AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
TOSUN VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 60220/16 ve diğer 83 başvuru)
KARAR
STRAZBURG
11 Şubat 2025
İşbu karar kesinleşmiş olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Tosun ve Diğerleri / Türkiye davasında,
Başkan,
Jovan Ilievski,
Hâkimler,
Péter Paczolay,
Davor Derenčinović,
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
İsimleri ekteki tabloda yer alan başvuranlar (“başvuranlar”) tarafından tabloda belirtildiği üzere farklı tarihlerde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkemeye yapılan başvuruları,
Sözleşmenin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetleri, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesi ve başvuruların geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunu beyan etme kararını,
tarafların beyanlarını,
Bölüm Başkanı tarafından yargılamaya üçüncü taraf olarak müdahil olmasına izin verilen (Sözleşme’nin 36 § 2 maddesi ve Mahkeme İçtüzüğü’nün 44 § 3 maddesi) Gönüllü Hukukçular Derneği tarafından sunulan görüşleri,
Hükümetin, başvuruların bir Komite tarafından incelenmesine karşı itirazının reddedildiği kararı dikkate alarak,
21 Ocak 2025 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Somut başvurular, 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından Yargıtaydaki görev sürelerinin erken ve keyfi olarak sonlandırılması iddiası kapsamında başvuranların mahkemeye erişim haklarının olmamasına ilişkindir. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddeleri kapsamındaki mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
2. Başvuranlar olay tarihinde Yargıtay üyesi olarak görev yapan hâkimler idi.
3. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Temmuz 2016 tarihinde, temyiz mahkemelerinin kurulmasıyla üç kademeli bir yargı sisteminin oluşturulması doğrultusunda Danıştay ve Yargıtayın daire ve üye sayılarının değiştirilmesi amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören 6723 sayılı Kanunu kabul etmiştir. Resmi Gazete’ de 23 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren söz konusu Kanun’un 22. maddesi ile 2797 no.lu Yargıtay Kanunu’na geçici 15. madde eklenmiştir. Bu hüküm, birinci başkan, başsavcı, birinci başkan vekili, başsavcı vekili ve daire başkanları hariç olmak üzere, söz konusu yüksek mahkemenin tüm üyelerinin görev sürelerini sonlandırmıştır. Başvuranlar, söz konusu Kanun ile görev süreleri sonlandırılan üyeler arasındadır (bu Kanun’un kabulü ve içeriği için bk. Sözen / Türkiye, no. 73532/16, §§ 5-11, 9 Nisan 2024).
4. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (“HSYK”) 25 Temmuz 2016 tarihinde 6723 sayılı Kanun ile görev süreleri sonlandırılanlar arasından Yargıtaya yeni üyeler atamıştır. Somut davadaki başvuranlar yeniden atananlar arasında yer almadıkları için, çeşitli mahkemelere hâkim olarak yeniden atanmışlardır.
5. Sadece 75489/16, 7274/17, 9049/17, 12988/17 ve 68754/17 no.lu başvurulardaki başvuranlar, 6723 sayılı Kanun ile görev sürelerinin sonlandırılmasına itiraz etmek amacıyla mahkemeye erişim haklarını gerekçe göstererek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Anayasa Mahkemesi, 7274/17 no.lu başvuruda, başvuranın bireysel başvurusunu olağanüstü hal ile bağlantılı olarak alınan tedbirlerin gözden geçirilmesi için komisyona başvurmamış olması nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddetmiştir (komisyonun oluşturulmasının arka planı için bk. Köksal / Türkiye (k.k.), no. 70478/16, § 16, 6 Haziran 2017). Ayrıca Anayasa Mahkemesi, başvuranların 75489/16, 9049/17 ve 12988/17 no.lu bireysel başvurularını sırasıyla 2 Kasım 2021, 5 Ekim 2023 ve 21 Haziran 2023 tarihlerinde adil yargılanma hakkı temelinde incelemiş ve bu hakkın ihlal edilmediğinin açık olduğunu tespit ederek bu başvuruların açıkça dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle kabul edilemez olduklarını hükmetmiştir. Somut davaya ilişkin görüşlerin sunulduğu tarihte, Anayasa Mahkemesi 68754/17 no.lu başvuruda yer alan başvuranın bireysel başvurusunu henüz incelememiştir.
6. Diğer başvuranlar, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular çerçevesinde yasal hükümleri inceleme yetkisine sahip olmadığını ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmamışlardır.
7. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 6723 sayılı Kanun’un Anayasa’ya uygunluğuna ilişkin farklı bir davada, 10 Aralık 2020 tarihinde verdiği bir kararda, 6723 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’na eklenen geçici 15. maddenin geçersiz beyan edilmesine ilişkin talebi reddetmiştir. Aynı kararda, Danıştay hâkimlerinin görev sürelerinin sonlandırılmasını öngören 2575 sayılı Kanun’un 27. maddesindeki benzer hükümlerin geçersiz beyan edilmesine ilişkin talebin reddedilmesine ilişkin gerekçelere atıfta bulunmuştur (bk. bu kararın özeti için yukarıda anılan Sözen, §§ 27-28).
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ8. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, söz konusu başvuruları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle Yargıtaydaki görev sürelerinin erken ve keyfi olarak sonlandırılmasına itiraz etmek için mahkemeye erişim haklarının engellendiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
Kabul Edilebilirlik Konu bakımından (ratione materiae) uyumluluğa ilişkin itiraz10. Hükümet, başvuranların şikâyetinin Sözleşme hükümleriyle konu bakımından uyumsuz olduğunu iddia ederek, 6. maddenin somut davada uygulanabilirliğine itiraz etmiştir. Hükümet başvuranların Sözleşme’nin 6. maddesi anlamında bir “medeni hakka” sahip olmadıklarını iddia etmiştir. Ayrıca Hükümet, Vilho Eskelinen ve Diğerleri / Finlandiya ([BD], no. 63235/00, AİHM 2007-II) kararında belirtilen koşullar göz önüne alındığında, başvuranların mahkemeye erişim haklarının olmamasının haklı olduğunu savunmuştur.
11. Bu bağlamda, Hükümet, başvuranların görevlerinin doğası gereği kamu hukuku tarafından verilen yetkilerin kullanılmasını ve Devletin genel çıkarlarını korumak için tasarlanan görevleri içerdiğini belirtmiştir. Hükümet, 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından, ulusal makamların, bölge adliye mahkemelerini kurarak yargı sistemini baştan aşağı yenilediğini de eklemiştir. Bu nedenle Hükümet, böylesine büyük bir reform göz önüne alındığında, başvuranların Yargıtay üyesi olarak görev sürelerinin erken sonlandırılmasına itiraz etmek için mahkemeye erişim haklarının engellenmesinin Eskelinen ilkeleri uyarınca haklı olduğunu savunmuştur.
12. Mahkeme özellikle bir hâkimin görev süresinin erken sonlandırılmasına ilişkin davalarda Sözleşme’nin 6. maddesinin uygulanabilirliğine ilişkin Sözen / Türkiye, (no. 73532/16, §§ 39-44, 9 Nisan 2024) kararında belirtilen genel ilkeleri yinelemektedir.
13. Mahkeme, bir hak üzerinde gerçek ve ciddi bir anlaşmazlık olup olmadığını belirlerken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Yargıtay üyeleri için açıkça bir görev süresi belirlemediğini ve (2797 no.lu Kanun’un 29. maddesine yeni fıkralar ekleyerek) Yargıtay üyelerinin görev süresini on iki yıl olarak belirleyen 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun da bunu belirlemediğini gözlemlemektedir. Ayrıca Mahkeme, 2797 sayılı Kanun uyarınca, bir Yargıtay üyesinin görev süresinin ancak görevden çekilmeye davet şeklinde bir disiplin cezası olarak emeklilik yaşından önce sona erdirilebileceğini gözlemlemektedir (bk. 2797 no.lu Kanun’un 19 ve 43. maddeleri).
14. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 10 Kasım 2022 tarihli bir kararında, Danıştay üyeleriyle ilgili benzer bir davada, bu hâkimlerin özellikle mahkemelerin bağımsızlığı ve Anayasa’nın dayandığı hukukun üstünlüğü ilkelerini göz önünde bulundurarak, görev sürelerinin keyfi olarak sonlandırılmamasının anayasal bir hak olduğunu kabul ettiğini kaydetmektedir (söz konusu Anayasa Mahkemesi kararı için bk. yukarıda anılan Sözen, §§ 16-18). Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin Danıştay üyelerinin görev sürelerinin keyfi olarak sonlandırılmaması hakkına sahip oldukları yönündeki tespitinin Yargıtay üyeleri için de geçerli olmayacağına inanmak için hiçbir neden görmemektedir (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, yukarıda anılan Sözen, §§ 45-49). Buna doğrultuda, bir hak - yani başvuranların Yargıtay üyesi olarak görev sürelerinin keyfi olarak sonlandırılmaması hakkı - konusunda gerçek ve ciddi bir ihtilaf bulunmaktadır. Ayrıca, başvuranlar bu hakkın iç hukukta tartışılabilir gerekçelerle tanındığını iddia edebilir (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, yukarıda anılan, Sözen, § 54).
15. Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki bu hakkın medeni hukuk yönüne ilişkin olarak, Mahkeme, Vilho Eskelinen testinin ilk koşulunu göz önünde bulundurarak, itiraz edilen Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce başvuranların iç hukukta mahkemeye erişim haklarının olup olmadığını belirlemenin gerekli olduğu kanaatindedir (bk. Baka / Macaristan [BD], no. 20261/12, §§ 115-16, 23 Haziran 2016 ve yukarıda anılan, Sözen, § 56). Mahkeme, 6723 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerden önce yürürlükte olan mevzuat uyarınca, Yargıtay üyelerinin görev sürelerinin, Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu tarafından görevden çekilmeye davet şeklinde bir disiplin cezası uygulanması halinde sonlandırılabildiğini kaydetmektedir (bk. yukarıda 13. paragraf). Ayrıca Mahkeme, 2797 no.lu Kanun’un 17 ve 43. maddeleri uyarınca, Yüksek Disiplin Kurulunun kararlarının Başkanlar Kurulu nezdinde denetime tabi olduğunu gözlemlemektedir (bk. aynı karar), zira 17. madde Yüksek Disiplin Kurulunun kararlarına karşı son başvuru yolunun Başkanlar Kurulu olduğunu öngörmektedir.
16. Mahkeme, bu koşullar altında, iç hukukun 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki haliyle ilgili olarak, bir Yargıtay üyesinin görev süresinin erken sonlandırılması durumunda “mahkemeye” erişim haklarının bulunup bulunmadığını ve bu nedenle Vilho Eskelinen testinin ilk koşulunun karşılanıp karşılanmadığına karar vermeyi gerekli görmemektedir. Her halükarda, Vilho Eskelinen testinin ikinci koşulunun - yani başvuranların mahkemeye erişim haklarının engellenmesinin objektif gerekçelerle Devletin menfaatine olduğu şeklinde gerekçelendirilmesi - yerine getirilmediğine karar vermek için gerekçeler mevcuttur (ayrıca karşılaştırınız, Kartal / Türkiye, no. 54699/14, § 74, 26 Mart 2024 ve Gumenyuk ve Diğerleri / Ukrayna, no. 11423/19, § 64, 22 Temmuz 2021).
17. Bu bağlamda Mahkeme, yargı mensuplarının yasama ve yürütme organlarının keyfiliğine karşı korunmaları gerektiğini ve ancak görevden alınma gibi bir tedbirin bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesinin bu korumayı etkili kılabileceğini hatırlatmaktadır (karşılaştırınız yukarıda anılan Kartal, § 82). Somut davada Mahkeme, başvuranların, yargı bağımsızlığının korunmasıyla yakından bağlantılı tartışılabilir bir medeni hakkın korunması için temel bir güvence olan mahkemeye erişim hakkından mahrum bırakılmasının, aslında hukukun üstünlüğüyle yönetilen bir Devletin çıkarlarına zarar vereceğini ve bu nedenle Vilho Eskelinen testinin ikinci kriterinin karşılanmadığını görüşündedir. Ayrıca Mahkeme, aynı olmasa da benzer koşullar altında gerçekleştirilen yargı reformlarına ilişkin yukarıda anılan Kartal kararındaki tespitini yinelemektedir (aynı kararda, § 83).
18. Sonuç olarak Mahkeme, Hükümetin şikâyetin Sözleşme hükümleriyle konu bakımından uyumsuz olduğu yönündeki itirazının reddedilmesi gerektiği ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin medeni hukuk yönü kapsamında uygulanabilir olduğu kanaatindedir.
İç hukuk yollarının tüketilmediğine ilişkin itiraz19. Hükümet, somut başvuranlardan sadece beşinin (75489/16, 7274/17, 9049/17, 12988/17 ve 68754/17 no.lu başvurulardaki başvuranlar) 6723 sayılı Kanun ile görev sürelerinin sonlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduklarını ileri sürmüştür. Hükümet, bir yasama işleminin temel hakları ihlal etmesi halinde, bu işlemin uygulanmasına itiraz etmek için bireysel başvuruda bulunulması gerektiğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesinin 2018 ve 2019 yıllarında verdiği ve kanun hükümlerinden kaynaklanan şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna hükmettiği üç karara atıfta bulunan Hükümet, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun, somut davadaki diğer başvuranlar tarafından takip edilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu savunmuştur. Hükümet ayrıca, 75489/16, 9049/17, 12988/17 ve 68754/17 no.lu başvuruların da aynı şekilde kabul edilemez olarak beyan edilmesi gerektiğini, çünkü başvuranların bireysel başvuruları Anayasa Mahkemesi nezdinde derdest iken Mahkemeye başvuruda bulunduklarını ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, 7274/17 no.lu başvurunun, Anayasa Mahkemesinin başvuranın olağanüstü hal ile bağlantılı olarak alınan tedbirlerin gözden geçirilmesi için komisyona başvurmadığına karar vermesi nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez beyan edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, başvuranın görev süresinin sonlandırılmasının komisyonun denetim yetkisi kapsamına girmese bile, başvurunun her halükarda aynı gerekçelerle kabul edilemez beyan edilmesi gerektiğini çünkü başvuranın Anayasa Mahkemesinin kararındaki maddi hatanın düzeltilmesini talep etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
20. Başvuranlar, kanunlara itiraz etmek için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulamayacağını iddia ederek Hükümetin argümanlarına itiraz etmişlerdir. Bazı başvuranlar, bireysel başvuru yolunun etkisiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu argümanı desteklemek amacıyla, bazı başvuranlar görüşlerinde, Anayasa Mahkemesinin 11 Haziran 2020 tarihinde verdiği ve 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından görev süresinin erken sonlandırılmasından şikâyetçi olan eski bir Yargıtay üyesinin bireysel başvurusunu yetkisizlik nedeniyle reddettiği bir karara atıfta bulunmuşlardır. Bazı başvuranlar, her halükarda, bireysel başvuru yolunun etkisiz olduğunu, özellikle de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları tarih ile bu mahkemenin kararını verdiği tarih arasında geçen sürenin bazı durumlarda yedi yıla ulaştığını ileri sürmüşlerdir.
21. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 1 maddesinin tüketilmesini gerektirdiği tek hukuk yolunun, iddia edilen ihlallerle ilgili olan ve aynı zamanda mevcut ve yeterli olan hukuk yolları olduğunu (bk. Paksas / Litvanya [BD], no. 34932/04, § 75, AİHM 2011 (alıntılar)) ve yetersiz veya etkisiz olan hukuk yollarına başvurma zorunluluğu bulunmadığını (bk. Vučković ve Diğerleri / Sırbistan (ilk itiraz) [BD], no. 17153/11 ve diğer 29 başvuru, § 73, 25 Mart 2014) yinelemektedir.
22. İlaveten Mahkeme, bu tür bir hukuk yolunun mevcudiyetinin hukuken ve uygulamada yeterince kesin olması gerektiğini yinelemektedir (bk. Vernillo / Fransa, 20 Şubat 1991, § 27, Seri A no. 198). Bu nedenle, hukuk yolunun iç hukuktaki dayanağı açık olmalıdır (karşılaştırınız Norbert Sikorski / Polonya, no. 17599/05, § 117, 22 Ekim 2009, Sürmeli / Almanya [BD], no. 75529/01, §§ 110-12, AİHM 2006-VII ve Scavuzzo-Hager ve Diğerleri / İsviçre (k.k.), no. 41773/98, 30 Kasım 2004) ve başvuranın şikâyetlerine ilişkin olarak telafi sağlayabilecek ve makul başarı şansı sunabilecek nitelikte olmalıdır (karşılaştırınız Scoppola / İtalya (no. 2) [BD], no. 10249/03, § 71, 17 Eylül 2009, Karácsony ve Diğerleri / Macaristan [BD], no. 42461/13 ve 44357/13, §§ 75-82, 17 Mayıs 2016, Selahattin Demirtaş / Türkiye (no. 2) [BD], no. 14305/17, § 205, 22 Aralık 2020 ve Magyar Keresztény Mennonita Egyház ve Diğerleri / Macaristan, no. 70945/11 ve diğer 8 başvuru, § 50, AİHM 2014 (alıntılar)).
23. Kapsamı ve uygulaması da dâhil olmak üzere, var olduğu söylenen bir hukuk yolunun gelişimi ve kullanılabilirliği açıkça ortaya konmalı ve uygulama veya içtihatla teyit edilmeli veya tamamlanmalıdır (bk. Mikolajová / Slovakya, no. 4479/03, § 34, 18 Ocak 2011). Atıfta bulunulan kararların ilke olarak başvuru yapılmadan önce verilmiş olması (Dimitar Yanakiev / Bulgaristan (no. 2), no. 50346/07, §§ 53 ve 61, 31 Mart 2016 ve yukarıda anılan Norbert Sikorski, § 115) ve söz konusu davayla ilgili olması gerekmektedir (Sakhnovskiy / Rusya [BD], no. 21272/03, §§ 43-44, 2 Kasım 2010).
24. Özellikle, temel haklar için anayasal koruma sağlayan bir hukuk sisteminde, bu korumanın kapsamını test etmek ve yerel mahkemelerin bu hakları yorumlama yoluyla geliştirmesine izin vermek mağdur bireyin görevidir (bk. yukarıda anılan Vučković ve Diğerleri, § 84, ve A, B ve C / İrlanda [BD], no. 25579/05, § 142, AİHM 2010). Ancak, önerilen bir hukuk yolunun, örneğin yerleşik içtihat ışığında, makul başarı şansı sunmadığı durumlarda, başvuranın bu hukuk yolunu kullanmamış olması kabul edilebilirliğe engel teşkil etmez (karşılaştırınız Carson ve Diğerleri / Birleşik Krallık [BD], no. 42184/05, § 58, AİHM 2010 ve Pressos Compania Naviera S.A. ve Diğerleri / Belçika, 20 Kasım 1995, § 27, Seri A no. 332).
25. Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin Hükümet tarafından atıfta bulunulan 2018 ve 2019 tarihli kararlarını dikkate almakta olup bu kararlarda yukarıda anılan mahkemenin, söz konusu dava ilgili hükmün uygulanmasıyla ilgili olduğunda, çeşitli konulara ilişkin yasal hükümlerden kaynaklanan tedbirleri inceleme yetkisini kabul etmiştir. Ancak, bazı başvuranlar tarafından atıfta bulunulan 11 Haziran 2020 tarihli bir kararda (başvuru no. 2019/172), Anayasa Mahkemesi, 6723 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından Yargıtay hâkimlerinin görev sürelerinin sonlandırılmasına itiraz etmek için mahkemeye erişim haklarının olmamasına ilişkin aynı şikâyeti incelemek için yetkisiz olduğunu açıkça beyan etmiştir. Mahkeme ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 10 Kasım 2022 tarihli kararında, Danıştay üyesinin görev süresinin kanun gereğince (ex lege) erken sonlandırılması bağlamında, somut davadakine benzer koşulların söz konusu olduğu bir davada, mahkemeye erişim hakkına ilişkin bir bireysel başvuruyu inceleme yetkisini kabul ettiğini kaydetmektedir (bk. yukarıda anılan Sözen, § 17). Dolayısıyla, söz konusu kararın ardından, Anayasa Mahkemesinin somut davada başvuranların şikâyetlerini inceleme yetkisi yasal kesinlik kazanmıştır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, sırasıyla 5 Ekim 2023 ve 21 Haziran 2023 tarihli kararlarında (bk. yukarıda 5. paragraf), başvuranlar tarafından 9049/17 ve 12988/17 no.lu başvurularda yapılan bireysel başvuruları esası kapsamında inceleyebilmiştir.
26. Ancak, somut başvuruların yapıldığı tarihte (6 Ekim 2016 ile 23 Ocak 2017 tarihleri arasında), Anayasa Mahkemesi henüz doğrudan kanun hükümlerinden kaynaklanan meseleleri inceleme yetkisini kabul ettiği bir karar vermemiştir.
27. Mahkeme, somut başvuruların Mahkemeye yapıldığı tarihte Anayasa Mahkemesinin içtihadı ışığında, başvuranlar tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların makul bir başarı şansı sunmayacağını tespit etmiştir. Anayasa Mahkemesinin benzer şikâyetleri inceleme yetkisini konu bakımından teyit eden içtihadının ancak yıllar sonra ortaya çıktığını göz önünde bulunduran Mahkeme, Hükümetin iç hukuktaki uygulamanın yeterince sağlam olduğunu ya da başvuranların Mahkemeye başvurdukları tarihte bile bu hukuk yolunun benzer durumlarda başarıyla kullanıldığını gösteren içtihadın mevcut olduğunu gösteremediğini tespit etmiştir (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, yukarıda anılan Dimitar Yanakiev, § 61).
28. Anayasa Mahkemesinin başvuranın olağanüstü hal ile bağlantılı olarak alınan tedbirlerin incelenmesi için komisyona başvurmadığına ilişkin tespitine atıfta bulunan Hükümetin 7274/17 no.lu başvuruya ilişkin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazına ilişkin olarak (bk. yukarıda 18. paragraf), Mahkeme, söz konusu komisyonun olağanüstü hal sırasında çıkarılan kanun hükmünde kararnameler kapsamında alınan tedbirleri incelemekle sorumlu olduğunu yinelemektedir (bk. Çatal / Türkiye (k.k.), no. 2873/17, § 20, 7 Mart 2017). Ancak, somut davada başvuran, 1 Temmuz 2016 tarihinde, yani 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından olağanüstü hal ilan edilmeden önce çıkarılan 6723 sayılı Kanun ile alınan bir tedbirden şikâyetçi olmuştur. Hükümet bu tedbirin nasıl olup da komisyonun görev ve yetkileri kapsamına girdiğini açıklayamamıştır. Ayrıca Hükümet, yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararının olgusal bir hataya dayanmış olabileceğini, zira başvuranın Anayasa Mahkemesine kararındaki olgusal hatanın düzeltilmesi için bir karar düzeltme talebi sunmuş olması gerektiğini düşündüğünü ileri sürmüştür. Bu bağlamda Mahkeme, olgusal bir hataya dayanan bir karar düzeltme talebinin, nihai bir kararın ardından iç hukuk yollarının tüketilmesi amacıyla takip edilmesi gerekmeyen takdire bağlı veya olağanüstü bir hukuk yolu olduğunu yinelemektedir (Korzeniak / Polonya, no. 56134/08, § 39, 10 Ocak 2017 ve Çınar / Türkiye (k.k.), no. 28602/95, 13 Kasım 2003).
29. Sonuç olarak Mahkeme, somut davadaki başvuranların Mahkemeye başvurularını yaptıkları sırada Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunu takip etmiş olmaları gerektiğini düşünmemektedir. Dolayısıyla, bu itirazın da reddedilmesi gerekmektedir.
30. Mahkeme, bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir gerekçeyle de kabul edilemez olmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir.
Esas Hakkında Tarafların Beyanları31. Başvuranlar, 6723 sayılı Kanun uyarınca görev sürelerinin sonlandırılmasıyla ilgili olarak mahkemeye erişim haklarının engellendiğini ve bunun meşru bir amaç gütmediğini ileri sürmüşlerdir.
32. Hükümet, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmediğini ileri sürmüştür. Hükümet başvuranların görev sürelerini sonlandıran 6723 sayılı Kanun’un, hukukun üstünlüğünü desteklemeyi ve bölge adliye mahkemeleri ile üç kademeli bir yargı sistemi oluşturarak kamu güvenini artırmayı amaçlayan büyük bir yargı reformunun parçası olduğunu belirtmiştir. Hükümet, Kanun’un yargı görevine ilişkin kurallara haklı bir istisna teşkil ettiğini ve bireyleri görüşleri veya eylemleri nedeniyle hedef almadığını da eklemiştir.
33. Hükümet ayrıca 6723 sayılı Kanun’un etkilenen kişilerin kazanılmış haklarına saygı gösterdiğini ve orantılı olduğunu savunmuştur. İlgili Kanun, yüksek mahkemelerin tüm üyelerinin görev sürelerini sonlandırmış olsa da kademelerini ve maaşlarını korumuş ve hâkimlerin Anayasa’nın 139. maddesi kapsamındaki haklarına saygı göstermiştir. Hükümet, bağımsız HSYK’nın yeni Kanun ile görev süreleri sonlandırılanlar arasından Yargıtay’a yeni üyeler seçtiğini ve Türk Anayasası’nın görev süresini değil ancak yargı bağımsızlığını güvence altına aldığını ileri sürmüştür.
34. Son olarak Hükümet, 6723 sayılı Kanun ile görev süreleri sonlandırılan bazı yüksek mahkeme üyelerinin FETÖ/PDY örgütüne üyelikten mahkûm edilmiş olduklarını kaydetmiştir.
Mahkemenin değerlendirmesi35. Mahkemeye erişim hakkına ilişkin genel ilkeler Zubac / Hırvatistan ([BD], no. 40160/12, §§ 76-79, 5 Nisan 2018) ve Sözen (yukarıda anılan, §§ 69-70) kararlarında yer verilmiştir.
36. Somut davadakine benzer koşulların söz konusu olduğu Sözen kararında (yukarıda anılan, §§ 71-78), Mahkeme, başvuranın görev süresinin keyfi olarak sonlandırılmasına ilişkin tartışılabilir hakkının gerçek ve ciddi ihtilafını incelemek üzere yerel mahkemelere erişim hakkının olmamasının haklı bir gerekçesi olmadığına karar vermiştir. Mahkeme, davalı Devlet’in, yargısal denetimin olmaması nedeniyle, başvuranın mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verdiğini tespit etmiştir (aynı kararda, § 78).
37. Mahkeme somut davada, daha önceki bulgularından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir sebep tespit edememiştir.
38. Dolayısıyla, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
39. Başvuranlar, yerel mahkemeler ve Mahkeme nezdinde yaptıkları yargılama masraf ve giderlerinin yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunmuşlardır.
40. Başvuranlar maddi tazminatla ilgili olarak, itiraz edilen tedbirin bir sonucu olarak, maaşlarının veya emekli maaşlarının bir kısmını ve bazı maddi avantajları (özellikle kamu konutu, sağlık sigortası, maaşa dayalı bankacılık avantajları ve bazı kamu ücretlerinden muafiyetler) kaybettiklerini belirtmişlerdir.
41. Başvuranlar manevi tazminatla ilgili olarak, kendilerine karşı gerçekleştirilen eylemler nedeniyle sıkıntı çektiklerini belirtmişlerdir. Başvuranlar ekteki tabloda belirtilen tutarları talep etmişlerdir.
42. Başvuranlar masraf ve giderlerle ilgili olarak, ekteki tabloda belirtilen çeşitli tutarları talep etmişler ve burada belirtilen destekleyici belgeleri sunmuşlardır.
43. Hükümet, başvuranların maddi tazminata ilişkin iddialarının, somut davanın konusuyla ilgisiz olmasının yanı sıra, dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, başvuranların maddi ve manevi tazminat talepleri ile iddia edilen ihlal arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmüştür. Hükümet, başvuranların manevi tazminat taleplerinin dayanaksız ve aşırı olduğunu ve benzer davalarda Mahkeme tarafından hükmedilen miktarlarla uyuşmadığını ileri sürmüştür. Son olarak, Hükümet, başvuranların, masraf ve giderlere ilişkin taleplerini desteklemek için geçerli veya ikna edici belgeler sunmadıklarını iddia etmiştir.
44. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile ileri sürülen maddi zarar arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığı kanısına varmış ve bu nedenle söz konusu talebi reddetmiştir. Bununla birlikte, manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, başvuranların her birine 3.000 avro ödenmesine hükmetmiştir.
45. Masraf ve giderlere ilişkin olarak, elindeki belgeleri göz önünde bulunduran Mahkeme, destekleyici belgeleri (bk. ekteki tablo) sunan başvuranlara, yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere, söz konusu tabloda belirtilen meblağların ödenmesini makul bulmakta olup taleplerin geri kalanını reddetmiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine;Başvuruların kabul edilebilir olduğunun beyan edilmesine;Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;(a) Davalı Devlet tarafından, her bir başvurana, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) Manevi tazminat olarak, yansıtılabilecek her türlü vergi hariç 3.000 avro (üç bin avro);
(ii) Masraflar ve giderler için ise, yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, ekli tabloda yer alan miktarların ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 11 Şubat 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Dava listesi:
No.
Başvuru no.
Dava Adı
Dava Tarihi
Başvuran
Doğum Tarih
İkamet Adresi
Temsilci
Manevi tazminat talebi (AVRO)
Avukatlık ücretleri talebi (AVRO)
ve varsa destekleyici belgeler
Diğer masraf ve giderlere ilişkin talep (AVRO) ve varsa destekleyici belgeler
Avukatlık ücretleri ve diğer masraf ve giderler için hükmedilen tutar (AVRO)
1.
60220/16
Tosun / Türkiye
06.10.2016
Yılmaz TOSUN
04.08.1963
Ankara
Serra YAĞMUR ERGÜÇ
3.000.000
2.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
2.500
Aynı avukatın diğer 1 başvuranı temsil etmesi nedeniyle 2 başvuruda avukatlık ücretleri için müştereken karar verilmiştir (70633/16)
2.
62313/16
Akın / Türkiye
25.10.2016
Ali AKIN
01.11.1968
Kayseri
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
5
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (66373/16, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
3.
66296/16
Kiriş / Türkiye
24.10.2016
Ahmet KİRİŞ
16.02.1965
Ankara
Kadir ÖZTÜRK (avukat değil)
100.000
3.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
128
2.000
4.
66373/16
Mermerci / Türkiye
24.10.2016
Sefa MERMERCİ
11.02.1965
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
14
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
5.
69446/16
Demir / Türkiye
14.11.2016
Coşkun DEMİR
15.12.1958
Ankara
İsmail Safa AKKUŞ
1.000.000
1.810
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
2.310
Aynı avukatın diğer 1 başvuranı temsil etmesi nedeniyle 2 başvuruda avukatlık ücretleri için müştereken karar verilmiştir (28775/17)
6.
70457/16
Aydın / Türkiye
09.11.2016
Ferudun AYDIN
01.01.1967
Ankara
Ebubekir ELMALI
200.000
-
-
-
7.
70633/16
Güleç / Türkiye
27.10.2016
Nuri GÜLEÇ
01.01.1969
Ankara
Serra YAĞMUR ERGÜÇ
3.000.000
2.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
2.500
Aynı avukatın diğer 1 başvuranı temsil etmesi nedeniyle 2 başvuruda avukatlık ücretleri için müştereken karar verilmiştir (60220/16)
8.
70911/16
İnceoğlu / Türkiye
24.11.2016
İsmail İNCEOĞLU
15.09.1965
Ankara
Melih İNCEOĞLU
300.000
1.550
Avukat tarafından hazırlanan hukuki hizmetler sözleşmesi ve fatura
-
1.550
9.
70922/16
Budak / Türkiye
14.11.2016
Mesut BUDAK
25.07.1969
Ankara (temsilcinin adresi)
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
10.
70931/16
Sarıömeroğlu / Türkiye
14.11.2016
Hüseyin SARIÖMEROĞLU
10.11.1967
Konya
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
11.
71837/16
Memiş / Türkiye
2.11.2016
Yusuf MEMİŞ
01.06.1966
İstanbul
Esad MEMİŞ
500.000
-
-
-
12.
72143/16
Ataman / Türkiye
21.11.2016
İbrahim Tufan ATAMAN
29.07.1968
Ankara
Beyza Esma TUNA
1.000.000
1.810
Avukat tarafından hazırlanan hukuki hizmetler sözleşmesi ve fatura
-
1.810
13.
72171/16
Gürtekin / Türkiye
14.11.2016
Eray GÜRTEKİN
06.05.1968
Kırıkkale
Hüseyin AYGÜN
23.040.000
2.000
1.000
-
14.
72172/16
Karayol / Türkiye
17.11.2016
Muharrem KARAYOL
05.09.1968
İstanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
15.
72213/16
Doğan / Türkiye
10.11.2016
Ahmet Turan DOĞAN
03.02.1967
Sivas
Ömer Faruk DOĞAN (avukat değil)
400.000
-
-
-
16.
72220/16
Meran / Türkiye
22.11.2016
Necati MERAN
17.05.1966
İzmir
Öztürk UFUK
400.000
909
avukat tarafından düzenlenmiş fatura
69
mütercim tarafından düzenlenmiş fatura
978
17.
72471/16
Sönmez / Türkiye
14.11.2016
Salih SÖNMEZ
20.10.1964
Kırıkkale
Gökhan GÜNAYDIN
1.000.000
2.000
1.000
-
18.
72815/16
Emiroğlu / Türkiye
08.11.2016
Turgut EMİROĞLU
02.10.1965
İstanbul
Cengiz VAROL
500.000
-
-
-
19.
73667/16
İşlek / Türkiye
14.11.2016
Kemalettin İŞLEK
01.01.1969
Tunceli
Hüseyin AYGÜN
100.000
2.000
1.000
-
20.
74405/16
Sarıçam / Türkiye
14.11.2016
Mustafa SARIÇAM
06.03.1965
Ereğli
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
21.
75251/16
Kulaç / Türkiye
14.11.2016
Hüseyin KULAÇ
29.08.1966
İstanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
22.
75477/16
Kır / Türkiye
17.11.2016
İbrahim KIR
10.10.1964
Ankara
Emir Han KIR
200.000
-
1.000
-
23.
75483/16
Kaya / Türkiye
22.11.2016
Hacı Osman KAYA
10.08.1965
Ankara
Kübra KAYA
300.000
1.550
Avukat tarafından hazırlanan hukuki hizmetler sözleşmesi ve fatura
157
Mütercim tarafından düzenlenmiş ve imzalanmış çeviri makbuzu (40) ve Mahkemeye yapılan posta masrafları için posta servisi tarafından hazırlanan fatura (117)
1.707
24.
75489/16
Yağcı / Türkiye
23.11.2016
Ali YAĞCI
20.06.1967
Ankara
Musa YAĞCI
10.000.000
5.000
2.500
-
25.
75787/16
Doğan / Türkiye
14.11.2016
İrfan DOĞAN
20.10.1967
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
26.
75788/16
Uğur / Türkiye
14.11.2016
Hüsamettin UĞUR
01.01.1965
Ankara
Gökhan GÜNAYDIN
1.000.000
2.000
1.000
-
27.
75789/16
Şahin / Türkiye
14.11.2016
Ali ŞAHİN
11.05.1963
Kırıkkale
Gökhan GÜNAYDIN
1.000.000
2.000
1.000
-
28.
75790/16
Asan / Türkiye
14.11.2016
İdris ASAN
28.12.1964
Konya
Gökhan GÜNAYDIN
1.000.000
2.000
1.000
-
29.
75791/16
Seyhan / Türkiye
14.11.2016
Edat Yücel SEYHAN
09.10.1969
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
30.
75793/16
Kılıç / Türkiye
14.11.2016
Mustafa KILIÇ
20.09.1960
Konya
Murat Esat KILIÇ
1.000.000
2.000
1.000
-
31.
75799/16
Altınöz / Türkiye
14.11.2016
Dursun ALTINÖZ
09.08.1969
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
32.
76041/16
Uslu / Türkiye
11.11.2016
Mehmet USLU
15.02.1959
Ankara
Merve Nur YALÇIN
200.000
10.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
100
2.000
33.
79124/16
Köksal / Türkiye
05.12.2016
Süleyman KÖKSAL
20.11.1963
Kırıkkale
Ali Aydın AKPINAR
1.000.000
-
-
-
34.
79441/16
Şen / Türkiye
13.12.2016
Çetin ŞEN
31.08.1965
Ankara
Süeda Esma ŞEN KARA
300.000
-
-
-
35.
488/17
Memiş / Türkiye
17.11.2016
Yahya MEMİŞ
12.10.1965
İstanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
36.
875/17
Arı / Türkiye
11.11.2016
Mehmet ARI
15.10.1965
Kırıkkale
Arzu Şeyma ARI
200.000
-
66
mütercim tarafından düzenlenmiş ve imzalanmış fatura
66
37.
1479/17
Çolak / Türkiye
14.12.2016
Hüseyin ÇOLAK
01.01.1965
Ankara
Raziye AKTAŞ
1.000.000
1.500
Hukuki hizmetler sözleşmesi
200
1.500
38.
3555/17
Boşgelmez / Türkiye
14.12.2016
Aydın BOŞGELMEZ
24.10.1966
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
10
Mahkemeye yapılan posta masrafları için posta servisi tarafından düzenlenen fatura
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
39.
3891/17
Karanfil / Türkiye
10.12.2016
Vecdi KARANFİL
28.05.1969
Sakarya
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
40.
4296/17
Köseoğlu / Türkiye
08.12.2016
Bilal KÖSEOĞLU
06.07.1966
İstanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
41.
4307/17
Tunç / Türkiye
22.12.2016
Mehmet Kasım TUNÇ
01.05.1960
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
13
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
42.
4679/17
Kaya / Türkiye
12.12.2016
Ali KAYA
22.06.1967
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
43.
5394/17
Borazan / Türkiye
29.12.2016
Ömür BORAZAN
13.05.1964
Ankara
Sümeyra Betül BABACAN ALKAN
1.000.000
3.500
-
44.
5463/17
Saylak / Türkiye
17.11.2016
Esabil SAYLAK
05.06.1967
Ankara
Rana SAYLAK
3.000.000
3.000
-
-
45.
5877/17
Dere / Türkiye
26.12.2016
Nazmi DERE
01.09.1965
Eskişehir
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
10
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
46.
5886/17
Atalay / Türkiye
27.12.2016
Selahittin ATALAY
20.12.1954
İzmir
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
6
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
47.
6301/17
Kamacı v. Türkiye
16.12.2016
Mahmut KAMACI
02.04.1958
Ankara
Atilla KART
40.000
-
-
-
48.
6323/17
Cevher / Türkiye
10.12.2016
Dursun Murat CEVHER
24.10.1963
Kırıkkale
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
49.
6354/17
Kundakçı / Türkiye
16.12.2016
Mesut KUNDAKÇI
03.01.1969
Kırıkkale
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
50.
6359/17
Ekinci / Türkiye
10.12.2016
Mehmet Vehip EKİNCİ
18.07.1963
Kırıkkale
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
51.
6363/17
Karadavut / Türkiye
19.12.2016
Ahmet KARADAVUT
01.12.1957
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
52.
6430/17
Eryılmaz / Türkiye
26.12.2016
Ali ERYILMAZ
27.02.1962
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
8
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
53.
6441/17
Bekler / Türkiye
29.12.2016
Arif BEKLER
20.12.1968
Ankara
Adem KAPLAN
200.000
-
-
-
54.
7274/17
Şahin / Türkiye
04.01.2017
İlyas ŞAHİN
15.03.1966
Adapazarı
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
63
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
55.
7280/17
Ramazan / Türkiye
10.12.2016
Bayrak RAMAZAN
08.04.1965
Istanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
56.
8123/17
Altan / Türkiye
12.12.2016
İlyas ALTAN
01.01.1962
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
8
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
57.
8124/17
Özaykut / Türkiye
16.12.2016
Salih ÖZAYKUT
01.01.1969
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
58.
8479/17
Özdemir / Türkiye
28.12.2016
Muzaffer ÖZDEMİR
01.06.1968
Istanbul
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
59.
8486/17
Taşkın / Türkiye
28.12.2016
Ahmet TAŞKIN
26.01.1965
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
60.
9049/17
Akarsu / Türkiye
19.01.2017
Mustafa AKARSU
01.06.1969
Ankara
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
15
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 12988/17, 22007/17)
61.
10426/17
Babacan / Türkiye
29.12.2016
Hüseyin Güngör BABACAN
27.01.1966
Konya
Yücel ALKAN
1.000.000
-
9.200
-
62.
10440/17
Kıvrıl / Türkiye
29.12.2016
Halit KIVRIL
15.09.1968
İzmir
Sümeyra Betül BABACAN ALKAN
1.000.000
-
5.800
-
63.
12064/17
Ural / Türkiye
6.12.2016
Sami Sezai URAL
01.04.1968
İstanbul
Melike Büşra URAL
50.000
1.710
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
1.710
64.
12988/17
Karagöl / Türkiye
13.01.2017
Hüseyin KARAGÖL
30.07.1964
Sakarya
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
7
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/17, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 22007/17)
65.
13298/17
Demirezici / Türkiye
21.01.2017
Mehmet Ali DEMİREZİCİ
01.01.1966
Ankara
Süeda Esma ŞEN KARA
300.000
-
-
-
66.
14181/17
Torlak / Türkiye
28.12.2016
Hakkı TORLAK
27.11.1966
Uşak
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
67.
15261/17
Sarioglu / Türkiye
29.12.2016
Refik SARIOĞLU
06.03.1967
Bursa
Ebubekir RENK
50.000
1.110
-
-
68.
16118/17
Güney / Türkiye
09.01.2017
Muhammet GÜNEY
15.06.1968
Ankara
Ayhan DOĞAN
400.000
-
-
-
69.
16139/17
Doğan / Türkiye
16.01.2017
Ayhan DOĞAN
02.09.1966
ANKARA
Muhammet GÜNEY
500.000
-
-
-
70.
16149/17
Ergün / Türkiye
04.01.2017
İsmail ERGÜN
01.01.1966
Ankara
Ömer Faruk ERGÜN
1.000.000
5.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
200
2.000
71.
17266/17
Köse / Türkiye
18.01.2017
İsmail KÖSE
02.02.1956
Ankara
Musab KÖSE
1.000.000
5.000
-
-
72.
19268/17
Karadağ / Türkiye
01.12.2016
Muzaffer KARADAĞ
12.10.1965
Ankara
Hüseyin AYGÜN
1.000.000
2.000
1.000
-
73.
19603/17
Yıldırım / Türkiye
23.01.2017
Hüseyin YILDIRIM
15.09.1963
Ankara
Erkam YILDIRIM
1.000.000
5.000
-
-
74.
19634/17
Baydilli / Türkiye
17.01.2017
Mustafa Haluk BAYDİLLİ
10.03.1969
Mersin
Murat Esat KILIÇ
250.000
20.000
-
-
75.
19669/17
Karadağ / Türkiye
16.01.2017
Bilal KARADAĞ
23.10.1967
Keskin
Öykü Didem AYDIN
100.000
5.000
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
2.000
76.
22003/17
Erdoğan / Türkiye
19.12.2016
Mustafa ERDOĞAN
16.11.1968
Antalya
Gökhan GÜNAYDIN
1.000.000
2.000
1.000
-
77.
22007/17
Çakır / Türkiye
11.01.2017
Resul ÇAKIR
13.08.1967
Siegen
Mehmet ÖNCÜ (avukat değil)
50.000
1.500
Temsilci tarafından düzenlenmiş fatura
5
Mahkemeye yapılan posta masrafları
7.164
Aynı temsilci diğer 11 başvuranı temsil ettiği için 12 başvuruda toplam masraflar ve temsilci ücretleri için müştereken karar verilmiştir (62313/16, 66373/16, 3555/17, 4307/17, 5877/17, 5886/17, 6430/17, 7274/17, 8123/17, 9049/17, 12988/17, 22007/17)
78.
28775/17
Akkuş/Türkiye
19.01.2017
Mustafa AKKUŞ
13.06.1964
Ankara
İsmail Safa AKKUŞ
1.000.000
1.810
Hukuki hizmetler sözleşmesi
-
2.310
Aynı avukatın diğer 1 başvuranı temsil etmesi nedeniyle 2 başvuruda avukatlık ücretleri için müştereken karar verilmiştir (69446/16)
79.
68754/17
Çelik / Türkiye
19.01.2017
Salih ÇELİK
28.05.1966
Ankara
50.000
376
Anayasa Mahkemesi nezdindeki davalar için hukuki hizmetler sözleşmesi
239
Mahkemeye yapılan posta masrafları (166), Anayasa Mahkemesine başvuru ücreti (73)
615
80.
72205/17
Kurt / Türkiye
29.12.2016
İbrahim KURT
12.10.1966
Ankara
Yücel ALKAN
1.000.000
-
3.500
-
81.
80145/17
Yıldız / Türkiye
17.11.2016
Ali YILDIZ
01.12.1965
Ankara
Handan CAN
10.000.000
5.000
2.500
-
82.
80153/17
Erdoğan / Türkiye
21.01.2017
Zekeriya ERDOĞAN
16.01.1966
Ankara
Handan CAN
10.000.000
5.000
22.500
-
83.
80164/17
Özer / Türkiye
17.11.2016
Cumhur ÖZER
02.09.1969
Ankara
Handan CAN
10.000.000
5.000
22.500
-
84.
80168/17
Altınışık / Türkiye
15.11.2016
Kadir ALTINIŞIK
01.01.1968
Konya
Handan CAN
10.000.000
5.000
22.500
-
,