T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6351
Karar No : 2025/1964
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılardan ...'ya ait olup İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Evleri No:... adresinde faaliyet gösteren ... Eczanesinin davacı ...'a devri yolu ile ruhsatlandırılmasına ilişkin olarak İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan 13/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davaya konu eczanenin bulunduğu yerde aile hekimliği hizmetinin verildiği, rekabet yasağı kapsamında aile hekimliği hizmetinin mobil veya stabil bir şekilde verilmesinin anlamının olmadığı, öte yandan 50 dönümlük arazinin bahçe kavramında değerlendirilemeyeceği yorumunun ise yasal dayanaktan yoksun olduğu, öte yandan ... Cumhuriyet Başsavcılığı yazısı uyarınca eczanenin bulunduğu alana serbestçe girilip çıkıldığı değerlendirilmiş ise de, serbestlik kavramından ne anlaşıldığı, tamamen kontrolsüz bir alan olup olmadığı, girişlerde sorgulama yapılıp yapılmadığı, günün her saatinde girilip girilmediğinin tespitine ilişkin taleplerinin dikkate alınmadığı, tespitler kapsamında eczanenin bulunduğu lojman bölgesine hiçbir kontrole tabi olmadan serbestçe ulaşmanın mümkün olmadığı, dolayısıyla halkın serbestçe giriş çıkış yapabilmesinin olanaklı olmadığı, Ceza İnfaz Kurumu bulunan diğer illerde de kampüs alanı içerisinde ruhsatlandırılmış eczanenin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, eczanenin bulunduğu alanın hastane ve aile sağlığı merkeziyle hiçbir irtibat ve etkileşiminin olmadığı, eczanenin cezaevi kampüsünde bulunduğu, ancak cezaevine ait resmi reçeteler yönünden hiçbir ayrıcalık ve avantajının olmadığı, çünkü resmi reçeteler yönünden cezaevi idaresince kurulan sistem üzerinden ilaçların sırasıyla Aliağa ilçesindeki tüm eczanelerden alındığı, öte yandan, idarece 2013 yılında eczane açılırken de aynı engellemelerin gösterildiği ve Adalet Bakanlığından alınan belgelerle tereddütlerin aşıldığı, sonrasında anılan yerin eczane açılma koşullarını taşıdığı kabul edilerek ruhsat verildiği, 2013 yılından beri ruhsatlı çalışan eczanenin aynı koşullar içinde olmasına rağmen, 2020 yılında devir gündeme gelince aynı mekan olmasına rağmen davalı idarece devrin kabul edilmediği, eczanenin sağlık kuruluşlarının bahçesinde veya müştemilatında açılamayacağı düzenlendiği, eczanenin sağlık kuruluşunun bahçesi veya müştemilatında olmadığı, kaldı ki 2013 yılından beri aynı yerde olduğu, eczanenin bulunduğu cezaevi kampüsünün infaz mekanlarından ibaret olmadığı, infaz mekanlarından bağımsız olarak, lojmanlar ve sosyal tesislerin mevcut olduğu, buraların kullanımının denetim ve kontrole tabi olmadığı, nitekim bu hususun Başsavcılık yazısıyla da teyit edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava; davacılardan ...'ya ait olup İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... No:... adresinde faaliyet gösteren ... Eczanesinin davacı ...'a devri yolu ile ruhsatlandırılmasına ilişkin olarak İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan 13/04/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 20. maddesinde, “Eczane binalarının kaç kısımdan mürekkep olacağı ve laboratuvarların vasıf ve şartları ve içerlerinde bulunması lazım gelen alet ve saire ve eczanenin dahili hizmetleri Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince tayin ve tespit olunur.” hükmü yer almıştır.
Mevzuatla verilen yetkiye dayanılarak, eczacıların görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, eczanelerin açılması, işletilmesi, nakli, devri ve kapanması ile eczanelerin özellikleri ve eczacılık hizmetlerinin yürütülmesine dâir usûl ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 20. maddesinde "Eczane olarak kullanılacak yerin özellikleri" ayrıntılı olarak belirlenmiş; dördüncü fıkrasında, "Serbest faaliyet gösteren eczanelerin;
a) Eczaneler için belirlenen çalışma saatlerini ve nöbet hizmetini aksatmayacak şekilde, halkın serbestçe girip çıkabildiği ve Yönetmelikte tarif edilen nitelikteki yerlerde açılması,
b) Bağımsız dükkânlarda açılması ve faaliyet göstermesi,
c) Eczanelerin cephelerinden ve kapılarından en az birinin belediyelere ait cadde veya sokak üzerinde olması ve o cadde veya sokaktan numara alması,
ç) Alışveriş merkezlerinde ve sitelerde açılacak serbest eczaneler bakımından eczanenin cephelerinden en az birinin doğrudan gün ışığından yararlanacak şekilde olması ve kapılarından en az birinin doğrudan dışarıya açılması,
zorunludur. Ancak havaalanları, limanlar, otogarlar, tren garları, alışveriş merkezleri ve sitelerde açılacak eczanelerde (c) bendindeki zorunluluk aranmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davaya konu eczane devri talebine ilişkin yapılan inceleme kapsamında TEB 3. Bölge İzmir Eczacı Odası tarafından İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı incelendiğinde; söz konusu eczanenin Aliağa Ceza İnfaz Kurumlarına bağlı lojman kampüsü içerisinde yer aldığı, girişlerin bariyerli ve güvenliği olan iki farklı kapıdan kimlik kontrolü ile yapıldığı, dışarıdan gelecek kişilerin araçla ya da yaya olarak bu bariyeri ve güvenlik kontrolünü aşarak giriş yapmasının fiziken zor olduğu gibi, normal bir vatandaşın cezaevi lojmanı içerisinde yer alan eczaneye gitmek gibi düşüncesinin dahi zihninde oluşmayacağı, bu anlamda devir edilerek faaliyete devam etme talebinin Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu tespitine yer verildiği; Aliağa İlçe Sağlık Müdürlüğünce hazırlanan raporda ise, eczanenin bulunduğu alanın girişi kontrol altında olan bir alan olduğu tespitine yer verildiği görülmektedir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davaya konu eczanenin bulunduğu yerin halkın serbestçe girip çıkabildiği yerlerden olmadığı anlaşıldığından, yukarıda yer verilen Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 20. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca eczanenin devri yolu ile ruhsatlandırılmasına ilişkin başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.