Dairemizin 2019/190 Esas, 2019/162 Karar sayılı 24/12/2019 tarihli kesin kararına karşı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcılığının 13/01/2020 tarihli dilekçe ile itirazda bulunduğu, dairemizce itirazın yerinde olduğu değerlendirilmekle itirazın kabulüne karar verilerek, Dairemizin 2019/190 Esas, 2019/162 karar sayılı ilamındaki; Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/509 Esas, 2019/536 Karar sayılı ilamı ile sanık ....'ın üzerine atılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçu yönünden istinaf başvurusunun bozulmasına dair verilen kararımızın CMK'nun 308/A maddesi uyarınca kaldırılmasına ve bu suç yönünden yeni esasa kaydedilmesine dair verilen karar gereği dosyada yapılan incelemede;
Her ne kadar dairemizin 24/12/2019 tarih, 2019/190 Esas ve 2019/162 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçundan dolayı verilen mahkumiyete yönelik yapılan istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesinin karında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin istinaf talebinin CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, yine sanığın üzerine atılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan verilen mahkumiyete yönelik yapılan istinaf başvurusunun, 5237 sayılı TCK'nun 155/2 maddesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK nun 253/1-b 7. bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (f) bendi gereğince uzlaştırma usulünün uygulanması için hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın cezalandırılmasına karar verilen Resmi Belgede Sahtecilik suçundan dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucu verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak CMK 253/(3) maddesinde "soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." hükmü dikkate alındığında sanığın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik Ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarının aynı mağdura karşı işlemiş olması nedeniyle sanığın üzerine atılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan uzlaşma yoluna gidilemeyeceğinden Dairemizin 24/12/2019 tarih ve 2019/190 Esas, 2019/162 Karar sayılı kararı ile verilen uzlaştırma usulünün uygulanması nedeniyle hükmün bozulmasına dair verilen kararın kaldırılması karar vermek gerekmiş ve sanığın cezalandırılmasına karar verilen Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçuna yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-)Dairemizce verilen 24/12/2019 tarih ve 2019/190 Esas ve 2019/162 Karar sayılı kararımız ile sanık B. B. hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan verilen hükmün bozulmasına dair kararımızın KALDIRILMASINA,
2-)Sanığın cezalandırılmasına karar verilen Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçuna yönelik olarak, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kararın ilk derece mahkemesince İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNANATEBLİĞİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine İADESİNE,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 17/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)