AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
TUNÇ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 53802/11)
KARAR
STRAZBURG
13 Haziran 2017
İşbu karar nihai olup, bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Tunç / Türkiye davasında,
Başkan,
NebojšaVučinić,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) 16 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın (no. 53802/11) temelinde, Türk vatandaşı Mehmet Tunç’un (“başvuran”) 11 Temmuz 2011 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM” veya “Mahkeme”) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuran Ankara Barosuna bağlı Avukat O. Çelen tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. 22 Eylül 2015 tarihinde, başvuranın Milli Savunma Bakanlığı tarafından adli yargılama sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne teslim edilen gizli belgelere erişim imkânı olmaması sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamanın adil olmaması hakkındaki şikâyetleri ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması iddiası Hükümet’e tebliğ edilmiştir.
4. Hükümet başvurunun Komite tarafından incelenmesine itiraz etmiştir. Hükümet’in itirazını inceleyen Mahkeme, bu itirazı reddetmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuran 1965 doğumlu olup, Ankara’da yaşamaktadır.
6. Dava konusu olaylar, tarafların ibraz ettiği şekilde aşağıdaki gibi özetlenebilir.
7. 13 Nisan 2010 tarihinde başvuran ordudaki subaylık görevinden disiplin kurallarına uymadığı gerekçesiyle ihraç edilmiştir.
8. 16 Mayıs 2010 tarihinde, başvuran Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde ihraç kararının iptali talebiyle dava açmıştır. 21 Ekim 2010 tarihinde başsavcı mütalaasını Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne sunmuştur. Bu mütalaa başvurana tebliğ edilmiştir ve 24 Ocak 2011 tarihli dilekçesinde başvuran tebliğe cevap vermiştir.
9. 15 Şubat 2011 tarihinde, Milli Savunma Bakanlığı tarafından ibraz edilen “gizli belgeleri” göz önünde bulunduran Askeri Yüksek İdare Mahkemesi başvuranın davasını reddetmiştir. Başvuran söz konusu belgelerin içeriğine ulaşamamıştır.
10. 3 Mayıs 2011 tarihinde, başvuranın yukarıda bahsedilen karar hakkındaki düzeltme talebi aynı mahkeme tarafından reddedilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
11. Söz konusu zamanda yürürlükte olan ilgili iç hukuka dair bilgiler Yavuz / Türkiye (kar.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000, ve Tanışma / Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015) kararlarında bulunabilir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
12. Başvuran, sözleşmenin 6 § 1 maddesine dayanarak, kürsü görevi yapan iki subayın askeri makamların hiyerarşisi altında oldukları ve diğer askeri yargıçlar ile aynı hukuki güvencelerden yararlanmadıkları nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanma hakkının kendisine tanınmadığından şikâyetçi olmuştur. Başvuran ayrıca Milli Savunma Bakanlığı tarafından adli yargılama sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkeme’sine teslim edilen gizli belgelere erişim imkânı olmaması sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamanın adil olmamasından şikâyetçi olmuştur. Son olarak başvuran aynı madde uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamalarda, başsavcının mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesinin onun çekişmeli ve adil bir şekilde yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuştur.
A. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından.
1. Kabul edilebilirlik hakkında
13. Hükümet, Sözleşme’nin 35. maddesi uyarınca başvuranın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlık ve tarafsızlığı hakkındaki şikâyetinin, başvuranın iç hukuk yollarını tüketmemesi gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Hükümet, bu bağlamda başvuranın askeri hâkimlerin reddini talep etmediğini belirtmiştir.
14. Başvuran bu konu hakkında herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
15. Mahkeme Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kuruluş ve oluşumunun anayasa ve kanunda açıkça belirtildiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla, başvuranın mahkemenin oluşumu hakkında sadece kürsüdeki hâkimlerin askeriye mensubu olmaları gerekçesiyle yapacağı her itirazın başarısızlığa mahkûm olacaktır. (bk., gerekli değişikliklerle, Yavuz / Türkiye (kar.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000, ve Satık / Türkiye (no. 2), no. 60999/00, § 39, 8 Temmuz 2008).
16. Bu nedenle, ulusal makamlar önünde bu şekilde bir talep, şikâyet edilen husus hakkında bir çözüm getirmeyecektir. Dolayısıyla, bu itiraz reddedilmelidir. Mahkeme ayrıca, bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve hiçbir nedenle kabul edilemez olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle bu şikâyet kabul edilebilir olarak nitelendirilmelidir.
2. Esas hakkında
17. Mahkeme, daha önce benzer bir şikâyeti Tanışma / Türkiye (no. 32219/05, §§ 68-84, 17 Kasım 2015) davasında incelediğini ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. Mahkeme mevcut davada bu sonuçtan ayrılmayı gerektiren herhangi bir husus tespit edememiştir.
18. Bu nedenle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmamaları bakımından Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinde ihlal gerçekleşmiştir.
B. Gizli belgelere erişim hakkında
19. Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı tarafından sunulan gizli belgelere erişiminin olmaması sebebiyle Yüksek Askeri İdare Mahkemesi önündeki yargılamaların adilliğinden şikâyetçi olmuştur.
20. Mahkeme, bu şikâyetin, yukarıda incelenmiş olan şikâyet ile bağlantılı olduğunu ve bu nedenle aynı şekilde, kabul edilebilir olarak beyan edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
21. Mahkeme, daha önce bağımsız ve tarafsız bir yargılamayla başvuranın adil yargılama hakkının ihlal edildiğine karar vermesi nedeniyle, bu şikâyetin incelenmesinin gereksiz olduğu kanaatindedir (bk., diğerleri arasında, Incal /. Türkiye, 9 Haziran 1998, § 74, Karar ve Hükümlerin Derlemesi 1998‑IV, ve Ükünç ve Güneş / Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).
C. Cumhuriyet savcısının mütalaasının tebliğ edilmemesi hakkında
22. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamalarında, başsavcının mütalaasının kendisine tebliğ edilmemesinin onun çekişmeli ve adil bir şekilde yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuştur.
23. Mahkeme, 21 Ekim 2010 tarihinde Cumhuriyet başsavcısının mütalaasını Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne sunduğunu belirtir. Bu mütalaa başvurana tebliğ edilmiş olup, başvuran buna 24 Ocak 2011 tarihli dilekçesinde cevap vermiştir. Bu nedenle, Mahkeme bu şikâyetin herhangi bir ihlale işaret etmediği sonucuna varmıştır.
24. Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksundur ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca Kabul edilemez olarak nitelendirilmelidir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
25. Başvuran adil tazmine ilişkin herhangi bir talepte bulunmamıştır. Dolayısıyla Mahkeme, başvurana bu nedenle herhangi bir miktar ödenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,
1. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında ileri sürülen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne teslim edilen gizli belgelere erişiminin olmamasıyla ilgili şikâyetlerin Kabul edilebilir ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunu beyan eder;
2. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması konusunda Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine karar verir;
3. Başvuranın Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne sunulan gizli belgelere erişiminin olmaması konusundaki şikâyetinin incelenmesinin gereksiz olduğuna karar verir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş ve AİHM İçtüzüğünün 77. Maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 13 Haziran 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Bölüm Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy