AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
YİVLİ /TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 12723/11)
KARAR
STRAZBURG
14 Kasım 2017
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Yivli/Türkiye davasında,
Başkan,
Julia Laffranque,
Hâkimler,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
17 Ekim 2017 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde İmdat Yivli (“başvuran”) adlı bir Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, 3 Aralık 2010 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkeme’ye yapılmış olan bir başvuru (no. 12723/11) bulunmaktadır.
2. Başvuran, Mahkeme önünde, Ankara Barosuna bağlı Avukat H. İşler tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. 22 Eylül 2015 tarihinde başvuranın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin iddialar, Savunma Bakanlığı tarafından iletilen gizli belgelere erişememesi nedeniyle bu mahkeme nezdindeki yargılamaların adilliği ve Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesiyle ilgili şikâyetleri Hükümete iletilmiş ve başvurunun geriye kalan kısmının, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 54 § 3 maddesi uyarınca kabul edilemez olduğu beyan edilmiştir.
4. Hükümet, başvurunun Komite tarafından incelenmesine itiraz etmiştir. Mahkeme, Hükümetin itirazını değerlendirdikten sonra reddetmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuran 1979 doğumlu olup, Hatay’da ikamet etmektedir.
6. Başvuran, Orduda bir subaydı. Gizli soruşturma raporlarına dayanarak, başvuranın sözleşmesi sona erdirilmiştir. Başvuran gizli raporlara erişememiştir. Başvuran 8 Haziran 2009 tarihinde söz konusu kararın iptal edilmesi için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde Savunma Bakanlığına karşı dava açmıştır.
7. Gizli soruşturma raporlarına ve başvurana tebliğ edilmemiş Başsavcının yazılı mütalaasına dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 16 Mart 2010 tarihinde başvuranın davasını reddetmiştir. Başvuranın karar düzeltme talebi de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından 18 Mayıs 2010 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar, başvurana 8 Haziran 2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
8. Söz konusu zamana ait iç hukuka ilişkin açıklamalar Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015), ve Yavuz/Türkiye ((k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000) davalarında bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
9. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kürsüsünde görev yapan iki subayın askeri makamların hiyerarşisi altında olduklarını ve diğer askeri hâkimler ile aynı hukuki güvencelerden yararlanmadıklarını ve bundan dolayı bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılamadan mahrum bırakıldığı hususunda şikâyetçi olmuştur. Başvuran ayrıca yargılamalar sırasında Savunma Bakanlığı tarafından sunulan gizli belgelere erişememesi ve Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi sebebiyle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde görülen davanın adil olmadığı hususunda şikâyette bulunmuştur.
A. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlık ve tarafsızlığı hakkında
1. Kabul Edilebilirlik Bakımından Değerlendirme
10. Hükümet Sözleşme’nin 35. maddesi uyarınca, başvuranın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı ile ilgili şikâyetinin iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda Hükümet, başvuranın askeri hâkimlerin reddini talep etmediğini ileri sürmüştür.
11. Başvuran bu hususla ilgili görüşlerini bildirmemiştir.
12. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluş ve oluşumunun Anayasa ve Kanun’da açıkça öngörüldüğünü gözlemlemektedir. Bu doğrultuda, kürsüde bulunan hâkimlerin ordunun üyeleri olması nedeniyle mahkemenin oluşumuna ilişkin olarak başvuran tarafından gerçekleştirilecek herhangi bir itiraz başarısızlıkla sonuçlanacaktır (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Satık/Türkiye (no. 2), no. 60999/00, § 39, 8 Temmuz 2008 ve Yavuz/Türkiye (k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000).
13. Bu nedenle ulusal makamlar önündeki bu tür bir talep şikâyet edilen durumu düzeltmeyecektir. Dolayısıyla, bu itirazın reddedilmesi gerekmektedir. Mahkeme ayrıca, bu şikâyetin, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı kanısındadır. Başvurunun kabul edilemez olduğuna ilişkin başka bir gerekçe de görememektedir. Dolayısıyla, bu şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
2. Esas hakkında
14. Mahkeme hâlihazırda benzer bir şikâyeti Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 68-84, 17 Kasım 2015) davasında incelemiş ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. Mahkeme, yukarıda belirtilen kararındaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul görmemektedir.
15. Dolayısıyla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması gerekçesiyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
B. Gizli dosyalara erişememe ve Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi hakkındaki şikâyetler
16. Başvuran Savunma Bakanlığı tarafından sunulan gizli belgelere erişememesi ve Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi sebebiyle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde görülen davanın adil olmadığı hususunda şikâyette bulunmuştur.
17. Mahkeme, bu şikâyetlerin yukarıda incelenen şikâyet ile bağlantılı olduğunu ve bu nedenle kabul edilebilir olduklarının değerlendirilmesi gerektiğini kaydeder.
18. Mahkeme, başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanma hakkının ihlal edildiğini tespit ettiğini dikkate alarak, bu şikâyetleri incelemenin gerekli olmadığı kanısındadır (bk. diğer kararlar arasında, Incal/Türkiye, 9 Haziran 1998, § 74, Karar ve Hüküm Derlemeleri 1998‑IV; Ükünç ve Güneş/Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003 ve Yeltepe/Türkiye, no. 24087/07, § 33, 14 Mart 2017).
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
19. Başvuran adli tazmin talebinde bulunmamıştır. Bu nedenle, Mahkeme, başvurana bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine hükmetmeye gerek duymamıştır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması gerekçesiyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yapılmış olan diğer şikâyetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 14 Kasım 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy