Doğan ve Diğerleri / Türkiye – 62649/10 - [Bölüm II]
2005 yılının Haziran ayında, Alevi inancını taşıyan başvuranların her biri, Alevi dinine ilişkin hizmetlerin kamu hizmeti kapsamında olduğuna ve Alevilerin ibadet yerlerinin, ibadet yeri statüsü kazanması, Alevi din adamlarının memur olarak işe alınması ve Alevi inancını taşıyanların ibadetlerine bütçe ayrılması için özel bir hüküm çıkartılması konularında Başbakan’a dilekçe sunmuşlardır. 2005 yılının Ağustos ayında, Başbakanlık bünyesinde bulunan Halkla İlişkinler Daire Başkanlığı, başvuranlara taleplerinin yerine getirilemeyeceğini bildirmiştir. Söz konusu cevabı müteakiben, başvuranlarla birlikte 1.919 kişi, İdare Mahkemesi’ne kararın yargı denetiminden geçirilmesi talebiyle başvurmuştur. 2007 yılının Temmuz ayında, İdare Mahkemesi ilgili yetkililerin reddinin yürürlükteki kanunlara uygun olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Mahkeme, bu bağlamda, başvuran tarafın taleplerinin yalnızca yeni kanunların kabul edilmesi halinde yerine getirilebileceğini gözlemlemiştir. Başvuranlar ilgili karara itiraz etmişler ancak 2 Şubat 2010 tarihinde Danıştay söz konusu itirazı reddetmiştir.
Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda, Devlet’in Alevi inancına mensup kişilere dini kamu hizmeti sağlanmasına ilişkin hüküm çıkartılması taleplerini reddederek, Sözleşme’nin 9. maddesi uyarınca negatif ve pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, ayrıca, karşılaştırılabilir bir durumda, İslam dininin Suni mezhebine bağlı olan vatandaşlardan farklı muamele gördükleri gerekçesiyle dinleri yüzünden ayrımcılığa maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir. Sözleşme’nin 9. maddesi ile birlikte 14. maddesine dayanmışlardır.
25 Kasım 2014 tarihinde Mahkeme’nin bir dairesi, yargı yetkisinden Büyük Daire lehine feragat etmeye karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy