AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
YAMAN VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE
(Başvuru no. 58473/17 ve 76 diğer başvuru – ekli listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
17 Mart 2026
İşbu karar kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Yaman ve diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Jovan Ilievski
Hâkimler
Péter Paczolay,
Juha Lavapuro
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
İsimleri ekteki tabloda yer alan bireylerin (“başvuranlar”), tabloda belirtildiği üzere farklı tarihlerde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkemeye yaptıkları başvuruları;
bir suçun işlendiğine dair makul şüphenin bulunmadığı iddiasına, tutuklamaya ve tutukluluğun devamına ilişkin kararlar verilirken ilgili ve yeterli gerekçelerin bulunmadığı iddiasına, tutukluk süresi ve tutukluluğun hukuka uygunluğunun etkili bir yargı denetimine tabi tutulmamasına ilişkin Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamındaki şikâyetlerin Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi eski Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ve başvuruların geri kalanının kabul edilemez olduğunun beyan edilmesine ilişkin kararı;
Tarafların görüşlerini,
Hükümetin, başvuruların bir Komite tarafından incelenmesine karşı itirazının reddine dair kararı dikkate alarak,
17 Şubat 2026 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Mevcut başvurular esas olarak, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından, Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” (bundan böyle “FETÖ/PDY” olarak anılacaktır) olarak tanımlanan ve yetkililer tarafından darbe girişiminin arkasında olduğu düşünülen bir örgüte üye oldukları şüphesiyle başvuranların yakalanmaları ve tutuklanmalarıyla ilgilidir (daha ayrıntılı bilgi için bk. Akgün/Türkiye, no. 19699/18, §§ 3-9 ve §§ 106-07, 20 Temmuz 2021).
2. Başvuranlar çeşitli tarihlerde, başlıca Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi kapsamında cezalandırılan bir suç olan FETÖ/PDY üyeliği şüphesiyle yakalanmış ve tutuklanmışlardır (bk. Baş/Türkiye, no. 66448/17, § 58, 3 Mart 2020). Yetkili yargı makamları, başvuranların tutukluluklarına karşı yaptıkları itirazları reddetmiştir.
3. Yetkili yargı makamları, yürütülen ceza soruşturmaları ve yapılan duruşmalar sırasında, çeşitli tarihlerde, başvuranların tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.
4. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, yetkili yargı makamlarının başvuranların tutuklanmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verirken aşağıdakilerle sınırlı olmamak üzere çeşitli delillere dayandıkları anlaşılmaktadır: (a) ByLock şifreli mesajlaşma uygulamasının kullanılması; (b) FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir banka olan Bank Asyada hesaplarının bulunması nedeniyle FETÖ/PDY’ye finansal destek sağlanması; (c) ayrıntıları ve niteliği belirtilmeyen şekilde FETÖ/PDY’ye veya FETÖ/PDY ile bağlantılı kurumlara finansal destek sağlanması; (d) FETÖ/PDY lehine sosyal medya paylaşımları yapılması veya protestolara katılınması; (e) FETÖ/PDY yanlısı yayınların bulundurulması; (f) FETÖ/PDY şüphelileriyle düzenli telefon irtibatının bulunması; (g) söz konusu örgütle bağlantılı kurumlarda çalışılması veya bunlara üye olunması ya da olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan bir kuruluşta çalışılması; (h) görevden uzaklaştırılma veya çıkarılma; (i) FETÖ/PDY şüphelileriyle yurt dışına seyahat edilmesi; (j) çocukların FETÖ/PDY ile ilişikli olduğu iddia edilen bir eğitim kurumuna kaydettirilmesi; (k) tarihleri, niteliği ve özellikleri belirtilmeyen sohbetlere katılınması veya bu toplantıların düzenlenmesi; (l) FETÖ/PDY evlerinde kalınması; (m) FETÖ/PDY ile bağlantıları gösteren tanık beyanları ve (n) örgütün talimatları doğrultusunda çeşitli başka faaliyetlerin yürütülmesi.
5. Dava dosyalarından ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100 ve 101. maddeleri (bu hükümlerin metni için bk. Kavala/Türkiye, no. 28749/18, §§ 71-72, 10 Aralık 2019) uyarınca, yetkili yargı makamlarının başvuranları özgürlüklerinden yoksun bırakma kararlarını yalnızca makul şüphenin varlığına dayanarak değil, aynı zamanda iddia edilen silahlı bir terör örgütüne üye olma suçunun niteliği ve ciddiyeti ve bu suçun CMK’nın 100 § 3 maddesinde belirtilen “katalog” suçlar arasında yer alması nedeniyle de gerekçelendirdiği anlaşılmaktadır. Münferit bir değerlendirme yapmaksızın, yetkili yargı makamları delillerin durumuna ve başvuranların kaçma ve delilleri karartma riskine de dayanmış ve tutuklamanın bu koşullar kapsamında orantılı bir tedbir olacağı kanısına varmıştır.
6. Bu arada başvuranlar, tutuklama kararlarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi önünde bir veya daha fazla bireysel başvuruda bulunmuşlar ve diğer hususların yanı sıra (inter alia), suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığını ve tutukluluk kararını haklı gösterecek gerekçelerin bulunmadığını iddia etmişlerdir. Başvuranların tüm başvuruları, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilemez bulunmuştur.
7. Taraflarca sunulan en güncel bilgilere göre, başvuranların çoğu, ilk derece mahkemeleri tarafından, tutuklulukları sırasında mevcut olan veya yargılamanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan delillere dayanılarak, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmişlerdir. Ayrıca, bazı ceza davalarının istinaf ve temyiz aşamasında veya Anayasa Mahkemesi önünde halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ8. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, söz konusu başvuruları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 5. MADDESİNİN 1. FIKRASININ İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi anlamında, özellikle ilk tutukluluklarını gerekli kılan bir suç işlediklerine dair makul şüpheye yol açabilecek nitelikte belirli bir delil bulunmadığı konusunda şikâyet etmişlerdir.
10. Hükümet, Mahkemeyi, CMK’nın 141. maddesi kapsamında tazminat elde edebilecekleri hukuk yolunu kullanmamış olan başvuranlar ile tazminat talepleri halen derdest olan başvuranlar yönünden bu şikâyetin kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmiştir. Hükümet ayrıca, başvuranların başvurularını yaptıktan sonra davalarındaki gelişmeler hakkında Mahkemeyi bilgilendirmediklerini ve bu durumun başvuru hakkının kötüye kullanılması anlamına geldiğini belirterek, Mahkemeden başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
11. Mahkeme, Türkiye aleyhine açılan diğer davalarda Hükümet tarafından ileri sürülen benzer itirazların hâlihazırda reddedildiğini kaydetmektedir (bk. örneğin, yukarıda anılan Baş, §§ 118-21 ve Turan ve diğerleri/Türkiye, no. 75805/16 ve diğer 426 başvuru, §§ 57-64, 23 Kasım 2021) ve mevcut davada bu tespitlerden ayrılmak için bir neden görmemektedir. Dolayısıyla Mahkeme, bu şikâyetin Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesiyle bağdaşmadığı kanaatindedir. Bu nedenle söz konusu şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir.
12. Mahkeme, başvuranların ilk tutuklanmalarının esas olarak şu delillere dayandığını kaydetmektedir: (a) ByLock mesajlaşma uygulamasını kullanmaları; (b) FETÖ/PDY’nin finansmanı olarak değerlendirilen bankacılık faaliyetleri; (c) FETÖ/PDY lehine sosyal medya paylaşımları yapılması veya protestolara katılınması; (d) belirli FETÖ/PDY yanlısı yayınların bulundurulması; (e) FETÖ/PDY şüphelileriyle düzenli telefon veya diğer türden irtibatın bulunması; (f) FETÖ/PDY ile ilişikli kurum ve kuruluşlarda çalışılması ve/veya bu kurum ve kuruluşlara üye olunması ve/veya bunlarla bağlantı bulunması ve (g) görevden uzaklaştırılma veya çıkarılma.
13. Tutuklama kararlarının başvuranların ByLock mesajlaşma uygulamasını kullandıkları iddiasını dikkate aldığına ilişkin olarak Mahkeme, başvuranlara atfedilen suçla ilgili olarak yalnızca ByLock kullanımının Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi anlamı dahilinde “makul şüphe” oluşturmak için yeterli olmadığını daha önce tespit etmiş olduğunu belirtmektedir (bk. yukarıda anılan Akgün, §§ 151-85 ve Taner Kılıç/Türkiye (no. 2), no. 208/18, §§ 102-03 ve 106-09, 31 Mayıs 2022). Buna göre, ByLock kullanımının başvuranların tutuklanmasının temel dayanağını oluşturduğu başvurularda Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi bakımından başvuranların bir suç işlediklerine dair makul şüphenin bulunmadığı sonucuna varmıştır.
14. ByLock kullanımının merkezi veya tek unsur olmadığı durumlarda ulusal mahkemeler tarafından atıfta bulunulan diğer delil dayanaklarına ilişkin olarak Mahkeme, Taner Kılıç (yukarıda anılan karar, §§ 104-05) kararındaki tespitine atıfta bulunmaktadır; buna göre, örgütün hukuka uygun yayınlarına abone olunması, örgütle ilişiği olduğu iddia edilen ve hukuka uygun şekilde faaliyet gösteren okullara çocukların kaydettirilmesi ve Bank Asya’da hesap bulundurulması gibi fiiller yalnızca ikinci derece unsurlardır ve ilave delil bulunmadıkça başvuranın iddia edilen suçu işlediğine dair makul olarak bir şüphe doğuramaz. Mahkeme, anılan davada bu tür fiillerin, şüphelinin bir örgütün suç teşkil eden faaliyetlerine kasten katıldığını ortaya koyabilecek nitelikte ek ve somut delil bulunmadıkça hukuka uygunluk karinesinden yararlandığını vurgulamıştır (ibid., § 105). Bu değerlendirmeler ışığında Mahkeme, mevcut başvurularda başvuranların tutuklanmasına karar verilmesinde dayanılan sosyal medya faaliyetleri, protestolara katılım, diğer şüphelilerle irtibat, bağlantılı kuruluşlarda çalışma ve/veya üyelik ve kamu görevinden çıkarılma gibi ek gerekçelerin de kendiliğinden (per se) başvuranların bir terör örgütü üyesi olduklarına dair makul bir şüphe doğurmayan fiiller kapsamında kaldığını tespit etmektedir. Bu unsurlar, Mahkeme tarafından daha önce incelenmiş olan ikinci derece delillerden daha yüksek bir ispat değeri taşımamaktadır. Bu nedenle Mahkeme, öncelikle (a fortiori), başvuranlara atfedilen ve sözde bir “örgütsel bağı” ortaya koyduğu iddia edilen diğer fiillerin (bk. yukarıda 4. paragraf), bu tür şüpheleri destekleyen ek bilgi bulunmadıkça bir terör örgütüne üyeliğin delili olarak makul şekilde yorumlanamayacağı kanaatindedir (karşılaştırmak için bk. yukarıda anılan Taner Kılıç, §§ 104-05 ve burada atıfta bulunulan davalar). Mahkeme ayrıca, bazı başvuranlara ilişkin olarak Hükümetin söz konusu tedbirleri gerekçelendirmek üzere tanık beyanlarının varlığına atıfta bulunduğunu kaydetmektedir. Ancak Mahkeme, tutuklama kararlarında, söz konusu dönemde ilgili başvuranların bir terör örgütü üyesi olduklarına dair makul şüphe doğurabilecek somut ve belirli olgular ortaya koyan herhangi bir beyana atıfta bulunulmadığını gözlemlemektedir (bk. ayrıca Tüzemen ve diğerleri/Türkiye [Komite], no. 66683/16 ve 116 diğer başvuru, § 13, 8 Temmuz 2025 ve Budak ve diğerleri/Türkiye [Komite], no. 26831/17 ve 93 diğer başvuru, § 14, 14 Ekim 2025 ve burada atıfta bulunulan kararlar).
15. Mahkeme dahası, yargı makamlarının, başvuranların ilk tutukluluklarına karar verirken, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesine, kanunda öngörülen muhtemel cezanın ağırlığına ve “dava dosyalarındaki delillere” genel bir atıfta bulunarak kararlarını gerekçelendirmeye çalıştıklarını kaydetmektedir. Bununla birlikte yargı makamları, söz konusu hükmün lafzını yalnızca tekrar etmişler ve başvuranların söz konusu suçu işlediklerine dair makul şüphe doğuran delilleri belirtmemişlerdir. Mahkeme bu bağlamda, yukarıda anılan Baş (§§ 190-95) kararındaki tespitlerine atıfta bulunmaktadır. Buna göre, dosyadaki delillerin herhangi birine ilişkin olarak yapılan somut bir değerlendirmenin veya olay tarihinde dava dosyasında başvuranlar hakkındaki şüpheyi haklı kılabilecek nitelikteki herhangi bir bilginin yahut da teyit edilebilir nitelikteki herhangi bir materyalin veya olgunun yokluğunda, CMK’nın 100. maddesinin lafzına veya dosyadaki delillere yönelik olarak net olmayan ve genel bir şekilde yapılan atıfların, başvuranların tutukluluklarının dayanağını oluşturması gereken şüphenin “makul” olduğunu gerekçelendirmeye yeterli olduğu değerlendirilemez.
16. Hükümet, başvuranların ilk tutuklandıkları sırada iddia edilen suçu işlediklerine dair makul bir şüphe bulunduğunu ortaya koyabilecek başka herhangi bir emare, olgu veya bilgi sunmadığından, Mahkeme, bu bağlamda Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinde belirtilen gerekliliklerin sağlanmadığını tespit etmektedir (karşılaştırmak için bk. yukarıda anılan Baş, § 195 ve yukarıda anılan Taner Kılıç, §§ 114-16). Son olarak Mahkeme, başvuranların darbe girişiminden kısa bir süre sonra tutuklandıklarını, bunun da olağanüstü halin ilanına ve Türkiye tarafından derogasyon bildiriminde bulunulmasına yol açan olay olduğunu kaydetmektedir. Bu husus, mevcut davada Sözleşme’nin 5. maddesinin yorumlanması ve uygulanmasında mutlaka dikkate alınması gereken bir bağlamsal unsur olmakla birlikte, söz konusu tedbirin durumun gereklilikleri bakımından kesin surette gerekli olduğu söylenemez (karşılaştırmak için bk. yukarıda anılan Baş, §§ 115-16 ve 196-201).
17. Bu nedenlerle Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
DİĞER ŞİKÂYETLER18. Sözleşme’nin 5. maddesinin 1, 3 ve 4. fıkraları kapsamındaki diğer şikâyetlerle ilgili olarak Mahkeme, yukarıda 5. maddenin 1. fıkrası kapsamında yaptığı tespitler ve Turan ve diğerleri davasındaki değerlendirmeleri ışığında (yukarıda anılan karar, § 98), bu şikâyetleri incelememeye karar vermektedir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA19. 32878/18, 36495/18, 45451/19, 55482/19 ve 17953/21 no.lu başvurular haricindeki başvuranlar, kendilerine tanınan süre içerisinde, manevi zararlarına ilişkin olarak değişen miktarlarda tazminat talebinde bulunmuşlardır. Söz konusu başvuranların çoğu, yerel mahkemeler ve Mahkeme önünde yaptıkları yargılama masraf ve giderlerinin yanı sıra maddi tazminat talebinde de bulunmuşlardır.
20. Hükümet bu tazminat taleplerini dayanaksız ve aşırı bularak bunlara itiraz etmiştir.
21. Mahkeme Turan ve diğerleri kararında (yukarıda anılan karar, §§ 102-07) ortaya konulan gerekçelerle, maddi tazminat taleplerini reddetmekle birlikte, 32878/18, 36495/19, 55482/19 ve 17953/19 no.lu başvuru sahipleri hariç olmak üzere her bir başvurana, manevi tazminat ve masraf ve giderler bağlamında, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere 5.000 avro ödenmesine karar vermektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,Başvuruların birleştirilmesine,Başvuranların ilk tutuklandıkları dönemde suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki şikâyetin kabul edilebilir olduğuna,Başvuranların ilk tutuklandıkları dönemde suç işlediklerine dair makul şüphe bulunmaması nedeniyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine,Başvuranların Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamındaki diğer şikâyetlerinin kabul edilebilirliği ve esası hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadığına, 32878/18, 36495/18, 45451/19, 55482/19 ve 17953/21 no.lu başvurulardaki başvuranlar hariç olmak üzere, Davalı Devlet tarafından her bir başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, bu miktarlara yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, manevi tazminat ve masraf ve giderlere ilişkin olarak 5.000 avro (beş bin avro) ödenmesine, Söz konusu üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar, bu meblağlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına,Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 17 Mart 2026 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Dava Listesi:
Sıra no.
Başvuru no.
Dava adı
Dava tarihi
Başvuranın adı
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
Temsilcisi
58473/17
Yaman/Türkiye
18.07.2017
Arif YAMAN
1979
Tekirdağ
Türk
Mehmet Ertürk ERDEVİR
61353/17
Kaynak/Türkiye
09.08.2017
İlter KAYNAK
1971
Kırıkkale
Türk
Dilara YILMAZ
9583/18
Akbulut/Türkiye
13.02.2018
Aykut AKBULUT
1971
Trabzon
Türk
Fatma ALBAYRAK
16800/18
Açlan/Türkiye
30.03.2018
Hacer AÇLAN
1979
Adıyaman
Türk
Gülhis YÖRÜK
17566/18
Karakaya/
Türkiye
15.03.2018
Yusuf KARAKAYA
1971
Konya
Türk
Hasan Emre GÖKDAĞ
20508/18
Doğan/Türkiye
19.04.2018
Azimet DOĞAN
1974
Kütahya
Türk
Fatih DÖNMEZ
32878/18
Ateş/Türkiye
22.06.2018
Davut ATEŞ
1977
Malatya
Türk
36495/18
Metin/Türkiye
16.07.2018
Münir METİN
1966
Eskişehir
Türk
Talat YALAZ
38840/18
Altunok/Türkiye
07.08.2018
Mehmet Fatih ALTUNOK
1981
Elazığ
Türk
Hüseyin AYGÜN
42148/18
Dursun/Türkiye
03.09.2018
Ferhat DURSUN
1986
İstanbul
Türk
Büşra KURT KÜÇÜK
42184/18
Boğur/Türkiye
29.08.2018
Mustafa Erhan BOĞUR
1978
Eskişehir
Türk
Görkem ŞENER
49309/18
Kubur/Türkiye
10.10.2018
Gökhan KUBUR
1979
İzmir
Türk
Burhan AYDIN
51602/18
Ahmedali/
Türkiye
18.10.2018
Asliddin AHMEDALİ
1979
Ankara
Kırgız, Türk
Hüseyin DÖNMEZ
54441/18
Öztürk/Türkiye
01.11.2018
Soner ÖZTÜRK
1980
Tekirdağ
Türk
Büteyra DEMİR
56280/18
Temiz/Türkiye
21.11.2018
Taner TEMİZ
1973
Bolu
Türk
Emine Pınar TEKİNŞEN
58728/18
Boyukata/
Türkiye
23.11.2018
Hayati BÖYÜKATA
1976
Ankara
Türk
Osman BERGİN
1661/19
Kazan/Türkiye
17.12.2018
Eşref KAZAN
1963
Kocaeli
Türk
Kadir ÖZTÜRK
2717/19
Yüce/Türkiye
21.12.2018
Huseyin YÜCE
1960
Burdur
Türk
Merve KOÇ
9394/19
Duman/Türkiye
05.02.2019
Ali DUMAN
1979
Konya
Türk
Filiz ALKAN (ASLANCAN)
9751/19
Kandaz/Türkiye
05.02.2019
Bülent KANDAZ
1972
Kocaeli
Türk
Hasan TOK
10911/19
Yücel/Türkiye
13.02.2019
Nezih YÜCEL
1971
Kırşehir
Türk
Lale KARADAŞ
10914/19
Pazar/Türkiye
13.02.2019
Ali PAZAR
1980
Aksaray
Türk
İhsan MAKAS
11082/19
Bağcı/Türkiye
18.02.2019
Muhiddin BAĞCI
1967
İzmir
Türk
11779/19
Erkap/Türkiye
25.02.2019
Ali Can ERKAP
1972
Manisa
Türk
Yusuf Sait PEKGÖZ
11782/19
Ortak/Türkiye
25.02.2019
Zülküf ORTAK
1976
Manisa
Türk
Yusuf Sait PEKGÖZ
15780/19
Karaman/
Türkiye
01.03.2019
Cengiz KARAMAN
1978
Eskişehir
Türk
Kadir ÖZTÜRK
19112/19
Karademir/
Türkiye
22.03.2019
Kenan KARADEMİR
1971
Ankara
Türk
30883/19
Ayar/Türkiye
30.05.2019
Muhammet AYAR
1980
Manisa
Türk
Hatice AYAR
34145/19
Erbil/Türkiye
12.06.2019
Mehmet ERBİL
1981
Kayseri
Türk
39252/19
Kurt/Türkiye
10.07.2019
Ramazan KURT
1983
Ankara
Türk
Kadir ÖZTÜRK
44790/19
Kabal/Türkiye
08.08.2019
Mesut KABAL
1975
Kocaeli
Türk
Elvan BAĞ CANBAZ
45451/19
Özbek/Türkiye
02.08.2019
Cemil ÖZBEK
1988
İzmir
Türk
Muhammet MARAŞLI
53319/19
Demir/Türkiye
02.10.2019
Yunus DEMİR
1988
İstanbul
Türk
Muhammed İkbal DEMİR
53570/19
Dönmez/Türkiye
13.09.2019
Zekeriya DÖNMEZ
1973
İzmir
Türk
Kadir ÖZTÜRK
55482/19
Ay Sağlam/Türkiye
26.09.2019
Zeynep AY SAĞLAM
1994
Bursa
Türk
Fatih AY
57605/19
Meço/Türkiye
21.10.2019
Fırat MEÇO
1989
Bolu
Türk
İrem DANACIOĞLU GÜNEŞ
64710/19
Toprak/Türkiye
27.11.2019
Murat TOPRAK
1971
Kırşehir
Türk
Lale KARADAŞ
16078/20
Köse/Türkiye
19.03.2020
Hayati KÖSE
1973
Balıkesir
Türk
Asli Nur KÖSE
20589/20
Kuzgun/Türkiye
16.01.2020
Ersan KUZGUN
1984
Kırklareli
Türk
Cebrail Eren KAYNAR
23088/20
Gör/Türkiye
21.05.2020
Fatih GÖR
1972
Samsun
Türk
İnan UZUN
24067/20
Bedirhanbeyoğlu/Türkiye
01.06.2020
Nihat BEDİRHANBEYOĞLU
1978
Nevşehir
Türk
26284/20
Balık/Türkiye
12.06.2020
Gürcan BALIK
1973
Ankara
Türk
Rümeysa BUDAK
29004/20
Gündüz/Türkiye
16.06.2020
Ali GÜNDÜZ
1977
Konya
Türk
Mehmet ÖNCÜ
31507/20
Şahin/Türkiye
09.07.2020
İlyas ŞAHİN
1988
Amasya
Türk
Sıdıka Refia AKSOY
36695/20
Demirdaş/
Türkiye
05.08.2020
Vahattin DEMİRDAŞ
1983
Kayseri
Türk
Bekir DÖNMEZ
40985/20
Yurtoğlu/
Türkiye
04.09.2020
Haydar YURTOĞLU
1979
Türk
Hüseyin AYGÜN
44488/20
Karagöz/Türkiye
21.09.2020
Mehmet Akif KARAGÖZ
1989
Ankara
Türk
Adem ÇEÇEN
44944/20
Sille/Türkiye
03.09.2020
Abbas SİLLE
1976
Hatay
Türk
Dudu ERTUNÇ
46465/20
Aslantaş/Türkiye
08.10.2020
İrfan ASLANTAŞ
1979
Afyonkarahisar
Türk
Akkız KARDEŞLER
51879/20
Kaplan/Türkiye
11.11.2020
Ömer Faruk KAPLAN
1986
Mersin
Türk
Gülcan KAPLAN
52214/20
Şahin/Türkiye
02.11.2020
Emre ŞAHİN
1981
Çorum
Türk
Betül Feyza UĞUR AYDIN
53956/20
Yazbahar/
Türkiye
09.07.2020
Orhan YAZBAHAR
1986
İzmir
Türk
Kadir ÖZTÜRK
54007/20
Küçükkaya/
Türkiye
10.08.2020
İsmail KÜÇÜKKAYA
1980
Samsun
Türk
İnan UZUN
55503/20
Bozköylü/
Türkiye
20.11.2020
Abdullah BOZKÖYLÜ
1981
Antalya
Türk
Kadir ÖZTÜRK
70/21
Çaparoğlu/
Türkiye
07.12.2020
Selmani ÇAPAROĞLU
1975
Kayseri
Türk
Mustafa GENÇ
72/21
Güner/Türkiye
02.12.2020
Ekrem GÜNER
1982
İstanbul
Türk
Ümit GÜNER
162/21
Demircan/
Türkiye
02.12.2020
Serkan DEMİRCAN
1982
Kırşehir
Türk
Lale KARADAŞ
1160/21
Kaya/Türkiye
08.12.2020
Gökhan KAYA
1977
Çankırı
Türk
Emine KAYA
1756/21
Delice/Türkiye
23.12.2020
Mustafa DELİCE
1986
Ankara
Türk
Ebubekir ÇAKIR
2138/21
Akgül/Türkiye
31.12.2020
Emin Özgür AKGÜL
1973
Ankara
Türk
Refia TAŞÇIOĞLU ERBİROL
2320/21
Budak/Türkiye
29.12.2020
Bekir BUDAK
1978
İzmir
Türk
Burcu HAS
2362/21
Uslu/Türkiye
08.12.2020
Osman USLU
1980
Mersin
Türk
Abdulselam DURAN
8842/21
Genç/Türkiye
03.12.2020
Mustafa GENÇ
1976
Osmaniye
Türk
Meryem GÜNAY
9574/21
Şahbaz/Türkiye
20.01.2021
Burhaneddin ŞAHBAZ
1989
Konya
Türk
Emrah ÇELİKTAŞ
9925/21
Dilevci/Türkiye
07.12.2020
Gündüz DİLEVCİ
1977
Mersin
Türk
Mehmet Fatih ARSLAN
11982/21
Kılınçarslan/
Türkiye
08.02.2021
Bekir KILINÇARSLAN
1974
Konya
Türk
Leyla MESUTOĞLU
15978/21
Yıldırım/
Türkiye
19.03.2021
Emrah YILDIRIM
1978
Ankara
Türk
Saniye YILDIRIM
17216/21
Dayanır/Türkiye
17.03.2021
Remzi DAYANIR
1984
İstanbul
Türk
Muhammed Emirhan SERİN
17942/21
Eryiğit/Türkiye
19.03.2021
Kamuran ERYİĞİT
1987
Samsun
Türk
Kadir ÖZTÜRK
17953/21
Özmen/Türkiye
18.03.2021
Kadir ÖZMEN
1979
Ankara
Türk
18267/21
Kaynak/Türkiye
29.03.2021
Tuncay KAYNAK
1981
Samsun
Türk
Kadir ÖZTÜRK
27774/21
Büyükodabaşı/
Türkiye
07.05.2021
Güngör BÜYÜKODABAŞI
1977
Hatay
Türk
Dudu ERTUNÇ
28242/21
Songur/Türkiye
28.05.2021
Ömer Faik SONGUR
1985
Sakarya
Türk
Arzu SONGUR
34615/21
Bacaklıoğlu/
Türkiye
07.06.2021
Hayri BACAKLIOĞLU
1978
Karabük
Türk
Kadir ÖZTÜRK
44611/21
Yılmaz/Türkiye
27.08.2021
Ali YILMAZ
1973
Antalya
Türk
Kamile KILDAN
4568/22
Sipahi/Türkiye
07.01.2022
Mehmet Ali SİPAHİ
1989
İstanbul
Türk
Mehmet ÖKSÜZ
7170/22
Kiriş/Türkiye
19.01.2022
Özgür KİRİŞ
1980
Bursa
Türk
Murat IŞIK