Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/36
TIERBEFREIER E.V/ALMANYA
(45192/09, 16/1/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6, 10 ve 14
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, ifade özgürlüğüyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağı.
Anahtar Kelimeler
İfade özgürlüğü, hayvan hakları, hayvanlar üzerinde deney, gizli çekim, görüntüleri internette erişime açma, fikirlerin düşünsel çatışması kurallarına aykırı mücadele, ayrımcılık yasağı, farklı davranma, yeterli gerekçe.
Davanın Özü
Ulusal yargı yerlerince yasaya dayanılarak ve meşru bir amaçla özgürlüğe müdahale edilirken ilgili haklar arasında dengeyi kurmak için yeterince özen gösterilmiş ve müdahalenin gerekçeleri oluşturulmuşsa, aynı zamanda müdahalenin niteliği ve ağırlığı yönünden de sorun yoksa ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
İfade özgürlüğüne yapılan müdahalelerde, ilgili kişiler arasında oluşturulan farklılığa ilişkin yeterli gerekçe gösterilmişse ayrımcılık yasağı da ihlal edilmiş sayılmaz.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, Almanya’da Kurulu bir dernek olup, hayvan hakları için mücadele etmektedir. Başvuru, bir gazeteci tarafından ilaç endüstrisi için hayvanlar üzerinde deneyler yapan bir şirketin yerleşkesinde gizlice çekilen görüntülerin yayılmasını önleyen, Alman Anayasa Mahkemesince de onaylanan bir tedbir kararıyla ilgilidir. Gazeteci, bu görüntüleri farklı uzunluklarda belgesel filmleri yapmak için kullanmıştır. Bu filmler ve parçaları birçok televizyon kanalında yayınlamıştır. Başvurucu dernek de bu görüntüleri kullanarak yaklaşık 20 dakikalık “Kâr İçin Zehirleme” adlı bir film yapmış ve kendi internet sitesinde erişime açmıştır.
İddialar:
Başvurucu, tedbir kararıyla, görüntülerin kamuya açık olarak gösterilmesinin engellenmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu ek olarak, sadece belli filmleri yaymaktan yasaklanan, diğer şekillerde ilgili görüntüleri yayımlamasına izin verilen gazeteciyle karşılaştırıldığında, kendisi hakkındaki tedbir kararının ayrımcılık teşkil ettiğini iddia etmiş, ayrıca adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, ilgili şirketin izinli olarak faaliyetlerini yürüttüğünü, ilgili yasalara aykırı bir davranışının gösterilmediğini, görüntülerin izinsiz olarak çekildiğini, görüntülere ilişkin yapılan yorumların gerçeği yansıtmadığını belirtmiş, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin yasal ve demokratik toplumda başkalarının haklarının korunması için gerekli olduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 10 ve 14. maddeleri açısından ele almıştır.
AİHS 10 yönünden;
AİHS 14 yönünden;
AİHS 6 yönünden;
Mahkeme, öncelikle tedbir kararının başvurucunun ifade özgürlüğüne müdahale olduğunun taraflar arasında ihtilaflı olmadığına işaret etmiştir. Mahkemeye göre müdahale, ilgili mevzuata dayanması nedeniyle yasaldır ve başkalarının haklarını ve saygınlığını koruma meşru amacını taşımaktadır. Mahkeme, müdahalenin demokratik toplumda gerekliliği yönünden; iç hukuktaki yargı mercilerinin detaylı bir inceleme yaptıklarına vurgu yapmış, bu kapsamda başvurucunun, paralel yargı süreçlerindeki davalılardan farklı olarak, ilgili şirketle mücadele ederken uygun olmayan yöntemlere başvurarak “fikirlerin düşünsel (entelektüel) çatışması kurallarına” saygı göstermediğinin, görüntülerin kullanılmasına izin verilmesi hâlinde bunu devam ettirebileceğinin değerlendirilmesini kayda değer bulmuş, uygulanan tedbirin cezai değil özel hukuka ilişkin bir tedbir olduğuna işaret etmiştir. Mahkeme başvurucunun ifade özgürlüğü ile ilgili şirketin saygınlığının korunması arasında adil bir dengenin kurulduğu sonucuna vararak 10. maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Mahkeme, iç hukuktaki yargı yerlerinin başvurucu ile gazeteci ve diğer hayvan hakları savunucuları arasında farklı muamele yapılmasına ilişkin yukarıda belirtilen şekilde yeterli gerekçe gösterdikleri sonucuna vararak 14. maddenin ihlal edilmediğine hükmetmiştir.
Mahkeme, eldeki tüm bilgi ve belgelere göre, görünürde bir ihlalin olmadığı sonucuna varmış ve başvurunun bu bölümünü açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.
Full & Egal Universal Law Academy