Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-3-15 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-21/362-168
Karar Tarihi : 23.06.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ,
Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: İsmail Yücel ARDIÇ, Mesut KOÇ, Çiğdem Gizem OKKAOĞLU,
Ömer Volkan YAZAR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Resen
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Çiğ Süt Alım Piyasasında Faaliyet Gösteren Teşebbüsler
(1) E. DOSYA KONUSU: Çiğ süt alım piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin
aralarında anlaşarak çiğ süt alım fiyatlarını düşürdükleri iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Çiğ süt alım fiyatlarının ilgili sektörde faaliyet gösteren
teşebbüslerce ortak belirlenerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un
(4054 sayılı Kanun) ihlal edilip edilmediği incelenmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu (Kurul) 30.03.2016 tarih ve 16-12/201-M sayı
ile, çiğ süt alım fiyatlarının ilgili sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerce ortak
belirlenerek 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla aynı
Kanunun 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar
vermiştir. Anılan karar uyarınca düzenlenen 07.06.2016 tarih ve 2016-3-15/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
çiğ süt alım piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşarak alım
fiyatlarını düşürdükleri iddiasına yönelik olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME, GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
I.1. Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(5) Dosya kapsamında çiğ süt alım piyasasında faaliyet gösteren Danone Tikveşli Gıda ve
İçecek San. ve Tic. A.Ş. (DANONE), Sütaş Süt Ürünleri A.Ş. (SÜTAŞ), Yörsan Gıda
Mamülleri San. ve Tic. A.Ş. (YÖRSAN), Akbel Süt ve Süt Ürünleri San. Tic. A.Ş.
(AKBEL), Muratbey Gıda San. Tic. A.Ş. (MURATBEY) ve Peyman Gıda San. A.Ş.’de
(TACİROĞLU) yerinde inceleme yapılmış ve sonrasında görüşmeler
gerçekleştirilmiştir.
16-21/362-168
2/16
(6) Ayrıca, süt piyasasındaki ilgili kamu kurumları ve üretici/çiftçi kooperatif birliklerinden
bilgi talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
(GTHB), Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü (ESK), Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
(GTB), Ulusal Süt Konseyi (USK), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Türkiye
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği (TDSYMB), Türkiye Süt Üreticileri Merkez
Birliği’nden (TSÜMB) bilgi talep edilmiş ve cevabi yazılar Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir.
(7) Diğer yandan ilgili sektörde faaliyet gösteren teşebbüsler Pınar Süt Mamulleri San.
A.Ş. (PINAR), SÜTAŞ, DANONE, YÖRSAN, AKBEL, Aynes Gıda ve Tic. A.Ş.
(AYNES), Çaycuma Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (ÇAYCUMA), Gönenli Süt ve Süt
Ürünleri Tic. Ltd. Şti. (GÖNENLİ), Eker Süt Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş. (EKER) ve
Yörükoğlu Süt ve Ürünleri San. Tic. A.Ş.’den (YÖRÜKOĞLU) bilgi talebinde
bulunulmuş ve talep edilen bilgiler Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
I.2. Çiğ Süt Alım Fiyatlarına İlişkin Basında Öne Çıkan Haberler
(8) Çiğ süt alım fiyatlarının düştüğüne yönelik olarak son dönemlerde yerel ve ulusal basın
kaynaklarında çeşitli haberler yer almıştır. Söz konusu haberlerin ana temasını, çiğ süt
alım fiyatlarının sanayici kesimin aralarında anlaşması sonucu düştüğü ve bu durumun
üreticilerin ellerinde bulunan süt hayvanlarının kesime gönderilmesine neden olduğu
iddiası oluşturmaktadır1.
(9) 24.09.2015 tarih ve “Süte Zam Yapın Yoksa Keseriz” başlıklı habere2 son dönemlerde
ortaya atılan iddiaların hemen hemen hepsini dile getirmesi ve bu iddialara yönelik
olarak da üretici ve sanayicilerin görüşlerine yer vermesi bakımından aşağıda yer
verilmiştir. Anılan haber şu şekildedir:
Süte Zam Yapın Yoksa Keseriz
“Litresi 1.15 lira olan süt üreticileri isyan etti. Bunun yem fiyatlarını
karşılamadığını anlatan üreticiler, "Fiyatlar artmazsa damızlıkları kesime
göndermek zorunda kalacağız" diyor
Ocak ayından beri litresi 1.15 lira olan süt fiyatları üreticiyi isyan ettirdi. Özellikle
yem fiyatlarının artmasıyla birlikte yem almakta bile zorlanan üreticiler, ekim
ayında süte zam yapılmazsa damızlık inekleri kesime göndermek zorunda
kalacaklarını belirtiyor. Yem Fiyatı Yüksek
Tekirdağ Süt Üreticileri Birliği Başkanı İmdat Saygı, "Bütün girdi maliyetleri
yükseldi ama süt fiyatlarında değişiklik yok. Üretici bu nedenle ineği kesime
yolluyor. Bir hayvanın günde 10-15 kilo yem yemesi gerekiyor. Bu fiyatlarla
üretici yem alamıyor. Dolayısıyla da damızlık hayvanını mecburen kesime
gönderiyor" dedi. Bu durum nedeniyle ithalatın kaçınılmaz olduğunu dile getiren
Saygı, "Şu an 1.15 lira olan sütün en az 1.5 lira olması lazım. Ama fiyatı
belirleyen sanayici olduğu için aralarında anlaşıyorlar. Bizim de alternatifimiz
olmadığı için belirlenen fiyata vermeye mecbur kalıyoruz. Sağılan sütün 2 saat
içinde işlemeye girmesi gerekiyor. Sırf bu sıkıntılardan dolayı süt üreticisi
kalmadı. Üretim 42 tondan 22 tonlara kadar düştü. Bu fiyatlarla yem alamayan
1 İlgili diğer haberlere aşağıdaki internet adreslerinden erişim sağlanabilir. Erişim Tarihleri: 28.05.2016
2 Erişim Tarihi: 20.05.2016
16-21/362-168
3/16
üretici zora düşüyor" diye anlatıyor. Adapazarı Süt Üreticileri Birliği Başkanı
Mahit Tınmaz ise, "1 kilo sütle 1.100 gram yem alabiliyoruz. Fiyatların en
azından 1 litre ile 1.5 kilo yem alabileceğimiz duruma gelmesi lazım. Et
fiyatlarının yüksek olmasından dolayı damızlıklar kesime gidiyor. Bu sefer de
ülke et ithalatına mecbur kalıyor. Süt ve yemdeki yüzde 8'lik vergi 1'e inerse
nefes alırız" diye konuştu. Ekim ayında en fazla 10 kuruşluk zam olabileceğini
dile getiren Tınmaz, "10 kuruşluk zam yapılsa bile sanayici bu defa da yeme zam
yapar. Böylece aldığımız 10 kuruşluk zammın bir anlamı kalmaz. Fiyatlar
düzenlenirse ülkede ne et, ne de süt açığı olur.” diye konuştu.
Fiyat Paritesi Üretici Lehine
Sanayiciyi temsil eden SETBİR'in Başkanı Zeki Ilgaz ise son 5 yılda süt
üretiminde yüzde 45'lik büyüme yaşandığını ancak ihracat rakamlarında aynı
büyümenin gerçekleşemediğini anlattı. Süt arzının arttığı Nisan ve Mayıs
aylarında sanayicinin stok sorunuyla başbaşa kaldığını söyleyen Ilgaz, şöyle
devam etti: "1 Ocak 2015'ten itibaren sütün litresi 1.15 TL. Aynı dönemler için
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği'nden alınan satış fiyatları 2015 yılı için ton başına
ocakta 760, Şubat, Mart ve Nisan’da 780, Mayıs ve Haziranda 800, temmuzda
780 TL oldu. Bu veriler sonucunda 2015 yılı için çiğ süt/süt yemi fiyat paritesi
hızla 1.474 değerine kadar yükseldi. Ocak 2013/Temmuz 2015 döneminde parite
bir önceki döneme göre süt üreticimizin lehine gelişmiş”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, sanayicinin stok sorunu
ile ilgili, "Süt tozu desteğiyle stok sorunu ortadan kalktı" dedi. Çiğ süt fiyatlarının
14 aydır değişmediğini belirten Bayraktar, "Damızlıkların kasaba, üretimi artırmak
için verilen desteklerin boşa gitmemesi, et krizinin tekrar yaşanmaması için çiğ
süt fiyatları acilen artırılmalı" dedi.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. Çiğ Süt Alım Piyasası ve İşleyişine İlişkin Genel Bilgiler3
(10) Süt piyasasında temel olarak, sanayi hammaddesi olarak kullanılan çiğ süt ve nihai
tüketiciye sunulan işlenmiş süt şeklinde ayrım yapmak mümkündür.
(11) Çiğ süt; inek, keçi, koyun veya mandanın sağılmasıyla elde edilen, 40°C’nin üzerinde,
ısıtılmamış veya eşdeğer etkiye sahip herhangi bir işlem görmemiş meme bezi
salgısını ifade etmektedir. Isıl işlem görmüş içme sütü ise pastörizasyon, UHT (yüksek
ısı işlemi) veya sterilizasyon işlemlerinden biriyle ısıl işlem görerek tüketiciye sunulan
içme sütüdür. UHT (yüksek ısı işlemi) içme sütü ise çiğ sütün kimyasal, fiziksel ve
duyusal özelliklerinde en az değişikliğe yol açarak bozulma yapabilen tüm
mikroorganizmaların ve bunların sporlarının UHT ile yok edilerek aseptik koşullarda
dolum yapılması ile elde edilen içme sütüdür.
(12) Çiğ süt üreticilerini geleneksel yöntemlerle üretim yapan küçük aile işletmeleri ile
modern hayvancılık işletmeleri olmak üzere iki gruba ayırmak mümkündür. Süt ürünleri
sanayisi ise ulusal ölçekte faaliyet gösteren büyük işletmeler ile bölgesel olarak faaliyet
gösteren teşebbüslerden oluşmaktadır.
3 GTHB, ESK ve USK’dan gelen bilgilerden yararlanılmıştır.
16-21/362-168
4/16
(13) Çiğ süt üretim maliyeti başta yem masrafları olmak üzere işçilik ve diğer harcamalardan
oluşmaktadır. Yem maliyetleri işletmenin ölçeğine ve yapısına bağlı olarak toplam
maliyetin %55 ile %70’i arasında değişmektedir. Buna karşılık işçilik masrafları toplam
maliyetin yaklaşık %15’ini, maliyetin geri kalan kısmını ise ahır, alet, makine, veteriner
ve ilaç masrafları oluşturmaktadır. Ülkemizde yurt içi yem talebini karşılayacak yem
üretimi olmadığından sektör yurtdışına bağlı ve dolayısıyla döviz kurlarına hassastır.
(14) Sanayici bakımından çiğ süt işleme maliyeti, başta çiğ süt alım maliyeti olmak üzere
ambalaj, nakliye, işçilik, enerji, kimyasal madde ve yedek parça maliyetleri gibi gider
kalemlerinden oluşmaktadır.
(15) Türkiye’de çiğ süt arzı süt hayvanlarının doğumlarının yoğunlaştığı Mart - Temmuz
ayları arasında en yüksek seviyesine ulaşmaktadır. Buna karşılık süt arzının en düşük
olduğu ay Kasım ayıdır. Bu durum süt arzının mevsimsel değişiklerden etkilendiğini
ortaya koymaktadır.
(16) Yurt içinde üretilen çiğ sütün yaklaşık %50-55’i sanayiye aktarılmakta, bu sütün
yaklaşık %35’i mandıralarda, %19’u da modern tesislerde işlenmektedir. Sanayiye
aktarılmayan çiğ sütün yaklaşık %35’i pazara hiç sunulmadan kaynağında tüketilmekte,
%11’lik kısmı ise sokak sütü şeklinde satılmaktadır.
(17) Çiğ sütün üreticiden nihai tüketiciye ulaşması, birçok aktörü içinde bulunduran bir
süreçtir. Üretici ürünlerini toplayıcı ya da üretici birlikleri aracılığıyla satma yoluna
gidebilmekte ya da tesisinin ölçeğine bağlı olarak sanayici ile doğrudan ilişki ile
ürünlerinin satışını gerçekleştirebilmektedir. Toplanan çiğ sütün %48’i birlik veya
kooperatif şeklindeki üretici örgütleri aracılığıyla sanayiciye satılarak pazara arz
edilmektedir. Toplayıcı olarak adlandırılan alıcılar da üreticilerden satın aldıkları çiğ
sütü toplu bir şekilde sanayicilere satabilmektedir.
(18) Çiğ sütün çabuk bozulabilen bir ürün olması (yaklaşık 30 saat içerisinde pazarlanması
gerekmektedir) ve üreticilerin küçük ölçekli işletme özelliği göstermesi gibi nedenler
üreticileri gerek doğrudan gerekse dolaylı olarak yapılan çiğ süt satışlarında toplayıcı
veya sanayicilere göre dezavantajlı bir konuma getirmektedir.
(19) Tüm bunların yanında çiğ süt alım-satım işlemlerinin taraflar arasında herhangi bir
sözleşmeye dayanmadan gerçekleşmesi birtakım keyfi uygulamalara neden
olmaktadır. 16.04.2015 tarih ve 29328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Çiğ Sütün
Sözleşmeli Usulde Alım Satımına İlişkin Yönetmelik” ile birlikte sanayiye arz edilen çiğ
sütün alım ve satımının sözleşme aracılığıyla gerçekleşmesi şart koşularak sürecin
şeffaflaştırılması ve şartlarının belirginleştirilmesi amaçlanmıştır.
(20) Anılan yönetmelik hükümlerine göre çiğ sütün fiyatı; pazarlık usulüne göre, çiğ sütteki
koloni sayısı, somatik hücre sayısı, süt yağı ve protein oranlarını dikkate alarak kalite
ve içeriğe göre, süt-yem paritesine göre ya da USK’nın ilan ettiği referans fiyata göre
olmak üzere dört farklı şekilde belirlenmektedir. GTHB’nın yapacağı desteklemelere
esas teşkil edecek fiyat ise USK’nın ilan ettiği referans fiyat üzerinden tespit
edilmektedir. Referans fiyat ise üretici, sanayici, kamu kurumları, akademisyenler ve
meslek odaları temsilcilerinin USK çatısı altında bir araya geldiği toplantılarda her yılın
Aralık ayında bir sonraki yılın ilk altı ayı için, her yılın Haziran ayında da o yılın ikinci altı
ayı için belirlenmektedir.
16-21/362-168
5/16
(21) Son dönemlerde çiğ süt alım fiyatlarında yaşanan istikrarsızlığın önüne geçebilmek için
ESK gibi ilgili kamu kuruluşları piyasaya müdahale etmektedirler. Bu çerçevede
referans fiyatın da altına düşen çiğ süt alım fiyatlarını referans fiyat seviyesine çekmek
için 24.03.2016 tarihinden itibaren ESK müdahale alımlarına başlamıştır. Müdahale
alımı kapsamında birlik ve kooperatiflerle çalışılmaktadır. Sözleşme yapan birlik
ve/veya kooperatifler çiğ sütü üyelerinden referans fiyattan (1,15 TL/lt)4 almak ve
belgelendirmek zorundadır. Müdahale alımı kapsamında alınan çiğ sütleri birlikler kendi
imkânları ile yağsız süt tozuna çevirdikten sonra ESK, hazırlanan bu süt tozlarını alarak
piyasaya müdahale etmektedir. Bu müdahale ile amaçlanan üreticiyi arz fazlasından
kaynaklanan fiyat baskısına karşı referans fiyat aracılığıyla korumaktır. Adı geçen
kurum, söz konusu uygulamanın piyasa aktörleri tarafından olumlu karşılandığı ve
bundan dolayı piyasadan bu şekilde alımlara devam edileceğini belirtmiştir. Piyasaya
bir başka müdahale aracı da “okul sütü projesi”dir. Söz konusu proje ile kısa dönemde
arz fazlalığının eritilmesi, uzun dönemde de tüketim alışkanlığı kazandırılarak talebin
artırılması amaçlanmaktadır.
(22) Diğer yandan ülkemizde süt ve süt ürünlerinin fiyat istikrarını sağlamaya yönelik olarak
ve çiğ süt desteklemesi amacıyla 2011 yılından itibaren Hayvancılık Genel Müdürlüğü
(HAYGEM) tarafından her üç ayda bir olmak üzere süt primi ödemesi
gerçekleştirilmektedir. Bu tutar 2009 yılında büyükbaş hayvan başına soğutulmuş çiğ
sütün litresi için 4 kuruş iken 2015 yılında 9 kuruş olarak gerçekleşmiştir.
(23) HAYGEM tarafından 2013 yılından itibaren beş ilde (Ankara, Balıkesir, Bursa, İzmir,
Tekirdağ) ıslah ve süt kalitesini desteklemek amacıyla bir başka program başlatılmıştır.
Islah programıyla sütün yağı, proteini ve somatik hücre sayısının belirlenmesi
amaçlanmaktadır. Bu kapsamda 2015 yılında 2.480 yetiştiricinin sahip olduğu 64.795
baş sığır için toplam 3.239.750 TL destekleme gerçekleştirilmiştir.
I.3.2. Dünya Örnekleri Işığında Çiğ Süt Piyasası ve Yapılan Müdahaleler
(24) Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) çiğ süt alım fiyatlarının seyrinde yaşanan
dalgalanmalar dolayısıyla üreticinin karşılaştığı çeşitli zorluklardan ötürü sektörde çeşitli
müdahale araçları kullanılmaktadır. Bu bağlamda söz konusu ülkede uzun yıllar
kullanılan Federal Düzeyde Süt Pazarlama Kurulları (Federal Kurullar) görevlerini
yapmaya devam etmektedir. Bunun yanında, düşük gelir kesimlerine yönelik süt ve süt
ürünleri bağış programı ve belirlenmiş olan seviyeden daha düşük düzeyde gelir elde
eden üreticileri korumaya yönelik programlar yürürlüğe konulmuştur. Buna karşılık en
son 2014 yılında yapılan değişiklik ile telafi edici fiyat, ihracat destekleri ve gelir kaybını
telafi edici destek programları da yürürlükten kaldırılmıştır5.
(25) Anılan müdahale araçlarından en önemlisi olduğu düşünülen ve 1937 yılından
günümüze kadar işlevini sürdüren Federal Kurulların temel görevi, ilgili kalite
standartlarını haiz ve A grubu olarak sınıflandırılmış çiğ sütün minimum toptan satış
fiyatını belirlemektir6. Bu kurullar vasıtasıyla hem üretici hem de nihai tüketiciler, tüm yıl
boyunca üretim seviyesinde yaşanacak dalgalanmalar sebebiyle oluşacak risklere
karşı fiyatlama politikasıyla korunmaktadır7.
4 İlgili fiyat 2014 Temmuz ayından günümüze kadar geçerli olan fiyattır.
5
Erişim Tarihleri: 19.05.2016
6 MANCHESTER A.C., BLAYNEY D.P. (2001), Milk Pricing in the United States, Agriculture Information
Bulletin No. 761. Sayfa: 7 Erişim Tarihi: 19.05.2016
Erişim Tarihi: 19.05.2016
7 Erişim Tarihi: 19.05.2016
16-21/362-168
6/16
(26) ABD’de çiğ süt üretimi 2016 yılı Mart ayında bir önceki dönemin aynı ayına göre %1,8
oranında artış göstermiş ve ortalama çiğ süt fiyatları ise 2016 yılının ilk çeyreğinde bir
önceki yılın dördüncü çeyreğine göre 15,65 dolar/50 litre (0,313 dolar/litre) fiyatlarına
kadar düşmüştür.8
(27) Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası çerçevesinde oluşturulan süt ve süt ürünleri
politikası ise, diğer tarım sektörlerinde olduğu gibi, sektörde çalışan tarım nüfusuna iyi
bir yaşam standardı sağlamak ve süt sektöründeki dengeyi muhafaza etmek amacıyla
oluşturulmuştur. Oluşturulan bu politika, taze, konsantre, süttozu, krema, tereyağı,
peynir ve lor peyniri gibi temel süt ürünlerini kapsamaktadır. Belirtilen bu temel ürünler
dışında, uluslararası ticaret düzenlemeleri kapsamında, süt ve süt ürünleri içeren
işlenmiş tarım ürünleri de süt ve süt ürünleri politikasına ilave edilmiştir. Ayrıca,
Topluluk piyasalarında süt ve süt ürünleri fiyatlarının uygun düzeylerde seyrinin
sağlanması amacıyla; ithal edilen süt ürünlerine gümrük vergisi, ihracata sübvansiyon,
iç pazar dengesinin korunması için tereyağının veya süt tozu fazlalıklarının
depolanması, hayvan yemi olarak kullanılan süt tozuna sübvansiyon verilmesi gibi
birçok değişik yöntem uygulanmıştır9.
(28) Bunun yanında 2012 yılında uygulamaya koyulan ve üreticileri korumaya yönelik
olduğu anlaşılan, üretici ile sanayici arasında süt alım sözleşmesi imzalanması
zorunluluğu koşulu da ilgili piyasada uygulanan bir başka politikadır. Söz konusu
sözleşmede fiyat, miktar, ilgili sözleşmenin süresi ve ödeme koşulları gibi hususlara yer
verilebilecektir. Üreticiler isterlerse, söz konusu sözleşmeyi bağlı oldukları üretici
birlikleri vasıtasıyla da akdedebilecektir. Öte yandan 2008 ile 2010 yılları arasında süt
ve süt ürünlerinde yaşanan kriz sonrası, şeffaflığı sağlamak ve üretici geliri ve pazarın
istikrarını sağlamaya yönelik orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini sunmak amacıyla,
Süt ve Süt Ürünleri Konusunda Yüksek Düzeyli Uzmanlar Grubu oluşturulmuştur10.
(29) 30 yıllık süre sonunda süt arzında kota uygulamasını 31 Mart 2015 tarihinde kaldıran
Avrupa Birliği11 (AB) için ilgili sayısal veriler incelendiğinde, çiğ süt arzının 2016 yılının
Ocak-Şubat ayında, bir önceki dönemin aynı ayına göre %7,4 oranında arttığı
görülmektedir12. Buna paralel olarak Avrupa ülkeleri için 2016 yılı Nisan ayında
üreticilere ödenen ortalama çiğ süt fiyatları bir önceki dönemin Nisan ayına göre %13
oranında azalış göstermiştir13.
I.3.3. İlgili Ürün Pazarı
(30) Önaraştırmanın temelini, çiğ süt alım pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin
aralarında anlaşmak suretiyle çiğ süt alım fiyatlarını düşürdükleri iddiası
oluşturmaktadır. Çiğ süt pazarının işleyişine dair verilen bilgilerde de bahsedildiği üzere
söz konusu teşebbüsler çiğ süt alım pazarında faaliyet göstermektedirler. Bu bağlamda
ilgili ürün pazarı “çiğ süt alım pazarı” olarak tanımlanmıştır.
8 sayfa: 3 Erişim Tarihi: 19.05.2016
9UTKU İSMİHAN, F. M. (2003), Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası Kapsamında Süt ve Süt Ürünleri
Politikası, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı AT Uzmanlık Tezi, sayfa: 1. Erişim Tarihi: 20.05.2016
10 Erişim Tarihi: 20.05.2016
11 Erişim Tarihi: 19.05.2016
12 sayfa: 2 Erişim
Tarihi: 20.05.2016, ilgili arz miktarının fiyatlarla karşılaştırması amacına yönelik yapılan araştırmalar
neticesinde Nisan ayı arz miktarlarına ilişkin istatistiki bilgilere ulaşılamamıştır.
13 sayfa: 3 Erişim
Tarihi: 20.05.2016
16-21/362-168
7/16
I.3.4. İlgili Coğrafi Pazar
(31) Çiğ süt alım pazarındaki rekabetçi parametrelerin, yöresel ve ulusal seviyede değişikler
gösterebilmekle birlikte, sonuca etki etmeyecek oluşu nedeniyle kesin bir ilgili coğrafi
pazar tanımlanmamıştır.
I.4. Çiğ Süt Alım Pazarına İlişkin Geçmiş Kurul Kararları
(32) Kurul tarafından çiğ süt pazarına ilişkin alınmış çeşitli kararlardan dosya konusu
iddialarla olan ilgisi bakımından bazılarına bu bölümde yer verilmiştir. İlk olarak Kurulun
23.03.2000 tarih ve 00-11/109-54 sayılı kararı dosya konusu ile benzerlik
göstemektedir. İlgili şikâyet başvurusunun konusunu; süt sanayicilerinin ihale
dönemlerinde, anlaşmalı olarak çiğ süt alım fiyatlarını düşük tutarak üreticinin elindeki
hayvanların kesime gitmesini sağlayıp hem damızlık hayvan ithalatından getiri
sağladıkları, hem de süt alım fiyatlarını yükselterek stoklarındaki işlenmiş sütleri yüksek
fiyata satmak suretiyle büyük gelir elde etme amacı güttükleri, söz konusu süt
sanayicilerinin Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR)
adı altında tekelleştikleri, düşük kapasite kullanımı ile kendilerini riske atmadan kar
elde ettikleri ve aralarında anlaşarak şişe süt fiyatlarında aynı oranda zam yaptıkları
hususları oluşturmaktadır.
(33) Bahse konu kararda,
Sütün fabrika çıkış fiyatlarının, bayi ve bakkal karlarının, bayilere uygulanan
iskontoların firmadan firmaya ve bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği ve fiyat bu
yapı içerisinde oluşurken uyumlu eylemden bahsedebilmek için gereken “bilinçli
ortak tavır” almanın söz konusu olamayacağı,
Süt ve süt ürünleri üreticilerinin hem büyüklüklerinin farklı, hem de sayılarının çok
fazla olması, üstelik süt ürünleri piyasasında arz fazlası bulunması nedeniyle
rekabetin yoğun yaşandığı ve bu nedenle girdi özelliği taşıyan çiğ sütün fiyatlarının
üretim maliyetlerine denk bir noktada oluştuğu,
Süt üreticisinin ürününü uzun süreli olarak muhafaza edememesi ve ayrıca
yeterince örgütlenememesi sebebiyle, sütünü düşük ya da maliyetinin altında
fiyatlarla satmak zorunda kaldığı,
İşlenmiş süt pazarının firma sayıları ve pazar payları dikkate alındığında
oligopolistik bir yapı sergilediği ve firmaların maliyet yapılarının, işin mahiyeti
gereği, birbirlerine benzer olması nedeniyle fiyat politikaları arasında da
paralelliklerin söz konusu olabileceği,
İşlenmiş süt piyasasında faaliyet gösteren firmaların çoğunun dağıtım ağları
kapsamında bayilerinin bulunduğu, bu bayilik sisteminin firmalara piyasadaki fiyat
ve arz gibi değişkenler hakkında hızlı bir şekilde bilgi sahibi olma şansı tanıdığı ve
firmaların bu değişikliklere tepki gösterdiği,
Çiğ sütün homojen bir ürün olduğu ve bu nedenle fiyat artırımlarının ve fiyatlarının
benzer nitelikte olmasının doğal olduğu
değerlendirilerek soruşturma açılmasına gerek olmadığına hükmedilmiştir.
16-21/362-168
8/16
(34) 26.07.2006 tarih ve 06-56/714-204 sayılı Kurul kararı yer verilecek bir diğer karardır.
Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesinde, süt ve süt ürünleri ticareti ve nakliyesi ile iştigal eden
teşebbüslerin kendi aralarında akdettikleri bir protokol çerçevesinde ilçe merkezi,
kasaba ve köyleri kendi aralarında paylaştıkları, bu paylaşıma aykırı olarak başka bir
köyün sütünü alan kişilere tazminat yaptırımı uygulandığı ve böylece toplanan çiğ
sütün fiyatının ve ödeme koşullarının ilgili teşebbüslerce tespit edildiği iddia edilmiş ve
bahse konu teşebbüsler hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(35) İlgili soruşturma süreci sonunda alınan kararda Konya Süt ve Süt Ürünleri İmalatçıları
Derneği (KOSSİMAD) üyesi olan bazı teşebbüslerin üretimde kullandıkları çiğ sütün
müstahsilden alım fiyatını pazar dışında kendi aralarında anlaşarak belirledikleri ve
belirli dönemlerde çiğ süt alımını durdurdukları gerekçesiyle söz konusu teşebbüslere
idari para cezası verilmesine hükmedilmiştir.
(36) Öte yandan köy paylaşımına giderek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
tespit edilen şahısların anılan Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet
koşullarından yararlanmasına karar verilmiştir.
(37) Söz konusu kararda pazar paylaşımı gibi rekabeti doğrudan sınırlayan bir uygulamaya
süt piyasasının kendine özgü yapısı dikkate alınarak muafiyet verilmektedir.
(38) Son olarak 05.06.2008 tarih ve 08-37/493-174 sayılı Kurul kararına yer verilecektir. Çiğ
süt fiyatlarında yaşanan düşüşün nihai tüketiciye sunulan mamul fiyatlarına
yansıtılmamasının rekabeti kısıtlayıcı bir uygulamadan kaynaklanıp
kaynaklanmadığının araştırılması amacıyla yapılan önaraştırma sonucunda alınmış
olan kararda,
Sektörde kayıt dışılığın yaygın olduğu ve yurt içinde üretilen çiğ sütün yaklaşık
%50’sinin ancak sanayiye aktarılabildiği ve sadece %19’luk kısmının modern
tesislerde işlendiği,
Süt işletmelerinin %97,74’ünün, 1 ila 25 arasında büyükbaş barındıran küçük
işletmelerden oluştuğu ve Türkiye’de çiğ süt üretimi yapan süt işletmeleri arasında
kooperatifleşme çalışmalarının son dönemlerde yoğunlaşsa da yeterli seviyeye
erişmediği,
Çiğ süt üreten ve müstahsil olarak adlandırılan işletmelerin büyük bir bölümünün
ekonomik açıdan karlı olması mümkün olmayacak kadar az sayıda hayvan ile
geleneksel yöntemlere dayanarak üretim yaptıkları ve kooperatifleşmenin yetersiz
olmasının kaliteli süt üretimine engel teşkil ettiği,
Sütün üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok farklı aşamadan geçtiği ve
sütün birçok küçük ölçekli ve dağınık işletmeden toplanması nedeniyle
sanayicilerin maliyetinin arttığı,
Süt arzında mevsimsellik etkisinin olduğu ve arzın arttığı dönemlerde stok
maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle satın alımlara ara verildiği ve süt
toplayıcıları ile mandıraların müstahsiller tarafından üretilen sütü satın almak gibi
bir yükümlülüklerinin olmadığı
ifade edildikten sonra özellikle 2007 yılı ve sonrasında süt ve süt ürünleri fiyatlarında
yaşanan artışların; dünya fiyatlarındaki değişiklikler, talep koşulları gibi ekonomik
gerekçelerle açıklanabileceği belirtilmiştir.
16-21/362-168
9/16
(39) Ayrıca, yerel süt firmaları da dikkate alındığında çok sayıda firmanın ilgili pazarda
faaliyette bulunduğu ve söz konusu pazarda meydana gelen fiyat artışlarının 4054
sayılı Kanun’un ihlali niteliğindeki bir eylemden meydana geldiğine yönelik ciddi ve
yeterli düzeyde somut bulgunun olmadığı sonucuna varılmış ve soruşturma
açılmamasına karar verilmiştir.
I.5. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Bilgiler
(40) Dosya kapsamında SÜTAŞ, DANONE, MURATBEY, YÖRSAN, AKBEL ve
TACİROĞLU‘nda yerinde incelemeler yapılmıştır. Yapılan yerinde incelemelerde
teşebbüslerin çiğ süt alım fiyatını birlikte belirlediklerini gösterir herhangi bir belge veya
bulguya rastlanmamıştır. Söz konusu yerinde incelemelerin akabinde şikâyet konusu
iddialar hakkında teşebbüslerle toplantı yapılmıştır.
(41) SÜTAŞ ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara aşağıda
yer verilmektedir:
“Bu dönemde çiğ süt alım fiyatlarında çok sert dalgalanma oldu ve bunun aksi
için çalışmalar yürütmekteyiz. Süt arzındaki bolluğun fiyat düşüşlerine neden
olduğunu düşünmekteyiz, bu nedenle Türk hayvancılığının kötüye gitmesini
bizler de istemeyiz. Zira bu durum fiyatların istikrarı ve sürdürülebilir bir ortamın
oluşturulmasını engelleyecektir.
Tarım ve hayvancılık tüm ülkelerde desteklenmektedir. Tarım ve hayvancılık
risk ve belirsizlikleri barındırmaktadır. Özellikle hayvancılık servet yaratma
gücüne sahiptirler. Dolayısıyla hayvancılığın korunması ülke ekonomisi için çok
önemlidir.
Global düzeyde arz cephesinde önemli gelişmeler olmuştur. Avrupa’da süt
kotalarının kalkması üretimi artırmıştır. Yine Ortadoğu pazarında fiyatların
sürekli düşmesi nedeniyle geleceğe dönük olarak fiyatların düşmesi
beklendiğinden minimum stokla çalışmayı tercih etmektedirler.
Türkiye pazarı bakımında ise, terör nedeniyle bu olayların yaşandığı bölgelerde
ticaret hacmi daralmıştır. Yine, turizm sektöründe yaşanan sıkıntılar da piyasayı
olumsuz etkilemektedir. Son dönemde basında çıkan olumsuz haberlerde süt
talebini etkilemiştir.
Sütteki mevsimlik dalgalanmalar da piyasayı etkilemektedir. Özellikle fiyatların
düştüğü dönemlerde süt hayvanları kesime verilmektedir. Kesime verilen süt
hayvanları ülke ekonomisi için büyük kayıptır. Yukarıda belirttiğim gibi süt
hayvanlarının korunması ülke ekonomisi için hayatidir. Bir süt hayvanının
kesilmesi durumunda, çiğ süt ihtiyacı hâsıl olması durumunda aynı hayvanın
yetiştirilmesi ve buna uygun hale getirilmesi yaklaşık 24 ayı almaktadır. Süt
hayvanının ithalatı da kolay olmamaktadır.
Bu alanda özellikle devlet müdahalesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Örneğin okul sütü kampanyası ve süt tozu politikasının piyasadaki fiyatların
istikrarı için önemli olduğunu düşünmekteyim.”
16-21/362-168
10/16
(42) YÖRSAN ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara aşağıda
yer verilmektedir:
“Söz konusu piyasada istikrarsızlık vardır. Fakat bu alanda yapılan politikalar arz
ve talep miktarı göz önünde bulundurularak yapılamamaktadır maalesef. İlgili
devlet mercilerinin politikaları çerçevesinde önemli derece arz miktarı artmış
fakat buna mukabil talep arttırılmamaktadır. Bu hususun dikkate alınarak gerekli
değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.
Geçmiş dönemde fiyatlar ihale usulü ile belirlenmekteydi. Şu an için bu süreç
Ulusal Süt Konseyi üzerinden yürümektedir. Biz sanayicilerin kesinlikle çiftçileri
koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zira çiftçinin ilgili pazarda mevcut olmaması
bizim hammaddeye erişimimizi de kısıtlamaktadır.
Söz konusu piyasada gerçekten yapısal bazı problemler mevcut. Tarafımızca
artan talep döneminde arzın azaldığı, talebin azaldığı dönemde ise arzın arttığı
bir süt alım piyasasında faaliyet gösterilmektedir. (…..) tonluk günlük işleme
kapasitesine sahibiz ve teşebbüs olarak maksimum (…..) ton çiğ süt alabiliriz.
Çiğ sütün alımı ve bunun diğer maliyetlerini de göz önünde bulundurulduğunda
çiğ sütün temel maliyeti ortalama (…..)’dir.
Faturasız işlem yapan ve kurumsal olmayan firmalar yine çiftçiden düşük fiyat ile
alım yapmaktadır. Piyasaya şu an Et ve Süt kurumunun müdahalesi söz
konusudur.
Sanayici olarak çiğ süt alım fiyatlarının yükselmesidir. Bunun sağlanabilmesi için
üretici yani çiftçinin çiğ süt üretimi için temel girdi olarak kullandığı yem
fiyatlarının düşmesine yönelik politikaların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu
bağlamda süreç yönetilmez ise çiftçinin kendi hayvanını kesime
yönlendirilmesine neden olmaktadır. Ve bu et ve et ürünlerinin işleyişinde de
krizlere neden olmaktadır.
Uluslararası alandaki piyasa fiyatları göz önünde bulundurulduğunda kendi
ülkemizdeki çiğ süt fiyatlarının daha yüksek olduğu da görülecektir. Bu
çerçevede ABD’de oluşan fiyatlar baz alınırsa fiyatlarımızın yüksek ve çiğ süt
kalitesinin de düşük olduğu görülecektir.
Bunun yanında Ortadoğu’da ve uluslararası alanda yaşanan siyasi ve ekonomik
istikrarsızlıklar da ihracatımızın önemli derecede azalmasına neden oldu ve bu
nedenle çiğ süt alımına yönelik talep de dolayısıyla azalmıştır.
Sonuç olarak ilgili pazarda yaşanan istikrarsızlığın çözüm noktası, yapısal bir
çözümün getirilmesi ve ihracatın önünün açılması gerekmektedir. Süt ve süt
ürünleri talebinin arttırılmasına yönelik çeşitli çalışmaların devlet nezdinde
yürütülmesi gerekmektedir.”
16-21/362-168
11/16
(43) DANONE ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara aşağıda
yer verilmektedir:
“Ülkemiz çiftliklere yönelik çeşitli teşvik programları yürüttü. Özellikle 2011 yılıyla
birlikte çiftliklere teşvikler uygulandı. Bu sayede kaliteli ve Avrupa standartlarında
çiğ süt üretimi arzında artışlar yaşandı. 2014 yılında özellikle Ortadoğu pazarına
ihracatımızda önemli oranda artış yaşandı. Bunun yanında hem AB’nin
kotasyonları kaldırması hem de Ortadoğu pazarına ihracın azalması nedeniyle
talepte düşüşler yaşandı. İhracattaki azalmanın %24’lere ulaştığı tahmin
edilmektedir. Piyasadaki bu arz talep dengesizliği sütün mevsimselliği ile
birleşince piyasadaki istikrarsızlık daha da artmıştır.
Yapısal özelliklere baktığımızda arz ve talep dengesizliği vardır. Şirketimizin
ürünlerine yönelik talebin arttığı dönemlerde, çiğ süt arzının düştüğü; talebin
azaldığı dönemlerde ise arzın arttığını görüyoruz.
Çiğ süt ülkemiz için stratejik bir üründür. Bundan dolayı üreticilerimizi korumaya
yönelik çeşitli politikalar yürütmemiz gerekmektedir. Üreticinin ilgili pazarda
öngörüsünün olmaması ve sağlıklı pazar dinamiklerine sahip olmaması
durumunda üreticinin pazardan çıkmasına ve söz konusu pazara girişi de
engelleyen hususlardır.
Et ve Süt Kurumunun arz fazlasını piyasadan çekmek amacıyla yapmış olduğu
süt tozu politikasının önemli olduğunu düşünmekteyiz.
Ulusal Süt Konseyinin tavsiye edilen çiğ üst alım fiyatlarının, ilgili kalite
standartları çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Çiğ süt alımında üreticilerle yapılacak olan sözleşmelerde vade ya da prim
sistemi üreticilerin çalışılacağı sanayinin seçiminde etkili olmaktadır.”
(44) MURATBEY ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara
aşağıda yer verilmektedir:
“Çiğ süte ortalama (…..) ile (…..) TL ödeme yapmaktayız. Ulusal Süt
Konseyinin belirlemiş olduğu fiyat aslında sütün özellikleri baz alınarak
yapılmamaktadır. Standarta uygun süt ortalama %90 su, %4 laktoz ve %6 yağ
ve proteinden oluşmaktadır. Ancak Süt Konseyinin belirlediği fiyat, sütün
kalitesini dikkate almamaktadır. Sütün kalitesini temel olarak sütün yağ ve
protein oranı ve mikrobiyolojik özellikleri belirlemektedir.
Söz konusu piyasada istikrarsızlık olarak ifade edilen hususlarda üretici
birliklerin ifade ettikleri ve şikâyete konu ettikleri hususun çıkış noktası
sanayiciden kaynaklı bir durum değildir. Yukarıda ifade ettiğim ve altını çizmiş
olduğumuz husus kalite standartları esas alınarak ilgili fiyat belirlenmelidir. Zira
üretim sürecinde bizim kaliteli veya kalitesiz süt için ayrımımız
bulunmamaktadır. Ve aynı maliyet koşulları ile üretimi gerçekleştiriyoruz. Bu
bağlamda asıl mağdur olan sanayicidir. Ve ilgili pazarda iflas eden veya iflas
erteleme isteyen birçok teşebbüs bulunmaktadır.
Avrupa’da tüm kalite standardını sağlayan çiğ süt çok daha ucuza mal
edilmektedir. Ayrıca yem fiyatlarının da ilgili döviz kuruna endeksli olması
sanayicilerin zor duruma düşmesine neden olmaktadır. Bu nedenle özellikle
hayvancılık alanında gerekli ve sağlıklı bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Zira yemin girdi olarak kullanıldığı hayvancılıkta yeme yönelik olarak da
maliyetin düşürülmesine yönelik politikalar yapılması gerekmektedir.
Sanayicilerin dağıtım zincirinde marketlerde yaşadığı sorunlar da piyasanın
işleyişini etkilemektedir. Özellikle marketlerin lojistik maliyetleri ve geri iade
maliyetleri önemlidir.
16-21/362-168
12/16
Son olarak Ortadoğu’da yaşanan siyasi istikrarsızlıklar da ihracat oranlarımızı
önemli oranda etkiledi hatta % 25’ten daha fazla oranında azaldığını
düşünüyorum. Türkiye’de üretilen süt ve süt ürünlerinin satış fiyatı, Türk
halkının satın alma gücünün üstündedir. Bu sorun çözülmediği müddetçe bahse
konu pazarda yaşanan sıkıntılara da çözüm bulunamayacaktır.”
(45) TACİROĞLU ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara
aşağıda yer verilmektedir:
“Söz konusu pazarda 55 yıldır faaliyet göstermekteyiz. Tarım ürünlerinde fiyat
istikrarının olması gerektiği düşünüyorum. Devletin süt piyasasına müdahalesini
olumlu bulmaktayız. Arz fazlalığının süt tozuna yönlendirilmesi fiyat istikrarı
bakımından yerinde bir uygulamadır. Son zamanlarda piyasada görülen
istikrarsızlığın sebebi döneme özgü arz fazlalığıdır. Süt piyasasının yapısal
özelliklerine bakıldığında, arzın bollaştığı dönemde talebin düştüğü, talebin
arttığı dönemde arzın nispeten daha az olduğu da tespiti yapılacaktır.”
(46) AKBEL ile yapılan görüşmede teşebbüs yetkililerince dile getirilen hususlara aşağıda
yer verilmektedir:
“Süt alımına yönelik faaliyet yürüten bölümümüz Konya’da bulunmaktadır. İlgili
fiyatların düşmesine yönelik görüşüm, devlet teşvikleri nedeniyle çiğ süt arzının
artması ve bunun sonucunda da fiyatların düşmesidir.”
(47) Söz konusu toplantılarda teşebbüs yetkilileri tarafından özetle;
İlgili piyasada yapısal problemlerin mevcut olduğu, özellikle çiğ süt arzının fazla
olduğu dönemlerde talebin artmaması nedeniyle fiyatların düştüğü,
Arz fazlalığının oluşmasına, mevsimsel faktörlerin yanı sıra ilgili devlet mercilerince
verilen teşvikler sonrası talebe göre arz fazlalığının olmasının neden olduğu ve bu
durumun fiyatların düşmesine etki ettiği,
İhracatımızın önemli bir kısmını oluşturan Ortadoğu ülkelerinde yaşanan siyasi ve
ekonomik sorunların ve ülkemizde son zamanlarda yaşanan terör olaylarının süt ve
süt ürünleri satışını olumsuz etkilediği,
Çiğ süt alım fiyatlarının sanayicilerin birlikte belirlemesinin üreticiden ziyade
sanayiciye zarar vereceği, çünkü düşük fiyatlar nedeniyle üreticinin piyasadan
çıkmasının süt hayvanlarının kesilmesine ve en nihayetinde çiğ süt talebinin
oluştuğu dönemlerde arz krizine sebebiyet vereceği ve üretim girdisine ulaşmanın
zorlaşacağı
ifade edilmiştir.
I.6. Değerlendirme
(48) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve
yasaktır.” hükmünü haizdir.
(49) Buna göre işbu önaraştırmaya konu olan iddiaların temelinde yer alan, çiğ süt alım
pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşarak çiğ süt alım fiyatlarını
birlikte belirledikleri iddiası da bu madde kapsamında değerlendirilmedir.
16-21/362-168
13/16
(50) Yerinde incelemelerde teşebbüsler arasında herhangi bir anlaşmaya işaret edecek bilgi
veya belgeye rastlanmamıştır. Bunun yanında ilgili pazarda faaliyet gösteren firmaların
çok sayıda ve dağınık yapıda olması da anılan iddianın gerçekleşmesini
güçleştirmektedir. Zira sadece SETBİR’e üye süt ve süt ürünleri üretici sayısı 52 iken,
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği’ne üye teşebbüs sayısı 125’tir.
GTHB verilerine göre ise ülkemizde toplam 1941 adet süt ve süt ürünleri üreticisi
bulunmaktadır.
(51) Aşağıdaki grafikte 2014-2016 yılları arasında çiğ süt alımı yapan dokuz teşebbüsün
aylar itibariyle alım fiyatlarına yer verilmiştir.
Grafik 1- Teşebbüslerin 2014, 2015 ve Ocak-Nisan 2016 Dönemi Ortalama Çiğ Süt Alım Fiyatları (TL)
(…..TİCARİ SIR…..)
(52) Grafik-1’e göre 2014, 2015 ve 2016 yılları arasında çiğ süt alım fiyatları özellikle
şikâyete konu dönemler itibariyle değerlendirildiğinde, fiyatlarda bir benzerliğin mevcut
olmadığı gözlemlenmektedir. Gerçekleşen fiyatlar referans fiyatın üzerindedir. 2015 yılı
içerisinde çiğ süt alım fiyatlarının aylar itibariyle 1,20 ile 1,30 TL arasında değişim
gösterdiği ve yıl boyunca da istikrarlı bir seyir izlediği görülmektedir. 2016 yılına
gelindiğinde ise, aşağıda detaylı şekilde açıklanacağı üzere, mevsimsel koşullar
nedeniyle süt arzının artması, ihracat miktarının ve buna mukabil talebin azalması ve
son olarak Avrupa’da süt kota uygulamasının kaldırılması sonucu artan arz miktarı
sonrası fiyatlarda düşüş gerçekleşmiştir. Anılan durumda dahi ilgili teşebbüsler
arasında farklı fiyatların oluştuğu müşahede edilmektedir. Zira en keskin düşüşün
gerçekleştiği 2016 yılı Mart ayı esas alındığında AKBEL (…..); EKER (…..); GÖNENLİ
(…..); SÜTAŞ (…..); YÖRSAN (…..); YÖRÜKOĞLU (…..); AYNES (…..); DANONE
(…..); PINAR ise (…..) TL üzerinden çiğ süt alımı gerçekleştirmiştir.
(53) Aşağıdaki grafikte ESK’dan elde edilen veriler uyarınca hazırlanan 2014-2016 yılları
arasında aylar itibariyle çiğ süt arz miktarına yer verilmiştir.
16-21/362-168
14/16
Grafik 2- 2014, 2015 ve Ocak-Mart 2016 Dönemi Ay Bazında Çiğ Süt Arz Miktarı
0
100.000
200.000
300.000
400.000
500.000
600.000
700.000
800.000
900.000
1.000.000
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Üretim Miktarı/Ton
Yıllar
2014 2015 2016
(54) Grafik-2’ye göre 2015 yılı Aralık ayında gerçekleşen çiğ süt üretim miktarı bir önceki
yılın aynı ayına göre %6,5 oranında artmış ve toplam olarak 2015 yılındaki üretim
miktarı ise bir önceki döneme göre %3,7 oranında artış sağlamıştır. Yine 2016 yılında,
2015’in aynı aylarına göre Ocak ayında %5, Şubat ayında %7 ve Mart ayında ise %4;
2014 yılına göre ise sırasıyla %6, %10 ve %5 oranında artış şeklinde gerçekleşmiştir.
Grafik-2 hem yıllar itibariyle süt arzının artışını, hem de mevsimsel olarak süt arzının
arttığı dönemleri izlemeye imkân vermektedir. Daha önce de ifade edildiği üzere, süt
arzının artmasında etkili olan hususlar, hayvancılığın geliştirilmesine yönelik olarak
çeşitli teşvik programlarının uygulanması ve anılan teşvik programlarının süt hayvan
sayısında da önemli artışlara zemin hazırlamasıdır. Mevsimsel olarak (Mart-Temmuz
dönemi) süt arzının artmasında ise süt hayvanlarının bu dönemde doğum yapmaları
etkili olmaktadır.
(55) Çiğ süte olan talebin son dönemlerde düştüğü görülmektedir. Bilhassa ihracatımızın
önemli bir kısmını oluşturan Ortadoğu ülkelerinde yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlar
ve ülkemizde son zamanlarda yaşanan terör olayları süt ve süt ürünleri satışını
olumsuz etkilemiş ve bu durum süt ve süt ürünleri piyasasının ana hammaddesi olan
çiğ süte olan talebi düşürmüştür.
(56) Aşağıdaki grafikte GTB’den elde edilen veriler uyarınca hazırlanan 2014-2016 yılları
arasında aylar itibariyle süt ve süt ürünleri ihracat ve ithalat miktarlarına yer verilmiştir.
16-21/362-168
15/16
Grafik 3- 2014, 2015 ve Ocak-Nisan 2016 Dönemi Süt ve Süt Ürünleri İhracat ve İthalat Miktarları
0
2.000.000
4.000.000
6.000.000
8.000.000
10.000.000
12.000.000
14.000.000
16.000.000
Miktar/kg
Aylar
İthalat İhracat
(57) Grafik-3’e göre çiğ süt alım fiyatlarının düştüğüne yönelik şikâyetlerin arttığı 2015 yılı
Aralık ayındaki ihracat miktarları bir önceki dönemin aynı ayına göre %23 oranında
azalırken, ilgili yılların Ocak dönemlerinde bu azalış %47’lere ulaşmıştır. Bunun
yanında 2015 yılında gerçekleşen toplam ihracat miktarı, 2014 yılı toplam ihracat
miktarına göre %6 oranında azalış göstermiştir.
(58) Ülkemizin, yurtdışı süt ve süt ürünlerine yönelik talep miktarı için gösterge teşkil eden
ithalat rakamları incelendiğinde ise; 2015 yılı Aralık ayında gerçekleşen ithalat miktarı,
bir önceki yılın aynı dönemine göre %10 oranında azalırken, 2015 yılı toplam ithalat
miktarı yine 2014 yılı toplamına göre %7,5 oranında azalış göstermiştir. Anılan
oranlardan da anlaşılacağı üzere, talep miktarında da önemli derecede düşüşün
yaşandığı görülmektedir.
(59) Diğer yandan uluslararası alanda ilgili sektörde yaşanan çeşitli gelişmeler de ülkemiz
süt ve süt ürünleri piyasasını etkilemiştir. İlgili pazarın işleyişi kısmında ayrıntılarına yer
verildiği üzere AB’nin süt arzının kontrolüne yönelik almış olduğu ve yaklaşık 30 yıl
boyunca devam ettirdiği çiğ süt arz kotası 2015 Mart ayında sonlandırılmıştır. Bu
uygulama sonrası Avrupa’da çiğ süt arzı %7,4 oranında artmış buna mukabil Avrupa
ülkeleri için 2016 yılı Nisan ayında üreticilere ödenen ortalama çiğ süt fiyatları bir
önceki dönemin Nisan ayına göre %13 oranında azalmıştır.
(60) Dolayısıyla anılan ülkelerde çiğ süt arzında yaşanan önemli artışlar uluslararası
fiyatların düşmesine neden olmuş ve bu durum ülkemiz sanayicilerini maliyet açısından
dezavantajlı konuma düşürmüştür.
(61) Bununla beraber yine ilgili teşebbüslerle yapılan görüşmelerde, ülkemizin belirli
bölgelerinde yaşanan çeşitli sıkıntıların süt ve süt ürünlerine olan talebi etkilediği ve
dolayısıyla kapasite kullanım oranlarında düşüş gerçekleştiği belirtilmiş ve bu durumun
yine hammadde olarak kullanılan çiğ süt talebini azalttığı ifade edilmiştir.
16-21/362-168
16/16
(62) Tüm bu bilgilerin yanında ilgili sektörün işleyiş mekanizması, tarafların pazarlık gücü ve
ilgili pazardaki aksaklıklar da bir bütün olarak değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Yine
ilgili pazarın işleyişi kısmında yer verildiği üzere, ülkemizde faaliyet gösteren üretici
kesim daha çok geleneksel üretim yöntemlerini kullanarak faaliyet göstermektedir. Çiğ
sütün hızlı bir şekilde elden çıkarılmasının gerekli olduğu da göz önünde
bulundurulduğunda, üretici kesim yerel aracılara bağımlı duruma gelebilmektedir. Bu
durum özellikle çiftçilerin mağduriyetine neden olabilmektedir.
(63) Bunun yanında üreticilerin kooperatif çatısında birleştiği, üretim ve dağıtımda etkinliği
sağlayacak işleyiş mekanizmasına sahip olan birliklerle hareket etmesi durumunda
anılan hususun gerçekleşmesi ihtimali de azalmaktadır.
(64) Bu durumda Türkiye'de kooperatifçiliğin gelişmesi; süt sektöründe istikrarlı büyümenin
sürdürülmesi, üretimde maliyet avantajlarından faydalanılarak verimin artırılması,
ürünlerin üreticilerin ekonomik kazanç sağlayacağı fiyatlardan satılması, ürün arzının
kontrol edilmesi suretiyle küçük işletmelerin pazarlık gücünün artırılması, daha iyi bir
pazarlama ağının inşa edilmesi, düşük sermayeli teşebbüslerin de ekonomik kararlarda
söz sahibi olması, üretimin yerinde denetlenmesi sağlanarak kalitenin artırılması ve
üretimde kayıt dışılığın önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
(65) Sonuç olarak, çiğ süt alım fiyatlarındaki düşüşün 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirilebilecek bir eylem veya uygulamadan kaynaklanmadığı; uluslararası
alanda arz cephesinde yaşananlar, buna mukabil ihracattaki düşüşler, süt ve süt
ürünlerine yönelik talebin azalması ve ilgili sektörün işleyiş mekanizmasındaki
aksaklıklar gibi ekonomik ve rasyonel parametrelerle açıklanabilecek hususlardan
kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
(66) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy