T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5844
Karar No : 2025/2041
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... /ANKARA
2- ... Bakanlığı /ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Valiliği / ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, soybağı esasına bağlı olarak Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yaptığı başvurunun, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrası uyarınca “yabancı kimlik numarası olmadığından vekil eliyle vatandaşlık başvurusunun işleme alınamayacağı” gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin Mardin Valiliği'nin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile söz konusu işlemin dayanağı olan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Suriye uyruklu olup Lübnan’da ikamet etmekte iken Türk vatandaşı annesi ile soybağının tesipiti istemiyle açtığı dava neticesinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek soybağının kurulduğu, bu kararın 04/03/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine vekili tarafından Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvurularak Türk anaya bağlı olarak vatandaşlığa alınması talebinde bulunulduğu, Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün dava konusu işlemi ile talep edilen evraklarında eksiklik olmadığı, fakat Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrası gereğince yabancı kimlik numarası olmadığı gerekçesiyle başvurusunun işleme alınmayarak reddedildiği, 5901 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre Türk vatandaşlığının soybağı ile kendiliğinden kazanıldığı, aynı Kanun’un 37. maddesinde, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvuruların yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılacağı sınırlamasından başka sınırlama bulunmadığı, yabancı kimlik numarasının, Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklularının bizzat başvurmaları halinde verileceği, Türkiye’de bulunmayan ya da bulunup da bizzat başvurmayan yabancı uyruklu kişilere yabancı kimlik numarası verilmediği, yurt dışında bulunup da özel vekaletname ile vekili aracılığıyla Türkiye'de vatandaşlık başvurusu yapılmasının Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenleme nedeniyle imkansız hale geldiği, Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda yurt dışında bulunan başvurucuların özel vekaletnameli vekili aracılığıyla yurt içinde (Türkiye'de) başvurusunu sınırlandıran herhangi bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu uygulama işlemi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt içinde yapılan başvuruların vekaletname ile vekil tayin edilen kişiler aracılığıyla yapılsa bile, vatandaşlık talebinde bulunan kişinin yabancılar kütüğüne kayıtlı olmasının gerektiği, Yönetmeliğin 9. maddesine göre İçişleri Bakanlığınca, gerekli görülen hallerde başka belgelerin de istenebileceği, yurt dışında yaşayan ve doğumu halinde bildirimde bulunulmayan kişilerin vatandaşlıklarının İçişleri Bakanlığınca inceleneceği, bu nedenle davacının yabancılar kütüğüne kaydolarak alacağı yabancı kimlik numarası ile başvuru yapması halinde başvurusunun değerlendirileceği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Mardin Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 5901 sayılı Kanun'un "Doğumla kazanılan vatandaşlık" başlıklı 6. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığının soy bağının kurulması ile kendiliğinden kazanılacağı ve bu şekilde kazanılan vatandaşlığın doğum anından itibaren hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir.
Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (ü) bendinde ise, Türkiye'de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli ikamet eden yabancılara verilen numara, yabancı kimlik numarası olarak tanımlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Suriye vatandaşı olan davacının, Türk vatandaşı ...'in oğlu olduğunun ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla tespit edilerek soy bağının kurulması üzerine davacının vekili tarafından soy bağı esasına göre Türk vatandaşlığının kazanılması amacıyla Mardin Valiliğine yapılan başvurunun, davacının yabancı kimlik numarası olmaması nedeniyle Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrası gereğince işleme alınmayarak dava konusu işlem ile reddedilmesi üzerine, bu işlem ile birlikte söz konusu işlemin dayanağı olan Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde, 5901 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca soy bağının kurulmasıyla Türk vatandaşlığının kendiliğinden kazanılacağı ve bu şekilde kazanılan vatandaşlığın doğum anından itibaren hüküm ifade edeceğinin anlaşıldığı, davacının ise yukarıda aktarılan mahkeme kararıyla Türk vatandaşı annesi ile 5901 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca soy bağının kurulduğu, bu nedenle davacının Türk vatandaşlığının, tescil anından itibaren değil, doğumdan itibaren hüküm ifade edeceği, dolayısıyla, soy bağı esasına göre Türk vatandaşı olan kişilerden Türkiye'de altı ay ikamet etme şartının aranması anlamına gelen yabancı kimlik numarası istenmesinin, soy bağı esasına göre Türk vatandaşı olmak için Kanun'da aranmayan bir şartın Yönetmelik hükmü ile getirilmesi anlamına geldiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu Mardin Valiliği işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Suriye vatandaşı olan davacı tarafından, annesinin Türk vatandaşı olduğundan bahsedilerek vatandaşlığına alınması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... gün ve E-... sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak alınan Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64’üncü maddesinin 5’inci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64’üncü maddesinin 5’inci fıkrasının iptali istemine yönelik ise de; Suriye vatandaşı dolayısıyla yabancı olan davacı tarafından, annesinin Türk vatandaşı olduğundan bahsedilerek vatandaşlığa alınması istemiyle yapılan başvurunun yabancı kimlik numarası ile başvuruda bulunulabileceğinden bahsedilerek reddedilmesi nedeniyle, uyuşmazlık, Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer verilen "yabancı olanlarda yabancı kimlik numarası" ibaresinin iptali istemine hasren incelenmiştir.
Öte yandan, Anayasanın ''Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10’uncu maddesinde; herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları, hükmüne yer verilmiştir.
12/06/2009 tarihli ve 27256 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun “Türk vatandaşlığının kazanılması halleri” başlıklı 5’inci maddesinde; Türk vatandaşlığının, doğumla veya sonradan kazanılacağı düzenlenmiş ve “Soy bağı” başlıklı 7’nci maddesinde de, “1- Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. 2-Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. 3- Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.” hükmüne, “Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul” başlıklı 37’nci maddesinde ise, “ Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.“ hükmüne yer verilmiştir.
5901 sayılı Kanunun 46’ncı maddesine dayanılarak hazırlanan, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin, “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, Yönetmeliğin amacının; Türk vatandaşlığının kazanılmasına, kaybına, ispatına ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirlemek, uygulamada birliği sağlamak olduğu, belirtilmiş; “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin ş bendinde, “Türk vatandaşı”nın, Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi; “Yabancı”nın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi; “Yabancı kimlik numarası”nın, Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli ikamet eden yabancıların kayıtlarına ulaşmak amacıyla elektronik ortamda verilen, onbir rakamdan oluşan numarayı, ifade ettiği, açıklanmış; aynı yönetmeliğin “Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul” 64’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında, Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı, ispatı ve çok vatandaşlığa ilişkin başvuruların yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılacağı, posta yoluyla yapılan müracaatların kabul edilmeyeceği, 5’inci fıkrasında da, Vatandaşlığa ilişkin müracaat ve işlemlerde Türk vatandaşı olanlarda Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, yabancı olanlarda ise yabancı kimlik numarasının esas alınacağı, düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde; gerek 5901 sayılı Kanun, gerekse de uygulama Yönetmeliği doğumla veya sonradan olmak üzere kazanılan Türk vatandaşlığına yabancıların başvurabilmelerine ilişkin düzenlemeler içermekte olup; anne veya babasından birisi Türk vatandaşı olan yabancı kişilerin usulüne uygun başvuruda bulunması ve idare tarafından yapılan incelemede uygun görüldüğünün tespiti üzerine, Türk vatandaşı olmaya hak kazanacağı açıktır. Kanun ve Yönetmelik hükmünde, bu şekilde hak sahipliği elde etmek isteyen yabancıların, daha önce Türkiye’de belirli bir süre ikamet etmesi gerektiği şartına yer verilmemiştir. Esasen, kanunda yer verilmeyen bir kısıtlamanın yönetmelik ile getirilmesi de hakkın özüne dokunulması anlamına gelmektedir.
Oysaki, Türkiye’de veya yurt dışında dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılabilecek olan vatandaşlık başvurusu esnasında, yabancı kimlik numarasının esas alınacağı belirtilmiştir. Yabancı kimlik numarası ise, ancak altı ay Türkiye’de ikamet eden yabancılara verilebilmektedir. Bu şekildeki bir uygulama ile Türk anneden veya babadan doğmak suretiyle vatandaşlık başvurusu yapabilme hakkını elde eden kişilerin, önüne bir engel daha çıkarılması sonucunu doğurmakla birlikte; esasen, otomatik olarak sahip olunan bir hakkın elde edilebilmesi için yabancı kimlik numarası ibraz edilmesinin istenilmesinde, dolayısıyla Türkiye’de altı aylık ikametin zorunlu tutulmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca; davalı idare tarafından, davacının yurt dışındaki temsilcilikler aracılığıyla vatandaşlık başvurusunda bulunabileceği ileri sürülmekte ise de, Türkiye’de ikamet etme imkanı olmayan kişilere, yabancı kimlik numarası verilmesinin mümkün olmaması, Yabancı kimlik numarası olmadan da başvurunun alınmaması karşısında, söz konusu iddiada da yasal isabet bulunmamaktadır.
Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... gün ve E-... sayılı işleminin iptali istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararıyla, Suriye vatandaşı olan davacının, Türk vatandaşı ...’in oğlu olduğunun belirlendiği ve bu duruma göre, annesinin Türk vatandaşı olması nedeniyle Türk vatandaşı olmak için vekili aracılığıyla başvuruda bulunduğu, Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü işlemiyle, Türkiye'de en az altı ay ikamet edenlere tanımlanan yabancı kimlik numarasının bulunmadığından bahisle reddi üzerine, Suriye’deki iç savaş nedeniyle Lübnan’a gittiğini, Türk vatandaşı olmadığı için Lübnan Hükümetinin Türkiye’ye gidebilmesine izin vermediği, vatandaşlık başvurusunun bile, bu yüzden şahsen yapılamadığı iddialarıyla dava açıldığı anlaşılmakta olup; 5901 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelikte Türk vatandaşlığının alınmasına ilişkin Türk anne veya babadan doğmak şartından başka herhangi bir sınırlama getirilmediği gibi, altı ay Türkiye’de ikamet eden yabancılara verilen yabancı kimlik numarasını alabilme imkanının bulunmaması karşısında, davacı adına tesis edilen işlemde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... gün ve E-... sayılı işlemi ile Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer verilen "yabancı olanlarda yabancı kimlik numarası" ibaresinin iptali yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/04/2025 tarihinde, davacı ...'i temsilen vekili Av. ...'in geldiği, davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ve Mardin Valiliği'ni temsilen gelen olmadığı, İçişleri Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri ...'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava dosyasının incelenmesinden; Suriye uyruklu olan davacı tarafından, ...'in annesi olduğu ve İçişleri Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı kararı ile Türk vatandaşı olan annesine bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığı iddiasıyla Türk vatandaşı olan annesi ... ile soybağının kurulması istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava sonucunda, anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek davacının annesi ile soybağının kurulduğu, bu kararın 04/03/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı vekili tarafından Mardin Valiliğine başvurularak, davacının Türk anaya bağlı olarak (soybağı esasına göre) vatandaşlığa alınması talebinde bulunulduğu, Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasın İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrası gereğince yabancı kimlik numarası olmadığı gerekçesiyle başvurusunun işleme alınmayarak reddedildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, UYAP sistemi üzerinden davacının nüfus kayıt örneği incelendiğinde, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı kararı ile anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Türk Vatandaşlık Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrasının incelenmesi:
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, davaya devam edilmesinde de ilgilinin hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, davacının, aleyhine dava açtığı işlemin iptal edilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
Bu durumda; davacının anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığına alınması talebini içeren başvurusunun kabul edilerek Türk vatandaşlığına alınması karşısında, dava konusu Yönetmelik hükmünün esasının incelenmesinde hukuki yararın kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu Yönetmelik kuralının davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı ve hükmün iptalini istemekte halihazırda kişisel ve güncel bir menfaatinin kalmadığı, bu haliyle davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
12/06/2009 tarih ve 27256 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun;
"Türk vatandaşlığının kazanılması halleri" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır." hükmüne;
"Doğumla kazanılan vatandaşlık" başlıklı 6. maddesinde,
"(1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder." hükmüne;
"Soy bağı" başlıklı 7.maddesinde,
"(1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(2) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(3) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır." hükmüne;
"Türk vatandaşlığının ispatı" başlıklı 36. maddesinde,
"(1) Türk vatandaşlığının ispatı herhangi bir şekle tabi değildir.
(2) Aşağıdaki resmi kayıt ve belgeler, aksi sabit oluncaya kadar ilgilinin Türk vatandaşı olduğuna karine teşkil eder.
a) Nüfus kayıtları.
b) Nüfus cüzdanları.
c) Pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler.
(3) Bir kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı konusunda herhangi bir tereddüde düşüldüğü takdirde bu husus Bakanlıktan sorulur." hükmüne;
"Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul" başlıklı 37. maddesinde,
"(1) Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
06/04/2010 ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Türk vatandaşlığının kazanılmasına, kaybına, ispatına ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirlemek, uygulamada birliği sağlamaktır." düzenlemesine;
"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde,
(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ...
d) Dış temsilcilik: Türkiye Cumhuriyetinin yabancı ülkelerde bulunan büyükelçiliğini, başkonsolosluğunu veya konsolosluğunu,
...
h) İkamet: Yabancının yasal ikamet izniyle Türkiye’de bulunmasını,
...
p) Nüfus olayı: Doğum, ölüm, evlenme, boşanma, evlat edinme, tanıma, kayıt düzeltme, soy bağının düzeltilmesi ve gaiplik gibi kişisel durum sicilinde değişiklik meydana getiren olayı,
...
s) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre her Türk vatandaşı için verilen ve onbir rakamdan oluşan numarayı,
ş) Türk vatandaşı: Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi,
...
u) Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,
ü) Yabancı kimlik numarası: Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli ikamet eden yabancıların kayıtlarına ulaşmak amacıyla elektronik ortamda verilen, onbir rakamdan oluşan numarayı,
v) Yabancılar kütüğü: Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli Yabancılara Ait İkamet Tezkeresi verilen yabancıların kayıtlarının tutulduğu kütüğü,
ifade eder." düzenlemesine;
"Türk vatandaşlığını kazanma yolları" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan olmak üzere iki yolla kazanılır." düzenlemesine;
"Doğumla kazanılan vatandaşlık" başlıklı 6.maddesinde,
"(1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır." düzenlemesine;
"Soy bağı esasına göre kazanılan vatandaşlık" başlıklı 7.maddesinde,
"(1) Soy bağı esasına göre kazanılan Türk vatandaşlığı, Türk vatandaşı ana veya baba ile soy bağının kurulmasıyla kendiliğinden kazanılan vatandaşlıktır. Yapılan bildirim üzerine doğumdan itibaren Türk vatandaşlığı kazanılır.
(2) Türkiye içinde veya dışında evlilik birliği içinde Türk vatandaşı anadan doğan veya babadan olan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır.
(3) Türkiye içinde veya dışında evlilik birliği dışında Türk vatandaşı anadan doğan, yabancı babadan olan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır.
(4) Türkiye içinde veya dışında evlilik birliği dışında Türk vatandaşı babadan olan ve yabancı anadan doğan çocuk, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre, Türk vatandaşı babaya soy bağı ile bağlanması halinde doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır." düzenlemesine;
"Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul" başlıklı 64.maddesinde,
"(1) Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı, ispatı ve çok vatandaşlığa ilişkin başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır. Posta yoluyla yapılan müracaatlar kabul edilmez.
(2) Ergin olmayan veya ayırt etme gücünden yoksun bulunan kişilerin vatandaşlıkla ilgili başvuruları veli ya da vasileri tarafından yapılır.
(3) Yurt içinde çok vatandaşlığın tesciline yönelik bildirimler doğrudan yerleşim yerinin bulunduğu nüfus müdürlüğüne de yapılabilir.
(4) Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olup, Türk vatandaşlığını kazanma müracaatında bulunan kişinin işlemlerinde Bakanlıkça yapılacak araştırma sonucunda daha sıkı ilişki halinde bulunduğu tespit edilen devlet vatandaşlığı esas alınır.
(5) Vatandaşlığa ilişkin müracaat ve işlemlerde Türk vatandaşı olanlarda Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, yabancı olanlarda ise yabancı kimlik numarası esas alınır.
(6) Vatandaşlık işlemlerinde başvuru tarihi olarak kişinin form dilekçesinin müracaat makamınca evrak kaydına alındığı tarih esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
20/10/2006 tarihli ve 26325 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye'de Oturan Yabancıların Nüfus Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin;
"Amaç" başlıklı 1.maddesinde,
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli yabancılara mahsus ikamet tezkeresi alan yabancıların kimlik bilgilerinin ve beyan edecekleri nüfus olaylarının yabancılar kütüğünde tutulmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir." düzenleme;
"Yabancılara kimlik numarası verilmesi" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Yabancılar kütüğünde kayıtlı bulunan kişilerin kaydına ulaşmak, nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kamu kuruluşlarında yabancılarla ilgili olarak tutulan kayıtları ilişkilendirmek ve kimlik numaralarının zorunlu tutulduğu diğer işlemlerde karşılaşabilecekleri sıkıntıları gidermek amacıyla yabancılar kimlik numarası verilir.
(2) Yabancı kişiler adına düzenlenecek ikamet tezkeresi ve bu Yönetmelikte kullanılacak formlarda yabancılar kimlik numarasına yer verilir.
(3) Yabancılar kimlik numarası, kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınır." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... tarih ve E-... sayılı Mardin Valiliği işleminin incelenmesi:
UYAP sistemi üzerinden davacının nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacının soy bağı esasına göre Türk vatandaşlığına alınması talebini içeren başvurusunun kabul edilerek, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarihli ve ... sayılı kararı ile anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının anaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığı görüldüğünden; davanın, bireysel işlemin iptali istemine ilişkin kısmının konusuz kaldığı ve esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 06/04/2010 ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 64. maddesinin 5. fıkrası yönünden, DAVANIN EHLİYET NEDENİYLE REDDİNE,
2. Mardin Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemi yönünden, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin dava tarihi itibarıyla davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak vekille temsil edilen ve duruşmada hazır bulunan davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.