Olaylar ve Olgular – Polonya Devlet Güvenlik Hizmetleri’nin eski üyelerinin, komünist rejimin mevcut olduğu 1944 ile 1990 yılları arasında birikmiş emeklilik hakları, 2009 yılında yürürlüğe giren bir yasanın hükümleri uyarınca azaltılmıştır. Başvuranlar, etkileri bakımından cezalandırıcı olduğunu ve önceki çalışanlar için toplu bir cezalandırma türü olduğunu değerlendirdikleri bir yasa ile kişisel koşullarının ani, gecikmiş ve büyük bir değişikliğe uğraması sonucunda aşırı bir külfet altına sokulduklarını ileri sürmüşlerdir. Mahkeme’ye bu türden 1.628 dava açılmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – 1 No.’lu Protokolün 1. Maddesi: Mahkeme başlangıçta emekli maaşlarının düşürülmesinin, “mülkiyete” gerekçelendirilmesi gereken bir müdahale teşkil edebileceğini hatırlatmıştır. Başvuranların davasında, emekli maaşlarının belirli bir bölümünün kaybına yol açan müdahalenin, 2009 Kanununda yasal bir dayanağı olmuştur ve emeklilik sisteminde hakkaniyeti sağlamak üzere asılsız veya haksız olarak elde edilmiş olarak değerlendirilen emeklilik faydalarını sonlandırma meşru hedefini gözetmiştir. Mahkemeye göre, emeklilik faydalarının verilme sebebi ve şekli dikkate alındığında, söz konusu faydaların Sözleşme’de yer alan değerler açısından açıkça temelden yoksun olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Kesintiler ortalama %25-30 oranını aşmamıştır ve davaların çoğunda, kesintilere rağmen, başvuranlar Polonya’daki ortalama emekli maaşının üzerinde bir miktar almaya devam etmişlerdir. Başvuranların, Devletin itiraz edilen tedbirleri almak için çok uzun süre beklediği iddialarına ilişkin olarak Mahkeme, komünizm sonrası ülkelerdeki siyasal geçiş döneminde, uzun zamana yayılması gereken pek çok kapsamlı, etki alanı geniş ve ihtilafa yol açan reformların yapıldığını kaydetmiştir. Dolayısıyla, söz konusu kamu çıkarını dikkate alarak ne zaman bu türden tedbirlerin alınması gerektiğine karar vermenin ulusal makamların görevi olduğu değerlendirilmiştir. Otoriterlikten kurtulmalarının ardından siyasi, hukuk ve ekonomik sisteminde reformlar gerçekleştiren söz konusu Sözleşmeci Devletlere verilen geniş takdir yetkisine atıfta bulunarak Mahkeme, başvuranların haklarının özünün ihlal edilmediği kanaatine varmıştır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça temelden yoksun).
(Ayrıca bk. Domalewski / Polonya (k. k.), no. 34610/97, 15 Haziran 1999, Bilgi Notu no. 7; Janković / Hırvatistan (k. k.), no. 43440/98, 12 Ekim 2000, Bilgi Notu no. 23; Schwengel / Almanya (k. k.), no. 52442/99, 2 Mart 2000; Lessing ve Reichelt / Almanya (k. k.), no. 49646/10 ve 3365/11, 16 Ekim 2012)
Full & Egal Universal Law Academy