V.P. / Rusya - 61362/12 - 23.10.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar —Başvuranın eski eşi, 2008 yılında, başvuranın rızası olmadan, çocuklarını, yaşadıkları yer olan Moldova’dan Rusya’ya götürmüştür. Başvuran, çocuğu kaçırılmadan kısa bir süre önce, çocuğu hakkında, yaşayacağı yerle ilgili bir karar aldırmak üzere yerel mahkemeye başvuruda bulunmuş ve talebi 2009 yılında kabul edilmiştir. Ancak, çocuğun annesi, söz konusu karara uymamıştır. Başvuran, kararın Rusya’da infaz edilmesini sağlamaya çalışmıştır. 2011 yılında, Rus makamları, Moldova mahkemesi tarafından verilen kararla ilgili olarak bir infaz kararı çıkarmış, ancak infaz memurları kararın infazını sağlamayı reddetmişlerdir. Başvuranın eski eşi, 2012 yılında, çocuğuyla birlikte Moldova’ya geri dönmüştür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararını verdiği tarihte, başvuran, tekrar çocuğuyla birlikte yaşamaya başlamıştı.
Hukuki Değerlendirme — Madde 8: Moldova yerel mahkemesinin 2009 yılında verdiği karar ve sonrasında Rus makamları tarafından çıkarılan infaz kararı, çocuğun iyiliğinin düşünüldüğünü göstermektedir ve dolayısıyla Sözleşme’ye uygundur. Ancak, Rus makamlarının infaz kararını çıkarmaları bir yıldan uzun sürmüştür. Mahkeme, söz konusu gecikmenin, ilgili mevzuatı yanlış yorumlayan ve kararın ayrıca bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın “kendiliğinden infaz edileceğini” düşünen makamlardan kaynaklandığı kanaatine varmıştır. Ayrıca, infaz müdürlüğünün de ilgili mevzuatı yanlış yorumlamış olması nedeniyle, başvuran, Rusya’da başka bir dava açmak zorunda kalmış ve bu dava da ancak 2012 yılında sona ermiştir. Bu anlamda, infaz müdürlüğünün kararın infazını sağlamayı reddetmesi hem kanuna aykırıdır hem de başvuranın ve çocuğunun menfaatlerine zarar vermiştir. Zira bu durum, uzun süre boyunca ayrı kalmalarına neden olmuştur. Mahkeme, Rus hukukunda, Moldova yerel mahkemesinin kararının infazını kolaylaştırdığı ileri sürülebilecek başka mekanizmaların mevcut olup olmadığı hususunda, hiçbir tedbirin alınmadığını gözlemlemiştir. Buna göre, başvuranın eski eşine, çocuğunu kanuna aykırı bir şekilde alıkoyduğu gerekçesiyle herhangi bir idari yaptırım uygulanmamış ve Rus makamları, başvuranın eski eşinin Rus hukuku uyarınca ceza gerektiren bir davranışta bulunduğu kanaatine varmayı reddetmişlerdir. Bu eksikliklerin hiçbiri tek başına ciddi nitelik taşımasa da, Mahkeme, çocuğun yaşayacağı yerle ilgili konulara ilişkin davaların ivedilikle ele alınması gerektiğini vurgulamıştır. Bu hususlar dikkate alındığında, Moldova yerel mahkemesinin verdiği kararın infaz edilmesi amacıyla Rus makamlarınca alınan tedbirlerin “yeterli ve etkin” olduğu söylenemez.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: 7.000 avro manevi tazminata hükmedilmiştir.
(ayrıca bk. X / Letonya [BD], no. 27853/09, 26 Kasım 2013, 168 sayılı Bilgi Notu; Chabrowski / Ukrayna, no. 61680/10, 17 Ocak 2013; Neulinger ve Shuruk / İsviçre [BD], no. 41615/07, 6 Temmuz 2010, 132 sayılı Bilgi Notu; P.P. / Polonya, no. 8677/03, 8 Ocak 2008; Ignaccolo-Zenide / Romanya, no. 31679/96, 25 Ocak 2000; ve genel olarak, Uluslararası Alanda Çocuk Kaçırma Olayları başlıklı Tematik Bilgi Notuna bakınız).
Full & Egal Universal Law Academy