Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-4-335 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 13-11/166-88
Karar Tarihi : 20.02.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖR : Recep GÜNDÜZ, Canan İÇEL
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Çelik Motor Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Efser Zeynep ERGÜN
Büyükdere Cad. No:127 Astoria A Kule K:6-24-26-27 34394
Esentepe/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Çelik Motor Ticaret A.Ş.’nin tek sağlayıcısı olduğu Kia marka
araçların satışı için yetkilendirilmiş bayilerine uygulamayı planladığı prim sistemine
muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 05.11.2012 tarih ve 9483 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 18.02.2013 tarih ve 2012-4-335/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Ön
İnceleme raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Çelik Motor Ticaret A.Ş. (Çelik Motor)’nin tek sağlayıcısı olduğu KIA marka araçların satımı
için yetkilendirilmiş bayileri ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesinin 2005/4 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(2005/4 sayılı Tebliğ) ile tanınan grup muafiyetinden faydalanabileceği,
- Bildirim konusu sözleşmeye bağlı olarak ve bayi bültenleri ile uygulanması planlanan Bayi
Prim Sistemi’ne ilişkin 4, 8, 22 ve 27. maddelerdeki sözleşme hükümlerinin ise 4054 sayılı
Kanun'un 5. maddesinde sayılan şartları karşılaması nedeniyle, bildirim konusu sözleşmeye
bireysel muafiyet tanınabileceği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
(4) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “yeni binek otomobillerin dağıtımı,
satışı ve pazarlanması”, ilgili coğrafi pazar ise, “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
G.2. Bildirimin Konusu
(5) Yapılan bildirime göre, Çelik Motor hizmet kalite primi, tavsiye stok primi ve satış performans
pirimi olmak üzere üç ayrı kriter üzerinden getirmeyi planladığı prim sistemi için bayileri ile
araç satışına ilişkin yeni sözleşmeler imzalayacaktır. Sözleşmelerin kapsamı Çelik Motor’un
tek sağlayıcısı olduğu KIA ticari markalı veya diğer yeni motorlu araçların yetkili bayiler
tarafından tüm Türkiye sınırları içerisinde yeniden satışının yapılmasıdır. Sözleşme satış
sonrası hizmetlere ilişkin hükümler içermemektedir.
13-11/166-88
2/9
(6) Dosya mevcudu bilgilere göre, sözleşmede bayilerin ek satış noktası açması veya rakip
markaları satmalarının doğrudan engellenmesine ilişkin yasaklayıcı hükümler
bulunmamakta, ancak her iki durum için de Çelik Motor’a üç ay önceden bildirim yapılması
zorunluluğu getirilmektedir. Diğer taraftan, Çelik Motor tarafından yayımlanacak olan bayi
bültenlerinde getirilen kriterlere tüm bayilerin uyması zorunlu tutulmakta, aksi takdirde Çelik
Motor’un sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkı bulunduğuna dikkat çekilmektedir.
Satış hedefleri ve primlere yönelik olarak ise, dönemsel satış hedeflerinin geçmiş yıllardaki
alımlarını, stok seviyesini, müşteri siparişlerini, cirolarını göz önünde bulundurarak resmi
verileri, pazarın tahmini büyüklüğü ve muadil araç adedine göre bayi ve Çelik Motor arasında
birlikte belirleneceği düzenleme altına alınmaktadır. İlgili sözleşme maddeleri incelendiğinde,
bayinin bu hedeflere ulaşması hususunda yükümlülükler üstlendiği, satış hedefine
ulaşamaması halinde sözleşmenin Çelik Motor tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması
ile karşı karşıya kalacağı görülmektedir. Ayrıca bayilerin KIA markalı araçların her çeşidinden
stokunda en az bir adet bulundurmak zorunda olduğu görülmektedir.
G.3. Bültenin Kapsamı
(7) Bildirimin ekinde sunulan ve Çelik Motor’un oluşturduğu bayi prim sisteminin işleyişini
anlatan Bülten’de belirtildiği üzere, bayi prim sisteminde primler üç ayrı kriter üzerinden
hesaplanacaktır.
(i) Hizmet Kalite Primi
(ii) Tavsiye Stok
(iii) Satış Performans Primi
(8) Hizmet kalite priminde, hizmet kalite puanı üzerinden prim hesaplanacak ve (…..) (gerekli
görülmesi durumunda (…..)) ilgili bayinin (…..) üzerinden ödenecektir. Hizmet kalite puanı; (i)
müşteri memnuniyeti aramaları, (ii) gizli müşteri araştırması, (iii) bayi değerlendirme formu
olmak üzere üç bileşenden oluşmaktadır. (…..).
(9) Tavsiye stok primi uygulamasında Çelik Motor’un ithal ettiği KIA marka araçların her kasa
tipinin, donanım ve renk alternatiflerinin “showroom”larda bulunması ve böylece
“showroom”ları ziyaret eden tüm müşterilerin satılan araçları inceleyebilmesi
amaçlanmaktadır. Her bayinin satış performansı farklı olduğu için tavsiye stok adetleri bayi
satış performansı ile ilişkilendirilmektedir. Bayiler ancak satmayı planladıkları toplam araç
adedini ve Çelik Motor’un ithal ettiği her aracın kasa tipini stokunda bulunduruyorsa bu primi
almaya hak kazanacaktır. Stok sayımları (…..) yapılacaktır. (…..)
(10) Satış performansı primi ise bayilerin bulunduğu illerin potansiyelleri ve geçmiş dönem
performansları göz önünde bulundurularak her bayiye verilen ayrı satış hedefi üzerinden bu
hedefi tutturma yüzdesine göre verilecektir. Hedefler aylık olarak ve Çelik Motor’un toplam
hedefi doğrultusunda belirlenecektir. (…..). Bulunduğu il ve geçmiş satış performansı gereği
(…..) pazar payına ulaşması öngörülen bayi (…..) ve üzeri araç satışında hedefi (…..)
gerçekleştirdiği için (…..)prim almaya hak kazanacaktır.
(11) Buna ek olarak bayi satış yöneticilerine de prim verilmesi planlanmaktadır. Buna göre, prim
tavanı (…..) ve primler (…..) verilecektir. Prim hesaplanırken ilgili bayi satış yöneticisinin
çalıştığı bayinin ilgili dönemde aldığı Hizmet Kalite Puanı “yüzde” kabul edilerek (…..) TL ile
çarpılacak ve satış yöneticisinin primi hesaplanacaktır.
(12) Uygulamaya konulması beklenen bayi prim sisteminde Çelik Motor’un hiçbir sebep
göstermeksizin istediği zaman tek taraflı olarak sistemi değiştirme, durdurma ve sonlandırma
hakkı saklı tutulmuştur.
13-11/166-88
3/9
(13) Tavsiye stok primi uygulamasından KIA marka araçların her segment ve model bazında bayi
“showroom”larında bulunması ve “showroom”a gelen tüm tüketicilerin her aracı görüp
inceleyebilmesine imkan tanınması umulmaktadır. Böylece müşteriye sunulan seçenekler
artırılmış olacaktır.
(14) Satış performansı primi ile bayiler ödüllendirilmek istenmekte olup, marka içi rekabetin
artırılması hedeflenmektedir. Marka içi artan rekabet ile birlikte KIA’nın pazar payının
yükselmesi ve markalar arası rekabette daha etkin bir oyuncu olması planlanmaktadır. Bayi
satış yöneticilerine verilmesi planlanan primler ile de bayi içerisindeki takım çalışmasının
artırılması ve bayilerin daha nitelikli satış yöneticileri istihdam etmeleri amaçlanmaktadır.
G.4. Değerlendirme
G.4.1. 2005/4 Sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirme
(15) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi Tebliğ kapsamında tanınan muafiyetin genel koşullarını
belirlemektedir. Buna göre, muafiyet hükümleri sağlayıcının, motorlu taşıt veya yedek parça
ya da bakım ve onarım hizmeti sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %30’u; motorlu
taşıtların dağıtımı için niceliksel seçici dağıtımın tercih edildiği anlaşmalarda ise %40’ı
geçmemesi durumunda uygulanmakta olup, niteliksel seçici dağıtım sistemi oluşturan
anlaşmalar için ise herhangi bir pazar eşiği bulunmamaktadır. Öte yandan Tebliğ, sağlayıcı
ile dağıtıcı ya da yetkili servis arasında yapılan anlaşmada, dikey anlaşmadan doğan
hakların ve yükümlülüklerin seçilen başka bir dağıtıcıya veya yetkili servise aktarılmasını,
feshin detaylı ve objektif gerekçelerini içerecek biçimde yazılı olarak yapılmasını öngörmekte
ve buna ilişkin süreleri belirlemekte son olarak taraflar arasında ortaya çıkacak
anlaşmazlıkların bağımsız uzmana götürülmesine imkan vermektedir.
(16) Çelik Motor tarafından gönderilen bayi sözleşmesinde araç satışı için oluşturulan bayi
sisteminde niceliksel seçici dağıtım sisteminin benimsendiği görülmektedir. Çelik Motor’un
2012 yılında (…..) olan pazar payı, 2005/4 sayılı Tebliğ’in niceliksel seçici dağıtım sistem için
getirdiği eşiğinin altında kalmaktadır.
(17) Bildirime konu standart tip sözleşmenin 15. maddesinde Çelik Motor tarafından bayilere en
az üç ay önceden yazılı bilgilendirme yapmak şartıyla sözleşme kapsamındaki hak ve
yükümlülüklerini ağ kapsamında bulunan diğer bir bayiye devretme hakkını tanıdığı
görülmektedir.
(18) Sözleşmenin 32. maddesinde ise, anlaşmanın belirsiz süre ile yapıldığı, tarafların 24 ay
önceden feshi ihbarda bulunarak veya karşılıklı mutabakat ile anında sözleşmeyi sona
erdirebilecekleri ve fesih bildiriminde gerekçelerin yazılı olarak karşı tarafa bildirileceğinin
hüküm altına alındığı görülmektedir.
(19) Anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak taraflar arasında
ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü için uzmana veya bağımsız hakeme başvurma
hakkı ise Sözleşmenin 33. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre mal ve hizmet sağlama
yükümlülükleri, satış hedeflerinin konulması veya bu hedeflere ulaşılması, stok taşıma
yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, teşhir aracı sağlama ve kullanma yükümlülüğü,
değişik markaların satışı ile ilgili sağlayıcının öne sürdüğü koşullar, yetki verilmemiş bir
tesiste faaliyet gösterilmesinin engellenmesi, otomobil veya hafif ticari araç dışında motorlu
taşıt aracı dağıtıcısının işini büyütmesinin sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağı, fesih
bildiriminde gösterilen gerekçelerin anlaşmanın feshini haklı gösterip göstermeyeceği gibi
konular hakeme götürülebilecek konular arasında sayılmaktadır.
13-11/166-88
4/9
(20) Söz konusu sözleşme maddeleri dikkate alındığında, bildirime konu sözleşmenin 2005/4
sayılı Tebliğ’in 4. maddesi çerçevesinde belirtilen muafiyet için gerekli olan genel koşulları
sağladığı anlaşılmaktadır.
(21) 2005/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi ise anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran
sınırlamaları düzenlemektedir. Buna göre, tavsiye niteliğinde fiyatlar istisna olmak şartıyla
dağıtıcı ya da yetkili servisin kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin kısıtlanması ya da
Tebliğ’de belirlenen bazı istisnalar dışında dağıtıcı ya da yetkili satıcının anlaşma konusu
mal ve hizmetleri satacağı bölge ya da müşterilere ilişkin kısıtlamaların getirilmesi, seçici
dağıtım sisteminde sistem üyelerinin kendi aralarındaki alışverişinin engellenmesi gibi bazı
haller anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
(22) İnceleme konusu sözleşmenin 7. maddesine bayilerin ürün alış fiyatları ve şartlarının, Çelik
Motor tarafından zaman zaman çıkarılacak sirküler, bülten veya yazışmalar ile
bildirilebileceği; sabit veya asgari bir satış fiyatına dönüşmemeleri koşuluyla, Çelik Motor’un
bayiye, ürünlerin tavsiye niteliğindeki satış fiyatlarını sunma hakkına sahip olduğu ve
ürünlerin azami satış fiyatını belirleyebileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmede
bayilere verilen fiyatların sadece tavsiye fiyat niteliğinde olduğu, dolayısıyla bayilerin fiyat
belirleme serbestisinin kısıtlanmadığı görülmektedir.
(23) Diğer taraftan, sözleşmenin 4. maddesinde bayilerin ürün modellerini Çelik Motor veya seçici
dağıtım sistemi içerisindeki diğer KIA bayilerinden temin edebileceğinin taraflarca hükme
bağlandığı ve Tebliğ ile uyumlu biçimde seçici dağıtım sistemi üyesi olan bayilerin yetki
verilmemiş bir tesis yerinde faaliyet göstermesini yasakladığı görülmektedir. Ayrıca bayilere
getirilmiş doğrudan veya dolaylı pasif ve aktif satışın kısıtlanmasına yönelik de düzenleme
bulunmamaktadır.
(24) Dolayısıyla bu kısma kadar yapılan incelemede, bildirime konu Çelik Motor’un bayileri ile
yapacağı örnek sözleşme hükümlerinin anlaşmayı 2005/4 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyet
için gerekli genel koşulları taşıdığı ve muafiyet kapsamı dışına çıkaracak kısıtlamalar
içermediği değerlendirilmektedir.
(25) Öte yandan, 2005/4 sayılı Tebliğ’in Özel Hükümler başlıklı 6. maddesi Tebliğ kapsamında
muafiyetten yararlanamayacak olan yükümlülükleri düzenlemektedir. Söz konusu
yükümlülükler anlaşmanın geri kalanından ayrılabiliyorsa, sözleşmenin bu yükümlülükler
dışında kalan hükümleri muafiyetten yararlanmaya devam etmektedir. Buna göre, bildirime
konu sözleşmenin kapsamı bakımından, yeni motorlu araç satış için getirilecek her türlü
doğrudan ve dolaylı rekabet etmeme yükümlülükleri ile dağıtım sistemi üyelerinin rakip
sağlayıcıların sunduğu motorlu taşıtları satmasını engelleyen yükümlülükler 2005/4 sayılı
Tebliğ’in sağladığı muafiyetten faydalanamamaktadır. Tebliğ’in 3. maddesi (b) bendinde;
alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden malları veya hizmetleri
üretmesini, satın almasını, satmasını veya yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da
dolaylı her türlü yükümlülük olarak tanımlanmakta olup; alıcının bir önceki takvim yılındaki
alımları esas alınarak ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya hizmetlerin ya da onları
ikame eden mal veya hizmetlerin %30’undan fazlasını sağlayıcıdan veya sağlayıcının
göstereceği başka bir teşebbüsten satın almasına yönelik alıcıya getirilen her türlü doğrudan
veya dolaylı yükümlülüğün de rekabet etmeme yükümlülüğü kapsamında değerlendirileceği
belirtilmiştir.
(26) 2005/4 sayılı Tebliğ’in Açıklamasına Dair Kılavuz (Kılavuz)’a göre Tebliğ, teşebbüslerin
pazarlara erişimini sağlamayı ve özellikle dağıtıcılara ve yetkili servislere, farklı sağlayıcıların
araçlarını satma ve onarma olanağı vermeyi yani “çok markalılığı” amaçlamaktadır. Böylece
araç satışı, bakım ve onarımı ya da yedek parçaların satışı ile ilgili getirilebilecek doğrudan
13-11/166-88
5/9
ya da dolaylı herhangi bir rekabet etmeme yükümlülüğü Tebliğ’in 6. maddesi ile
yasaklanmaktadır. Bu bağlamda dağıtım ağı üyesinin yalnızca sağlayıcının malları
satmasına ya da sözleşme konusu mallarla rekabet eden malları satmamasına neden olan
faydalar veya teşvikler de rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilecektir. Bir başka
ifade ile Tebliğ’de yer verilen rekabet etmeme yükümlülüğü tanımı ile birlikte
düşünüldüğünde, Tebliğ, dağıtıcıları ya da yetkili servisleri, aynı ilgili pazara ait araç veya
yedek parça alımlarının %30’dan fazlasını tek bir sağlayıcıdan almak zorunda bırakan
doğrudan ya da dolaylı yükümlülükleri grup muafiyeti dışına çıkarmaktadır.
(27) Kılavuz’da ayrıca, pazar rakip sağlayıcılara kapatılmadığı sürece, bu yükümlülüklerin rekabet
açısından sorun yaratmayabileceği belirtilmiştir. Kılavuz’da açıkça, bir alıcının alımlarının
belirli bir oranına (%30’dan fazla) dayanan sadakat indirimlerinin dolaylı bir rekabet etmeme
yükümlülüğü olarak değerlendirilebileceği, ancak ölçek ekonomileri ile bağlantılı olan
indirimlerin bu kapsamda ele alınamayacağı ifade edilmiştir.
(28) Bildirime konu örnek bayi sözleşmesinde aynı ilgili pazara ait araç alımlarının %30’undan
fazlasının Çelik Motor’dan alınmasına yönelik getirilmiş doğrudan bir hüküm bulunmamakla
birlikte, sözleşmenin satış hedeflerini düzenleyen 4, 8, 22 ve 27. maddeleri ile getirilmeye
çalışılan yeni “bayi prim sistemi”ndeki tavsiye stok primi ve satış performansı primi
uygulamaları zımni bir sadakat indirimi etkisi potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle bahse
konu prim sistemleri yarattıkları sadakat etkisi ve bunun Tebliğ kapsamında bir rekabet
etmeme yükümlülüğüne yol açıp açmadığı ayrıntılı olarak incelenmiştir.
G.4.2. Prim Sisteminin Çok Markalı Bayiler Bakımından Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Çerçevesinde Değerlendirilmesi
(29) Çelik Motor tarafından bayi sözleşmesi ile birlikte gönderilen Bülten’de detaylarına yer
verilen bayi prim sisteminin bileşenlerinden ilki olan hizmet kalite primi bayiler tarafından
sunulan hizmetin kalitesinin arttırılmasına ilişkindir. Söz konusu prim açık biçimde sadece
sunulan hizmetin kalitesi ile ilişkili olup bayinin Çelik Motor’dan gerçekleştireceği alımlarla
doğrudan ilişkisi bulunmamaktadır.
(30) Tavsiye stok primi ise prim üst limiti %0,5 olan ve hak edilmesi için bayinin iki koşulu yerine
getirmesi gereken bir prim bileşenidir. Buna göre bayi, Çelik Motor ile birlikte belirlediği
hedefe uygun olarak aylık bazda satmayı planladığı araç adedini ve Çelik Motor’un ithal ettiği
her aracın her kasa tipini stokunda bulundurmalıdır. Tavsiye stok primi, tek başına olmasa
da, detaylarına aşağıda yer verilecek olan satış performans primi ile birlikte bayilerin Çelik
Motor’dan alacakları araç sayısına etki edecek bir uygulama niteliğindedir.
(31) Satış performans primi açık biçimde bayilerin daha fazla Çelik Motor markası satmalarını
teşvik etmek amacıyla tasarlanmış bir prim sistemidir. Satış performans primi iki aşamalı bir
süreçtir. Buna göre öncelikle bayilerin bulunduğu illerin potansiyelleri ve geçmiş dönem
performansları göz önünde bulundurularak her bayiye ayrı bir satış hedefi verilecektir. Bu
belirlenen satış hedeflerinin kişiselleştirilmiş hedef indirimleri niteliğini açıkça ortaya
koymaktadır. İkinci aşamada ise hedefi tutturma yüzdesine göre ilgili bayiye prim ödemesi
yapılacaktır.
(32) Otomotiv pazarında bayilere tanınan prim sistemleri gerek marka içi ve gerekse markalar
arası rekabet bakımından olumlu sonuçlar doğursa da rekabet etmeme yükümlülüğü ve çok
markalılık bakımından daha yakından incelemeyi gerekli kılmaktadır. Uygulanacak olan prim
sisteminin sadece KIA marka araçların satışını gerçekleştiren Çelik Motor bayileri üzerinde
rekabet güdüsünü arttıracak ve markalar arası rekabete hız kazandıracak özellikleri
bulunmaktadır. Bununla birlikte, rekabetçi endişe Çelik Motor’un çok markalı bayileri
13-11/166-88
6/9
üzerinde yoğunlaşmaktadır. Zira dolaylı olarak rekabet etmeme yükümlülüğüne dönüşecek
olan bir sadakat indirimi çok markalı bayilerin sadece bir markaya yoğunlaşmasına, yeni
markaların girişi ve bayilerin sağlayıcı karşısındaki konumlarını güçlendirebilmeleri için
Tebliğ tarafından açıkça korunmakta olan çok markalılığın ve dolayısıyla markalar arası
rekabetin zarar görmesine neden olabilecektir. Nitekim Kılavuz’da da açıkça belirtildiği
üzere, böyle bir etkiye yol açacak olan rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin sözleşme
hükmü grup muafiyeti dışında kalacaktır. Bu nedenle, prim sisteminin çok markalı bayiler
bakımından rekabet etmeme yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
(33) 2005/4 sayılı Tebliğ’de alımların %30’undan fazlasının sağlayıcıdan temin edilmesine ilişkin
yükümlülük getirilemeyeceğine ilişkin düzenleme ile belirlenen amaç, pazarın rakip firma
markalarına kapatılmasının önüne geçmek ve dolayısıyla markalar arası rekabetin önünü
açmaktır. Bildirime konu bayi prim sisteminin uygulamaya henüz geçirilmemiş olması
nedeniyle prim sistemindeki indirimlerin yarattığı sadakat etkisini geçmişe dönük (ex post)
analizini gerçekleştirmek şu aşamada mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla prim
sisteminin etkilerine ilişkin geleceğe dönük (ex ante) bir analiz ile gelecekte sadakat etkisinin
yaratılıp yaratılmayacağı ve bu olası sadakat etkisinin rekabet etmeme yükümlüğüne
dönüşüp dönüşmeyeceği ortaya konulmalıdır.
(34) Uygulamaya geçirilecek olan prim sisteminin çok markalı bir bayi üzerinde yaratacağı etkiyi
geleceğe dönük olarak analiz edebilmek için çok markalı bayinin sağlayıcılarının üst
pazardaki pazar payları, dağıtıcının farklı markalar için dağıtım kanalında elde ettiği pazar
payları, her iki sağlayıcı tarafından da sadakat etkisi yatabilecek prim sistemlerinin uygulanıp
uygulanmadığı ve bunların birbirlerine göre durumu gibi birçok faktörün göz önüne alınması
gerekmektedir. Bununla birlikte, bu karmaşık analiz içinde en önemli değişken şüphesiz prim
sistemini uygulayan sağlayıcının ilgili ürün pazarındaki toplam pazar payıdır. Rekabet
etmeme yükümlülüğünün pazar kapatma etkisine dönüşebilmesi için sağlayıcının ilgili
pazardaki pazar gücü önem arz etmektedir. Şöyle ki pazar payı nispeten yüksek bir
markanın satışları ve ciroları üzerinden belirlenecek olan primlerin bayiler üzerindeki etkisi
daha kuvvetli olacaktır.
(35) Dolayısıyla bu değerlendirmeler ışığında inceleme konusu prim sistemi bakımından öncelikle
göz önünde bulundurulacak husus Çelik Motor’un dağıtımını yaptığı KIA markasının pazar
payı olacaktır. Bu bağlamda KIA’nın Türkiye’deki son beş yıldaki pazar payına ve otomotiv
sektöründeki rekabet düzeyi bakımından bir gösterge olması için Herfindahl Endeksi (HHI)
oranlarına bakılmıştır.
(36) Dosya mevcudu bilgilere göre, çok sayıda oyuncunun faaliyet gösterdiği binek ve hafif ticari
araç pazarında en yüksek pazar payına sahip olan markanın payı %13-%15 düzeyinde
seyretmekte olup, KIA ise 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla (…..) ve (…..)’lik pazar payları ile
17. sırada yer almıştır.
(37) Yukarıda yer verilen pazar paylarından hareketle binek ve hafif ticari araçlar pazarındaki HHI
oranları belirlenmiştir. HHI ölçüm sistemi, herhangi bir sektördeki rekabet düzeyini
göstermekte kullanılan araçlardan biridir. Genel kabul gören yaklaşım HHI endeksinin
1000’den daha küçük olduğu sektörlerde yoğunlaşmanın fazla olmadığı, bir başka ifade ile
sektörün rekabetçi yapıda olduğu yönündedir. Bu bakımdan yukarıdaki tabloda binek ve hafif
ticari araç pazarı için birlikte hazırlanan HHI endeksinin 1000’in altında kaldığı görülmektedir.
Yoğunlaşmanın ciddi ölçüde olmadığı bu pazarda uygulanacak bir prim sisteminin rakiplerin
pazar dışına itilmesi sonucuna yol açma olasılığının düşük olduğunu belirtmek mümkündür.
Ancak binek ve hafif ticari araç ayrımı yapıldığı takdirde, ikincisi için pazardaki yoğunlaşma
oranının 2011 yılı için (CR4) %72 seviyesinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla binek
13-11/166-88
7/9
otomobil ve hafif ticari araçların ayrıştırılması ile ortaya çıkan yoğunlaşma düzeyi için
yukarıdakine benzer bir yoruma varmak ilk bakışta o kadar kolay olmasa da, bu bildirim
bakımından tüm veriler bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulduğunda ve KIA’nın pazardaki
konumu da dikkate alındığında, prim sisteminin piyasada anti rekabetçi etkilere yol
açacağına ilişkin güçlü sinyaller vermediği sonucuna ulaşmak mümkündür.
(38) Bununla birlikte prim sisteminde her bir bayi için kişiselleştirilmiş hedeflerin belirlenmesi ve
bu hedefler üzerinden prim ödemelerinin gerçekleştirilmesi üzerinde durulması gereken bir
başka unsurdur. Bilindiği gibi kişiselleştirilmiş miktar hedefli indirimler rakip firmalara geçiş
yapabilecek müşterileri indirim veren teşebbüse bağlamak açısından standart miktar hedefli
indirimlere kıyasla daha etkin araçlardır. Bu indirimlerde, müşterinin talebinin esnek kısmı ile
esnek olmayan kısmı ayırt edilerek, talebin rakip firmalara kayabilecek kısmı da indirim veren
firmaya bağlanacak şekilde alım hedefleri konulabilmektedir. Diğer bir ifadeyle kişisel miktar
hedefli indirimlerde, alıcının belli bir dönem içerisindeki toplam ihtiyacının tamamına veya
önemli bir kısmına tekabül eden bir indirim hedefi/hedefleri konularak alıcının ihtiyaçlarının
tamamını veya önemli bir kısmını indirim veren teşebbüsten sağlaması temin
edilebilmektedir.
(39) Esasen belirtilen bu rekabetçi endişenin gerçekleşmesi önemli ölçüde indirim sistemini
uygulayan teşebbüsün pazar gücüne bağlıdır. Bununla birlikte Tebliğ’in bayilerin alımlarının
%30’unu sağlayıcının ya da sağlayıcının işaret ettiği üçüncü bir kişiden alınmasına ilişkin
hükümlerin rekabet etmeme yükümlülüğü çerçevesinde muafiyet kapsamı dışında
kalacağına yönelik yaklaşımı, incelemeye konu standart tip sözleşmeyi muhatapları olan her
bir KIA bayisi bakımından daha yakından incelemeyi gerekli kılmaktadır.
(40) Bu incelemede kritik unsur, çok markalı Çelik Motor bayilerinin toplam satışları içinde KIA
markasının durumudur. Bayilerin toplam satışları içinde KIA markasının nispi olarak daha az
yer tutması durumunda prim sistemi markalar arası rekabete olumlu katkı sağlayacakken,
aksi bir durumda ve Çelik Motor tarafından belirlenen kişiselleştirilmiş hedefin toplam bayi
satış rakamına yakın belirlenmesi halinde uygulama çok markalılık bakımından endişe
yaratabilecektir. Yapılan bildirime göre 2012 yılında Çelik Motor’a ait bayi listesinde yer alan
45 bayinin 30 adedi çok markalı bayilerdir. Dosya mevcudu verilere göre, çok markalı KIA
bayileri genellikle pazar payı KIA’dan yüksek rakip markalara da hizmet vermektedirler.
Örneğin 2011 yılında, KIA satışlarındaki pazar payı (…..)’nin üzerinde olan 16 bayinin 11’inin
çok markalı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, çok markalı bayilerden beşinin pazardaki
konumu güçlü diğer markaları da temsil ettikleri görülmektedir. Ayrıca KIA’nın diğer çok
markalı 21 bayisinin de yine pazar payı yüksek diğer markaların bayiliğini yaptığı tespit
edilmiştir. Dolayısıyla, KIA’nin tüm bayileri için bayi prim sisteminin bir pazarı kapama riski
oluşturması olasılığı düşük görülmektedir. Toplam pazarın çok sınırlı bir alanında kalmakla
birlikte çok markalılık bakımından görülebilecek olumsuzluk Çelik Motor’un KIA’dan daha
düşük pazar payına sahip bayilerinde söz konusu olacaktır. Böyle bir riskin gerçekleşmesi
varsayımı altında 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca sadece ilgili sözleşme
maddeleri grup muafiyeti dışına çıkacak, sözleşmenin diğer maddeleri muafiyetten
yararlanmaya devam edecektir. Yine bu varsayıma göre, bu prim sisteminin ilgili pazardaki
ürün alımlarının %30’undan fazlasını sağlayıcıdan tedarik edilmesi yönünde etki doğurması
sonucunda ilgili sözleşme maddeleri grup muafiyeti dışında kalsalar dahi bu maddelerin
bireysel muafiyet değerlendirmesine tabi tutulması söz konusu olacaktır. Bireysel muafiyet
için gerekli dört koşulun sağlanması halinde, sözleşmenin “Bayi Prim Sistemi”ne ilişkin 4, 8,
22 ile 27. maddeleri Kanun’un 4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulabilecektir.
G.4.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
13-11/166-88
8/9
(41) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği
kararlarına muafiyet tanınmasına ilişkin koşulları düzenleyen 5. maddesinde iki olumlu ve iki
olumsuz koşul sayılarak, muafiyet verilecek olan anlaşma, eylem ya da kararın söz konusu
dört koşulu birden sağlaması gerektiği hükme bağlanmıştır.
(42) Olumlu koşullardan ilki, malların üretim ve dağıtımında iyileşme ya da ekonomik veya teknik
gelişme sağlama zorunluluğudur. Bu şartı, teşebbüsler arası birlikte davranış sonucu elde
edilecek ekonomik fayda ve iyileşme, rekabetin sınırlanmasından dolayı oluşan zararı telafi
etmelidir şeklinde özetlemek mümkündür. Üretim veya dağıtım maliyetlerini düşüren, kaliteyi
arttıran, piyasaya yeni girişleri kolaylaştıran ve yeni üretim ve hizmet tekniklerinin
gelişmesine katkıda bulunan anlaşmaların genellikle bu ilk kriteri sağladığı kabul edilebilir.
Muafiyet için aranan ikinci olumlu koşul ise malların üretimi veya dağıtımında sağlanan
iyileşmeden elde edilen faydanın tüketicilere yansıtılmasıdır. Muafiyetin bu koşulu esasen
anlaşmanın sonuçlarına ilişkin geleceğe dönük bir analiz/tahmin yapmayı gerektirmektedir.
Bu alanda değişik ekonomik modellemeler ve varsayımlar kullanılabilmesi elbette
mümkündür. Bununla birlikte, bu alandaki önemli karinelerden biri pazar gücünü ya da hakim
durumu haiz olmayan teşebbüslerin pazarın rekabet koşullarını fiyatın yanı sıra mal ve
hizmet kalitesi ile de arttıracak eylemlerinin tüketicilere yansıma koşulunu yerine getirdiğidir.
(43) Başvuruya konu bildirimde KIA’nın Türkiye pazarındaki payını geliştirmeyi ve rakipleri ile
daha iyi şekilde rekabet edebilmeyi ve yatırım yapmayı amaçladığı ifade edilmiştir. Bunun
dışında getirilmeye çalışılan satış priminin bildirim formunda işaret edilen başlıca iki ana
hedefi bulunmaktadır: Bunlardan ilki, hem KIA bayileri arasındaki marka içi rekabetin hem de
markalar arası rekabetin arttırılması suretiyle KIA’nın pazar payının arttırılmasıdır. Bu
durumun KIA markalı araçların daha fazla fiyat rekabeti içerisine girmesini beklemek
gerçekçidir. Zira gerek tavsiye stok primi gerekse satış performansı primi satışlar üzerinden
hesaplandığı için prime kazanımını hedefleyen bayiler için satışların artırılması önem
kazanacak bu da marka içi rekabeti artırırken bir taraftan da bayilerin daha indirimli fiyatlar
üzerinden satış yapma motivasyonlarını artıracaktır. Bunun yanı sıra prim sisteminin ikinci
ana hedefi getirilen hizmet primi ile tüketici memnuniyeti ve sunulan hizmetin niteliğini
arttırmaktır. Bu iki hedef hem fiyat hem de hizmetin sunumu bakımından rekabetin
tüketicilere olumlu yansımaları olacağına işaret etmektedir. Bayilerin daha etkin ve rekabetçi
faaliyet göstermeleri maliyetlerin düşürülmesi ve kalitenin artırılması sonuçlarını da
beraberinde getirecektir. Bu çerçevede, prim sistemi 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen iki olumlu koşulu sağlamaktadır.
(44) Anlaşma, karar veya uyumlu eylem neticesinde ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmaması 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen iki olumsuz
koşuldan ilkidir. Bu koşul bağlamında incelenecek en önemli husus teşebbüsün ilgili
pazardaki pazar payıdır. Öte yandan Kanun’da belirtilen ikinci olumsuz koşul ise rekabetin
(a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması
gereğidir. Buna göre, tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde
edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet
tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin
gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması
halinde olabilir.
(45) Otomotiv Distribütörleri Derneği verilerine göre 2013 yılı itibarıyla ilgili pazarda Çelik Motor
gibi ithal araçların distribütörlüğünü yapan ya da araç üretimi yoluyla faaliyet gösteren 51
teşebbüs bulunmaktadır. Markalar arası yoğun rekabetin yaşandığı bu pazarda bildirim
konusu KIA markasının pazar payı ise son beş yılda %1,1-1,9 arasında seyretmiştir.
13-11/166-88
9/9
(46) Netice itibarıyla, ilgili sözleşme ile getirilmek istenen bayi prim sistemi uygulamasının,
piyasadaki diğer sağlayıcıların da prim uygulamalarında bulunduğu dikkate alındığında,
mevcut veriler altında ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırmayacağı
anlaşılmıştır. Ayrıca, bayi prim sisteminin KIA bayileri arasındaki marka içi rekabeti arttırması
beklendiğinden söz konusu düzenleme ile rekabetin zorunlu olandan fazla
sınırlandırılmayacağı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, bildirim bakımından 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan koşulların da
sağladığı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(47) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1) Çelik Motor Ticaret A.Ş.’nin tek sağlayıcısı olduğu KIA marka araçların satışı için
yetkilendirilmiş bayileri ile yaptığı bayilik sözleşmesinin, 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar
Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına;
2) Sözleşmenin 4, 8, 22 ve 27. maddelerindeki hükümlere bağlı olarak düzenlenen ve bayi
bültenleri ile uygulanması planlanan Çelik Motor Ticaret AŞ.'nin KIA markalı araçlar için
oluşturduğu Bayi Prim Sisteminin ise 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan şartları
karşıladığına, dolayısıyla bildirim konusu bayi prim sistemine bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy