AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru no: 55657/09
Ahmet ÇELEBİ / Türkiye
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 10 Aralık 2019 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
18 Eylül 2009 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle davalı Hükümet tarafından 19 Eylül 2019 tarihinde gönderilen deklarasyonu ve başvuranın bu deklarasyona cevabını göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuran Ahmet Çelebi, 1966 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Aydın’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde İzmir Barosuna bağlı Avukat S. Cengiz tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği hususunda şikâyette bulunmuştur. Başvuran, bedensel yaralanmaları nedeniyle ek tazminat talebinde bulunmuş fakat söz konusu tazminat talebi yerel mahkemeler tarafından zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran yerel mahkemelerin bu kararı verirken, maluliyetinin zaman içerisinde ilerlemiş olmasını ve bu durumun da zaman aşımı süresi dolduktan sonra tespit edildiği gerçeğini göz ardı ettiklerini iddia etmektedir. 4. Başvuru, Hükümete tebliğ edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
5. Başvuran, ek tazminat talebinin, yerel mahkemeler tarafından zaman aşımı nedeniyle reddedilmesinden ötürü mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
6. Hükümet, dostane çözüm sağlanmasına yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, 19 Eylül 2019 tarihli bir yazıyla, başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmayı önerdiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeden, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermesini talep etmiştir.
Söz konusu deklarasyon, aşağıdaki gibidir:
Hükümet, tek taraflı deklarasyon yoluyla, mevcut davada, başvuranın ek tazminat taleplerinin zaman aşımına uğramasından dolayı yerel mahkemeler tarafından reddedilmesi gerekçesiyle mahkemeye erişiminin Sözleşme standartlarını karşılamadığını belirtmek istemektedir.
Bu bağlamda Hükümet, 31 Temmuz 2018 tarih ve 7145 sayılı Kanun ile değiştirildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375 § 1 (i) maddesinin, hâlihazırda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonrası bir başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verdiği davalarda hukuk mahkemesi yargılamalarının yenilenmesini gerektirdiğini vurgulamaktadır. Hükümet, başvuranın Sözleşme kapsamındaki şikâyetlerine ilişkin olarak, yukarıda belirtilen hukuk yolunun telafi kabiliyetine haiz olduğunu düşünmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, başvuran Ahmet Çelebi’ye yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, tüm maddi zararların yanı sıra masraf ve giderleri karşılığında 3,000 avro (üç bin avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim. Bu meblağlar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden yerel para birimine çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kayıttan düşme kararının bildirileceği tarihi müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağların belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, Mahkeme önündeki davayı nihai çözüme kavuşturacaktır.
Bu sebeple Hükümet, Mahkemeyi, somut davanın kayıttan düşürülmesine karar vermeye davet etmektedir. Hükümet, mevcut deklarasyonun, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesinde belirtildiği gibi, Mahkemenin davayı kayıttan düşürmesini haklı kılan “başka bir sebep” bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme tarafından kabul edilmesini talep etmektedir.
7. Başvuran, 8 Ekim 2019 tarihli mektubuyla, tek taraflı deklarasyon şartlarından memnun olmadığını belirtmiştir.
8. Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinde, koşulların söz konusu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde belirtilen sonuçlardan birine yol açması hâlinde, Mahkemenin yargılamaların herhangi bir aşamasında başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi, Mahkemenin özellikle aşağıdaki durumda başvuruyu kayıttan düşürmesine imkân vermektedir:
“Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı takdirde”.
9. Mahkeme ayrıca, belirli koşullarda, başvuran davasının incelenmeye devam edilmesini arzu etse dahi, davalı Hükümet tarafından sunulan tek taraflı deklarasyona istinaden, başvuruyu 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürebileceğini hatırlatmaktadır.
10. Bu amaçla Mahkeme, özellikle Tahsin Acar kararı olmak üzere kendi içtihadından doğan ilkeler ışığında deklarasyonu incelemiştir (Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI; WAZA Sp. z o.o./Polonya (k.k.), no. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (k.k.), no. 28953/03, 18 Eylül 2007).
11. Mahkeme, Türkiye aleyhine açılan davalar dâhil olmak üzere birçok davada, bir başvuranın ilgili koşulları göz ardı edilerek süre sınırlamalarının yorumlanması hakkındaki şikâyetlere ilişkin olarak uygulamasını ortaya koymuştur (bk. örneğin, gerekli değişikliklerin uygulanması koşuluyla, Eşim/Türkiye, no. 59601/09 §§ 16-27, 17 Eylül 2013).
12. Mahkeme, teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra Hükümet deklarasyonu içerisinde yer alan ikrarların mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir gerekçe bulunmadığı kanaatine varmıştır (37 § 1 (c) maddesi).
13. Ayrıca, yukarıdaki mülahazalar ışığında ve bilhassa konuyla ilgili açık ve kapsamlı içtihatlar dikkate alındığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri ile tanımlanan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37 § 1 maddesinin son cümlesi).
14. Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması hâlinde, başvurunun Sözleşme’nin 37 § 2 maddesi uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (Josipović/Sırbistan (k.k.), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıdaki hususlar ışığında, davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin Sözleşme’nin 6 §§ 1 maddesi kapsamındaki deklarasyon koşullarını ve belirtilen taahhütlerin yerine getirilmesine ilişkin kuralları dikkate alarak;
Başvurunun, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 9 Ocak 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy