AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru No. 43452/12
Ahmet DAĞTEKİN / Türkiye
Başkan,
Ksenija Turković,
Yargıçlar,
Jon Fridrik Kjølbro,
Georges Ravarani,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 8 Aralık 2015 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 13 Haziran 2012 tarihli başvuruyu ve davada dostane çözümün kabul edilmesine ilişkin resmi deklarasyonları göz önünde bulundurarak gerçekleştirdiği müzakereler sonrasında aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran, Ahmet Dağtekin, Türk vatandaşı olup, 1960 doğumludur ve Şanlıurfa’da ikamet etmektedir. Başvuran, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukatlar, K. Yılmaz ve R. Yalçındağ Baydemir tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti ("Hükümet") ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürerek, başvuran, konuşma yaptığı gerekçesiyle mahkûm edilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü hakkının ihlal edilmesinden şikâyet etmiştir.
Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını 8 Aralık 2014 ve 3 Mart 2015 tarihlerinde almıştır. Bu deklarasyonlara göre, Hükümet, başvurana, kendisi tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, her türlü maddi ve manevi zararı kapsayacak şekilde 7.500 avro (yedi bin beş yüz avro) ile masraf ve giderlerin tamamını kapsayacak şekilde 500 avro (beş yüz avro) ödemeyi taahhüt etmiştir ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Söz konusu miktarlar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktarlar, Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankası’nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu meblağların ödenmesi, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
Diğer yandan, Mahkeme, söz konusu deklarasyonun ilgili kısımlarının aşağıdaki gibi okunduğunu kaydetmektedir:
"Bu bağlamda, birçok davada, Mahkeme’nin, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yargılama yapılması nedeniyle Sözleşme’nin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını tespit etmek gerekmektedir. Bu mahkûmiyet kararları, Türk hukuku ile özellikle uygulamaların, acilen Sözleşme’nin 10. maddesinden doğan gerekliliklere uygun hale getirilmesi gerektiğini açıkça göstermiştir. Mevcut davada ihtilaf konusu olan müdahale, bu durumun başka bir örneğini teşkil etmektedir.
Bu nedenle, Hükümet, 11 Nisan 2013 tarihinde, Mahkeme’nin bu konuya ilişkin içtihadı ışığında Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasını değiştirmiştir (bk. özellikle, Faruk Temel/Türkiye, No. 16853/05, § 64, 1 Şubat 2011)."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, Hükümet’in sunduğu deklarasyon metninin kapsadığı imtiyazları, yani başvuranın ifade özgürlüğüne müdahale edildiğinin kabul edilmesini ve benzer davalarda ödenmesine karar verilen meblağlara uygun olan ve teklif edilen tazminat miktarını dikkate almaktadır. Mahkeme aynı zamanda, başvuranın Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçtiğini ve davanın kesin olarak sona erdiğini belirttiği deklarasyon metninin içeriğini kaydetmektedir (bk., Mart/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 31364/11, 25 Mart 2014).
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını dikkate almaktadır. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve diğer yandan, başvurunun incelenmesinin devamını haklı kılan herhangi bir neden görmemektedir. Sonuç olarak, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Sözleşme’nin 39. maddesi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş, ardından 7 Ocak 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Abel CamposKsenija Turković
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy