Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-4-130 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-74/896-333
Karar Tarihi : 19.9.2007
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B- RAPORTÖRLER : M. Haluk ARI, Hale SAĞLAM, Fatma ÇELİK
C- ŞİKAYETÇİ : - NTSR Uluslararası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.
Av. Mehmet GÜN
Kore Şehitleri Cad. 32 Zincirlikuyu 34394 İstanbul 20
D- KARŞI TARAF : - CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.
CNR EXPO / Yeşilköy 34149 İstanbul
E- DOSYA KONUSU: CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş. (CNR)’nin
NTSR Uluslararası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti. (NTSR)’ye yönelik
eylemleri dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ:
30
Şikayet dilekçesinde CNR’nin NTSR ile arasında 13 yıldır süregelen bir kira akdi
bulunmaktayken, NTSR’nin temel faaliyeti olan tekne fuarı, “Uluslararası
İstanbul Boat Show” (Boat Show) için 2007 kira sözleşmesine kabul edilmesi
mümkün olmayan şartlar öne sürmek yoluyla bu teşebbüsün faaliyetlerini
imkansız hale getirerek 4054 sayılı kanunun 6. maddesi kapsamında rekabeti
ihlal ettiği iddia edilmiştir.
G- DOSYA EVRELERİ:
Kurum kayıtlarına 14.7.2006 tarih, 4811 sayı ile giren şikayet dilekçesi üzerine 40
hazırlanan 10.8.2006 tarih, 2006-4-130/İİ.06.CA sayılı ilk inceleme raporu
doğrultusunda alınan 24.8.2006 tarih, 06-59/778-M sayılı Rekabet Kurulu Kararı
üzerine önaraştırma başlatılmıştır.
Yapılan önaraştırmanın ardından hazırlanan 26.10.2006 tarih, 2006-4-130/ÖA-
06-CA sayılı Önaraştırma Raporu 6.11.2006 tarihli Rekabet Kurulu toplantısında
07- 74/896-333
2
görüşülmüş ve 06-81/1035-M sayılı Kurul kararı uyarınca, CNR hakkında 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin ihlal edilip
edilmediğinin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlatılmıştır. Kurul aynı
toplantıda, 06-81/1036-300 sayılı karar ile de CNR’nin 9-25.2.2007 tarihlerinde 50
NTSR’ye ihtilaf konusu 1 ve 2 numaralı salonları, diğer salonların 2007 yılı
kiralamasında dikkate alınan ekonomik ölçütleri dikkate almak suretiyle
kiralaması yönünde ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte geçici tedbir
kararı vermiştir.
16.11.2006 tarihli Rekabet Kurumu yazısı ile haklarında soruşturma başlatıldığı
ve 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarını sunmaları gerektiği hususu CNR’ye
bildirilmiş, bu bildirimin ardından CNR’nin süresi içinde hazırladığı İlk Yazılı
Savunma 5.12.2006 tarih, 8288 sayı ile Rekabet Kurumu’na intikal etmiştir.
60
Soruşturma Heyeti’nce, hakkında soruşturma açılan taraf olan CNR hakkında
4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğine ilişkin olarak hazırlanan 3.5.2007
tarih, SR-07/08 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun’un 45. maddesi uyarınca
Rekabet Kurulu’nun tüm üyeleri ile ilgili tarafa 16.5.2007 tarihinde tebliğ edilmiş;
soruşturma tarafından 30 gün içerisinde ikinci yazılı savunmasını göndermesi
talep edilmiştir.
5.6.2007 tarihinde ve süresi içinde gönderilerek Kurum kayıtlarına 3844 sayı ile
giren ikinci savunmaya ilişkin Soruşturma Heyetinin değerlendirmelerini içeren
Ek Görüş Raporu 15.6.2007 tarihinde hazırlanmış, Kanun’un 45. maddesi
uyarınca Rekabet Kurulu’nun tüm üyeleri ile CNR’ye 19.6.2007 tarihinde tebliğ 70
edilmiştir. CNR vekili tarafından sunulan Ek Görüşe Cevap Rekabet Kurumu
kayıtlarına 17.7.2007 tarih, 4814 sayı ile intikal etmiş ve bu savunmada yer
verilen hususlar ile bunlara dair Soruşturma Heyeti görüşü Rekabet Kurulu’nun
bilgisine sunulmuştur.
12.9.2007 tarihinde şikayetçi ve taraf temsilcilerinin katılımıyla Sözlü Savunma
Toplantısı yapılmış toplantıya katılanlar iddia ve savunmalarını bir defa da sözlü
olarak dile getirmiştir.
Kurul’un 19.9.2007 tarihinde yapılan ilk oylaması sonucunda; 4054 sayılı
Kanun’un 51. maddesinde belirtilen karar yeter sayısının oluşmaması nedeniyle
yine aynı maddede belirtilen yöntemin izlenmek üzere ikinci oylamaya 80
kalmasına karar verilmiştir. Kurul aynı tarihteki ikinci toplantısında nihai kararını
vermiştir.
H- RAPORTÖR GÖRÜŞÜ:
Raportörler tarafından,
- CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.’nin yatçılık ve su sporlarına yönelik
fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim durumda olduğu,
07- 74/896-333
3
- CNR ile NTSR arasında süregelen bir ticari ilişkinin var olduğu, 90
- CNR’nin söz konusu alanda 13 yıldır fuar düzenleyen NTSR Uluslararası Fuar
ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.’ye makul olmayan fiyat artışları uygulamak
suretiyle alan kiralamayı red ettiği,
- Adı geçen teşebbüsün yukarıda değinilen eylemi ile 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal etmesi nedeniyle aynı Kanun’un 2007/1 sayılı Tebliğ ile değişik
16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.368 YTL’den az olmamak üzere para
cezası ile cezalandırılması gerektiği,
-İhlale son vermek açısından, diğer fuarlar için uygulanan ücretler dikkate
alınmak suretiyle belirlenecek bir kira bedeli karşılığında NTSR’ye 1 Aralık-28
Şubat tarihleri arasında fuar alanının kiralama imkanının tanınması gerektiği, 100
görüşleri belirtilmiştir.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Şikayetçi: NTSR Uluslararası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.
Ekinciler Cad., Ertürk Sok., Mehmet Özçelik İşhanı, No:5, Kavacık, Beykoz,
İstanbul adresinde mukim NTSR, 1999 yılında kurulmasına rağmen, şirketin
temelleri 1980 yılında Nuri TIĞLIOĞLU tarafından atılmıştır. NTSR, 1999 yılında
Avrupa’nın ve dünyanın sayılı fuarcılık kuruluşlarından biri olan RAI Group - 110
Hollanda ile ortaklık kurmuştur.
Şirketin düzenlediği organizasyonlar arasında; uluslararası moda haftaları,
tekstil, hazır giyim, konfeksiyon, deri, güvenlik, denizcilik, yatçılık ve su sporları
fuarları bulunmaktadır. Ancak, şirketin marka bilinirliği en yüksek fuarı, 25 yıldır
aralıksız sürdürdüğü ve ilk kez 1980 yılında Nuri TIĞLIOĞLU tarafından
düzenlenen Uluslararası İstanbul Boat Show Fuarıdır.
I.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Teşebbüs: CNR Uluslararası Fuarcılık ve
Ticaret A.Ş. 120
Atatürk Hava Limanı Karşısı, Yeşilköy, İstanbul adresinde mukim CNR, 1985
yılında fuar organizatörü bir firma olarak kurulan CNR Holding bünyesinde yer
alan 9 şirketten biri olarak fuarcılık alanında hizmet veren bir teşebbüstür.
CNR, yukarıda değinildiği gibi, mülkiyeti İstanbul Dünya Ticaret Merkezi
(İDTM)’ye ait olan 8 salondan oluşan fuar alanını 1993 tarihinden beri
işletmektedir. CNR, kiraladığı fuar alanında ağırlıklı olarak kendisi fuar
düzenlemekle birlikte, bu alanı fuar düzenlemek isteyen fuar organizatörlerine
kiraya vermek suretiyle de işletmektedir. CNR fuar alanı, konumu, ulaşım-130
iletişim olanakları, kapalı-açık alan büyüklüğü, teknik ve teknolojik donanımı ve
yönetimiyle bölgemizin sayılı fuar merkezlerinden biri olarak gösterilmektedir.
CNR fuar alanında 80.000 m² kapalı, 30.000 m² açık alan ve 8 fuar salonu
bulunmaktadır.
07- 74/896-333
4
I.3. Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.3.1. Sektör Hakkında Bilgi
I.3.1.1. Fuarcılık Sektörü
140
Ticaret fuarları, üreticileri, dağıtıcıları ve ithalatçıları bir araya getirmesiyle hem
ilgili sektör hem de o sektörün müşterileri için yararlı olmaktadır. Üreticilerin
ürünlerini etkin bir şekilde pazarlayabilmeleri için bir fırsat olan ticari fuarlar, bu
anlamda özellikle reklâm ve tanıtım olanakları sınırlı olan küçük ve orta ölçekli
firmalar için büyük öneme sahiptir. Müşteriler için de aynı anda birçok ürünü
görebilme ve bilgi edinme açısından iyi bir fırsattır. Özellikle ihtisas fuarlarına
ekonominin aynası gözü ile bakılmaktadır. Hatta başarılı fuarlar, ülkelerinin
ihracattaki başarılarının da en büyük nedenlerinden biri olarak kabul
edilmektedir.
150
I.3.1.2. İlgili Mevzuat
Ülkemizde fuarlar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından
yayınlanan ve yurt içinde fuar düzenlenmesine dair usul ve esasları düzenleyen
mevzuata uygun olarak düzenlenmektedir. Yurt dışında fuar organizasyonu
konusundaki düzenlemeler ise Dış Ticaret Müsteşarlığı bünyesindeki Fuar Daire
Başkanlığı’nca yürütülmektedir. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın “Yurtdışında
Düzenlenen Fuar ve Sergilere Milli Düzeyde veya Bireysel Katılımın
Desteklenmesine İlişkin Tebliğ”i bulunmaktadır.
160
TOBB’un 158 sayılı kararı uyarınca 11.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren "Yurt
İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar" başlıklı düzenlemesi TOBB
Yönetim Kurulunun 27.2.2007 tarihli ve 242 sayılı Kararına istinaden bazı
değişiklikler yapılarak düzenlemenin en güncel hali 30.3.2007 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Tanımların yer aldığı 5. maddeye göre:
“a) Genel fuar; belirli bir sektörü veya ürün grubunu esas almadan, çeşitli mal
ve hizmetlerin birlikte sergilendiği ve bunların ticari tanıtımının yapıldığı, içinde
sosyal ve kültürel etkinliklerin de bulunabileceği, en az elli katılımcının yer
aldığı, süresi on beş günü geçmeyen etkinliklerdir. 170
b) İhtisas fuarı; belirli bir ürün veya hizmet grubu ya da sektörle doğrudan ilgili
ve sektöre yönelik mal ve hizmet üreten katılımcıların, teknolojik ve uygulamalı
bilgi alışverişinin arttırılması ve ticari işbirliğine yönelik bilgi değişimi ortamının
yaratılması ile ihtiyaç duyulan ürün siparişlerinin verilmesini amaçlayan, en az
yirmi katılımcının yer aldığı, süresi on günü geçmeyen etkinliklerdir.”
Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar’ın 6. maddesine göre
uluslararası fuarın niteliği ise şu şekilde belirlenmektedir: “Bir fuarın uluslararası
07- 74/896-333
5
nitelikte olması ve ‘uluslararası’ unvanının kullanılabilmesi için, fuarın aynı 180
düzenleyici tarafından, aynı isim ve konuda son yedi yıl içerisinde en az üç defa
düzenlenmiş olması; ayrıca doğrudan veya dolaylı (temsilcileri kanalıyla)
yabancı katılımcı sayısının tüm katılımcı toplamı içerisinde en az yüzde on beşe
ulaşması veya yabancı katılımcıya tahsis edilen net metrekare stand alanı
büyüklüğünün toplamın en az yüzde onuna ulaşmış olması veya yabancı
ziyaretçi sayısının toplam ziyaretçi sayısı içerisinde en az yüzde iki buçuğu
bulması gerekmektedir.“
Fuar düzenlemek isteyen firmalar, fuarın düzenleneceği yıldan bir önceki yılın
ağustos ayının ilk gününe kadar, yetki belgesi fotokopisi ve mevzuatta belirtilmiş 190
belgelerle TOBB’a fuar düzenlemek ve fuar takviminde yer almak için başvuru
yapabilmektedirler. Bu tarihten sonra yapılan ana fuar takvimi başvuruları
oda/borsa tarafından reddedilir. Ana fuar takvimi, ilgili yılın bir önceki yılının
eylül ayının 15. gününde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve Birliğin internet
sitesinde yayımlanmaktadır.
I.3.1.3. Fuarcılık Sektörü Hakkında Genel Bilgi
Bir hizmet sektörü olan fuar organizasyonunda fuar alanı işletmeciliği, fuar
organizatörlüğü ve katılımcı firmalar olmak üzere başlıca üç taraf söz 200
konusudur. Fuar organizatörü, organizasyona konu fuarı düzenlemek için uygun
nitelikte yere sahip olan fuar alanı işletmecisinden mekânı kiralamak suretiyle,
fuarda ürünlerini sergilemek isteyen firmalarla fuara katılım için sözleşmeler
imzalamaktadır.
TOBB tarafından açıklanan verilere göre, yurtiçi fuarları düzenleme konusunda
“Yurt İçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar”’a uygun olarak yetki
belgesine sahip 157 teşebbüs bulunmaktadır. Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine
göre ise sektörde yurt dışında fuar yapmaya uygun hali hazırda 23 adet
organizatör bulunmaktadır. 210
Fuar alanı işletmecileri kiracısı ya da sahibi oldukları fuar alanlarını fuar
organize eden firmalara kiraya vermek suretiyle işleten teşebbüslerdir. Sektörün
bu kısmında önemli olan şehirler bazında olduğu kadar ülke düzeyinde de,
ekonominin hareketlenmesi ve büyümesi için fırsatlar yaratan büyük çaptaki
fuarların yapılabileceği alanların bulunmasıdır. Özellikle de makine, otomobil
gibi sergilenecek ürünlerin hacmen büyük olması durumunda fuarı organize
edebilmek için, gerek büyüklük gerekse donanım bakımından elverişli alan
sayısı sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle bu tür fuarlar boyut ve kapsamlarına bağlı
olarak alt ve üst yapı gereksinimleri dolayısıyla çok sayıda katılımcı firmanın yer 220
aldığı sadece belirli merkezlerde yapılabilmektedir. Fuar alanları, fuarcılık
hizmetinin gereği gibi verilmesi yanında, rekabet açısından, alternatif yaratıp
yaratmaması bakımından da önem taşımaktadır.
07- 74/896-333
6
Sanayi ve ticaretin gelişmesi, büyük otellerin varlığı, havaalanları ve
üniversitelerin bulunması gibi nedenlerden dolayı fuarlar ağırlıklı olarak
İstanbul’da düzenlenmektedir. Bu nedenle önemli fuar alanlarının çoğunluğu da
İstanbul’dadır. Türkiye’deki belli başlı fuar alanları arasında İstanbul Fuar
Merkezi, TüYAP Fuar ve Kongre Merkezi, İstanbul Hilton Exhibition Center,
İstanbul FM Meliha Avni Sözen Kültür Merkezi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre
ve Sergi Sarayı, Ankara ANFA Altınpark Expocenter Fuar Merkezi, İzmir 230
Kültürpark Fuar Alanı, Antalya Cam Piramit ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi
Uluslararası Fuar Merkezi sayılabilir. Bunlar arasında yat fuarı düzenlemeye
elverişli olabilecekler ise şunlardır:
i. İstanbul Fuar Merkezi
Bugün İstanbul Fuar Merkezi (İFM) olarak adlandırılan alan, İstanbul Atatürk
Uluslararası Havalimanı karşısında, 500 dönüm arazi üzerinde kurulu İstanbul
Dünya Ticaret Merkezi’nde yer almaktadır. 100.000 m2’lik bir alana yayılmış
olan mülkiyeti İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş.’ye (İDTM) ait 10 adet kapalı
fuar salonu ve 30.000 m2 açık sergi alanı ile İstanbul Fuar Merkezi Türkiye’nin 240
uluslararası standartlardaki en büyük fuar alanıdır. Fuar salonları 28.000 m2’lik
açık alan ile çevrilidir ve daha sonraki yıllardaki büyüme düşünülerek kuzeye
doğru genişleme alanı bırakılmıştır. İDTM’nin birbirleri ile içten bağlantısı
bulunan, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaraları fuar salonları 1993 yılından beri CNR
tarafından kira karşılığı işletilmektedir. Diğer iki salonu ise halen İDTM işletmeye
devam etmektedir.
İstanbul Fuar Merkezi’nin İDTM tarafında işletilen salonlarının özellikleri şu
şekildedir:
250
Tablo-1: İDTM’nin salonları
Salonlar Alan (m2) Yükseklik (m)
Hall 9 6.000 9,00
Hall 10 6.000 9,00
Yukarıda değinildiği gibi İstanbul Fuar Merkezi’nde yer alan salonlardan 8
tanesi 1993 yılında bu yana CNR tarafından işletilmektedir. Aşağıdaki tabloda
bu alanlara ilişkin bilgiler yer almaktadır.
Tablo-2: CNR tarafından işletilen salonlar
Salonlar Alan (m2) Yükseklik (m)
Hall 1 11.878 14,00
Hall 2 9.925 10,80
Hall 3 10.925 9,00
Hall 4 10.577 10,80
Hall 5 9.703 10,80
07- 74/896-333
7
260
ii. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi: Toplam 60.000 m² kapalı 60.000 m² açık
fuar alanı ile Türkiye’de özel sektörün sahip olduğu en büyük fuar merkezidir.
Toplam 120.000 m2 bir alana kurulu olan merkez, 4500 araçlık otopark alanına
sahiptir. Ayrıca toplam 8.000 m2 alana yayılmış 11 adet toplantı salonu ile
10.000 kişiye hizmet verebilecek lokanta ve kafeteryası ile konser alanı
bulunmaktadır.
iii. Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Sergi Sarayı: Feshane İstanbul 270
Haliç kıyısında Eyüp Belediyesi sınırları içinde kalan uluslararası fuar,
organizasyon, toplantı, seminer, konser, gala, davet, sergi ve kültür etkinlikleri
yapılabilen bir mekandır. Feshane’nin, yeşil alanlarla desteklenmiş, tarihi
yapısının yanında Haliç’e açılan kendine özel bir de iskelesi bulunmaktadır.
Feshane’nin toplam kapalı alanı 3.500 m2, salon yüksekliği 10 metredir.
iv. İzmir Kültürpark Fuar Alanı: Fuar alanında 14 kapalı sergi alanı
bulunmaktadır. Sergi alanları 13.55x7.70 ebadından başlayarak 14x40 m.
ebadına kadar değişiklik göstermektedir. Yükseklikler: 5-9.30 m arasında
değişmektedir. Toplam kapalı alan büyüklüğü 28.000 m2, açık sergi alanı
toplamı 28.000 m2’dir. 280
v. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Fuar Merkezi-İzmit: 82.000
m2 toplam saha üzerinde tek çatı ve tek katta 35.000 m2 kapalı alanla ülkemizin
en büyük fuar merkezlerinden biridir. Fuar Merkezinde, sergi, kongre, toplantı
amaçlı üç ayrı hol bulunmaktadır ve istenildiğinde hepsi tek mekân haline
getirilebilmektedir. Binaların yerleşim alanları sırasıyla 14.000, 11.000 ve 8.000
m2’dir.
I.3.2. Yatçılık Sektörü
Yatçılık sektörü denilince ilk akla gelenler gezi tekneleri ve yat imalatı, 290
teknelerin yılık bakım-onarım hizmetleri, yedek malzeme ve aksesuar satışıdır.
Ancak sektörün kapsamında su sporları faaliyetleri için gerekli tekne ve cihazlar,
motor satışı ve bu motorların bakım onarım hizmetleri, ithalat ve ihracat, sektöre
yönelik fuarlar, deniz turizmi amaçlı meslek faaliyetleri de yer almaktadır.
Sektörün en önemli bölümünü yat ve tekne imalat faaliyetleri oluşturmaktadır.
İstatistiki verilere göre, bugün dünya çapında 800.000 kişi yat ve tekne imalat,
bakım-onarım sanayisinde çalışmakta olup bu endüstri yıllık cirosu yaklaşık 40-
50 milyar ABD Doları’dır. Bu değerlerden de anlaşılacağı üzere yat ve tekne
imalat sektörü, oldukça büyük bir ekonomik güç ve istihdam olanağına sahiptir. 300
Sahil şeridi uzunluğu birçok Avrupa ülkesinden büyük olan Türkiye’de yatçılık
sektörü büyüklük bakımından bu ülkelerin gerisinde kalmaktaysa da yat ve
Hall 6 8.229 10,80
Hall 7 8.323 10,80
Hall 8 6.607 10,80
07- 74/896-333
8
tekne imalatındaki tecrübesi, uygun işçilik maliyetleri, yakaladığı uluslararası
standartlar, sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikteki kıyıları ve bu kıyılardaki
marina, yat bağlama, çekek imkânları ile son yıllarda bu sektör giderek önem
kazanmaktadır.
Ülkemizde ve dünyada amatör denizciliğin gelişmesi paralelinde, gezi amaçlı
yat ve tekne talebi artmış, özellikle 80’li yıllardan sonra mürettebatsız tekne
işletmeleri (bareboat) gündeme gelmiş; bunun yanı sıra sayıları artan marina 310
işletmeleri, yeni çekek yerleri, iskeleler ve tamir yerlerinin oluşturulması, turizm
amaçlı turlara olan ilginin artması ile yat ve tekne imalat endüstrisi de büyük bir
atılım içine girmiştir.
I.4. İlgili Pazar
I.4.1. İlgili Ürün Pazarı
Soruşturma konusu olayın gerçekleştiği fuarcılık sektöründe fuar alanı
işletmecisi, fuar organizatörü ve katılımcı firmalar olmak üzere üç ayrı taraf 320
bulunmaktadır. Bu özellik dikkate alındığında farklı ticari ilişkilere konu olması
nedeniyle ilki düzenlenen fuar ikincisi ise fuarın düzenlendiği mekân olmak
üzere iki farklı ürün bulunmaktadır. Düzenlenen ihtisas fuarının oluşturduğu
ürün pazarı katılımcı ile fuar organizatörü; fuar alanı işletmeciliğinin yapıldığı
ürün pazarı ise fuar alanı işletmecisi ile fuar organizatörü arasındaki ilişkiden
doğmaktadır.
Soruşturmanın konusu bakımından değerlendirmesi yapılan ilk ürün pazarı
yatçılık ve su sporlarına yönelik ihtisas fuarı pazarı olup bu pazarın talep yönü
katılımcı firmalar ve fuarın ziyaretçilerinden, arz yönü ise fuar organizatörü 330
firmalardan oluşmaktadır.
Yatçılık ve su sporları fuarlarında değişik büyüklüklerde tekne ve yatlar, tekne
ve yat motorları, teknelerde kullanılan mobilya ve ışıklandırma ürünleri gibi
tekne ekipman ve aksesuarları, sürat tekneleri, yelkenliler, dalgıçlık ve balıkçılık
malzemeleri sergilenmektedir. Bu fuarların son derece geniş bir ürün yelpazesi
bulunmaktadır ve söz konusu fuarlarda yatların dışında ürünler de
sergilenmektedir. Tanımında da yer aldığı üzere, ihtisas fuarları belirli bir ürün
veya hizmet grubu ile sektöre yönelik mal ve hizmetlerin sergilendiği fuarlardır.
Bu nedenle yatçılık ve su sporları fuarlarında sergilenen ürünler arasında da bir 340
pazar ayrıştırması yapılmaksızın bir bütün olarak alınması gerekmektedir.
İlgili ürün pazarının belirlenmesi için muhtelif yatçılık fuarları karşılaştırılmıştır.
Bu bağlamda ilgili coğrafi pazar olarak belirlenen İstanbul’da düzenlenen
yatçılık ve su sporları fuarları şunlardır:
Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. (Tüyap) tarafından Tüyap’ın
Beylikdüzü’ndeki sergi salonlarında düzenlenen Boot İstanbul
Fuarı
07- 74/896-333
9
Tüyap tarafından Ataköy Marina’da düzenlenen fuarlar
İnterteks Fuarcılık tarafından Lütfi Kırdar - Rumeli Exhibition 350
Center’da düzenlenen Balıkadam & Su Sporları Fuarı
CNR tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nin 1, 2 ve 4 numaralı
salonlarında düzenlenen Avrasya Boatshow Fuarı
NTSR tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nin 9 ve 10 numaralı
salonlarında düzenlenen İstanbul Boatshow Fuarı
Bu fuarlar, marinalarda düzenlenen hem deniz hem kara sahalarının kullanıldığı
fuarlar ve karada kapalı alanlarda yapılan fuarlar olarak ikiye ayrılmaktadır.
Kara fuarları içinde ise İnterteks Fuarcılık tarafından düzenlenen fuar yatçılık
sektörünü kapsamamaktadır. Çünkü, fuarın düzenlendiği alan 8.000 m2 olduğu 360
için büyük teknelerin sergilenmesi için yeterli değildir ve CNR ve NTSR
tarafından düzenlenen fuarlarla karşılaştırıldığında büyüklük ve nitelik açısından
oldukça farklıdır1.
İhtisas fuarlarının birbirine ikame olmaması dolayısıyla ilgili ürün pazarını
belirleyici unsuru yatlar ve bu ürüne ilişkin malzemelerin sergilendiği yatçılık ve
su sporları fuarıdır. Bu durumda, soruşturma konusu bakımından ilgili ürün
pazarı “yatçılık ve su sporları fuarının düzenlenmesine uygun fuar alanları
işletmeciliği pazarı” olarak ortaya çıkmaktadır.
370
Yatçılık ve su sporları fuarları bakımından sektörde yapılan en önemli ayrım
kara-deniz fuarı ayrımıdır. Kara fuarı ile kastedilen, katılımcıların ürünlerini
karada kapalı mekânlarda bir sergi salonunda sergilemeleridir. Deniz ile
bağlantılı fuar ise sergilenen yat ve teknelerin denizde bulunduğu diğer ekipman
ve aksesuarın ise karada ya fuar salonlarında ya da fuar süresi içinde hizmet
vermek üzere kurulmuş çadır veya prefabrik kapalı mekanlarda sergilendiği
fuardır. Uluslararası fuarlar arasında en popüler kara fuarları Duesseldorf ve
Londra fuarları; en popüler deniz fuarları ise Cenova, Southampton,
Amsterdam, Dubai ve Miami fuarlarıdır.
380
Dünya çapında yapılan bu ayrımdan yola çıkılarak ülkemizde de fuar
organizatörlerinin bazıları denizde bazıları karada fuar düzenlemek konusunda
uzmanlaşmaya çalışmaktadırlar. Örneğin Bodrum’da İnterteks Fuarcılık; Ataköy
Marina’da Tüyap ve 2002 yılında da Kalamış Marina’da NTSR denizle bağlantılı
fuarlar düzenlemişlerdir.
a) Denizle Bağlantılı Mekânlarda Düzenlenen Yatçılık ve Su Sporları
Fuarları:
Teknenin denize ait bir ürün olması dolayısıyla esas olarak bu sektörün fuarının 390
denizle bağlantılı olması gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. Zira denizle
bağlantılı mekânlarda düzenlenen fuarlarda teknelerin denizde sergilenmesi
1 2007 yılı için CNR’nin fuarının büyüklüğü 32.380 m2 ve NTSR’nin fuarının büyüklüğü 25.650
m2 dir.
07- 74/896-333
10
ziyaretçinin teknenin denizde nasıl görüneceğini ve gerçek büyüklüğünü
anlaması bakımından daha uygun görülmektedir. Bu bağlamda deniz fuarının
en önemli avantajı hem tekneleri denizde sergileyerek güzel bir görüntü
oluşturmak hem de karada kullanılacak sergileme alanından tasarruf
yapılmasını sağlamaktır. Bir diğer ifade ile fuarlarda en büyük alanı kaplayan
tekne ve yatlar denize indirilince sergilenecek diğer ekipman ve aksesuarın
daha küçük bir sergi salonuna sığdırılması mümkün olmaktadır. Ayrıca böyle bir
fuarda sergilenecek yatların kara yoluyla fuar alanına taşınması gibi maliyetli ve 400
riskli bir işlemin de önüne geçilmektedir.
Buna karşın, ülkemiz koşullarında deniz fuarının başarısının mevsimsel etkilere
bağlı olması önemli bir dezavantajdır. Çünkü, denizle bağlantılı fuarların açık
havada yapılması nedeniyle yağışlı ve soğuk havalarda ziyaretçi sayısında ciddi
bir düşüş görülebilmektedir. Soğuk ve yağışlı havanın getireceği olumsuzluktan
kurtulmak amacıyla denizle bağlantılı fuarların ülkemizde Nisan-Eylül ayları
arasında yapılmaktadır. Buna karşılık dünyada düzenlenen yatçılık fuarlarının
ekim ayından itibaren özellikle de Aralık-Şubat ayları arasında düzenlenmekte
olduğuna dikkat edilmelidir. Aşağıda ayrıntılı olarak görüleceği üzere yat fuarı 410
düzenlemek için en uygun zaman aralığı olarak kabul edilen bu ayların
seçilmesinin nedeni, yat imalatının ortalama 3-4 ay alması dolayısıyla, fuar
süresince ve ertesinde alınan siparişleri yaz sezonuna yetiştirebilmeleri için
üreticilere gereksinim duydukları zamanı sağlamaktır.
Ülkemizde deniz ile bağlantılı olarak düzenlenen en önemli iki fuar İnterteks
Fuarcılık tarafından Bodrum’da ve Tüyap tarafından Ataköy Marina’da
düzenlenen fuarlardır. Bodrum’da düzenlenen fuarın coğrafi pazar sınırı dışında
kaldığı aşağıda görülecektir. Ataköy Marina’da düzenlenen fuar ise genellikle
ikinci el teknelere ev sahipliği yapması yönüyle diğer yatçılık ve su sporları 420
fuarlarından ayrılmaktadır.
Denizde düzenlenen fuarların bir diğer dezavantajı ise hem denizde tekne
sergilemek için hem de karada ekipman ve aksesuar sergilemek için ülkemizde
yeterli genişlikte alan bulunmamasıdır. Yatçılık ve su sporları fuarlarının ilk
düzenlendiği yıllardan günümüze kadar olan gelişim çizgisine bakıldığında
ekonomik kriz dönemleri hariç her zaman büyüdüğü ve daha büyük sergi
salonlarına taşındığı gözlenmiştir. Aşağıdaki tabloda Boat Show fuarının yıllara
göre düzenlendiği toplam net alan bilgileri görülmektedir:
430
Tablo-3: Boat Show fuarının yıllara göre düzenlendiği net alan miktarları
21. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2002 YILI – ŞUBAT (….) m2
CNR Expo Center- Hol 1 in tamamı ve Hol 2
nin bir bölümü
22. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2003 YILI – ŞUBAT (….) m2 CNR Expo Center- Hol 1 ve 2 nin tamamı
23. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2004 YILI – ŞUBAT (….) m2 CNR Expo Center- Hol 1 ve 2 nin tamamı
24. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2005 YILI – ŞUBAT (….) m2
CNR Expo Center- Hol 1-2 tamamı-Hol 3 ün bir
bölümü
07- 74/896-333
11
25. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2005 YILI - ARALIK (.…) m2 CNR Expo Center - 1-2-3 nolu holler
26. Uluslararası İstanbul Boat
Show 2007 YILI - ŞUBAT (….) m2
İSTANBUL FUAR MERKEZİ - 9-10-11 nolu
holler
Boat Show fuarının giderek daha büyük alanlarda düzenlendiği
gerçeğikarşısında asıl inşa amacı kış sezonunda yatlara ev sahipliği yapmak ve
bakım onarım hizmeti vermek olan marinaların kısıtlı kara ve deniz sahaları bu
fuar için yeterli olamadıkları anlaşılmaktadır. Bu fuarın marinalarda
düzenlenebilmesi için marinaların kara sahasında bulunan, yatların bakım-
onarımının yapıldığı çekek sahası ve otopark gibi alanları boşaltılarak buralara
çadırlar kurulmakta; denizde demirli bulunan yatlar ise ya başka bir bölüme 440
çekilmekte ya da yatların açıkta olduğu zamanlar tercih edilmektedir. Örneğin
Ataköy Marina’da Tüyap tarafından düzenlenen fuara yer tahsis edilebilmesi
için Marina Yönetimi normalde otopark olarak kullanılan 9.000 m2 lik bir alanı
organizatöre fuar süresince kiralamaktadır2. Sergilenecek tekneler içinse
yaklaşık 60 teknenin bağlanabileceği bir iskele boşaltılmaktadır. Sonuç olarak
hem kara sahasının kısıtlı olması ve fuarın büyümesine izin vermemesi hem de
marinanın en boş olduğu zamanlarda bile ancak bir iskelenin fuar için
ayrılabilmesi marinalardaki fuarların büyük bir salonda yapılan bir fuarla rekabet
edebilmesini imkânsız kılmaktadır.
450
Sonuç olarak Ataköy Marina’da Tüyap tarafından düzenlenen fuar hem denizle
bağlantılı olduğu hem de ikinci el teknelere ev sahipliği yaptığı için karada
düzenlenen fuarlardan ayrı bir kategoride yer almaktadır. Aşağıda İstanbul’da
denizle bağlantılı yatçılık ve su sporları fuarı düzenlenmesi için uygun olabilecek
Ataköy ve Kalamış marinaların durumu daha ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
i. Kalamış Setur Marina: Kadıköy sahilinde bulunan marinada yat fuarları için
kullanılabilecek iki alan vardır. Birincisi yatların bekletildiği ve toplam 1.000 adet
tekne barındırma kapasitesi olan iskele alanı, ikincisi ise yatların bakım için
çıkartıldıkları 15.000 m2’lik çekek sahasıdır ki bu alanın ancak 6.000 m2’lik 460
kısmının kapalı alan olarak yat fuarına tahsis edilebilme imkanı bulunmaktadır.
Bu alanların doluluk ve kullanılabilirlikleri mevsimsel olarak değişmekte, yat
sezonunun başladığı tarihler olan haziran ayı ile birlikte marina boşalmaya
başlamaktadır. Bu durum yatların tekrar marinaya döndükleri ekim ayına kadar
devam etmekte kış aylarında ise marina tam kapasite ile hizmet vermektedir.
Yatçılık ve su sporları fuarları için ideal zaman aralığının Aralık-Şubat ayları
olduğu dikkate alındığında ve bu aylardaki Kalamış Marina’nın doluluğu ve
buradaki yatların fuar süresince başka bir alana taşınması gibi bir imkânın
olmadığı göz önünde bulundurulduğunda Kalamış Marina fuar için alternatif
olamamaktadır. 470
Buna karşın, marinanın daha önce birkaç defa NTSR tarafından düzenlenen
fuarlara ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Ancak, düzenlenen fuarlar ilgili ürün
2 Bu alanın fuar alanı olarak satılan net yüzölçümü ise 5.000 m2 dir
07- 74/896-333
12
pazarımızda yer alan yatçılık ve su sporları fuarları ile aynı nitelikte fuarlar
olmayıp, daha dar kapsamlı fuarlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunda temel
sebep yukarıda da vurgulanan alanın aynı nitelikte bir fuar için yeterli
olmayışıdır.
Bu bilgiler ışığında, yatçılık ve su sporları fuarlarını organize eden bir
teşebbüsün kalıcı bir fiyat artışıyla karşı karşıya kaldığında talebini Kalamış 480
Marina’ya kaydırması fuar alanının yetersiz olması nedeniyle mümkün
görünmemektedir. Dolayısıyla Kalamış Marina diğer fuar alanlarının talep
yönünden ikamesi olamamaktadır. Mevcut haliyle fuar organizasyonuna elverişli
olmayan Kalamış Marina’nın kısa zamanda fuar düzenlemeye uygun hale
getirilmesi de mümkün olmadığından arz yönünden de ikame kabul edilmesinin
mümkün değildir.
ii. Ataköy Marina: Ataköy Marina’da geçmişte yatçılık fuarı yapılmıştır ve halen
burada Tüyap tarafından biri ilkbahar biri sonbaharda olmak üzere yılda iki defa
yatçılık ve su sporlarına yönelik Boot İstanbul Fuarı düzenlenmektedir. Fuarın 490
düzenlendiği toplam kapalı alan büyüklüğü brüt 9000 m2, net 5000 m2 olup,
yatların sergilenmesi amacıyla da iskeleden 60 teknelik bir alan ayrılmıştır.
İlkbahar fuarı nisan ayında, sonbahar fuarı ise eylül ayında
gerçekleştirilmektedir ve her iki fuarın toplam büyüklüğü dahi İstanbul Fuar
Merkezi’nde düzenlenen fuarlardan herhangi biri ile rekabet edebilecek boyutta
değildir. Aşağıdaki Tüyap tarafından Ataköy Marina’da düzenlenen fuarlar ile
NTSR ve CNR tarafından düzenlenen fuarların karşılaştırıldığı tablodan da bu
fuarların birbirine alternatif olmadıkları görülmektedir.
Tablo-4: Kara ve deniz fuarlarının karşılaştırılması 500
Fuar Adı Fuar Büyüklüğü (m2) Katılımcı Sayısı Ziyaretçi Sayısı
CNR (….) (….) (….)
NTSR (….) (….) (….)
Tüyap Beylikdüzü (….) (….) (….)
Tüyap Ataköy Marina (Nisan 2006) (….) (….) (….)
Tüyap Ataköy Marina (Eylül 2006) (….) (….) (….)
Fuarların ilkbahar ve sonbaharda düzenlenmesindeki temel neden Marina’nın
tıpkı Kalamış Marina gibi kışın çok dolu olması nedeniyle kış mevsiminde böyle
bir fuara ev sahipliği yapmasının mümkün olmamasıdır. Sektörün genelini
kapsayan bir fuarın daha önce de vurgulandığı üzere Aralık-Şubat ayları
aralığında gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, kışın Ataköy Marina’da da
Kalamış’taki gibi fiili imkânsızlık durumu vardır.
Fuar organizatörü firma kış ayları dışında marinanın uygun olduğu başka bir
tarihte düzenlemek istese dahi Tüyap ve Ataköy Marina arasında yapılan ve 510
2003-2013 yılları arasında marinanın yat fuarı için Tüyap’a tahsis edilmesine
yönelik sözleşme nedeniyle fuar düzenlemesi mümkün değildir. Özetle, Ataköy
Marina’nın kara alanı büyüklüğü alternatif olamayacak kadar küçük olduğu gibi,
2013 yılına kadar Tüyap’ın Boot İstanbul Fuarlarına tahsis edilmiştir. Bu
07- 74/896-333
13
nedenlerle, herhangi bir yat fuarı organizatörü firmanın, karşı karşıya kaldığı
kira artışı karşısında Ataköy Marina’da alternatif bir fuar organize etmesi söz
konusu değildir. Dolayısıyla fuar için yeterli alanın olmaması nedeniyle talep
yönünden ikame olamayan Ataköy Marina, Tüyap ile 2013’e kadar yapılan
sözleşme yüzünden arz yönünden de ikame olamamaktadır.
520
b) Karada Düzenlenen Yatçılık ve Su Sporları Fuarları
İstanbul’da ve karada düzenlenen yatçılık ve su sporları fuarları yukarıda yatları
içermediği için kategori dışında bırakılan İnterteks Fuarcılık’ın düzenlediği
Balıkadam & Su Sporları Fuarı sayılmazsa Tüyap tarafından Beylikdüzü’nde,
CNR tarafından İFM’nin 1, 2 ve 4 no’lu salonlarında ve NTSR tarafından İFM’nin
9 ve 10 no’lu salonlarında düzenlenmiştir. Kara fuarlarında sergilenen tekne,
yat, ekipman, aksesuar ve spor malzemeleri gibi ürünlerin tamamı karada
bulunan kapalı sergi salonlarına taşınmakta ve bu salonlardaki stantlara
yerleştirilerek ziyaretçilerin ilgisine sunulmaktadır.
530
Dünyada karada düzenlenen en büyük yatçılık ve su sporları fuarları
Duesseldorf, Hamburg ve Londra’da yapılmaktadır. Ülkemizde İstanbul’da
yapılan kara fuarlarının büyüklüklerini gösteren tablo şöyledir:
Tablo-5: İstanbul’daki fuarların karşılaştırılması
Fuar Adı Avrasya Boatshow İstanbul Boat Show Boot İstanbul
Organizatör CNR Fuarcılık NTSR Fuarcılık Tüyap
Fuar Salonu İDTM 1.,2, ve 4. Salonları
İDTM 9 ve 10. Salonları ile
bunların otopark alanları
Tüyap Fuar ve
Kongre Merk.
Beylikdüzü
Salon Büyüklüğü
m2
1. Salon:
11.878
2. Salon:
9.925
4. Salon:
10.577
Toplam:
32.380
Net:
15.842
9. ve 10. Salonlar: 12.000
9. Salon Bodrum Kat: 5.300
10. Salon Bodrum Kat:
8.350
Toplam:
25.650
Net: 11.000
Brüt 60.000
Net 42.000 Sergi
Alanı Bulunmakla
Birlikte net 8.000
m2 de Fuar
Yapılmıştır
Salon Tavan
Yükseklikleri:
1. Salon: 14 m.
2. ve 4. Salon:10.8
m.
9. ve 10. Salon 9 m.
9. Salon Bodrum Kat: 4.7 m.
10. Salon Bodrum Kat: 2.7
m.
13 m.
Uzaklık
Hava Alanına
Sehir Merkezine
Denize
0.5 km.
20 km.
8 km.
0.5 km.
20 km.
8 km.
16 km.
38 km.
10 (E5)ve 20
(TEM) km.
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere Tüyap’ın Beylikdüzünde bulunan fuar
salonları karşısında İDTM’nin fuar salonları şehirmerkezine yakınlık, (yatların
07- 74/896-333
14
denizden karaya aktarılıp fuar salonlarına kadar karayolundan taşınarak
sergilendiği düşünüldüğünde) denize yakınlık gibi avantajlara sahiptir. Ayrıca 540
yatların fuar salonlarına taşındığı karayolunun bu iş için elverişliliği de fuar alanı
seçiminde önemli bir etkendir. Şöyle ki, Beylikdüzü’ne giden yol üzerinde
bulunan köprülerin ve üst geçitlerin yüksekliği yetersiz olduğundan buraya belli
bir büyüklüğün üzerindeki yatların taşınması mümkün olamamaktadır. Bütün bu
sebeplerle İDTM salonlarının yatçılık ve su sporları fuarı düzenlenmesi
bakımından önemli tercih sebeplerinin bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Bunlara
Boat Show fuarının 13 yıldan beri 1. ve 2. salonlarda yapılmasının yarattığı
alışkanlık da eklenince İstanbul Fuar Merkezi’nin Tüyap karşısında rekabet
üstünlüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
550
Soruşturmanın esasını teşkil eden ve hakim durum değerlendirmesinin
yapılacağı fuar alanı işletmeciliği pazarında dikkate alınacak yerler olarak,
Tüyap Sergi Salonları, İDTM tarafından işletilen 9. ve 10. salonlar ve CNR
tarafından işletilen salonlar karşımıza çıkmaktadır. Bunların aynı ürün pazarında
olup olmadıkları tespitinde bulunulurken yapılan bu alanların arz ve talep
yönünden ikame olup olmadıkları dikkate alınmıştır.
Talep ikamesinin belirlenmesinde temel alınan ölçüt olan fiyatlardaki küçük,
kalıcı bir değişime müşterilerin olası tepkilerinin değerlendirilmesi gibi niceliksel
bir değerlendirmenin bu ürün pazarındaki ürünlerin niteliksel farklılıkları 560
nedeniyle tam olarak ortaya konması mümkün olmamaktadır. Çünkü bu
pazardaki talep eden taraftaki fuar katılımcıları ve ziyaretçilerin tercihinde fiyatın
yanında çok daha çeşitli ve niteliksel unsurların etkisi bulunmaktadır. Bununla
birlikte, her alan için arz ve talep ikamesinin varlığı sorgulanmıştır.
Bu fuarı düzenlemeye en elverişli üç alana ilişkin bilgilere geçmeden önce
yukarıda değinilen Feshane, İzmir Kültürpark Fuar Alanı ve İzmit’te bulunan fuar
alanına ilişkin kısaca bilgi verilmesi yerinde olacaktır. Öncelikle aşağıda
görüleceği üzere ilgili coğrafi pazar İstanbul olarak belirlendiği için İzmir fuar
alanı soruşturmanın kapsamı dışında kalmıştır. Feshane ise karadaki fuar 570
alanının yetersiz olması nedeniyle söz konusu fuarı düzenlemeye uygun
değildir. İzmit’te bulunan fuar alanı Tüyap ile ilgili dezavantajların tamamına
sahip olmasının yanında, büyük çoğunluğu İstanbul’da bulunan katılımcıların ve
ziyaretçilerin gidiş-geliş ve konaklamaları açısından da çok büyük sorunları haiz
olduğundan pazara dahil edilmemiştir.
i. Tüyap Fuar Alanı: Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi toplam 120.000 m2 alanda
60.000 m2 kapalı, 60.000 m2 açık fuar alanı ile kendi düzenlediği fuarların
yanında diğer fuar organizatörlerince düzenlenen fuarlara da ev sahipliği
yapmaktadır. 60.000 m2 kapalı alanın kullanılabilecek brüt sergi alanı toplamı 580
42.000 m2 olup istenilen ölçekte fuar yapmaya uygun 10 büyük sergi salonunu
kapsamaktadır.
07- 74/896-333
15
Tüyap fuar alanı İFM’den sonra İstanbul’daki en geniş fuar alanıdır. Bu açıdan
yapılması için çok fazla alana ihtiyaç duyulan Boat Show büyüklüğünde bir
fuara yeterli kapalı ve açık alan arzı sağlayabilecek görünümdedir. Zira 60.000
m2’lik kapalı alanın net 42.000 m2’sinin kullanılabilir olduğundan alanın
büyüklüğü yeterlidir.
Ancak, Tüyap’da bu fuarın düzenlenmesinin önünde başka bir takım engeller 590
bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve en önemlisi yatların Tüyap fuar alanına
taşınması problemidir. Bilindiği gibi ilgili ürün pazarımızı oluşturan yatçılık ve su
sporlarına yönelik fuar, yatlar için gerekli yedek parça (dışardan takmalı motor,
yat aksesuarları), küçük tekneler, ve su sporları malzemelerinin yanında
uzunluğu 20-25 m’ye varan yatların sergilendiği bir fuardır. Fuarı yedek parça
ve küçük teknelerden ayrı düşünmek mümkün olmadığı gibi, büyük yatlardan
bağımsız olarak değerlendirmek de mümkün değildir. Çünkü fuara gelen birçok
ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılayan tek bir fuar görmek istemekte, örneğin yat
siparişi verecekse onun için uygun döşemeyi seçmeyi ya da tekne alacaksa
dışardan takmalı motorunu da orada alabilmeyi talep etmektedir. Bu nedenle, 600
yat imalatçıları fuarı aralıkta, su sporları malzemeleri ve küçük tekneler üreten
ve satan katılımcılar ise fuarın martta yapılmasını istedikleri halde fuarın
bölünmemesi gerektiği düşüncesi ile fuar organizatörleri ortak bir tarih olan
şubat ayını tercih etmektedirler.
Bunun yanında fuara yatla katılan bazı sektör üyeleri fuarın başarısının büyük
yatların sergilenmesine bağlı olduğunu, ziyaretçilerin çoğunun fuara bir şeyler
satın almaya değil sergilenen gösterişli yatları görmek amacıyla geldiğini ifade
etmiştir. Dolayısıyla, Boat Show fuarı sektörün genelini kapsayan bir fuar olup
fuarı yatlardan ayrı düşünmek mümkün değildir. 610
Fuarın başarısını etkileyen ve fuardan ayrı değerlendirilmesi edinilen bilgiler
ışığında mümkün olmadığı anlaşılan yatların fuar alanlarına taşınması işin en
zor kısmını oluşturmaktadır. Boat Show fuarı denizle ilgili ürünlerin sergilendiği
bir fuar olmasına karşın, karada ve yukarıda açıklanan nedenlerle mevsimsel
riskleri en aza indirmek amacıyla kapalı alanda yapılmaktadır. Bu durumda da
sergilenecek yatların fuar alanına kara yoluyla taşınması gerekmektedir.
Beylikdüzü’nde kurulmuş bulunan Tüyap sergi salonlarına yatların kara yoluyla
taşınması yol üzerinde bulunan köprüler nedeniyle mümkün olmamaktadır.
Çünkü yatların uzunluğu arttıkça genişliği ve yüksekliği de artmakta, ortalama 620
15 m uzunluğunda bir yat yaklaşık 5 m yüksekliğe ulaşmakta, buna yatın
üzerinde taşındığı dorsenin yüksekliği de eklenince yol üzerinde bulunan
köprülerin altından geçmesi mümkün olmamaktadır3.
Yatların Tüyap salonlarına taşınması için, Tüyap fuar alanının yakınında
bulunan Ambarlı Limanı’nın kullanılabileceği belirtilmiştir (Mardaş, Marport,
Kumport limanları). Bu limanlar dökme yük ve konteynır gemilerine hizmet eden
3 Köprü yüksekliklerinin genel olarak 4-5 metre arasında olduğu ve beş metreyi geçmediği
belirtilmelidir.
07- 74/896-333
16
ve ihracat amaçlı kullanılan limanlar olup gümrüklü sahada bulunmaktadır.
Limanlara getirilecek yatların karaya alınması için vinç, kreyn (crane) gibi özel
ekipmanlar gerekmektedir. Aslında yük gemileri için inşa edilmiş bu limanlarda 630
yatların karaya alınması için gerekli vinçler olmasa da mevcut vinçlere yapılan
bir takım eklemelerle bu sorun aşılmaktadır. Zaten geçmişte ihraç edilmek
üzere limana getirilen yatların bu şekilde karaya alındığı durumlar söz konusu
olmuştur. Keza söz konusu limanların ihracat amacıyla kullanıldıkları yani
gümrüklü saha oldukları bilinmektedir. Bu durum, gümrüklü sahanın ihracat
dışında bir amaç için kullanılmasında birtakım izinlerin alınmasını zorunlu
kılmaktadır. Ancak, Mardaş’ın hem gümrüklü hem gümrüksüz sahası
bulunmaktadır. Gümrüksüz sahanın fuar için getirilen yatların karaya alınıp
bürokratik engellere takılmadan liman dışına çıkarılması için kullanılabileceği
tahmin edilmekle birlikte, bugüne kadar böyle bir uygulama yapılmamıştır. 640
Diğer taraftan söz konusu limanların kullanılmasının Tüyap’a getirilecek yatların
ulaşım sorununu çözmek için tek başına yeterli olmadığı belirtilmelidir. Zira
sorun teknelerin karaya çıkarılması ile bitmemekte, yatların limandan fuar
alanına ulaştırılması gerekmektedir. Adı geçen limanlardan Tüyap’a iki şekilde
ulaşım sağlanmaktadır. Birincisi ve kısa olanı 10 km tutan E-5 kara yoludur.
İkinci yol ise yaklaşık 20 km uzunlukta olan TEM otoyoludur. Her iki yol üzerinde
de çeşitli üst geçit ve köprülerin bulunmasının Tüyap’ın bu fuar için tercih
edilmesinin önündeki en büyük engeldir. Çünkü daha önce de vurgulandığı
üzere yüksekliği 4,5 metreyi aşan yatların köprü ve üst geçitlerin altından 650
geçmesi mümkün olamamaktadır.
Yatların bu fuarın ayrılmaz bir parçası olduğu bilinmekle beraber daha küçük
yatları ya da tekneleri sergileyerek yapılan bir fuarın talep açısından ikame olup
olamayacağı dolayısıyla Tüyap’ın salonlarının alternatif olarak görülüp
görülemeyeceği değerlendirilecektir. Talep ikamesinin belirlenmesinin en önemli
yolu göreceli fiyatlarda küçük kalıcı bir değişim meydana geldiği varsayılarak
müşterilerin buna göstermeleri olası tepkilerin değerlendirilmesi biçiminde
gerçekleştirilebilir. Burada cevaplanması gereken soru, inceleme konusu
ürünlerde ve bölgelerde küçük (%5-%10 aralığında), kalıcı, farazi bir göreceli 660
fiyat artışı karşısında söz konusu teşebbüslerin müşterilerinin kolayca
bulunabilir ikame ürünlere veya başka yerdeki arz edicilere kaçıp
kaçmayacaklarıdır. Daha önce fiili imkansızlıkları nedeniyle marinalar için
yapılmayan bu değerlendirme Tüyap salonlarının alan büyüklüğü ve doluluk
olarak fuara imkan tanıması nedeniyle mümkün olmuştur. Yapılacak
değerlendirme için Tüyap’ın Dentur’a 2002 yılında fuarın Beylikdüzü’nde
düzenlenmesi için sunmuş olduğu teklifteki fiyatlar ile NTSR’nin aynı yıl
düzenlediği fuarda sattığı m2 fiyatları karşılaştırılmıştır.
Tablo-6: 2002 yılı Tüyap-NTSR fiyat karşılaştırması 670
TÜYAP NTSR
M2 büyüklüğü Fiyat m2 büyüklüğü Fiyat
0-100 m2 (….) USD+KDV 20 m²-100 m² (…) USD + KDV
101-200 m2 (…) USD+KDV 101 m²-250 m² (…) USD + KDV
07- 74/896-333
17
201 m2 üzeri (…)USD+KDV 251 m²-500 m² (…) USD + KDV
501 m² ve üzeri (…) USD + KDV
Fiyatlar karşılaştırıldığında NTSR’nin uyguladığı fiyatların, Tüyap’ın teklifindeki
fiyatların yaklaşık olarak iki katı olduğu görülmektedir. Aradaki bu denli büyük
fiyat farkına karşın Dentur’un fuar yerini değiştirmeye yanaşmaması Tüyap’ın
fuar katılımcılarının oluşturduğu Dentur için CNR fuar alanlarının ikamesi
olmadığının açık bir göstergesi niteliğindedir.
Aynı şekilde NTSR 2005 yılı Aralık ayında düzenlediği fuarda ortalama m2 fiyatı
olarak (…) ABD Doları’na satış yapmıştır. Bu fuara en yakın tarihli Tüyap fuarı
Ocak 2006’da düzenlenmiş ve m2 fiyatı ortalama (…) ABD Doları olarak 680
gerçekleşmiştir4. NTSR, Tüyap’ın m2 fiyatından %40 pahalıya satmasına karşın
satılan fuar alanlarının büyüklüğüne bakıldığında katılımcı talebinin NTSR
yönünde gerçekleşmiş olduğu görülmektedir .
Son olarak Tüyap’ın söz konusu fuar için 4.9.tarihinde Dentur’a yazmış olduğu
yazıya cevaben gönderilen yazıdaki ifadeler de hem bu fuarın Tüyap’ta
düzenlenemeyeceğini hem de fuar alanı için en uygun yerin CNR tarafından
işletilen salonlar olduğunu göstermektedir:
“Bilindiği üzere, 2003 yılında, Derneğimiz tarafından üyelerimiz arasında yapılan 690
anketler ve değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan:
“İstanbul’da ve tüm sektörü kucaklayacak tarzda, şubat ayı içerisinde tek bir
sektörel fuar düzenlenmesi gerektiği ve bu tür etkinlik için de; gerek mevki ve
mesafeler açısından ve gerek kara –deniz ve hava yolu ile gelecek ziyaretçilerin
ve gerekse burada sergilenecek olan büyük tekneler dahil her türlü malzeme ve
ekipmanın ulaşım kolaylığı yönünden ve nihayet sahip olduğu fiziki imkanların
en üst düzeyde olması açısından CNR EXPO Fuar Merkezi’nin en uygun
mekan olduğu”
Bir ürün ya da hizmetin ikamesinin olup olmadığı sorgulanırken bakılması 700
gereken ikinci nokta arz ikamesinin var olup olmadığıdır. Yukarda da ayrıntılı
açıklandığı üzere Tüyap yollar üzerindeki köprüleri kaldırmak gibi bir imkana
sahip değildir. Dolayısıyla Tüyap’ın arz ikamesi oluşturabilmesi de söz konusu
olamamaktadır.
Bununla birlikte Tüyap’ın da kendi salonlarında yatçılık ve su sporları ile ilgili
Boot İstanbul fuarını düzenlediği bilinmektedir. Geçtiğimiz sene 28 Ocak-05
Şubat 2006 tarihleri arasında ilkini gerçekleştirdiği fuar için toplamda net (….)
m2’lik alan satışı yapmış ve (…) yerli, (….)’i temsilcilikleri ile katılan yabancı
firmalardan oluşan bir katılım sağlamayı başarmıştır. Ancak, burada önemle 710
belirtilmesi gereken nokta Tüyap’ın düzenlediği Boot İstanbul’un Boat Show ile
aynı ürün pazarında olmadığıdır. Çünkü Tüyap kendi salonlarında düzenlediği
4 Tüyap’ın YTL cinsinden olan fiyatları döviz kuru 1.4 olmak üzere ABD dolarına çevrilmiştir.
07- 74/896-333
18
Boot İstanbul Fuarında büyük tekne ve yatları değil, küçük tekne, su sporları
malzemesi ve diğer ekipmanların sergisini yapmakta, büyük tekne ve yatları
Ataköy Marina’da düzenlediği fuarda sergilemektedir.
ii..İDTM tarafından İşletilen Fuar Alanı: Yeşilköy’de İstanbul Fuar Merkezi
olarak anılan bölgede kurulu bulunan ve İDTM tarafından işletilen 9. ve 10.
salonların her biri 6.000 m2 brüt alana ve 9 m yüksekliğe sahiptir. Bu alan CNR
Expo Center’ın çok yakınında bulunduğundan CNR salonlarının diğer fuar 720
alanlarına karşı sahip olduğu ulaşım kolaylığı, ziyaretçi alışkanlığı, hava alanına
yakınlık gibi birçok üstünlüğe sahip bulunmaktadır. İlgili ürün pazarımız
açısından bakıldığında ise Ataköy Marina’ya olan yakınlığı yatların kara yolu ile
fuar alanına taşınması sırasında köprülerden kaynaklanan sorunları en aza
indirmektedir. Bilindiği üzere bir kara fuarı olan Boat Show’da sergilenecek olan
yatlar tersanelerde üretildikten sonra deniz yolu ile Ataköy Marina’ya
getirilmekte, oradan dorse adı verilen taşıyıcılara yüklenerek kara yolu ile fuar
alanına taşınmaktadır. Taşıma işlemi sırasında yolun trafiğe kapatılması hatta
yatların büyüklüğüne göre trafik lambalarının yönünün değiştirilmesi
gerekebilmektedir. Fuarda sergilenmek için büyük denilebilecek bir yatın Ataköy 730
Marina gibi fuar alanına sadece 8 km uzaklıkta bir alandan bile taşınması 3 gün
sürebilmektedir. Dolayısıyla, fuar alanına yakın bir yat limanının olması bu
fuarın yapılacağı fuar alanı açısından büyük avantaj oluşturmaktadır.
İDTM tarafından işletilen bu salonların, marinaya olan yakınlığının yatların
taşınması konusunda sağladıkları konum avantajının yanında, geçmiş yıllarda
düzenlenen fuarların gerçekleştirildiği alanların yakınında kurulmuş olmaları
sebebiyle katılımcı ve ziyaretçilerin ayak alışkanlığından faydalanma fırsatı
vardır. Zira Boat Show’un 13 yıldır CNR tarafından işletilen salonlarda yapılmış
olması dolayısıyla katılımcılar bölgeyi ve yatların alana hangi yolu takip ederek 740
taşınacağını iyi bilmektedirler.
Aynı durum ziyaretçiler yönünden de kolaylık sağlamaktadır. Nitekim, 2007
yılında yapılan fuarın katılımcı ve ziyaretçi sayısı geçmiş yıllarda yapılan fuar
rakamları ile karşılaştırıldığında, 2007 yılına kadar katılımcı ve ziyaretçi
sayısının yukarı yönde bir eğilim izlediği, 2007 yılında bu durum aşağı yönde
değişse de yine de yüksek sayılabilecek bir katılımcı ve ziyaretçi iştiraki
sağlandığı gözlenmiştir. Hatta NTSR’nin 2007 yılında düzenlediği fuarda bu
güne kadar ülkemizde kapalı fuar alanlarında sergilenmiş olan en büyük tekneyi
sergilemiştir. Ayrıca NTSR’nin fuarının başarılı geçtiği kendi internet sitesindeki 750
açıklamada da belirtilmiştir. Bu nedenlerle söz konusu salonlar katılımcıların ve
ziyaretçilerin talebi açısından CNR tarafından işletilen salonlara en yakın ikame
olarak kabul edilmiştir.
İDTM’nin işlettiği 9. ve 10. salonların bu avantajlarına karşın alan kısıtı gibi fuar
için ciddi önem taşıyan bir dezavantajı vardır. Çünkü bu iki salonun toplam brüt
alanı (12.000 m2) ancak CNR tarafından işletilen salonlardan 1. salonun (şu an
ki adıyla 4. salon) büyüklüğüne (11.878 m2) ulaşabilmektedir. Alanın bu fuar için
07- 74/896-333
19
yetersiz olması NTSR’yi 9. ve 10. salonların altında bulunan otoparkları da fuar
alanı olarak kullanmak durumunda bırakmıştır. NTSR bu yıl, 9. salonun altında 760
bulunan 4,7 m yüksekliğinde ve 5.300 m2 büyüklüğündeki alan ile 10. salonun
altında bulunan 2,7 m yüksekliğinde ve 8.350 m2 büyüklüğündeki alanlarda da
fuar düzenlemiştir. Ancak, bu alanların elverişsiz tavan yükseklikleri burada
sergilenecek ürünleri de sınırlamıştır.
NTSR tarafından 2007 yılında düzenlenen fuarda satışı yapılan alan net 11.000
m2 dir ki bu rakam aynı zamanda kullanılabilecek maksimum net alanı ifade
etmektedir. Genişleme olanağı bulunmayan bu salonlar talep yönünden ikame
oluşturabilirse de arz yönünden kısıtlı bir oranda ikame olabilmektedir. Buna
rağmen bu fuar alanının CNR salonları ile aynı pazarda değerlendirilmesi, hem 770
bu seneki fuarın CNR salonlarında yapılan fuarla aynı ilgili ürün pazarında
bulunması hem de organizatör, katılımcı ve ziyaretçiler açısından bu salonların
ikame olarak görülmesi nedenleriyle mümkündür.
iii. CNR Fuar Alanı: 100.000 m2’lik bir alana yayılmış olan, mülkiyeti İDTM’ye
ait 10 adet kapalı fuar salonunun CNR tarafından işletilen ve birbirleri ile içten
bağlantısı bulunan ilk 8 salonu için raporun önceki ve bundan sonraki
kısımlarında alanların ayrıca değerlendirilmesinde karışıklığa yol açmaması
açısından CNR Fuar Alanı ismi tercih edilmiştir.
780
CNR fuar alanı, salonlarının genişliği ve tavan yüksekliği, ulaşım olanakları,
marinaya olan yakınlığı, katılımcı ve ziyaretçi alışkanlığı bakımından diğer fuar
alanlarına göre dikkate değer ölçüde avantajlıdır. Nitekim bu özellikleri
nedeniyle de katılımcıların gözünde ikamesinin söz konusu olmadığı bir yer
edinmiştir.
CNR Fuar Alanı, toplam kapalı alan büyüklüğü 80.000 m2’yi bulan salonları ile
her yıl büyüyen yatçılık fuarı için katılımcılardan gelecek fazladan talebe, bu
fuar için tahsis ettiği salon sayısını artırarak cevap verme imkânına sahiptir.
Nitekim bu sene 1, 2 ve 4 nolu salonlarda toplamda yaklaşık 33.000 m2 brüt ve 790
(….) m2 net alanda gerçekleşen CNR tarafından düzenlenen Avrasya Boat
Show’un, Dentur’un internet sitesinden yaptığı duyuruya göre 2008 yılında 4, 5,
6, 7 ve 8. salonlarda yapılması planlanmaktadır ki bu, 2007 yılında iki ayrı
organizatörce düzenlenen fuarların toplam büyüklüğüne yakın bir alana tekabül
etmektedir5.
Bu alanı 9. ve 10. salonlar dışındaki diğer alternatif fuar alanlarından (Tüyap
Beylikdüzü) üstün yapan ikinci husus ulaşım olanaklarıdır. Bilindiği gibi bu
alanın, hava alanına yakınlığı uluslararası katılımcılar açısından kolaylık
sağlarken, metroya ve tramvay yoluna yakınlığı arabası olmayan ziyaretçilerin 800
katılımını artırmak açısından önemlidir. İstanbul’un genel trafik problemi ve
fuarın yapıldığı tarihlerdeki hava koşullarının ulaşımı güçleştirdiği göz önünde
5 Söz konusu beş salonun alanlarının toplamı brüt 44.740 m2’ye ulaşmaktadır.
07- 74/896-333
20
bulundurulduğunda bu tarz toplu taşıma araçlarına yakınlık bir fuar alanı için
daha büyük bir üstünlük olabilmektedir.
Ulaşım olanakları ziyaretçiler açısından ne kadar önemli ise Ataköy Marina’ya
olan yakınlık fuara yat ile katılacak katılımcılar açısından o derece önemlidir.
Yukarıda daha ayrıntılı anlatıldığı üzere fuarda yat sergileyecek olan
katılımcıların ürünlerini karayolu ile getirebilmesi çok zahmetli bir süreç
olduğundan Ataköy Marina’ya olan yakınlığı CNR fuar alanı için bir üstünlüktür. 810
Son olarak, CNR Fuar Alanını avantajlı yapan bir diğer unsur katılımcı ve
ziyaretçi alışkanlığıdır. Bilindiği üzere Boat Show fuarının 13 yıldır NTSR
tarafından bu salonlarda düzenlenmiş olması nedeniyle katılımcılar salonları
tanımakta, fuar alanına ürünlerini taşıyabilecekleri en kestirme ve güvenli yolları
bilmekte, bu da onlara güven vermektedir. Aynı şekilde ziyaretçiler fuar alanına
aşina olduklarından kafalarında ulaşım konusunda soru işareti oluşmamaktadır.
I.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
820
Genel olarak coğrafi pazarın, taşıma maliyetleri, malın dayanıklılığı, dağıtım
sisteminin etkinliği, belirli sağlayıcılar bakımından tüketici tercihleri ve hatta
geleneksel alışkanlıklar gibi unsurlar incelendiğinde benzer bir yapıya sahip
olması gerekmektedir. Soruşturma konusu bakımından da fuarların
büyüklükleri, ürün çeşitliliği ve nitelikleri, fuarların zamanlaması, katılımcıların ve
ziyaretçilerin nitelikleri gibi hususlar dikkate alınarak bir değerlendirme
yapılması gerekmektedir.
İlk olarak herhangi bir fuarın organizasyonunda dikkat edilmesi gereken
unsurların başında fuarın zamanlamasının geldiği belirtilmelidir. Özellikle üretici 830
firmaların yer alacağı ve bir sonraki sezonda kullanılacak ürünler için gerekli
üretim zamanının sağlanması bakımından fuarların zamanlaması önem
taşımaktadır. Örneğin ayakkabı ve giyim fuarları yazın ve kışın olmak üzere iki
defa yapılmaktadır ve yazın yapılan fuarda gelecek kış için ve kışın yapılacak
fuarlarda da gelecek yaz için ürünler teşhir edilmekte ve buna göre sipariş
alınmaktadır. Yatçılık sektöründe de fuarda beğenilen ve sipariş edilen bir
teknenin yaz sezonuna yetiştirilebilmesi için üreticiye en az dört aylık bir süre
tanınması gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda yat fuarı için
en uygun mevsim aralık ve şubat aylarıdır. Bu nedenle zamanlama açısından
turistik bölgeler olarak adlandırabileceğimiz Antalya, İzmir, Bodrum, Marmaris 840
gibi bölgelerde yaz mevsiminde düzenlenen fuarlar farklılık arz etmektedir.
İkinci olarak katılımcıların ve ziyaretçilerin çoğunluğu İstanbul’da bulunduğu için
güney bölgelerinde düzenlenen fuarlara katılımcı ve ziyaretçilerin ulaşım
olanakları da kısıtlı olmaktadır. Katılımcılar açısından bakıldığında, ağırlıklı
olarak fuarların katılımcılarının Marmara bölgesinde bulunduğu gözlenmektedir.
Güney bölgesi fuarlarına deniz yoluyla tekne ve yatların taşınabilmesi
mümkünse de bu zahmetli süreç birçok fuar katılımcısı tarafından fuardan elde
07- 74/896-333
21
edilecek semereye değer görülmemektedir. Bu nedenle de İstanbul’a yakın
yerlerde üretim ve ithalat yapan katılımcılar yeni teknelerini bölgesel fuarlara 850
götürmeyi tercih etmemektedirler. Böylece bölgesel fuarlar olarak tabir edilen bu
tür yerlerde düzenlenen fuarların katılımcıları da çoğunlukla o bölgede yerleşik
üreticilerden oluşmaktadır. Diğer taraftan fuarda yer alan katılımcı firmaların
yurtdışından gelen temsilcilerinin fuar düzenlenen bölgeye ulaşmaları da önemli
bir etkendir. Zira İstanbul dışındaki yerlerde yurt dışından gelen katılımcılar için
uluslararası doğrudan uçak seferleri bulunmamakta, bu da söz konusu fuarların
katılımcı sayısının artmasının önünde önemli bir etken olmaktadır.
Fuarlarda sergilenen yat ve teknelerin alıcısı olan fuar ziyaretçileri bakımından
da İstanbul’da düzenlenen fuarlarla diğer fuarların farklı olduğu gözlenmektedir. 860
Ziyaretçilerin İstanbul’da bir fuar düzenlenmekteyken, ulaşımın zaman aldığı bu
yörelere giderek fuar izlemeyi tercih etmedikleri ileri sürülmektedir. Dolayısıyla
mayıs-ağustos ayları arasında yapılan güney bölgesi fuarların ziyaretçileri
zamanlama nedeniyle daha çok o bölgede tatil amacıyla bulunan kişilerden
oluşmaktadır. Diğer taraftan fuarların olağan süresinin aralık-şubat ayları olduğu
kabul edildiğinde, söz konusu dönemde Antalya, Bodrum gibi yörelerde ölü
sezon yaşandığı için ziyaretçileri ve katılımcıları ağırlamaya yetecek kadar yer
bulunmaması o bölgelerde fuar düzenlenmesi tercihini etkileyebilecek önemli bir
unsurdur.
870
Sonuç olarak Antalya, İzmir ve Bodrum’da düzenlenen yatçılık ve su sporları
fuarlarının gerek fuarın zamanlaması, gerekse fuarların katılımcıları ve
ziyaretçileri bakımından, İstanbul’da düzenlenen fuarlara ikame olmadığı ve bu
nedenle de ilgili coğrafi pazarın “İstanbul” olarak alınması gerektiği
değerlendirilmektedir.
I.5. Hakim Durum Değerlendirmesi
Hakim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığının tespitinin ilk aşaması
şikayete konu teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda olup olmadığıdır. Hakim 880
durumun saptanmasında kullanılan kıstasların başlıcaları teşebbüsün ilgili
pazardaki pazar payı, sahip olduğu dikey bütünlük, kullanılmayan kapasite,
müşteri bağımlılığı ve pazardaki potansiyel rekabettir.
i. Pazar Payı: Hakim durum tespitinde kullanılan ölçütlerin en başında pazar
payı gelmektedir. Hem ilgili teşebbüsün hem de rakiplerinin pazar payları bu
açıdan önemlidir. Bir firmanın ilgili pazardaki pazar payının çok yüksek olması
çoğu zaman o firmanın hakim durumda olduğuna dair önemli bir gösterge
olmakla birlikte, tek başına hakim durumu göstermek bakımından yeterli
değildir. Pazara giriş engellerinin olmadığı ve potansiyel rekabetin yüksek 890
olduğu piyasalarda çok yüksek pazar payları bile teşebbüsün hakim durumda
olduğu sonucuna ulaşmakta yeterli olmamaktadır.
07- 74/896-333
22
Soruşturma konusu olay özelinde iki ayrı pazar incelenmekte olup üst pazar
olarak tabir edilebilecek ve ilgili ürün pazarımızı oluşturan yatçılık ve su sporları
için fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim durumun olup olmadığını ortaya
koyabilmek açısından alt pazar olarak belirlenen ve ilgili hizmet pazarını
oluşturan yatçılık pazarındaki fuarlara ait ciro, satılan m2 toplamları gibi
verilerden yararlanılması gerekmektedir. Bir başka ifade ile iki pazarı birbirinden
ayrı değerlendirmek olay özelinde mümkün olmadığından üst pazardaki 900
hakimiyetin varlığını araştırırken alt pazar verileri dikkate alınmak
durumundadır.
İlgili pazar olan yatçılık ve su sporları için fuar alanı işletmeciliği pazarında pek
çok fuar alanı bulunmakta olmasına rağmen yukarıda açıklanan teknik
gerekçeler nedeniyle bütün fuar alanlarını aynı pazarda kabul etmek mümkün
olmamaktadır. İlgili hizmetin verilebileceği fuar alanları CNR fuar alanları ve
İDTM tarafından işletilen 9. ve 10. salonlar olup bu alanların ilgili hizmet
pazarındaki payları dikkate alınacaktır.
910
2007 yılı fuar sonuç raporlarına göre CNR (…..) m2 üzerinde gerçekleştirdiği
fuarında net (…..) m2’lik alan satışı yapmıştır. NTSR ise (…..) m2 alan üzerinde
gerçekleştirdiği fuarda net 11.000 m2 alan satmıştır. Bu veriler
değerlendirildiğinde CNR’nin ilgili ürün pazarındaki pazar payı %(…) olarak
hesaplanmıştır.
ii. Müşteri Bağımlılığı: Yat fuarı uzun yıllardan bu yana CNR salonlarında
düzenlendiğinden bu alanlara katılımcı ve ziyaretçiler açısından bağımlılığın
olduğu soruşturma ve önaraştırma sürecinde görüşülen ve fuarın katılımcılarını
oluşturan sektör temsilcilerince sıklıkla vurgulanmıştır. Tutanaklarda da yer alan 920
bazı ifadelere göre CNR tarafından işletilen salonlar bu iş için vazgeçilmezdir ve
fuarı düzenleyen kim olursa olsun fuarın başarısı bu alanlara bağlıdır.
Ziyaretçiler açısından ise CNR salonları vazgeçilmez olmamakla birlikte, bu
alanlara ciddi bir ayak alışkanlığı söz konusudur.
CNR’nin alanlarının bu fuar için en uygun yer olduğu, CNR’nin savunmasında
yer alan ve Denizciliği ve Deniz Turizmini Güçlendirme Derneği (Dentur)
tarafından üyelerine gönderilen 21 Temmuz 2006 tarihli belgedeki CNR’nin fuar
düzenleyeceği alanlara atfen “fuar yeri konusunda alışılmış fiziki alanları 930
kullanabilmemize olanak sağlayacak” ifadesinden, fuar alanı konusunda
katılımcılar arasında yerleşik bir alışkanlık olduğu anlaşılmaktadır. Yine Dentur
tarafından bu kez İstanbul Fuarcılık A.Ş. ve CNR Sektörel Fuarcılık A.Ş.’ye
gönderilen yazıdan, CNR’nin fuar alanlarının katılımcılar gözündeki yerini daha
da belirgin şekilde görmek mümkündür. Yazıda yer alan “Müteakiben, söz
konusu fuarın icrasında en uygun fiziki şartlara sahip CNR EXPO Fuar
merkezinde 1, 2, 3 ve 4 salonları, en elverişli m2 fiyatları ve ödeme
koşulları ile dernek üyesi firmalara kiralayabileceğini ifade ve taahhüt eden”
ifadesinden, katılımcıların oluşturduğu sektör derneği tarafından CNR’nin
07- 74/896-333
23
işlettiği salonların söz konusu fuarı düzenlemeye en uygun yer olarak kabul 940
edildiği anlaşılmaktadır.
Fuar tercihinde esas alınan kriterlerin neler olduğu NTSR ile CNR tarafından
düzenlenen fuarlardan hangisine destek verileceği kararının alındığı Dentur’un
6.7.2006 tarihli toplantısından da görülmektedir. CNR’nin fuarının
desteklenmesi sonucuna ulaşılan toplantıda, dikkate alınan kriterler arasında
yer alan fuar yeri alışkanlığı, fuar tarihi, genişleyebilme imkanı, fuar alanı fiziki
özellikleri, fuar kurulum hizmetleri, metrekare fiyatları gibi hususların
katılımcıların tercihini etkileyen önemli etkenler olduğu anlaşılmaktadır. Buraya
kadar olan bölümlerde ayrıntılı olarak aktarıldığı üzere CNR tarafından işletilen 950
alanlar da bu sayılan unsurlar bakımından en dikkate değer fuar alanı olarak ön
plana çıkmakta ve söz konusu fuar alanını alıcıların gözünde
farklılaştırmaktadır. Nitekim Dentur’un internet sitesinde yayımlanan “Sektör
Fuarı Genel Değerlendirmesi ve Nihai Dentur Kararı”na göre, en uygun fuar
alanı olarak CNR tarafından işletilen salonlarda fuarın düzenlenmesi konusunda
mutabakata varılmıştır.
Son olarak Dentur’un Tüyap’a yazmış olduğu 6.9.2006 tarihli yazıda yer alan
“Derneğimiz Yönetim Kurulu tarafından yapılan ve tamamen objektif kriterleri
esas alan bu değerlendirmeler sonucunda; sektör fuarımızın gerek yükseklik ve 960
gerekse alan bakımından yetersiz kalacağı tespit edilen 9 ve 10. salonlar
yerine, son 10 yılı aşkın bir süredir kullanılan ve tüm sektörümüz, katılımcılar ve
ziyaretçiler tarafından bilinen eski yerinde (1, 2, 3 ve 4 salonları içeren
kısımda) devam etmesi ile bize bu …” ifadesi de CNR tarafından işletilen
alanların bu fuar için en uygun alanlar olduğu ve İDTM tarafından işletilen
salonların ihtiyacı karşılamaya yeterli olmadığı bulgusunu desteklemektedir.
Bu bilgiler ışığında, yatçılık ve su sporları fuarı düzenlemek için CNR tarafından
işletilen fuar alanlarının, söz konusu fuarın asli unsurunu oluşturan katılımcılar
nazarında fiziki özellikleri, konumu, genişleme alanı gibi ölçütler dikkate alınarak 970
rakipleri karşısında ikame edilmesi oldukça zor olan bir alan konumuna getirdiği,
bir başka deyişle müşteri bağlılığı sağladığı kabul edilmiştir.
iii. Kullanılmayan Kapasite: Kullanılmayan (atıl) kapasite CNR’nin ilgili ürün
pazarındaki gücünü destekleyen en önemli faktörlerden biridir. Çünkü CNR
kapalı alan büyüklüğünde Türkiye’nin en büyük fuar merkezlerinden biri
durumundadır. Bu sene düzenlediği yatçılık fuarı için işlettiği sekiz salondan
üçünü yani 32.000 m2’lik alanını tahsis etmiştir, ancak fuarın başarısına göre bu
rakamı 80.000 m2’ye kadar çıkarma kapasitesi vardır. Nitekim Dentur’un
internet adresinden duyurulduğu üzere 2008 yılı için aynı fuara 5 salonunu 980
tahsis etmeyi planlamaktadır ki bu büyüklükteki bir fuar sektörün tamamına
yakınının talebine cevap verebilecek büyüklüktedir.
İDTM salonları için ise tam tersi bir durum söz konusudur çünkü bu alanların
otoparkları da dahil kullanılabilecek maksimum alanı 25.000 m2’nin biraz
07- 74/896-333
24
üzerindedir ve genişleme olanağı yoktur. Nitekim bu husus fuar alanın
tercihinde Dentur tarafından dikkate alınan bir unsur olmuştur. Otoparklarında
tavan yüksekliğinin elverişsizliği ve bu sene otoparkta stant satın alan insanların
memnuniyetsizliği nedeniyle seneye burayı kiralamak istememe ihtimalleri göz
önüne alınırsa bu alandan da daha az bir kapasitesi bulunmaktadır. 990
Sonuç olarak sahip olduğu atıl kapasitenin CNR’nin ilgili pazarda hakim
durumda olduğu değerlendirmesinde dikkate alınması gereken önemli bir
etkendir.
iv. Dikey Bütünlük: Hakim durum değerlendirmelerinde dikkate alınan
hususlardan bir diğeri de, hakim durumu sorgulanan teşebbüsün yapısal olarak
dikey entegrasyonunun olup olmadığıdır. CNR hem fuar alanı işletmeciliği
pazarında faaliyet gösterip hem de fuar organizatörlüğü yaptığı için dikey
bütünlüğün verdiği etkinlikten alt pazarda faydalanmaktadır. Ancak, hakim 1000
durumunun sorgulandığı pazar üst pazar olduğundan fuar alanı işletmeciliği
pazarı için fuar organizatörlüğü faaliyetlerinin pazar gücüne bir katkı sağlayıp
sağlamadığı daha önemlidir. CNR fuar alanlarında her yıl ortalama 60 fuar
düzenlenmektedir ve bu fuarların yarısından fazlası CNR’nin kendi fuar
şirketlerince organize edilmektedir. Fuarların çoğunluğunun fuar organizasyonu
ile iştigal eden bağlı teşebbüslerce düzenlemesi nedeniyle, maliyet avantajına
sahip olmakta ve böylece elde ettiği ekonomik güç üst pazar olan alan
işletmeciliğine de yansımaktadır.
v. Potansiyel Rekabet: Belirli hallerde hakim durum tespitinde potansiyel 1010
rekabet olgusu da dikkate alınmaktadır. Şayet bir pazarda potansiyel rekabetin
varlığından bahsedilebiliyorsa, mevcut firmaların hakim durumdaymışçasına
davranamayacakları, örneğin fiyatlarını tekelci seviyeye yükseltemeyecekleri
genel olarak kabul edilmektedir. Ancak potansiyel rekabetin güçlü olması için,
piyasaya girişin engelsiz ve düşük maliyetli olması gerekmektedir. Bu nedenle
soruşturma konusu bakımından da değerlendirmeyi etkileyebilecek bir
potansiyel rekabet baskısının mevcut olup olmadığının değerlendirilmesi
gerekmektedir.
İstanbul’da bir yatçılık ve su sporları fuarı düzenlenebilecek olası yerler 1020
arasında yapımı planlanan Zeytinburnu ve Pendik marinaları gibi yerler ile deniz
ile bağlantılı bir fuar için en uygun yer olduğu ifade edilen Haliç sayılabilir. Yine
genişletilmesi planlanan Ataköy Marina’yı da potansiyel rekabet analizine dahil
etmek gerekmektedir. Sondan başlanırsa, Ataköy Marina’nın 2008 yılından
itibaren 27 aylık bir süreçte genişletilmesinin planlandığı belirtilmekle birlikte,
henüz gerekli izinlerin alınması aşamasında bulunulması nedeniyle, projenin
hayata nasıl geçeceği bilinememektedir. Zeytinburnu’nda mevcut limanın
kruvaziyer gemilerine de hizmet verecek şekilde genişletilmesi yönünde
yatırımlar yapıldığı bilinmekle birlikte, yatçılık fuarı organizasyonuna uygun bir
yapılanmanın da gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği belirsizdir. Benzer 1030
şekilde fuar katılımcıları tarafından olası bir mekan olarak ifade edilen Pendik’te
07- 74/896-333
25
de halihazırda değerlendirmeye dahil edilebilecek bir yapılanma mevcut
değildir. Öte yandan önemle vurgulanmalıdır ki, fuar düzenlenebileceği belirtilen
söz konusu mekânlar esas olarak marina olarak kullanılmak üzere inşa
edilmektedir. Bu nedenle İstanbul’un yoğun marina ihtiyacı karşısında yeni
yapılacak marinaların da tıpkı mevcut marinalar gibi tam kapasiteyle çalışıp,
yatçılık fuarlarının düzenlenebileceği zaman aralığı olan aralık-şubat aylarında
fuar için mekan tahsis edememesinin de ihtimal dahilindedir.
İstanbul’da düzenlenecek bir fuar için en uygun mekân olarak Haliç
gösterilmektedir. Merkezi konumu, ulaşım olanaklarının çeşitliliği, tarihi yapılara 1040
ve alışveriş yerlerine yakınlığının ek ziyaretçi çekebilmesi, Haliç’in korunaklı
deniz sahasının kötü hava koşullarından etkilenmemesi gibi etkenler bu avantajı
sağlamaktadır. Haliç’te fuar organizasyonuna uygun olduğu belirtilen başlıca iki
alan Sütlüce Kültür Merkezi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca boşaltılmış olan
Taşkızak Tersanesinin olduğu bölgelerdir. Ancak bir fuar organizatörünün söz
konusu bölgelerde yatırım yapmak suretiyle, fuar alanı inşa etmesi çeşitli
nedenlerle makul görünmemektedir. Öncelikle bir fuar organizatörünün satın
almak veya kiralamak suretiyle söz konusu bölgelerde fuar alanı inşa etmesi,
arazi ve inşaat maliyetlerine karşılık Türkiye’deki fuar organizatörlerinin
sermayeleri ve soruşturma konusu özelinde NTSR’nin durumu dikkate 1050
alındığında kolay bir şekilde hayata geçecek bir yatırım değildir. Dolayısıyla
hakim durum analizini etkileyecek nitelikte bir potansiyel rekabetin varlığından
bahsedilemeyeceği düşünülmektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler dikkate alındığında CNR’nin ilgili ürün
pazarı olan yatçılık ve su sporları düzenlenmesine yönelik fuar alanı işletmeciliği
pazarında hakim durumda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.6. Hakkında Soruşturma Yürüten Tarafın Savunması ve Savunmanın
Değerlendirmesi
CNR tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 5.12.2006 tarih ve 8288 sayı 1060
ile intikal eden ilk yazılı savunmada, 5.6.2007 tarih, 3844 sayı ile intikal eden
ikinci yazılı savunmada ve 17.7.2007 tarih ve 4814 sayı ile intikal eden Ek
Görüşe Cevap Dilekçesinde geçici tedbir kararına, soruşturma kararına ve
raportör görüşüne karşı cevaplar yer almaktadır. Geçici tedbir kararına ilişkin
olarak Danıştay’da hukuki süreç devam ettiği için sadece soruşturma
konusunun esasına ilişkin olan hususlardaki savunmalara ve bunların
değerlendirilmesine yer verilecektir.
I.6.1. CNR’nin Hakim Durumda Sayılmayacağı
1070
İlk yazılı savunmada, ilgili coğrafi pazarın İstanbul olarak kabul edildiği ve
İstanbul’da CNR’nin fuar alanının yanında TÜYAP, İDTM, Dolmabahçe Kültür
Merkezi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Ataköy Marina gibi
alanların bulunduğu belirtilerek CNR’nin hakim durumda olmadığı ileri
sürülmektedir. Buna karşılık ikinci yazılı savunmada ve ek görüşe cevap
07- 74/896-333
26
dilekçesinde soruşturma tarafı ilgili coğrafi pazarın Türkiye Cumhuriyeti sınırları
olarak kabul edilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
Yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere CNR ilgili ürün pazarındaki pazar
payı, müşteri bağımlılığı, genişleme kapasitesi, dikey entegrasyonunu sağlamış 1080
olması ve potansiyel rekabetin olmaması gibi avantajları nedeniyle ilgili ürün
pazarında hakim durumdadır. Soruşturma Raporu’nda CNR tarafından ileri
sürülen alanların soruşturma konusuna uygun bir fuarı düzenlemek için
alternatif olamayacağı somut verilerle gösterilmesine karşın, CNR’nin
savunması bu durumun aksini göstermeye yeterli olmamıştır. Bu nedenle
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün bu konudaki savunmasına itibar
edilmemiştir.
I.6.2. Kötüye Kullanmanın Söz Konusu Olmadığı
1090
İlk yazılı savunmada, CNR’nin bir an için hakim durumda olduğu kabul edilse
dahi gerçekleştirilen eylemlerin kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyeceği
aşağıda değinilen başlıklar halinde belirtilmektedir.
i. CNR’nin Aslen Fuar Organize Etmekte Olduğu
Savunmada CNR’nin işletme hakkına sahip olduğu fuar alanlarında esas olarak
fuar organizasyonu işi ile iştigal ettiği, bunun yanında salonların boş olduğu
tarihler için başka fuar organizatörlerine salonları kiraya verdiği, bu bağlamda
NTSR ile CNR arasındaki ilişkinin de bu tür bir kiralamadan ibaret olduğu 1100
belirtilmektedir.
CNR’nin hem alan işletmecisi hem de işlettiği alanda fuar düzenlemesi Rekabet
Kurumu nezdinde bir sakınca doğurmamaktadır, bununla birlikte alt ve üst
pazarların her ikisinde de faaliyette bulunuyor olması hakim durumunu kötüye
kullanmasına engel oluşturabilecek bir durum değildir.
ii. CNR’nin Kira Sözleşmesi İmzalamaktan Doğrudan veya Dolaylı Olarak
Kaçınmadığı
1110
İlk yazılı savunmada CNR’nin NTSR ile sözleşme özgürlüğü çerçevesinde
ancak uzun yıllardan beri devam eden bir kira ilişkisi mevcut olduğu, bununla
birlikte söz konusu sözleşmenin her yıl tekrar masaya oturmak suretiyle yeniden
yapıldığı ve otomatik olarak yenilenen birden çok yılı kapsayan bir sözleşme
niteliği taşımadığı ileri sürülmüştür. Ayrıca taraflar arasında şikayete konu olan
olay bakımından, müteaddit defalar görüşmeler yapılmasına karşın NTSR’nin
müspet veya menfi herhangi bir cevap vermemesi nedeniyle akdin kurulamadığı
belirtilmektedir.
CNR tarafından sözlü savunma toplantısında da kabul edildiği üzere taraflar 1120
arasında uzun süreli bir ticari ilişkinin mevcut olduğu sabittir. Bu ilişkinin her yıl
07- 74/896-333
27
tekrar masaya oturmak suretiyle yeniden kuruluyor olması, şikâyetçinin sürekli
alıcı niteliğine etki etmemektedir. Buna karşılık 2007 yılında düzenlenmesi
düşünülen fuara ilişkin olarak CNR’nin teklif niteliğinde olan kira bedeli
üzerinden, şikâyetçinin indirim talebinde bulunduğu somut delillerle
kanıtlanamadığından CNR’nin bu konudaki savunması kabul edilmiştir.
iii. CNR’nin Kira Bedelinin Belirlenmesinde, Eşit Durumdaki Alıcılar
Arasında Ayrımcılık Yapmadığı
1130
CNR’nin savunmasında, savunma ekinde sunulan sözleşmelerden anlaşılacağı
üzere, 2007 yılı için tüm organizatör firmalarla aynı fiyatlarla anlaşma yapıldığı
ve bu nedenle ayrımcılığın söz konusu olmadığı, esasen NTSR ile eşit
konumda olan herhangi bir alıcı bulunmadığı, bir an için ayrımcılık yapıldığı
kabul edilse dahi bunun ekonomik gerekçeler (İDTM ile CNR arasında yapılan
kira sözleşmelerinin hem kira bedeli hem de ödeme koşulları olarak değişmesi)
ve değişen piyasa koşulları (yatçılık sektörü özelinde sürekli büyüyen bir piyasa
bulunması, firma sayısının günden güne artması) gibi haklı gerekçeleri
bulunduğu ileri sürülmektedir.
1140
Ayrımcılık hususunda önemli olan eşit konumdakilere eşit muamele
yapılmasıdır. Ancak ayrımcılık soruşturmada yer alan iddialar arasında
olmadığından bu savunmanın değerlendirilmesi gereği bulunmamaktadır.
iv. CNR Tarafından Fahiş Fiyat Uygulanmamıştır
Bu başlık altında esasen aşırı fiyata, bir kötüye kullanma hali olarak 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesinde bilinçli olarak yer verilmediği belirtilmiştir.
Kanun’un 6. maddesinde kötüye kullanma halleri arasında sayılanlar tahdidi 1150
değil tadadidir. Bu nedenle herhangi bir kötüye kullanma hali bentler arasında
yer almasa dahi yasaklanabilmektedir. Nitekim Kurul 6.4.2001 tarih ve 01-
17/150-39 sayılı Kararı’nda Belko Ankara Kömür ve Asfalt İşletmeleri Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti. aleyhine aşırı fiyat uygulaması nedeniyle ceza tatbik etmiştir.
Ancak, hem CNR’nin maliyetindeki artışlar hem de NTSR’ye daha önce
uyguladığı fiyatların emsallerine kıyasla düşük olması soruşturma tarafının
savunmasını haklı çıkarmaktadır.
v. CNR’nin Talep Ettiği Kira Bedelinin İşletmeciliğini Üstlendiği Fuar
Alanının Ticari Değeri ile Orantılı Olduğu İçin Aşırı Fiyat İddiasını 1160
Kabulünün Mümkün Olmadığı
CNR’nin NTSR’den sergiye açık günler için günlük m2 fiyatı olarak (…) ABD
doları, sergilenmeyen günler içinse günlük m2 fiyatı olarak (…)ABD doları talep
ettiği, 16 gün süren fuarda bu bedelin günlük ortalama (…)ABD dolarına tekabül
ettiği belirtilerek, CNR’nin yürürlüğe koyduğu fiyat tarifesi incelendiğinde gün
07- 74/896-333
28
sayısının artışı ile yükselen bir metrekare bedeli belirlendiğinin görülebileceği
ileri sürülmüştür.
CNR tarafından da sözlü savunma toplantısında kabul edildiği üzere, m2 1170
üzerinden yapılan hesaplamalarda CNR’nin NTSR’den talep ettiği kira bedelinin
savunmada yer verilen (…) ABD Doları/m2 olarak değil (…) ABD Doları/m2
olduğu anlaşılmıştır. Ancak hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün
maliyetlerinde gerçekleşen artışı gösteren belgeleri dikkate alındığında,
NTSR’den talep edilen kira bedelinde önceki yıllara göre yapılan artış makul
bulunmuştur.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
Öncelikle belirlenmesi gereken husus, soruşturma açılmasına sebep olan 1180
durumun CNR tarafından NTSR ile rakip konumunda bir ihtisas fuarı
düzenlenmesi olmadığıdır. Zira ülkemizde fuar düzenlenmesiyle ilgili esasları
belirleyen TOBB mevzuatına göre çakışan tarihlerde ihtisas fuarları
düzenlenmesi konusunda bir engel bulunmamaktadır. Rekabet Hukuku
açısından olaya yaklaşıldığında ise yatçılık ve su sporları alanında ilgili pazar
olan İstanbul’da düzenlenen fuar sayısının artmış olmasının olumlu bir gelişme
olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü rakip fuarların ortaya çıkmasıyla
hizmet kalitesinin yükselmesi, fiyatların düşmesi, fuarın toplam büyüklüğünün
artması gibi rekabetten beklenen yararlar ortaya çıkmıştır. Soruşturma konusu
bakımından 4054 sayılı Kanun’un hakim durumdaki teşebbüsün daha önce 1190
faaliyette bulunmadığı yatçılık ve su sporlarına yönelik olarak fuar
düzenlemesine engel olmadığı belirtilmelidir. Bu bağlamda soruşturma konusu
bakımından CNR’nin yatçılık ve su sporları fuarı organize etmesinin
yasaklanması söz konusu değildir. CNR işletmecisi olduğu alanda yakın
tarihlerde bile olsa şikayete konu fuarı düzenlemek hakkına sahip olduğu için bu
husus tartışma konusu edilmemiştir.
Diğer taraftan CNR ve NTSR arasında devam eden bir ticari ilişki
bulunmaktayken soruşturma konusu fuarın düzenlenmesi için gerekli alana
ilişkin kira bedelini kabul edilemez ölçüde artırılarak dolaylı yoldan mal vermenin 1200
reddedildiği iddiası rekabet hukuku bakımından değerlendirilmiştir.
Doktrinde ve uygulamada kabul edildiği üzere mal vermeyi reddetme belirli
hallerde hakim durumu kötüye kullanma olarak kabul edilmekte ve
yasaklanmaktadır. Bu hallerden birincisi hakim durumda bulunan teşebbüsün
süregelen bir ticari ilişki içerisinde bulunduğu müşterisine mal vermeyi
durdurmasıdır. İkincisi bir veya daha fazla teşebbüse mal verilirken, ayrımcılık
yapmak suretiyle bir başka teşebbüsün talebinin karşılanmamasıdır. Üçüncüsü
ise bir mal veya hizmet üretimi için zorunlu bir unsura sahip olan bir teşebbüsün
söz konusu unsuru kullanmak suretiyle faaliyette bulunacak bir teşebbüs ile 1210
sözleşme yapmayı reddetmesidir. Soruşturma konusu bakımından irdelenen
birinci halde esas olarak uzun süredir devam eden bir ticari ilişki çerçevesinde
alım yapan bir müşteriye objektif olarak haklı bir gerekçe olmaksızın mal
07- 74/896-333
29
verilmesinin kesilmesi söz konusu iken, ikinci ve üçüncü durumda genellikle
önceden mevcut bir ticari ilişki aranmamakta ve yeni bir sözleşme kurulması
zorunlu kılınabilmektedir. Mal vermeyi reddetmenin en sık görüldüğü durumların
başında üst pazarda faaliyet gösteren hakim durumdaki bir teşebbüsün alt
pazarda faaliyete başlaması gelmektedir. Hakim durumdaki teşebbüs alt
pazardaki rakibine doğrudan veya dolaylı olarak mal vermeyi reddetmek
suretiyle özellikle dikey bütünleşme yoluyla alt pazarda da tekelci karı elde 1220
etmek istemektedir. Mal vermeyi reddetme eyleminin koşulları belirlendikten
sonra somut olayda bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmak
gerekmektedir.
CNR’nin ilgili pazarda hakim durumda olduğu pazar payının yanında müşteri
bağımlılığına, dikey bütünleşmeye, kullanılmayan kapasiteye sahip olması ve
karşısında ciddi bir potansiyel rakibin de bulunanamaması nedenleriyle sabit
görülmüştür. Ancak CNR’nin yaptığı kira bedeli artışının “kabul edilemez”,
“fahiş” veya “rakibinin piyasadaki faaliyetini zorlaştırmayı veya piyasa dışına
itmeyi amaçlayan bir eylem” olduğunu ispatlamaya yeterli delil bulunamamıştır. 1230
Şöyle ki soruşturma sürecinde elde edilen bulgular CNR’nin NTSR’ye önerdiği
fiyatın yalnızca bir teklif fiyatı niteliğinde olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü
taraflar arasında üzerinde mutabakata varılmış bir sözleşme bulunmadığından
fiyat konusunun müzakere edilip edilmediği; indirim talep edilip edilmediği gibi
hususlar netliğe kavuşamamıştır. Soruşturma tarafının sözlü savunmada verdiği
bilgilerden, CNR tarafından öncelikle organizatör firmaya bir teklif fiyatı verildiği,
daha sonra peşin ödeme, uzun süreli kira sözleşmesi yapma gibi unsurlar
dikkate alınarak teklif fiyatı üzerinden önemli oranlarda indirimler yapılarak
sözleşme fiyatına ulaşıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık şikâyetçinin taraflar
arasında sözleşme kurulmasını temin etme gayretiyle CNR’den indirim talep 1240
ettiğine ilişkin somut veriler tespit edilememiştir.. Bu nedenle NTSR’ye teklif
edilen fiyat sözleşme fiyatı olmadığından yaklaşık 5 kata varan kira artışı
yapıldığı iddiası ispat edilememiştir. Bu bağlamda, diğer teşebbüsler için esas
alınan fiyatların sözleşme fiyatı olması nedeniyle NTSR’ye önerilen fiyatın diğer
teşebbüslere uygulanan kira bedelleri ile karşılaştırılmasının doğru sonuçlara
ulaştırmayacağı anlaşılmıştır. Örneğin (….) Uluslararası Fuar Organizasyon
Hizmetleri Ltd. Şti. ((….) Fuarcılık) ile CNR arasında 12.5.2006 tarihinde
akdedilen sözleşmede kira bedeli (….) ABD doları olarak belirlenmiş ancak ilk
fuara ait özel indirim adı altında (….) ABD dolarlık bir indirim uygulanmıştır. Bu
örnekten fiyat üzerinde müzekere edildiğinde %(….)’e varan indirimler 1250
yapılabildiği görülmektedir. Yine (….) Fuarcılık ile 11.7.2006 tarihinde yapılan
bir diğer sözleşmede üç yıllığına 1. ve 2. salonun kiralandığı; toplam yıllık kira
bedeli olarak önce (……) avro tespit edilmişken sonra bir defalık özel indirim
uygulanmasıyla yıllık kira bedelinin (…….) avroya indirildiği belirlenmiştir.
Sonuçta (….) Fuarcılık ile yapılan kira sözleşmeleri CNR’nin önerdiği fiyatların
katı olmadığını, indirim talep edilmesi ve pazarlık görüşmeleri yapılmasıyla ciddi
miktarda düşürülebileceğini ortaya çıkarmaktadır.
07- 74/896-333
30
Mal vermeyi reddetme eyleminin hakim durumu kötüye kullanma sayılıp rekabet
ihlali olarak değerlendirilebilmesi için makul bir gerekçeye dayanmaması 1260
gerekmektedir. Somut olayda ise soruşturma tarafı CNR kira artışını kendi
işlettiği fuar alanlarının kirası olarak İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM)’ne
ödediği bedelinin artmasına dayandırmaktadır. Kiradaki artışın yanında CNR’nin
İDTM’ye YTL üzerinden kira ödemeye başlaması ve kiracılarından aldığı kiranın
dolar bazında olması nedeniyle CNR’nin gerçek maliyetlerinde bir artış olduğu
sabittir. Zira son yıllarda YTL’nin dolar karşısında değer kazanması CNR’nin
YTL üzerinden olan maliyetlerini artırırken dolar üzerinden gerçekleşen
gelirlerini düşürmektedir.
Ayrıca CNR tarafından dile getirilen şikâyetçiye 2006 yılına kadar rayiç kira 1270
bedelinin çok daha altında fiyatlar uygulandığı ve yapılan kira artışının bu düşük
olarak alınan kira bedelini olması gereken seviyeye çekmek amaçlı olduğu
yönündeki savunma da makul görülmüştür. Bu bağlamda önceki yıllarda
CNR’nin NTSR ve diğer organizatörler ile akdettiği sözleşmelerde yer alan kira
bedelleri karşılaştırıldığında, NTSR’ye uygulanan bedelin emsallerinin çok
altında olduğunun görülmesi bu savunmayı teyit etmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler neticesinde CNR’nin ilgili pazarda
hakim durumda bulunduğu, ancak NTSR’ye yönelik olarak gerçekleştirdiği
yüksek oranda kira artışı eyleminin kötüye kullanma olarak nitelendirilmesine 1280
yol açacak bir bulguya ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte
CNR’nin yatçılık ve su sporlarına yönelik fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim
durumda bulunması nedeniyle kendisine alan kiralama talebiyle gelen NTSR’ye
veya diğer teşebbüslere emsal kira bedeli üzerinden alan kiralamakla yükümlü
olduğunu bildiren bir yazı yazılmasının bu aşamada hakim durumdaki bir
teşebbüse 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinden kaynaklanan sorumluluklarını
hatırlatmak açısından yerinde olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
K- SONUÇ
1290
6.11.2006 tarih, 06-81/1035-M sayılı Kurul kararı uyarınca CNR Uluslararası
Fuarcılık ve Ticaret A.Ş. hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
düzenlenen Rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya mevcuduna göre, ilk
ve ikinci oylamalar sonucunda;
1. CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş. (CNR)’nin yatçılık ve su
sporlarına yönelik fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim durumda olduğuna
OYBİRLİĞİ ile,
2. Yukarıda yer verilen ilgili pazarda hakim durumda olan CNR’nin hakim
durumunu kötüye kullandığına dair yeterli delil elde edilemediğinden şikayetin 1300
reddine OYÇOKLUĞU ile,
3. Ancak, ilgili pazarda hakim durumda olduğu anlaşılan CNR’nin bu faaliyet
alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan ya da dolaylı olarak engel
olunmasını ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerininzorlaştırılmasını amaçlayan
07- 74/896-333
31
eylemlerden kaçınmasını ve bu faaliyet alanındaki alıcılara aynı ve eşit hak,
yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı
olarak ayrımcılık yapmaması yönünde görüş yazısı gönderilmesine OYBİRLİĞİ
ile,
karar verilmiştir. 1310
07- 74/896-333
32
(19.9.2007 tarihli, 07-74/896-333 sayılı Kurul Kararına ilişkin)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Karar, Kurulun CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.’nin NTSR Uluslar
arası Fuar ve Gösteri Hizmetleri Ltd. Şti.’ye yönelik eylemleri dolayısıyla 4054 sayılı
Kanunu ihlal edip etmediğine ilişkindir. Aşağıda belirtilecek nedenlerden dolayı
çoğunluğun görüşüne katılmamız mümkün olmamıştır.
Kararda CNR’nin yatçılık ve su sporlarına yönelik fuar alanı işletmeciliği
pazarında hâkim durumda olduğuna oy birliği ile karar verilmiş bulunmaktadır. Öte
yandan kararda, CNR’nin hakim durumunu kötüye kullandığına dair yeterli delil
bulunamadığı ifade edilmektedir.
Oysa, Soruşturma Raporunda da ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere; CNR
önceki yıllardan farklı olarak ABD doları yerine Euro olarak kira talep ederek kira
bedellerinde bir artış getirmekle kalmamış, fiyatları önceki yıllarla kıyaslanamayacak
ölçüde artırmıştır. 2005 yılında 305.000 ABD doları olan kira bedeli, 2007 yılında
2.098.224 Euro’ya çıkmıştır. 2007 yılına bakıldığında NTSR’ye uygulanan fiyatların en
yakın teşebbüse uygulanan fiyatların iki katından daha fazlaya ulaştığı gözlenmektedir.
Bir yıl gibi bir sürede gerçekleşen söz konusu artışı açıklamak için makul bir neden
bulunmamaktadır, zira aynı yıllarda diğer organizatörlerin kira ücretlerinde önemli
artışlar gerçekleşmemiştir. Bu durumda söz konusu artışın NTSR’yi pazar dışında
çıkarmak amacıyla gerçekleştirilmiş dolaylı bir baskı aracı olduğunu, bir başka deyişle
mal vermeyi reddetme eyleminin vuku bulduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Esasen, CNR’nin makul olmayan fiyatlar öne sürerek NTSR’yi pazar dışına itme
niyeti, fiyat artışları yanında CNR tarafından denizcilik sektörüne hitaben yazılan
yazıdan da açıkça görülmektedir (Soruşturma Raporunun 31 numaralı eki). Mezkur
yazıda CNR, 2000 yılından bu yana düzenlemekte olduğu EXPOSHIPPING adlı fuarı,
NTSR’nin düzenlemeye talip olduğunu belirterek, fuarcılık literatüründe “fuar çalmak”
olarak adlandırdığı bu durum nedeniyle NTSR’nin cezalandırılması kararının alındığını
belirtmektedir. Yazıda yer alan şu ifade bu amacı göstermek bakımından özellikle
önemlidir: “CNR Holding İcra Kurulu kararı ile hiçbir iş kolunda mazur
görülemeyecek iş etiğine aykırı bu tutumundan ötürü NTSR Firmasına düzenleyeceği
fuarlarda salon tahsisi yapmama kararı almış bulunuyoruz.”
Sonuç olarak, CNR’nin hakim durumunu kötüye kullanacağına dair bu kadar
açık bir irade beyanına ve uygulanan fiyata rağmen yeterli delil bulunamadığı gerekçesi
ile şikayetin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne iştirak etmemiz mümkün olamamıştır.
Mehmet Akif ERSİN
Kurul Üyesi
07- 74/896-333
33
(Rekabet Kurulu’nun 19.09.2007 Tarih ve 07-74/896-333 sayılı Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş’den kiralanan 8 adet fuar salonundan
oluşan alan CNR EXPO adı altında CNR Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret A.Ş.
tarafından işletilmektedir.
Şikayetçi NTSR, 1993 yılından beri her yıl düzenli olarak Boat Show’u
CNR EXPO fuar alanında düzenlediğini, CNR ile geçmiş yıllarda birbirine yakın
kira miktarları üzerinde anlaştıkları halde; 2007 yılı için düzenlemek istediği
Boat Show Fuarı için sözleşme yapmak istediğinde CNR’ın, sözleşme şartları
öncekilerle aynı olmasına rağmen kira bedelini kabul edilmesi mümkün olmayan
seviyede arttırarak faaliyetlerini imkansız hale getirdiğini iddia etmiştir.
Söz konusu iddiaları değerlendiren Rekabet Kurulu; 06.11.2006 günlü
Kararıyla CNR’ın yatçılık ve su sporlarına yönelik ihtisas fuarları ilgili pazarında
fuar alanı işletmeciliğindeki hakim durumunu, NTSR’ye yönelik faaliyetleri
dolayısıyla kötüye kullandığı kanaatiyle soruşturma açılmasına ve geçici tedbir
uygulanmasına karar vermiştir.
Soruşturma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeleri içeren soruşturma
raporundan; CNR’ın yatçılık ve su sporlarına yönelik fuar alanı işletmeciliği
pazarında pazar payı, müşteri bağımlılığı, kullanılmayan kapasite, dikey
bütünlük ve potansiyel rekabet değerlendirildikten sonra hakim durumda
bulunduğunun tartışmasız olduğu anlaşılmıştır.
NTSR ve CNR arasında 1993 yılından bu yana her yıl tekrarlanan kira
sözleşmelerinin bulunduğu, sektörün yapısı göz önüne alındığında
sözleşmelerin uzun yıllardır süregeldiği ve NTSR’nin Boat Show fuarıyla adını
duyurduğu ve bu fuardan elde ettiği cironun toplam cirosunun yaklaşık yarısını
oluşturduğu tespitleri karşısında taraflar arasında “Boat Show Fuarı”
çerçevesinde süregelen bir ticari ilişkinin varlığı da inkar edilemez.
07- 74/896-333
34
CNR, NTSR’nin fuar alanı kiralama talebini, söz konusu fuar alanı için
istediği kira bedelini önceki yıllarla kıyaslanmayacak ölçüde arttırarak mal
vermeyi reddetmiştir.
Kira artış nedeni olarak ileri sürülen “maliyetlerdeki artış” ise
dayanaksızdır.
CNR’in söz konusu eylemleri 4054 sayılı Yasanın 6 ıncı maddesinin 2
inci fıkrasında belirlenmiş olan “ hakim durumun kötüye kullanılması “
kapsamında sayılan eylemlerdendir. Yasanın 16 ıncı maddesinin ikinci paragrafı
uyarınca ceza uygulanması gerekir.
Bu nedenlerle Karara karşıyım.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy