Zaiet / Romanya – 44958/05 - 24.3.2015 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar – Başvuran 17 yaşında evlat edinilmiştir. Evlat edinen annenin, başka bir evlatlık kızı bulunmaktaydı. Annenin ölümünden sonra, 2003 yılında iki kız kardeş, daha önce ailelerinden kanunlara aykırı olarak kamulaştırma yoluyla alınan arazinin tapusunu müşterek olarak almışlardır. Başvuranın kız kardeşi tarafından açılan bir davanın sonucunda, 2004 yılında, bölge mahkemesi başvuranın evlatlık durumunu hükümsüz kılmıştır. Söz konusu karar, 2005 yılında temyiz aşamasında onanmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 8: Evlat edinmeye ilişkin kararın, verildikten 31 yıl sonra ve evlat edinen annenin ölümünden 18 yıl sonra iptal edilmesi, başvuranın aile hayatına saygı hakkına müdahale teşkil etmektedir. Söz konusu zamanda yürürlükte olan kanuna göre, evlat edinilen kişi hukuki ehliyete sahip olduktan sonra, evlat edinme kararının iptalini ancak kendisi talep edebilir. Ancak, yargılama işlemleri sırasında temyiz mahkemesince söz konusu itiraz dile getirilmemiştir. Bu nedenle, yetkililer tarafından uygulanan tedbirin kanunlara uygun olup olmadığı konusunda şüpheler bulunmaktadır. Ayrıca, başvuranın evlatlık durumunun iptali, ne evlat edinilen kişinin ne de evlat edinen annenin çıkarlarına hizmet etmemektedir. İptal kararı, başvuranın ölen annesiyle aile bağlarının koparılmasına ve kız kardeşinin lehine olacak şekilde miras haklarını kaybetmesine yol açmıştır. Söz konusu iptal davasını miras kalan araziyi alabilmek için diğer kız kardeşin açtığı göz önüne alındığında, ihtilaf konusu kararların meşru bir hedef güdüp gütmedikleri şüphelidir.
Söz konusu tedbirin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı konusuna ilişkin olarak, Mahkeme aile bağlarının kurulduğu bir yerde, ilke olarak Devlet’in söz konusu bağları koruyabilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Bir aileyi dağıtmak, çok ciddi bir düzene müdahale teşkil etmektedir ve sadece çocuğun çıkarları değil yasal belirlilik de yeterince makul ve ağırlıklı olarak değerlendirilmelidir.
Mevcut davada, yerel mahkemeler, söz konusu evlat edinme kararını, başvuranın evlatlık durumunun tek amacının yalnızca annenin patrimonyal çıkarlarının devamını sağlamak olduğu gerekçesiyle söz konusu evlatlık durumunun iptaline karar vermişlerdir. Ancak, evlat edinmeye ilişkin kuralları düzenleyen yasal hükümlerevlatedinilen çocuğa karşı tedbirler olarak tasarlanmamışlardır ve evlat edinilen çocuğu miras hakkından yoksun bırakacak şekilde yorumlanamazlar. Ayrıca, iç hukuk uyarınca, sadece evlatlık alınan çocuk, hukuki ehliyetini kazandığında, evlatlık durumunun iptalini isteyebilir. Daha sonra, evlat edinme kararının hileli veya yanıltıcı kanıtlara dayandığı ortaya çıkarsa, yanlış karar nedeniyle evlat edinen ebeveynin maruz kaldığı herhangi bir zararın giderilmesinde çocuğun çıkarları önde tutulmalıdır. Bu nedenle, yerel mahkemelerin kararları, başvuranın aile hayatına yapılan müdahaleyi gerekçelendiren ilgili ve yeterli nedenlerle desteklenmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Mahkeme, ayrıca, oy birliğiyle, 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Madde 41: Başvurana, maddi ve manevi tazminat olarak 30.000 avro ödenmesine karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy