Węgrzynowski ve Smolczewski – Polonya - 33846/07 - Karar 16.7.2013 [IV. Daire]
Olaylar – Başvuranlar; kendilerinin politikacılara karanlık iş anlaşmalarında yardımcı olmak suretiyle servet edindiklerini ileri süren bir makalenin yayınlanmasının ardından, Rzeczpospolita adlı günlük gazete için çalışan iki gazeteci aleyhinde bir hakaret davasını kazanan avukatlardır. Özellikle iddialarının büyük ölçüde dedikodu ve kulaktan dolma bilgilere dayalı olduğuna ve bilgilerin doğruluğunu tespit etmek için gerekli asgarî adımları atmamış olduklarına karar veren yerel mahkemeler; söz konusu gazeteciler ve baş editörün bir hayır kurumuna para cezası ödemesine ve özür yayınlamasına hükmetmiştir. Bu yükümlülükler, yerine getirilmiştir.
Daha sonra makalenin, gazetenin internet sayfasında hâlâ erişilebilir olduğunu fark eden başvuranlar; söz konusu makalenin sayfadan kaldırılması yönünde mahkeme emri çıkarılması için yeniden dava açmıştır. Talepler, makalenin kaldırılmasının emredilmesinin, sansür ve tarihin yeniden yazılması anlamına geleceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkeme, bununla birlikte, internet makalesine okuyucuları esas hakaret davasına ait yargılamalarda alınan kararlar hakkında bilgilendiren bir dipnot veya bağlantının eklenmesi yönünde bir talebi ciddî olarak ele alabileceğine işaret etmiştir. Bu karar, temyizde onanmıştır.
Hukuk – 8. Madde: Mahkeme, birinci başvuranın başvurusunun, zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir. İkinci başvuran ile ilgili olarak, ikinci başvuranın, birinci grup hukuk yargılamalarında, internetteki tartışmalı makalenin yayınlanmasına ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını kaydetmiştir. Ulusal mahkemelerin, bu nedenle, bu konuda karar vermeleri mümkün olmamıştır. Ulusal mahkemelerin söz konusu makalenin başvuranların haklarını ihlâl ettiğini tespit eden kararı, makalenin gazetenin internet sayfasından kaldırılması yönünde meşru bir beklenti yaratmamıştır. Bilhassa Rzeczpospolita’nın internet arşivinin, gerek Polonyalı avukatlar, gerekse halk açısından, geniş çapta bilinen ve sıkça kullanılan bir kaynak olması göz önünde bulundurulduğunda, ikinci başvuran; birinci grup yargılamalar esnasında makalenin internette olması meselesine değinmemesini haklı çıkarmak üzere hiçbir neden ileri sürmemiştir.
İkinci grup yargılamalara gelince, ikinci başvuran, taleplerinin bir mahkeme tarafından incelenmesi fırsatını bulmuş ve usule ilişkin teminatların tamamından yararlanmıştır. Mahkeme; geçmişte, kesinleşmiş yargı kararları ile bireylerin itibarına haksız saldırılar teşkil ettiği tespit edilmiş yayınlara ait tüm izlerin genel kullanıma açık bir alandan kaldırılmasının emredilmesi suretiyle geçmişin yeniden yazılmasını temin etmenin, adlî makamların rolü olmadığını kabul etmiştir. Ayrıca, kamunun, halka açık internet basın arşivlerine erişimdeki meşru menfaati, 10. madde kapsamında korunmaktaydı. Ulusal mahkemelerin, gazetenin internet sitesindeki makalesine birinci grup yargılamaların sonucu hakkında kamuyu bilgilendirici bir açıklamanın eklenmesinin kabul edilebilir olduğuna işaret etmesi önemliydi. Bu durum, söz konusu mahkemelerin, internet üzerindeki yayınların bireysel hakların etkili bir biçimde korunması açısından ne kadar önemli olabileceği ve gazetenin internet sitesinde yer alan tartışmalı bir makaleye ilişkin yargı kararları hakkında tam bilgilendirmede bulunulmasının önemi hususlarındaki farkındalığını göstermiştir. İkinci başvuran, bununla birlikte, kararlara kendi lehine bir ifade ekletmemiştir. Tüm bu koşullar göz önünde bulundurulduğunda, davalı Devlet, 10. ve 8. maddeler gereğince teminat altına alınan haklar arasında bir denge sağlama yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
Sonuç: ihlâl yokluğu (oybirliğiyle).
(Bk. ayrıca Times Newspapers Ltd. / Birleşik Krallık (no. 1 ve 2), no. 3002/03 ve 23676/03, Bilgi Notu 117)
Full & Egal Universal Law Academy