Olaylar — Başvuranlar, İnguşetya’da 2002 ve 2004 yıllarında Rus güvenlik güçleri oldukları belirlenen silahlı adamlar tarafından yakalandıktan sonra kaybolan üç kişinin yakın akrabalarıdırlar. Her bir davada, yerel savcılık tarafından ceza soruşturması başlatılmış ve ardından yargılama işlemleri durdurulmuş ve birçok durumda tekrar başlatılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından hüküm verildiği sırada, yargılamalar hala derdest durumdaydı ve kaybolan kişilerin nerede olduğu ve kaçıran kişilerin kimlikleri hala bilinmemekteydi. Taraflar, kaybolma olaylarında Devletin müdahale düzeyini ve kaçırılan kişilerin ölü olduklarının varsayılıp varsayılamayacağını tartışmışlardır.
Hukuki Değerlendirme — Madde 2
(a)Esas bakımından — Mahkeme, başvuranların aile üyelerinin Devlet temsilcileri tarafından gözaltına alındıklarının anlaşıldığına hükmetmiştir. Kaçırıldıklarından beri söz konusu üç kişiden güvenilir bir haber alınamadığından ve söz konusu tutukluluk halinin yaşamı tehdit eden mahiyeti göz önüne alındığında, kişilerin öldükleri varsayılabilir. Davalı Devlet, ölüm sebeplerini gerekçelendiremediğinden, kişilerin ölümlerinden sorumludur.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
(b)Usul bakımından — Başvuranların akrabalarının kaybolmalarına ilişkin olarak yürütülen soruşturma işlemleri, faillerin kimlikleri ve mağdurların akıbetleri hakkında herhangi bir önemli gelişme kaydedilmeksizin uzun yıllardır derdest haldedir. Davaların hepsinde yargılama işlemlerine ilişkin olarak birçok aksaklık kaydedilmiştir. Özellikle, kişileri kaçırdıkları sırada kaçıranların kullandığı özel geçitlerin yerlerini ve mahiyetlerini tespit etmek için hiç bir adım atılmamıştır. Aksi durum, kaçıranların kimliklerini ve mağdurların akıbetlerinin belirlenmesini sağlayabilirdi. Burada tehlikede olan, güç kullanımını sadece Devletin gerçekleştirebileceğine ilişkin halkın güvenidir. Bu nedenle Devlet, mevcut bütün yollarla, yargısal veya başka bir şekilde, yeterli müdahalede bulunmalıdır. Böylece, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yasama ve idari çerçeveye gereğince uyulmuş ve herhangi bir hak ihlali durdurulup cezalandırılmış olur. Davalı Devlet, mevcut davada söz konusu müdahaleyi gereğince yerine getirmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Mahkeme ayrıca, oy birliğiyle (başvuranların maruz kaldığı acı ve üzüntüye ilişkin olarak) 3. maddenin, (hukuki bir dayanağı ve bilgilendirme olmaksızın tutukluluk hallerine ilişkin olarak) 5. maddenin ve (2. ve 3. maddeler uyarınca başvuranların şikayetleri ile ilgili etkin bir iç hukuk yolunun bulunmayışına ilişkin olarak) 13. maddenin ihlal edildiklerine karar vermiştir.
Madde 41: Başvuranlara manevi tazminat olarak 45,000 avro ile 60,000 avro arasında bir miktarın ve maddi tazminat olarak 7,800 avro ile 60,000 avro arasında bir miktarın ödenmesine hükmedilmiştir.
(Bk. Imakayeva / Rusya, 7615/02, 9 Kasım 2006, Bilgi Notu 91; Gakayeva ve Diğerleri / Rusya, 51534/08 ve diğerleri, 10 Ekim 2013; Aslakhanova ve Diğerleri / Rusya, 2944/06 ve diğerleri, 18 Aralık 2012, Bilgi Notu 158; ve Varnava ve Diğerleri / Türkiye, 16064/90 ve diğerleri,18 Eylül 2009, Bilgi Notu 122).
Full & Egal Universal Law Academy