T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1626
Karar No : 2024/2022
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. V. Dr. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü önünde 01/05/2016 tarihinde meydana gelen patlamada yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 750.558,82 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 730.428,46 TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 17/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 17/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, davacının maddi zararının tazmini istemine ilişkin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, manevi tazminata yönelik davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın gerekçe barındırmadığı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, komisyon tarafından ödenen meblağın zararı karşılamaktan uzak olduğu, Kanundaki usule göre tazminat hesaplaması yapıldığı, taraflar arasında eşitlik olmadığından sulhden söz edilemeyeceği, paranın değersizleşmesi nedeniyle güncelleme yapılması gerektiği, sulhname ile ödenen miktarın tespit edilecek zarardan mahsup edilmesinin hakkaniyetli olacağı, davalı idarelerin istinaf dilekçelerinde sulhnameden bahsetmedikleri halde istinaf mahkemesince bu durumun dikkate alınarak karar verildiği, kanun yolu aşamasında resen araştırma ilkesinin uygulanamayacağı, komisyonun maluliyeti dikkate almadan ödeme yaptığı, buna karşılık davanın maluliyet sebebiyle açıldığı, gerçek zarar ile sulhname ile ödenen tazminat arasında açık orantısızlık bulunduğu, sulhnamenin gabin nedeniyle geçerli olmayacağı, sulhnamenin davayı bitirici bir etkisi olması için mahkeme huzurunda yapılması gerektiği, Valilikte imzalanan sulhnamenin yargılamaya etkisinin olmaması gerektiği, sulhname davetiyesinin usulüne uygun düzenlenmediği, manevi tazminatın adil ve hakkaniyetli olması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın terör eylemi olduğu, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın emsal dosyalara göre yüksek olduğu, sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla; davalı Gaziantep Valiliği tarafından ise 5233 sayılı Kanunda manevi tazminatın düzenlenmediği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, reddedilen maddi tazminat nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından karşılıklı temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı Gaziantep Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen incelenmeksizin reddi; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Davacının Maddi Tazminata Yönelik Temyiz İstemi ile Davalı İdarelerin Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davacının Reddolunan Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi:
Bilindiği üzere, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesinin ardından ilk derece mahkemesi kararına yönelik usul ve hukuka aykırılık iddiaları için öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulmakta, sonuç alınamaması durumunda temyiz kanun yoluna gidilmektedir.
Başka bir ifadeyle, temyiz incelemesinin, ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı taraflarca istinafa taşınan hususlarla, dolayısıyla kararın kesinleşmemiş kısımlarıyla sınırlı olarak yapılabileceği açıktır.
Bu bakımdan, istinaf kanun yolu incelemesine taşınmayan kısımlar yönünden, Bölge İdare Mahkemesince verilen karar sonrasında, karşı tarafın istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararından daha aleyhe bir karar verilmedikçe temyiz incelemesinin yapılması hukuken mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, ilk derece mahkemesinin kararının ardından yalnızca davalı idarelerce istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacı tarafından reddedilen manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığı, istinaf mahkemesince de davalıların manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminatın reddine yönelik kısmının davacı tarafından istinaf kanun yoluna taşınmayarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından ilk derece mahkemesi kararının ardından reddedilen manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunda bulunulmaması ve istinaf mahkemesince de manevi tazminata yönelik davalı idarelerin istinaf başvuruları reddolunarak davacı yönünden ilk derece mahkemesi kararından daha aleyhe bir durum yaratılmaması nedeniyle, istinaf kanun yoluna taşınmayarak kesinleşen manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısma ilişkin davacının temyiz isteminin incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen İNCELENMEKSİZİN REDDİNE; davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.