© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme içtihadı üzerine bilgi notu No162
Nisan 2013
Tarantino ve diğerleri / İtalya - 25851/09, 29284/09 ve 64090/09
Karar 2.4.2013 [Daire II]
1 no.’lu Protokol’ün 2. maddesi
Eğitim Hakkı
Tıp ve dişçilik fakültesine (kamu veya özel sektörler) kabul için numerus clausus uygulamalı bir giriş sınavını zorunlu kılan yasa: ihlâl yok
Olaylar – İtalya’da, kamu sektöründe olduğu gibi özel sektörde de, tıp ve dişçilik gibi bazı mesleklere hazırlayan fakültelere giriş için numerus clausus (üniversiteye girişe izin verilen azami miktarda aday sayısı) belirlenmektedir. Başvuranların hepsi aday oldukları tıp veya dişçilik fakültelerinde yer bulamamış öğrencilerdir. İlk yedi başvuran giriş sınavını başaramamıştır. Sekizinci başvuran ise, dişçilik fakültesine girmiş olmasına rağmen, birçok defa sınavlara katılmadığı için derslerden ihraç edilmiş ve giriş sınavına tekrar girmesi zorunlu kılınmıştır. Sekiz başvuran 1 no.’lu protokol’ün 2. maddesinde korunan eğitim haklarının ihlâl edildiğinden şikâyet ekmektedirler.
Hukuki değerlendirme – 1 no.’lu Protokol’ün 2. maddesi
a) Tüm başvuranların belirttiği şikâyet – Uygulanan yasa tarafından gerçekleştirilen giriş sınavının ve numerus clausus’un oluşturduğu sınırlamalar öngörülebilir olup, meşru bir amaç gütmektedirler: Uygun koşullarda çalışan üniversitelerdeki kaliteli eğitim sayesinde yüksek seviyede bir mesleki yeterliliğin sağlanması. Bu amaç genel menfaate hizmet etmektedir. Bu durumda, söz konusu sınırlamaların ölçülü olup olmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Bir giriş sınavının gerekliliği hakkında; en başarılı öğrencilerin uyarlanmış sınavlar ile belirlenmesi üniversite eğitimine uygun ve asgari bir seviyeyi sağlayamaya yönelik olan orantılı bir uygulamadır. Mahkeme’nin söz konusu sınavların içerikleri ve uygun olup olmadıkları hakkında karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
Numerus clausus ile ilgili olarak; bir yandan, başvuranların menfaati diğer yandan, üniversitede kayıtlı olan diğer öğrencileri de kapsayan toplumun genel menfaati arasında bir denge sağlanması gerekmektedir. Numerus clausus’un dayandığı iki ölçüt olan üniversitenin kapasitesi ve kaynakları ile toplumun şu veya bu mesleğe olan ihtiyacı, eğitim hakkının düzenlenişinin kişilerin ve toplulukların ihtiyaçlarına göre farklılaşabileceğini öngören Mahkeme içtihadına uygundur. Bu ölçütleri değerlendirirken eğitimin en yüksek seviyesi (yani üniversite eğitiminin) tartışma konusu olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekmektedir.
İlk ölçüt ile ilgili olarak; eğitim hakkının ancak var olduğu ölçüde ve onu çevreleyen sınırlar içerisinde uygulanabileceğinin göz önünde tutulması halinde, kaynaklara ilişkin görüşler apaçık yerinde olup, tartışmasız kabul edilirler. Bu durum, özellikle Devlet üniversitelerinde geçerlidir. Ancak, Devletin özel kuruluşlara da girişi düzenlemesi orantısız veya keyfi değildir. Çünkü bu düzenleme, sadece İtalya’da özel sektörün kısmen Devletin sübvansiyonuna ihtiyaç duymasından dolayı değil, ama aynı zamanda, hem keyfi giriş ve çıkışların engellemesi, hem de uygulamada eşitliğin sağlaması için gereklidir. Bu sebepten dolayı, özel kuruluşlara adayların ilgili mesleklere duydukları ilgi ve bunlar için sahip oldukları niteliklerden bağımsız olarak sadece gelir kaynaklarına göre kabul edilmelerinin engellenmesi için Devletin, sektörü -özellikle kaliteli eğitimin sağlanmasının büyük önem taşıdığı alanları- ciddi bir düzenlemeye tabi tutması haklı gösterilebilir. Ayrıca, aşırı kalabalık sınıfların eğitim sisteminin etkililiğine zarar vereceği doğrudur. Bu durumda ilk ölçüt hem meşru hem de ölçülüdür.
İkinci ölçüt – toplumun belirli bir mesleğe olan ihtiyacı- ile ilgili olarak, Mahkeme, ne özeldeki veya Avrupa Birliğindeki ihtiyaçları, ne de gelecek yerel ihtiyaçları dikkate almasına rağmen, bunu yine de dengeli ve ölçülü olarak değerlendirmiştir. Özel mesleki kategoriler oluşturmak önemli bir yatırım olarak kendini gösterir ve Hükümet aşırı kamu harcamalarını engellemekle görevlidir. Ayrıca, Devletin, işsizliğin toplumun tümüne bir yük olmasından dolayı, seçilen tüm adayları iş piyasasına entegre etmek istemesi makuldür. Ayrıca, yerel iş piyasasını terk ederek yurtdışında iş bulmaya çalışacak mezunların sayısını önceden tahmin etmek imkânsız olduğundan, Devletin politikasını mezunların büyük bir oranının iş bulmak için ülkede kalacağı varsayımına dayandırması mantıksız sayılamaz.
Son olarak, başvuranların ne başka bir fakülteye girme talepleri ne de eğitimlerine yurtdışında devam etme hakları reddedilmiştir. Giriş sınavına katılma sayısına bir sınırlama getirilmiş gibi gözükmediği için, ona halen girme imkânları olup, başarırlar ise istedikleri bölümde okuyabileceklerdir. Sonuç olarak, zorunlu tutulan uygulamalar orantısız olmadığı gibi, Devlet de takdir yetkisini aşmamıştır.
Sonuç: ihlâl yok (altı oya karşı bir).
b) Sadece sekizinci başvuran tarafından yapılan şikâyet– sekiz sene boyunca sınavlara katılmamış bir öğrenciyi okuldan atmak ve giriş sınavına tekrar girmesini istemek, üstelik söz konusu fakülte numerus clausus uygulamasına konu olmuş ise mantıksız sayılamaz. Öyleyse, sekizinci başvuranın menfaati ile diğer adayların ve genel olarak toplumunki arasında denge sağlayan bu uygulama orantısız değildir.
Sonuç: ihlâl yok (oybirliği).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Kayıt Müdürlüğü’nün bu özeti Mahkeme’yi bağlamaz.
İçtihat Bilgi Notları İçin Tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy