T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3749
Karar No : 2025/455
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): Kendi adlarına asaleten ...'e velayeten ... ve ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'ün Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde doğumundan sonra uzun süre ısıtıcının altında bırakıldığından bahisle vücudunda oluştuğu iddia olunan yanıklar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, anne ... için 50.000,00 TL manevi, baba Abdullah Ergün için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat istemleri yönünden; 30/01/2020 tarihli ara kararı ile anılan tazminat isteminin dayanağı bilgi ve belgelerin davacılardan istenildiği, davacılar tarafından anılan ara karara cevaben tazmini istenen miktarın mutad tedavi, bazı işlerde çalışamayacağından dolayı iş gücü kaybı ve esas olarak da gelecekte yapılacak tedavi ve estetik operasyonlar için istenildiği belirtilerek, yapılan giderlere veya yapılan açıklamalara dair bilgi ve belge sunulmadığının anlaşıldığı, idarenin, tazminatla sorumlu tutulabilmesi için zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağının bulunması ile birlikte zararın somut ve gerçekleşmiş olmasının da gerekli olduğu, ihtimale ve varsayıma dayalı olarak idarenin tazminatla sorumlu tutulamayacağı, davacıların çocuğu ...'ün dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sosyal güvenceye sahip olması, tazmini istenen zararın gelecekte yapılması muhtemel tedavilere ilişkin olması, bu aşamada bu tedavilerin yapılıp yapılmayacağının, sosyal güvenlik sisteminden karşılanıp karşılanmayacağının bilinmesi mümkün olmadığından, ortada somut ve gerçekleşmiş bir zararın bulunduğundan söz edilemeyeceği, yine küçüğün iyileştiği, dosyada mevcut raporlar doğrultusunda iş gücü kaybına sebebiyet verecek bir yaralanmasının mevcut olmadığı, bununla birlikte maddi tazminat istemine dair dosyaya sunulan başka bir bilgi ve belgenin de mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, dolayısıyla ihtimal ve varsayıma dayalı olarak tazminata hükmedilemeyeceğinden ve davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri zarar; idare hukuku ilkelerine göre belli ve gerçekleşmiş, özel nitelikte bir zarar olmadığından bu talebin reddi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden; davacıların çocuğu ...'ün Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde doğumundan sonra uzun süre ısıtıcının altında bırakılması nedeniyle kalça bölgesinde yanıklar oluştuğundan, bu nedenle davacıların manevi zarara uğradığının muhakkak olduğu, bu duruma göre; davacıların dava konusu olay nedeniyle duyduğu elem ve ıstırabın kısmen de olsa giderilebilmesi için Abdullah ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, fazlaya ilişkin talebin ise reddedilmesi gerektiği, davacılar tarafından yaşanan olay nedeniyle uğradıkları zararın tazmini istemiyle davalı idareye 09/08/2019 tarihinde başvuru yapıldığından, hükmedilen manevi tazminata bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi, başvuru tarihinden öncesine yönelik faiz isteminin ise reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacıların istinaf isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile reddedilen 100.000,00 TL maddi tazminat için davalı idare lehine hükmedilen 13.450,00 TL vekalet ücreti yönünden davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, reddedilen maddi tazminat nedeniyle 2.040,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, zararının tazmin edilmesi gerektiği, tüm maddi tazminat istemlerinin, bu masrafların SGK tarafından karşılanıp karşılanamayacağı, mutad ve mutad olmayan tedavi giderleri, bakıcı giderleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, eksik incelemeye dayalı karar verildiği, maddi tazminat isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacıların sosyal güvenceye sahip olduğu, iş gücü kaybına sebebiyet verecek bir yaralanmanın bulunmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde takdir edilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğu, bebekte oluşan yanıkların orta derece olduğu ve hayati tehlike arz etmediği, yapılan tedaviler ile yanıkların tamamen iyileştiği, dava konusu olayda idarenin ağır hizmet kusurunun bulunmadığı, harçtan muaf olunduğu, temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılardan ...'ün 01/06/2018 tarihinde Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Doğum Bölümüne yatışı yapılarak sezaryenle doğum yaptığı, doğum sonrası bebeğin yeni doğan servisine yatırıldığı, yeni doğan servisinde görevli doktorun bebeğin tesliminden sonra bebeğe yeni doğan canlandırma programını uygulayarak pozisyon verme, salgıları temizleme, aspirasyonla ilk ağız kuruluma işlemlerini yaptıktan sonra ortamın soğuk olması nedeniyle bebeğin hipotermiye girmemesi için radyant ısıtıcıların bozuk ve arızalı olması nedeniyle radyant ısıtıcı cihaz yerine UFO adı verilen elektrikli ısıtıcı ile vücut ısısının korunmaya çalışılması esnasında bebeğin vücudunun muhtelif yerlerinde %15-20 genişliğinde 2. derece yanık oluşmasına sebep olunduğu, oluşan yanıklar nedeniyle yenidoğan yoğum bakım ünitesinde 17 gün tedavi gördüğü, davacılar tarafından çocuklarının doğumundan sonra uzun süre ısıtıcının altında bırakıldığından bahisle vücudunda yanıklar oluşmasında ve yanık izlerinin kalmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ceza yargılamasında dava konusu olaya ilişkin bilirkişiliğine başvurulan İstanbul Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunca düzenlenen 02/11/2021 tarihli raporda; "Dosyadaki tıbbi belgeler ve resimlerden yanık alanlarının bir kısmının derin 2. Derece yanık karakterinde olduğunun anlaşıldığı, spontan sekonder epitelizasyonla iyileşen yaraların derin olan bölgelerde skar dokusuyla iyileştiği, özellikle gluteal bölgede renk değişikliği ve nedbe dokusu oluşumunun izlendiği, doğum sonrası bebeğin vücut ısısının normalleşene kadar tutulduğu cihazın radyant ısıtıcı cihaz yerine bebeğin UFO adı verilen ısıtıcı ile vücut ısısının korunmaya çalışılması esnasında vücudunun muhtelif yerlerinde %15-20 genişliğinde 2. derece yanık oluşması nedeniyle radyant ısıtıcı cihaz yerine UFO cihazı kullanımının ve bu kullanımla birlikte beklenen dikkat ve özen gösterilmemiş olmasının tıbbi hata olarak değerlendirildiği, yanık oluştuktan sonra gerekli konsültasyon, tedavi ve bakım işlemlerinin uygun olarak yapıldığı, kullanılması gereken radyant ısıtıcının niçin kullanılamadığının anlaşılamadığı bu durumun adli tahkikatla açığa çıkarılmasının uygun olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.
İdare Mahkemesince anılan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, tarafların istinaf başvuruları da reddedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacıların, ...'ün davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle vücudunda oluşan yanık izlerinin tedavisi amacıyla estetik operasyon geçirmesi halinde ödemek zorunda kaldıkları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararlarının tazminini davalı idareye başvurarak talep edebilecekleri açıktır.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ıztırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ıztırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.
Temyiz konusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesinin manevi tazminatın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar verilmişse de dava konusu olayda, olayın gerçekleşme şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre yetersiz olduğu, duyulan elem ve ıztırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı ve manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi sonucunu doğuracak şekilde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminat istemine yönelik kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.