© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright indication at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Zolotas/Yunanistan (no 2) - 66610/09
Karar 29.1.2013 [1. Daire]
1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi
1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin 1. fıkrası
Mülkiyete saygı
İnaktif ve zamanaşımına uğramış olan banka hesaplarındaki paraların Devlete aktarılması: ihlal
Olaylar – Başvurucu Yunanistan’da bir banka hesabı açtıktan sonra seneler boyunca Yunanistan dışında ikamet etmek zorunda kalmıştır. Yunanistan’a döndükten sonra bankası başvurucunun hesabındaki parayı, yirmi yıldan fazla bir süre boyunca hesabında hiçbir hareketlilik kaydedilmediği için, başvurucuya iade etmeyi reddetmiştir. 2003 yılında başvurucu söz konusu parayı (30 550 EUR) almak için hukuk mahkemelerine başvurmuştur. Hukuk mahkemeleri başvurucunun bankaya yönelttiği hak iddialarının Medeni Kanun’da öngörülen zamanaşımı süresinin geçmesinden dolayı ortadan kalktığına ve ihtilaf konusu paranın inaktif kalan banka hesaplarından yararlanan Devlete geçtiğine karar vermiştir. Ocak 2009 tarihinde Yargıtay başvurucunun temyiz talebini reddetmiştir.
Hukuk – 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi: Şubat 2003 tarihinde başvurucu bankaya hesabının durumu hakkında bilgi almak için gittiğinde, 1981 yılının ikinci döneminden beridir hesabında herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği için bütün hak iddialarının zamanaşımına uğradığını öğrenmiştir. Ulusal yargı mercilerinin kararlarından başvurucunun hesap açarken bankayla bir mevduat sözleşmesi imzaladığı çıkmaktadır. Başvurucunun bu sözleşmeden doğan hak iddiaları Medeni Kanun’un öngördüğü yirmi yıllık zamanaşımına tabiydi. Başvurucunun başvurduğu ulusal yargı mercileri bankalardaki mevduat ve faizlerinin hesap sahibi tarafından talep edilmemesi veya yirmi yıllık bir süre boyunca hesap üzerinde hiçbir hareketliliğin olmaması durumunda bu mevduat ve faizlerin Devlete kesin bir şekilde geçeceğini belirten yasayı uygulamışlardır. Dahası istinaf mahkemesi zamanaşımı süresinin ne kesildiğine – başvurucunun hesabının ortaya çıkardığı faizlerin bankanın hesap dökümüne kaydedilmiş olması süreyi kesmez – ne de başvurucunun ileri sürdüğü mücbir sebep nedeniyle durduğuna hükmetmiştir.
Başvurucunun hesabıyla ilgili hak iddialarının zamanaşımına uğraması başvurucunun mülkiyet hakkına bir müdahale oluşturur. Zamanaşımı meşru ve kamu yararına bir amaç izlemektedir: varlıkları şüpheli hale gelecek kadar eski bir dönemde kurulmuş olan hukuki ilişkilerin sosyal ve ekonomik nedenlerle tasfiye edilmesi. Bu zamanaşımı sistemi makuldür. Yirmi yıllık süre geniş bir süre ve ilgililer için bu süreyi durdurmak ne zor ne de imkânsızdır. Ancak bir banka hesabıyla ilgili hak iddialarının belli bir dönem boyunca bu hesap üzerinde bir hareketliliğin olmaması nedeniyle zamanaşımına uğraması kadar radikal bir tedbir, faiz işlenmesinin hesap üzerinde bir hareketlilik oluşturmadığına yönelik içtihatla birlikte değerlendirildiğinde, hesap sahiplerini banka ve Devlete oranla dezavantajlı bir duruma sokmaktadır. Özellikle bu tespit hesap sahiplerinin medeni hukuk veya banka hukukunda yetenekli olmayan basit bireylerden oluştuğu durumlar için geçerlidir. Medeni Kanun’a göre bir miktar parayı bankaya yatıran kişi eğer bankaya bu parayı kullanma hakkını vermişse banka bu parayı saklamalı ve eğer banka bu parayı kendi hesabına kullanmışsa parayı yatırmış olan kişiye sözleşme sonunda buna eşdeğer bir miktar para ödemelidir. Dolayısıyla bir hesap sahibi, özellikle hesabına faiz aktarıldığını fark ettiği zaman, iyi niyetli bir şekilde bankadaki parasının güvende olduğunu düşünebilir. Hesap sahibinin bankayla yapmış olduğu sözleşmenin dengesi ile mali çıkarını tehdit eden bir durumun, yasaya uyması ve mülkiyet hakkını koruması için gerekli tedbirleri önceden alabilmesi için, kendisine bildirileceğini beklemesi meşrudur. Böyle bir güven ilişkisi bankayla ilgili işlemler ve buna bağlı hakların ayrılmaz bir parçasıdır. Devletin vatandaşı koruma ve, zamanaşımının ortaya çıkarabileceği üzücü sonuçlar dikkate alındığında, bankalar için inaktif bir hesabın sahibini zamanaşımı süresinin sonunun yaklaştığından haberdar etme ve böylece hesap sahibine mesela hesabı üzerinde bir işlem gerçekleştirmek suretiyle zamanaşımını kesme olanağını verme zorunluluğu öngörme gibi bir pozitif yükümlülüğü vardır. Böyle bir bilgilendirmenin yapılmasını istememek toplumun genel çıkarıyla ilgili gerekler ile bireyin temel haklarının korunmasıyla ilgili zorunluluklar arasındaki adil dengeyi bozabilir. Böyle bir bilgilendirme olmadığından dolayı başvurucu ne varlığı belirsiz hukuki ilişkileri ortadan kaldırma gereği ile, ne de banka sisteminin iyi işleyişi ile haklılaştırılabilecek aşırı ve orantısız bir yük yüklenmiştir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle).
Madde 41: maddi ve manevi zarar için 15 000 EUR.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadelerin kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case–law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non–commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle–ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci–dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante: publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy