T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5177
Karar No : 2025/5612
DAVACI : .... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
2-... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 30/12/2021 tarihli dilekçe ile 2022 yılında yayımlanacak olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren 27 adet tıbbi uygulamaya yer verilmesi istemiyle davalı idarelere yapılan başvuruların, yer alması istenilen tıbbi uygulamalara 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer verilmemek suretiyle oluşan idari işlemlerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, kadın hastalıkları ve doğum alanı ile perinatoloji alanında hastanelerde performans puanlarını belirlemeye yönelik olarak kullanılan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kodları ile ilgili problemler olduğunun tespit edildiği, fiilen sahada kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanları tarafından aldıkları uzmanlık eğitimi kapsamında yapılmakta olan tıbbi uygulamaların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği kapsamına alınmasının talep edildiği, ancak 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de söz konusu taleplerin dikkate alınmadığı ve istenilen tıbbi uygulamalara yer verilmediği, anılan uygulamaların özellikli işlemler olduğu, bu işlemleri kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarının fiilen yapmakta oldukları, ancak Sağlık Uygulama Tebliğinde yer almadığı için karşılığı olan performans puanı olarak da ilgili hekimin alacağı ücrete yansımadığı, mağduriyet yaratıldığı, eksik düzenlemenin söz konusu olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, davacı tarafından yapılan başvuru ile ilgili olarak yapılan çalışmalar sonucunda 18/05/2022 tarih ve 925 sayılı yazı ile geri ödemeye
ilişkin değerlendirmenin, yetkinlik düzeyleri dikkate alınarak Sağlık Uygulama Tebliğine eklenmesi uygun görülen, girişimsel yetkinlik düzeyi (1) olması sebebiyle uygun görülmeyen ve müfredatta yetkinlik satırı bulunmayan işlemlerin, düzenleme yapılmak üzere tablo ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği, nitekim, ilgili dalın uzmanlık eğitiminde uygulanması gereken asgari eğitim ve öğretimin tarif edilerek o uzmanlık eğitiminin tamamlanmasıyla kazanılabilecek yetkinliklerin, yetkinlik düzeyleriyle birlikte düzenlendiği her dala ait çekirdek eğitim müfredatının, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 5. maddesine dayanılarak Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından kabul edilip yayımlandığı, ayrıca, her müfredatın içerisinde yer alan girişimsel yetkinliklerin (1), (2), (3) ve (4) düzeyinde olmak üzere tanımlandığı, bu durumda, davacı Dernek tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde yer almayan 27 kalem yeni işlem kodunun Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alması talep edilmiş ise de yalnızca “İlk üç ay ayrıntılı perinatoloji ultrasonografi muayenesi", "İkinci üç ay ayrıntılı perinatoloji ultrasonografi muayenesi" ve "Ultrason eşliğinde çoğul gebeliklerde fetal redüksiyon ya da selektif fetal redüksiyon" işlemlerinin uygun olduğu, diğerlerinin ise uygun olmadığı ya da müfredatta bu uygulamayla ilgili yetkinlik satırı bulunmadığının belirtildiği, sonuç olarak, davaya konu durum ile ilgili değerlendirme sürecinin devam ettiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde Kurumca karşılanacak sağlık hizmetlerini belirleme ve dava konusu edilen Tebliğ hükümlerinde yer alan konularla ilgili usul ve esasları belirleme konusunda Kuruma yetki verildiği, Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri için ödenecek bedelleri belirleme yetkisinin de Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna verildiği, Kurumun tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde geniş ölçekli genel sağlık sigortası uygulamalarına tabi, geniş bir teminat paketine sahip olduğu, Kurumca finansmanı sağlanan tanı ve tedavi işlemlerinin Sağlık Uygulama Tebliği eki "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)", "Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesi (EK-2/C)" ve "Diş Tedavileri Puan Listesi (EK-2/Ç)"nde belirtildiği, listelerdeki işlem sayısının 9.668 olduğu, gerek finansmanı sağlanan bu işlemlerle ilgili değişikliklerin, gerekse finansman kapsamına alınması istenen sağlık hizmetleri ile ilgili Kuruma yapılan başvuru sayısının oldukça fazla olduğu, dolayısıyla değerlendirme süreçlerinin uzayabildiği, tüm başvuruların belirli bir takvime göre rutin bir şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, başvuruların, sağlık hizmetinin hayati önemi haiz olup olmaması hususu başta olmak üzere günün ihtiyaç ve koşullarına göre gündeme alınmakta olduğu, ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından Kuruma iletilen talep ve görüşlere de bu çerçevede öncelik verildiği, sağlık hizmetlerinin talep tarihinden sonraki tebliğ ya da tebliğler ile Sağlık Uygulama Tebliği eki listelere eklenmemiş olmasının, değerlendirmenin tamamlandığı ve Kurumca reddedildiği anlamına gelmediği ve Kuruma yapılan talepler için değerlendirmelerin talep tarihini takip eden ilk Tebliğ yayımına kadar yapılacağı ve finansmanın sağlanmasına yönelik verilen kararların, talep tarihini takip eden ilk Tebliğ ile yayımlanacağı yönünde bir usul veya mevzuat da bulunmadığı, Sağlık Uygulama Tebliğine eklenmesi talebinde bulunulan ve davaya konu olan işlemlerle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından 23/05/2022 tarih ve 45831393 sayılı yazının gönderildiği, konuyla ilgili olarak bu süreçte herhangi bir hasta mağduriyeti yaşandığına yönelik Sağlık Bakanlığından gelen bildirim bulunmadığı, değerlendirme sürecinin devam ettiği, Kurum uygulamalarının 5510 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının 30/12/2021 tarihli dilekçe ile 2022 yılında yayımlanacak olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren tıbbi uygulamalara yer verilmesi istemiyle davalı idarelere yapılan başvuruların, yer alması istenilen tıbbi uygulamalara 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer verilmediğinden bahisle reddedilmesine ilişkin idari işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanunun amacının sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, "65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.
Mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin kurumca ödenecek bedellerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili olduğu, ancak Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince Sağlık Bakanlığından görüş alması gerektidiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden,Davacının, 30/12/2021 tarihinde yaptığı başvuru ile davalı idarelerden 2022 yılında yayımlanacak olan Sağlık Uygulama Tebliğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren 27 adet tıbbi uygulamaya yer verilmesi isteminde bulunulduğu, anılan başvuruların, 08/02/2022 tarih ve 31744 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki Ek-2/B Hizmet Başı İşlem Puan Listesinde 530800 kodu ile başlayan yeni doğan uygulamaları başlığı altında olması istenilen tıbbi uygulamalar ile 619940 kodu ile başlayan gebelikte teşhis ve tedavi için yapılan girişimler başlığı altında olması istenilen uygulamalara yer verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı ancak bu başvurudan sonra 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 10. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile anılan Tebliğ eki "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (Ek-2/B)" değiştirilmiş, anılan değişiklikte davacı Derneğin başvurusunda yer alan tıbbi uygulamalara yer verilmediğinin görüldüğü ancak, düzenleme çıkarılmadan önce Sağlık bakanlığının görüşünün alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu düzenleme çıkarılmadan Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olması karşısında, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu düzenlemenin yapılarak Resmî Gazete'de yayımlanmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu idari işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/11/2025 tarihinde, davacı ... Derneğini temsilen Av. ...ın, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av. ...'nun geldiği, davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Dernek tarafından, 30/12/2021 tarihli dilekçe ile 2022 yılında yayımlanacak olan Sağlık Uygulama Tebliğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren 27 adet tıbbi uygulamaya yer verilmesi istemiyle davalı idarelere başvurularda bulunulmuştur.
Anılan başvuruların, 08/02/2022 tarih ve 31744 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değiştirilen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki Ek-2/B Hizmet Başı İşlem Puan Listesinde 530800 kodu ile başlayan yeni doğan uygulamaları başlığı altında olması istenilen tıbbi uygulamalar ile 619940 kodu ile başlayan gebelikte teşhis ve tedavi için yapılan girişimler başlığı altında olması istenilen uygulamalara yer verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
İdari işlemler tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanırlar. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir.
İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır.
Eğer ki mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır.
Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlığın incelenmesinden;
Davacı Dernek tarafından, 30/12/2021 tarihli başvuruları ile davalı idarelerden 2022 yılında yayımlanacak olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki Ek-2/B Hizmet Başı İşlem Puan Listesinde 530800 kodu ile başlayan yeni doğan uygulamaları başlığı ve 619940 kodu ile başlayan gebelikte teşhis ve tedavi için yapılan girişimler başlığı altında kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren 27 adet tıbbi uygulamaya yer verilmesinin talep edildiği;
Anılan başvuru üzerine Sağlık Bakanlığı Sosyal Güvenlik Uygulamaları Dairesi Başkanlığının 19/01/2022 tarih ve 113 sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığı Tıp ve Uzmanlık Eğitimi Dairesi Başkanlığından başvuru ekinde yer alan listedeki işlemlerin perinatologlar tarafından yapılıp yapılmayacağı, çekirdek eğitim müfredatlarında bulunup bulunmadığı ve eğitimlerinin çekirdek müfredatlarına yönelik yetkinlikleri açısından değerlendirilmesinin istenildiği;
Adı geçen Daire Başkanlığının 16/05/2022 tarih ve ... sayılı cevabi yazısı ile, Perinatoloji Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi Komisyonunun işlemlerin hangi başlıklar altında değerlendirilebileceği ile ilgili görüşün güncel müfredattaki yetkinlik düzeylerinin belirtildiği;
Bunun üzerine Sağlık Bakanlığının 18/05/2022 tarih ve 925 sayılı yazısı ile geri ödemeye ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin, güncel müfredatta yetkinlik düzeyleri dikkate alınarak Sağlık Uygulama Tebliğine eklenmesi uygun görülen, girişimsel yetkinlik düzeyi (1) olması sebebiyle uygun görülmeyen ve müfredatta yetkinlik satırı bulunmayan işlemlerin, düzenleme yapılmak üzere tablo ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği; buna göre davacı Derneğin talep ettiği 27 kalem işlemden "İlk üç ay ayrıntılı perinatoloji ultrasonografi muayenesi", "ikinci üç ay ayrıntılı perinatoloji ultrasonografi muayenesi" ve "ultrason eşliğinde çoğul gebeliklerde fetal redüksiyon ya da selektif fetal redüksiyon" işlemlerinin Sağlık Uygulama Tebliğine eklenmesinin uygun olduğu, diğerlerinin ise uygun olmadığı ya da müfredatta bu uygulamayla ilgili yetkinlik satırı bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.
Her ne kadar davacı Derneğin başvurusu üzerine davalı Sağlık Bakanlığı tarafından gerekli çalışmalar yapılarak oluşturulan kanaat Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmiş ise de, konuya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 5510 sayılı Kanun kapsamında Sağlık Bakanlığından görüş talebinde bulunulmadığı, görüş alınmaksızın 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki Ek-2/B Hizmet Başı İşlem Puan Listesi yayımlanmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu düzenlemenin Resmî Gazete'de yayımlandığı sonucuna varılmış olup, bu haliyle dava konusu düzenlemede şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 08/02/2022 tarih ve 31744 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in eki "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (Ek-2/B)"nin, davacı tarafından eklenmesi talep edilen ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile perinatoloji yan dal uzmanlarını ilgilendiren 27 adet tıbbi uygulamaya yer verilmemesi bakımından eksik düzenleme nedeniyle İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekalet ücretinin, dava konusu düzenlemede Sağlık Bakanlığının görüşü ve bir dahli bulunmadığından davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.