T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7027
Karar No : 2024/6645
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 11/09/2018 tarih ve E:2018/1661, K:2018/6199 sayılı bozma kararıyla bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin 24/05/2021 tarih ve E:2019/3708, K:2021/2572 sayılı kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, ... Bölümü, ... Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, muayenehane ruhsatının tekrar düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Ortahisar Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün 13/01/2016 tarih E.14 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 2018 yılı TBMM seçimlerine yönelik adaylık sürecinde muayenehane uygunluk belgesinin iptalini talep ettiği, 06/08/2018 tarihinde yeniden başvuru yaparak uygunluk belgesinin tekrar düzenlenmesini istediği, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2014/15 sayılı Genelgenin yeni başvurular için esas aldığı 2014/8 sayılı Genelge hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, davacının durumunun 18/01/2014 tarihi öncesinde muayenehanesi açık olan kişilerle değil bu tarihten sonra muayenehane açmak isteyen kişiler kapsamında değerlendirildiğinden muayenehane açmayacağı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın, verilen kararın bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak incelenmesi gerektiği, davalı idarenin bozma kararına uygunlukla ilgili olmayan hususlar ileri sürdüğü, bozma kararına uyularak verilen kararın usuli kazanılmış hak doğurduğu, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında, bozma kararındaki gerekçe doğrultusunda yer verilen; "2547 sayılı Kanun'un geçici 70. maddesinin yürürlüğe girmesi ile birlikte, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalında o tarihte doçent olarak görev yapan davacının, muayenehanesindeki faaliyetine devam etmesi halinde, üniversite ödeneği ve ek ödeme alamayacağından, bu tehdit altında ve kendi iradesi dışında mesai sonrası serbest meslek faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldığı, davacının muayenehanesini kapatmasına sebebiyet veren 2547 sayılı Kanun'un geçici 70. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, bu durumda, davacının, mesai sonrası serbest meslek faaliyetini sonlandırmasına neden olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve bu hükme dayanarak kendi iradesi dışında muayenehanesini kapatmak zorunda olması sebebiyle, mesai sonrası serbest meslek faaliyetini devam ettirebilmesi gerekirken, davacının kendi isteği ile muayenehanesini kapattığından bahisle muayenehane uygunluk belgesinin tekrar verilmesi isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" yönündeki gerekçede hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, anılan kararda Danıştay Onuncu Dairesinin 24/05/2021 tarih ve E:2019/3708, K:2021/2572 sayılı karar düzeltme kararı ile eklenen gerekçe doğrultusunda; "18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte serbest meslek icra etme hakkı olan öğretim üyelerinden, serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenler mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüde oldukları, bu nedenle, anılan süreçte serbest meslek icra eden öğretim üyeleri gibi serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin de, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde 'önceki sistemin uygulanacağı ve mesai sonrası serbest olarak çalışabilme statülerinin devam edeceği yönünde' haklı bir beklentileri bulunduğunun ve haklı beklentileri korunarak 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icra edebileceklerinin hukuk devleti ilkesinin bir uzantısı olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri gereği kabulü gerektiği, geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması üzerine, sadece bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerinin devam edeceğinin kabulü aynı hukuki statüde bulunanlara farklı uygulama yapılması sebebiyle Anayasada ifadesini bulan eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olacağı, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte öğretim üyesi kadrosunda yükseköğretim kurumunda görev yaptığı ve bu süreçte muayenehane açma hakkı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan davacının, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkeleri gereği 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icrasında bulunabileceği sonucuna varıldığından, muayenehane uygunluk belgesinin tekrar düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi yönünde tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği" yönündeki gerekçeye de yer verilmiş ise de, benzer uyuşmazlıkta Bölge İdare Mahkemesince, aynı yönde gerekçe ile verilen Dairemiz bozma kararına uyulmayıp ilk kararda ısrar edilerek, "davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi" yolunda verilen kararı temyizen inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/04/2022 tarih ve E.2021/3791, K.2022/1545 sayılı kararında; "...eşitlik ilkesinin ancak, aynı durumda olan kişilere aynı kuralların uygulanmasını zorunlu kıldığı, Anayasa Mahkemesinin geçici 64. maddenin iptaline ilişkin kararında vurgulanan var olan durumun devam edeceği yönündeki beklentisi korunan, 18/01/2014 tarihi itibarıyla muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra eden hekimlerin anılan hususta birbirleriyle eşit statüde olduğu, bu hekimlere aynı kuralların uygulanmasının eşitlik ilkesinin gereği olduğu; bu durumda, 18/01/2014 tarihinde muayenehane faaliyetinde bulunmaksızın, sonrasında talepte bulunan hekimlerin, bu uyuşmazlık bağlamında 'var olan durum'larından söz edilemeyeceği, bu nedenle bunların haklı beklentilerinin bulunduğunun ve 18/01/2014 tarihi itibarıyla muayenehane faaliyetinde bulunan hekimler ile eşit statüde olduklarının kabulünün mümkün olmadığı; zira, somut olayda, statüyü belirleyen hususun 'hekim olmak' değil, 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak muayenehane faaliyetinde bulunmak olduğu; bu nedenle, yalnızca 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca hekimlik yetki ve hakkına sahip olmanın ya da 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca profesör, doçent veya yardımcı doçent gibi akademik unvanlara sahip olmanın, yalnızca anılan kanunlar kapsamında bir eşit statü oluşturduğu; bu statünün, geçici 64. maddenin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin E:2014/61 sayılı kararında açıkça vurgulanan hukuken korunması gereken beklentinin doğrudan kabul edilmesi sonucunu doğurmadığı; aksi yorumun Anayasa Mahkemesinin gerekçesi ile de bağdaşmayacağı; zira kararda, haklı beklentinin her hekim için değil yargı kararları sonucu var olan durumun devamı yönünde beklentiyle planlama yapan hekimler için kabul edildiği; bu haliyle, Anayasa Mahkemesinin anılan kararına göre, ancak 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra eden öğretim üyelerinin haklı beklentilerinin varlığından söz edilebileceği, yine ancak bu öğretim üyelerinin beklentilerinin korunması gerektiği; 18/01/2014 tarihi itibarıyla öğretim üyesi olanların, aynı akademik unvanda olmalarının, her anlamda eşit statüde oldukları anlamına gelmediği" yönünde gerekçeye yer verilerek anılan Bölge İdare Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu nedenle bu gerekçenin karardan çıkarılması gerekmektedir.
Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiş olup, kararın yukarıda belirtilen gerekçenin çıkarılması suretiyle yani gerekçeli olarak onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2024 tarihinde esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava konusu işlemin iptali yönünde verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabetsizlik bulunmadığından, anılan kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, gerekçeli onama yönündeki Daire kararına katılmıyorum.