Velyo Velev / Bulgaristan – 16032/07 - 27 Mayıs 2014 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – Mahkeme önüne çıkarılması öncesinde tutuklu bulundurulan başvuran, 2005 yılında cezaevi okuluna kayıt yaptırmak istemiştir. Bu talebi ilk olarak cezaevi yetkilileri tarafından, nihayetinde ise Yüksek İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Cezaevi müdürü, eski bir hükümlü olan başvuranın hüküm giymesi halinde mükerrer hükümlü olacağı ve bu nedenle, mükerrer hükümlü olmayan mahpuslardan ayrı bir yerde tutulması gerektiği gerekçesini sunmuştur. Yüksek İdare Mahkemesi, eğitim hakkının mahkeme önüne çıkarılması beklenen tutuklular için değil, yalnızca hükümlüler için geçerli olduğuna karar vererek, başvuranın bu talebini farklı gerekçelere reddetmiştir.
Hukuki Değerlendirme - Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. Maddesi: Mahkeme, hukuka uygun bir şekilde tutuklu bulundurulan kimselerin, özgürlük hakkı dışında Sözleşme ile güvence altına alınmış olan bütün temel hak ve özgürlüklerinden faydalanmaya devam ettiklerini hatırlatmıştır. Sonuç olarak, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi uyarınca başvuranın eğitim hakkı halen geçerliliğini korumaktadır. Eğitim hakkı, Bulgaristan’a cezaevi okulları da dâhil olmak üzere, hâlihazırda var olan eğitim kurumlarına etkili erişim sağlama görevi yüklemiştir. Dolayısıyla, Hükümet’in başvuranın bunun dışında bırakılmasının öngörülebilir olduğunu, meşru bir hedef gözettiğini ve bu hedef ile orantılı olduğunu ispatlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkeme, ilgili yasal çerçevenin hükümlülerin eğitim programlarına dahil edilme haklarının olduğunu ve hükümlülere ilişkin yasa hükümlerinin mahkemeye çıkarılması öncesi tutuklu bulundurulan kimseler için de eşit şekilde geçerli olduğunu öngördüğünden, başvuranın bunun dışında tutulmasının yeteri ölçüde öngörülebilir olup olmadığı konusunun şüpheye açık olduğunu kaydetmiştir. Yasal çerçevede yeterli açıklık bulunmadığı, başvuranın bunun dışında tutulmasına ilişkin ulusal makamlar tarafından ileri sürülen gerekçelerin farklı olmasından anlaşılmaktadır. Nitekim, Yüksek İdare Mahkemesi başvuranın mahkeme önüne çıkarılması öncesindeki tutukluluk statüsüne odaklanırken, cezaevi müdürü ve Adalet Bakanlığı başvuranın mükerrer hükümlü olma olasılığına vurguda bulunmuştur.
Hükümet, başvuranın okula kaydının yaptırılmamasını gerekçelendirmek için üç farklı neden ileri sürmüştür. Mahkeme, Hükümet’in başvuranın hükümlüler birlikte okula gitmesinin uygun olmadığı şeklindeki ilk iddiasına ilişkin olarak, başvuranın herhangi bir itirazının olmadığını ve mahkeme önüne çıkarılması öncesi tutuklu olan kişilerin hükümlüler ile birlikte okula gitmekten zarar göreceklerini gösteren hiçbir delilin bulunmadığını gözlemlemiştir. Bunun yanı sıra, Mahkeme, yargılama öncesi tutukluluk süresinin uzunluğunun belirsiz olmasının eğitim kurumlarına alınmamak için geçerli bir gerekçe teşkil ettiği görüşünde değildir. Mahkeme, son olarak, Hükümet’in başvuranın mükerrer hükümlü olma olasılığının söz konusu olduğu, dolayısıyla mükerrer hükümlü olmayan kimselerin başvuran ile birlikte okula gitmelerinin uygun olmadığı yönündeki son iddiasına ilişkin olarak, başvuranın masumiyet karinesi hakkının olduğunu ve bu nedenle mükerrer hükümlü olarak sınıflandırılamayacağını hatırlatmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında ve başvuranın ortaöğrenimini tamamlamasının kuşkuya yer olamayacak şekilde kendisinin menfaatine olacağını dikkate alarak, Mahkeme, başvuranın cezaevi okuluna kaydının reddedilmesinin yeterli ölçüde öngörülebilir nitelikte olmadığını, meşru bir hedef gözetmediğini ve bu hedef ile orantılı olmadığını kaydetmiştir.
Sonuç : ihlal (oybirliğiyle).
Madde 41: manevi tazminat olarak 2.000 avro (EUR).
Full & Egal Universal Law Academy