© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
168 No’lu Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu
Kasım 2013
Vallianatos ve Diğerleri/Yunanistan [BD] - 29381/09 ve 32684/09
Karar 7.11.2013 [BD]
14. madde
Ayrımcılık
Hemcins çiftlerin “medeni birliktelikler”den hariç tutulması: ihlal
Olaylar – Birinci başvuru iki Yunan vatandaşı tarafından, ikincisi ise altı Yunan vatandaşı ve amaçları arasında eşcinsel erkekler ve kadınlara psikolojik ve manevi destek vermek de olan bir dernek tarafından yapılmıştır. 26 Kasım 2008 tarihinde 3719/2008 sayılı “Aile, Çocuklar ve Topluma ilişkin Reformlar” başlıklı Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanun evli olmayan çiftler için hemcins çiftleri kapsamından hariç tutan dolayısıyla farklı cinsiyetten olan çiftlere sınırlı “medeni birliktelik” adı verilen bir resmi beraberlik şekli kabul etmiştir.
Hukuk – 8. madde ile bağlantılı olarak 14. madde
(a) Uygulanabilirlik – Başvurucular şikayetlerini 8. madde ile bağlantılı olarak 14. madde altında yapmışlardır ve Hükümet bu maddelerin uygulanabilirliğine itiraz etmemiştir. Mahkeme bu yaklaşımı takip etmeyi uygun bulmuştur. Ayrıca başvurucuların ilişkileri, tıpkı aynı durumdaki farklı cinsten çiftlerin ilişkilerinin de olacağı gibi “özel hayat” ve “aile hayatı” kavramları kapsamındadır. Bu nedenle, 8. madde ile bağlantılı olarak 14. madde uygulanabilirdir.
(b) Esas – Başvurucular yasal tanınma ve ilişkilerinin korunması açısından farklı cinsten olan çiftlerle benzer durumdadırlar. Ancak, 3719/2008 sayılı Kanun medeni birlikteliğe girme olasılığını açıkça farklı cinsiyetten olan bireylere tahsis etmiştir. Dolayısıyla sözkonusu kanun, kapsamından hemcins çiftleri zımnen dışarda bırakarak, ilgili kişilere muamelede cinsel yönelime dayanan bir farklılık yaratmaktadır.
Kanunkoyucunun hemcins çiftleri Kanunun kapsamına dahil etmeme yönündeki seçimine gerekçe olarak, Hükümet’in iki grup sava dayanmıştır. Birinci olarak Hükümet, Kanun ile getirilen medeni birliktelikler başvuruculara uygulansaydı bunun başvurucuların olağan hukuk altında zaten, sözleşme ile, yasal çerçeveye oturtabilecekleri hak ve yükümlülükleri – mülkiyet hakları, çiftlerin aralarındaki ekonomik ilişkiler, ve miras hakları – açısından hüküm doğuracağını ileri sürmüştür. İkinci olarak Hükümet, sözkonusu yasanın evlilik dışı doğan çocukları korumak, tek ebeveynli aileleri korumak, evlenmek zorunda kalmadan çocuk yetiştirmek isteyen ebeveynlerin isteklerine cevap vermek olmak üzere bir çok amaca ulaşmak için düzenlendiğini iddia etmiştir. Hükümet, bu hususun hemcins çiftleri, biyolojik olarak birlikte çocuk sahibi olamadıkları için farklı cinsiyetten olan çiftlerden ayırdığını ileri sürmüştür. Mahkeme, kanunkoyucunun evlilik dışı doğan çocukların durumunu düzenlemek için kanun çıkarmasının ve ayrıca evlilik kararının çocuk sahibi olma ihtimali ve diğer kısıtlamalardan bağımsız olarak, yalnızca iki birey tarafından karşılıklı bağlılığa dayanarak alınması fikrini teşvik etmek suretiyle dolaylı olarak Yunan toplumu içinde evlilik kurumunu güçlendirmesinin, Sözleşme’nin 8. maddesi açısından, meşru olduğu kanaatindedir. Geleneksel anlamda ailenin korunması, prensip olarak, muamelede farklılığı haklı çıkarabilecek ciddi ve meşru bir amaçtır. Geriye bu davada orantılılık ilkesine uyulup uyulmadığının tespiti kalmaktadır.
Sözkonusu kanun öncelikle evlilik dışında yeni bir resmi beraberlik şekli tanımak üzere düzenlenmiştir. Kanunkoyucunun amacının evlilik dışı doğan çocukların yasal korunmasının artırılması ve dolaylı olarak evlilik kurumunun güçlendirilmesi olduğu farzedilse dahi, her durumda, 3719/2008 no’lu Kanunu çıkararak, medeni birliktelikler adı altında, çocuklu ya da çocuksuz farklı cinsiyetten olan çiftlerin ilişkilerinin bir çok yönünü düzenlemeye imkan verirken, hemcins çiftleri hariç tutan bir medeni beraberlik şeklini tanıdığı gerçeği vakidir.
Hükümet’in savları, sözkonusu kanunda hemcins çiftler ve çocuk sahibi olmayan farklı cins çiftler arasında gözetilen ayrıma haklı bir gerekçe göstermeksizin çocuk sahibi olan farklı cins çiftlerin durumuna odaklanmıştır. Kanunkoyucunun evlilik dışı doğan çocuklar ile ilgili bazı hükümleri dahil edip, aynı zamanda hemcins çiftlerin medeni birlikteliğe girmesini sağlayan hükümler koyması mümkündü. Son olarak Yunan hukukunda farklı cinsten olan çiftlerin, hemcins çiftlerin aksine, 3719/2008 sayılı Kanunun kabulünden önce de, evlilik kurumunun esaslarına dayanarak tamamen, ya da daha kısıtlı bir şekilde olmak üzere Medeni Kanunda yer alan fiili beraberliklerle ilgili hükümler çerçevesinde ilişkilerini yasal olarak tanıtabilmeleri mümkündür. Sonuç olarak hemcins çiftlerin, farklı cinsten olan çiftlerin aksine, medeni birlikteliğe girmek konusunda, ilişkilerinin resmi olarak tanınması için Yunan hukukundaki yegane dayanak olacak olması nedeniyle, özel bir çıkarları bulunmaktadır.
Son olarak, Avrupa Konseyi üye ülkeleri arasında bir fikir birliği olmasa da, hemcins çiftlerin ilişkilerinin yasal olarak tanıma biçimlerinin kabülüne ilişkin bir eğilim son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Evlilik dışında bir resmi beraberlik şekline onay veren on dokuz ülkeden, sadece Yunanistan ve Litvanya bunu münhasıran farklı cinsiyetten olan çiftlere tanımıştır. Yavaş yavaş gerçekleşen bir gelişme sonucunda, bir ülkenin kendisini mevzuatının bir yönü ile ilgili olarak izole olmuş bir durumda bulması gerçeği, bu yönün mutlaka Sözleşme ile çeliştiği anlamına gelmemektedir. Buna rağmen yukarıdakiler ışığında Mahkeme, Hükümet’in 3719/2008 sayılı Kanunun kapsamından hemcins çiftlerin hariç tutulmasını haklı çıkarabilecek ciddi ve inandırıcı nedenler sunamadığına hükmetmiştir.
Sonuç: ihlal (bire karşı onaltı oyla).
41. madde: Manevi zararlar için 32684/09 no’lu başvurudaki dernek başvurucu hariç her bir başvurucu için 5.000 Euro (EUR).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2014.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2014.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2014.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy