Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/20
UNGVÁRY AND IRODALOM KFT /MACARİSTAN
(64520/10, 3/12/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 10
Hak ve Özgürlükler
İfade Özgürlüğü
Anahtar Kelimeler
Hakaret, basın özgürlüğü, tazminat
Davanın Özü
İfade özgürlüğü ve özel hayata saygı arasındaki dengenin kurulması aşamasında, kamusal bir figürün kişilik hakları ile kamusal bir meselenin tartışılmasını derinleştiren ifade özgürlüğü arasında adil bir denge kurulmalıdır.
İfade özgürlüğünde uygulanan müeyyide hürriyeti bağlayıcı ceza değil aşırı bir tazminat olsa dahi caydırıcı etki (chilling effect) oluşturabilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Bu davada başvurucular 1969 Budapeşte doğumlu bir Macar tarihçisi olan Krisztián Ungváry ile onun yayıncısı olan Irodalom Kulturális Szolgáltató Kft. limited şirketidir. Bu davanın konusu başvurucularla ilgili bir hakaret olayıdır. Mayıs 2007’de şirketin sahibi olduğu Élet és Irodalom adlı edebi ve siyasi haftalık dergide bay Ungváry tarafından hazırlanan bir çalışma yayınlanmıştır. Bu çalışmada, zamanında bir Anayasa Mahkemesi üyesi olan Mr. K’nın komünist dönemde devletin güvenlik servisleri için resmi bir ajan olarak çalıştığı, onlara raporlar sunduğu ve sert politika tavsiyelerinde bulunduğu belirtilmiştir. Mr. K’nın açtığı davalar neticesinde Şubat 2008’de bir tekzip yayınlanmıştır. Ancak bay Ungváry bu konudaki iddiaları verdiği mülakatlarda yinelemiş ve Nisan 2008’de yayınlanan ve bu iddiaları içeren bir kitaba da bir başkasıyla birlikte yazarlık yapmıştır. Mr. K tarafından açılan ve temyiz mahkemelerince de onaylanan kararlar neticesinde her iki başvurucu Mr.K’ya hakaret ettikleri gerekçesiyle yaklaşık 7.000 avro, ayrıca bay Ungváry’de 3.500 avro tazminata mahkum edilmiştir.
İddialar:
Başvurucular, AİHS’in 10. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, olgulara dayalı açıklamalar ve değer yargıları arasında bir ayrıma gidilmesi gerektiğini belirtmiş, bu konularda bir ifadenin olgulara dayalı açıklama mı yoksa ispatlanmaya müsait olmayan değer yargıları olarak mı değerlendirileceği konusundaki devletlerin takdir marjına dayanmış ve somut olaydaki iddiaların değer yargısı değil davacının itibarına zarar veren ve olaylarla ilgili gerçek olmayan açıklamaları içeren ifadeler olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca başvuruculara uygulanan tekzip ve tazminat gibi müeyyidelerin cezai olmaktan çok hukuki müeyyideler olduğunu iddia etmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 10. maddeden ele almıştır.
10. madde yönünden;
Mahkeme, bu davada AİHS’in 8 (özel hayata saygı) ve 10 (ifade özgürlüğü) maddeleri arasındaki dengeyi kurmakta kullandığı ve Axel Springer/Almanya davasında geliştirdiği kriterler çerçevesinde,
Yayınlanan yazının kamusal bir meselenin tartışılmasına katkı sağladığı,
Mr. K’nın kamusal bir figür olduğu ve yazının onun özel hayatıyla ilgisi olmadığı,
Yazıdaki bilgilerin arşiv araştırmalarından elde edildiği ve yazarın güvenlik servislerinin üzerinde tartışma bulunmayan operasyonlarını dayanak alabileceği,
Yazının edebi bir dergide yayınlandığı, yazıda aşırı bir dil kullanılmış olsa da akademik bir bakış açısı bulunduğu,
Mr. K’nın bir sonraki sayıda iddialara cevap verme hakkı elde ettiği ve bu yazının Mr. K’nın profesyonel yaşamına olumsuz etkisini gösteren bir belirti olmadığı,
Uygulanan müeyyideler cezai olmasa da önemli bir miktar tazminata hükmedildiği ve bu tazminatın caydırıcı etki yapabileceği,
gerekçeleriyle yerel mahkemelerin kamusal bir figürün kişilik hakları ile başvurucuların kamusal bir meselenin tartışılmasını derinleştiren ifade özgürlüğü arasında adil bir denge kuramadıklarını tespit etmiş ve 10. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy