Ünsped Paket Servisi SaN. Ve TiC. A.Ş. / Bulgaristan – 3503/08 - 13.10.2015 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – 2007 yılında, lojistik hizmetleri sunan Türk bir şirket olan başvurana ait bir kamyon, gümrük noktasında kontrol edilmek için durdurulmuştur. Bulunan uyuşturuculara el konulmuş ve sürücü aleyhinde ceza yargılamaları başlatılmıştır. Kamyona, maddi kanıt olarak el konulmuştur. Kamyon sürücüsü, daha sonra, suçunu kabul etmesinin karşılığında ceza indirimi almış ve bir bucuk yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Ayrıca, kamyona ilişkin haklar düşürülmüştür. Başvuran şirket, sürücüye karşı yürütülen cezai yargılamalarda yer alamamış ancak ceza mahkemesinden, uyuşturucunun üç katından fazla değere sahip olan ve bu nedenle iç hukuk uyarınca el koyulması mümkün olmayan kamyona el koyulmamasını talep etmiştir. Ancak, ceza mahkemesi temyize tabi olmayan ve aynı gün uygulanabilir bir kararda cezanın itiraz edilmesi nedeniyle indirildiğini doğrulamıştır. Başvuran şirketin kamyonun değerini almak için sürücüye karşı açtığı dava sürücünün mal varlığı olmadığı için olumsuz sonuçlanmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi: Kamyona el konulması, başvuran şirketin mülkiyet haklarına müdahale teşkil etmiştir. Söz konusu müdahale, yeterince erişilebilir, açık ve öngörülebilir olan iç hukukun ilgili hükümlerine dayanmıştır.
Söz konusu el koyma işleminde yasadışı uyuşturucu kaçakçılığını önlemeye ilişkin makul bir amaç izlenmektedir. Ancak, ulusal mahkemeler, iç hukuk uyarınca el koyma işleminin yasallığını, özellikle, aracın değerinin kaçakçılığı yapılan uyuşturucunun miktarını önemli ölçüde aşıp aşmadığını değerlendirmemişlerdir. Başvuran şirketin söz konusu suçu bildiği veya bilmesi gerektiği konusunda kanıt yokluğuna rağmen, yerel mahkemeler, aracın sahibi olarak söz konusu şirketin davranışlarını değerlendirmemiştir. Böyle bir değerlendirilmenin yapılmamış olması, farklı çıkarlar arasında sağlanması gereken adil dengenin ortaya çıkmasına engel olmuştur.
Hakların düşürülmesi, keyfiyete karşı uygun güvenceleri sağlayan usule uygun olarak gerçekleştirildiğinde, Sözleşme gerekliliklerine uygun olarak düşünülebilir. Mevcut davada, başvuran şirketin iç hukukta ilgili makamlar önünde dava açmasına olanak sağlayan bir başvuru yolu bulunmamaktadır. Devlet, el koyma işlemiyle sonuçlanan suçtan yargılanmayan bir kişinin mülkünün üçüncü taraftan geri alınmasını talep etmesini isteyerek, kendisini Sözleşmeden doğan sorumluluktan muaf tutamaz.
Başvuran şirket, ancak taraf olmadığı cezai yargılamalar sonunda mülküne el konulmasına etkili bir şekilde itiraz etme fırsatına sahip olsaydı, makul görülebilecek bireysel bir yük altına girmiş olurdu. Ancak, başvuran şirket söz konusu fırsata sahip olmadığından, başvuranın mülkiyet hakkının korunması ve genel çıkarların gerektirdikleri arasında adil bir denge kurulmamıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: saklı tutulmuştur.
(Bkz., ayrıca, Andonoski / Makedonya Cumhuriyeti, 16225/08, 17 Eylül 2015, 188 sayılı Bilgi Notu).
Full & Egal Universal Law Academy