T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2042
Karar No : 2025/6226
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı/ ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından; davacılardan, ...'nün eşi, ... ve ...'nün babası olan ...'nün hükümlü olarak bulunduğu Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda rahatsızlığı nedeniyle 15/05/2015 tarihinde vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ... için 20.000,00 TL (miktar artırım sonucu 240.245,90 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuklar ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 10.635,96 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL (miktar artırım sonucu 15.221,10 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın kabulüne, toplam 266.102,96 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı Adalet Bakanlığı tarafından; İdare Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiği, davacılar yakınının ölümünde idarelerinin kusuru/ kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından; istinaf gerekçeleri değerlendirilmeden karar verildiği, bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, meydana gelen olayda hizmet kusuru olup olmadığının kesin olarak ortaya konulması gerektiği, farazi hesaplamalarla fiili çalışma hayatı olmayan davacının çalışan gibi değerlendirilemeyeceği, manevi tazminat isteminin miktar artırımıyla arttırılamayacağı, Mahkeme kararında işleyecek faizin başlangıç tarihine, davacıların istemini aşacak şekilde hükmedildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esası yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır.
Bakılan davada, temyize konu kararla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına idareye başvuru tarihinden (20/07/2015) itibaren yasal faiz işletildiği, ancak davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak, dava tarihinden itibaren talepte bulunulduğu, bu nedenle hükmedilen tazminata, taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 30/09/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ve hüküm fıkrasında yer alan 'davalı idareye başvuru (20/07/2015) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte' ibarelerinin; 'dava tarihi olan 30/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte' şeklinde düzeltilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz isteminin REDDİNE,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının temyize konu davalı idarelerin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy