Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-3-70
Karar Sayısı : 15-10/148-65
Karar Tarihi : 05.03.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Burak BÜYÜKKUŞOĞLU, Mazlum YALÇINKAYA,
İbrahim Hilmi KOÇAK, Hatice ODABAŞ BUBA
C.BAŞVURUDA
BULUNAN : - İhbar
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.
Esenkent Mah. Deniz Feneri Sok. No: 4 Ümraniye 34776 İstanbul
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş 34349 İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin başta İstanbul, Ankara,
İzmir, Bursa, Antalya olmak üzere Türkiye’nin muhtelif yerlerindeki bazı noktalar ile
münhasırlık anlaşması yaptığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin (CCSD)
başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya olmak üzere Türkiye’nin muhtelif yerlerinde,
münhasırlık anlaşması olduğu iddia edilen satış noktaları ve bu noktaların iletişim bilgileri
bildirilmiştir. İhbarda Rekabet Kurulu’nun (Kurul) CCSD’nin münhasırlık anlaşmaları
hakkında almış olduğu 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı karara karşın CCSD’nin
satış noktalarında münhasırlığa yönelik faaliyetler içinde bulunduğuna yönelik iddialar
öne sürülerek, anılan iddiaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054
sayılı Kanun) çerçevesinde değerlendirilmesi talep edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 04.10.2013 tarih ve 6973 sayı ile giren ihbar
üzerine yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 04.11.2013 tarih ve 2013-3-70/İİ sayılı
İlk İnceleme Raporu, Kurul’un 12.11.2013 tarihli toplantısında görüşülerek 13-63/893-M
sayı ile karara bağlanmış ve ilgili teşebbüs hakkında önaraştırma açılmasına karar
verilmiştir.
(4) Söz konusu incelemeler sonucunda hazırlanan 19.02.2014 tarih ve 2013-3-70/ÖA sayılı
önaraştırma raporu, Kurulun 26.02.2014 tarihli toplantısında görüşülmüş, toplantı
sonucunda, 14-08/160-M sayı ile, CCSD hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca 10.03.2014 tarihinde CCSD’ye soruşturma açıldığına dair
bildirimde bulunulmuştur.
(5) İlk yazılı savunma, 14.04.2014 tarihinde, süresi içinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
Soruşturma süresi, Kurul’un 07.08.2014 tarih ve 14-26/520-M sayılı kararı ile
soruşturmanın 6. ayının bitiminden itibaren üç ay uzatılmıştır. Soruşturma Heyeti
15-10/148-65
2/52
tarafından hazırlanan 25.11.2014 tarih ve 2013-3-70/SR sayılı soruşturma raporu
CCSD’ye ve Kurul üyelerine tebliğ edilmiştir. Yasal süresi içerisinde Kurum kayıtlarına
giren ikinci yazılı savunma üzerine hazırlanan Ek Görüş Kanun’un 45. maddesi uyarınca
Rekabet Kurulu üyeleri ile tarafa gönderilmiştir.
(6) Tarafın üçüncü yazılı savunması 21.01.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına girmiştir.
03.03.2015 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmış ve 05.03.2015 tarihinde Rekabet
Kurulu soruşturmaya ilişkin nihai kararını 15-10/148-65 sayı ile vermiştir.
(7) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma raporunda ilgili raportörlerce;
Gerek sözleşmelerle, gerekse de fiili uygulamalarla, münhasırlığa yönelik faaliyetler
içinde bulunduğu yönünde herhangi bir bilgi ve bulguya ulaşılamadığından bahisle,
Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal
etmediği,
Dolayısıyla adı geçen teşebbüse anılan Kanun’un 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca
idari para cezası verilmesine yer olmadığı
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.
(8) İncelemeye konu teşebbüs, ülkemizde Coca Cola İçecek A.Ş. (CCİ) tarafından üretimi
yapılan gazlı-gazsız içeceklerin satış ve dağıtım faaliyetlerini yürüten Coca Cola Satış
Dağıtım A.Ş.(CCSD)’dir. CCSD’nin hisselerinin %99,96’sı, The Coca-Cola Company
(TCCC) markalarından oluşan gazlı ve gazsız içeceklerin üretimini gerçekleştiren CCİ
tarafından kontrol edilmektedir. Mevcut durumda CCSD tarafından dağıtımı yapılan
ürünler Coca Cola markasıyla kolalı içecek, Fanta ve Schwepps markalarıyla aromalı
gazlı içecek, Sprite ve Sensun markalarıyla sade gazlı içecek, Cappy markasıyla meyve
suyu, Fuse Tea markasıyla buzlu çay, Burn ve Gladiator markalarıyla enerji içeceği,
Powerade markasıyla sporcu içeceği, Damla markasıyla su, Damla Minera markasıyla
soda ve Doğadan markasıyla çay ve meyve/bitki çaylarıdır. CCSD’nin 2013 yılı cirosu
(…..) TL (…..)’dir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(9) CCİ ve CCSD’nin satış ve pazarlama uygulamaları daha önce birçok Kurul kararına konu
olmakla birlikte Kurulun, 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayı ve 14.10.2010 tarih, 2010-
3-154 sayılı kararlarında söz konusu uygulamalar detaylı olarak incelenmiştir. Anılan
kararlarda, CCSD tarafından satış ve dağıtımı yapılan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili
ürün pazarları “kolalı içecek”, “portakallı gazoz”, “sade gazoz”, “paketlenmiş su”, “meyve
suyu nektarı ve meyveli içecekler”, “buzlu çay”, “sporcu içeceği”, “enerji içeceği” olarak
belirlenmiştir. Söz konusu kararlarda pazarlar ev kanalı ve yerinde tüketim kanalı olarak
alt pazarlara ayrılmış, ayrıca ev kanalı kendi içinde geleneksel kanal ve modern kanal
olarak sınıflandırılmıştır.
(10) Kurulun daha önceki kararlarından buyana pazarda, inceleme konusu dosya bakımından
ilgili ürün pazarlarına ilişkin değerlendirmeye etki edecek esaslı bir değişiklik
gerçekleşmemiştir. Bu nedenle Kurulun geçmiş tarihli kararlarında benimsenen ilgili ürün
pazarları işbu dosya bağlamında da aynen geçerliliğini korumaktadır. Ancak inceleme
konusu ürünler gazlı içecekler olduğundan, ilgili ürün pazarları bu ürünlerle sınırlı
tutulacak, ayrıca dosya bağlamında ihtiyaç duyulmaması gerekçesiyle söz konusu ilgili
15-10/148-65
3/52
ürün pazarları alt kanallara bölünmeyecektir. Sonuçta mevcut soruşturmada ilgili ürün
pazarları, “kolalı içecek”, “aromalı gazoz” ve “sade gazoz”dan oluşmaktadır.
(11) Kolalı içecekler pazarında CCSD’nin pazar payı yaklaşık %75-80 iken, en yakın rakibi
PEPSICO’nun pazar payı yaklaşık %15-20 düzeyindedir. Her iki teşebbüsün pazar
payları artarken ÜLKER grubunda düşüş görülmektedir. PEPSICO ve CCSD pazarın
yaklaşık %90-95’ini oluşturmakta ve pazar sıkı oligopol niteliği sergilemektedir.
(12) Sade gazozlara yönelik yapılan analizde, PEPSICO’nun bu pazarda lider konumda
olduğu, CCSD ve ÜLKER’in ise sırasıyla 2. ve 3. sırayı aldıkları görülmektedir. Pazarda
dikkat çekici husus, ULUDAĞ’ın pazar payındaki artış ve CCSD ile ÜLKER’in pazar
paylarındaki düşüştür. PEPSICO ise görece durağan bir şekilde pazarda faaliyetini
sürdürmektedir.
(13) CCSD, aromalı gazoz pazarında %60-65’in üzerindeki pazar payıyla lider konumda
bulunmaktadır. PEPSICO %20-25 pazar payıyla ikinci konumdadır. Diğer teşebbüslerin
pazar paylarının ise en fazla %2’ler civarında olduğu görülmektedir. Bu pazarda
ÜLKER’in diğer gazlı içcecek pazarlarında olduğu gibi pazar payı kaybettiği ve “DİĞER”
grubunun pazar payının artırdığı tespit edilmektedir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(14) Gerek CCSD, gerekse de diğer gazlı içecek ve başka ticari içecek üreticilerinin
ürünlerinin tüm Türkiye’de satıldığı, dağıtım ve satış kanallarının tüm ülkeyi kapsadığı ve
bu çerçevede bölgeler arasında farklılık olmadığı hususu dikkate alınarak; ilgili coğrafi
pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Tespitler
I.3.1. CCSD’nin Münhasır Anlaşmalarına İlişkin Kurul Kararları
I.3.1.1. 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Karar (Coca-Cola Muafiyet Kararı)
(15) Kurul, 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Coca-Cola Muafiyet Kararında,
kolalı/gazlı içecek pazarında hem ev hem de yerinde tüketim kanalında hâkim durumda
olan CCSD’nin, kendisinin ve/veya bayilerinin nihai satış noktalarıyla akdettikleri
sözleşmelerde yer alan münhasırlık şartlarının ve fiilen münhasırlığa yol açan
uygulamaların ilgili pazarlarda etkin rekabetin oluşmasının önünde engel oluşturduğu
noktasından hareketle, CCSD ve/veya bayilerinin nihai satış noktalarıyla yaptıkları
münhasırlık içeren anlaşmaların 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) ile tanınan grup muafiyetinden yararlanmadığına karar
vermiştir.
(16) Kararda, CCSD’nin satış noktalarıyla yapmış olduğu sözleşmelerin, içerdikleri
münhasırlık hükümleri nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartları
sağlamadığı ve dolayısıyla bireysel muafiyetten yararlanmasının mümkün olmadığı
belirtilerek, bu sözleşmelerin ve/veya fiili münhasırlığa yol açan uygulamaların Kanun’a
uygunluğunun sağlanması için bazı düzenlemelere gidilmiş olup bu düzenlemeler şu
şekildedir:
Kolalı/gazlı içecek pazarında ev ve yerinde tüketim kanalındaki satış noktalarına
rakip ürünleri satmama şartına bağlı olarak avantaj sağlanmamalıdır.
Bu kısıta yönelik istisna, tüm teşebbüslerin katılımına açık ve rekabetçi bir yapıda
düzenlenen ve şeffaf ve nesnel şartlarla yapılan kamu ve özel sektör ihaleleri sonucu
münhasır satış hakları verilen yerinde tüketim noktalarıyla yapılan anlaşmalardaki
rekabet etmeme yükümlülüğü iki seneyi geçmemek şartıyla uygulanabilir olmasıdır.
15-10/148-65
4/52
Satış noktalarına, belirli bir süre içinde dağıtımı yapılan gazlı içeceklerden bir önceki
yıldaki satışların belirli bir oranı şeklinde bir miktarı satın alma şartı koşulmamalı ya
da böyle bir şarta bağlı avantajlar sağlanmamalıdır.
Ayrıca belirli spor, sanat ya da eğlence olaylarını desteklemek amacıyla belirli bir
mekanda yaptığı ve içecek tedarikinin reklâm amaçlı bir yan unsur olarak yer aldığı
sponsorluk anlaşmaları, bir yılda 60 günü geçmemek şartıyla uygulanabilir.”
Ev kanalında 100 m2 ve altında net satış alanına sahip satış noktaları için; bir
noktada eğer CCİ’ye ait dolap dışında tüketicinin doğrudan erişebileceği bir başka
alkolsüz ticari içecek dolabı yoksa bu noktada CCİ’ye ait dolapların kullanılmasını
düzenleyen ariyet sözleşmeleri, dolabın görünür kısmının ve satış noktasındaki
toplam dolap hacminin %20’sini kapsayacak şekilde rakip ürün konulmasına izin
verilmesini temin edecek şekilde düzenlenmelidir.
Yerinde tüketim kanalındaki noktalar için; bir noktada eğer CCİ’ye ait dolap dışında
sıhhi açıdan içecek depolanmasında sakınca bulunmayan bir başka alkolsüz ticari
içecek dolabı yoksa bu noktada CCİ’ye ait dolapların kullanılmasını düzenleyen
ariyet sözleşmeleri, dolabın görünür kısmının ve satış noktasındaki toplam dolap
hacminin %20’sini kapsayacak şekilde rakip ürün konulmasına izin verilmesini temin
edecek şekilde düzenlenmelidir.”
(17) Kararda CCSD’nin, satış sistemini yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda,
gerekçeli kararın tebellüğ tarihinden itibaren derhal değiştirmeye başlaması gerektiği
belirtilmiş, bu değişikliklerin 2002/2 sayılı Tebliğ’in geçici 2. maddesi dairesinde, en geç 1
Temmuz 2008 tarihine kadar tamamlanması gerektiği öngörülmüştür. Dolayısıyla bu
karar uyarınca gazlı içeceklerde CCSD’nin, belli kriterler altındaki sponsorluk faaliyetleri
ve ihaleler hariç, sözleşmeler ile veya fiili olarak münhasırlık tesisi yasaklanmıştır.
I.3.1.2. 16.10.2008 tarih ve 08-58/930-376 sayılı Karar
(18) CCSD, nihai satış noktaları ile imzalamak üzere hazırladığı sözleşmelerin, yukarıda
esaslarına yer verilen Coca-Cola Muafiyet Kararının gereklerine uygun olup olmadığının
tespit edilmesi ve ilgili sözleşmeler için menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet
tanınması talebi ile 02.07.2008 tarihinde Kuruma başvurmuştur. Bu başvuru kapsamında
Kurum kayıtlarına 18.09.2008 tarih ve 6240 sayıyla giren belgede, CCSD tarafından
satış noktaları ile yapılmakta olan sözleşmelerin karar ile uyumlu hale getirildiği
belirtilmiştir. Başvuruda sunulan, CCSD tarafından gazsız içecek, gazlı ve gazsız içecek
ile ihale usulüyle alınan noktalarda kullanılmak üzere gazlı ve gazsız içecekleri konu
alan; gazsız içecek kategorisinde yalnızca süreli, diğer kategorilerde süreli ve kota
taahhütlü olmak üzere hazırlanan 8 tip sözleşmenin özetine aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo 1: CCSD Tarafından Bildirilen Sözleşmeler
15-10/148-65
5/52
(19) Kararda, CCSD’nin nihai satış noktalarıyla akdettiği sözleşmelere yönelik yapılan menfi
tespit/muafiyet değerlendirmesi çerçevesinde;
CCSD’nin paketlenmiş su, meyve suyu, buzlu çay ve enerji içecekleri bakımından
ilgili dönem itibariyle pazar payının 2002/2 sayılı Tebliğ ile belirlenen %40 eşiğinin
altında olduğu ve bu içecek kategorilerinde süresi 5 yılı aşmayan rekabet yasağı
içeren sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığı;
Tebliğ ile öngörülen eşiğin aşıldığı gazlı içecek ve sporcu içeceği kategorisini konu
alan sözleşmelerde ise rekabet yasağı veya fiili münhasırlığa yol açabilecek özel bir
hükmün olmadığı,
Gazlı ve gazsız içecek alım ve yeniden satımını düzenleyen ve gazsız içecekler için
rekabet yasağı içeren süreli sözleşmede, “gazlı içeceklerin Rekabet Kurulu’nun
10.9.2007 tarih, 07-70/864-324 sayılı kararı uyarınca münhasırlık kapsamında
olmadığı” ifadesine yer verildiği, kota taahhütlü sözleşmelerin ise herhangi bir süre
sınırlamasına tabi tutulmadığı
görülmüştür.
(20) Kurul tarafından 16.10.2008 tarih ve 08-58/930-376 sayı ile, münhasırlık hükmü
içermeyen, gazlı ve gazsız içecek alım ve yeniden satımını düzenleyen sözleşmelere
menfi tespit verilmesine, sadece gazsız içeceklerin alım ve yeniden satımını düzenleyen
ve bu kategorideki içecekler bakımından 5 yılı aşmayan rekabet yasağı içeren, süreli
olarak düzenlenmiş 2 ve 3 numaralı sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi
uyarınca grup muafiyetinden yararlandığına, gazlı ve gazsız içecek alım ve yeniden
satımını düzenleyen süreli 5 numaralı ve kota taahhütlü 7 numaralı sözleşmelerin gazlı
ve sporcu içeceği pazarlarındaki ürünlere yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bir kısıtlama içermediğine; bu sözleşmelerde gazsız içecekler bakımından
geçerli olan 5 yılı aşmayan rekabet yasağının, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi
uyarınca grup muafiyetinden yararlandığına, gazlı ve gazsız içecek alım ve yeniden
satımını düzenleyen 4 ve 8 numaralı ihale usulü sözleşmelerde gazlı içecekler için
öngörülen rekabet yasağının, CCSD’nin gazlı içeceklere ilişkin pazar payının 2002/2
sayılı Tebliğ’de belirtilen eşiğin üzerinde olması nedeniyle grup muafiyetinden
yararlanamayacağına, ancak süresi iki yılı geçmeyen rekabet yasağı içeren
sözleşmelere 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı Kurul Kararı gereğince bireysel
muafiyet tanınmasına, bu sözleşmelerde gazsız içecekler için öngörülen 5 yılı aşmayan
rekabet yasağının 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına karar verilmiştir.
I.3.1.3. 14.10.2010 tarih ve 10-65/1363-505 sayılı Karar
(21) CCSD ve/veya bayilerinin nihai satış noktalarıyla akdettikleri sözleşmelerde yer verilen
kota taahhüdü, bedelsiz ürün, bir defaya mahsus olarak belirli bir meblağın ödenmesi gibi
uygulamalarla 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı ve 16.10.2008 tarih, 08-58/930-376
sayılı kararlara aykırı olarak gazlı içecek pazarında fiili münhasırlığa sebebiyet verildiği
iddiaları üzerine Kurul, CCSD’nin sözleşmeler vasıtasıyla veya satış noktaları ile çalışma
şekilleriyle fiili münhasırlık yaratıp yaratmadığını değerlendirmiştir.
(22) İncelenen CCSD sözleşmelerinin Kurul kararları ile uyumlu olarak düzenlendiği ve
CCSD’nin hem miktar şartlı hem de süre şartlı sözleşmelerinin içerdiği genel hükümler
bakımından fiili münhasırlığa yol açtığına dair kanaat oluşmadığı değerlendirilmiştir. Özel
hükümler bölümünde düzenlenen indirimlerin ve desteklerin, lafız olarak, gazlı ürünlerde
münhasırlık karşılığında noktaya temin edildiği veya noktanın gazlı ürünlerdeki satın
alma davranışına bağlı olarak noktada kalmaya devam edeceği şeklinde yorumlanacak
15-10/148-65
6/52
nitelikte olmadığı mütalaa edilmiştir. Ayrıca, yerinde incelemelerde ve görüşmelerde elde
edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda, CCSD tarafından uygulanan indirim sisteminin fiili
münhasırlık yaratma ihtimalinin düşük olduğu değerlendirilmiştir.
(23) Soğutucularla ilgili olarak, soğutucuların nasıl kullanılacağının ifade edildiği “Cihaz Ariyet
Sözleşmeleri”nin incelenmesi neticesinde, sözleşmelerin Coca Cola Muafiyet Kararı ile
uyumlu olarak düzenlendiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Ancak Kararda gazlı ve gazsız
ürünlerin alım ve yeniden satımını düzenleyen sözleşmenin “Özel Hükümler” bölümünde
yer alan “nakit taviz” uygulaması ile ilgili olarak sözleşme hükmünün lafız bakımdan da
uygulamadaki açıklığına kavuşturulması gerektiği, aksi halde noktaların alım kararlarında
CCSD’nin inisiyatifinde şekillenen uygulamadan ziyade hukuki bağlayıcılığı olan
sözleşme hükümlerinin etkili olacağı ifade edilmiştir.
(24) Son olarak Kararda, indirim sistemi dâhilinde gerek sözleşmesel gerekse uygulama
yoluyla fiili münhasırlığa sebebiyet verildiğini gösteren nitelikte bilgi veya belgeye
rastlanmadığı ifade edilerek, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığına karar vermiştir.
I.3.2. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler, Belgelerle İlgili CCSD
Savunmaları ve Bunların Değerlendirilmesi
(25) CCSD’de yapılan yerinde incelemede elde edilen belgeler arasında yer alan ve
soruşturma kapsamındaki iddialar bakımından önemli olanlar aşağıda alıntılanmıştır.
Önaraştırma sürecinde CCSD yetkilileri tarafından, gerek yapılan görüşme sırasında
gerekse Kuruma gönderilen yazılarda bazı belgeler özelinde açıklamalarda
bulunulmuştur. Bu açıklamalara ve birinci yazılı savunmada belge özelinde yapılan
savunmalara, alıntı yapılan belgelerin altında yer verilmektedir. Ayrıca bazı belgelere
yönelik olarak yapılan değerlendirmeler de belgenin hemen altında yer almaktadır.
(26) Belge 1: 25.07.2011 tarihinde (…..) ve (…..) arasında gerçekleşen e-posta yazışması:
“… İdo ile ihale sonuçlandı ancak Eylül ayında başlayacaklar. Beltur ile ise yavaş yavaş
çalışabiliyoruz çünkü ellerindeki 15 bin stoku bitirmeleri gerekiyor.
…Gemi hemen hemen münhasır olmuş…
…BTA işletmeleri tamamen münhasır ancak Beltur cafelerinde su, soda, limonata ve
enerji içeceği olmayacak. Mevcut sözleşmeleri Mart’a kadar devam ediyor...
…Beltur’da Mart’a kadar bizim ürünler mi olmayacak demek istedin? Öyle ise kendi
dolaplarını kullansınlar hepsi bizim soğutucularda.”
(27) CCSD Savunması: İDO feribotlarına ilişkin olarak BTA tarafından yürütülmüş olan
ihalenin imzalı şartnamesine, CCSD önaraştıma sürecinde ulaşamamıştır. Ancak birinci
yazılı savunmada, İDO feribotlarının ihale süreci kapsamına dahil olduğunu gösterir
26.08.2011 tarihli imzalı sözleşme ve ekleri Kurumumuza sunulmuştur. Söz konusu
sözleşme ve eklerinde, satışı yapılacak ürünler ve feribotlardan oluşan satış noktaları
listelenmiştir.
(28) İhale usulüne göre yapılan sözleşmede gazlı ürünler için 2 yıl, gazsız ürünler için 5 yıl
olan münhasırlık hükümlerinin ve sözleşmelerin diğer hükümlerinin 2007 tarihli Kurul
kararıyla uyumlu olduğu görülmektedir.
(29) Belge 2: 19.09.2012 tarihinde (…..) ve (…..) arasında gerçekleştirilen “Ercan Fakir
işletmesi” hakkındaki “Hukuk Formu” konulu e-posta yazışmaları:
“…Sözleşmeye aykırılıktan kasıt nedir? Müşteri neyi yapmıyor bilgi verebilir misin?”
Bu e-postaya (…..) şu şekilde bir yanıt vermiştir:
15-10/148-65
7/52
“…Müşteri, sözleşmesi olmasına rağmen rakip soğutucu konumlandırdığı gibi, soğuk çay
meyve suyu gibi ürünleri de rakipten tedarik ediyor...”
(30) CCSD Açıklaması: Bu noktaya ilişkin olarak değerlendirme yapabilmek adına
CCSD’den söz konusu sözleşme talep edilmiştir. CCSD tarafından önaraştırma
döneminde Kurumumuza gönderilen yazıda, ilgili işletmeye ait olan sözleşmenin
bulunduğu Avrupa Satış Merkezi Ofisi'nin taşınmış olmasından doğan karışıklık sebebi
ile sözleşmeye henüz ulaşılamadığı belirtilmiştir. Ancak yazıda işletmeyle yapılan
sözleşmenin “Gazlı-Gazsız Süreli Sözleşme” olduğu ve nokta hakkında başlatılan hukuki
sürecin, şirket kayıtlarında ilgili satış noktasına teslim edilmiş olarak görünen üç adet
soğutucunun satış noktasında bulunamamasından dolayı başlatıldığı açıklanmıştır.
(31) CCSD Savunması: CCSD tarafından önaraştırma sürecinde yapılan açıklamalara ek
olarak birinci yazılı savunmada nokta ile yapılan satış noktası sözleşmesine yer verilmiş,
ayrıca soğutucu dolaplarla ilgili olarak Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin
Bilirkişi Raporu sunulmuştur. Anılan Bilirkişi Raporu’nda rakibe ait dolap ve ürünlerin
satış noktasında olduğu ve CCSD dolabında rakip gazlı ve gazsız ürünlerinin yer aldığı
belirtilmektedir. Ayrıca, dolap münhasırlığı ya da sözleşmesel münhasırlık temelinde
herhangi bir aksiyon alınmadığı, alınan hukuki aksiyonun nedeninin ariyet sözleşmesine
aykırı olarak CCSD’nin mülkiyetinde bulunan üç adet soğutucu dolabın satış noktasında
bulunmamasından ileri geldiği ifade edilmiştir.
(32) PEPSICO tarafından noktayla ilgili olarak sağlanan bilgide, 2012 ve 2013 yılında adı
geçen noktada PEPSICO gazlı ürünlerinin satıldığı bilgisi edinilmiştir.
(33) Belge 3: 26.06.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “9051698 Total Kayalar”
konulu e-posta:
“…Total Kayalar sözleşmesi mevcut Ancak sistemde rakip müşteriye geçmiş görünüyor.
Bir hukuki işlem başlatacak mısınız?”
(34) CCSD Savunması: CCSD tarafından birinci yazılı savunmada sunulan belgelerde, eski
ticaret unvanıyla Veysi Genç Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve yeni ticaret
unvanıyla Kayalar Petrol Ürünleri ve Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin aynı adreste yer
aldığı, Total istasyonu içerisinde “Bonjour” ismiyle faaliyet gösteren satış noktasında
rakip ürünlerin de satıldığı ve ayrıca nihai satış noktasına yönelik herhangi bir hukuki
işlem başlatılmadığı belirtilmektedir.
(35) Belge 4: 20-21.08.2013 tarihlerinde (…..) ile Ankara Satış Merkezi Müdürü (…..)
arasındaki “Dürümmatik hk” konulu e-posta yazışmaları:
“ …Manavgat bölgesinde pc1 bizim noktalara yüksek tavizle girmek istiyor. Bu noktada
onlardan bir tanesi bizim için önemli nokta rakibe gitmesini istemediğimiz için 2 puan
fazla verdik ve bununla beraber su münhasırlığı sağladık…
Geçen seneki sözleşme şartları: Rb %(…..) ıskonto, (…..) koli bedelsiz, (…..) kasa alım
sonunda (…..) kasa Rb2 bedelsiz
Bu sene sözleşme şartı: Rb%(…..) isk. (…..) kasa bedelsiz”
(36) Bu e-postaya 21.08.2013 tarihinde (…..) tarafından verilen yanıt şu şekildedir:
“…Burada kritik nokta geçen yıla göre yapılan yatırım oranındaki artış değil, toplamda rb
250 de müşteriye yaptığımız yatırım ortalamanın çok üzerinde, yani geçen yıl da oldukça
1 PC ile Pepsi Cola kastedilmektedir.
2 “Rb” Coca Cola’nın geri dönüşümlü şişesinin kısaltmasıdır.
15-10/148-65
8/52
iyi yatırım yapmışız, bu müşteride sanırım (…..) kasa kadar satışımız var ve bu da %
(…..) seviyesinde ıskonto anlamına geliyor, benim kast ettiğim nokta bu.”
(37) CCSD Savunması: İlk olarak CCSD savunmasında, ilgili e-posta yazışmasındaki
amacın, nihai satış noktasında münhasırlığı sağlamanın aksine, bulunurluğu sağlamak
olduğunu ifade etmektedir. CCSD tarafından Dürümmatik Restaurant kaşesinin yer aldığı
sözleşme ve ilgili satış noktasında başka bir şirkete ait soğutucu dolabı gösteren görsel
ile CCSD dolabında rakip ürünün satıldığına dair fotoğraf, savunma ekinde sunulmuştur3.
Ayrıca CCSD, satış noktasına 2008 yılında alınan Kurul kararına ilişkin bilgilendirme
yazısını tebliğ ettiğini belirterek bu yazının ilgili işletme tarafından imzalandığını gösterir
eki de savunma kapsamında sunmuştur.
(38) İlgili nokta ile yapılan sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin gazlı ürünler için
münhasırlık hükümleri içermediği ve Kuruldan menfi tespit/muafiyet alan sözleşmelerden
olduğu görülmektedir. Ancak ÜLKER ve PEPSICO bu noktalara satışlarının olmadığını
belirtmişlerdir.
(39) Belge 5: 01.11.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “22.08.2013 Gürtekin
Gıda Bayi Ziyaretleri” konulu e-posta:
“… Madde 6 da Mumcu Gıda ve Arkadaş Büfe isimli müşteriler ziyaret edildi. Büyüme
rakamları yüksek olan bu müşterilere sebebi soruldu. Yapılan protokol anlaşmalarından
sonra alternatif kanaldan ürün almayı bırakıp, sadece bizden ürün çekişini
gerçekleştirdiğini beyan etti. Bu sebepten büyüme oranının bu kadar yüksek olduğu
tespit edilmiştir…”
(40) CCSD Açıklaması: CCSD tarafından Kuruma gönderilen 06.02.2014 tarih ve 758 sayılı
yazıda, "alternatif kanal" ifadesinin; cash&carry, hipermarket veya spot piyasa gibi ürün
temin edilebilen diğer kanallar için kullanılmakta olduğu bilgisi verilmiştir.
(41) CCSD Savunması: CCSD bu açıklamalara ek olarak birinci yazılı savunmada, Arkadaş
Büfe ve Mumcu Gıda isimli noktalarda rakip ürünlerin de satıldığına ilişkin görseller
sunmuştur. Ayrıca, anılan nokta yetkililerince imzalanmış, CCSD ürünleri dışında,
CCSD’ye rakip olan teşebbüslere ait ürün satışı gerçekleştirildiğine dair beyanlar
savunmaya eklenmiştir.
(42) Belge 6: 27.11.2013 tarihinde İzmir Alan Satış Müdürü (…..) Ankara Satış Merkezi
Müdürü (…..) gönderilen “Müşteri Sözleşme Feshi hakkında” konulu e-posta:
“Kemeraltı’nda Cin Ali Rest. İsimli müşteri ile 2007 yılında sözleşme yapılmış. Ancak
2008 yılında yapılan değişiklik sözleşmesini bulamıyoruz.… Müşteri rakip ile görüşüyor,
her an rakibe kaçabilir. Bu koşullarda sözleşmeye devam etme şansımız kalmadı. …
Sizin de onayınız olursa zaten geçerliliği kalmamış olan bu sözleşmeyi fesh ederek yeni
bir sözleşme için görüşeceğiz.”
(43) CCSD Savunması: CCSD tarafından Cin Ali Rest. isimli noktada rakip gazlı ürünlerin
satıldığını gösteren görseller sunulmuştur. Ek olarak mevcut sözleşme dahilinde CCSD
ürünleri olan Cappy ve Fuse Tea ürünlerinin satıldığı belirtilmektedir. Ayrıca, söz konusu
satış noktasına 2008 ve 2011 yıllarında Kurul kararına ilişkin tebliğ edilen bilgilendirme
yazılarının birer örneğine, savunmada yer verilmiştir.
3 CCSD 1. yazlı savunmasında adı geçen birçok nokta için çeşitli fotoğraflar sunarak o noktalarda rakip
ürün ve/veya dolabı olduğunu göstermeye çalışmıştır. Bu fotoğraflar öncelikle, satış noktasının dışından ve
noktanın tabelası görülecek şekilde olmuştur. Diğer fotoğraflar ise noktanın içerisinden çekilmiştir. Ancak
satış noktasının içinden çekilen fotoğraflarda fotoğrafın doğrudan bahsi geçen noktaya ait olup olmadığı
görülemediğinden bu fotoğraflar değerlendirmeye alınamamıştır.
15-10/148-65
9/52
(44) PEPSICO’dan noktayla ilgili olarak satış bilgileri talep edilmiştir. PEPSICO 2013 yılında
noktaya gerçekleştirilen satışın tek seferlik bir satış olduğunu belirtmiştir.
(45) Belge 7: 12.12.2013 tarihinde (…..) tarafından KO-SA Bölge Müdürü (…..) ve (…..)
gönderilen “spc rest._basis 7242187” konulu e-posta:
“…Konu geçmişteki Rekabet Kurulu kararı öncesinde yapılan, ancak daha sonra karar ile
uyumlu hale getirilmek üzere değiştirilmeyen sözleşmeler ile ilgili. Yönetim bu şekilde
değiştirilmeyen ve karar ile uyumlu hale getirilmeyen sözleşmeler için hukuki işlem
başlatılmaması yönünde bir karar almıştı…”
(46) CCSD Açıklaması: Bu konuya ilişkin olarak CCSD yetkilileri ile CCSD Genel
Merkezi’nde yapılan görüşmede şu hususlar dile getirilmiştir:
“…O dönem değiştirilmesi gereken 27000’i aşkın sözleşme bulunmakta idi, bazı noktalar
önce yeni sözleşme yapmak istemedi ya da kapanan ve bu nedenle sözleşmesi
yenilenemeyen noktalar oldu, yetkilisi bulunamadığı için sözleşmesi yenilenemeyen
noktalar oldu. Bu noktaların bazılarına bilgilendirme iletileri gönderildi, bu dönemde
ihtarnameler ile sözleşmenin değiştirilmiş halini müşteriye gönderip revize sözleşmelerin
imzalanması istenmiştir. O dönemde yoğun bir çalışma yapıldı sözleşmelerin
değiştirilmesi için ancak arada unutulmuş olanlar olabilir, bunların sayısı oldukça
düşüktür. Değiştirilmeyen sözleşmelerin toplam sözleşme içerisindeki oranı %10’u
geçmez. Sözleşmesi değiştirilemeyen noktalar için sözleşmeye aykırılık halinde nokta
aleyhine hukuki işlem başlatılmaması şeklinde karar alındı. Değiştirilecek sözleşmeler
müşteri lehine iken, satış noktalarının sözleşmeyi değiştirmeme konusunda yaşanan
ısrarı tamamen müşteriden kaynaklanmakta, müşteri anlamak istemediği ve daha fazla
taviz istediği için olmaktadır…”
(47) SPC Restoran ile yapılan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 18.10.2007 tarihinde
imzalandığı görülmektedir. Söz konusu tarih CCSD hakkında muafiyetin geri alındığı
tarih olan 10.09.2007 sonrasıdır. 3 yıl süreli olarak imzalanmış olan sözeşme aşağıda da
ayrıntılı olarak inceleneceği üzere 2007 tarihli Kurul kararına konu olan ve 01.07.2008
tarihine kadar değiştirilmesi gereken münhasırlığa yönelik hükümler içermektedir.
(48) CCSD Savunması: CCSD savunmasında, adı geçen restoran ile ilgili olarak, teşebbüs
bünyesinde yapılan yazışmalar sunmuş olup, Temmuz 2008 tarihine ilişkin bu
yazışmalarda, SPC Restoran’ın diğer şubelerinde rakip ürünlerin satıldığı
vurgulanmaktadır. Ayrıca, ilgili satış noktasına yönelik olarak herhangi bir hukuki işlem
başlatılmadığı ifade edilmektedir. Ancak PEPSICO ve ÜLKER’den noktaya ilişkin gelen
bilgilerde bu satış noktasında gazlı içecek ürünlerinin bulunmadığı bilgisi verilmektedir.
(49) SPC Restoran ile 18.10.2007 tarihinde akdedilen sözleşmenin Kurul kararı ve gerekçeli
karar arasındaki ara döneme tekabül etmesi hususunda ise CCSD 22.11.2007 tarihinde,
Kurum’dan sözleşmelerinin gerekçeli kararın tebliğine kadar geçerliliğini koruyup
korumadığına dair bir bilgilendirme yazısı talep edildiğini belirtmektedir. Bu talebe
cevaben Kurum tarafından, gerekçeli kararın tebliğine kadar Kurul kararının hukuken
sonuç doğurmadığına ilişkin 10.12.2007 tarihinde düzenlenmiş olan yazı sunulmuştur.
Buna göre söz konusu sözleşmeler ancak gerekçeli kararın tebliği ile birlikte geçersiz
olacaktır.
(50) Belge 8: 27.12.2013 tarihinde (…..) tarafından Yerinde Tüketim Kanalı Satış Direktörü
(…..) gönderilen “El Paso Yeni Sözleşme” konulu e-posta:
“…Ankara bölgesinde 2013 yılında 5 şubeye ulaşan ve Türkiye genelinde büyüme
planları olan EL PASO isimli lokal zincirlerle anlaşma imzalamış bulunmaktayız. Anlaşma
15-10/148-65
10/52
döneminden önce müşteri diğer tedarikçilerden ürün tedariki yapıyor iken Rb/Owb4
stratejisi ile anlaşmada bir adım öne geçerek hedefimize ulaştık. (…..) miktarlı yeni
sözleşmeye göre aşağıdaki ıskontolar tanımlanmıştır…”
(51) CCSD Savunması: Belgede geçen “diğer tedarikçiler” ibaresinin, cash&carry,
hipermarket veya spot piyasa gibi ürün temin edilebilen diğer kanallar için kullanıldığı
belirtilmektedir. CCSD tarafından satış noktasıyla yapılan miktar sözleşmesi ek olarak
sunulmuştur. Ayrıca nokta yetkilisinin imzasıyla “diğer tedarikçiler” hususunun ne
anlamda kullanıldığını açıklayan beyana savunmada yer verilmiştir. İlgilinin imzasının
bulunduğu yazıda, sözleşme öncesi dönemde CCSD ürünlerinin spot piyasadan veya
zincir marketlerden alındığı, CCSD firmasından sözleşmeyle birlikte ürün tedarik
edilmeye başlandığı belirtilmektedir.
(52) Bu noktaya ilişkin olarak rakip teşebbüslere satış bilgileri sorulmuş olup, PEPSICO
anılan noktaya yapılan satışların 2011 ve 2012 yıllarında tek seferlik satışlar olduğu
bilgisini verirken, ÜLKER bu noktayla çalışmadığını belirtmiştir.
(53) Belge 9: 14.01.2014 tarihinde Geleneksel Kanal Alan Satış Müdürü (…..) tarafından
(…..) gönderilen “ziyaret notları” konulu e-posta yazışması :
“…Red için tek önemli şey var kapak sayın yeterli olsun mycoke ve münhasırlık bulunsun
hemen tr üzerinde olsun…”
…Ayrıca belirtmediğim tüm noktalarda My coke ve münhasırlık var. Bu ay 1. liği
zorlayacağım...”
(54) CCSD Açıklaması: CCSD önaraştırma döneminde belgeye yönelik olarak şu şekilde bir
açıklamada bulunmuştur:
“...Şirketimizde "soğutucu münhasırlığı" ifadesi, Karar ile tamamen uyumlu olacak
şekilde, rakip ürünlere açılması gereken soğutucularımız için %80'lik oran üzerinden ve
nokta içerisinde bir başka alkolsüz içecek sıhhi açıdan içecek depolanabilecek soğutucu
olması halinde tamamı üzerinden değerlendirilmektedir. Şirketimiz içerisinde "günlük
uygulamalar" anlamına gelen ve satış ekibimizin performansını ölçmekte olan RED
kriterlerinin değerlendirme ölçütleri tamamen bu kural üzerinden ilerlemektedir ve bu
ölçümleri yapan bağımsız araştırma şirketinin çalışanları da bu doğrultuda eğitim
almışlardır. Ayrıca Şirketimiz soğutucu içerisinde rakip ürünlere açılacak kısımların
belirlenmesi için etiketleme uygulaması yapmaktadır. Bu sebeple, Şirketimizin bu
konudaki hassasiyetinin dikkate alınarak, soğutucu münhasırlığı ifadelerinin bu şekilde
değerlendirmeye alınmasını talep ederiz…”
(55) CCSD Savunması: CCSD tarafından önaraştırma sürecinde yapılan açıklamalara ek
olarak RED kriterlerinin Karar ile uyumlu olduğu belirtilmektedir. Ayrıca belgelerde adı
geçen Acar Gıda, Çetin Gıda, Kısmet Market, Özdemir Bakkaliyesi, Hoşmar, Ulu Market,
Özbesi Gıda, Emek Market, Akgün Gıda, Enes Çetin – Akpınar Gıda, Güneri Gıda,
Diyarcan Market ve Ayrancıoğulları Gıda isimli noktaların yetkilileri tarafından kendi el
yazıları ile kaleme alınmış, CCSD ürünlerinin yanında rakip ürünleri sattıklarına ve rakip
dolapların satış noktalarında bulunduğuna yönelik beyanları sunulmuştur. Ayrıca ilgili
noktalarda rakip ürünlerin satıldığına ve Karar ile uyumlu hareket edildiğine yönelik
görseller de savunmada yer almıştır.
(56) Belge 10: 16.01.2014 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “AE RUT” konulu e-
posta:
4 “Rb” (returnable bottle) geri dönüşümlü şişenin, Owb (one way bottle) geri dönüşümsüz şişenin
kısaltmasıdır.
15-10/148-65
11/52
“…15.01.2014 Çarşamba gününe ait ziyaret yapılan nokta detayları aşağıdadır.
… Güler k.yemiş: Konsept nokta, soğutucu koyma imkanı yok. Kendi soğutucusunda
payımızı arttıracağız.
Güler K.yemiş 2: 6 kapak soğutucu mevcut, sergiler ok, kurulacak.
Kardeşler Gıda: DDVC mevcut, ilave svc5. Şubat ayı itibariyle yerleştirilecek.
Korkmaz Gıda: Nokta silver, DDVC mevcut, sergiler dağınık ancak yeterli sayıda mevcut
elden geçirilecek.
Öncü gıda: DDVC münhasır değil, ısrar etmekte sonraki ziyaretlerde ikna edilmeye
çalışılacak
Mevsim süt ürünleri: DDVC var münhasır değil, sergiler yeterli değil, kurulumu
sağlanacak
Tunahan gıda: İlave svc verilecek, mevcut ddvc yenilenecek, sergiler ok.”
(57) CCSD Savunması: CCSD tarafından, Güler Kuruyemiş, Kardeşler Gıda, Korkmaz Gıda,
Öncü Gıda, Mevsim Süt Ürünleri ve Tunahan Gıda unvanlı noktaların yetkilileri
tarafından kendi el yazıları ile kaleme alınmış ve CCSD ürünleri dışında rakip ürünlerin
noktalarında satıldığına dair beyanlar birinci yazılı savunmada sunulmuştur.
(58) Bu bilgiyi rakip teşebbüslerden teyit etmek, PEPSICO ve ÜLKER’in noktaların adres
bilgilerinin yetersizliği nedeniyle bu noktalara satışları olup olmadığı hakkında bilgi
veremedikleri gerekçesiyle, mümkün olamamıştır.
(59) Belge 11: 20.01.2014 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “AE RUT” konu e-
postada yer alan ve 17 Ocak tarihinde ziyaret edilen satış noktalarına ilişkin notlar:
“…GUNDEM GIDA: Soğutucu münhasır, ilave ekipman verilecek, gazsız sergi kurulacak.
SITE MARKET: Soğutucu münhasır değil, sergiler rakip ürünler ile dolu, elden
geçirilecek.
KARATAS MARKET: Soğutucu münhasır 4 sıra yapılacak, sergiler yok kurulacak.
SENAL GIDA: Soğutucu münhasır değil, 4 sıra yok, my coke yok. 3 adet sergi var, hepsi
elden geçirilecek.
KARDEŞLER PEYNIRCILIK: Soğutucu münhasır, my coke ok.4 sıra ok. Gazlı sergi
sayısı arttırılacak.
KOCATEPE GIDA: Soğutucu münhasır, 4 sıra yapılacak, tetra cappyler soğutucudan
çıkartılarak pet konulacak, still sergi kurulacak.
YAGMUR BUFE: Soğutucu münhasır değil, sergiler ok. Soğutucu münhasır yapılacak.
İlave kapak için anlaştık…”
(60) CCSD Savunması: CCSD tarafından, Site Market, Senal Gıda, Kardeşler Peynircilik
yetkililerinin el yazıları ile kaleme alınmış, CCSD ürünleri yanında rakip ürünleri de
sattıklarına yönelik beyanlarına yazılı savunmada yer verilmiştir.
(61) Belge 12: 15.01.2014 tarihinde Muhasebe Müdürü (…..) tarafından (…..) gönderilen
“Günlük Rapor” konulu e-posta:
“…Cadde boyu 13 noktam mevcut ve bu 13 noktanın sadece 11 tanesinde soğutucumuz
2 kapak ve üzeri olup hepsi dış alandadır. Tabi bu bana yetmez kalan 2 noktanın 1
tanesi olan ve sizinle beraber ziyaret ettiğimiz Truva tekel ile görüşüp konsept noktaya
5 DDVC ve SVC, CCSD tarafından noktaya verilen dolap türleri tanımlayan kısaltmalardır.
15-10/148-65
12/52
dış alana gömme olacak şekilde DD soğutucu konumlandırma konusunda anlaştık.
İlaveten 13 noktanın tamamında soğutucular rkk’ya göre münhasır olup 12 tanesi
mycoke ve ıc focus sağlanmış durumdadır. Bir tek Sude Market ödeme sebebi ile ıc
focus ve mycoke eksiği var. Tüm noktaları bugün ziyaret ettim ve csd sergi still sergi ve
kasa önü olmayan ya da eksik olan noktaların notlarını aldım ve yarın sabah bölge
presellerım ile paylaşıyor olacağım.”
(62) CCSD Savunması: CCSD, belgelerde dolaplarla ilgili olarak geçen “münhasır” ifadesinin
Kararla uyumlu olduğunu belirtmektedir. Bir diğer ifadeyle CCSD dolap münhasırlığı
ifadesinin şirket bünyesinde Karar ile çizilen sınırlar dahilinde dolap uygulamaları
yapılması olarak kullanılıldığını ve bunun ötesine geçilmediğini ifade etmektedir. Ek
olarak, Palmiye Büfe, Papatya Büfe ve MDM Market’in rakip teşebbüslere ait gazlı içecek
satışlarını gösteren faturaları ile Kütahya Mikro Market, Sude Market, Nasip Şarküteri,
Özkaraaytaçlar Gıda yetkilileri ve (…..) kendi el yazıları ile kaleme aldıkları ve CCSD
ürünleri dışında rakip ürünleri sattıklarına yönelik beyanları sunulmuştur.
(63) Belge 13: 16.01.2014 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “Seyit Ali Haydar”
konulu e-posta:
“…Mahrumiyet bölgesi kabul edilen Akfırat’ımıza açılan yeni kebapçı Seyit Ali Haydar
(Tepeören Mahallesi’nde eski Ankara asfaltı üzerinde) bir türlü Coca Cola satış
çalışanlarına ulaşamadığını iddia ediyor ancak aslı astarı var mıdır bilemiyorum - kime
yazacağımı bilemedim, sana aktarmak isterim. Aynı cadde üzerinde Özhacıbey adlı
kebapçıda rakip dolabı bulunması nedeniyle ilişiğimizi kestik!”
(64) CCSD Açıklaması: CCSD söz konusu belgeye yönelik olarak önaraştırna döneminde
gönderdiği açıklamada belgeyi yazan (…..), CCSD’de İnsan Kaynakları Departmanında
görev yapmakta olduğu ve Satış Departmanı ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek ilgili
kişiye ait çalışan kaydını bu açıklamaya ek yapmıştır.
(65) CCSD Savunması: CCSD tarafından (…..), Akfırat Bölgesi’nde ikamet ettiği, Özhacıbey
adlı restoranın rakip ile çalışıyor olması ve rakip dolabı bulunduruyor olması nedeniyle bir
tüketici olarak o restoranı tercih etmediği belirtilmiş ve Özgür Barut’un yerleşim yeri
belgesi sunulmuştur.
(66) Belge 14: 20.01.2014 tarihinde Bursa Satış Şefi (…..) tarafından Bursa Alan Satış
Müdürü (…..) gönderilen “Ziyaret Bilgisi” konulu e- posta:
“… Minareli çavuş köyünde bulunan Serdar Market ve Truva tekel ile RK göre soğutucu
kullanım konusunda tartışma yaşandı. Soğutucularımız maalesef çok kötü durumda
olduğu için konuyu konuşmak istedim. Fakat tepki verdiler. Ortam kavgaya dönüşecek
gibi olduğu için noktadan ayrıldım. Soğutucuyu bu şekilde kullanacaklarını işimize
gelmiyorsa ürünlerle birlikte almamızı istediler. Haftaya pazartesi bu işlemi mutlaka
gerçekleştireceğim. Bölge için bu işlemi kesinlikle yapmamız şart. Muhtemel 0850 hatta
şikayet edeceklerdir.”
(67) CCSD Savunması: CCSD tarafından söz konusu noktalarda rakip ürünlerin satıldığına
ve Karar ile uyumlu hareket edildiğine yönelik görseller sunulmuştur. Hatta ilgili noktada
tüketicinin erişebileceği başka bir alkolsüz ticari içecek dolabı olmasına rağmen rakip
ürünlerin CCSD’ye ait dolapta, Kararla noktalara verilen hakları aşacak şekilde yer aldığı
belirtilmektedir.
(68) PEPSICO ve ÜLKER Serdar Market’te ürünlerinin yer aldığını, ancak Truva Tekel’de
bulunurluklarının olmadığını belirtmişlerdir.
15-10/148-65
13/52
(69) Belge 15: CCSD Saha Satış Müdürü (…..) ve Bayii Danışmanı (…..) isimlerinin yer aldığı
“(…..) DİKKATİNE” başlıklı yazı ekinde yer alan, bazı satış noktalarının kaşe ve imzasını
taşıyan ve CCSD çalışanlarının uygulamalarına değinilen 15.04.2010 tarihli dilekçeler:
Başaran Market: “Pepsi Cola dolabı bulundurmama karşılığı olarak 2.000 TL bedelsiz
ürün ve fatura altı ıskonto yapacağız dediler. Coca Cola İzmir sorumlusu (…..), Denizli
Bayii Danışmanı (…..) ve Çelikkol bayii Şefi (…..) beraber geldiler. Evrak sundular.
İmzala sizlere hiçbir ceza gelmez dediler ben de kabul ettim.”
Efe Market: “Pepsi dolabını içeriye alın biz size bardak desteği vereceğiz zorla dolabı
içeriye aldılar. İzmir’den gelen şefleri olduğunu söyleyen (…..) ben Coca Cola şefiyim
dedi. Çelikkol bayii şefi (…..) beyde vardı.”
Paşa Market: “Pepsi Cola dolabını çıkarması için noktaya baskı yaparak Pepsi dolabında
bulunan ürünleri satın alarak 900 TL bedelsiz ürün verdi. Bana çift kapılı dolap teslim etti.
Anlamadığım bir kâğıda imza attırdı. Çelikkol’un bayii şefi olan (…..), Pepsi ürünlerini
dolaptan alıp aracına atıverdi ne olacak bunların parası dediğimde verdik ya 900 TL
bedelsiz ürün dedi yanında (…..),(…..) ve Çelikkol’a bağlı kişiler vardı.”
Sinan Büfe: “Çelikkol, Coca Cola, Efes Pilsen bayisi de olduğu için cari baskı yaptığından
dolayı Pepsi Cola ürünü ve dolabı bulundurmamam şartı ile 2.000 TL bedelsiz ürün verdi.
Pepsi dolabındaki ürünleri satın aldı.”
(70) CCSD Açıklaması: CCSD tarafından bu belgeye ilişkin önaraştırma döneminde yapılan
açıklama şu şekildedir:
“… Rakip firma çalışanlarınca kaleme alınarak, el yazıları incelendiğinde tek bir elden
çıkma olduğu açıkça anlaşılmakta olan; ancak yine de gerekli önlemlerin alınması
amacıyla müvekkilim Şirkete gönderilmiş olan satış noktası beyanları ile ilgili işlemiş olan
süreç hakkında vereceğimiz bilgilerin dikkate alınmasını talep ve rica ederiz. Müvekkilim
Şirkete ulaştırılmış olan ve aynı kişi tarafından imza altına alındığı aşikar beyanlar
neticesinde, o dönemde ilgili bölgede görev yapmakta olan çalışanların konuya ilişkin
bilgi ve savunmaları alınmıştır. Alınan bilgiler ve o dönemde paylaşılan fotoğraflar
neticesinde, rakip firma çalışanı tarafından kaleme alınan beyanlarda belirtildiği gibi bir
durumun var olmadığı, söz konusu satış noktalarında müvekkilim Şirket soğutucuları ile
birlikte diğer soğutucuların da yer almaya devam etmekte olduğu veya hiç yer almamış
olduğu, beyanı imzalamış gibi görünen noktaların böyle bir beyandan haberdar
olmadıkları neticesine ulaşılmıştır. Buna rağmen söz konusu satış noktalarına, herhangi
bir yanlış anlaşılma oluşmaması amacıyla birebir Karar'a ilişkin açık ve net bilgilendirme
yapılmıştır…”
(71) CCSD Savunması: CCSD tarafından söz konusu noktaların olduğu Pamukkale
bölgesindeki sözleşmeli noktalar hakkındaki son durumu raporlayan ve Karar ile uyumlu
satış protokolleri akdedildiğini gösteren 06.05.2010 tarihli şirket içi e-posta ve satış
protokolü örneği sunulmuştur. Buna göre Başaran Market’te rakip soğutucunun olmadığı
ancak rakip ürün satıldığı, Sinan Büfe ve Paşa Büfe’de rakip soğutucu ve ürünlerin
bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, Paşa Büfe ve Sinan Büfe isimli noktalara ait rakip
ürünlerin satıldığına yönelik görseller ve iligili nokta yetkilileri tarafından el yazıları ile
yazılmış rakip ürün satabilecekleri hususunda bilgi sahibi olduklarına yönelik beyanlar
sunulmuştur. Ek olarak, söz konusu noktalara 2008 yılında Karara ilişkin bilgilendirme
yazılarının tebliğ edildiği ancak noktaların imzalamaktan imtina ettikleri, yine 2011 yılında
Kararda yer alan kuralları hatırlatmak için bilgilendirme yazıları tebliğ edildiği belirtilmiş
ve arşivlerden ulaşılabilen tebligatların birer örneği sunulmuştur.
(72) Belge 16: 04.05.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “Nokta” konulu e-posta:
15-10/148-65
14/52
“Poyraz Karakolu’na varmadan yolun sağında bizim asma tabela olan noktaya Pc dolap
indirmiş sorun nedir konuşalım.”
(73) CCSD Savunması: CCSD tarafından Tufan Gıda isimli noktaya ait rakip ürünlerin
satıldığına yönelik görseller sunulmuştur.
(74) Belge 17: 25.09.2013 tarihinde (…..) tarafından On Premise SGS ve Geleneksel SGS’ye
gönderilen “BELTUR – Anlaşma Yenileme!” konulu e-posta:
“…Ulaşım kanalının önemli firmalarından birisi olan BELTUR ile anlaşmamızı 18 ay
süreyle yeniledik…”
(75) CCSD Savunması: CCSD tarafından BELTUR ile yapılan anlaşmanın ihale yoluyla
yapıldığını gösterir ihale şartnamesi sunulmuştur.
(76) Belge 17: 05.11.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen “Çetinkaya Kafe Hakk.”
konulu e-posta:
“…Çetinkaya’ların kafeteryaları ile ilgili tüm Türkiye’de Coca-Cola ile bir anlaşma
yapılmış. Mersin merkez mağaza hala Pepsi satıyor ancak Kargıpınarı mağazası bizim
ürünlerimizi satıyor…”
(77) CCSD Savunması: CCSD tarafından, yazışmanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
nokta özelinde finansal bir sorunun dile getirildiği beliritilmektedir. Ek olarak, Çetinkaya
ile akdedilen ve Karar ile uyumlu 2 yıl süreli sözleşme sunulmuştur.
(78) Belge 18: 22.10.2013 tarihinde Kanal ve Sistem Geliştirme Müdürü (…..) tarafından
Ticari Mükemmellik Direktörü (…..) gönderilen “YT EOS Raporu” konulu e-posta:
“…Çalışma sonucunda, Geovision tarafından raporlanan “CCI ile çalışılmayan nokta
listeleri” satış ekipleri ile paylaşılmakta ve bu listeler üzerinden nokta kazanımı
hedeflenmektedir…
İstanbul CD SC bölgesinde, nokta listeleri üzerinden aksiyon alınan üç aylık dönem
zarfında 1.121 yeni Geleneksel Yerinde Tüketim noktası kazanılmıştır ve bu noktalara
toplam (…..) UC ek satış gerçekleştirilmiştir. Bu rakam, İzmir YT Satış Alanı için ilk ayda
136 nokta ve (…..) UC ek satış olarak gerçekleştirilmiştir…”
(79) Belge 19: 16.12.2013 tarihinde Finans Yöneticisi (…..) tarafından Türkiye Satış Direktörü
(…..), İstanbul Geleneksel Kanal Satış Müdürü (…..), Bursa Satış Müdürü (…..), Mersin
Satış Müdürü (…..), İzmir Satış Müdürü (…..), Oteller Satış Müdürü (…..), Ankara Satış
Merkezi Müdürü (…..) ve Elazığ Satış Müdürü (…..) gönderilen “TD November
MTD&YTD Financials” konulu e-posta:
“…MTD Kasım sonuçlarımız şu şekildedir:
Ünite kasa’da geçen senenin (…..) üzerinde, brüt hasılat TL’de geçen seneye göre
(…..) artırıyoruz, burada volume ve fiyatın olumlu etkisini görmekteyiz. Gross
Revenue per UC ise geçen seneye göre (…..) büyümüştür.
Iskonto toplamımız geçen sene Kasım ayında (…..), BP’de (…..) planladık,
gerçekleşen ise (…..) olmuştur. Geçen seneye göre artış promosyon ve UTC
ıskontosunda gelmektedir.
Pazarlama Masrafları, BP’de planlananın (…..) üzerindedir, (…..)TL’nin (…..)TL’si
doğu kontör ve kırmızı kumbara promosyonlarından gelmektedir…
YTD’de ise durumumuz şu şekildedir:
15-10/148-65
15/52
Iskonto toplamımız ytd’de geçen sene (…..), BP’de (…..) planladık, gerçekleşen ise
(…..) olmuştur. Geçen sene ile karşılaştırdığımızda promosyon ve utc ıskonto
kalemlerimizde artış gözlemlenmektedir.
Pazarlama Masrafları, ytd’de BP’de planlananın (…..)TL gerisindedir.
Satış Masrafları, ytd’de BP’de planlananın (…..)TL gerisindedir.
YTD Kasım’da İşletme Karı’nda geçen senenin (…..)TL üzerindeyiz. Per UC’de ise
geçen sene (…..) olan karımız BP’de (…..) olarak planlanmış ve (…..) olarak
gerçekleşmiştir, per UC’de geçen seneye göre artışımız (…..)’dir. Geçen sene (…..)
olan, BP’de (…..) olarak planlanan OI Margin (…..)olarak gerçekleşmiştir…”
(80) Belge 20: 19.12.2013 tarihinde Ankara CD Bölge Müdürü (…..) tarafından Ankara Satış
Merkezi Müdürü (…..) gönderilen “Ancyra Spor Tesisleri Restaurant & Cafe” konulu e-
posta:
“…Ancyra spor tesislerinde açılacak olan restaurant & cafe’nin sahibi Soner Bey ile
çalışma şartlarında anlaşılmıştır. Şirket kurulumu Ocak 2014 olacağı için sözleşmeyi
Ocak 2014 te imzalayacağız.
