir. CPT, aynı zamanda, hücre içinde bulunan tüm sıhhi tesislerin tamamen ayrı bir bölmede bulunmasını tavsiye etmiştir. Başvuran, buna rağmen, sıhhi tesislerin hücrenin diğer kısımlarından tamamen ayrılmadığı hücrelerde tutulmuş ve diğer tutuklu veya hükümlülerle birlikteyken tuvaleti kullanmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle, yerel makamlar, başvuran açısından asgari düzeyde mahremiyet sağlanması konusundaki pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: 1.800 avro manevi tazminat
(Ayrıca bk. Hükümlülerin Tutukluluk Koşulları ve Gördükleri Muamele başlıklı tematik bilgi notu).
Full & Egal Universal Law Academy