AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 18104/10
Taner ÇETİN / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 7 Temmuz 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
11 Mart 2010 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu dikkate alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Taner Çetin İzmir’de ikamet eden 1983 doğumlu bir Türk vatandaşıdır. Mahkeme önünde Strazbourg’da görev yapan Y. Kavak Kılınç tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuran 3 Aralık 2009 tarihinde hırsızlık şüphesiyle yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.
5. 4 Aralık 2009 tarihinde başvuran suçun niteliğini, delil durumunu ve kaçma riskini dikkate alarak tutuklu yargılanmasına karar veren İzmir Sulh Ceza Mahkemesi önüne çıkarılmıştır.
6. Başvuran 7 Aralık 2009 tarihinde tutukluluk kararına itiraz etmiştir. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Aralık 2009 tarihinde delillerin durumunda herhangi bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle sözlü duruşma gerçekleştirmeden tutukluluk kararına karşı yapılan itirazı reddetmiştir.
7. İzmir Cumhuriyet Savcısı 11 Aralık 2009 tarihinde bir iddianame düzenleyerek başvuranı nitelikli hırsızlıkla suçlamıştır.
8. Başvuran 14 Aralık 2009 tarihinde serbest bırakılma talebinde bulunduğu bir dilekçe sunmuştur.
9. Yargılamayı yapan İzmir Asliye Ceza Mahkemesi 21 Aralık 2009 tarihinde sözlü duruşma gerçekleştirmeden başvuranın serbest bırakılma talebini reddetmiş ve tutukluluğunun devam etmesine karar vermiştir.
10. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi 19 Ocak 2010 tarihinde başvuran ve avukatının da hazır bulunduğu bir duruşma düzenlemiştir. Duruşmanın sonunda mahkeme, başvuranın tutukluluğunun devamına karar vermiştir.
11. Başvuran 17 Şubat 2010 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
12. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi 14 Mart 2010 tarihinde başvurana atılı suçları sabit bulmuş ve başvurana 9 ay hapis cezası vermiştir. Temyize gidilmediğinden karar kesinleşmiştir.İlgili iç hukuk ve uygulama
13. İlgili iç hukuka ilişkin bilgiler Altınok / Türkiye (no. 31610/08, § 28-32, 29 Kasım 2011) kararında bulunabilinir.
ŞİKÂYETLER
14. Başvuran Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi kapsamında yargılama öncesi tutukluluğunun incelenmesi sırasında mahkeme huzurunda bulunmadığından dolayı etkili bir hukuk yoluna başvurma hakkının ihlal edildiğinden şikayet etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
15. Başvuran, Sözleşme'nin 5 § 4 maddesine dayanarak, yargılama öncesi tutukluluğunun incelendiği sırada mahkeme huzuruna çıkamadığından şikayetçi olmuştur.
16. Hükümet buna itiraz etmiştir.
17. Somut davada, Mahkeme başvuranın 4 Aralık 2009 tarihinde tutuklandığını not etmiştir. Başvuran, itiraz mahkemesine tutukluluk kararına karşı itirazda bulunmuştur ve temyiz mahkemesi başvuranın itirazını 8 Aralık 2009 tarihinde reddetmiştir. Ardından, temyiz mahkemesi 21 Aralık 2008 tarihinde başvuranın serbest bırakılma talebini reddetmiştir. Mahkeme, başvuranın taleplerinin reddedilmesine ilişkin iki kararın da sözlü duruşma gerçekleştirilmeden verildiğini not etmiştir. Ancak, başvuran İzmir Sulh Ceza Mahkemesi önüne çıkarıldıktan 4 gün sonra itirazı temyiz mahkemesi tarafından incelenmiştir ve ilgili mahkeme önüne çıkarıldıktan 17 gün sonra serbest bırakılma talebi yargılamayı yapan mahkeme tarafından incelenmiştir. Bu koşullar altında Mahkeme, Sözleşme’nin 5 § 4 maddesinin amacı dahilinde başka bir sözlü duruşma yapılmasının gerektiğini düşünmemektedir (bk. Altınok / Türkiye, no. 31610/08, §§ 54-55, 29 Kasım 2011; Çelik / Türkiye, no. 6670/10, §§ 20-22, 17 Mart 2015; ve Ceviz / Türkiye, no. 8140/08, § 49, 17 Temmuz 2012).
18. Başvurunun bu kısmı açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
19. Son olarak Mahkeme, Cumhuriyet savcısının görüşünün bildirilmemesine yönelik Sözleşme’nin 5 § 4 maddesi kapsamındaki başka bir şikayet Hükümete iletilmişti.
20. Hükümet başvuranın Cumhuriyet savcısının görüşünün bildirilmemesi hususunda şikayette bulunmadığını ileri sürmüştür.
21. Dava dosyasını inceledikten sonra Mahkeme, başvuran tarafından ne başvuru formunda ne de davanın kabul edilebilirliği ve esaslarına ilişkin görüşlerinde Cumhuriyet savcısının görüşünün bildirilmemesi hususunda bir şikayette bulunulmadığını not etmiştir. Bu yüzden Hükümetin itirazını kabul ederek Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca bu şikayeti kabul edilemez ilan etmiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 17 Eylül 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy