Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-3-153 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 08-56/889-350
Karar Tarihi : 25.9.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif
ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Nazlı UĞURLU
C. ŞİKAYET
EDEN : Özbağ Meşrubat Gıda Paz. Dağ. Taşımacılık San. ve
Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Serkan ONUKAR 20
Onukar Hukuk Bürosu, Talatpaşa Bulvarı No: 62 Bora Apt.
K.4 D.9 35220 Alsancak/İzmir
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.
Esenşehir M. Erzincan Cad. No: 36
34776 Yukarı Dudullu, Ümraniye/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’nin bayilerine baskı
uygulayarak 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddiası. 30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (CCSD) İzmir bayii Özbağ
Meşrubat Gıda Paz. Dağ. Taşımacılık San. ve Tic Ltd. Şti (Özbağ) Temsilcisi Av. Serkan
Onukar imzalı başvuruda özetle; CCSD’nin bayilerine baskı uygulayarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddia edilmekte, CCSD hakkında soruşturma
açılarak bayileri ile yaptığı anlaşmaların muafiyet kapsamından çıkarılması ve CCSD ile
yöneticilerine gerekli cezanın verilmesi talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.7.2008 tarih, 4770 sayı ve 25.8. 2008
tarih, 5655 sayı ile intikal eden başvurular üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması 40
Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddeleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen
19.9.2008 tarih ve 2008-3-153/İİ-08-AÇ sayılı İlk İnceleme Raporu 22.9.2008 tarih,
REK.0.07.00.00-110/204 sayılı Başkanlık Önergesi ile 08-56 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
08-56/889-350
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
a) 25.7.2008 tarihli şikayet dilekçesinde yer alan iddialardan Basis adlı yazılım vasıtasıyla 50
Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’nin yeniden satış fiyatını tespit ederek ve pasif satışları
engelleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddesini ihlal ettiğine işaret eden emare
bulunamaması nedeniyle ve Kanun kapsamında olmayan diğer iddialara ilişkin olarak,
4054 sayılı Kanun çerçevesinde kurum nezdinde yapılacak herhangi bir işlem
bulunmadığı, dolayısıyla şikayetin reddinin gerektiği
b) Bayilik Sözleşmesi’nin 1. maddesiyle getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün,
Kurul’un 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı kararı uyarınca nihai satış noktalarını
kapsamayacak şekilde değiştirilmesi gerektiği,
c) Söz konusu teşebbüsün bayileri ile imzaladığı sözleşmelerin, bölge paylaşımı ve
rekabet yasağı içermesi dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu, 60
ancak, bayilere verilen bölgelerin münhasır bölge / münhasır müşteri tanımına uygun hale
getirilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca Sözleşmelere bireysel
muafiyet verilebileceği,
d) Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’ye (b) ve (c)’de belirtilen değişiklikleri yapabilmesi için
90 gün süre verilmesinin, değişikliklerin yapıldığının bu süre içerisinde Kurumumuza
tevsik edilmemesi halinde önaraştırma/soruşturma açılacağının teşebbüse bildirilmesinin
uygun olacağı,
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.
70
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İddialar
Özbağ’ın Kurum kayıtlarına 25.7.2008 tarih, 4770 sayı ile intikal eden başvurusunda
aşağıda yer verilen hususlar dile getirilmektedir:
“Özbağ 21 Mart 2008’e kadar on yıl boyunca CCSD’nin İzmir dahilinde belirlenen
bölgelerde bayiliğini yapmıştır ancak CCSD tarafından şikayetçiye İzmir 7. Noterliği
aracılığı ile keşide edilen 22.1.2008 tarih ve 1305 yevmiye sayılı ihtarname ile taraflar
arasında imzalanmış Bayilik Sözleşmesi’nin 21.3.2008 ‘de sona ereceği ve sözleşmenin 80
yenilenmeyeceği ihbar edilmiş ve belirtilen tarihte sözleşme fiilen sona ermiştir,
10 yıl öncesine kadar uzanan bayilik ilişkisi çerçevesinde Özbağ ile CCSD arasında
imzalanmış olan en son bayilik sözleşmesi 21.3.2007 tarihlidir. Her ne kadar taraflar
arasındaki bayilik ilişkisi, ilk kurulduğu tarihten en son sözleşme tarihine kadar genellikle
birer yıllık periyodlarla yenilenerek devam etmiş olsa da, bu uygulamanın kanunu
dolanmayı; sözleşme yenilenme süresinin öncesinde her an bayiliğin sona erdirilmesi
baskısı ile CCSD’nin her türlü talebinin ve dayatmasının kabul edilmesini teminen,
taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ilişkinin “belirsiz süreli bir bayilik/dağıtım
ilişkisi”ne dönüşmüştür;” 90
Sözleşme hükmü olması sebebiyle bölge değiştirilmesi gibi konularda, hiçbir gerekçe
gösterilmeksizin, şikayetçinin maliyetini arttıracak şekilde tek taraflı olarak sık sık bölge
değişimleri gerçekleştirildiği, bu husus önceden bilgilendirme yapılmadan
08-56/889-350
3
gerçekleştirildiğinden, şikayetçinin uygun depo kiralanması gibi önlemler almasına dahi
izin verilmediği,
Bayiliği tek taraflı sonlandırma tehdidi altında başka bayilere CCSD tarafından ödenmesi
gereken tazminatların şikayetçiye ödettirildiği, CCSD’nin kendi mükellefiyetinde olan,
ilgili bayiye tazminat ödeme, mal teslim etme şeklindeki mükellefiyetlerinin CCSD’nin 100
tehditleri ile zorunlu olarak şikayetçi tarafa yüklendiği, şikayetçinin bayilik ilişkisiyle hiçbir
şekilde bağdaşmayan talepleri kendi malvarlığından karşılamak zorunda kaldığı,
CCSD’nin tek taraflı olarak anlaşmayı sona erdirdiği tarih olan 21.3.2008’e dek (ve
halen) şikayetçi CCSD ile aralarındaki anlaşmadan doğan tüm yükümlülükleri fazlasıyla
yerine getirdiği, ancak CCSD’nin, karşısında mali açıdan güçlü bir bayi bulunmasını
istememesi nedeniyle, sürekli bölge değişiklikleri ve bunun getirdiği maliyet artışları, yeni
yatırım taleplerinde bulunması ve zorunlu olarak bunlara uyulması nedeniyle, ekonomik
açıdan şikayetçinin CCSD’den bağımsız hareket etme serbestisi kalmadığı, şikayetçi
teşebbüs ve ortaklarının tüm malvarlığının CCSD bayiliğinden doğan işlere tesis edilmiş 110
olmasından dolayı sözleşmenin feshedilmesiyle şikayetçi tarafın çok büyük ekonomik
zarara uğradığı belirtilmektedir.
Şikayette ayrıca şu ifadeler yer almaktadır:
“Rekabet Kurulu’nun 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararı da bu hukuka
aykırılığın kanıtıdır.
CCSD’nin bayileri denetlemek adı altında kullanılmakta olan ve sözleşme ile
kullanılması bayilere zorunlu kılınan bilgisayar sistemi, bayileri denetlemekten öteye
giderek bayiin münferit bir tüzel kişiliği olduğunu hiçe sayarak, esasen hukuken ve 120
ekonomik olarak bağımsız olmasını engellemektedir,
Söz konusu sistemde, CCSD tarafından bayilere hiçbir serbesti bırakılmadığı, satış
yapılması, fatura tazmini ve buna ilişkin unsurlarda (müşteri bilgileri ve cari hesapların
tutulması, ödemelerin takibi, fiyat, vade ve iskonto oranlarının belirlenmesi, depo
stoğunun takibi gibi) bayie sorulmaksızın ve iradesi hiçe sayılarak CCSD tarafından
önceden tespit edilen, zaman zaman CCSD tarafından tek taraflı olarak değiştirilen ve
sistem girişi yapılan veriler girilmediği sürece bayinin kendisine gelen müşteri siparişleri
üzerine CCSD’ye sipariş vermesi, fatura tanzimi ve hesapları ile müşteri bilgilerini
düzenlemesi ve takibi gibi muhasebesel işlemlerini gerçekleştirmesinin mümkün 130
olamayacağı; başka bir deyişle bayinin muhasebe usullerinin ve bilgisayar sisteminin
ancak CCSD tarafından önceden belirlenmiş talimat, usul, esas ve sınırlar içinde
kullanılmasının mümkün olup CCSD tarafından da bayinin her türlü işleminin anında
kontrol ve takip edilmesinin mümkün olduğu İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından
2008/477 D.iş sayılı tespit dosyası kapsamında verilen 19.3.2008 tarihli bilirkişi raporu ile
sabit olmuştur 1.
1 Benzer bir rapor da Özmeş Gıda Tur. Ve İnş. Tic. Ltd. Şti tarafından İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi 2003/1472 D. ş
sayılı dosyasından alınan 5.2.2004 sayılı bilirkişi raporudur.
08-56/889-350
4
Özbağ’ın kendi müşterilerine uygulayacağı fiyat, iskonto, teslim edilecek mal miktarı gibi
hususlar üzerinde hakimiyeti kalmamış, ancak CCSD’nin kabulü ve buna uygun işlem
olanağını bilgisayar ortamında sağlaması halinde mümkün olabilmiştir. 140
Özbağ’a bölgesi dışında bir müşteriden sipariş gelmesi halinde CCSD tarafından bu
müşteriye ilişkin her türlü bilgiye, kayıtların CCSD hakimiyetinde olması sebebiyle
ulaşabildiğinden, Özbağ’ın bu siparişleri kabul edememesi, bunun sonucunda CCSD’ye
sipariş verememesi ve teslimatın yapılamaması nedeniyle pasif satış yasağı mevcuttur.
Bunların yanı sıra, firmanın bayilik bölgesi genişletilmemesine rağmen 2007 yılı
içerisinde CCSD’nin direktifi ve baskısı ile beş personel almak zorunda bırakılmış,
alınacak personelin kimler olacağını dahi mal göndermeme veya bayiliği sona erdirme
tehdidi ile CCSD belirlemiş, bu personele tesis edilmek üzere 5 araç ve bir kamyon 150
alınmak zorunda kalınmıştır.
13.7.2006 tarihli CCSD yetkilisi tarafından bayilere gönderilen e-postada “penetrasyon
işinin başarılmasının ölüm kalım meselesi haline geldiği” bunu başaramayan satış
temsilcisi olur ise “gerekeni yapın - kesinlikle işten atın, af söz konusu değil” şeklinde
talimat ve baskı ile bayilerin ticari kişiliğine ve işletmesine doğrudan doğruya
müdahalede bulunulduğu görülmekte; zaman zaman yapılan bu tür tehdit ve
müdahalelerle bayinin tamamen CCSD kontrol ve güdümünde olması sağlanmaktadır.
CCSD’nin bayileri sindirme politikalarından biri de, bayilere muhtelif gerekçelerle 160
gönderilen ihtarnamelerdir. Örneğin CCSD tarafından bayie keşide edilen ihtarnamede
şirketin SSK kayıt ve ödemelerinde hiçbir eksiklik olmadığı konusunda açıklama ve
resmi belge istenmekte, buna uyulmaması halinde sözleşmenin feshedileceği dile
getirilmekte, bayilerin her türlü kayıt, bilgi ve belgelerinin CCSD denetimine açık
olmasının aralarındaki sözleşmenin 6.9. maddesine dayandığı belirtilmektedir. CCSD
tarafından 22.1.2008 tarihinde keşide edilen son ihtarname ile 10 yıllık bayilik ilişkisine
son verildiği belirtilmektedir. Bunun nedeni şirketin artık sindirme politikalarına karşı yasal
haklarını kullanmaya başlayacağı düşüncesidir.
Bayiin kullandığı sistem doğrudan doğruya CCSD genel merkezindeki sisteme ulaşarak 170
işlediğinden, bayiin kullandığı programda, bilgisayar ancak merkezdeki sisteme yine
merkezin uygun gördüğü bilgiler girilebilmektedir. Başka bir biçimde örneğin farklı fiyat,
farklı iskonto gibi sistemin kullanılamadığı dikkate alındığında CCSD’nin, bayiin satış
fiyatlarını, müşteri bilgilerini, kar marjını, doğrudan doğruya takip edebilmektedir ve bu
hususta bayiin işletme içinde sağlayıcının bilgisi ve müdahalesi olmaksızın herhangi bir
veri girmesi mümkün değildir.
Şikayet edilen CCSD sisteminde, müşterinin adresi de dahil olmak üzere her türlü bilgiye
merkez doğrudan erişebildiği ve müdahale edebildiğinden, sistem bayiler arasında bölge
paylaşımına açıkça imkan vermektedir ve bu yönüyle pasif satışların engellenmesine yol 180
açmaktadır.
Söz konusu anlaşma bayie rekabet etmeme yükümlülüğü de getirmektedir. Bayilik
Sözleşmesi’nin 16. maddesine göre, her iki taraftan herhangi biri sözleşme süresinin
08-56/889-350
5
sona ermesinden 15 takvim günü önce noter marifetiyle sözleşmenin feshedildiğini ihbar
etmediği takdirde sözleşme 1 yıl daha uzamış sayılmaktadır ve bu bakımdan sözleşmeler
belirsiz süreli rekabet yasağı getirmektedir.
CCSD’nin muhasebe usulleri ve bilgisayar sisteminin münhasıran CCSD talimatları
çerçevesinde kullanılabileceği ve uygulanabileceği, böylece bayiin her türlü işleminin 190
CCSD tarafından anında takip edilebileceği, böylece 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
anlamında hakim durumun kötüye kullanıldığının kabulü gerekmektedir.”
Sonuç olarak CCSD’nin sözleşme, talimat, karar, uygulama ve eylemleriyle bayilerine
karşı “mal teslimini geciktirme veya askıya alma” ve/veya “bayilik sözleşmesini tek taraflı
olarak sona erdirme” tehdidi ile her türlü mal alım ve satım şartlarını belirlemesi, mal veya
hizmet bölge ve piyasalarını bölüştürmesi ve kontrolü, alıcının malı kendi satış fiyatını
belirleme serbestisini aktif olarak doğrudan doğruya iskonto ve kar marjı gibi dolaylı
yollarla engellemesi, bayilerinin müşteri portföy ve bilgilerine doğrudan doğruya hakim ve
sahip olması ve benzeri şekillerde gerek piyasada ve gerekse de bayilerine karşı elinde 200
bulundurduğu hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’a aykırı
şekilde hareket ettiğinin tespiti ile; CCSD hakkında soruşturma açılarak bayileri ile yapılan
anlaşmaların muafiyet kapsamından çıkarılması, CCSD ile yöneticilerine ve çalışanlarına
gereken yaptırımların uygulanması talep edilmektedir.
I.2. Pazar Hakkında Genel Bilgiler
Tablo 1 CCSD’nin ürünlerinin nihai tüketiciye ulaşana kadar geçtiği aşamaları
göstermektedir. Sözleşmelerin değerlendirilmesi için piyasanın hem distribütörlük
aşaması hem de nihai satış aşaması dikkate alınmalıdır; çünkü incelemeye konu bayilik 210
sözleşmesi distribütöre, nihai satış noktasını etkilemeye yönelik yükümlülükler de
getirmektedir.
Pazarın 3 numaralı seviyesi nihai tüketiciler ile nihai satıcılar arasındadır. Bu aşamada
rekabet CCSD’nin ürünleriyle rakip firmaların ürünleri arasındadır. Yani ilgili pazarlar
10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı Kurul kararında belirtildiği üzere ürün bazında ayrı
ayrı “gazlı içecekler pazarı”, “paketlenmiş su pazarı”, “meyve suyu, nektarı ve meyveli
içecekler pazarı”, “buzlu çay pazarı”, “enerji içeceği pazarı” ve “sporcu içeceği pazarı”
olarak belirlenebilir. 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı Kurul kararına konu
sözleşmelerde alıcı konumundaki teşebbüsler nihai satıcılardır. Bu aşamada nihai 220
satıcıların da (perakendeciler) kendi aralarında rekabet ettikleri göz ardı edilmemelidir.
Pazarın 2 numaralı seviyesi bayiler (toptan satıcılar/distribütörler) ve nihai satıcılar
arasındadır. 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı kararda, CCSD’nin nihai satıcılar ile
münhasır çalışması, rekabetin sınırlanıyor olması nedeniyle yasaklanmıştır. Bu aşamada
ürünlerin yanı sıra distribütörlerin portföyleri de birbirleriyle rekabet etmektedir. Sağlanan
hizmet dağıtım hizmetidir.
08-56/889-350
6
Tablo 1 - CCSD ürünlerinin nihai tüketiciye ulaşımı
230
CocaCola
R1
R2
D1
D9
D2
D3
D4
D5
D6
D7
D8
S1
S2
S4
S3
S5
S6
S7
S8
S9
S10
S11
S12
S13
S14
Üretici
Distribütör
Nihai Satıcı
Tüketici
1
2
3
08-56/889-350
7
Pazarın 1. seviyesinde CCSD ve rakipleri arasında rekabet bulunmaktadır. Burada 230
ürünler arası rekabetin yanı sıra, üreticilerin portföyleri arasında da rekabet vardır ve
distribütör bulmak konusunda da rekabet yaşanmaktadır. Ancak CCSD’nin üretimini
yaptığı türden ürünlerin dağıtımı, çoğu meşrubat dağıtıcı tarafınca yapılabilir niteliktedir.
Bu nedenle CCSD’nin distribütörleri ile münhasır çalışması sonucunda, rakiplerinin
faaliyetlerini zorlaştırması mümkün görünmemektedir.Dosya konusu anlaşmalar esasen
bu aşamaya ilişkindir.
Sonuç olarak “gazlı içecekler”, “paketlenmiş su”, “meyve suyu, nektarı ve meyveli
içecekler”, “buzlu çay”, “enerji içeceği” ve “sporcu içeceği” pazarlarını incelerken, pazarın
bütün seviyelerini ve dosya bakımından sözleşmenin distribütörlüğe ilişkin olduğunu 240
dikkate almak gereklidir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Şikayette yer alan haksız rekabet, sözleşme ihlali, tehdit, gayrimenkulün haksız devri ve
Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilen fiiller 4054 sayılı Kanun’un kapsamı
dışında olup, ilgili makamlarda dava açılabilecek hususlardır. Şikayette yer alan 4054
sayılı Kanun kapsamında sayılabilecek iddialar ise, CCSD’nin bayi diye tanımladığı
distribütörleriyle yaptığı anlaşmayla ve zorunlu tuttuğu bilgisayar sistemiyle bölge
münhasırlığı getirdiği, yeniden satış fiyatını belirlediği ve pasif satışları engellediği 250
yönündedir. Şikayetçinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine yönelik tüm
iddiaları, Bayilik Sözleşmesi’nin hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir.
Şikayetin sahibi Özbağ 21 Mart 2008’e kadar on yıl boyunca İzmir dahilinde belirlenen
bölgelerde CCSD bayiliği yapmış olup ortakları ve yetkilileri Hüsnü Yılmaz ve Erkan Ümit
Şakrak’tır.
I.3.1. Basis Sistemi
Şikayetlerden ilki CCSD’nin bayilerinde kullanılan yazılıma (Basis sistemi) ilişkindir. 260
İddiaya göre söz konusu yazılım CCSD tarafınca pasif satışların engellenmesine ve
yeniden satış fiyatının tespitine yol açmaktadır. Özbağ’ın bayiliğinin bitirilmesinin
ardından Özbağ, CCSD’ye bayilik süresince uğradığı zararların tazmini istemiyle bir
ihtarname çekmiş, ardından bilgisayar sisteminden kaynaklanan zararın mahkeme
kanalı ile tespiti isteminde bulunmuştur. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne 2008/477
D.iş sayılı tespit dosyası kapsamında verilen 1.5.2008 tarihli bilirkişi raporunda,
sistemde, CCSD tarafından bayilere hiçbir serbesti bırakılmadığı, satış yapılması, fatura
tanzimi ve buna ilişkin unsurlarda (müşteri bilgileri ve cari hesapların tutulması,
ödemelerin takibi, fiyat, vade ve iskonto oranlarının belirlenmesi, depo stoğunun takibi
gibi) bayie sorulmaksızın ve iradesi hiçe sayılarak CCSD tarafından önceden tespit 270
edilen, zaman zaman CCSD tarafından tek taraflı olarak değiştirilen ve sistem girişi
yapılan veriler girilmediği sürece bayinin kendisine gelen müşteri siparişleri üzerine
CCSD’ye sipariş vermesi, fatura tanzimi ve hesapları ile müşteri bilgilerini düzenlemesi
ve takibi gibi muhasebe işlemlerini gerçekleştirmesinin mümkün olamayacağı; başka bir
deyişle bayinin muhasebe usullerinin ve bilgisayar sisteminin ancak CCSD tarafından
08-56/889-350
8
önceden belirlenmiş talimat, usul, esas ve sınırlar içinde kullanılmasının mümkün olup
CCSD tarafından da bayinin her türlü işleminin anında kontrol ve takip edilebildiği ifade
edilmektedir. Benzer bir rapor da Özmeş Gıda Tur. ve İnş. Tic. Ltd. Şti tarafından yine
bilgisayar sisteminden kaynaklanan zararın tespiti isteminde bulunulan, İzmir Asliye
Ticaret Mahkemesi 2003/1472 D. iş sayılı dosyasından alınan 5.2.2004 sayılı bilirkişi 280
raporudur. Ancak bu raporda fatura tanzimi ve benzer hususları CCSD’nin sadece
izleyebiliyor olması nedeniyle, CCSD’den bağımsız davranılamayacağı belirtilmektedir.
1.5.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise Özbağ’ın kullanmakta olduğu yazılımın CCSD
tarafından hazırlanmış ve kendi bünyesinde yer alan bir sunucu bilgisayarda çalışan bir
yazılım olduğunun gözlendiği, yapılan incelemeler sonucunda, şirketin günlük ticari
işlem ve faaliyetlerini yürütebilmek için CCSD merkezinde yer alan bu bilgisayar
yazılımını kullanmak zorunda oldukları ve CCSD’nin isteği doğrultusunda tek taraflı
olarak belirlenmiş fiyat, iskonto, stok ve benzeri değerleri, bayilik sözleşmesi gereğince
kurulmuş olup bayi tarafından kullanılması zorunlu olan sistem gereği bayinin kontrolü
ve iradesi dışında tek taraflı olarak belirleme özelliğinin ve imkanının olduğunun tespit 290
edildiği; sistem gereği tüm çalışan yazılım bileşenleri ve ilgili raporlama özellikleri de
CCSD’nin merkezi bilgisayarında yer almakta olduğu için, faturalandırma ve
raporlamalarda bayinin, CCSD’nin belirlediği kriterlere ve verilere uygun hareket
etmesinin gerekeceğinin, kullanılan sistemin CCSD’nin her an için müdahalesine açık
bulunduğunun anlaşıldığı belirtilmektedir.
Bu hususun incelenmesine yönelik olarak öncelikle Raportörlerce CCSD’nin bazı
bayileriyle telefonla görüşülmüş, ardından CCSD’den Basis sistemine ilişkin bilgi
istenmiş, daha sonra da, CCSD’nin Kırıkkale bayiinde söz konusu sistem incelenmiştir.
CCSD’nin Şereflikoçhisar bayii Efa Gıda ile Raportörlerce yapılan telefon 300
görüşmesinden, kendilerinin programın çalışma sistemi hususunda eğitim aldıkları,
CCSD’nin sisteme girdiği tavsiye fiyatın altına inebildiklerinin ifade edildiği; Polatlı bayii
MSC Gıdanın ise fiyat girilmediğinde Basis sisteminin otomatik olarak kendi listelerinden
fiyat girdiğini ancak istedikleri takdirde bu fiyat listelerini değiştirebildikleri anlaşılmıştır.
Edinilen bilgiler üzerine CCSD’den Basis sisteminin çalışma prensiplerini içeren kullanım
kitapçıkları talep edilmiştir. Bu talep üzerine kullanım kitapçıklarının yanı sıra CCSD,
ürün fiyat listelerinin nasıl işlediğine ilişkin verilen eğitime katılım listesini2 ve bu konuya
ilişkin ek bilgi göndermiştir. CCSD, bayilerinde 1997’den itibaren Basis sisteminin 310
kullanıldığını, sistemin doğru kullanımını sağlayabilmek için bayilere eğitim verildiğini,
sistemde tavsiye fiyat listeleri yer almakla beraber her bayiin kendi fiyat listesini
oluşturarak faturalarını bu liste üzerinde hazırlama imkanı bulunduğunu, bunun yanı sıra
bayilerin bağımsız birer ticari işletme olması nedeniyle sisteme bağlı olmaksızın fatura
düzenlenebileceğini; sistemde müşteriler kayıtlı olmakla birlikte, bayilerin her zaman
sisteme istedikleri gibi yeni müşteri tanımlama imkanları bulunduğunu ve yine sistemden
bağımsız olarak fatura kesilebildiği için, sistemden bağımsız bir şekilde istenilen
müşteriye satış yapılabileceğini belirtmiştir. Ayrıca CCSD, kendisine şikayete ilişkin bir
bilgi verilmediği halde, şu ifadelerde bulunmuştur: “Yargıya intikal etmiş bir olayda
Özbağ Meşrubat Gıda Pazarlama Dağ. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. isimli bayimizin usule 320
2 Bu listeye göre Özbağ adına Hüsnü Yılmaz’ın da eğitime katıldığı görülmektedir.
08-56/889-350
9
aykırı olarak hazımsız[hasımsız] hazırlattığı bilirkişi raporunda haksız ve yanlış olarak
basis sisteminin bayilerin fiyat belirleme hürriyetini kısıtladığı tespiti yapılmıştır.” Bu
tespite karşı ilgili merciler nezdinde yapmış oldukları itirazlar yazıya eklenmiştir. Ekte yer
alan 12 Mayıs 2008 tarihli dilekçede tespit esnasında her iki tarafın da bulunması
gerekirken, bu usule uyulmadığından, bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerin tamamen
karşı tarafın beyanları ve istekleri doğrultusunda yapıldığı ve raporda yer alan
aleyhlerine olan hususları kabul etmedikleri belirtilmektedir. Ancak mahkeme henüz
dosyayı sonuçlandırmamış bulunmaktadır. CCSD’den edinilen bilgilerin ekinde Basis
sistemine ilişkin kullanma kılavuzu yer almaktadır. Kullanma kılavuzu ve ekleri
incelendiğinde, bayi tarafından girilmediği takdirde tavsiye fiyatın fatura fiyatı haline 330
geldiği, ancak hem yeni fiyat listesi girişinin hem de fiyatta indirim yapmanın mümkün
olduğu görülmektedir ve yeni müşteri girişine dair de sistemden kaynaklanan herhangi
bir kısıtlama bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu incelemelerin ardından yazılımın çalışma sistemini daha detaylı görebilmek ve CCSD
bayiliği hakkında bilgi edinebilmek amacıyla Raportörlerce Kırıkkale bayii Öz-Su Meşr.
ve Gıda Mad. Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. (Öz-Su Ltd.)’ne gidilmiştir. Öncelikle şirketin
müdürü ile görüşülmüş ve kendisinin aşağıda yer verilen hususlara değindiği dosya
mevcudu bilgi ve belgeden anlaşılmıştır:
340
“18 yıldır Coca-Cola [CCSD] bayisiyim (…). Öncelikle sipariş alıyoruz, fatura çıkıyor,
sisteme giriliyor, sonraki gün de teslim ediliyor. Coca-Cola’nın bölge şefi haftada bir
geliyor. Bütün satış noktalarına ürünü biz veriyoruz. Fiyat değişikliği (promosyon) şu
şekilde yapılıyor: satış fiyatını genellikle bölge şefi ile görüşüp değiştiriyoruz ama kendim
satış fiyatını değiştirme yetkim var. Fiyatı tek taraflı olarak indirme yetkim var ancak
karlılık çok düşük olduğu için pek kullanmıyoruz. Ayrıca müşterilere uyguladığımız fatura
altı iskontoları da değiştirebiliyoruz.
Müşteriyi kendimiz buluyoruz, istediğimiz müşteriyi ekleyip çıkarabiliyoruz”
Görüşmenin ardından Basis sistemi kullanılarak nasıl fiyat değiştirildiği ve yeni müşteri 350
girişi yapıldığı bilgisayarda denenmiştir. Bunun sonucunda sistemde hem fiyat değişikliği
hem de yeni müşteri girişi3 yapılabildiği görülmüştür.
Yapılan incelemelerin ardından, şikayette yer alan Basis sistemi vasıtasıyla CCSD’nin
yeniden satış fiyatı belirlediğine ve yeni müşteri girişine engel olduğuna ilişkin iddiaları
destekler kanıt bulunamadığı, aksine iddiaların aslısız olduğu yönünde bulgulara
ulaşıldığı; CCSD’nin bu sistem vasıtasıyla bayilerin bölge dışı satış yapıp yapmadıklarını
görebilecek olmakla beraber, pasif satışa programdan kaynaklanan bir engel olmadığı,
ayrıca elle fatura kesilmesiyle bu sorunun da çözülebileceği kanaatine varılmıştır.
360
I.3.2. Bayilik Sözleşmeleri
Şikayette yer alan ikinci husus bayi Özbağ ile CCSD arasındaki sözleşmeye yöneliktir.
Özbağ ile CCSD arasında imzalanmış son sözleşmenin (Bayilik Sözleşmesi) tarihi
21.3.2007 olup bir örneğinin Özbağ’a iletilmemiş olduğu gerekçesiyle benzer içerikli
3 Başka bir bayiin bölgesinde bulunan müşteri için de fatura kesilebilmektedir.
08-56/889-350
10
21.3.2006 tarihli sözleşme şikayetin ekinde sunulmuştur. Bu sözleşmenin 1. maddesine
göre bayi, “Bayi Tanım Belgesi”nde tanımlanan bölgede CCSD’ye bağlı olarak satış
noktalarına münhasıran Coca-Cola, Coca-Cola Light, Fanta (…), Sprite, Cappy (…),
Sen Sun, Turkuaz İşlenmiş İçme Suyu, Frutia (…), Nestea (…), Powerade (…), Burn
Enerji İçeceği, Schweppes (…) ve bunlara benzer ürünleri bizzat kendisi ve satış 370
noktaları eliyle müşterilere satmayı ve sattırmayı; bu sözleşme konusu ürünleri yalnızca
CCSD’den almayı ve fakat bir başka firma tarafından üretilen, dağıtılan (…) herhangi bir
meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü sözü geçen işyeri
ve işletmelerde asla bulundurmamayı, bulundurtmamayı, satmamayı ve sattırmamayı;
(…)” taahhüt etmektedir. Bu taahhüt ayrıca rakip ürünler için satış noktası ve bayie
reklam yasağı getirmektedir.
Sözleşme’nin 4. ve 6.6. maddesi ile, bayiin aylık ve yıllık bazda en az ne kadar alması
gerektiğini en az alım protokolü düzenlenebileceğini belirtmekte, CCSD’nin hedefler
koyabileceği ifade edilmektedir. 380
6.9. madde ile bayiin ticari defter, kayıt ve hesaplarının CCSD’nin yetkilendireceği
elemanı ve/veya bağımsız bir denetim firması eliyle dilediği zaman inceleyebileceği
belirtilmektedir.
Sözleşmenin 16. maddesinde sözleşmenin bir yıl yürürlükte kalacağı ve taraflar bu
sürenin bitiminden en az 15 gün öncesine kadar sözleşmenin uzatıldığına veya
yenilendiğine ilişkin bir anlaşma yapılmadıkça ekleriyle beraber kendiliğinden sona
ereceği ifade edilmektedir.
390
Kurul 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı karar ile; kolalı/gazlı içecek pazarında hem
ev kanalında, hem de yerinde tüketim kanalında hâkim durumda olduğu tespit edilen
CCSD’nin nihai satış noktalarıyla yaptığı münhasır anlaşmaların, teşebbüsün pazar payı
itibarıyla, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2. maddesi uyarınca grup
muafiyetinden yararlanmadığına ve CCSD’nin ve/veya bayilerinin satış noktalarıyla imza
ettikleri sözleşmelerin ve sözleşmelerde yer alan münhasırlık şartlarının ve fiilen
münhasırlığa yol açan bedelsiz ürün, indirim, kota, dolap münhasırlığı gibi
uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla
bağdaşmaz etkilere sahip olduğuna, dolayısıyla anılan sözleşmelere ve/veya
uygulamalara bireysel muafiyet tanınamayacağına karar vermiştir. 400
Şikayetin ekinde yer alan sözleşme, Kurul’un nihai satış noktalarına rekabet etme
yasağı getirilemeyeceğine dair 10.9.2007 tarihli Kararı’ndan önceki döneme aittir. Bu
nedenle CCSD’den 2008 yılına ait tek tip bayii sözleşmesi talep edilmiştir. Bu hususa
ilişkin bilgiler ve söz konusu bayilik sözleşmesi Kurum kayıtlarına 26.8.2008 tarih, 5655
sayı ile intikal etmiştir. “Bayilik Sözleşmesi” başlıklı sözleşme (yeni sözleşme), CCSD ve
Deniz Meşrubat Gıda Dağıtım Turizm ve İnşaat Ticaret Limited Şirketi (Deniz Ltd)
arasında 17.4.2008 tarihinde imzalanmış olup, sözleşmenin dosya kapsamında ilgili
kısımlarına aşağıda yer verilmektedir:
410
“1. Bayi, Dokuz Eylül Mahallesi 692/1 Sokak No:4 Gaziemir İzmir adresindeki kendi
işyeri ve işletmesi ile işbu Sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan Bölge Tanım
08-56/889-350
11
Belgesi’nde belirtilen bölgede (Bölge) şirkete bağlı olarak bölge “Satış Noktası” adı
altında çalışacak olan işletmecilerin işyeri ve işletmelerinde, bu sözleşmenin yürürlüğü
süresince, münhasıran, Şirketin halen dağıtımını yaptığı Coca-Cola, Coca-Cola Light,
Coca-Cola Zero, Fanta Portakal, Sprite, SenSun, Schweppes Soda, Schweppes Tonik,
Schweppes Mandalina, Schweppes Bitter Limon ve Schweppes Apple, Cappy
VişneNektarı, Cappy Kayısılı, Cappy Portakal Nektarı, Cappy Şeftali Nektarı, Cappy
Karışık Meyve Nektarı,Cappy % 100 Portakal Suyu, Cappy %100 Turunçgiller, Cappy
Tropic, cappy 5100 Elma Ahududulu, Cappy %100 Portakal Üzüm, Cappy Domates 420
Suyu, Cappy Karışık Nar-Portakal-Üzüm, Cappy Karışık Ananas-Üzüm-Erik, Cappy
Karışık Elma-Kayısı-Havuç, Turkuaz İşlenmiş İçme Suyu, Damla Doğal Kaynak Suyu,
Nestea Limon, Nestea Şeftali, Nestea Cool, Nestea Böğürtlen, Burn Enerji İçeceği ve
bunlara benzer olup, iadeli veya iadesiz cam şişe, iadeli veya iadesi pet şişe, teneke
kutu ya da karton kutu yahut başka şekilde tüketime hazır olarak ambalajlanmış
meşrubat ile herhangi bir zamanda dağıtımını yapabileceği başka isim ve nev-ideki diğer
meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecekleri ve yine şirketin ileride
herhangi bir zamanda dağıtımını yapabileceği başka isim ve nev’ideki diğer meşrubat ve
meyve sularını (Ürünler) bizzat kendisi ve satış noktaları eliyle müşterilere satmayı ve
sattırmayı; bu sözleşme konusu ürünleri yalnızca şirketten satın almayı ve fakat bir 430
başka firma tarafından üretilen, dağıtılan veya ileride üretilecek yahut dağıtılacak olan
herhangi bir meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü sözü
geçen işyerinde asla bulundurmamayı, satmamayı, ayrıca kendisinin işyerleri, işletmeleri
ve müştemilatında yalnızca yukarıda tanımlanan ürünlerin tanıtımına yarayan reklam ve
sair tanıtıcı malzemelere yer vermeyi fakat bir başka firma tarafından üretilen, dağıtılan
veya ileride üretilecek yahut dağıtılacak olan herhangi bir meşrubat, meyve suyu, meyve
nektarı ve sair alkolsüz içecek türünün tanıtımına yarayan hiçbir reklam ve tanıtım
malzemesini bulundurmamayı ve ayrıca bu sözleşmenin 6.6 maddesinde düzenlenen
yükümlülüklere uymayı taahhüt eder. (…)
440
4. Taraflar, aralarında, bayinin kendi işyeri, işletmesi ve satış noktalarında satışlarını
yapmak ve yaptırmak üzere şirketten aylar itibariyle ve/veya yıllık toplam en az ne
miktarda ürün satın almak mecburiyetinde olacağını belirleyen “En Az Alım Protokolü”4
düzenleyebilirler. Düzenlenmiş ise o protokol, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir
parçası olur, bayinin müdebbir bir tacir olarak dikkat ve basiretle hedefleyerek o protokol
kapsamında taahhüt ettiği herhangi bir aylık veya yıllık ürün alı miktarına ulaşamamış
olması bu sözleşmeye aykırılık sayılır.(…)
8. Şirket, ekli Bayilik Bölgesi Tanım Belgesi’ndeki kullanıcılara doğrudan satış yapabilir.
Ayrıca şirket, bayilik bölgesinde bulunan yeniden satıcılar ile işbu sözleşme 450
kapsamındaki ürünlere ilişkin sağlayıcı olarak bayiyi göstererek tek elden satın alma
anlaşmaları (Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmeleri) ile bunlara bağlı ariyet ve
benzeri sözleşmeler yapabilir. Bayi dağıtımla görevlendirildiği bölgede kendi nam ve
hesabına Tek Elden Satın Alma Anlaşması yapmış olan ve yapacak olan yeniden
satıcılara, dağıtım hizmetini sağlayacaktır.(…)”
Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki “Cihaz Ariyet Sözleşmesi” ise aşağıda yer alan
maddeleri içermektedir:
4 “En Az Ürün Alım Protokolü” Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğinde olup, belirli bir sürede belirli bir miktarda ürünün
satılması taahhüdü şeklindedir.
08-56/889-350
12
“2. Bayi, ariyet olarak aldığı bu cihazı/cihazları, şirketin kendisine satması için dağıtımını
yaptığı ya da yapacak olduğu ve yukarıdaki maddede örneklenen ürünlerin muhafazası,
soğutulması ve teşhirleri için kullanmayı ve kullandırmayı, aşağıda açıklanan istisnai 460
haller haricinde kendi işletmesinde ve bölgesindeki satış noktası işletmelerinde herhangi
bir nedenle mevcut başka bir ürün, mal ya da maddenin muhafazası, bekletilmesi,
soğutulması ya da teşhiri amaçlarıyla asla kullanmamayı ve kullandırtmamayı; bunları,
işletmelerin şirketlerin göstereceği yerlerinde bulundurmayı ve bulundurtmayı, onun
yazılı onayını almadan yerlerini değiştirmemeyi ve değiştirtmemeyi; üzerlerine konulmuş
ya da ileride konulacak olan marka ve ürün reklam/tanıtım malzeme ve işaretlerine
ilişmemeyi ve iliştirtmemeyi; (…)
2.1. Yerinde tüketim kanalında yer alan satış noktasında şirkete ait soğutucu dışında
sıhhi açıdan içecek depolanmasında sakınca bulunmayan bir başka soğutucu yoksa, 470
toplam soğutucu hacminin %20’sine şirketin belirleyeceği şekilde rakip ürün konmasına
olanak sağlanacaktır.
2.2. Yerinde tüketim kanalında yer alan satış noktasında sıhhi açıdan içecek
depolanmasında sakınca bulunmayan başka bir soğutucu bulunması halinde satış
noktasının şirket soğutucularına başka bir ürün yahut madde koyması işbu sözleşmenin
ihlali sayılacaktır.
2.3. Ev kanalında yer alan 100 metrekare üstü satış noktalarında ve 100 metrekare
altında olup da şirkete ait soğutucu dışında tüketicinin doğrudan erişebileceği satış 480
noktasının kendine ait soğutucusu dahil, herhangi bir başka alkolsüz ticari içecek
soğutucusu yoksa, soğutucunun görünür kısmına ve toplam soğutucu hacminin
%20’sine şirketin belirleyeceği şekilde rakip ürün konmasına olanak sağlayacaktır.
2.4. Ev kanalında yer alan ve 100 metrekare üstü satış noktalarında ve 100 metrekare
altında olup da şirkete ait soğutucu dışında satış noktasında tüketicinin doğrudan
erişebileceği herhangi bir başka alkolsüz ticari içecek soğutucusu bulunması halinde,
satış noktasının şirket soğutucularına başka bir ürün yahut madde koyması işbu
sözleşmenin ihlali sayılacaktır.
490
2.5. Tüm satış noktaları için geçerli olmak üzere, şirket ürünlerinin rakibi olmayan
ürünlerin şirkete ait soğutuculara girmesi işbu sözleşmenin ihlali sayılacaktır.
2.6. Yine aynı şekilde ticari içecekler kapsamındaki ilgili ürün pazarlarının herhangi
birinde ev kanalı rakamlarına göre şirketin rakip ürünlerinden birinin %50’den fazla
payına sahip olması ve bu pazar payının şirketin ilgili ürün pazarındaki pazar payının iki
mislinden fazla olması halinde bu rakip ürünlerin soğutuculara konulmasına müsaade
edilmesi, işbu sözleşmenin ihlali sayılacaktır.
2.7. Şirketin daha önce ürünü olmayan ve tüketicinin daha önce hiç görmemiş olduğu 500
kategorilerde yeni ürünler piyasaya sürmesi halinde, şirketin ürünü piyasaya sürmesinin
üzerinden iki sene geçene kadar yeni piyasaya sürülen ürüne rakip ürünlerin
soğutuculara konulmasına müsaade edilmesi işbu sözleşmenin ihlali sayılacaktır.
08-56/889-350
13
2.8. satış noktasının şirkete ait soğutucuyu kendi tercihleri nedeniyle rakip ürünlere
açmak istememesi halinde, şirketin bu duruma ilişkin herhangi bir yükümlülüğü
bulunmamaktadır.(…)
16. Taraflar arasında imzalanmış olan diğer sözleşmeleri yürürlükten kaldıran bu
sözleşme; 2 nüsha halinde tanzim, imza ve karşılıklı teati edilmiş olup … tarihinden 510
itibaren 1 yıl müddetle yürürlükte kalır; ve taraflarca bu sürenin bitiminden en az 15
takvim günü öncesine kadar işbu sözleşmenin uzatıldığına veya yenilendiğine ilişkin bir
anlaşma yapılmadıkça, bu sürenin sonunda da, önceden fesih ihbarında bulunmaya
veya başka bir merasime gerek olmaksızın ekleriyle beraber kendiliğinden sona ermiş
olur. (…)”
Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki “Bayilik Bölge Tanım Belgesi” ise şu ifadeye yer
vermektedir: “Bayi bu maddede belirlenen Bölge dışında Bayilik Sözleşmesi konusu
ürünler ile ilgili olarak, münhasıran başka bir bayiye tahsis edilmiş başka bir bölgede,
müşteri arayamaz, depo kuramaz, şube açamaz.” 520
I.3.3. Bayilik Sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi Bakımından
Değerlendirilmesi
Sözleşmelerin değerlendirilmesi için piyasanın hem distribütörlük aşaması hem de nihai
satış aşaması dikkate alınmalıdır. Yukarıda yer verilen 2008 tarihli bayilik sözleşmesi
distribütöre, nihai satış noktasını etkilemeye yönelik yükümlülükler de getirmektedir. Söz
konusu yükümlülüklerin 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı Kurul kararının ardından
karara uyum gösterecek yönde değiştirildiği görülmektedir. Ancak Bayilik Sözleşmesi’nin
1. maddesinde altı çizili olarak gösterilen, “münhasıran” ve “sattırmayı” kelimelerinin yer 530
aldığı kısım, nihai satış noktalarına münhasırlık getirildiği yönünde yorumlanabilecek
niteliktedir. 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı karar gereğince sözleşmenin 1.
maddesindeki münhasırlık tanımının sadece bayie getirildiği anlaşılacak şekilde
sözleşmenin değiştirilmesi gerekmektedir.
Aşağıda söz konusu dikey anlaşmanın özellikle distribütörlük seviyesindeki etkileri
incelenmiştir. CCSD’nin 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararı
çerçevesinde belirlenmiş olan pazarlardaki payının yıllar içerisinde dağılımı Tablo 2’de
yer almaktadır.
540
Tablo 2. CCSD’nin Pazar Payları (%)
2005 2006 2007
Meyve suyu (…..) (…..) (…..)
Paketlenmiş su (…..) (…..) (…..)
Buzlu çay (…..) (…..) (…..)
Enerji içecekleri (…..) (…..) (…..)
Gazlı içecekler (…..) (…..) (…..)
Sporcu içecekleri (…..) (…..) (…..)
Gazlı içecekler ve sporcu içecekleri pazarlarında CCSD’nin payının %40’ın üzerinde
olması nedeniyle bu iki pazar bakımından, sözleşme 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliğleri ile Değişik, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
08-56/889-350
14
Tebliği kapsamı dışında kalmaktadır. Ancak her halde pazar payı eşiğini aşan
teşebbüslerin dikey anlaşmalarının da genel olarak grup muafiyetinde yer alan azami
şartları taşıması gerekmektedir. Sözleşme, 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde
değerlendirildiğinde, Tebliğ ile çelişen tek hususun bölge sınırlamasında olduğu
görülmektedir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4(b) maddesi istisnai haller dışında, alıcının 550
sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar
getiren anlaşmaların grup muafiyetinden yararlanamayacağını ifade etmektedir. Bu
istisnalardan biri de “alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla,
sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması”dır. Sözleşme bayie
münhasır bölge tayin etmekle beraber, CCSD’nin de bu bölgede satış yapabileceğini
ifade etmektedir. Bu durum ise münhasır bölgeyi bozmakta ve sözleşmeyi %40 pazar
payı eşiğinin altında olan ürünler için bile grup muafiyetinin dışına çıkarmaktadır. Ancak
CCSD’nin de bölgede satış yapabileceğine ilişkin maddenin, büyük perakendecilere
ürünü CCSD’nin sağlanmasından kaynaklandığı kanaati oluşmuştur. Eğer böyle bir 560
durum mevcutsa, bölge münhasırlığı tanımını bozmadan, sözleşmede münhasır müşteri
grubu ile münhasır bölge tanımları bir arada yapılarak, sözleşme pazar payı %40’ın
altında kalan ürünler bakımından grup muafiyeti şartlarını sağlar hale getirilebilir. Ancak
%40’ın üzerinde kalan ürünler bakımından halen bireysel muafiyet değerlendirmesi
yapılması gerekecektir.
10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı Kurul kararında CCSD’nin gazlı içecekler
pazarında pazar gücünün yüksek olduğu, rakiplerine göre çok daha güçlü konumda
bulunduğu, bu pazara giriş engellerinin yüksek olduğu ifade edilmiş, sporcu içecekleri
bakımından ise CCSD’nin pazar payı yüksek olmakla beraber, pazarın henüz yeni 570
oluşuyor olması nedeniyle, bu pazarda önemli bir gücü olmadığı belirtilmiştir. Ancak her
halde; sözleşmenin bir yıllık rekabet yasağı getirmesi ve aynı zamanda sözleşme ile
bayiler arası bölge paylaşımı yapılması, tüm ürünler bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamındadır ve bu nedenle mevcut sözleşmenin hiçbir ürün bakımından
grup muafiyetinden yararlanamıyor olması nedeniyle, bireysel muafiyet incelemesi
yapılması gerekmektedir.
I.3.4. Bayilik Sözleşmesine İlişkin Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi Kurul’un, aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı 580
halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4.
madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebileceğini ifade
etmektedir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması.
590
08-56/889-350
15
I.3.4.1. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması ve tüketicinin
bundan yarar sağlaması
Markalar arası rekabeti sınırlayan dikey anlaşmalar, marka içi rekabeti sınırlayan
anlaşmalara göre çok daha zararlıdır. Dosya konusu sözleşmenin, distribütörlük
seviyesinde olmasından dolayı markalar arası rekabet üzerinde önemli bir olumsuz
etkisinin olmadığı kanaati oluşmuştur.
Maddeye ilişkin değerlendirme yapabilmek için öncelikle söz konusu sözleşmenin 600
pazarlarda ne gibi negatif etkilerinin olabileceğinin tartışılması gerekir. Rekabet etmeme
yükümlülükleri ve münhasır bölge ve müşteri grubu belirlemenin negatif etkileri genel
olarak şu şekilde sayılabilir:
1. Pazardaki diğer satıcılar, belirli alıcılara satış yapamazlar ve bu pazarın kapanmasına
yol açabilir.
Dosya konusu sözleşme, üretici / CCSD ile toptan satıcı / bayi arasındadır. Burada
CCSD ürünlerinin bulunduğu pazarlara girişin söz konusu sözleşmelerle kapanma
ihtimali ancak ve ancak dağıtıcı / toptancı firmaların tamamının CCSD ile münhasır
çalışması durumunda olabilir. CCSD ürünlerinin ve benzer rakip ürünlerin dağıtımı işi 610
genel olarak çok önemli bir know-how gerektirmeyen, giriş maliyetleri çok yüksek
olmayan ve benzer nedenlerle giriş engelleri çok yüksek olmayan bir faaliyettir. Bu
sebeple CCSD’nin mevcut ürün portföyü çerçevesinde bütün distribütörlük sektörünü
kapatma imkanı olmamasından dolayı, CCSD ürünlerinin bulunduğu pazarları söz
konusu sözleşmelerle kapatma ihtimali çok düşüktür.
2. Pazar paylarını katılaştırır, satıcının rakipleriyle olan anlaşma ihtimalini ve alıcının
rakipleriyle anlaşma ihtimalini arttırır.
CCSD ürünlerinin rakipleriyle asıl rekabet ettiği pazar, nihai satış pazarı olup, söz
konusu pazarda bu maddede belirtilen hal özellikle nihai satış noktaları ile münhasır 620
çalışılması durumunda oluşacaktır. Bu husus ise 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı
Kurul kararıyla engellenmek istenilmektedir. Alıcıların, yani distribütörlerin anlaşma
ihtimali ise münhasır bölgeler belirlendiğinde daha ziyade fiyat konusundadır ve bu tür
sözleşmeler alıcıların anlaşma ihtimalini arttırabilir.
3. Nihai ürünlerin dağıtımında noktada markalar arası rekabet elimine edilir.
Her ne kadar distribütör yalnızca CCSD ürünü satacak olsa da, 10.9.2007 tarih, 07-
70/864-327 sayılı Kurul kararıyla CCSD’nin nihai satış noktalarıyla münhasır
çalışmasının yasaklanmış olması nedeniyle, nihai satış noktasında markalar arası
rekabet devam edecektir. Bu maddede yer alan endişe aslen, tüketicilerin arama 630
maliyetlerine ilişkindir. Eğer nihai satış noktasında ürün rakipleriyle beraber yer almazsa,
tüketici CCSD rakibi ürüne ulaşabilmek için arama maliyetine katlanmak zorunda
kalacaktır. Ancak distribütörler ürünü noktaya kendileri ulaştırdıkları için, distribütörün
alıcısı olan satış noktasının önemli bir arama maliyetine katlanması gerekmemektedir.
4. Sadece belirli alıcılara satış yapıldığı için, alım piyasasında rekabet kısıtlanabilir.
08-56/889-350
16
Dosya bazında alıcılar distribütörlerdir. Yukarıda da ifade edildiği üzere CCSD
distribütörleri genel olarak alkolsüz içecek distribütörlüğü yapan diğer distribütörlerle
rekabet halindedirler. Bu nedenle de münhasır bölge belirlemenin hızlı tüketim malları
dağıtıcıları arasında rekabeti önemli ölçüde kısıtlamayacaktır. 640
5. pazarda daha az sayıda distribütör CCSD ürünlerinin dağıtımını yapacağı için marka
içi rekabet sınırlanacaktır.
6. pazar paylaştırması bölgeler/müşteriler arası fiyat ayrımcılığı yapılmasına yol açabilir.
Dolayısıyla söz konusu sözleşmelerin olumsuz etkileri şunlar olabilecektir:
Distribütörlerin anlaşma ihtimali artabilir, marka içi rekabet sınırlanabilir ve sözleşme
bölgeler / müşteriler arası fiyat ayrımcılığına yol açabilir.
Sözleşmenin olumlu etkilerine değinmek gerekirse, bu sözleşmeler, dağıtımda 650
iyileşmelere yol açacaktır. Öncelikle dağıtımda ölçek ekonomileri olabilmesi için,
üreticinin sınırlı sayıda distribütör ataması gerekmektedir. Bu unsurun sağlanabilmesi
için üretici münhasır dağıtım ve minimum satış yükümlülüğü gibi sınırlamalar getirebilir.
Dağıtım sektöründe rekabetin CCSD’nin münhasırlıkları yoluyla kapanması, yukarıda
açıklandığı gibi pek mümkün görünmediğinden, münhasır dağıtımdan kaynaklanan
ölçek ekonomilerinin, aynı sebepten kaynaklanan olumsuz etkilerden daha yüksek
olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca söz konusu ölçek ekonomilerinin yarattığı
etkinliklerden kaynaklanan maliyet düşüşlerinin de tüketicilere yansıtılma imkanı
mevcuttur.
660
Buna ek olarak, CCSD münhasır distribütör belirlediğinde, söz konusu distribütörü tüm
portföyün dağıtımında görevlendirmesi nedeniyle, benzer ürünlerin tek seferde noktaya
ulaştırılabilmesinden dolayı bu sözleşmeler kapsam ekonomilerine de yol açmaktadır.
Aynı şekilde bu etkinlikten kaynaklanan maliyet avantajları tüketiciye yansımaktadır.
Ancak her iki etkinliğin oluşabilmesi için de münhasır bölgenin / münhasır müşteri
grubunun bozulmaması gerekmektedir.
Aynı şekilde bu sözleşmelerin 1 yıl gibi bir süreliğine yapılmasından dolayı, ürünlerin
satış noktalarına düzenli şekilde ulaşması ve tüketicilerin kesintisiz olarak ürüne
ulaşabilmelerinin sağlanması beklenmektedir. 670
Söz konusu sistem ve sözleşmeler ile CCSD tüm Türkiye çapında stokları kontrol
edebilmekte, ne kadar satış yapılabileceğini görmekte ve bu sayede de üretimini
planlayabilmektedir. Bunun yanı sıra bölgesel distribütörler sayesinde, CCSD bölgeyi
daha iyi tanıyan aracılara sahip olacağından, ürünlerin daha etkin bir şekilde satış
noktalarına ulaşması mümkün kılınmaktadır.
Son olarak nihai mallar açısından distribütöre getirilen rekabet yasağı tek başına,
perakende ticaret seviyesinde bir münhasırlık olmadığı sürece, tüketici tercihlerini
azaltıcı bir etki de doğurmayacaktır. 680
08-56/889-350
17
Yapılan değerlendirmelerden görüldüğü üzere, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a)
ve (b) bentlerindeki şartlar ancak münhasır bölge / münhasır müşteri grubu tanımları
bozulmadığı takdirde sağlanmaktadır.
I.3.4.2. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve
rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
Mehaz rekabet hukuku mevzuatında, rekabetin kısıtlanması hususunun genellikle hakim 690
durumda bir teşebbüsün varlığı halinde gerçekleşeceği ifade edilmekte ve pazarda
rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığını inceleyebilmek için sekiz şart belirlenmektedir.
Bunlar sağlayıcının pazardaki konumu, rakiplerin pazardaki konumu, alıcının pazardaki
konumu, giriş engelleri, pazarın olgunluk seviyesi, ticaret hacmi, ticaretin seviyesi ve
ürün özellikleridir. Dosya konusu sözleşmeler nihai satış noktasına satış yapacak olan
bayiler/distribütörler ile CCSD arasındadır. Bu nedenle sözleşmelerin etkileri
incelenirken özellikle pazarın bu seviyesi dikkate alınmalıdır.
Sağlayıcının pazardaki konumunu incelediğimizde, ilk ele alnacak unsur sağlayıcının
ilgili pazardaki pazar payı olacaktır. Tablo 2’de verilen CCSD’nin sözleşme konusu 700
ürünlere ilişkin pazar paylarının sadece gazlı içeceklerde ve sporcu içeceklerinde %40’ı
aştığı görülmektedir ama diğer tüm ürünler bakımından CCSD’nin pazar payı %40’ın
altında kalmaktadır. Pazarın distribütörlük seviyesinde CCSD’nin gücünün önemli
unsuru portföy gücüdür. Alkolsüz içecek sektörünün en güçlü oyuncularından biri olan
CCSD, neredeyse tüm alkolsüz içecekler sektörünü kapsayan portföyü ve Türkiye
çapında yüksek satış rakamları nedeniyle distribütörler arasında tercih edilen bir
teşebbüstür. Genel olarak distribütörlük işine girişte önemli bir engel olmamasına
rağmen, CCSD, Unilever ve Ülker gibi teşebbüslerin distribütörlerini etkileme kabiliyetleri
mevcuttur. Ancak teşebbüsün böyle bir güce sahip olmasına rağmen, distribütörlüğü
yapılabilecek çok sayıda firma olduğu ve aynı zamanda pazarda çok sayıda distribütör 710
bulunduğu dikkate alındığında, bu sözleşmeler vasıtasıyla distribütörlük piyasasının
kapanacağını söylemek mümkün değildir. CCSD’nin rakiplerinin gücüne bakıldığında
ise, aynı şekilde distribütör bulmanın çok zor olmaması ve bir toptancıyla çalışma
imkanlarının olmasından dolayı, CCSD’nin Bayilik Sözleşmeleri nedeniyle, ilgili ürün
pazarlarının rakiplere kapanacağını söylemek mümkün değildir.
Pazar gücüne sahip teşebbüslerin, özellikle perakende seviyesindeki satış noktalarıyla
yaptığı, rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların pazarın rakip
teşebbüslere kapatılması gibi sonuçlar doğurduğu, anlaşmaya taraf teşebbüsün pazar
payını katılaştırdığı ve markalar arası rekabeti olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. 720
Toptancı seviyesindeki rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların ise
Rekabet Hukuku’nda, distribütörlerin, satışını yaptığı ürünlere daha fazla
yoğunlaşmasını sağlayarak etkinlik doğurduğu, mal arzının sürekliliğini sağladığı ve
tüketicinin yaratılan bu ekonomik etkinliklerden faydalandığı düşünülmektedir. Başvuru
konusu Sözleşme sağlayıcı ile toptancı seviyesinde faaliyet gösteren bir teşebbüs
arasında imzalanmıştır. Pazarın toptancı seviyesinde yapılan ve süresi 1 yılla sınırlı olan
ilgili anlaşmanın yukarıda belirtilen pazarın rakip teşebbüslere kapanmasına ve markalar
arası rekabete etkisinin sınırlı düzeyde olacağı kanaatine varılmıştır. Distribütörlüğe
08-56/889-350
18
ilişkin kısıtlamalar yukarıda da açıklandığı üzere genel olarak markalar arası rekabeti
engelleyebilecek nitelikte değillerdir. Bunun ana nedenleri hem piyasada çok sayıda 730
distribütör bulunmasından dolayı hem de bir üreticinin çok az sayıda distribütörle
çalışmasının yeterli olmasından dolayı, rakiplerin pazarın ara dağıtım seviyesinde
pazara girişlerinin kısıtlanmamış olmasıdır.
Sözleşme ile bayiin münhasır dağıtım yapacağı bölgenin sınırları çizilmiş ve belirlenen
bölge dışına yapacağı aktif satışlar kısıtlanmıştır. Sözleşme ile bayiin pasif satışlarını
kısıtlayabilecek bir hüküm getirilmemiştir. Bu yönüyle söz konusu hükümlerin rekabeti,
yukarıdaki kısımlarda sayılan faydaların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Ancak söz konusu faydaların oluşabilmesi için
CCSD’nin sözleşmelerde belirgin bir münhasır bölge / münhasır müşteri grubu tanımı 740
yapması zorunludur.
Yine sözleşme ile getirilen rekabet etmeme yükümlüğünün, önceki kısımlarda ifade
edilen faydaların sağlanması açısından gerekli olduğuna ve bu nedenle rekabeti zorunlu
olandan fazla sınırlamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmelere göre sözleşmelerin ancak ve ancak münhasır
bölge / müşteri grubu tanımı yaptığı halde bireysel muafiyet alabilecek olmasından
dolayı, mevcut halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartlar sağlanmamaktadır.
Sözleşmenin 8. maddesinde yer alan, CCSD’nin de münhasır bölgelerde satış 750
yapabileceğine ilişkin hüküm, münhasır bölge tanımını bozmaktadır. Bu sorunun üç
farklı çözümü olabilir: İlk olarak söz konusu hüküm aslen CCSD’nin büyük
perakendecilere kendinin satış yapmak istemesinden kaynaklanıyorsa münhasır
bölgelerin, münhasır müşteri grubuyla beraber belirlenmesi vasıtasıyla sorun çözülebilir.
Eğer böyle bir durum mevcut değilse ikinci alternatifin, bayi bakımından bölge paylaşımı
yapılmaması, üçüncü alternatifin de CCSD’nin bayiin münhasır bölgesine girmemesi
şeklinde olabileceği kanaati oluşmuştur.
Son olarak, yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, Kanun’un 6. maddesinin
CCSD tarafından ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. 760
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Basis adlı yazılım vasıtasıyla Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’nin yeniden satış
fiyatını tespit ederek ve pasif satışları engelleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6.
maddesini ihlal ettiğine işaret eden emare bulunamaması nedeniyle ve Kanun
kapsamında olmayan diğer iddialara ilişkin olarak, herhangi bir işlem yapılmasına
gerek bulunmadığına, şikayetin reddine, 770
2. Bayilik Sözleşmelerinin 1. maddesiyle getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün,
Kurul’un 10.9.2007 tarihli, 07-70/864-327 sayılı kararı uyarınca nihai satış noktalarını
kapsamayacak şekilde değiştirilmesine,
08-56/889-350
19
3. Ayrıca bahse konu sözleşmelerin, bölge paylaşımı ve rekabet yasağı içermesi
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna, bununla birlikte,
bayilere verilen bölgelerin münhasır bölge / münhasır müşteri tanımına uygun hale
getirilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca sözleşmelere gazlı
içecekler ve sporcu içecekleri bakımından bireysel muafiyet tanınmasına, diğer ilgili
ürün pazarları bakımından da sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin 780
Grup Muafiyeti Tebliği ile düzenlenen grup muafiyetinden yararlanır hale geleceğine,
4. Yukarıda 2. ve 3. maddelerde belirtilen değişikliklerin 90 gün içinde yapılarak,
Rekabet Kurumuna tevsik edilmesine, Kurulumuzca gerekli görülen değişiklikler
yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağının Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.’ye
bildirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
790
Full & Egal Universal Law Academy