AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 13484/12
Mehmet ÇOBAN / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hakimler,
Stéphanie Mourou-Vikström,
Georges Ravarani,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Milan Blaško katılımıyla 26 Nisan 2016 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 18 Ocak 2012 tarihinde yapılan başvuruya ilişkin olarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, Mehmet Çoban 1965 yılında, Esra Çoban 1993 yılında, Mehmet Ersin Çoban ise 1999 yılında doğmuşlardır. Başvuranlar Türk vatandaşları olup Malatya’da ikamet etmektedirler.
2.Davanın kendine özgü koşulları, başvuranlarca ifade edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3.Başvuranlar, müteveffa Yasemin Çoban’nın sırasıyla eşi ve çocuklarıdır.
4.İlk başvuran, Mehmet Çoban, 6 Temmuz 2006 tarihinde Malatya iline bağlı Hekimhan ilçesi camisinde müezzinlik yaptığı sırada aynı ilin Arapgir ilçesine atanmıştır.
5.Yapılan muayene değerlendirmesinin ardından İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Kurulu tarafından 12 Aralık 2006 tarihinde düzenlenen raporda, başvuranların yakınlarının psikotik depresyon yaşadığı ve gerekli tedavisinin evde yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
6.Mehmet Çoban, 20 Haziran 2007 tarihinde eşinin sağlık nedenlerinden ötürü aile evine daha yakın olan Topsöğüt köyüne atanmıştır.
7.Söz konusu psikotik depresyon nedeniyle hastane tarafından verilen reçete doğrultusunda tedavi gören Mehmet Çoban’ın eşi, 9 Kasım 2007 tarihinde intihar etmiştir.
8.Mehmet Çoban belirtilmeyen tarihlerde, eşinin ölümünden dolaylı olarak sorumlu olduğunu değerlendirdiği, söz konusu atamaların kaynağındaki beş amiri hakkında şikâyette bulunmuştur. Kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatmak için idarenin iznini almak zorunda olan savcı, eziyet yapıldığı gerekçesiyle Malatya Valiliği ve Hekimhan Kaymakamlığından söz konusu memurlar hakkında soruşturma izni talep etmiştir.
9.Mehmet Çoban, talebi üzerine 14 Mart 2010 tarihinde, Malatya şehir merkezine atanmıştır.
10.Malatya Valiliği 24 Ağustos ve 28 Eylül 2010 tarihlerinde, dört kamu memuruyla ilgili talepleri reddetmiştir.
11.Malatya İdare Mahkemesi, 4 Kasım ve 9 Aralık 2010 tarihli kararlarıyla Malatya Valiliğinin yukarıda sözü edilen kararlarına yönelik yapılan itirazları reddetmiştir.
12.Hekimhan Kaymakamlığı 20 Aralık 2010 tarihinde beşinci kamu görevlisiyle ilgili soruşturma izni talebini reddetmiştir. Belirlenen süre sınırı içerisinde itiraz edilmediği için söz konusu karar kesinleşmiştir.
13.Hekimhan Cumhuriyet Savcılığı 25 Mart 2011 tarihinde, söz konusu ret kararlarının ardından kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek zorunda kalmıştır.
14.Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi 4 Temmuz 2011 tarihinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair Savcılık tarafından verilen kararı onamıştır. Bu karar, belirtilmeyen daha sonraki bir tarihte başvuranlara tebliğ edilmiştir.
ŞİKÂYET
15. Başvuranlar, Sözleşme’nin 2 ve 8. maddelerini ileri sürerek birinci başvuranın sürekli olarak görev yerinin değiştirilmesinin yakınlarını intihara sürüklediğini iddia etmekteler ve sorumlu olduğunu düşündükleri hiyerarşik üstlerinin cezalandırılmamasından şikâyet etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
16. Mahkeme ilk aşamada, başvuranların Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen altı aylık süreye riayet edip etmedikleri sorusunun sorulabileceğini tespit etmiştir. Ancak Mahkeme, bu konu üzerinde fazla durmayı gerek görmemekte zira başvurunun aşağıdaki nedenlerden ötürü dayanaktan yoksun olduğu kanaatindedir.
17.Başvuranlar, yakınları Yasemin Çoban’ın ölümüyle ilgili olarak hastaneye yakın bir yerde görevlendirilmedikleri için sürekli değiştirilen görev yerleri ile psikiyatri hastanesi arasındaki mesafe nedeniyle ilgilinin uygun psikiyatrik tedaviyi göremediğini iddia etmektedirler. Başvuranlar, birinci başvuranın sürekli olarak görev yerinin değiştirilmesinin Yasemin Çoban’ın kaderini etkilediğini düşünmektedirler.
18.Mahkeme, Sözleşme’nin bir kamu görevlisinin, atanacağı yeri seçme hakkı tanımadığını hatırlatmaktadır. Mahkeme, dosyadaki bilgi ve belgeleri inceleyerek atama yapılan yerlerin aynı şehrin farklı kazaları olduğunu tespit etmiştir. Öte yandan sağlık raporunda (5. paragrafa bakınız), müteveffanın hastaneye yatırılmadan tedavisinin yapılabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle, görev yerleriyle hastane arasındaki mesafenin başvuranların yakınının tıbbi tedavi görmesini engellediğine dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Böylece Mahkeme, şikâyetin herhangi bir şekilde desteklenmediğini tespit etmektedir. Başvuranlar, Yasemin Çoban’ın intihar etme koşullarını gündeme getirecek herhangi bir dava açmamışlardır.
19. Dolayısıyla başvurunu, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3 ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermektedir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup 19 Mayıs 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Milan BlaškoValeriu Griţco
Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy