Constancia / Hollanda– 73560/12 - 3.3.2015 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar ve Olgular –2006 yılında bir ilkokul öğrencisinin ölümünün ardından taksirle adam öldürmekten dolayı başvuran hakkında kovuşturma yapılmıştır. Başvuran, daha sonraki ceza yargılamalarında akli durumunun muayene edilmesi konusunda işbirliğinde bulunmayı reddetmiş ve dolayısıyla başvuranın akıl sağlığına ilişkin herhangi bir tanı konulması mümkün olmamıştır. Yine de yerel mahkemeler başvuranın ağır şekilde rahatsız olduğunu tespit etmiş ve başvuran hakkında “akıl sağlığı yerinde olmayan” bir kişi olarak hastanede tutukluluk kalmasına (“TBS kararı”) ve ardından infaz edilecek olan 12 yıl hapis cezasına karar vermiştir. Ceza daha sonra, 2012 yılında Yüksek Mahkeme tarafından onanmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 5 § 1 (e):Başvuranı “akıl sağlığı yerinde olmayan” bir kişi olarak değerlendirirken yerel mahkemeler, psikiyatristler ve psikologlar tarafından düzenlenen birtakım raporların yanı sıra, ceza dosyasına ve sorguların sesli ve görüntülü kayıtlarına dayanan bir raporu dikkate almıştır.Her ne kadar doktorlar tam bir tanı koyamamış olsalar da, yine de başvuranın ağır şekilde rahatsız olduğunu değerlendirmişler ve temyiz mahkemesi dava dosyası üzerindeki kendi incelemesinin bu değerlendirmeyi desteklediğine hükmetmiştir. Mahkeme, başvuranın ilgili tarihte akli durumuna ilişkin muayenelerinde işbirliği yapmayı tamamen reddetmiş olması karşısında, yerel mahkemelerin tam mahiyeti ne olursa olsun, başvuranın zorunlu hapsini haklı kılan türde veya derecede gerçek bir akıl hastalığından muzdarip olduğunu, elde edilen bilgilerden çıkarma hakkına sahip olduğunu kabul etmiştir.
Asıl mahkûmiyet ile başvuranın tutuklular ve hükümlüler kliniğinde tutulmasını içeren tedbir arasındaki bağlantının, gelecekte bu hususta verilecek kararların cezayı veren mahkemenin amaçlarıyla tutarlı gerekçelere dayanmaması halinde ortadan kalkması olasıdır. Bu koşullar altında, başlangıçta hukuka uygun olan tutukluluk hali, Sözleşme’nin 5. maddesine aykırı olarak, keyfi biçimde hürriyetten yoksun bırakma durumuna dönüşebilir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Ayrıca bk. Varbanov/Bulgaristan, 31365/96, 5 Ekim 2000; ve Tutukluluk ve Akıl Sağlığı hakkında Tematik Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy