T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4103
Karar No : 2025/1466
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-...2- ... 3- ... 4- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yar. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 29/08/2015 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Devlet Hastanesi önünde meydana gelen saldırıda yakınları polis memuru ...'in şehit olduğundan bahisle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık eşi ... için 22.000,00 TL, diğer davacılar çocuklar için ayrı ayrı 10.000,00 TL ve cenaze gideri için 1.000,00 TL maddi tazminat ile eşi için 150.000,00 TL, çocukları için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta 2577 sayılı Yasanın 13. maddesi kapsamında sosyal risk ilkesine göre davalı idarenin sorumlu olduğu, 3713 sayılı Yasa kapsamında davacılar yakınının şehit olması olayında davacıların destekten yoksun kalma ile cenaze giderinden müteşekkil olan maddi zararlarının davalı idarece ilgili mevzuat hükümlerince karşılandığı görüldüğünden maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, manevi tazminat yönünden, olay kapsamında davacılar yakınının şehit olmasından dolayı elem ve ızdırap çeken davacıların manevi tazminat isteminin 2577 sayılı Yasa'nın 13. maddesi hükümleri gereğince karşılanması gerekmekle birlikte olayın oluş şekli, davacıların duyduğu elem ve ızdıraba karşılık takdiren şehit personelin eşi için 50.000,00 TL, çocuklardan ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, olay tarihinde 17 yaşında olan ve diğer kardeşlerine göre olayın vereceği elem ve ızdırabın daha fazla idrakinde olan ... için 40.000,00 TL manevi zararın davacının başvuru tarihi olan 24/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 29/08/2015 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Devlet Hastanesi önünde meydana gelen saldırıda davacılar yakını polis memuru ...'in şehit olması nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının, idarenin kusursuz sorumluluğu gereğince tazmin edilmesi gerektiği, sosyal risk ilkesine göre değerlendirme yapılarak verilen kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, dava konusu olayın bir ay öncesinde ve sonrasında da benzer olaylar yaşandığı, cenaze giderlerine hükmedilmesi gerektiği, maddi tazminat hesaplamasına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, kişilik haklarına doğrudan bir saldırı ve bunun sonucu gerçekleşen bir manevi zararın bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; 29/08/2015 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Devlet Hastanesi önünde meydana gelen saldırıda polis memuru olan yakınları ...'in görevi esnasında ve kamu hizmeti ifa etmekteyken şehit olduğu, murislerini erken yaşta kaybetmelerinden dolayı büyük üzüntü içinde bulundukları ve olay nedeniyle uğradıkları zararların davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazmin edilmesi gerektiğinden bahisle şehit olan polis memurunun eşi için 22.000,00 TL, çocuklarının her biri için 10.000,00 TL ve cenaze gideri için 1.000,00 TL maddi tazminat ile eşi için 150.000,00 TL, çocuklarının her biri için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan "risk ilkesi", idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir.
Mesleki risk ise, risk ilkesinin iş kazası ve meslek hastalığı alanındaki tezahürü olup, temelde idarenin, istihdam ettiği kamu görevlisini, görevin içerdiği riskten koruması yükümlülüğüne dayanmaktadır. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, görevleri nedeniyle uğramış oldukları zararların da kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükümleri yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminatın, uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Reddi ile Davacılardan eş ... ve çocuk ...'in Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımlarına ve diğer davacı çocuklar ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Gerekçeli Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu kararda, dava konusu olay nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkelerinden fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi kapsamında davacıların zararlarının tazmin edilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek taraflarca yapılan istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. Davacılar yakını polis memuru ...'in 29/08/2015 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Devlet Hastanesi önünde meydana gelen saldırıda kamu görevini yerine getirdiği sırada vefat ettiği, adı geçenin görevinin neden ve etkisiyle olaya maruz kaldığının sabit olduğu, bu itibarla, yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca davacıların zararlarının tazmin edilmesi gerekmekte ise de, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca istinaf başvurularının gerekçeli reddedilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamakta olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacı Çocuklar ... ve ...'in Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Gerekçeli Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
İdare mahkemesince, davacı çocuklardan ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, olay tarihinde 17 yaşında olan ve diğer kardeşlerine göre olayın vereceği elem ve ızdırabın daha fazla idrakinde olan ... için 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, temyize konu kararla da davacıların konudaki bu istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddedildiği görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, olayın oluş şekline ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre müteveffanın çocuklarının yaşları veya yaşanılan olaydan etkilenme oranları gibi hususlarda herhangi bir ayrım yapılmaksızın babalarının vefatı nedeniyle aynı derecede elem ve üzüntü duyacakları dikkate alındığında, ... ve ... lehine de ayrı ayrı diğer davacı çocuk ... gibi 40.000,00 TL manevi tazminata mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın İdare Mahkemesi kararının davacılardan ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine yönelik kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılardan ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi yönünden BOZULMASINA, maddi tazminat istemlerinin reddi ile davacı eş ... ve davacı çocuk ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ve diğer davacı çocuklar ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü yönlerinden yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.