(81) Sözleşme şartları aşağıdaki gibidir:
*(…..) satış miktarlı
*(…..) TL (KDV Dahil) pazarlama faaliyetlerine katkı bedeli
*Can 330 ml & Owb 250 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Rb 250 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Powerade marka ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Burn markalı ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Damla Owb 330 ml & 750 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Damla Pet 330 ml & 500 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Damla Pet 1000 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Damla Pet 1500 ml ürünlerde fatura altı (…..)ıskonto
*Damla minera 200 ml ürünlerde fatura altı (…..) ıskonto
*Sözleşme tahmini bitiş süresi 2 yıldır. GP Margin (…..),OI Margin (…..)’dur.
İşletmecinin talep ettiği neon, soğutucu, bardak, reklam çalışmaları v.b. destekler
sözleşme süresinde verilecektir.”
(82) Belge 21: 08.01.2014 tarihinde Üretim Müdürü (…..) tarafından geleneksel kanal satış
geliştirme şefi ve bayi şeflerine gönderilen “Kapımız Esnafa Açık – 2 lt CC ve FN Kırmızı
Kumbara’da 2 kat puan” konulu e-posta:
“…Şekerbank ile birlikte yürüttüğümüz Kapımız Esnafa Açık kampanyası dahilinde
Kırmızı Kumbara’ya kayıtlı müşterilerimize bu aya özel olarak 9-15 Ocak tarihleri
arasında Coca-Cola 2 lt ve Fanta 2 lt paketlerimizde 2 kat puan veriyoruz.
Yani bu ürünleri alan müşterilerimiz koli başına 20 puan kazanacak. 16 Ocak’tan itibaren
ise müşterilerimiz FC paketlerimizden koli başına 10 puan kazanmaya devam edecek.
Bu aydan itibaren her ay aynı dönemde önceliklendirdiğimiz marka ve paketlere ekstra
Kırmızı Kumbara puanı vermeyi sürdüreceğiz.
Kampanya ile ilgili bilgilendirme Kırmızı Kumbara’da kayıtlı 75.000 müşteriye sms’ler ile
gönderildi.”
15-10/148-65
16/52
I.3.3. (…..) Tarafından Öne Sürülen İddialar
I.3.3.1. 18.02.2014 tarih ve 1042 sayılı Yazı
(83) Önaraştırma kapsamında CCSD’nin rakibi konumunda bulunan (…..), CCSD’nin fili
münhasırlığa yol açan eylemleri olup olmadığı hususunda, varsa bu konudaki
çalışmalarıyla birlikte bilgi/belge talep edilmiştir. Bilgi talebine istinaden 18.02.2014 tarih
ve 1042 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden cevabi yazıda ülke genelinde satış
teşkilatının önceden belirlediği örnek noktaların ziyaret edilerek CCSD’nin rekabet
mevzuatı ve kararlarına aykırı uygulamalarının olup olmadığı hususunda çalışma
yaptıkları ifade edilmiştir. Bu çalışma sonucunda ulaşılan tespitler çerçevesinde, CCSD
hakkında aşağıdaki iddialar ileri sürülmüştür:
Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’da yer alan yerel zincir marketler
olmak üzere birçok noktada fiili münhasırlığa yol açan uygulamalarda bulunulduğuna
ve ülke geneline sirayet eden söz konusu eylemlerin, rekabet karşıtı etkilerinin ciddi
boyuta ulaştığına işaret edilmiştir. İddia edilen uygulamaların yaşandığı çok sayıda
nokta örnek gösterilmiş olup, bunlardan bazıları Ankara’da bulunan Çağdaş Market,
Altunbilekler Market, Meşhur Peynirci Market; İstanbul’da bulunan Mopaş Market,
Üçler Market ve Sarıyer Market; Adana’da bulunan Kısmet Kuruyemiş, Ahmet Yaşar
Büfe, Taylan Büfe; İzmir’de bulunan Bimar, Özkayalar, Gürmar; Antalya’da bulunan
12. Cadde Tobacco ve Bozkan Petrol; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan
Botan Kuruyemiş Yasin Market; Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Ece Kuruyemiş,
Gözde Kuruyemiş ve Kiraz Tekel’dir.
CCSD’nin sözleşmelerde “müşterinin hedefi” adı altında satış miktarı hedefleri
belirlediği ve bu hedeflerin gerçekleştirilmemesi halinde uygulanmak üzere getirilen
cezai şart hükümlerinin gazlı içecekler bakımından da uygulandığı belirtilmiştir.
Böylece noktaların hedefe odaklanarak cezai şarta maruz kalmamak amacıyla (…..)
gazlı ürünlerini satmadığı öne sürülmüştür. Üstelik bu hedeflere yönelik olarak
sözleşmelerde herhangi bir süre öngörülmese de noktalar tarafından fiiliyatta bunun
yıl içerisinde tamamlanması gereken bir hedef olarak algılandığı ifade edilmiştir.
Perakende satış noktalarına toptan satış yasağı getirildiği ve fakat bazı noktalara
(…..) ürünleri satmama karşılığında toptan satış izni verildiği iddia edilmiştir. Ankara
ve İstanbul’da bulunan çok şubeli noktalar ile İzmir’de bulunan Yeterler AVM (3 şube)
ve Bimar’ın (3 şube) bu tür noktalara örnek gösterilebileceği dile getirilmiştir.
Başta yerel zincir marketlerde olmak üzere birden fazla marka ürün bulunduran
noktalarda raf payı ve bir planogram empoze edilmek suretiyle (…..) ürünlerinin
satışının ve teşhirinin engellendiği ileri sürülmüştür. Bu duruma örnek olarak
gösterilen noktalardan bazıları İzmir’de bulunan Yılmazlar, Sarılar, Fırat AVM;
Antalya’da bulunan Özkanay Market ve Şahin Market; Adana’da bulunan Groseri ve
Taylan Büfe’dir.
Birden fazla marka ürün bulunduran noktaların çoğunda (…..) gazlı ürünlerinin en
çok talep gören ambalajlarının satışının engellendiği, bu durumun en bariz
örneklerine İzmir’de bulunan Uygar Market ve Rönesans Market’te rastlandığı
belirtilmiştir. Birden fazla marka bulunduran bazı noktalarda ise yalnızca gazsız
içecekler segmentinden bir ya da iki (…..) ürününün satışına müsaade edildiği ve
ayrıca (…..) soğutucularının konumlandırılmasının engellendiği ifade edilmiştir. Bu
tür noktalara verilen örneklerden bazıları ise İzmir’de bulunan Halkmar, Kibarım ve
Gürmar; Adana’da bulunan Yasemin Tekel, Can Çerez ve İpek Kuruyemiş ile
Antalya’da bulunan Özkanay Market ve Bozkan Petrol’dur.
15-10/148-65
17/52
Ülke çapında en yüksek satış hacimli veya en prestijli 10-15 yerinde tüketim
noktasına maliyet altı satış gerçekleştirildiği, oluşan zararın çapraz sübvansiyon
yoluyla telafi edildiği ve bu yolla (…..) faaliyetlerinin zorlaştırıldığı iddia edilmiştir.
(84) Yukarıda yer verilen iddialara delil teşkil etmesi bakımından, sadece CCSD ürünlerinin
satıldığı noktalarda (…..) bulunmamasına dikkat çekilmiş, bu hususun (…..) aleyhine
rekabete aykırı davranışlara kanıt teşkil ettiği öne sürülmüştür. Bunun yanında, sadece
CCSD ürünleri satan noktaların (…..) ürünleri satmaya başlaması durumunda verilen
tavizlerin azaltılması ya da kaldırılmasının söz konusu olduğu iddia edilerek bu noktalara
Ankara’da Çağdaş ve Meşhur Peynirci, İstanbul’da Mopaş ve İzmir’de Yeterler AVM
örnek olarak verilmiştir. Ayrıca (…..) pazar payının yüksek olduğu bazı bölgelerde (…..)
ürünlerinin satışının satış noktalarınca gizli bir şekilde gerçekleştirilmesinin de söz
konusu iddiaları desteklediği belirtilmiştir.
(85) Öte yandan, ziyaret edilen noktalara (…..) ürünlerini satmama nedenlerine dair yöneltilen
çeşitli soruların genel olarak CCSD’nin rakip satma yasağı getirdiği şeklinde cevaplandığı
da vurgulanmıştır.
I.3.3.2. 13.11. 2014 tarih ve 6451 sayılı Yazı
(86) Kurum kayıtlarına 13.11.2014 tarih ve 6451 sayı ile intikal eden bir başka (…..) yazısında
CCSD’nin sözleşme ve uygulamalarının fiili münhasırlığa yol açtığını konu alan bir
çalışma sunulmuştur. Yazıda temel olarak üç iddia ele alınmıştır.
(87) (…..) iddialarından ilki, CCSD’nin kota taahhütlü sözleşmelerinde gazlı ve gazsız
içecekleri aynı kota kapsamında ele almasının fiili münhasırlığa imkan tanıdığına
ilişkindir. Bu kapsamda (…..), 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararına
atıfta bulunmuş ve anılan karar çerçevesinde esasen kota uygulamasının yalnızca
gazsız içecekler bakımından mümkün olabileceğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte,
CCSD’nin muafiyet başvurusu üzerine alınan Kurulun 16.10.2008 tarih ve 08-58/930-376
sayılı kararında, kota hükümlerinin 2007 tarihli Karar çerçevesinde fiili münhasırlığa yol
açmayacak şekilde uygulanması gerektiğine işaret edilmiş, gazlı ve gazsız içecek alım
ve yeniden satımını düzenleyen sözleşmelerdeki kota taahhütlerinin Kanun’un 4.
maddesini ihlal etmediği sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, söz konusu
kararların birbirleriyle çelişki içinde oldukları, zira gazlı ve gazsız içecek alımlarının aynı
kotaya bağlanmasına imkan tanıyan sözleşmeler vasıtasıyla, 2007 tarihli Karar ile
getirilen yükümlülüklerin etrafından dolaşılabileceği iddia edilmiştir.
(88) Diğer taraftan, gazlı ve gazsız içecekler aynı sözleşmede düzenlenip aynı kotaya dahil
edildiği takdirde, satış noktalarının kotaya ulaşabilme motivasyonuyla büyük oranda gazlı
içecek alımına yöneleceği ve böylelikle rakip marka gazlı ürün satmayı tercih etmeyeceği
ifade edilmiştir. Bunun gerekçesi ise, CCSD’nin kotaya ulaşamayan satış noktalarının
sözleşmelerini feshederek, verdiği indirim ve destekleri kotaya ulaşılamayan kısım
bakımından geri alabileceği şeklinde açıklanmıştır. Ayrıca, süresiz olan bu tür
sözleşmelerin “verilen indirimin kısmen veya tamamen geri alınması” şeklinde bir hüküm
içermesi durumunda, sözleşmedeki kotaya ulaşılamadığı takdirde indirimlerin iadesi
şeklindeki yükümlüğünün, aradan geçen zaman oranında artacağı ifade edilmiştir.
Dolayısıyla, kota taahhütlü sözleşmelerin ekonomik gerekçelerle satış noktalarını CCSD
ile ters düşmeme kıskacına alacağı, bu nedenle bu tür sözleşmelerin 2007 tarihli Karar
ile korunan menfaate halel getirdiği ileri sürülmüştür.
(89) Bu noktada (…..), kota uygulaması bakımından gazlı ve gazsız içecekleri aynı
sözleşmeye dahil etmenin herhangi bir hukuki, teknik ya da iktisadi zorunluluğa
dayanmadığından bahisle, gazlı ve gazsız içeceklerin ayrı sözleşmelere konu edilmesi
gerektiğini vurgulamıştır.
15-10/148-65
18/52
(90) (…..) tarafından ele alınan bir diğer konu, fiili münhasırlığa dair değerlendirmeler
kapsamında, salt geleneksel kanalda (…..) nokta kayıplarına bağlı olarak yaşanan pay
değişikliklerinin değil, organize kanalda yaşanan gelişmelerin de dikkate alınması
gerektiğine ilişkindir. Nitekim, 2009-2013 yılları arasında geleneksel kanalda (…..) pay
alabildiği, bununla birlikte organize kanalda indirim, ıskonto, prim vb. olarak
adlandırılabilecek taviz bütçesi mevcut olduğu halde, bulunurluk ve pazar payında artış
sağlamasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
(91) (…..) tarafından ileri sürülen üçüncü ve son iddia ise, soğutucu dolaplara ilişkindir. Bu
kapsamda, sadece (…..) dolabı bulunan satış noktalarında tüketicilerin (…..) markasını
(…..), Coca-Cola markasını ise (…..) oranında tercih ettiğine; buna karşın sadece CCSD
dolabı bulunan yerlerde ise Coca-Cola markasının (…..),(…..) markasının (…..)
oranında tercih edildiğine dikkat çekilmiş ve söz konusu durumu tüketici tercihleriyle
açıklamanın mümkün olmadığı dile getirilmiştir. Her iki teşebbüsün dolabının bulunduğu
satış noktalarında ise (…..) markası tercihinin ancak (…..) seviyelerine çıkabildiği
belirtilmiş ve bu tür noktalarda CCSD’nin dolap ebadı politikasının (2 kapaklı dolapların 3
kapılı dolaplarla değiştirilmesi vb.) aynı satış noktasına rakibin dolap koyabilmesini
engellediği iddia edilmiştir.
I.3.4. ÜLKER Tarafından Kurumumuza Gönderilen Yazı
(92) Soruşturma kapsamında 06.11.2014 tarih ve 12089 sayılı yazı ile ÜLKER’den;
CCSD’nin 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı karara aykırı (münhasırlık/fiili
münhasırlık) uygulamaları bulunup bulunmadığı ve satış noktalarına girerken veya
satış noktalarında faaliyet gösterirken CCSD’nin doğrudan ya da dolaylı engelleyici
uygulamalarıyla karşılaşıp karşılaşmadıkları,
Cola Turka markalı ürünlerinin yıllar içerisinde bulunurluk ve pazar payında
gerçekleşen düşüşün sebepleri,
Özel markalı (private label) gazlı içecek üretimlerinin olup olmadığı, varsa hangi
marka altında üretip hangi mağazalara tedarik ettikleri
hakkında bilgi talep edilmiştir.
(93) Bunun üzerine ÜLKER’den gelen 19.11.2014 tarih ve 6596 sayılı cevabi yazıda, ilk
soruya ilişkin olarak, CCSD’nin genellikle yerinde tüketim kanalında fiili münhasırlık
uygulamaları olduğu belirtilmiş, anılan kanaldaki satış noktalarının, CCSD ile münhasır
anlaşma yapmalarının mümkün olduğu, 2007 tarihli Karardan önceki dönemde sahip
oldukları avantajlarını aynen koruma ve böylece gazlı içecek kategorisinde tek bir
firmayla çalışma eğilimde oldukları ifade edilmiştir.
(94) Yazıda ikinci soruya cevaben, Cola Turka’nın pazardan çekilmesine yönelik bir stratejinin
söz konusu olmadığı, gazlı içecek kategorisinde soğuk bulunurluğun önemine paralel
olarak soğutucu dolap yatırımının da önem kazandığı, ancak ölçeği küçük firmalar için
söz konusu yatırımın geri dönüş süresinin kabul edilebilir seviyenin üzerinde olduğu
belirtilmiştir. Diğer yandan yatırım yapılsa dahi satış noktalarında bulunan rakip firmalara
ait dolaplar nedeniyle Cola Turka dolaplarının konumlandırılmasında güçlük çekildiği ve
bu tür noktalarda genellikle rakip firma dolabında Cola Turka bulundurulmasına izin
verilmediği ileri sürülmüştür.
(95) Son soruya ilişkin olarak ise ÜLKER tarafından, özel markalı gazlı içecek üretimlerinin
bulunduğu ve bunların Le Cola markasıyla BİM’e, Crown markasıyla Şok’a ve Bİ
markasıyla A101’e tedarik edildiği belirtilmiştir. Cevabi yazı incelendiğinde, anılan
mağazalara 2010-2013 yılları arasında gerçekleştirilen satış miktarlarının toplam gazlı
15-10/148-65
19/52
içecek pazarı bakımından anlam ifade edebilecek büyüklüklerde olduğunu söylemek
mümkündür.
I.3.5. Yapılan Görüşmeler
I.3.5.1. CCSD Yetkilileri ile Yapılan Görüşme
(96) 06.02.2014 tarihinde CCSD Rekabet Uyum Müdürü Av. Gökçe ÜNAL KÜÇÜKKAYIKÇI
ve CCSD Türkiye Satış Direktörü Ahmet Kürşad ERTİN ile raportörlerce yapılan
görüşmede ilgili kişiler tarafından dile getirilen ve tutanak altına alınan hususlar arasında
önem taşıdığı düşünülenlere aşağıda yer verilmektedir:
“…Geleneksel kanaldaki sözleşme sayısı yıllar içinde giderek düşmektedir. “RKK’ya göre
münhasır” ifadesi RKK’ya uygun olan dolabın %80’inin kullanımı ifade edilmek
istenmektedir. Tamamen Kurul kararına uygun düzenlenen münhasırlıktır…”
“…Rekabet Kurulu’nun 2007 yılı kararından sonra değiştirilmeyen sözleşmelerden kast
edilen şudur: O dönem değiştirilmesi gereken 27000’i aşkın sözleşme bulunmakta idi,
bazı noktalar önce yeni sözleşme yapmak istemedi ya da kapanan ve bu nedenle
sözleşmesi yenilenemeyen noktalar oldu, yetkilisi bulunamadığı için sözleşmesi
yenilenemeyen noktalar oldu. Bu noktaların bazılarına bilgilendirme iletileri gönderildi, bu
dönemde ihtarnameler ile sözleşmenin değiştirilmiş halini müşteriye gönderip revize
sözleşmelerin imzalanması istenmiştir. O dönemde yoğun bir çalışma yapıldı
sözleşmelerin değiştirilmesi için ancak arada unutulmuş olanlar olabilir, bunların sayısı
oldukça düşüktür. Değiştirilmeyen sözleşmelerin toplam sözleşme içerisindeki oranı
%10’u geçmez. Sözleşmesi değiştirilemeyen noktalar için sözleşmeye aykırılık halinde
nokta aleyhine hukuki işlem başlatılmaması şeklinde karar alındı. Değiştirilecek
sözleşmeler müşteri lehine iken, satış noktalarının sözleşmeyi değiştirmeme konusunda
yaşanan ısrarı tamamen müşteriden kaynaklanmakta, müşteri anlamak istemediği ve
daha fazla taviz istediği için olmaktadır…”
“…Sözleşmelerde ek protokol yapılmasının nedeni müşterinin daha fazla mal veya daha
değişik ürün paketi istemesidir. Bu konuda talep ağırlıklı olarak müşteriden
gelmektedir…”
“…Bazı belgelerde münhasır çalışıldığı ifade edilen BTA, İDO ve Beltur ile ihale usulü ile
çalışılmaktadır…”
“…Sözleşme olmasına rağmen rakibin soğutucu yerleştirmiş olması yazışmaları ise
gazsız üründe rakibin konumlandırılması ifadesidir. Gazsız ürünlerde münhasır
sözleşmeler yapılabilmektedir. Gazlı ürünlerde böyle bir durum söz konusu değildir…”
“…Şirkette münhasır ifadesinin geçtiği her işlem RED kriterlerinde belirtilen RK kararına
göre değerlendirilmelidir. Bazı satış noktalarında çapraz promosyon yapıldığı olmuştur.
Bu promosyonlarda ürün bazında karlılıklar dikkate alınarak ürün satışının maliyetin altı
fiyatlama yapılmamasına dikkat edilmektedir…”
I.3.5.2. Yerel Marketlerle Yapılan Görüşmeler
(97) Soruşturma döneminde, CCSD’nin sözleşmelerinde münhasırlık hükümlerine yer verip
vermediği ya da fiili münhasırlığa yol açan uygulamalarda bulunup bulunmadığı
hususlarında görüşmeler yapmak amacıyla öncelikle Ankara’da 17.07.2014 tarihinde
Yeni Çağdaş İhtiyaç ve Gıda Maddeleri İnş. Tic. Ltd. Şti., 18.07.2014 tarihinde Akyurt
Süpermarketler, 21.07.2014 tarihinde Altunbilekler Ltd. Şti. ile Başgimpa Başdurak Gıda
İhtiyaç Maddeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ve 23.07.2014 tarihinde Meşhur Peynirci Çelikoğlu
Gıda San. Tic. A.Ş. yetkilileri ziyaret edilmiştir. Daha sonra görüşmelere İzmir’de devam
edilerek 01.10.2014 tarihinde Çimmar Market Çimen Süt ve Tarım Ürünleri Pazarlama
15-10/148-65
20/52
San. Tic. Ltd. Şti. ile Kibarım Marketçilik Ltd. Şti. ve 02.10.2014 tarihinde Başdaş
Dayanıklı Tüketim Malları Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Gürmar Alışveriş Merkezi
yetkilileri ziyaret edilmiştir. Görüşme esnasında yetkililere, (…..) iddiaları ve Kararın
gereklikleri doğrultusunda hazırlanan çeşitli sorular yöneltilmiştir.
(98) Teşebbüs yetkililerinden alınan bilgiler incelendiğinde, öncelikle yukarıda ziyaret edildiği
belirtilen dokuz satış noktasının hepsinde kolalı grup dahil olmak üzere gazlı içecek
kategorisinde birden fazla marka bulundurulduğu dikkat çekmektedir. Bir diğer ifadeyle
hiçbir noktada CCSD’nin fiili veya sözleşmesel münhasırlığı bulunmamaktadır.
(99) Görüşmeler PEPSICO açısından değerlendirildiğinde, dokuz satış noktasından dördünde
CCSD ürünlerinin yanında PEPSICO ürünlerinin de satıldığı anlaşılmaktadır. Bunun
yanında, satış noktalarından birinde PEPSICO’nun kolalı ürünleri hariç diğer ürünlerinin
satıldığı ve görüşmeler olumlu sonuçlandığı takdirde yakın bir tarihte PEPSICO’nun
kolalı ürünlerinin de satışına başlanacağı ifade edilmiştir. Görüşme yapılan diğer bir yerel
zincirde ise PEPSICO’nun Ice Tea markalı içeceğinin spot piyasadan temin edilip
satıldığı belirtilmektedir. Halihazırda PEPSICO ürünlerini satmayan noktalardan
bazılarında yetkililer tarafından PEPSICO ile ticari şartlarda anlaşamamaları nedeniyle
bu firmanın ürünlerini satmadıkları belirtilirken, diğerlerinde ise özellikle kolalı grupta
PEPSICO ürünlerinin talebinin düşük olması nedeniyle söz konusu ürünlerin satışına son
verdikleri ifade edilmiştir.
(100) Görüşmeler Ülker Grubu’nun Cola Turka markası bakımından değerlendirildiğinde ise,
dokuz satış noktasından yedisinde CCSD ürünleri yanında Cola Turka’nın da bulunduğu
anlaşılmıştır. Kalan iki noktadan birinde teşebbüs yetkilileri yalnızca satış alanı itibarıyla
görece büyük olan mağazalarında Cola Turka bulundurduklarını ifade ederken, diğer
teşebbüsün yetkilileri ise ticari şartlarda anlaşamamaları nedeniyle Cola Turka
satmadıklarını belirtmiştir.
(101) Görüşmeler neticesinde dokuz satış noktasının tümünde CCSD ürünlerinin bulunduğu
anlaşılmıştır. Teşebbüs yetkilerinden bazıları tarafından bu durum, CCSD’nin özellikle
kolalı grubuna ilişkin müşteri talebinin yüksek olmasıyla açıklanırken bazıları ise bunun
yanında söz konusu durumu CCSD yetkililerinin ticari ilişkilerde oldukça başarılı
olmasına bağlamaktadır.
(102) Bunun yanında, teşebbüs yetkilileri rakip markalı gazlı içecek bulundurma, söz konusu
içeceklerin hangi ambalajlarının satılacağı, rakip marka soğutucu dolaplarının nereye
konumlandırılacağı gibi konularda CCSD tarafından herhangi bir müdahalenin söz
konusu olmadığını belirtmiştir. Bu noktada özellikle CCSD ile yaşadığı sorun nedeniyle
firmanın ürünlerini spot piyasadan temin ederek satan teşebbüsün “CCSD’nin Pepsi’nin
satışını engellemeye yönelik bir uygulamasıyla karşılaşmadık. Bu tür uygulamalarla
2008’den önce karşılaşmaktaydık. Ancak 2008 tarihli karar sonrası Pepsi satıp satmamız
hususunda CCSD’nin herhangi bir müdahalesi söz konusu olmadı. O tarihten sonra rakip
satışlarının engellenmesi hususunun yasaklandığı konusunda tarafımızı
bilgilendirdiler…” şeklindeki ifadeleri dikkat çekmektedir.
(103) Öte yandan, görüşmeler esnasında teşebbüs yetkilileri rakip ürünlerin
konumlandırılmasıyla ilgili de CCSD tarafından herhangi bir müdahaleyle
karşılaşmadıklarını ve başka marketlerin bu yönde bir müdahaleye maruz kaldıkları
hakkında bir duyum da almadıklarını vurgulamıştır. Konuya ilişkin olarak PEPSICO’nun
kolalı grup hariç diğer ürün gruplarını satan ve yakın bir tarihte kolalı ürünlerin satışına
da başlamayı planlayan satış noktasının “CCSD’nin rakip ürün konumlandırılmasına da
herhangi bir müdahalesi bulunmamaktadır. Aksi halde bazı ürün gruplarında rakip
ürünlerin daha fazla satılması söz konusu olamayacaktır.” şeklindeki beyanı göze
çarpmaktadır.
15-10/148-65
21/52
(104) Görüşmeler sırasında, tavizler konusunda genellikle teşebbüs yetkilileri, diğer
firmalardan olduğu gibi CCSD’den de fatura altı, bedelsiz ürün gibi tavizler aldıklarını dile
getirmiş, ancak CCSD tarafından verilen bu tavizlerin rakip ürünlerin satılması ya da
satılmamasına bağlı olarak değişmediğine işaret etmişlerdir.
(105) CCSD ile imzalanan sözleşmeler hakkında ise görüşülen teşebbüs yetkililerin çoğu
sözleşmelerinin süreli olduğunu belirtirken 2 teşebbüsün yetkilileri sözleşmelerinin kotalı
olduğunu ifade etmiştir. Konuya ilişkin olarak bu teşebbüslerden biri “CCSD ile kotalı
sözleşme imzaladık. Biz daha karlı olması nedeniyle (önden bedelsiz alınması ve peşin
ıskonto) bu yönde talepte bulunduk. CCSD bu hususa sıcak bakmasa da ısrarlarımız
sonucu ikna oldu. Kotanın 1,5 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Bundan
önceki sözleşmelerimiz ise 1 yıllıktı.“ şeklinde açıklamada bulunmuştur. Diğer
teşebbüsün yetkilisi ise, “CCSD ile anlaşmalarımızda bir önceki satışın %20 fazlası hedef
koyuyoruz. Bununla birlikte, gerek hedefimizi tutturamamamız halinde herhangi bir cezai
şart uygulanması ve gerekse hedefi tutturmamız halinde ekstra indirim uygulanması söz
konusu değildir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
(106) Bazı teşebbüslerin yetkililerince mağazalarda satış alanının az olması nedeniyle her
markanın dolabına yer vermelerinin mümkün olmadığının ve bu bağlamda müşteri
talebinin belirleyici olduğunun altı çizilmiştir.
(107) Bunun yanında pazarın genel durumu hakkında ise, son dönemde talebin sağlıklı
ürünlere kaydığına, bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak gazlı içecek pazarında
daralmanın yaşandığına, bununla birlikte gazlı içecek pazarında, fiyatlarının düşük
olması nedeniyle indirim marketlerinde satışa sunulan özel markalı (private label)
ürünlerin talebinde artış gözlemlendiğine değinilmiştir.
I.3.6. CCSD’nin Savunmaları
(108) Bu bölümde CCSD’nin, yerinde incelemelerde alınan belgeler haricindeki konulara ilişkin
yaptığı savunmalara yer verilecektir.
Satış Noktalarına Verilen Pazarlama Faaliyetlerine Katkı, Nakit Taviz ve Bedelsiz
Ürünlere İlişkin Savunma
(109) CCSD tarafından “pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli”nin, satış noktalarının
pazarlama ve yatırım maliyetlerine katkı sağlama, ihtiyaç duydukları donanım ve
malzemeleri tedarik etmelerine destek olma, büyümekte olan müşterilerin sermaye
gereksinimlerine (mağaza açılışı vb.) kaynak yaratma gibi amaçlarla, müşteri ile birlikte
yürütülen tüketici promosyonlarına ve diğer tüm pazarlama faaliyetlerine (marka
görünürlüğü, combo menü uygulamaları vs.) verilen destekleri tanımlamakta olduğu ifade
edilmiş, ayrıca tavizlerin rekabet etmeme yükümlülüğü veya belli bir süre içerisinde
yapılacak alım garantisi karşılığında verilmediği belirtilmiştir. Satış noktalarının
pazarlama faaliyetlerine katkı sunmak maksatlı verilen bedelsiz ürünler ve nakit
tavizlerin, rekabet hukuku hassasiyeti yaratmaktan ziyade etkinlik artırıcı niteliğe sahip
olduğu öne sürülmüş ve buna yönelik olarak Kurul tarafından alınan ve benzer konumda
bulunan teşebbüslerle ilgili 17.03.2011 tarih ve 11-16/287-92 sayılı Algida, 20.06.2007
tarih ve 07-53/573-189 sayılı Frito-Lay, 11.01.2007 tarih ve 07-02/28-8 sayılı
Kavaklıdere- Doluca ve 14.10.2010 tarih ve 10-65/1363-505 sayılı CCSD kararları örnek
gösterilmiştir.
Bazı Sözleşmelerde Yer Alan CCSD’nin Satış Noktalarında Hangi Ürünlerin Satılacağını
Serbestçe Kararlaştırabileceğine Dair Hükümlere İlişkin Savunma
(110) CCSD tarafından kullanılan sözleşmelerin bazılarında yer alan “ŞİRKET, ürünlerden
hangi isim, cins ve nev’iden olanlarını İŞLETMECİ’nin Satış Noktası’nda satacağını
15-10/148-65
22/52
kararlaştırabilir.” hükmünün Kurulun 16.10.2008 tarih ve 08-58/930-376 sayılı kararına
esas teşkil eden sözleşmelerde de yer aldığı ve Kurul tarafından ilgili hükme yönelik
olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığı belirtilmektedir.
(111) Bu çerçevede ilgili hükmün tüketicilere ulaşacak ürünlerin satış noktalarında kalite
standartlarını sağlayacak şekilde servis edilebilmesi amacıyla kullanıldığı, satış
noktalarında hangi CCSD ürünlerinin satılacağına ilişkin keyfi bir uygulamanın yansıması
olmadığı, bilakis, anılan hüküm ile satış noktalarınca yapılacak satışların niteliğinin ve
niceliğinin ençoklaştırılması ve CCSD'nin dünya çapında sahip olduğu marka değerinin
korunmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.
(112) Ayrıca, anılan maddenin işletmeciler tarafından müzakereye konu edilmesinin mümkün
olduğu belirtilmiş, bu konuda CCSD ile Global Kahve Perakendeciliği arasında ve CCSD
ile Teşvikiye Saray Gıda arasında akdedilen sözleşmelerin birer örneği sunulmuştur.
Miktara Bağlı Sözleşmelerde, Gazlı Ürünleri De İçerecek Şekilde Belirlenen Miktarların
Satış Noktaları Tarafından Miktar Hedefi Olarak Algılanması Ve Bu Hedefin
Gerçekleştirilmesi Saikiyle Rakip Marka Gazlı Ürün Satılmaması İhtimaline İlişkin
Savunma
(113) CCSD tarafından, Kurulun, 2010 tarihli Karar kapsamında yapmış olduğu
değerlendirmede, CCSD'nin sözleşmelerinde yer alan taahhütlerin fiili münhasırlığı
hedefleyerek hareket edildiğini destekler nitelikte olmadığı, sözleşmelerde Kurul
tarafından verilen Kararın gereklerini yerine getirecek nitelikte değişiklikler yapıldığının
ifade edildiği belirtilmektedir. Ayrıca 2008 tarihli Karar’ın ardından CCSD'nin satış
noktalarıyla imzalanmak üzere hazırlanan sözleşmeler kapsamında, kota taahhüdü ile
süre sınırlamasına sözleşmede birlikte yer verilmemesiyle anılan Karar'ın gereğinin ilgili
sözleşmeler bakımından yerine getirildiği ifade edilmektedir.
(114) Bu kapsamda miktara bağlı sözleşmelerde, alımı yapılan ürünlerin satışı bakımından bir
süre sınırlaması söz konusu olmadığı için, alım yapılan miktara göre verilen bedelsiz
ürünlerin koşulsuz, diğer bir ifade ile fonksiyonel indirim olarak değerlendirilmesi
gerektiği, satın alma taahhüdünün süre sınırlamasına tabi tutulmaması göz önüne
alındığında, söz konusu taahhüdün fiili münhasırlığa neden olmayacağı, bu taahhüdün
sadece bulunurluğun sağlanmasına yönelik olduğu, hakim durumda olduğu tespit edilen
CCSD açısından bulunurluğu sağlamanın başka bir yolu olmadığı belirtilmiş, 17.03.2011
tarih ve 11-16/287-92 sayılı Algida kararı örnek gösterilmiştir.
Kurulun Kararlarına Duyulan Güven ve Düzenli İdare İlkesine İlişkin Savunma
(115) Kurul tarafından geçmiş yıllarda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda satış
noktalarıyla sözleşmeler yapıldığı, sözleşme hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gibi
bir yaklaşımın işlem ve eylemlerini Kurul kararlarına göre şekillendiren teşebbüsler
açısından belirsizlik yaratacağı ve idare hukukunda istikrar kavramına aykırılık teşkil
edeceği belirtilmektedir. Bu kapsamda idare davranışlarının öngörülebilir olması gerektiği
belirtilmiş ve düzenli idare ilkesi, eşitlik ilkesi, hukuki güvenlik ilkesi ile ilgili verilmiş üst
mahkeme kararlarına atıfta bulunulmuştur.
Muafiyetin Geri Alınmasına İlişkin Karar İle Uyumlu Hale Getirilmesi Gereken
Sözleşmelere İlişkin Savunma
(116) Muafiyetin geri alınmasına ilişkin Kararın teşebbüs üzerinde hüküm doğurmuş olduğu,
gerekçeli kararın tebellüğ edildiği tarih olan 17 Ocak 2008 tarihinden itibaren, eski tip
sözleşmelerin yerine geçecek olan ve muafiyetin geri alınmasına ilişkin Karar ile uyumlu
sözleşmelerin hazırlanmasına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüldüğü, gerekçeli kararın
tebliği ile birlikte eski tip sözleşmelerin kullanımdan kaldırılmasıyla yetinilmeyip aynı
15-10/148-65
23/52
zamanda bu sözleşmelerin kullanılmaması gerektiğine yönelik olarak tüm satış ekibine
bilgilendirme yapıldığı, yeni tip sözleşmeler hazırlanmasına kadar geçecek olan dönem
içerisinde eski sözleşmelerin yerine kullanılmak üzere ve muafiyetin geri alınmasına
ilişkin Karar'a aykırı davranmamak adına 12.02.2008 tarihinde üç sürüm halinde Satış
Protokolü yayımlandığı belirtilmektedir. Bu protokellerin Kararın CCSD tarafından
tebellüğ edildiği tarih olan 17.01.2008 tarihi ile Karardan doğan yükümlülüklerinin
başlayacağı 01.07.2008 tarihleri arasındaki geçiş döneminde kullanılmak üzere
hazırlandığı ve Karar ile uyumlu sözleşmeler hazırlanana kadar bu geçici protokollerin
kullanıldığı belirtilmiş ve ilgili protokol örnekleri sunulmuştur.
(117) CCSD Rekabet Uyum Müdürü tarafından, 12.03.2008 tarihinde şirket içi üst düzey
çalışanlar aracılığıyla bütün ekiple Karar ile uyumlu hale getirilen sözleşmelerin
paylaşıldığına yönelik e-posta yazışması ve 01.05.2008 tarihinde yine üst düzey
çalışanlarca Kararla uyumlu olmayan sözleşmelerin Kararla uyumlu hale getirilen
sözleşmelerle değiştirilmesi hususunda e-posta yazışması sunulmuştur.
(118) Savunmada CCSD tarafından satış ekiplerine, bayilere ve satış noktalarına
bilgilendirmeler yapıldığı, soğutucu dolaplar için Kararın gereklerini açıklayan etiketler
hazırlandığı, sistemin münhasırlık yaratacak tavizleri engelleyecek şekilde yeniden
yapılandırıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca, gerekçeli Karar’ın tebliğini takiben satış
noktalarına Karar ve Kararın gereklerine ilişkin yapılan bildirimler sunulmuştur. Buna ek
olarak, 01.07.2008 tarihi itibariyle sözleşmesi devam eden ve sözleşme yenilemekten
imtina eden noktalara noter aracılığıyla imzalanması gereken Karar ile uyumlu
sözleşmelerin gönderildiği belirtilmektedir.
(119) Savunmada 26.01.2006 tarih ve 06-04/55-13 sayılı Total–Mevlana kararı örnek
gösterilerek teşebbüsün bilgilendirme yazılarını tebliğ etmek, rekabet hukukuna uygun
sözleşmeler yapmak ve imzadan imtina eden satış noktalarına noter aracılığı ile
imzalanması gereken Karar ile uyumlu sözleşmeleri göndermek sureti ile nihai satış
noktalarının gazlı ürünlerdeki münhasırlık yükümlülüklerinden azade kılındığı
belirtilmektedir. Kararın bu yönünün mevcut dosya için de dikkate alınması gerektiği
vurgulanmaktadır.
(120) Öte yandan, Soruşturma Bildirimi’nde yer verilen Karara aykırı addedilen 49 noktanın
büyük kısmına yönelik yapılan bilgilendirme yazıları ve 01.07.2008 tarihinden önce
imzalanmış olan Karar ile uyumlu yeni dönem sözleşme örnekleri sunulmuştur.
(121) Son olarak, değişiklik sözleşmesini imzalamaktan imtina etmiş noktalarda ticareti terk,
farklı marka gazlı ürün bulundurma halleri gibi sözleşmeye aykırılık hallerinde de hukuki
işlem yürütmemek yönünde karar alındığı, Karar ile uyumlu hale getirilemeyen
sözleşmeler için de Kararın ruhuna aykırı bir temele dayanarak hiçbir surette dava süreci
yürütülmediği, 12.12.2013 tarihinde (…..) tarafından KO-SA Bölge Müdürü (…..) ve (…..)
gönderilen e-posta içeriğindeki ifadenin anlamının da bu olduğu dile getirilmektedir.
Efpa Kararı Gerekçe Gösterilerek Yapılan Değerlendirmelere İlişkin Savunma
(122) Savunmada CCSD’nin, sözleşmelerden bağımsız olarak ve değişiklik süreci başlamadan
önce nihai satış noktalarına bilgilendirme yazıları tebliğ ettiği ve bu noktaları Kurul kararı
hakkında bilgilendirdiği, sözleşmelerin değiştirilmesi için azami seviyede gayret
gösterdiği, satış noktasının yenilemeye yanaşmaması, ticareti terk etmesi gibi nedenle
sözleşmesi yenilemeyen noktalara bu sözleşmelere dayanarak herhangi bir yaptırım
uygulanmaması konusunda yönetim kararı aldığı belirtilmektedir.
(123) Ayrıca, Kurumdan Karar’ın tebliğ edilmediği gerekçesi ile mevcut durumda hüküm
doğurmadığını ve sözleşmelerinin geçerliliğini koruduğunu bildiren bir yazı
gönderilmesinin talep edildiği ifade edilmiştir. CCSD'nin söz konusu talebine cevaben
15-10/148-65
24/52
Kurum tarafından düzenlenmiş olan 10.12.2007 tarihli yazıda, söz konusu kararın
12.09.2007 tarih ve 3247 sayılı yazı ile bildirilmiş olmasıyla birlikte, gerekçeli kararın
henüz tebliğ edilmediği, bu durumda Kurul tarafından alınan kararın henüz hukuken
sonuç doğurmadığının ifade edildiği belirtilmiş ve ilgili yazılar sunulmuştur.
(124) Muafiyetin geri alındığı EFPA kararı ve CCSD kararı karşılaştırmasında, CCSD kararında
Kurulun, CCSD'ye geçmişe dönük bir yükümlülük getirmediği, sözleşmelerin Kanun'a
uygunluğunun sağlanması ve fiili münhasırlığa yol açan uygulamalara son vermesi
konusunda uyarıda bulunduğu ve satış sistemini değiştirmesini talep ettiği ifade
edilmektedir. Bu yükümlülüklerin tamamının gerekçeli kararın tebliğinden itibaren
başlayacağının belirtildiği ve Kararda bu değişikliklerin yapıldığının teşebbüsler
tarafından tevsik edilmesine yönelik bir yükümlülüğün de bulunmadığı dile getirilmektedir.
Bu kapsamda CCSD’nin, gerekçeli kararın tebliği sonrası satış noktalarını, bayilik ağını,
satış ekibini kararın gerekleri konusunda bilgilendirdiği, sözleşmelerin revize edilmesine
yönelik çalışmalara başladığı ve sistemini fiili münhasırlığa neden olmayacak şekilde
yeniden yapılandırdığı vurgulanmaktadır. Savunmada, revize edilen sözleşmelerin
Kuruma tevsik edilmesine yönelik bir yükümlülük olmamasına rağmen, hukuki güvenliği
sağlamak adına yeni sözleşmeler için Kuruma bireysel muafiyet başvurusunda
bulunulduğu belirtilmektedir.
CCSD’nin Sözleşme Ve Uygulamalarının Pazardaki Rekabet Koşulları Üzerinde
Olumsuz Bir Etkisi Bulunmadığına İlişkin Savunma
(125) CCSD tarafından dikey nitelikteki anlaşmalar vasıtası ile rekabetin ihlal edildiğinin tespit
edilebilmesi için rekabet koşulları üzerinde olumsuz etki doğduğunun ortaya konulması
gerektiği belirtilmekte ve bu kapsamda Kurulun 17.03.2011 tarih ve 11-16/287-92 sayılı
Algida, 29.08.2013 tarih ve 13-49/711-300 sayılı Frito-Lay, 03.05.2012 tarih ve 12-
24/667-189 sayılı Sançim, 23.09.2010 tarih ve 10-60/1251-469 sayılı Yatsan kararları
örnek gösterilmektedir. CCSD’nin uygulamalarının rakip özelinde münhasırlık dayatan
sistematik bir politika olmadığı, rekabete aykırı fiiller için değil rekabete uyum için
sistematik girişimlerde bulunulduğu öne sürülmektedir.
CCSD’nin Son Derece Kapsamlı Bir Rekabet Hukuku Uyum Politikası Olduğu Ve Bu
Hususun Dikkate Alınması Gerektiğine İlişkin Savunma
(126) CCSD’nin, Karar sonrasında faaliyetlerinin her alanında rekabet hukuku kuralları ile
uyum içinde olduğu, rekabet hukukuna tam uyumu sağlamak amacıyla operasyonunu
yeniden yapılandırdığı belirtilmektedir. Ayrıca, CCSD’nin bünyesinde rekabet hukuku
eğitim seminerleri düzenlendiği, bayileri için rekabet hukuku eğitimi verdiği, 2012 yılında
rekabet hukuku uygulamaları disiplin prosedürü uygulamasına başladığı, bir online eğitim
modülü ve intranet rekabet uyum sayfası oluşturduğu, rekabet hukukuna uyum politikası
kitapçığı hazırladığı, soğutucu dolapların içerisine yapıştırılmak üzere Karar uyarınca
rakip ürünlere açılması gereken alanı işaretleme amacıyla kullanılacak etiketler bastırdığı
dile getirilmektedir.
I.4. Değerlendirme
(127) Bu bölümde CCSD uygulamalarının 4054 sayılı Kanun ve 2007 tarihli Karar
doğrultusunda değerlendirmesi yapılmakta olup bu kapsamda yerinde incelemede
örnekleri alınan sözleşmeler, değiştirilmeyen eski sözleşmeler ve fiili münhasırlığa
yönelik uygulamalar incelenmektedir.
I.4.1. Sözleşmelere Yönelik Münhasırlık Değerlendirmesi
(128) Bilindiği gibi Kurul tarafından alınan 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararla,
CCSD’nin kolalı/gazlı içecek pazarında nihai satış noktalarıyla yaptığı münhasır
15-10/148-65
25/52
anlaşmaların, teşebbüsün pazar payı itibarıyla, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı
Tebliğ ile değişik 2. maddesi uyarınca grup muafiyetinden yararlanmadığına; CCSD’nin
ve/veya bayilerinin satış noktalarıyla imza ettikleri sözleşmelerin ve sözleşmelerde yer
alan münhasırlık şartlarının ve fiilen münhasırlığa yol açan bedelsiz ürün, indirim, kota,
dolap münhasırlığı gibi uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz etkilere sahip olduğuna, dolayısıyla anılan
sözleşmelere ve/veya uygulamalara bireysel muafiyet tanınamayacağına karar
verilmiştir. Ayrıca sözleşmelerdeki değişikliklerin 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2
sayılı Tebliğ’in Geçici 2. maddesi dairesinde, en geç 01.07.2008 tarihine kadar
tamamlanması gerektiği karara bağlanmıştır.
(129) CCSD, nihai satış noktaları ile imzalamak üzere hazırladığı sözleşmelerin, 10.09.2007
tarihli Karara uygun olup olmadığının tespit edilmesi ve ilgili sözleşmeler için menfi tespit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi ile 02.07.2008 tarihinde Kuruma
başvurmuştur. Bu başvuru kapsamında Kurum kayıtlarına 18.09.2008 tarih ve 6240
sayıyla giren belgede CCSD tarafından satış noktaları ile yapılmakta olan sözleşmelerin
karar ile uyumlu hale getirildiği belirtilmiştir. 16.10.2008 tarihli Kararla söz konusu
sözleşmelere, yukarıda ilgili bölümde detaylı olarak anlatıldığı üzere menfi tespit veya
muafiyet tanınmıştır. Aşağıda bu sözleşmeler mevcut dosya bağlamında ele
alınmaktadır. Bu kapsamda yapılacak olan değerlendirmede, 2007 tarihli karar, bu
dosyayla bağlantılı olarak temelde gazlı içecekler kapsamında sonuç doğurduğu için,
analiz ve incelemeler gazlı içecekleri oluşturan “kolalı içecek”, “aromalı gazoz”, “sade
gazoz” ürünleri/pazarları dikkate alınarak yapılacaktır.
I.4.1.1. 16.10.2008 tarihli Karar Çerçevesindeki Sözleşmelere İlişkin Değerlendirme
(130) Bu inceleme kapsamında öncelikle dosya konusu ihbarda yer alan bazı noktaların taraf
olduğu sözleşmeler CCSD yetkililerinden talep edilmiş, ayrıca yerinde incelemelerde
rassal olarak seçilen bazı sözleşmelerin birer nüshası alınmıştır. Hemen hemen tamamı
“Direkt Satış Noktası Sözleşmesi” olarak adlandırılan bu sözleşmeler incelendiğinde,
genel olarak, sözleşmlerde gazsız ürünlere ilişkin münhasırlık içeren hükümlerin yer
aldığı ve münhasırlık sürelerinin 5 yıl ile sınırlı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte
gazlı ürünler Kurulun 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararı uyarınca
münhasırlık kapsamına dahil edilmemiştir.
(131) “İhale” usulüyle imzalanan sözleşmelerin ise anılan karardaki istisnai şarttan
faydalanarak gazlı ürünleri de içeren münhasırlık hükümleri ihtiva ettiği ve sürelerinin en
fazla iki yıl olduğu görülmektedir. Söz konusu her iki sözleşme tipi de şekli olarak Kurul
tarafından yapılan düzenlemelere uygunluk taşımaktadır.
(132) Bunun yanında, bazı sözleşmelerde CCSD tarafından satış noktalarına, ürünlerin etkin
bir şekilde satışını sağlamak amacıyla “pazarlama faaliyetlerine katkı” adı altında bir
defaya mahsus olmak üzere muhtelif tutarlarda ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı
dikkat çekmektedir.
(133) Sözleşmelerin “Özel Hükümler” başlıklı bölümleri incelendiğinde ise satış noktasına bir
defaya mahsus olmak üzere, belli ürünlerin çeşitli miktarlarda bedelsiz olarak verildiği
ve/veya bazı ürün gruplarına yönelik farklı oranlarda ıskonto uygulandığı anlaşılmaktadır.
(134) Öte yandan sözleşmelerin bazılarının miktara bağlı olarak düzenlendiği görülmektedir.
Bir başka deyişle, bu tür sözleşmelerde, satış noktalarının belirli bir miktar ürün satışı
gerçekleştirmesiyle süreye bağlı olmaksızın sözleşme ilişkisinin kendiliğinden sona
ereceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu sözleşmelerin çoğunluğunda, belirlenen miktara
gazlı ürünler de dahil edilmiştir.
15-10/148-65
26/52
(135) Ayrıca, başta miktara bağlı olarak düzenlenenler olmak üzere bazı sözleşmelerde, satış
noktasının sözleşme ve eklerinde yer alan yükümlülüklere uymaması halinde ihtara
gerek olmaksızın uygulanmak üzere cezai şartlar getirildiği görülmektedir. Bununla
birlikte, cezai şart hükümlerinin satış noktalarında rakip marka gazlı ürün satışını
kapsamadığı açıkça şerh düşülmüştür. Bu çerçevede sözleşmelerin lafız olarak Karara
uygun olduğu görülmektedir.
(136) Bunun yanında, miktara bağlı sözleşmelerde, gazlı ürünleri de içerecek şekilde belirlenen
miktarların satış noktaları tarafından miktar hedefi olarak algılanması ve hatta bu hedefin
gerçekleştirilmesi saikiyle rakip marka gazlı ürün satılmaması ihtimali incelenmesi
gereken bir durum olarak değerlendirilmiş ve bununla ilgili olarak adı geçen noktaklardaki
rakip bulunurluluğa yönelik olarak PEPSICO ve ÜLKER’den bilgi talep edilmiştir. Bu
çerçevede söz konusu noktalarda rakip ürünler satılıp satılmadığı incelenmiştir.
Sözleşmeler kapsamında yapılan değerlendirmelerde 53 noktanın 18’inde PEPSICO,
21’inde ÜLKER ürünleri satıldığı, her üç markayı da satan nokta sayısının ise 10 olduğu
görülmektedir.
(137) Genellikle miktara bağlı sözleşmelerde getirilen cezai şart hükümlerinde, her ne kadar
gazlı ürünlerin kapsam dahilinde olmadığı belirtilse de, uygulamada ne şekilde işlediğinin
incelenmesi gerekmektedir. Bu hükmün yanısıra, sözleşmede yer alan “pazarlama
faaliyetlerine katkı” adı altında bir defaya mahsus olmak üzere muhtelif tutarlarda yapılan
ödemenin, satış noktalarının rakip ürün satmama yönündeki eğilimlerini artırıp
artırmadığı incelenmelidir. Yukarıda ayrıntılı olarak yer verildiği üzere, söz konusu
hususlar (…..) tarafından ileri sürülmüş ve ayrıca süreye bağlı olmaksızın
gerçekleştirilmesi planlanan miktar hedeflerinin, satış noktaları tarafından bir yıl süreyle
sınırlı olarak algılandığı iddia edilmiştir. Yukarıda sayılan hususların gazlı içecekler
özelinde satış noktalarında fiili münhasırlığa yol açıp açmadığı ve bu hükümlerin
pazarda rekabetçi anlamda olumsuz sonuçlar doğurup doğurmadığı daha kapsamlı
olarak aşağıda ilgili bölümlerde değerlendirilmiştir.
I.4.1.2. Değiştirilmeyen Sözleşmelere İlişkin Değerlendirme
(138) 10.09.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Karar, CCSD için yalnızca münhasırlığa yönelik
hükümler doğurmamış, aynı zamanda belli kriterler altında soğutucu dolapların rakip
teşebbüslere açılması ve ayrıca Karar’la birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki
yasak kapsamına giren sözleşmelerin Kanun’a uygunluğunun sağlanması ve fiili
münhasırlığa yol açan uygulamalara son verilmesini ve gelecekte CCSD tarafından gazlı
içeceklerde fiili münhasırlık yapılmaması hükme bağlamıştır. Kararda sözleşme ve
uygulamaların Kanun’a uygunluğunun 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı
Tebliğ’in Geçici 2. maddesi dairesinde, en geç 1 Temmuz 2008 tarihine kadar
tamamlanması gerektiği belirtilmiştir.
(139) Ne var ki, CCSD hakkında yürütülen önaraştırma kapsamında yapılan yerinde
incelemelerde elde edilen oldukça yeni tarihli bir belge, 01.07.2008 sonrasında
değiştirilmeyen sözleşmeler olduğuna yönelik şüphe uyandırmıştır. Kararın ilgili
bölümünde de yer verilmiş olan, 12.12.2013 tarihinde (…..) tarafından KO-SA Bölge
Müdürü (…..) ve (…..) gönderilen “spc rest._basis 7242187” konulu söz konusu e-
postada şu ifadeler yer almaktadır :
“…Konu geçmişteki Rekabet Kurulu kararı öncesinde yapılan, ancak daha sonra karar ile
uyumlu hale getirilmek üzere değiştirilmeyen sözleşmeler ile ilgili. Yönetim bu şekilde
değiştirilmeyen ve karar ile uyumlu hale getirilmeyen sözleşmeler için hukuki işlem
başlatılmaması yönünde bir karar almıştı…”
15-10/148-65
27/52
(140) Önaraştırma kapsamında CCSD’den belgede adı geçen SPC Restoran’a ait sözleşme
talep edilmiştir. Söz konusu satış sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin Karar’dan
sonra, 18.10.2007 tarihinde üç yıl geçerli olmak üzere imzalandığı ve gazlı içecekler
lehine münhasırlık içerdiği görülmüştür .
(141) Bunun üzerine, önaraştırma döneminde, 06.02.2014 tarihinde CCSD genel merkezinde
ikinci bir yerinde inceleme yapılmış ve arşivde yer alan dosyaların bir kısmı incelenmiştir.
Bu kapsamda, ilgili Karar çerçevesinde değiştirilmesi gereken çoğu sözleşme
bakımından gerekli değişikliklerin gerçekleştirildiği görülmekle birlikte, sözleşmelerden
bazılarının değiştirildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanamamıştır. Yerinde inceleme
esnasında CCSD Rekabet Uyum Müdürü ile yapılan görüşmede ilgili Karar’la uyumlu
hale getirilmek üzere değiştirilmeyen sözleşmeler hususunda bilgi alınmıştır. Söz konusu
görüşmede konuya ilişkin yapılan açıklama şu şekildedir :
“…O dönem değiştirilmesi gereken 27000’i aşkın sözleşme bulunmakta idi, bazı noktalar
önce yeni sözleşme yapmak istemedi ya da kapanan ve bu nedenle sözleşmesi
yenilenemeyen noktalar oldu, yetkilisi bulunamadığı için sözleşmesi yenilenemeyen
noktalar oldu. Bu noktaların bazılarına bilgilendirme iletileri gönderildi, bu dönemde
ihtarnameler ile sözleşmenin değiştirilmiş halini müşteriye gönderip revize sözleşmelerin
imzalanması istenmiştir. O dönemde yoğun bir çalışma yapıldı sözleşmelerin
değiştirilmesi için ancak arada unutulmuş olanlar olabilir, bunların sayısı oldukça
düşüktür. Değiştirilmeyen sözleşmelerin toplam sözleşme içerisindeki oranı %10’u
geçmez. Sözleşmesi değiştirilemeyen noktalar için sözleşmeye aykırılık halinde nokta
aleyhine hukuki işlem başlatılmaması şeklinde karar alındı. Değiştirilecek sözleşmeler
müşteri lehine iken, satış noktalarının sözleşmeyi değiştirmeme konusunda yaşanan
ısrarı tamamen müşteriden kaynaklanmakta, müşteri anlamak istemediği ve daha fazla
taviz istediği için olmaktadır.”
(142) Yerinde incelemede yapılan görüşmenin ardından, gerekli değişikliklerin yapılmadığı
görülen 75 sözleşmenin birer örneği alınmıştır. Ayrıca, söz konusu sözleşmelerin ilgili
Karar kapsamında yenilenip yenilenmediğinin teyidi için CCSD’den bilgi talep edilmiştir.
(143) Cevabi yazı incelendiğinde örnekleri alınan ve gazlı ürünlerde münhasırlık içeren toplam
75 sözleşmenin 18’inin değiştirildiği görülmüş ve fakat söz konusu sözleşmelerin
yenileme tarihlerinin, değişikliklerin yapılmasının gerektiği son tarih olan 01.07.2008
tarihinden sonra olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, CCSD’den gelen cevabi yazıda adı geçen
18 sözleşmenin haricinde, diğer sözleşmelerin değiştirildiğine ve Karar ile uyumlu hale
getirildiğine dair bir bilgiye de yer verilmemiştir.
(144) Önaraştırma döneminde yapılan tespitler ve CCSD’nin yukarıda yer verilen açıklamaları,
CCSD’nin, ilgili Kararla kendisine getirilen, gerekçeli kararın tebellüğ tarihinden itibaren
satış sistemini Kararın gerekleri doğrultusunda derhal değiştirmeye başlamasına ve söz
konusu değişiklikleri 01.07.2008’e kadar tamamlamasına yönelik yükümlülüğüne aykırı
davrandığı şüphesini gündeme getirmiştir. Bu bağlamda önaraştırma raporunun alt
bölüm sonucunda “01.07.2008 tarihine kadar değiştirilmesi gereken ancak
değiştirilmeyen sözleşmeler” hususunun incelenmesinin planlandığı belirtilmiştir.
(145) Soruşturma döneminde, Kurum kayıtlarına 14.04.20014 tarih ve 2108 sayıyla intikal eden
CCSD’nin ilk yazılı savunmasında konuya ilişkin olarak aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Müvekkil Şirket, satış politikalarını Karar ile uyumlu hale getirmek ve gerekçeli kararı
tebellüğ ettiği tarih olan 17.01.2008 tarihinden sonra yapacağı akitlerde kullanmak üzere,
Rekabet Kurulu'nun muafiyetin geri alınmasına ilişkin Karar'ına uygun sözleşmelerin
hazırlanması noktasında olağanüstü gayret ve enerji sarf etmiştir. Hatta geçiş döneminde
kullanılmak üzere, Müvekkil Şirket tarafından geçici protokoller hazırlanmış ve Karar ile
15-10/148-65
28/52
uyumlu sözleşmeler hazırlanana kadar bu geçici protokoller kullanılmıştır. Anılan protokol
örnekleri işbu Birinci Yazılı Savunma'nın Ek- VI.3 numaralı eki olarak sunulmaktadır…
Karar'a uyum sağlamak hususunda azami gayret gösteren Müvekkil Şirket, ticari hayatın
olağan akışı neticesinde de karşılaşılması çok yüksek ihtimal olan, bazı teşebbüslerin
sözleşme yenilemekten kaçınması olgusu ile karşılaşmıştır. Yapmış olduğu derin ve
detaylı analizler neticesinde bu hususu da öngören ve bu noktada hazırlıklı konumda
bulunan Müvekkil Şirket, gerekçeli Karar'ın tebliğini takiben satış noktalarına muafiyetin
geri alınmasına ilişkin Karar ve Karar'ın gereklerine ilişkin gösterilen azami iyiniyet
çerçevesinde bildirimlerde bulunmuştur. Anılan bildirimler kapsamında, Karar ile getirilen
ve derhal uygulanması gereken kurallara yer verilmiştir. Söz konusu bildirim örnekleri
işbu Birinci Yazılı Savunma'nın Ek – VI.4 numaralı eki olarak sunulmaktadır…
Müvekkil Şirket hem bilgilendirme yazıları tebliğ etmek, hem rekabet hukukuna uygun
sözleşmeler yapmak, hem de imzadan imtina eden satış noktalarına noter aracılığı ile
imzalanması gereken Karar ile uyumlu sözleşmeleri göndermek sureti ile nihai satış
noktalarını gazlı ürünlerdeki münhasırlık yükümlülüklerinden azade kılmış olma
yönündeki iyiniyetli iradesini açıkça ortaya koymuştur. Bunun da ötesinde sözleşme
değişikliği gerçekleştirilememiş olsa dahi bu münhasırlığa yol açan hükümlere
dayanılarak satış noktalarına yönelik herhangi bir işlem başlatılmaması yönünde bir
yönetim kararı alınarak, bu karara sadakatle uyulmuştur.”
(146) CCSD’nin ilk yazılı savunmasının yukarıda yer verilen bölümü incelendiğinde, ilgili Karar
sonrasında sözleşmeleri değiştirmek amacıyla çaba sarf edildiği, ancak noktalardan
kaynaklı bazı sebepler nedeniyle kimi sözleşmelerin yenilenmesinin mümkün olmadığı,
bununla birlikte sözleşmesi yenilenemeyen noktaların bazılarına bildirim yazıları
gönderilmek suretiyle noktaların Karardan haberdar edildiği ve değiştirilmeyen
sözleşmelere aykırı hareket etmek suretiyle çok markalı ürün satışı gerçekleştiren
noktalar hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı hususlarının vurgulandığı
görülmektedir.
(147) Bu noktada, değiştirilmeyen sözleşmelerin etkileri bakımından fikir vermesi amacıyla,
CCSD’den sözleşmesi değiştirilmeyen satış noktalarına ilgili dönemde CCSD tarafından
yapılan gazlı ürün satışı değerinin aynı dönemde CCSD’nin gazlı içecek satışından elde
ettiği ciro içindeki payı hakkında bilgi talep edilmiştir. Kurum kayıtlarına 30.05.2014 tarih
ve 3104 sayı ile intikal eden cevabi yazıda; ilgili Kararın alındığı dönemde 01.07.2008
tarihine kadar değiştirilmesi gereken 28.895 adet sözleşmenin yürürlükte olduğu, Kararın
tebliği ile birlikte başlatılan çalışmalar neticesinde satış noktalarının yeni bir sözleşme
imzalamaktan imtina etmesi, satış noktası yetkililerine ulaşılamaması, imzalanması
amacıyla satış noktalarına teslim edilen sözleşmelerin geri dönüşünün olmaması gibi
nedenlerle uyumlaştırılması temin edilememiş ve bilgilendirme yazılarına da
ulaşılamamış 4.475 sözleşmenin olduğu belirtilmiştir6. Bununla birlikte, söz konusu 4.475
noktadan 2.471’i ile 01.07.2008 tarihinden bu yana hiçbir ticari ilişki kurulmadığı, 1.508
adedine ise ilgili Karar ve bu Karar kapsamında noktaların sahip olduğu haklar hakkında
açıklamalar sunan bilgilendirme yazıları gönderildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, CCSD’nin
arşivleme yöntemindeki sıkıntılar ve sel sebebiyle ofiste yaşanan zayiattan dolayı
gönderilen bilgilendirme yazılarının tümüne ulaşılamadığına da dikkat çekilmiştir. Bunun
yanında, değişiklik sözleşmesini imzalamaktan imtina eden 341 satış noktasına noter
6 Bu noktada, ofis değişikliklerinin yaşanmış olması veya arşivlerde zayiat yaratan mücbir sebepler
neticesinde, Karar ile uyumu sağlanmış sözleşmelerden bazılarının kaybolmuş olma ihtimalinin bulunduğu,
bu nedenle 4.475 sayısının kesinlik arz etmediği hususunun göz önünde bulundurulması gerektiği
belirtilmiştir.
15-10/148-65
29/52
aracılığıyla Karar ile satış noktası lehine getirilen değişikler hakkında açıklamalar ihtiva
eden ihtarnameler gönderildiğinin de altı çizilmiştir.
(148) Diğer yandan cevabi yazıda, ilgili Karar akabinde gerek CCSD’nin uygulamaları ve satış
noktalarını sözlü olarak bilgilendirmesi gerekse söz konusu Kararın ilgili dönemde
kamuoyunda yankı uyandırmış olması nedeniyle, satış noktalarının değiştirilemeyen
sözleşmelerdeki münhasırlık hükümlerinin geçersiz olduğundan haberdar oldukları ileri
sürülmüştür.
(149) Değişiklik sözleşmesi temin edilememiş satış noktalarından elde edilen ciroların
CCSD’nin ilgili dönemde gazlı içecek satışından elde ettiği toplam ciro içindeki payının
ise 20087–2013 yılları arasında sırasıyla, %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..) ve
%(…..) şeklinde seyir gösterdiği belirtilmiş ve bu bağlamda yıllar bazında oranlarda ciddi
düşüş yaşandığı ifade edilmiştir. Ayrıca, söz konusu satış noktalarına yapılan gazlı
içecek satışından elde edilen cironun tüm gazlı içecekler pazarındaki toplam ciro
hacmine oranının yaklaşık olarak 2008 ve 2009 yılları bakımından %(…..), 2010 yılı için
%(…..), 2011 yılı için %(…..), 2012 yılı için %(…..) ve 2013 yılı için ise %(…..) olduğu
belirtilmiştir8. Bu bağlamda, değişikliği temin edilemeyen sözleşmeler kapsamında
gerçekleştirilen satışların pazarda herhangi bir etki doğurmadığına işaret edilmiştir.
(150) Yukarıda yer alan açıklamalar üzerine rakiplerin sözleşmesi değiştirilmeyen ve bildirim
yazısı bulunamayan noktalara gazlı içecek satışı yapıp yapmadığını araştırabilmek
amacıyla CCSD’den bahsi geçen 4.475 noktanın ticaret unvanı ve adres bilgileri talep
edilmiştir. Kurum kayıtlarına 14.07.2014 tarih ve 4003 sayı ile intikal eden cevabi yazıda,
4.475 satış noktasından 2.515 adedinin halihazırda aktif durumda olmadığı; ticari
faaliyetine devam etmekte olan 1.9609 noktanın 1.324’ünün halihazırda birden fazla
marka bulundurduğu ve söz konusu noktaların serbest iradeleri ile hareket ederek rakip
ürün satışı gerçekleştirdiklerini ispatlayabilmek amacıyla fotoğraflama çalışmaları
yapıldığı ifade edilerek, bazı satış noktalarının dolaplarında rakip ürün bulunduğunu
gösterir çok sayıda fotoğraf örneği sunulmuştur. Bunun yanında, 1.324 satış noktasından
1.076’sının kolalı grupta da rakip ürün bulundurduğu bilgisi verilmiştir. Ayrıca, sadece
CCSD ürünlerini bulunduran 583 noktaya yapılan gazlı içecek satışlarından elde edilen
cironun CCSD’nin gazlı içecek satışından elde ettiği toplam ciroya oranının 200810–2013
yılları arasında sırasıyla %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..) ve %(…..) şeklinde
olduğu belirtilmiş ve söz konusu oranların son derece ihmal edilebilir düzeyde olduğuna
işaret edilmiştir.
(151) Bunun yanısıra sözleşmesi değiştirilmeyen noktalara yapılan gazlı içecek satışından elde
edilen ciro, CCSD’nin gazlı içecek satışından elde ettiği toplam ciro bağlamında
değerlendirilmiştir. Yukarıda aktarıldığı üzere 2008 yılında söz konusu oran %(…..) iken
2009 yılında ciddi bir azalma göstererek önce %(…..)’ye, akabinde yıllar bazında
azalmaya devam ederek 2013 yılında %(…..)’ya kadar düşmüştür.
(152) CCSD tarafından sunulan ve ciro içindeki payı gösteren oranlardaki düşüş, bu noktalara
rakiplerin de satış yapabilmesi nedeniyle CCSD’den yapılan alımların düşmesi ihtimalini
akla getirmektedir. Ayrıca CCSD’nin bu satış noktalarına yaptığı gazlı içecek satışından
7 İlgili Kararda gerekli uyumlaştırma çalışmalarının tamamlanması için verilen son sürenin 01.07.2008 tarihi
olması sebebiyle, CCSD tarafından, cirolara ilişkin çalışmada 2008 yılı bakımından son altı ayın dikkate
alındığı belirtilmiştir.
8 Gazlı içecekler pazarına ilişkin toplam ciro bilgilerinin Canedean’dan alındığı belirtilmiştir.
9 1.960 adet nokta içerisinde yer alan 1 noktada halihazırda gazlı içecek satışının bulunmadığı, 52 adet
noktanın ise geçici olarak (ramazan ayı, tadilat vb. nedenlerle) kapalı olduğu belirtilmiştir.
10 İlgili Kararda gerekli uyumlaştırma çalışmalarının tamamlanması için verilen son sürenin 01.07.2008
tarihi olması sebebiyle, CCSD tarafından, cirolara ilişkin çalışmada 2008 yılı bakımından son altı ayın
dikkate alındığı belirtilmiştir.
15-10/148-65
30/52
elde ettiği cironun, tüm gazlı içecek pazarında elde edilen toplam ciroya oranının 2008-
2013 yılları arasında sırasıyla yaklaşık %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..), %(…..)
şeklinde azalma eğilimi göstermesi önem taşımaktadır.
(153) Ayrıca, CCSD’nin yalnızca kendi ürünlerini bulundurduğunu ifade ettiği 583 satış
noktasına yapılan satışlardan elde edilen cironun CCSD’nin gazlı içecek satışından elde
ettiği toplam ciro içindeki payları incelendiğinde, 2008 yılında (…..) olan bahse konu
oranın yine ciddi bir düşüş göstererek 2013 yılında %(…..)’ye ulaştığı görülmektedir.
(154) Diğer yandan değiştirilmeyen sözleşmeler konusunda kuşkusuz önemli olan salt bu
sözleşmelerin sayısı değil ve fakat bu sözleşmelerden kaçının fiilen uygulanmaya
devam ettiğidir. Bir diğer deyişle aslolan, satış noktalarının değiştirilmeyen
sözleşmelerde yer alan münhasırlık hükümleriyle kendilerini bağlı hissedip
hissetmemeleri ve 01.07.2008 tarihi sonrası rakip teşebbüslerin söz konusu noktalara
satış yapıp yapamamasıdır. CCSD tarafından defaatle, sözleşmelerin ilgili Karar’la
uyumlaştırılması noktasında azami çaba sarfedildiği, bir şekilde sözleşmesini
değiştirmenin mümkün olmadığı noktalara bilgilendirme yazıları gönderildiği ve her
fırsatta sözlü olarak bilgilendirmede bulunulduğu vurgulanmıştır. Bu kapsamda,
sözleşmesi değiştirilmeyen ve bilgilendirme yazılarına da ulaşılamamış 4.475 satış
noktasından 2.471 adedine CCSD’nin 01.07.2008 tarihinden itibaren hiç satış
yapmaması, diğer noktaların 1.508’ine bilgilendirme yazısı göndermiş olması, değişiklik
sözleşmesini imzalamaktan imtina eden 341 noktaya ise noter aracılığıyla ihtarname
yollaması bu açıdan önem taşımaktadır.
(155) Bunun yanında, CCSD söz konusu 4.475 satış noktanın halihazırda 2.515 adedinin ticari
faaliyetine son verdiğini, kalan 1.960 noktadan 1.324’ünün ise gazlı içecek kategorisinde
birden fazla marka bulundurduğunu, dahası bunlardan da 1.076’sının kolalı grupta da
rakip ürün bulundurduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda CCSD tespitlerine göre, 1.960
noktanın %55’inde mevcut durumda rakip kolalı ve %67’sinde rakip gazlı içecekler
bulunmaktadır.
(156) CCSD tarafından verilen bilgilerin teyidi ve rakip bulunurluklar hakkında bilgi almak
amacıyla 4.475 noktanın adres ve ticaret unvanı bilgileri PEPSICO ve ÜLKER’e
gönderilerek söz konusu noktalara 2008–2014 yılları arasında gazlı ürün satışı
gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri sorulmuştur. Kurum kayıtlarına 15.08.2014 tarih ve
4635 sayı ile intikal eden cevabi yazıda PEPSICO tarafından 4.475 satış noktasından
2.770 adedinin sistemleriyle eşleşmediği, 726 adet satış noktasının ise güvensiz eşleştiği
belirtilmiştir. Kalan 979 satış noktasına ilişkin bilgilerin sunulması için ise ek süre talep
edilmiştir. Daha sonra Kurum kayıtlarına 28.08.2014 tarih ve 4.872 sayı ile intikal eden
yazıda ise 2008–2014 yılları arasında toplam 917 satış noktasına gazlı içecek satışı
gerçekleştirildiği, kalan 62 noktaya ise söz konusu yıllarda hiç satış gerçekleştirilmediği
belirtilmiştir. Bu kapsamda PEPSICO verilerinden görülen husus asgaride 4.475 satış
noktasının 917’sine PEPSICO tarafından satış yapıldığı yönündedir. Bu ise %20
civarında bir orana tekabül etmektedir. Ancak bu satış noktalarının CCCSD’nin belirttiği
gibi bir kısmının kapandığı ya da PEPSICO sistemiyle uyuşmadığı dikkate alındığında
aslında 4.475 rakamının azaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu kapsamda PEPSICO’nun
sistemiyle eşleşmeyen 2.770 nokta göz ardı edildiği durumda PEPSICO’nun bu
noktalardaki bulunurluk oranı %50’ye tekabül etmektedir. Bu ise, CCSD tarafından
belirtilen 1.960 satış noktasının halihazırda var olduğu tespitiyle yapılan
değerlendirmeyle aynı sonuca ulaşılmasını sağlamaktadır.
(157) Kurum kayıtlarına 23.09.2014 tarih ve 5494 sayı ile intikal eden yazıda ise ÜLKER
tarafından, 2008–2014 yılları arasında 4.475 adet satış noktasından toplam 1.848
15-10/148-65
31/52
adedine gazlı içecek satışı yapıldığı bilgisi sunulmuştur11. Nitekim 4.475 nokta içerisinde
bu oran %41 civarında bir büyüklüğe denk gelmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi zaman
içinde kapanan noktalar dikkate alındığında bu oranın yükseldiği görülmektedir.
(158) Bu çerçevede yapılabilecek bir başka değerlendirme, yıl bazında adı geçen noktaların ne
kadarına rakip tarafından satış yapılabildiğidir. Burada 01.07.2008 öncesinde bu
noktalarda gazlı içecekler özelinde CCSD münhasırlığı olduğu hatırlanmalıdır.
(159) 2013 yılına kadar olan sürede, her yıl PEPSICO ve ÜLKER’in söz konusu satış
noktalarına giriş yaparak bulunurluklarını artırdıkları görülmektedir. Özellikle dikkati
çeken husus, 2008 yılının 6 aylık süresi içerisinde PEPSICO ve ÜLKER’in 400 civarında
satış noktasına girmiş olmalarıdır. Bu sayı her iki teşebbüs için 2014 yılına kadar her yıl
bazında artmış, toplamda PEPSICO 917, ÜLKER ise 1.848 noktaya ürünlerini
sevkedebilmişlerdir. 2008-2011 yıllarında ÜLKER’in PEPSICO’dan daha fazla noktaya
nüfuz edebildiği görülürken 2011 ile birlikte PEPSICO daha fazla noktada ürün satışı
gerçekleştirebilmiştir.
(160) Bu noktada dile getirilmesi gereken bir başka husus, 4.475 nokta arasında kapanan
noktaların olmasının yanısıra, her bir noktanın PEPSICO ve/veya ÜLKER ürünlerini de
bulundurma gibi bir zorunluluğunun olmamasıdır. Bir diğer deyişle, CCSD’nin hiçbir
yönlendirmesi olmaksızın çeşitli gerekçelerle yalnızca CCSD ürünlerini satmak isteyen
teşebbüslerin var olabileceğidir. Bu nedenle yukarıda yer verilen sayısal değerler dikkate
alındığında rakip teşebbüslerin sözleşmesi değiştirilmeyen satış noktalarının anlamlı bir
bütününe fiili olarak girebildikleri görülmektedir. Dolayısıyla CCSD tarafından öne sürülen
çeşitli gerekçelerle yazılı olarak sözleşmeler değiştirilmemiş veya değiştirilememiş olsa
da, Kararı takiben bu sözleşmelerin fiiili olarak sona erdikleri ve/veya münhasır noktaların
rakiplere açıldığı kanısına ulaşılmaktadır.
(161) Değiştirilmeyen sözleşmeler başlığı altında incelenmesi gereken bir diğer husus,
CCSD’nin ilgili Karardan sonra imzaladığı ve münhasırlık hükümleri içeren sözleşmelerin
durumudur. Kurul tarafından alınan kısa Karar 17.09.2007 tarihinde, gerekçeli Karar ise
17.01.2008’de CCSD tarafından tebellüğ edilmiştir. Bununla birlikte, önaraştırma
döneminde örnekleri alınan ve gazlı ürünlerde münhasırlık içeren toplam 75
sözleşmeden bazılarının 17.09.2007 ve 17.01.2008 tarihleri arasında imzalandığı
görülmüştür.
(162) Konuya ilişkin olarak CCSD tarafından birinci yazılı savunmada aşağıdaki ifadelere yer
verilmiştir :
“İşbu Birinci Yazılı Savunma'nın Ek- IV.19'u olarak sunulmakta olan 22 Kasım 2007
tarihli yazı ile Müvekkil Şirket, henüz kendisine tebliğ edilmemiş olan Kurul kararına
dayanarak mevcut durumda alınan ve yakın gelecekte alınması muhtemel olan hukuka
aykırı kararların düzeltilmesi amacı ile Rekabet Kurumu'ndan Karar'ın (10.09.2007 tarih
ve 07-70/864-327 sayılı Rekabet Kurulu kararı) tebliğ edilmediği gerekçesi ile mevcut
durumda hüküm göstermediğini ve sözleşmelerinin geçerliliğini koruduğunu bildiren bir
yazı gönderilmesini talep etmiştir. CCSD'nin söz konusu talebine cevaben Rekabet
Kurumu tarafından düzenlenmiş olan 10.12.2007 tarihli yazıda (Ek- IV.20), söz konusu
karar 12.09.2007 tarih ve 3247 sayılı yazı ile bildirilmiş olmakla birlikte, gerekçeli kararın
henüz tebliğ edilmediği, bu durumda Rekabet Kurulu'nca alınan kararın henüz hukuken
sonuç doğurmadığı açıkça ifade edilmiştir…”
(163) CCSD’nin açıklamasında bahsi geçen yazısına Kurum tarafından verilen cevap
incelendiğinde şu ifadelerin yer aldığı görülmektedir:
11 Yıldız Holding tarafından satış yapılan noktalara cash and carry noktalarından ve spot piyasadan alım
yapan noktaların dahil edilmediği ifade edilmiştir.
15-10/148-65
32/52
“…Sonuç olarak, söz konusu kararın gerekçesi henüz tebliğ edilmediğinden, ilgili karar
mevcut durumda henüz hüküm ifade etmemektedir. Bu süreçte şirketiniz ve konuya taraf
diğer dağıtıcı teşebbüsler ve rakip firmalar arasında ortaya çıkabilecek ihtilaflarda, henüz
Rekabet Kurulu kararının hukuki sonuç doğurmadığının ilgililerince bu şekilde
bilinmesinin gerekmekte olduğu bilgilerine sunulur.”
(164) Yukarıdaki ifadeler CCSD’nin bu dönemde cevabi yazıyı tebellüğ ettikten sonra
imzaladığı sözleşmeler bakımından konuyu açıklığa kavuşturmakta olup bu noktada aksi
bir sonuca ulaşmanın, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı
değerlendirilmektedir. Bununla birlikte örnekleri alınan ve ara dönemde imzalandığı
anlaşılan 7 sözleşmeden 6’sının Kurumdan görüş alınmadan önceki dönemde aktedildiği
anlaşılmaktadır. Ancak SPC Restoran sözlşemesi hariç diğer sözleşmelerin daha sonraki
tarihlerde değiştirilmiş olması ve salt söz konusu sözleşmelerin Kurum’un cevabi
yazısının tebliğinden önce imzalanmış olmasının, CCSD’nin iyiniyete aykırı davrandığı
şeklinde tespitte bulunmak için yeterli olmadığı kanaatine ulaşılmaktadır.
(165) Bu bağlamda, yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında gerek
değiştirilmeyen sözleşmeler ve gerekse ara dönemde imzalanan sözleşmeler konusunda
herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
I.4.2. Fiili Münhasırlığa Yönelik Değerlendirme
I.4.2.1. Teorik olarak Fiili Münhasırlık Kavramı
(166) Bilindiği gibi, teşebbüsler tarafından satış noktalarında rakip ürünlerin satılmamasını
engelleyerek noktada tek marka olarak bulunulması yalnızca sözleşme ile tesis
edilmemektedir. Bir başka deyişle münhasırlık hükümlerinin her daim anlaşmalarda açık
hükümler şeklinde yer alması ya da yazılı bir anlaşmaya bağlı olması zorunluluğu
bulunmamaktadır. Kimi zaman anlaşmanın ya da anlaşma tarafı teşebbüsün uyguladığı
politikaların neticesi olarak münhasırlık ortaya çıkabilmektedir. Bu çoğu kez bir
teşebbüsün, satış noktalarının rakip alternatiflere yönelmesini cazip olmaktan çıkaran
politikaları vasıtasıyla uygulanabilmektedir. Anılan duruma örnek olarak; üst pazarda yer
alan üreticinin dağıtıcı/toptancının yararlanacağı indirimleri, münhasıran ürünlerinin
dağıtımını yapması şartına bağlaması ya da perakende satış noktasının yararlanacağı
teşviklerin (promosyon/bedelsiz ürün/indirim) o noktanın satış potansiyelinin tamamının
ya da çok büyük bir kısmının hakim durumdaki teşebbüse ayrılıp ayrılmamasına göre
belirlenmesi gösterilebilecektir. Özellikle bir teşebbüsün hakim durumda olması
durumunda bu etki daha belirgin bir şekilde ortaya çıkabilmekte ve pazarda etkili
olabilmektedir. Bu tür uygulamalar rekabet hukuku literatüründe fiili münhasırlık olarak
değerlendirilmektedir.
(167) Münhasır anlaşmalar ve fiili münhasırlığa yol açan tek taraflı davranışlar birçok hukuk
sisteminde mutlak olarak yasaklanmak yerine fiili ve potansiyel rekabetçi etkileri
temelinde bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Ancak 2007 tarihli Kararda CCSD’nin
filli münhasırlığa yönelik uygulamaları pazarın rekabetçi koşulları da dikkate alınmak
suretiyle tamamıyla yasaklanmış ve CCSD’nin fiili münhasırlık yaratıcı uygulamalardan
kaçınması gerektiğine özel olarak vurgu yapılmıştır.
(168) Münhasırlık üst pazardaki sağlayıcı ile alt pazardaki dağıtıcı arasındaki dikey ilişkide bazı
durumlarda çeşitli etkinlik kazanımları sağlayabilmektedir. Diğer taraftan, münhasır
anlaşmalar farklı şekillerde ortaya çıkan rekabet karşıtı etkilere de yol açabilmektedir.
Rakipleri dağıtım kanallarından dışlamak ya da minimum etkin ölçeğe ulaşmalarını
engelleyerek rakiplerin maliyetlerini artırmak, münhasır anlaşmaların ve fiili münhasırlığa
yol açan uygulamaların yaygın olarak karşılaşılan rekabet karşıtı sonuçlarıdır.
Münhasırlık uygulayan teşebbüs, rakibinin tüketiciye maliyet etkin bir dağıtım ağıyla
15-10/148-65
33/52
ulaşmasını ve/veya minimum etkin ölçeğe erişmesini ve güçlü bir rakip olarak ortaya
çıkmasını engelleyebilmekte, aynı zamanda satış noktalarında rakip olmadan var olarak
rekabetten arındırılmış bir şekilde faaliyet gösterebilmektedir.
(169) Münhasır anlaşmalara ilişkin temel rekabetçi endişe ilgili pazarın tamamının ya da önemli
bir kısmının rakiplere kapanması ve rakiplerin ilgili pazarın önemli bir bölümünden
dışlanması şeklinde ortaya çıkmaktadır. “Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz”da pazar
kapama kavramına ilişkin olarak “Pazar kapama etkisi, alıcının sağlayıcıya ve/veya
sağlayıcının alıcıya erişimini kısıtlayan ticari stratejileri ifade etmektedir. ...” denilmek
suretiyle pazar kapama genel olarak tanımlanmaktadır. Özellikle, hakim durumdaki bir
teşebbüsün münhasırlık uygulamaları ile mevcut rakiplerini piyasa dışına çıkarmaya
dönük ya da potansiyel rakiplerinin alt ve üst piyasaya erişimlerini engellemeye yönelik
davranışları rekabetin önemli ölçüde kısıtlanması sonucunu doğurabilmektedir12.
I.4.2.2. CCSD Uygulamalarının Fiili Münhasırlık Açısından İncelemesi
(170) Yukarıda da belirtildiği gibi, 2007 tarihli Kararda pazarın rekabetçi koşulları da dikkate
alınmak suretiyle CCSD’nin filli münhasırlığa yönelik uygulamaları tamamıyla
yasaklanmıştır. Dolayısıyla mevcut dosya, bu karardaki ilkeler doğrultusunda ele
alınacaktır. Her ne kadar fiili münhasırlık uygulamalarının etkinlik kazanımı gibi bazı
olumlu yanları olabilecekse de, 2007 tarihli Kararda gazlı içecek pazarı özelinde yapılan
değerlendirmede, olumsuz olabilecek etkilerin, olumlu etkilere göre daha ağır bastığı
tespit edilmiş ve CCSD’nin fiili münhasırlık doğurabilecek her türlü uygulaması
yasaklanmıştır. Dolayısıyla CCSD’nin fiili münhasırlığa yönelik sistematik ve organize
uygulamalarının tespiti durumunda, bir rekabet ihlalinden bahsedilebilecektir. Bu bilgiler
ışığında aşağıda, CCSD uygulamalarının fiili münhasırlık oluşturup oluşturmadığı
değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ilk önce CCSD sözleşme ve protokolleri lafız
bakımından incelenmekte, ardından sözleşmelerin fiili münhasırlık yaratıp yaratmadığı,
genel ve yerel perakendeciler bağlamında CCSD tavizleri irdelenmekte, ayrıca
teşebbüslere ait pazar payları ve bulunurluk oranları değerlendirilmektedir.
I.4.2.2.1. CCSD Tarafından Akdedilen Sözleşme ve Protokoller
(171) CCSD’nin son yıllarda özellikle ev kanalındaki noktalarla giderek artan oranda protokol
yapma yoluna gittiği görülmektedir. Protokol, CCSD tarafından içeriğinde ürün
tanımlaması bulunmayan, münhasırlık kaydı içermeyen ve cezai şart yer almayan
“Protokol” tipi sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.
(172) Bu çerçevede son yıllarda sayısı artan protokollerin pazara etkisi ve bağlayıcılığı
incelenmiştir. Öncelikle CCSD kendileri açısından protokol ve sözleşme arasında bir fark
olmadığını belirtmektedir. CCSD tarafından Kurum kayıtlarına intikal ettirilen protokol
örnekleri bu kapsamda ele alındığında, satış noktasına verilecek şirket soğutucusu ile
kurulumu yapılacak ürün sergileri karşılığında, belirlenmiş ürünler için çeşitli oranlarda
ıskonto verilmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Satış noktasının belirlenen
indirimlerden yararlanmasının protokol şartlarına uymasına bağlı olduğu da protokolde
hüküm altına alınmaktadır. Ancak protokollerde doğrudan ya da dolaylı olarak satış
noktasının anlaşma konusu malların tamamını veya büyük bir bölümünü CCSD’den
temin etmesini sağlamaya yönelik bir şarta rastlanmamaktadır. Bununla birlikte örnek
protokollerde herhangi bir hedef öngörülmediği, sadece protokolün geçerli olduğu süre
zarfında yapılan alımların belli bir oranında ıskonto verilmesinin kararlaştırıldığı ifade
edilmelidir. Dolayısıyla protokollerin lafzi haliyle satış noktalarının münhasırlaştırılması
amacına hizmet edecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak aşağıda
sözleşme/protokollerin fiili münhasırlık yaratıp yaratmadığı ayrıca incelenmiştir.
12 “Piyasa kapama” kavramı hâkim durumda olmayan teşebbüsleri de kapsayacak şekilde kullanılmaktadır.
15-10/148-65
34/52
(173) Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde CCSD tarafından halihazırda sözleşme
ile münhasırlık sağlandığına dair herhangi bir belge ve bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak
CCSD’nin “ürün bulundurma” şeklinde adlandırılabilecek ve satış noktalarıyla taviz ve
miktar hedefleri gibi unsurları düzenlediği sözleşme ve/veya protokolleri13 bulunmaktadır.
Bu sözleşmelerle ilgili değerlendirmelere kararın önceki bölümlerinde yer verilmiş olup
sözleşmelerin lafız olarak münhasırlık hükümleri içermediği, 2007 ve 2010 tarihli Kurul
kararlarıyla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Bu bölümde ise sözleşmelerin fiiliyatta
münhasırlık yaratıp yaratmadığı incelenmektedir.
(174) (…..) tarafından Kurumumuza gönderilen yazılarda, CCSD sözleşmelerine de
değinilerek, “müşterinin hedefi” adı altında satış miktarı hedefleri belirlendiği, bu
hedeflerin gerçekleştirilmemesi halinde uygulanmak üzere getirilen cezai şart
hükümlerinin gazlı içecekler bakımından da uygulandığı, böylece noktaların hedefe
odaklanarak cezai şarta maruz kalmamak amacıyla (…..) gazlı ürünlerini satmadığı öne
sürülmüştür. Üstelik bu hedeflere yönelik olarak sözleşmelerde herhangi bir süre
öngörülmese de noktalar tarafından fiiliyatta bunun yıl içerisinde tamamlanması gereken
bir hedef olarak algılandığı ifade edilmiş ve bunun filli münhasırlığa yönelik sonuçlar
doğurduğu ileri sürülmüştür.
(175) CCSD tarafından hem açık hem de kapalı satış noktaları ile akdedilen ve hedef alım
miktarı içeren sözleşmelerin, satış noktalarının gazlı içecek alımlarının tamamını ya da
büyük bir kısmını CCSD’den yapmalarına yol açacak şekilde uygulanıp uygulanmadığı
hususu kapsamında, öncelikle CCSD’nin satış yaptığı nokta sayıları incelendiğinde,
CCSD’nin yıllar itibariyle satış yaptığı yerinde tüketim ve kapalı satış nokta sayısını
artırdığı görülmektedir. CCSD 2013 yılı itibarıyla ülke çapında (…..) civarında satış
noktasına ulaşmakta ve bu noktaların bir kısmıyla sözleşme yapmaktadır.
(176) CCSD tarafından yapılan sözleşmelerin hem ev hem de yerinde tüketim kanallarında
sayıca azalma eğiliminde olduğu görülmektedir. 2009 yılında yaklaşık olarak ev
kanalında (…..), yerinde tüketim kanalında ise (…..) sözleşme yapan CCSD, 2013
yılında ev kanalında (…..), yerinde tüketim kanalında ise (…..) sözleşme akdetmiştir.
(177) Yıllar içinde açık ve kapalı satış noktaları ile akdedilen sözleşme sayısının düşmesine
rağmen, CCSD ile arasında sözleşme bağı bulunan açık ve kapalı satış noktalarına
CCSD’nin gerçekleştirdiği satış miktarının arttığı görülmektedir. Nitekim sözleşmelerin
sayısının 2010 yılında açık ve kapalı nokta olarak (…..) civarında olduğu görülürken, bu
sayı 2013 yılında (…..)’e düşmüştür. Bu durum pazarın hacim bakımından durağan bir
seyir izlediği bilgisi ile birlikte ele alındığında, CCSD’nin pazarda satış büyüklüğü
bakımından belli bir eşiğin üzerinde bulunan teşebbüslerle sözleşme yaptığını
göstermektedir. Nitekim 2009 yılında toplam (…..) litre olan CCSD’nin sözleşmeli
noktalara yaptığı satış, son 5 yıl içerisinde en yüksek hacmine 2012 yılında ulaşmış ve
toplamda (…..) litreyi bulmuştur. Ayrıca sözleşmeli noktalara yapılan satışların toplam
CCSD satışları içerisindeki payının artıyor olması bir başka olgu olarak ortaya
çıkmaktadır.
(178) 2009 yılından 2012 yılına kadarki süreçte söz konusu oranının %(…..)’dan %(…..)’e ciddi
bir yükseliş kaydettiği, 2013 yılında ise bu oranın %(…..) seviyesine indiği görülmektedir.
Her ne kadar CCSD tarafından satış gerçekleştirilen toplam nokta sayısının (…..) gibi bir
rakama ulaştığı ve sözleşmeli nokta sayısının son iki yılda bu sayının %(…..) ve %(…..)
gibi küçük bir kısmını teşkil ettiği görülse de, CCSD’nin sözleşmeli noktalara yaptığı
hacim bazlı satışların pazarın anlamlı bir yüzdesine karşılık geldiği anlaşılmaktadır.
13 CCSD tarafından yapılan protokol ve sözleşmeler fiili olarak farklılaşmadığı için kararda sözleşme ve
protokol aynı anlama gelecek şekilde kullanılmakta ve sözleşme sayıları protokolleri de içermektedir.
15-10/148-65
35/52
(179) Diğer yandan CCSD tarafından yapılan toplam gazlı içecek satışları içerisinde yıllar
itibarıyla sözleşmeli noktaların hacim yönünde gelişimi incelendiğinde de benzer bir
durum ortaya çıkmaktadır. 2009 yılında ortalama %(…..) olan bu oran, yıllar içerisinde
artmış ve 2013 yılında %(…..)’e ulaşmıştır. Bir diğer deyişle CCSD satışlarının 2013
yılında litre olarak %(…..)’ü sözleşmeli noktalara yapılmıştır.
(180) CCSD tarafından yapılan sözleşme adedinin toplam satış yapılan noktalar içindeki oranı
ev, yerinde tüketim ve süreli-miktarlı sözleşme ayrımında incelendiğinde, miktarlı ve
süreli sözleşmelerin her ikisinde de sayıca bir azalmanın olduğu görülmektedir ki bu
eğilim 2012 ve 2013 yılında oldukça belirginleşmiştir. Benzer şekilde de ev ve yerinde
tüketim kanallarında da sözleşme sayısı azalmıştır. Buna göre 2010 yılında toplam
CCSD noktaları içerisinde sözleşmeli noktalar %(…..) civarında iken 2013 yılında bu
oranın %(…..) seviyesine düştüğü tespit edilmektedir.
(181) Bu noktada belirtilmesi gereken husus, Coca Cola markasının güçlü imajı ve yüksek
pazar payıdır. Söz konusu unsurlarla bağlantılı şekilde, bu gerekçe ve müşteri talebi
doğrultusunda birçok satış noktası CCSD ile ticari ilişkide bulunmakta ve sözleşme
yapabilmektedir. Bir diğer deyişle, en azından noktaların bir kısmının sözleşme
imzalanmasa da CCSD ile ticari ilişkiye girmesi beklenmelidir. Yerinde tüketim noktaları
içerisinde ihale ile alım yapan ve Kurul kararı uyarınca belli koşullar bağlamında en fazla
2 yıl süresince gazlı içeceklerde münhasırlık uygulanabilecek satış noktaları da yer
almakta olup bu noktalara yönelik detaylı değerlendirme ileriki bölümlerde yapılmıştır.
I.4.2.2.2. Sözleşmeli En Büyük 100 CCSD Ev ve Yerinde Tüketim Noktasına Yönelik
Fiili Münhasırlık İncelemesi
(182) Fiili münhasırlık incelemelerine yönelik olarak CCSD’den satış hacmi bakımından ilk
100’de yer alan yerinde tüketim ve ev kanalı sözleşmeli satış noktalarına ilişkin yıllar
bazında bilgi talebinde bulunulmuştur. Söz konusu noktaların CCSD açısından hacim
olarak büyüklükleri göz önünde bulundurularak, bu noktalar incelemede bir örneklem
olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda ilk aşamada, yerinde tüketim ve ev kanalı satış
noktası ayrımı bazında, satış noktalarının hedef gerçekleştirme oranı ve süreleri
incelenmiştir. Söz konusu sözleşmelerde yer alan hedeflerin satış noktası tarafından
tutturulamaması halinde herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşılmamaktadır ki bu husus
rekabete aykırı etkilerin değerlendirilmesinde önem arz etmektedir.
(183) Diğer yandan öncelikle 2012 ve 2013 yıllarında akdedilen sözleşmeler ele alındığında,
bu sözleşmelerin önemli bir bölümünün devam etmesi nedeniyle hedeflerin
gerçekleştirilmesine yönelik bir sonuç çıkarmak bu aşamada mümkün olmamıştır. Ancak
2009, 2010 ve 2011 yılları için yerinde tüketim noktaları bazında ortalama %(…..)
oranında satış noktası %80-100 arasında hedefini gerçekleştirmiştir. Ev kanalı noktaları
bazında ise ortalama %(…..) oranında satış noktasının %80-100 seviyesinde hedefi
gerçekleştirdiği görülmektedir.
(184) 2012 ve 2013 yılında yapılan sözleşmelerin önemli bir bölümü devam etmektedir. 2009-
2011 yıllarında yapılan sözleşmelerin ise anlamlı bir bölümü sona ermiş olmakla birlikte
halen devam eden sözleşmeler de bulunmaktadır. 2009 yılında (…..) yerinde tüketim,
(…..) ev kanalı noktasının hedeflerini %80-100 oranında tamamladığı görülmektedir.
(185) Tamamlanmayan sözleşmeler kategorisi altında değerlendirilen sözleşmelerin çoğunluğu
öngörülen miktar hedefinin henüz tamamlanmadığı sözleşmelerden oluşmaktadır. Bunun
yanı sıra, hukuki işlem sebebiyle tamamlanamayan sözleşmelere de yer verilmiştir. Buna
göre 2009 yılında (…..) yerinde tüketim, (…..) ev kanalı noktası sözleşmesini 24-36 ay
içerisinde tamamlamış, (…..) yerinde tüketim ve (…..) ev kanalı noktası ise 36-60 ay
içerisinde hedeflerine ulaşabilmiştir.
15-10/148-65
36/52
(186) CCSD tarafından yapılan sözleşmeler yıllarına göre sıralanmıştır. 2009 yılında imzalanan
sözleşmelerin daha çok 12-24 ay aralığında sona erdiği görülmektedir. 2010 ve 2011
yıllarında imzalanan sözleşmelerde ise 24-36 aylık tamamlanma süresi en belirgin
kategori olarak ortaya çıkmaktadır. 2012 ve 2013 yıllarındaki sözleşmelerin büyük kısmı
devam etmektedir.
(187) 2010 yılından sonra sözleşme süreleri uzamış, 2009 yılında 1-2 yıl zarfında sona eren
sözleşmeler, 2010 ve 2011 yıllarında 2-3 yıl içerisinde sona ermiştir. Bu veriler satış
noktalarının sözleşmelerin fiili olarak bir yıl içerisinde sona ermesi gerektiği şeklinde bir
algısı olmadığı ihtimalini akla getirmektedir. Bu bilgileri takiben, aşağıda bu noktalara
rakip teşebbüslerin girip giremediği hususu değerlendirilmektedir.
(188) Söz konusu 100 sözleşmeli yerinde tüketim ve ev kanalı noktasının ayrı ayrı olmak üzere
son 5 yıl içerisindeki bilgileri CCSD’den talep edildikten sonra bu noktalar PEPSICO ve
ÜLKER ile paylaşılmış ve 5 yıl içerisinde bu noktalara adı geçen teşebbüslerce satış
yapılıp yapılmadığı sorulmuştur. Nitekim söz konusu noktaların anlamlı bir bütününe
rakip teşebbüslerin satış yapabiliyor olması durumunda, bu noktalarda münhasırlık
uygulamalarından bahsedilemeyecektir.
(189) 2009 yılında CCSD’nin en büyük 100 sözleşmeli yerinde tüketim noktası içerisinde
PEPSICO beş, ÜLKER ise 11 noktada satılmaktadır. Her iki teşebbüsün de bulunduğu
ortak nokta sayısı ise birdir. Buna göre toplam 15 noktada CCSD’nin rakipleri
bulunmaktadır.
(190) 2009 yılına ait ev kanalı verilerinde ise PEPSICO satılan 13, ÜLKER satılan 21 ve her iki
markanın birlikte satıldığı nokta sayısı 4’tür. Bu bilgilerden 2009 yılında ev kanalında 30
noktada CCSD’nin rakipleriyle birlikte yer aldığı anlaşılmaktadır. Analiz bu doğrultuda ev
kanalı özelinde yoğunlaştırıldığında, 2010 yılında 29, 2011 yılında 33, 2012 yılında 26 ve
2013 yılında 15 noktada CCSD ve rakiplerinin birlikte bulunduğu görülmektedir. Buna
göre ev kanalında noktaların ortalama yaklaşık %27’sinde CCSD rakip teşebbüslerle
birlikte satılmaktadır14. 2013 yılında söz konusu değerdeki azalmanın ÜLKER’in ilgili
noktalardaki bulunurluğunun azalmasıyla doğru orantılı olduğu anlaşılmaktadır.
(191) Söz konusu incelemenin yerinde tüketim kanalı için de yapılması durumunda, öncelikle
2007 tarihli Kararla paralel şekilde, ihale sonucunda CCSD gazlı ürünlerinde
münhasırlık tesis edilen noktaların ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim
bu kapsamdaki yerinde tüketim noktalarıyla objektif şekilde düzenlenen ihaleler
sonucunda tek marka anlaşması yapılabilmektedir ki bu noktalara örnek olarak askeri
tesisler, zincir fast-food işletmeleri ve oteller verilecektir.
(192) İhaleli CCSD noktaları yıllar bazında değerlendirildiğinde, 2009 yılında ilk 100 yerinde
tüketim satış noktasından (…..)’ü ile ihale usulüne göre sözleşme yapıldığı; (…..) satış
noktası ile gazlı ve gazsız ürünlerde münhasır, (…..) satış noktası ile askeri tesislere
özgü bir durum olarak aile kantinleri ve orduevleri hariç tutularak sadece erbaş kantinleri
için hem gazlı hem gazsız ürünlerde münhasır çalışıldığı bilgisi verilmiştir. Bu kapsamda
ilk 100 yerinde tüketim noktası içerisinde (…..) nokta ile gazlı içeceklerde ihale usulüyle
münhasırlık tesis edildiği görülmektedir.
(193) 2010 yılında ise, CCSD tarafından ilk 100 yerinde tüketim noktasından (…..)’si ile ihale
usulüne göre sözleşme yapıldığı; (…..) satış noktası ile gazlı ve gazsız ürünlerde
münhasır, (…..) satış noktası ile sadece gazsız ürünlerde, (…..) satış noktası ile askeri
14 Öte yandan bilgi talebinde bulunulan teşebbüslerin veri tabanları arasında satış noktalarının
kaydedilmesi bakımından kullanılan kıstaslar birbirine uyum göstermediği için ihmal edilen noktaların sayısı
söz konusu oranları artırıcı etkide bulunacak mahiyettedir.
15-10/148-65
37/52
tesislere özgü bir durum olarak aile kantinleri ve orduevleri hariç tutularak sadece erbaş
kantinleri için hem gazlı hem gazsız ürünlerde münhasır çalışıldığı ve (…..) satış
noktasında münhasırlık hükümleri içermeyen sözleşmelerle çalışıldığı görülmektedir. Bu
kapsamda ilk 100 yerinde tüketim noktası içerisinde (…..) nokta ile gazlı içeceklerde
ihale usulüyle münhasırlık tesis edildiği anlaşılmaktadır.
(194) CCSD, 2011 yılında ilk 100 açık satış noktasından (…..)’u ile ihale usulüne göre
sözleşme yapmış; bu noktalardan (…..)’i ile gazlı ve gazsız ürünlerde münhasır, (…..)
satış noktası ile sadece gazsız ürünlerde münhasır ve (…..) satış noktası ile münhasırlık
hükümleri içermeyen sözleşmeler yapmıştır. Sonuçta 2011 yılında (…..) nokta ile gazlı
ürünlerde ihale usulüyle münhasır çalışılmıştır.
(195) 2012 yılında CCSD ilk 100 açık satış noktasından (…..)’si ile ihale usulüne göre
sözleşme yapmış; (…..) satış noktası ile sadece gazsız ürünlerde münhasır çalışmış ve
(…..) satış noktasında münhasırlık hükümleri içermeyen sözleşmelerle bulunmuştur.
Buna göre 2012 yılında ihale usulüne göre sözleşme imzalanması sonucunda gazlı
ürünlerde münhasırlık uygulanan nokta olmamıştır.
(196) 2013 yılında ilk 100 açık satış noktasından (…..)’ü ile ihale usulüne göre sözleşme
yapıldığı; (…..) satış noktası ile sadece gazsız ürünlerde münhasır çalışıldığı ve (…..)
satış noktasında münhasırlık hükümleri içermeyen sözleşmelerle bulunulduğu
anlaşılmıştır. 2013 yılında da 2012’de olduğu gibi, CCSD’nin ihale usulüne göre
sözleşme imzalanması sonucunda gazlı ürünlerde münhasırlık uyguladığı nokta
olmamıştır.
(197) CCSD’nin en çok satış yaptığı sözleşmeli yerinde tüketim müşterilerinin hangileri ile ihale
usulüne göre çalıştığına bakıldığında, yıllar itibariyle ihale ile çalışılan açık satış
noktalarının sayısında azalma olduğu göze çarpmaktadır. Öyle ki 2009 yılında ilk 100
müşteri içinde bu rakam (…..) iken 2013 yılında (…..)’e düşmüştür. İhale usulüne göre
çalışılan açık satış noktalarının sözleşme kompozisyonuna bakıldığında ise, yıllar
itibariyle sözleşmelerdeki münhasırlık hükümlerinin azaldığı, bunun gazlı içeceklere de
sirayet ettiği görülmektedir. Bir diğer ifadeyle CCSD noktalarla münhasırlık hükümleri
içermeyen sözleşmelerle ya da sadece gazsız ürünlerde münhasır çalışmaktadır.
Nitekim 2009 yılında ihale usulüne göre çalışılan (…..) noktanın (…..)’sinde hem gazlı
hem de gazsız ürünlerde CCSD münhasırlığı varken, 2013 yılına gelindiğinde yalnızca
bir nokta ile gazsız ürünlerde münhasır çalışıldığı anlaşılmaktadır.
(198) 2009 yılında en büyük 100 yerinde tüketim noktasının (…..)’i 2007 yılındaki Karar
kapsamında ihaleli münhasır noktadır. Bu kapsamda geriye kalan (…..) noktanın 15’ine
rakip teşebbüslerin girebildiği görülmektedir. 2010 yılında ihaleli noktalar hariç
tutulduğunda (…..) noktanın 21’inde rakip bulunurluğu vardır. 2011 senesinde (…..)
noktanın 22’sinde, 2012 ve 2013’de 100 noktanın sırasıyla 18 ve 16’sında rakip gazlı
içecekler vardır. Bu çerçevede son 5 yıl içerisinde yerinde tüketim noktalarının ortalama
%21’inde rakip teşebbüsler bulunmaktadır.
I.4.2.2.3.Sözleşmeler Bakımından Ulaşılan Sonuç
(199) Bu bölümde CCSD sözleşmelerinin rekabetçi etkileri incelenmiştir. Öncelikle sözleşme
ve protokollerin şekli olarak 2007 yılındaki Kararla ve Karar sonrası menfi tespit/muafiyet
alan sözleşmelerle uyumlu olduğu görülmüştür. CCSD tarafından yapılan sözleşmeler
sayı ve sözleşme ile yapılan satış miktarı olarak ayrı ayrı incelenmiştir. Bu noktada
CCSD’nin sözleşmeli nokta sayısının azalırken, sözleşmeli noktalara yaptığı satışların
arttığı görülmektedir. Sözleşme adedi azalırken satış hacminin artması CCSD tarafından
görece büyük alıcılarla sözleşme yapıldığını göstermektedir. Diğer yandan CCSD’nin en
büyük 100 sözleşmeli yerinde tüketim ve ev kanalı noktasındaki rakip bulunurluğu ve
15-10/148-65
38/52
sözleşmelerin tamamlanma süresi araştırılmıştır. Pazardaki genel bulunurluk oranlarının
daha altında kalsa da PEPSICO ve ÜLKER’in bu noktalara girebildikleri yapılan önemli
bir başka tespittir.
(200) Diğer yandan sözleşmelerde “özel hükümler” bölümünde düzenlenen indirim ve
desteklerin lafız olarak, gazlı ürünlerde münhasırlık karşılığında noktaya temin edildiği
veya noktanın gazlı ürünlerdeki satın alma davranışına bağlı olarak noktada kalmaya
devam edeceği şeklinde yorumlanacak nitelikte olmadığı mütalaa edilmiştir. Bu tespitler
ışığında sözleşmelerin fiili münhasırlık yaratıcı şekilde kullanıldığına dair bir
değerlendirme yapılamamaktadır.
I.4.2.2.4. CCSD’nin İndirim (Taviz) Uygulamaları
(201) CCSD, ürün satışı yaptığı noktalara veya tüketicilere yönelik çeşitli indirimler ve bazı
avantajlar sağlamakta ve bunlar “taviz” başlığı altında değerlendirilmektedir. Bu tavizlerin
promosyon ıskontosu, sabit (fatura altı) ıskonto, miktar indirimi, ciro primi, aktivite,
bantlama ıskontosu, hasarlı ürün ıskontosu, kapak altı promosyon, peşin yatırım
(bedelsiz ürün) başlıkları altında toplandığı görülmektedir. CCSD tarafından uygulanan
indirim mekanizmalarının işleyişinin anlaşılabilmesi bakımından söz konusu indirim
kalemlerinin niteliği önem taşımaktadır.
(202) İndirim kalemlerinden sıklıkla kullanılan sabit (fatura altı) ıskonto, sözleşme imzalanan
satış noktalarına sözleşme süresi boyunca tarafların mutabakatla kararlaştırdıkları belirli
ürünlerde sabit olarak uygulanan indirim olarak tanımlanmaktadır. Promosyon ıskontosu
ise belirli dönemlerde ve ülke çapında yahut satış bölgeleri özelinde kısa süreli olarak
uygulanan ıskonto tipidir. Satış noktalarına aynı anda birden fazla alternatif ile sunulan
promosyon ıskontosunun, yüzdesel bir indirim olabileceği gibi, mal fazlası olarak da
uygulanabileceği belirtilmektedir.
(203) Miktar indirimi (mal fazlası), sözleşme imzalayan satış noktalarının mutabakatla
kararlaştırılan belirli ürünlerden satın alması karşılığında aynı kategori içerisinde yer alan
ürünlerin satış noktasına bedelsiz olarak verilmesini kapsamaktadır. CCSD miktar
indirimlerinin, satış noktalarının alımlarının önemli bir kısmını CCSD’den yapması
motivasyonuna yol açmayacak şekilde oldukça düşük miktarların satın alınması
karşılığında uygulandığını belirtmiştir.
(204) CCSD tarafından, sözleşme akdedilen satış noktalarına sağlanan bir diğer taviz türü ise
peşin yatırım indirimidir. Peşin yatırım indirimi, pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli adı
altında sözleşmenin başlangıcında bir defaya mahsus olmak üzere nakit olarak ödenen
tutarı ya da yine sözleşmenin başlangıcında bir defaya mahsus olmak üzere verilen
bedelsiz ürünleri kapsamaktadır. Ciro primi başlığı altındaki tavizler ise, sözleşme
imzalanan satış noktalarına, hedef gerçekleştirme şartı aranmaksızın alım yapıldıkça
veya 2 aylık dönemler sonunda, mutabakatla kararlaştırılmış olan ürünlerin satışından
elde edilen net ciro üzerinden, sözleşmede yer alan indirim oranı dikkate alınarak
hesaplanan miktarın geri ödenmesi şeklinde sağlanmaktadır.
(205) Bunların yanı sıra ağırlıklı olarak organize kanalda CCSD ürünlerinin tanıtımına hizmet
eden gondol başı yerleştirilmesi, kule, katalog, insert bedeli gibi faaliyetler için satış
noktalarına bir takım tavizlerin sağlandığı görülmekte olup adı geçen kalemler “aktivite”
başlığı altında değerlendirilmektedir. Ayrıca satış noktalarında depolama koşullarından
ötürü zarar görmüş veya son kullanım tarihi geçmiş ürünlerin iade alınması karşılığında
verilen “hasarlı ürün indirimi” de uygulanan bir başka indirim çeşididir. Ayrıca,
"bedelsizdir, satılamaz" ibaresi ile barkodsuz olarak üretilmiş olan ve tüketicilere ürün
alımı karşılığında bedelsiz ürün verilmesini içeren “bantlama kampanyaları” ve yine
tüketicilere promosyon amacıyla bedava olarak verilen ürünleri kapsayan “kapak altı
15-10/148-65
39/52
promosyonları” indirim başlığı altında görülmektedir. Söz konusu son iki taviz türü
doğrudan tüketiciye fayda sağlama hedefli olup diğer taviz çeşitlerinden ayrılmaktadır.
(206) Bu bilgiler ışığında, mevcut dosya bazında fiili münhasırlık hususunun
değerlendirilebilmesi açısından önemli olan tavizlerin; sabit (fatura altı) ıskonto,
promosyon ıskontosu, miktar indirimi, peşin yatırım indirimi, ciro primi gibi doğrudan satış
noktalarının ürün alımına yönelik yararlandığı tavizler olduğu görülmektedir. Aşağıda söz
konusu tavizler bu ayrım da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilecektir.
(207) CCSD ile satış noktası arasında akdedilen miktar hedefli sözleşmelerde süre kısıtı
bulunmayıp, sözleşme belirlenen hedefin gerçekleştirilmesi ile sona ermektedir.
Sözleşmelerin devam ettiği süre zarfında satış noktalarının rakip alımlarının incelenmesi
söz konusu sözleşmelerin piyasadaki muhtemel anti-rekabetçi etkilerinin görülebilmesi
adına önem taşımaktadır.
(208) Ancak öncelikle CCSD tarafından akdedilen sözleşmeler bakımından üzerinde durulması
gereken hususların başında, sözleşmelerde öngörülen miktarın nasıl belirlendiği ve
sözleşme kapsamında verilen tavizlerin niteliği ile verilme şekli gelmektedir. CCSD
tarafından verilecek indirimlerin genel sistematiği ve indirimlerin uygulanabilmesi için
onayına ihtiyaç duyulan yetkililer CCSD tarafından yayınlanan bir iç metin mahiyetindeki
“Yetki Çizelgesi” ile belirlenmiştir.
(209) (…..). Bu bağlamda; CCSD tarafından birçok değişkene bağlı, esnek bir indirim
sisteminin uygulandığını ifade etmek mümkündür.
(210) Yukarıda değinilen CCSD’nin taviz türleri ve bu tavizlerin verilme şeklinin yanı sıra, ilk
olarak CCSD tarafından yıllar içerisinde verilen tavizlerin seyri incelenmiştir. Söz konusu
incelemede ilk etapta tavizler açık ve kapalı satış noktası bazında ayrıştırılmış ve bu
noktalarda toplam ciro içerisindeki taviz oranına ulaşılmaya çalışılmıştır.
(211) CCSD tavizlerinin 2009 yılında toplam CCSD cirosuna oranı %(…..) iken bu oran 2013
yılında %(…..)’e ulaşmıştır. Yıllar itibarıyla CCSD’nin yerinde tüketime göre ev kanalına
daha fazla taviz verdiği görülmekte olup her iki kanalda da taviz artışı süregelmektedir.
(212) 2009 yılından itibaren CCSD tarafından verilen taviz miktarı ve tavizin toplam ciro
içindeki oranı genel bir artış eğilimi göstermektedir. İncelenen 5 yıllık süre zarfında
sadece 2012 yılında bir önceki yıla göre (…..) puan oranında bir düşüş göze
çarpmaktadır. Bunun dışında dağıtılan indirimlerin toplam ciro içindeki payı düzenli
olarak artmış ve 2013 yılı itibarıyla tavizlerin ciroya oranı %(…..)’i geçmiştir.
(213) Toplam taviz miktarı içinde kapalı satış noktalarına (ki bu noktalar sayıca açık
noktalardan fazladır) sağlanan indirim miktarının oransal olarak son beş yılda her bir yıl
bazında açık satış noktalarına sağlanan indirimden daha yüksek olduğu görülmektedir.
Kapalı satış noktalarına verilen indirimlerde sadece 2012 yılında bir önceki yıla göre
düşüş söz konusuyken, açık satış noktalarına verilen indirim oranı düzenli olarak artış
göstermiştir.
(214) Bunun yanı sıra daha sağlıklı bir analiz için, söz konusu taviz miktarlarının satış
noktasına verilen taviz miktarları ve tüketiciye verilen taviz miktarları şeklinde
ayrıştırılması gereklidir. CCSD tarafından satış noktalarına verilen tavizlerdeki yıllar
içindeki artış dikkat çekicidir. 4 yıl içerisinde sabit ıskonto her yıl ortalama %(…..), miktar
indirimi %(…..), peşin yatırım %(…..), ciro primi %(…..), promosyon ise %(…..) civarında
artmıştır.
(215) Tavizler başlığı altında yukarıda yapılan tüm analizlerde, CCSD taviz bütçesinde mutlak
ve göreli anlamda önemli bir artış olduğu ve bunun yıllar içerisinde büyüme kaydettiği, bu
artışlardan temel olarak tüketiciden çok satış noktalarının yararlandığı görülmektedir. Bu
15-10/148-65
40/52
hususun belli şartlar altında rekabeti olumsuz yönde etkileyebilecek olmasından
hareketle, söz konusu taviz politikasının pazarda olumsuz bir yansıması olup olmadığı
değerlendirildiğinde, yerinde incelemelerde alınan belgelerden de görüldüğü üzere,
CCSD tavizlerinin ve tavizler içinde en büyük yeri alan promosyonlarının kısa süreli ve
münhasırlığa dayalı verilmediği ayrıca alım miktarıyla bağlantılı olduğu tespit edilmiştir.
Bu tarz indirimlerin, rekabet üzerinde fazla bir olumsuz etki doğurmayabileceği genel
olarak kabul edilmektedir.
(216) Bunlara karşın, yine de bu analizin tamamlanabilmesi için aşağıda öncelikle teşebbüslere
ait bulunurluk oranları incelenmiş ve rakiplerin bulunurluklarında CCSD’nin rekabete
aykırı davranışlarından kaynaklanan herhangi bir düşüş olup olmadığı analiz edilmiştir.
Ardından da gazlı içecek pazarında teşebbüslere ait pazar payları ele alınmıştır. Pazarda
yüksek pazar payıyla faaliyet gösteren/hakim durumdaki bir teşebbüsün yıllar içerisinde
yapmış olduğu fiili münhasırlık faaliyetlerinin rakip bulunurlukları ve pazar paylarına
yansıması beklenmelidir. Böylesi bir durumda, rakipler için bu veriler olumsuz bir seyir
izleyerek düşüş eğilimine girmektedir.
I.4.2.2.5. Bulunurluk Oranları
(217) Pazardaki bulunurluk oranlarına ilişkin olarak öncelikle genel pazardaki bulunurluklar ele
alınmış, sonrasında ise daha detaylı bir analizle modern kanal ve geleneksel kanal
bazında inceleme yapılmıştır. Bulunurluklar, daha önceki pazar tanımları dikkate alınmak
suretiyle, kolalı içecek, sade gazoz ve aromalı gazozlar özelinde ağırlıklı dağıtım verileri
kullanılarak değerlendirilmiştir.
I.4.2.2.5.1. Kolalı İçecek Pazarında Bulunurlukların Gelişimi
(218) Kolalı içecek pazarındaki ağırlıklı bulunurluk oranları modern ve geleneksel kanal
bakımından birlikte incelendiğinde, Ocak 2007 ile Ocak 2009 arasındaki dönemde
PEPSICO’nun bulunurluk oranlarında bir miktar düşüş yaşandığı ancak Ocak 2009
sonrasında PEPSICO bulunurluğunun arttığı görülmektedir. Geçmiş 5 yılı ve 1 Temmuz
2008 sonrasını da kapsayacak şekilde ele alındığında, PEPSICO’nun bulunurluk oranı
%(…..)’ten %(…..)’ler düzeyine yükselmiştir. Gelinen noktada PEPSICO dağıtımı %80-90
aralığında dengelenmiş olup 5 yıllık süre zarfında PEPSICO açısından anlamlı bir
artıştan söz etmek mümkündür. CCSD’nin kolalı içecek pazarındaki ağırlıklı bulunurluk
oranı ise, incelenen sürecin tamamında hafif bir artışla birlikte %100’e yakın seyretmiştir.
2007 başında ağırlıklı bulunurluğu %(…..) seviyesinde olan Cola Turka’nın bulunurluğu
yıllar içinde azalarak %(…..)’a gerilemiştir. Uludağ’a ait Bixi Cola markasının bulunurluk
değeri ise incelenen dönem içinde %(…..) gibi oldukça düşük bir seviyede seyretmiştir.
(219) Benzer bir analiz geleneksel kanal özelinde yapıldığında, geleneksel kanalda PEPSICO
bulunurluğunun pazarın genelindeki bulunurluğuna kıyasen daha hızlı bir şekilde artığı
görülmektedir. Pazarın genelindeki bulunurluk artışının, PEPSICO adına geleneksel
kanaldan kaynakladığı anlaşılmaktadır. Nitekim Temmuz 2008 döneminde %(…..) olan
PEPSICO bulunurluğu 2014 yılında %(…..) civarına ulaşmıştır. CCSD’de de bu dönemde
hafif bir artış söz konusuyken, Cola Turka’nın bulunurluğu kayıplarla birlikte 2014 yılında
%(…..) seviyesine düşmüştür.
(220) Bulunurluk oranlarının modern kanal özelinde incelenmesi de mümkündür. Ancak bu
aşamada belirtilmesi gereken husus, 2007 tarihli Kararın temel olarak geleneksel
kanalda etki doğurmasının beklendiğidir. Buna karşın rekabetçi anlamda bir olumsuzluk
olup olmadığını değerlendirmek için modern kanal da analiz kapsamına dahil edildiğinde,
Temmuz 2008’te %(…..) olan modern kanaldaki PEPSICO bulunurluğunun zaman
içerisinde çok hafif bir artış sağlamış olsa da, temelde sabit bir seyir izlediği
görülmektedir. CCSD bulunurluğu sabit kalırken ÜLKER Cola Turka bulunurluğu
15-10/148-65
41/52
%(…..)’ten %(…..) altına düşmüştür. Uludağ’a ait Bixi Cola ise yıllar boyunca düşük
bulunurluğuyla pazarda yer almıştır.
(221) Sonuç olarak kolalı içecek kategorisindeki bulunurlukların modern ve geleneksel kanal
çerçevesinde ayrı ayrı incelenmesi durumunda özellikle geleneksel kanalda
PEPSICO’nun bulunurluk oranındaki artış önemlidir. Ancak ÜLKER Cola Turka’nın
geleneksel kanalda yaşadığı kayıp da dikkat çekicidir. Modern kanalda ise bu
teşebbüsler görece sabit bir seyir izlemişlerdir. CCSD ise pazarın genelinde %100’e
yakın bir bulunurluğa sahiptir.
I.4.2.2.5.2. Aromalı Gazoz Pazarında Bulunurlukların Gelişimi
(222) Aromalı gazozlara ilişkin bulunurluk oranlarının seyri CCSD ve PEPSICO açısından
kolalı içeceklere ilişkin bulunurluk oranlarının seyri ile büyük oranda benzeşmektedir.
Pazar genel olarak ele alındığında, PEPSICO Yedigün’ün son beş yılda ağırlıklı
bulunurluk oranının %60-65’ten, %75-80 aralığına yükseldiği görülmekte olup, aromalı
gazozlar içinde en yüksek bulunurluk artışını bu marka gerçekleştirmiştir. Söz konusu
yıllar içerisinde CCSD’nin Fanta ürünü %90-100 seviyelerinde bir bulunurluk sergilemiş
ve son dönemde %100’e yakın bir konuma ulaşabilmiştir. CCSD’nin SenSun ve
Schweppes markalarının bulunurluk oranları %50-60 seviyelerinde ve görece sabit bir
seyir izlemektedir. ÜLKER’in Sunny ürünü ise 2007 ve 2008 yıllarında yavaş bir artış
eğilimi yakalamış ancak 2009 yılının başından bu yana önemli oranda bulunurluk
kaybetmiş ve pazarın genelinde yıllar içerisinde %(…..)’den %(…..)’a düşmüştür.
(223) Aromalı gazoz pazarında geleneksel kanal ağırlıklı bulunurluk verileri incelendiğinde,
CCSD Fanta’nın yıllar itibarıyla bulunurluğunu bir parça artırarak %100 seviyesine
yaklaştığı ve geleneksel kanalda en yaygın bulunurluğa sahip ürün olduğu görülmektedir.
İnceleme konusu kanalda en yüksek bulunurluğa sahip ikinci marka ise PEPSICO’ya ait
Yedigün markası olup bu ürüne ait yıllar içerisindeki bulunurluk artışı dikkat çekicidir.
Yedigün’ün Temmuz 2008’de %(…..) seviyesinde olan bulunurluk oranı bu tarihten sonra
hızlı bir şekilde artarak %(…..)’ler seviyesinin üzerine ulaşmıştır. CCSD’nin Sensun
ürünü temelde sabit bir bulunurluk seyrine sahipken, CCSD Schweppes bir parça artış
yakalayabilmiştir. ÜLKER Sunny ise bu kanalda da hızlı bir düşüş eğilimindedir.
(224) Modern kanalda aromalı gazoza ilişkin, CCSD’nin Fanta ürünün %100’e yakın bir ağırlıklı
bulunurluğa sahip olduğu ve yine CCSD’ye ait Schweppes’in %(…..)’ın üzerinde
bulunurluk ile ikinci konumda olduğu görülmektedir. Geleneksel kanala kıyasla CCSD’nin
bu pazarda Schweppes’i daha yaygın bir şekilde dağıttığı anlaşılmaktadır. Diğer ürün
pazarlarında ve satış kanallarında bulunurluğunu artıran PEPSICO Yedigün’ün, bu
kanalda bulunurluğunu koruduğu ve sabit bir seyir izlediği gözlemlenmektedir. PEPSICO
Yedigün’ün bulunurluğu %(…..) seviyelerindedir. Yine yukarıda aromalı gazozlara yönelik
yapılan analizlerle paralel şekilde, ÜLKER Sunny bulunurluk kaybetmektedir. Sonuç
olarak aromalı gazozlar özelinde bulunurluklar incelendiğinde, PEPSICO’nun geleneksel
kanalda bulunurluğunu artırdığı, ÜLKER’in ise geleneksel ve modern kanalda
bulunurluğunu önemli ölçüde yitirdiği görülmektedir.
I.4.2.2.5.3. Sade Gazoz Pazarında Bulunurlukların Gelişimi
(225) Sade gazoz ürünlerinde diğer gazlı içecek ürünlerinden farklı olarak PEPSICO grubunun
bünyesinde yer alan FRUKO markasının bulunurluk açısından lider olduğu
görülmektedir. Söz konusu marka Temmuz 2008’de %(…..)’ten daha düşük olan ağırlıklı
bulunurluk oranını günümüze kadar geçen sürede %70-80 aralığında sabitlemiştir.
Fruko’nun gerisinde yer alan CCSD Sprite ve ÜLKER Çamlıca markalı ürünlerin
bulunurluk oranları ise birbirine yakın seyretmektedir. Bununla birlikte Çamlıca’nın
bulunurluğu uzunca bir süre Sprite’ın üzerinde seyretmiş, 2012 itibariyle bir miktar
15-10/148-65
42/52
azalarak Sprite’ın gerisine düşmüştür. ÜLKER Çamlıca bu pazarda da bulunurluk
kaybetmektedir. Ancak yine de ÜLKER, sade gazoz ürün grubu içinde bulunurluk
kaybetse de kolalı içecek ve aromalı gazoz pazarındaki ürünlerinin bulunurluğunun çok
üzerinde bir bulunurluğa sahiptir. Dördüncü sıradaki ULUDAĞ’ın ise bulunurluğu artış
eğilimindedir. Özellikle, ilk üç sıradaki CCSD ve ÜLKER’in bulunurluğu sabit kalırken
veya düşerken ULUDAĞ’ın bulunurluğunun artması bu anlamda dikkat çekicidir. Nitekim
Temmuz 2008’de %(…..) civarında olan ULUDAĞ bulunurluğunun mevcut durumda
%(…..)’a ulaştığı görülmektedir.
(226) Geleneksel kanalda en yüksek bulunurluğa sahip ürün PEPSICO Fruko’dur. Temmuz
2008’de %(…..) civarında olan bu markanın bulunurluğu son dönemde %(…..)’ler
seviyesinde seyretmekte olup bulunurluğunun artığı görülmektedir. Geleneksel kanalda
ÜLKER Çamlıca ve CCSD Sprite dalgalı bir seyir izlemektedir. Sprite hâlihazırda %(…..)
civarındayken, Çamlıca düşüş eğilimine girmiş ve %(…..) seviyesine yerleşmiştir. Diğer
yandan, Uludağ’ın bu kanalda bir artış eğiliminde olduğu ve bulunurluğunun %(…..)
seviyesinden %(…..)’lara ulaştığı görülmektedir.
(227) Modern kanalda, geleneksel kanalın aksine, en yüksek bulunurluğa sahip ürün %100’e
yakın seviyesiyle CCSD Sprite’tır. Sprite’ı takip eden ürün ise %(…..) civarında
bulunurluğu ile ÜLKER Çamlıca’dır. PEPSICO Fruko ise bu kanalda yıllar içerisinde
görece sabit bir seyirle %85-90 bandındadır. Bu kanalda dikkat çekici unsur Uludağ’ın
çok hızlı artışıdır. 2007-2008 döneminde %40-50 düzeyinde olan Uludağ hızlı bir artışla
%(…..) civarında bir büyüklüğe ulaşmıştır.
(228) Sonuç olarak, sade gazoz özelinde bulunurluklar ile ilgili olarak; PEPSICO Fruko’nun
geleneksel kanalda artış eğilimi yakaladığı, modernde ise sabit bir konumda bulunduğu,
ÜLKER Çamlıca’nın ise diğer pazarlara kıyasla sade gazoz pazarında, özellikle modern
kanalda fazla bir kayıp yaşamadığı anlaşılmaktadır. Ancak geleneksel kanalda Çamlıca
bulunurluk kaybetmiştir. Bu pazarda en dikkat çekici husus, hem geleneksel hem de
modern kanalda ULUDAĞ bulunurluğunun belirgin bir şekilde artmasıdır.
I.4.2.2.5.4. Bulunurluk Oranları Bakımından Ulaşılan Sonuç
(229) Yukarıda yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda, Temmuz 2008’den günümüze
kadar geçen dönem içerisinde PEPSICO’nun geleneksel kanalda gazlı içecek
bulunurluğunu artırdığı, modern kanalda da sabit bir seyir izlediği görülmektedir. CCSD
ise genel olarak yüksek bulunurluk oranlarına sahiptir. ÜLKER’in bulunurluk oranlarındaki
düşüş ise dikkat çekicidir. ULUDAĞ ise sade gazoz kategorisinde bulunurluğunu hem
geleneksel hem de modern kanalda artırarak hızlı bir büyüme eğilimi yakalamıştır.
PEPSICO ve ULUDAĞ’ın, münhasırlık faaliyetlerinin görece daha kolay uygulanabildiği
geleneksel kanalda bulunurluklarını artırması dosya konusu soruşturma açısından önem
arz etmektedir. Diğer yandan PEPSICO ve diğer küçük teşebbüslerdeki bulunurluk
artışının 2007 tarihli Kararın pazara olumlu yansıması olarak değerlendirilmesi
mümkündür. Sonuçta bulunurluk verilerinden, CCSD’nin pazarda rekabete aykırı
davranışları olduğunu gösteren bir değerlendirme yapılamamaktadır.
I.4.2.2.6. Pazar Paylarına İlişkin Değerlendirme
(230) Bu başlık altında, teşebbüslerin kolalı içecek, sade ve aromalı gazoz pazarlarındaki
pazar payları geleneksel kanal ve modern kanal özelinde değerlendirilmiştir.
I.4.2.2.6.1. Kolalı İçecek Pazar Payları
(231) Kolalı içecek pazarında teşebbüslere ait pazar payları geleneksel kanal özelinde
incelendiğinde, en dikkat çekici unsurun ÜLKER’in pazar payı kaybı olduğu
görülmektedir. 2008 yılında %5-10 düzeyinde olan ÜLKER’in pazar payı mevcut
15-10/148-65
43/52
durumda %0-5 seviyesine gerilemiştir. CCSD ise 2008’e kıyasla sabit bir pazar payına
sahiptir. Bu noktada ÜLKER tarafından kaybedilen pazar payının nerdeyse tamamının
PEPSICO tarafından alındığını ve 2008 yılına göre PEPSICO’nun geleneksel kanalda
%5-10 civarında pazar payı kazandığını tespit etmek mümkündür. Diğer rakipler ise
pazarda fazla bir varlık gösterememektedirler.
(232) Modern kanaldaki pazar payları incelendiğinde de ÜLKER’in pazar payı kaybettiği
görülmektedir. 2008 yılında %5-10 olan ÜLKER pazar payı 2013’te %0-5 seviyesine
düşmüştür. CCSD çok hafif bir artış sergilerken, PEPSICO sabit kalmıştır. Modern
kanalda en çok pazar payı artışının “DİĞER” başlığı altında yer alan market markalı
“private label” ürünler tarafından kazanıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede ÜLKER’in
kaybettiği pazar payı özel markalı ürünlerce devralınmıştır. Bunda özellikle hızlı bir
şekilde yaygınlaşan indirim marketlerinin katkısı olduğu anlaşılmaktadır.
(233) Ancak pazarda ÜLKER, özellikle indirim marketleri için en önemli market markalı ürün
üreticisidir. ÜLKER’in kaybettiği pazar payının az da olsa bir kısmını bu yolla telafi
edebildiği de anlaşılmaktadır. Bu tespitin, modern kanalda kolalı içecekler ile aromalı ve
sade gazozlar için yapılması mümkündür.
I.4.2.2.6.2. Aromalı Gazoz Pazar Payları
(234) Geleneksel kanalda aromalı gazoz pazar payları değerlendirildiğinde, CCSD’nin pazarda
lider konumda olduğu ancak 2008 yılına kıyasla az da olsa bir pazar payı kaybı yaşadığı
görülmektedir. PEPSICO ise bu pazarda 2008’e kıyasla yaklaşık 5-10 puanlık bir pazar
payı artışı sağlamıştır. ÜLKER 2008 yılında bu pazarda %5-10 pazar payına sahipken,
2013 yılının sonunda önemli bir kayıpla %0-5’e düşmüştür. PEPSICO, CCSD ve ÜLKER
tarafından kaybedilen pazar payının hemen hemen tamamını elde ederek bu kanalda
önemli bir büyüme kaydetmiştir. Pazardaki diğer aktörlerin ise bu yıllarda görece sabit bir
seyir izlediklerini söylemek mümkündür.
(235) Aromalı gazoz pazarında CCSD ve PEPSICO’nun 2008’e kıyasla az da olsa pazar payı
kaybettikleri görülmektedir. Ancak CCSD pazarda lider konumdadır. ÜLKER diğer kanal
ve pazarlarda olduğu gibi pazar payı kaybı yaşarken, ULUDAĞ pazar payını az da olsa
artırmayı başarmıştır. Bu kanalda en belirgin şekilde “DİĞER” grubu içerisinde önemli bir
yer tutan market markalı ürünlerin satışlarını artırdığı anlaşılmaktadır. Söz konusu
ürünlerin ÜLKER, CCSD ve PEPSICO’nun kaybettiği pazar paylarını elde ettiği
görülmektedir.
I.4.2.2.6.3. Sade Gazoz Pazar Payları
(236) Sade gazoz pazarında, geleneksel kanal özelinde dikkat çekici olgu PEPSICO’nun
liderliğidir. 2009’dan günümüze hafif bir pazar payı artışı sağlayan PEPSICO’yu CCSD
pazarda ikinci olarak takip etmektedir. Ancak CCSD’nin bu dönemde pazar payı kaybına
uğradığı vurgulanmalıdır. Nitekim 2008 yılında %25-30 olan CCSD pazar payı 2013 yılı
sonunda 0-5 puan düşüşle %20-25’e inmiştir. ÜLKER de önemli ölçüde pazar payı
kaybeden bir başka teşebbüstür. ULUDAĞ ise sade gazoz pazarında pazar payını
artırırak ÜLKER’i yakalamıştır. Bu kanalda en çarpıcı artış NİĞDE gazozlarından gelmiş
ve 2009 yılında pazar payı sıfır olan teşebbüs günümüzde %5-10 civarında bir büyüklüğe
ulaşmıştır. Geleneksel kanalda “DİĞER” kategorisi içerisinde yer alan küçük üreticilerin
de pazar paylarını az da olsa artırdıkları anlaşılmaktadır. Sonuç olarak CCSD ve ÜLKER
tarafından kaybedilen pazar payları NİĞDE ve “DİĞER” grubundaki üreticiler tarafından
elde edilmiştir.
(237) Sade gazozlara yönelik olarak modern kanalda da PEPSICO’nun liderliği söz konusudur.
Bu kanalda hem CCSD’nin hem de ÜLKER’in pazar payı kaybettiği görülmektedir.
CCSD, 2008 yılında %20-25 civarında bir pazar payına sahipken, mevcut durumda söz
15-10/148-65
44/52
konusu payın %15-20 oranında olduğu görülmektedir. PEPSICO ise 2008’e kıyasla 0-5
puanlık bir pazar payı kaybı yaşamıştır. Bu kanalda ULUDAĞ, NİĞDE ve “DİĞER” grubu
içerisinde yer alan market markalı ürünlerin pazar paylarını artırıyor olmaları, bu pazar
için vurgulanması gereken önemli bir husustur. ULUDAĞ’ın 5-10, NİĞDE’nin 5-10 ve
“DİĞER” grubunun 5-10 puanlık artışı bu açıdan dikkat çekicidir.
I.4.2.2.6.4. Pazar Payları Bakımından Ulaşılan Sonuç
(238) Yukarıda yapılan analizlerden, genel olarak ÜLKER’in hemen hemen tüm
pazarlarda/kanallarda pazar payı kaybettiği, PEPSICO’nun kolalı içecek ve aromalı
gazoz pazarlarında her iki kanalda da pazar payı kazandığı, diğer ürünlerde de temel
olarak pazar payını koruduğu görülmektedir. Sade gazozlarda ise ULUDAĞ, NİĞDE gibi
markaların sade gazoz pazarından önemli oranda pay aldıkları tespit edilmektedir.
Market markalı ürünler de sade ve aromalı gazoz pazarlarında büyümeyi başarmışlardır.
Soruşturma tarafı CCSD ise sade ve aromalı gazoz pazarlarında hem geleneksel hem
de modern kanallarda pazar payı kaybetmiş, diğer ürünlerde de pazar payını
artıramayarak görece sabit bir seyir izlemiştir. Bunun yanında CCSD’nin ÜLKER
haricindeki hemen bütün rakipleri pazar paylarını artırmıştır. Sonuçta pazar payları ve
yukarıda yapılan incelemelerle rakiplerin konumu dikkate alındığında, CCSD’nin pazarda
rekabete aykırı davranışları olduğunu gösteren bir değerlendirme yapılması mümkün
olmamaktadır.
I.4.2.2.7. Yerel Perakende Zincirlerine Yönelik Değerlendirme
(239) (…..) tarafından dile getirilen CCSD’nin yerel zincirlerde münhasırlığa yönelik
faaliyetlerde bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak Ankara ve İzmir’de çeşitli yerel
zincirlerle görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde, CCSD’nin münhasırlık faaliyetlerine
yönelik ya da iddia konusunu destekleyen herhangi bir bilgi ve bulguya ulaşılamamıştır.
(240) Ancak yine de konuyu daha detaylı incelemek adına, CCSD’den, belgelerde çeşitli
şekillerde adı geçen ve Türkiye’nin farklı yerlerinde faaliyet gösteren 34 yerel organize
perakende müşterilerine 2011, 2012 ve 2013 yıllarında sağlanan indirim, ıskonto,
bedelsiz ürün, taviz gibi her türlü doğrudan veya dolaylı desteğin, ayrı ayrı gösterilmek
suretiyle, ay bazında değerleri talep edilmiştir. Buna göre CCSD, yerel organize
perakendecilere 2011 yılında ortalama %(…..), 2012 senesinde %(…..) ve 2013 yılında
%(…..) oranında taviz vermiştir. Bu oranlar, satış noktalarına verilen toplam indirim
tutarının, CCSD’den yapılan toplam brüt alım miktarı içindeki payını göstermekte olup
CCSD yerel organize perakende zincirlere birbirinden (…..) kadar farklılaşabilen
indirimler uygulayabilmektedir.
(241) Sağlayıcılar tarafından verilen doğrusal miktar indirimleri, daha yüksek oranda indirim,
daha yüksek miktarlarda alım yapmanın sağladığı maliyet avantajı ile rasyonalize
edilebileceğinden, çoğunlukla rekabete aykırı olarak değerlendirilmemektedir. Bu
kapsamda CCSD tarafından yerel organize perakende zincirlere verilen indirim
miktarının satış miktarı ile arasındaki ilişki önem kazanmaktadır. 2011, 2012 ve 2013
yılları için en yüksek indirim sağlanan ilk on satış noktası, en yüksek alım miktarını
gerçekleştiren ilk 10 satış noktası ile kıyaslandığında sırasıyla %80, %70 ve %60
oranında örtüşme olduğu görülmektedir. Bir diğer ifadeyle, alım miktarlarına göre
gruplandırıldığında indirimlerin alım miktarı ile uyumlu olduğu görülmektedir. Ayrıca, yerel
organize perakende zincirlerin yeni şube açılışlarında, peşin yatırım adı altında dönemsel
olarak ek indirimlerin sağlanabildiği de göz önüne alındığında; eldeki verilerden rakipleri
dışlama amacına hizmet edecek nitelikte bir indirim sisteminin uygulanmadığı
anlaşılmaktadır.
15-10/148-65
45/52
(242) Bu kapsamda incelenen bir başka husus, CCSD’nin PEPSICO’nun bulunmadığı satış
noktalarına, alım miktarlarından bağımsız olarak ilave indirimler verip vermediğidir. Bu
aşamada CCSD’nin PEPSICO’nun yer almadığı satış noktalarına, PEPSICO ile birlikte
satıldığı noktalara kıyasla, anlamlı olacak bir şekilde daha fazla taviz vermesi, fiili
münhasırlık uygulamaları çerçevesinde önem taşıyabilecektir. Bu bağlamda indirim
verilen 23 CCSD ve PEPSICO ortak noktasıyla, PEPSICO gazlı ürünleri satılmayan 7
yerel zincirdeki CCSD taviz oranları kıyaslanmıştır. Buna göre, 2011-2013 yılları
ortalaması alındığında CCSD ortak noktalara %(…..) taviz verirken PEPSICO olmayan
noktalara %(…..) taviz vermiştir. Söz konusu fark alım miktarı ile bağlantılı olabilecektir.
Ancak daha da önemlisi, aradaki farkın, fiili münhasırlık uygulamalarını veya PEPSICO
satılmaması karşılığında ilave indirim politikasını işaret edecek bir büyüklükte
olmamasıdır.
(243) Yukarıda verilen tespitler ışığında, CCSD’nin yerel perakendeciler özelinde tavizlerini
rakipleri dışlayıcı bir şekilde kullandığı veya PEPSICO satan noktalara ayrımcılık
uyguladığı yönünde bir bulguya ulaşılamamıştır.
I.4.2.2.8. PEPSICO Tarafından Verilen Tavizlerin Değerlendirilmesi
(244) Bu bölümde pazarda CCSD’nin en büyük rakibi olan PEPSICO’nun satış noktalarına
yönelik tavizleri incelenmiştir. Bu incelemenin amacı, PEPSICO’nun CCSD tavizlerine ne
oranda karşılık verebildiğini görmek ve pazarda bunu kârlı bir şekilde yapıp
yapamadığını değerlendirmektir.
(245) PEPSICO tarafından satış noktalarına dağıtılan toplam indirim miktarında 2011 yılı
haricinde düzenli bir artış dikkat çekmektedir. Verilen indirim tutarının toplam satışlar
içindeki ağırlığı ise dalgalı bir seyir izlemektedir. Toplam indirim tutarının ciroya oranı
2009’dan 2011 yılına gelindiğinde %(…..)den %(…..)’ya gerilerken, bu oran daha sonra
artış göstererek 2013 yılında %(…..)’e ulaşmıştır. Satış noktalarına dağıtılan indirimler
pazarın alt segmentleri bazında incelemeye tabi tutulduğunda, özellikle PEPSICO
tarafından ev tüketim kanalına verilen indirim oranının sürekli artarak %(…..)’ten
%(…..)’e yükseldiği görülmektedir. Bahse konu dönem içerisinde yerinde tüketim
noktalarına sağlanan indirimlerin oranı ise azalarak 2009 yılındaki %(…..) seviyesinden,
2013 yılında %(…..)’ye gerilemiştir.
(246) PEPSICO tarafından sağlanan indirimler oransal olarak CCSD’den 2009 ve 2010
yıllarında önemli miktarda yüksekken, sonraki yıllarda bu farkın giderek azaldığı ve daha
makul bir seviyeye geldiği görülmektedir. PEPSICO ile CCSD’nin satış noktalarına
sağladığı indirimlerin cirolarına oranı arasındaki fark, 2009 yılında (…..) puan; 2010
yılında (…..) puan seviyesinde iken, 2011 yılında düşüşle (…..)puan seviyesine
gerilemiş, takip eden yıllarda ise sırasıyla (…..) ve (…..) puan olarak gerçekleşmiştir.
(247) Yukarıdaki bölümlerde belirtildiği gibi PEPSICO birçok pazarda geçtiğimiz beş yıl
içerisinde pazar payını arttırmayı başarmıştır. Buradan hareketle; PEPSICO’nun, bir
yandan hakim durumdaki rakibi CCSD’nin vermiş olduğu indirimlere gittikçe yakınsayan
oranlarda indirim uygularken, diğer yandan pazar payını artırabilmeyi başardığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca PEPSICO’nun satış yaptığı nokta sayısı CCSD’ye nazaran daha
hızlı büyümektedir. Buna bağlı olarak PEPSICO tarafından dağıtılan toplam indirim tutarı
artsa da satış noktalarına sağlanan ortalama indirim miktarının durağan bir seyir izlediği,
2011 ve 2012 yıllarındaki düşüşün ardından, ancak 2013 yılındaki artışla 2010 yılındaki
seviyesini yakaladığı görülmektedir. CCSD tarafından satış noktalarına sağlanan
ortalama taviz miktarı ise söz konusu dört yıllık dönem içinde düzenli olarak artmıştır.
2010 yılı dışında PEPSICO tarafından satış noktalarına sağlanan ortalama indirim
miktarı CCSD’nin altında yer almıştır.
15-10/148-65
46/52
(248) PEPSICO ve CCSD tarafından pazarın bütününe yönelik verilen indirim miktarlarına
ilişkin yukarıda yapılan değerlendirmeler, gazlı içecekler pazarının rekabetçi yapısına
ilişkin önemli ipuçları sağlamaktadır. Hakim durumdaki teşebbüs tarafından uygulanan
indirimlerin rakipleri dışlayıcı özellik gösterip göstermediğinin ortaya konulabilmesi
bakımından, bu indirim sistemlerinin rakiplerin pazar davranışları üzerindeki etkileri önem
arz etmektedir. CCSD tarafından verilen indirimler ışığında en yakın rakip konumundaki
PEPSICO’nun pazar davranışları incelendiğinde, PEPSICO’nun pozitif ekonomik
kârlılığından15 taviz vermeden CCSD tarafından uygulanan indirimlere cevap verebildiği
görülmektedir.
(249) Özellikle, PEPSICO’nun son yıllardaki pazar payı ve bulunurluk oranı artışı dikkate
alındığında, PEPSICO’nun kârlılığını sürdürerek pazar payını artırması; CCSD tarafından
uygulanan indirim sistemlerinin dışlayıcı nitelikte olduğu savını zayıflatmaktadır. Bu
kapsamda, PEPSICO’nun pazar payı ve bulunurluk rasyolarında sağladığı gelişim ve bu
gelişimin ekonomik kârlılıktan ödün vermeden yakalanmış olması, makro düzeyde CCSD
tarafından uygulanan indirimlerin dışlayıcı etki doğurmadığı kanaatini oluşturmaktadır.
I.4.2.3. Fiili Münhasırlık Bakımından Ulaşılan Sonuç
(250) Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeleri özetlemek gerekirse, öncelikle
CCSD’nin verdiği tavizlerin önemli oranda arttığı göze çarpmaktadır. Bu tavizler yıllar
içerisinde artarken, tavizlerden temel olarak, tüketiciden çok satış noktalarının
yararlandığı görülmüştür. Diğer yandan sözleşmeli noktalara CCSD tarafından yapılan
satışlarda hem mutlak hem de göreli miktarda artış yaşanmış ve sözleşmeli noktalara
yapılan satışlar artarken sözleşme sürelerinin uzadığı tespit edilmiştir. Söz konusu
tespitler CCSD uygulamalarını fiili münhasırlık özelinde daha dikkatli incelenmesini
zorunlu kılmıştır.
(251) Diğer yandan CCSD ile satış noktaları arasında yapılan sözleşme sayılarında önemli
oranda düşüş yaşanmıştır. Sayıca azalan bu sözleşmeler 2008 yılından itibaren detaylı
şekilde incelenmiş ve sözleşmelerin lafız olarak herhangi bir rekabet kısıtı içermediği
tespit edilmiştir. CCSD’nin bu sözleşmeleri rakiplerin noktaya girişini önleyici şekilde
kullanıp kullanmadığı da değerlendirilmiş ve sözleşmeli noktalarda rakiplerin anlamlı bir
bulunurluk sağladığı, bir diğer ifadeyle sözleşmelerin fiili münhasırlığı destekleyici şekilde
kullanılmadığı anlaşılmıştır.
(252) Ayrıca pazardaki bulunurluk oranları ve pazar payı verileri de incelenmiş, CCSD’nin
rakiplerinin genel olarak pazardaki konumlarını daha da sağlamlaştırdıkları görülmüştür.
Nitekim bulunurluklar özelinde PEPSICO’nun geleneksel kanalda gazlı içecek
bulunurluğunu artırdığı, modern kanalda da sabit bir seyir izlediği, ULUDAĞ’ın ise sade
gazoz kategorisinde bulunurluğunu hem geleneksel hem de modern kanalda artırarak
hızlı bir büyüme eğilimi yakaladığı görülmüştür. Pazar payları bakımından ise
PEPSICO’nun kolalı içecek ve aromalı gazoz pazarlarında geleneksel ve modern
kanallarda pazar payı kazandığı, sade gazoz pazarında ULUDAĞ, NİĞDE gibi
markaların pazardan önemli oranda pay aldıkları tespit edilmiştir. Sade ve aromalı gazoz
pazarlarında market markalı ürünler de büyümeyi başarmışlardır.
(253) Bununla birlikte PEPSICO tarafından verilen tavizler de incelenmiştir. Yapılan
incelemede CCSD’nin taviz artışına, PEPSICO’nun ekonomik kârlılığını kaybetmeksizin
yanıt verdiği, bunu artan pazar payı ve bulunurluk oranlarıyla birlikte başardığı tespit
edilmiştir. Ayrıca CCSD ve PEPSICO ürünlerinin fiyat karşılaştırmaları incelendiğinde,
PEPSICO ürünleriyle CCSD ürünleri arasında anlamlı bir fiyat farkı olmadığı
görülmektedir. Modern kanalda çeşitli ambalajlar bazında Pepsi fiyatlarının Coca-Cola
15 PEPSICO, durağan pazar yapısına karşın son beş yılın dördünde kâr elde etmeyi başarmıştır.
15-10/148-65
47/52
fiyatlarından az bir farkla daha düşük olduğu görülmekte ve 2,5 lt ile karşılaştırıldığında 1
ve 1,5 lt ambalajlarında iki ürünün fiyatları arasındaki farkın daha fazla olduğu
anlaşılmaktadır.
(254) Geleneksel kanalda da genel olarak Pepsi fiyatının Coca-Cola fiyatından az da olsa
düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 2,5 lt, 1 lt ve 330 ml kutu ambalajlarında 2012
yılına kıyasen 2013 yılında (Ocak ayından Ekim ayına kadarki dönem) Pepsi fiyatlarının
Coca-Cola fiyatlarına yakınsadığı, 2 lt/1.75 lt ambalajında ise 2011 ve 2013 yıllarında iki
ürünün fiyatlarının aynı olduğu dikkat çekmektedir. Son olarak gerek modern gerekse
geleneksel kanalda 2.5 lt ambalajında Yedigün/Fanta fiyat endeksinin yıllar bazında
azalma eğiliminde olduğu, bir başka deyişle Yedigün ile Fanta fiyatları arasındaki fiyat
farkının arttığı görülmekte ve Yedigün’ün az da olsa Fanta’ya göre ucuzladığı
anlaşılmaktadır. 330 ml kutu ambalajında ise her iki kanal bakımından söz konusu
endeksin 2012 yılına kıyasen 2013 yılında (Ocak ayından Ekim ayına kadarki dönem)
artış gösterdiği dikkat çekmektedir.
(255) Bu bilgi ve belgeden hareketle PEPSICO’nun söz konusu artışı düşük fiyat politikasıyla
gerçekleştirmediği anlaşılmış olup, PEPSICO’nun pazardaki konumunun
değerlendirilmesi adına bu hususun önem taşıdığı düşünülmektedir.
(256) Sonuçta CCSD’nin, rakiplerin bulunurluğunu ve satış noktalarına girmesini önleyici
organize ve sistematik bir politika izlediğine dair bir bulguya ve/veya belgeleye
ulaşılamamış, CCSD’nin artan tavizlerinin pazarda fiili münhasırlığa yönelik herhangi bir
etki doğurmadığı anlaşılmıştır.
(257) Diğer yandan 01.07.2008 öncesi imzalanan ve değiştirilmeyen/değiştirilemeyen
sözleşmeli noktalara anılan tarihten sonra rakiplerin anlamlı bir bütünlük oluşturabilecek
şekilde girdiği anlaşılmıştır. Ayrıca yerinde incelemede elde edilen belgelerde adı geçen
noktalar özelinde rakip bulunurluklarının yine anlam ifade edebilecek şekilde olduğu
görülmüş olup bu noktada da rekabete aykırı bir eylemden bahsedilemeyecektir.
(258) Bununla birlikte pazardaki bazı rakiplerin CCSD hakkında öne sürdüğü bazı iddialar da
incelenmiştir. Öncelikle PEPSICO tarafından yerel marketlerle ilgili olarak öne sürülen
iddialar ve “İndirim Mağazaları Hariç 400 m2 Altı Organize Perakende Pazarı”nda CCSD
uygulamaları nedeniyle pazar payı kaybettiğine dair iddialar değerlendirilmiştir. Bu
kapsamda öncelikle Kurul tarafından yukarıda anıldığı şekilde yapılan yerleşik bir pazar
tanımı bulunmadığı belirtilmelidir. Bazı devralma dosyalarında pazar, mevcut pazar
tespitinden daha da daraltılarak, “300 metrekare altı indirim marketler hariç organize hızlı
tüketim maddeleri pazarı” olarak kabul edilerek, rekabetçi sorunların olup olmayacağının
incelenmesi adına o özelde değerlendirme yapılmış ancak nihai aşamada bu şekilde bir
tanıma gidilmemiştir. Diğer yandan yerinde incelemelerde bu konuda herhangi bir
bulguya erişilememiş, ayrıca yerel market yöneticileri ile yapılan görüşmelerde iddia
edildiği şekilde bir strateji izlendiğine yönelik bir bilgiye ulaşılamamıştır. PEPSICO satan
ve satmayan yerel marketlere CCSD tarafından verilen taviz ortalamalarına yönelik bir
analiz yapıldığında da bu noktalar arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür.
(259) 2007 ve 2008 yıllarında alınan CCSD’ye yönelik kararlar incelendiğinde, fiili münhasırlık
yaratmamak kaydıyla indirimlerin verilebileceği belirtilmiş olup bu husus 2010 yılındaki
önaraştırmada da değerlendirilmiştir. Kararda, sözleşmelerde “özel hükümler”
bölümünde düzenlenen indirim ve desteklerin, lafız olarak, gazlı ürünlerde münhasırlık
karşılığında noktaya temin edildiği veya noktanın gazlı ürünlerdeki satın alma
davranışına bağlı olarak noktada kalmaya devam edeceği şeklinde yorumlanacak
nitelikte olmadığı mütalaa edilmiştir. Ancak fiili münhasırlık yaratılmaması gerektiğine
vurgu yapılmıştır. Dolayısıyla karalardan ortaya çıkan sonuç tavizlerin verilmemesi değil,
bu tavizlerin fiili münhasırlık yaratacak şekilde kullanılmamasıdır. Mevcut soruşturmada
15-10/148-65
48/52
da fiili münhasırlık yaratıcı herhangi bir uygulamaya ve buna yönelik bir teşebbüs
politikasına rastlanılmamıştır.
(260) (…..) tarafından CCSD’nin dolap ebadı politikasının (2 kapaklı dolapların 3 kapılı
dolaplarla değiştirilmesi gibi) aynı satış noktasına rakibin dolap koyabilmesini engellediği
iddia edilmiştir. Ancak yapılan incelemelerde buna yönelik bir tespit yapılamamıştır.
Üstelik yalnızca (…..) bulunurluk ve pazar payı artışı değil; yanı sıra diğer rakiplerin
anılan verilerdeki yükseliş eğilimi bu iddiaları destekler nitelikte değildir.
(261) Diğer yandan konu ÜLKER açısından ele alındığında, bu teşebbüsün yıllar içerisinde
yaşadığı bulunurluk ve pazar payı düşüşünün CCSD uygulamalarından kaynaklandığına
yönelik herhangi bir tespit yapılamamıştır. Bu çerçevede bilgi isteme yazısına ÜLKER
tarafından verilen yanıtta dolap yatırımları, bu yatırımların geri dönüşü ve dolapların satış
noktalarında konumlandırılmasından kaynaklanan bazı sıkıntılar olduğu ifade edilmiş,
pazar payı ve bulunurluk kaybının bununla bağlantılı olduğu öne sürülmüştür.
(262) Bu iddiaya yönelik olarak yapılan incelemede, yer sıkıntısının olmadığı ve teşebbüslere
ait ürünlerin, teşebbüs dolaplarında olduğu kadar, marketlerin kendi raf ve
soğutucularında da satışa sunulduğu modern kanal pazar payı verileri ÜLKER özelinde
bir kez daha değerlendirilmiştir. Bu kanalda da teşebbüsün ilgili veriler bakımından düşüş
yaşadığı dikkat çekmektedir. Kolalı içecek pazarında 2007 yılında %10-15 olan ÜLKER
pazar payı 2013’te %0-5’e düşmüştür. Yine benzer bir tespit sade ve aromalı gazoz için
de yapılabilmektedir. 2007 yılında aromalı gazoz ÜLKER pazar payı %5-10 iken 2013
yılında %0-5 olmuştur. Sade gazozda ise %25-30’dan %15-20’ye bir düşüş söz
konusudur. Bu tespit ve pazarın genelinde yapılan incelemeler sonucunda ÜLKER’in
pazar payındaki düşüşün iddia edildiği şekilde olduğuna yönelik bir tespit
yapılamamaktadır. Kaldı ki incelemelerde bu kapsamda ÜLKER özelinde herhangi bir
belge ve bulguya ulaşılmamıştır.
(263) Sonuç olarak yukarıda yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında, CCSD’nin fiili
münhasırlık uygulamaları içerisinde bulunduğuna yönelik bir tespit ve değerlendirme
yapılmasının mümkün olmadığı görülmektedir.
J. SONUÇ
(264) 26.02.2014 tarih, 14-08/160-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre; Coca
Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin sözleşmelerle ve fiili uygulamalarla, münhasırlığa yönelik
faaliyetler içinde bulunduğu yönünde bilgi ve bulguya ulaşılamadığına ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal etmediğine; bu nedenle aynı Kanun'un 16. maddesi
uyarınca adı geçen teşebbüse idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına esas
yönüyle OYBİRLİĞİ ile, usul yönüyle OYÇOKLUĞU ile Ankara İdare Mahkemelerinde
yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
15-10/148-65
49/52
Meh met Akif ERSİN
Rekabet Kurulu’nun 26.02.2014 tarih, 14-08/160-M sayılı ara Kararına ve 05.03.2015
tarih, 15-10/148-65 sayılı nihai Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz, 05.03.2015 tarih ve 15-10/148-65 sayılı kararında Coca Cola Satış Dağıtım
A.Ş.’nin başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya olmak üzere Türkiye’nin muhtelif
yerlerindeki bazı noktalar ile münhasırlık anlaşması yaptığı iddiasını değerlendirmiş ve
yapılan oylama sonucunda;
- Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.’nin sözleşmelerle ve fiili uygulamalarla,
münhasırlığa yönelik faaliyetler içinde bulunduğu yönünde bilgi ve bulguya
ulaşılamadığına ve 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal etmediğine;
- Bu nedenle aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüse idari para
cezası uygulanmasına gerek olmadığına
esas yönüyle OYBİRLİĞİ, usul yönüyle OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Bu çerçevede,
26.02.2014 tarih, 14-08/160-M sayılı ara kararda da ifade ettiğimiz ve soruşturma kararı
alınırken raportörlerin Kurul kararı yerine Başkanlıkça belirlenmesi hususunu ilgilendiren
karşı oyumuza ilişkin geniş gerekçemize yer verilecektir.
Soruşturma kararı alınırken Raportörlerin Kurul kararı ile belirlenmesi gerekirken,
Başkanlıkça belirlenmesi hatalıdır.
Kurulumuz dosya konusu olayla ilgili olarak, usul yönünden karşı oy kullandığımız
26.02.2014 tarih, 14-08/160-M sayılı kararıyla soruşturma açılmasına karar vermiştir.
Ancak, soruşturma kararı ile raportörler, aşağıda geniş olarak açıklanacağı üzere,
yasaya aykırı olarak Başkanlık makamınca görevlendirilmiş olup, öncelikle karara bu
nedenle usul yönünden katılmıyoruz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 40.maddesinde; Kurulun, resen
veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar
vereceği, önaraştırma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul Başkanının, meslek
personeli uzmanlardan bir ya da birkaçını raportör olarak görevlendireceği, aynı yasanın
43.maddesinde; soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde, Kurul, ilgili daire
başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri belirleyeceği
yine aynı yasanın 44.maddesinde ise; Kurul adına hareket eden ve Kurul tarafından
belirlenip görevlendirilen raportörlerden oluşan bir heyet, soruşturma safhasında bu
Kanunun 14 üncü maddesinde düzenlenen bilgi isteme ve 15 inci maddesinde
düzenlenen yerinde inceleme yetkilerini kullanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Bilindiği gibi, Ceza Muhakemesi Kanunu, sanıkla ilgili tahkikatın bütününü başka bir
ifadeyle suç şüphesinin öğrenilmesinden hükmün kesinleşmesine kadar olan süreci iki
bölüm olarak düzenlemiş, adı geçen yasanın 2.maddesine göre; soruşturma “kanuna
göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar
geçen evreyi”; kovuşturma ise “iddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün
kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade etmektedir.
Basite indirecek olursak, soruşturma; ceza davasının hazırlanması aşamasını,
kovuşturma ise; savcı tarafından düzenlenen iddianamenin kabulünden ceza
mahkemesinin karar vermesine kadar geçen süreci anlatmaktadır.
Yukarıda hükümleri açıklanan maddelerde görüleceği üzere Yasa Koyucu Rekabet
Hukukunda da, tüm tahkikat sürecini Ceza Muhakemesinde olduğu gibi iki bölüm halinde
düşünmüş, kabahatin herhangi bir şekilde (İhbar, şikayet, bakanlık başvurusu ve resen)
15-10/148-65
50/52
öğrenilmesinden soruşturma açılmasına veya açılmamasına kadar olan süreci
ÖNARAŞTIRMA, soruşturma açılmasından nihai kararın verilmesine kadar olan süreci
de SORUŞTURMA olarak adlandırmıştır.(istisnası tek aşama olması hali ise
4054/Md.40 doğrudan soruşturma açılmasıdır) Her iki süreç birbirinden farklı hükümlere
tabi olup, önaraştırma, soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verebilmek
adına yapılan hazırlık aşamasını, bir anlamda şüphenin bir takım belgesel ve bilgisel
anlamda kanıtlara dönüşmesi evresini, soruşturma ise, önaraştırma ile elde edilen ve
kabahatin işlendiğine ilişkin makul ve ciddi şüphelerin derinlemesine incelenmesine ve
değerlendirilmesine ilişkin süreci işaret etmektir. Bu nedenle Yasa Koyucuya göre,
önaraştırmanın açılabilmesi için 4054 Sayılı Yasa kapsamına giren rekabet ihlalini içeren
bir işlem veya eylemi sadece yukarıda belirtilen yollarla öğrenme yeterli olup, (doğrudan
soruşturma açılması istisnası farklı) soruşturma aşamasına geçebilmek için ise bir takım
belge ve bilgilere göre, ciddi ve makul şüphelerin bulunması, Kurulun rekabet ihlali
olmadığına ilişkin tam bir kanaate sahip olmaması(16) gerekir.
Bu nedenlerle, yasa koyucu bu iki aşamanın önemini ve ağırlığını dikkate alarak,
raportörler yönünden farklı bir seçim sistemi öngörmüştür. Önaraştırma yapılmasına
ilişkin kararlarda raportörleri Kurul Başkanının, soruşturma açılması kararlarında ise
Soruşturma Heyetini oluşturan raportörleri, Rekabet Kurulunun seçmesini bağlı yetki
olarak adı geçen idari makamlara vermiştir. Bu makamların raportör seçimi konusunda
bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca, idare hukukunda yetki devrinin varlığı için
açıkça bir hüküm bulunması zorunluluğu karşısında, yasada böyle bir hüküm de
olmadığından, raportör seçimi konusunda yetki devri asla söz konusu olamaz. Ayrıca
Başkanlık Makamının, kendisine yasayla verilmeyen bir yetkiyi de aksine hüküm yok
savıyla hareket ederek kullanması da olanaklı değildir.
Bu dosya ile ilgili nihai kararımıza esas olan, soruşturma açılmasına ilişkin 26.02.2014
tarih, 14-08/160-M sayılı ara kararımızda, Soruşturma Heyetini teşkil eden raportörlerin
seçimi konusunda; “soruşturmanın ilgili Daire Başkanının gözetiminde yürütülmesini
teminen Soruşturma Heyetinde görevli raportörlerin belirlenmesi konusunda Başkanlığın
görevlendirilmesine ve bu soruşturma ile ilgili işlemler sırasında, 4054 sayılı Kanun’un
14. ve 15.maddelerinin uygulanması için Soruşturma Heyeti’ne yetki verilmesine,
Kanun'un 16. ve 17. maddeleri ile diğer ilgili maddelerinin göz önünde bulundurulmasına“
şeklinde karar verilmiş olup, bu karar yukarıda açıklanan hükümlere aykırı olup, işlemi
usul yönünden sakatlamaktadır. Öncelikle karara bu usul hatası nedeniyle karşıyız. Bu
hususu ara kararımıza karşı verilen karşı oyda da kısaca belirtmiştik. Gerek şikayetçi ve
gerekse hakkında soruşturma yapılan tarafların bu hususu öğrenmesi ve olası bir idari
yargı denetiminde ileri sürülebilmesi için burada da geniş olarak açıklanmıştır.
Burada yeri gelmişken şunu da belirtmekte yarar görüyoruz. 2 Kasım 2011 gün ve 28103
sayılı Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan; 661 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 55.maddesi ile 4054 sayılı Yasanın Kurulun görev ve yetkilerini belirleyen
27 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi “Başkan Yardımcıları ve Baş Hukuk
Müşavirini Başkanın teklifi üzerine atamak“ şeklinde değiştirilmiş ve (j) bendi yürürlükten
kaldırılmıştır. Bu hükümlere paralel olarak yine aynı K.H.K’nın 56.maddesi ile de
Başkanlığın görev ve yetkilerini belirleyen 30 uncu maddenin birinci fıkrasına; “Başkan
Yardımcıları ve Baş Hukuk Müşaviri hariç Kurum personelini atamak.” şeklinde
değiştirilmiştir. Daha önce, halen yasanın 27.maddesinin (ı) fıkrasında yer alan ancak,
yeni kanun değişikliği ile zımnen ilga olan bütün personelin atamaları, görevde
yükselmeleri vb. bir başka deyişle tüm özlük haklarına ilişkin tasarruf yetkisi bu hükme
(16) Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155,K.2011-492 sayılı kararı
15-10/148-65
51/52
göre Rekabet Kurulunda iken Kurul baypas edilerek bu konudaki tüm yetkiler Başkanlığa
verilmiştir. Bu Yasa Koyucunun kendi seçimi olup, Anayasa’dan aldığı yetkisini
kullanarak düzenlemeyi yapmıştır. Bu konuda söyleyebileceğimiz tek şey, sadece bu
düzenlemenin ve bu düzenleme ile Kurulumuzun verdiği ve usul yönünden karşı
olduğumuz karar arasındaki ilişkiyi ve doğması kuvvetle olası sakıncaları ortaya
koymaktır.
Bilindiği gibi, yukarıda da kısaca açıklandığı üzere 4054 sayılı Yasanın ilgili hükümlerine
göre Kurul adına hareket eden Rekabet Uzmanları, soruşturmasını yaptıkları
teşebbüs/teşebbüslerin işyerlerinde rekabet ihlali olup olmadığı saptanması açısından
yerinde inceleme yapmakta ve konuya ilişkin olarak topladığı bilgi ve belgeleri
değerlendirerek, kendi bilgi ve birikimini de katarak Soruşturma Raporunu hazırlamakta
ve sonuçta Kurula da ceza verilip verilmemesi yolunda bir öneri ile gelmektedirler. Sonuç
olarak, Kurul Soruşturma Raporunu ve ek bilgi ve belgeleri dikkate alarak nihai karar
vermektedir. Dosyada mevcut ve önüne getirilen/getirilmeyen bilgi ve belgelere göre,
teşebbüslerin karardan bir önceki yıl cirolarının % 10 una kadar idari para cezası verme
yetkisine sahip olan Kurul kadar soruşturmayı yapan raportörlerin de bu kararın
oluşmasında önemli rolü olduğu açıktır. Çünkü Rekabet Kurulu dosyasına
giren/girmeyen bilgi ve belgeleri değerlendirerek sonuca ulaşmaktadır, bir başka
anlamda Rekabet Kurulu Kanuna ve bu bilgi ve belgelere bağımlı olarak karar
vermektedir. Bu bilgi ve belgelerin sağlayıcısı da raportörler (Rekabet Uzmanları) dir. Bu
nedenle Rekabet Uzmanlarının öncelikle bağımsız olmaları, hiçbir etki ve atama tehdidi
altında kalmaksızın bu görevlerini yapma olanağı sağlanmalıdır. Yarı yargısal durumu da
dikkate alınarak, ekonominin bir anlamda yargısı olarak nitelendirilebilecek Rekabet
Kurumunda, raportörlerin mesleğe alınmaları, görevde yükselmeleri, idari görevlere
atanmaları ve sonuç olarak kariyerlerine ilişkin tüm kararlar hukuk çerçevesinde liyakati
gözeterek ve objektif kıstaslara dayalı olarak alınmalıdır. Bunu sağlayabilecek tek organ
kanımca Rekabet Kuruludur. Çünkü, karar veren sayısı arttıkça, bir başka deyişle görev
ve sorumluluk daha fazla kişiye yayıldıkça hukuk dışı nedenlerle etki olasılığının
azalacağı açıktır.
Bu nedenle, hiçbir kişi ve grubu hedef almaksızın yaptığımız bu ilkesel irdeleme de,
rekabet uzmanlarının mesleğe alınmasına ilişkin sınavı yapan Sınav Kurulunun
oluşumunun, Başkanlığa yani Kurum Başkanına bırakılması, Sınav Kurulunun
çoğunluğunun, özlük hakları Başkan tarafından kullanılan kişilerden oluşması, yine
uzmanların kariyerlerine ilişkin tüm konularda bir anlamda kariyerinde olabilecek
yükselmeye ilişkin tüm kararlarda Başkanın tek karar verici olması kanımca raportör
bağımsızlığı adına sakıncalı bir durumdur. Bu yetkilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi
halinde, birtakım olumsuzlukların çıkması da belirtilen sebeplerle olasıdır.
Raportör bağımsızlığı adına söylenebilecek bir diğer husus, Raportörlerin gerek
önaraştırma ve gerekse soruşturma aşamalarında tam bağımsız hareket etme
serbestisine sahip olup, olmadığıdır. 4054 sayılı Yasanın 43.maddesinde soruşturmanın
ilgili Daire Başkanının GÖZETİMİNDE raportörlerce yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Yasa koyucu bu hükme, Daire Başkanının işlevi yönünden özellikle denetim sözcüğünü
kullanmayarak, gözetim sözcüğünü kullanmıştır. Gözetimin sözlük anlamı nezaret,
himaye olup, denetim işlevine göre daha geride, daha az fonksiyonel bir durumu ifade
etmektedir. Bir çalışma ya da uygulama sürecini etkinlik ve amaca uygunluk bakımından
yakından gözlemleme olarak tanımlayabileceğimiz gözetim, bir işin devamı süresince
yapılabilen bir eylem olmasına rağmen denetim ise işlem veya eylem yapıldıktan sonra,
söz konusu işlem veya eylemin mevcut mevzuata uygunluğunun veya uygunsuzluğunun
saptanmasıdır. Gözetimde, bir başkası tarafından bağımsız olarak yapılan işlem veya
eylem gözetim görevi verilen makam tarafından gözlemlenecek, eğer fahiş bir mevzuata
15-10/148-65
52/52
aykırılık söz konusu olursa müdahil olunabilecektir. Gözetim de asıl olan iş yapanın tek
başına kendi iradesi ile işi yapması, istisnası da gerektiğinde gözetmenin müdahil
olmasıdır. Bu açıklamalarımızın ışığında gözetmen konumundaki bir daire Başkanı ile
soruşturmayı yürüten Raportör arasındaki gözetim ilişkisine bakacak olursak, Raportör
bağımsız iradesi ile soruşturma ile ilgili tüm işlem veya eylemleri yapacak, kendisine hiç
kimse karışmayacak, istediği soruları teşebbüslere kendi imzası ile yazdığı yazı ile
soracak veya isteyecek, eğer fahiş bir hata yapıyorsa örneğin 14.maddeye göre bilgi
istemeye ilişkin olayla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir konuyu soruyorsa veya ilgili
konuyu sormakla birlikte, ilgisiz bir makamdan soruyorsa bu durumda gözetmen
konumunda olan Daire başkanı müdahil olabilecektir. Tüm teftiş Kurullarında hatta
bazılarında müfettiş yardımcıları da olmak üzere tüm müfettişler bu tür yazıları yani özgür
araştırma işlevlerini bağımsız olarak kendi imzaları ile yerine getirmektedirler. Tüm
dosyalarımızda, taraflara veya ilgili kurumlara soruşturma aşamasında soruşturma ile
ilgili yazılan tüm yazılar gözetim işlevini aşıp denetime girebilecek bir nitelikte Daire
Başkanının içeriğe müdahalesi ve imzası ile gitmektedir. Kanımca bu uygulama da,
Kurum Başkanı ile Daire Başkanı arasındaki ast-üst ilişkisi de düşünüldüğünde raportör
bağımsızlığına, özgür araştırma işlevine ters düşen bir husus olduğu göz ardı
edilmemelidir.
Arz etmeye çalıştığım nedenlerle, 661 sayılı K.H.K ile yapılan bu yeni düzenleme de
dikkate alındığında, 4054 sayılı Yasanın emredici hükmü gereği Soruşturma Heyeti Yasa
gereği mutlaka Rekabet Kurulunca seçilmelidir. Zaten Yasa Koyucu bu nedenlerle
hükmü bu şekilde düzenlemiştir. Olayımızda olduğu gibi aksine bir uygulama kararımızı
mutlak butlanla sakatlayan esaslı bir usul hatası olarak karşımıza çıkacaktır. Danıştay’ın,
4054 sayılı Yasa’nın 5388 sayılı yasa ile değişmeden önceki 44.maddesinde öngörülen
Soruşturmacı Üyenin karara katılması halinde saptadığı yasaya aykırılık kadar,
olayımızda olduğu gibi soruşturmalarda, raportörlerin Kurul yerine Başkanlıkça seçilmesi
de aynı şekilde hatta daha ciddi bir şekilde açıkça yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle usul
yönünden karara karşıyız.
Öte yandan, bu karşı oy sahibi Rekabet Kurulu Üyeliğine başladığı tarihten kısa bir süre
ve daha sonra çeşitli tarihlerde, Kurula ve başkanlık makamına, tarafsızlık ve bağımsızlık
adına gerek önaraştırmalarda ve gerekse soruşturmalarda raportörlerin raportörler
arasındaki eşit ağırlıklı hizmet ve görev yapma unsuru da dikkate alınarak yaptırılacak bir
bilgisayar programı tarafından seçilmesi ve bu şekilde düzenleme yapılması hususu
defaatle söylemesine rağmen bu önerisi Başkanlıkça kabul görmemiş ve dikkate
alınmamıştır. Hala aynı düşüncedeyim. Bunu da ayrıca belirtmek isterim.
SONUÇ
Yukarıda yer verilen görüş ve değerlendirmeler ışığında, Kurulumuz çoğunluğunun ,
raportörlerin Başkanlık makamınca belirlenmesi ile ilgili olarak aldığı, 26.02.2014 tarih,
14-08/160-M sayılı ara kararı ile buna dayalı olarak tesis edilen 05.03.2015 tarih, 15-
10/148-65 sayılı nihai kararına usul yönünden katılmıyoruz.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy