T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5473
Karar No : 2025/5791
DAVACILAR : 1- ... Cemiyeti
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av...., Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı'nın;
1) 1. maddesinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresinin,
2) 2. maddesinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerini ve sosyal ağ hesaplarını" ibaresinin,
3) 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinin ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin, (b) bendinde yer alan "internet haber sitesi, sosyal ağ hesabı" ibaresi ile (d) ve (g) bentlerinin,
4) 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ile resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesapları" ibaresinin,
5) 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının,
6) 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya ahlaka aykırı" ibaresinin,
7) 11. maddesinde yer alan "kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında yayınlanan bir içerik hakkında" ibaresinin,
8) 16. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının,
9) 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresi ile 2. fıkrasında yer alan "kendilerine ait internet haber sitelerindeki ve sosyal ağ hesaplarındaki" ibaresinin,
10) 19. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarıyla" ibaresinin,
11) 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin, iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı'nın; 1., 2., 4., 5., 11, 17., 19. ve 28. maddeleri yönünden; anılan maddelerde yer verilen internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarına ilişkin düzenlemelerin yasal dayanağının bulunmadığı, düzenlemenin basın özgürlüğünü ihlal ettiği ve Anayasa’ya aykırı olduğu, 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları yönünden; düzenlemelerin konu ve içeriğinin belirsiz olduğu, 10/08/2022 tarihli ve 31919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarihli ve B.No:2016/5903 sayılı pilot kararında da bu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği, belirlenen kriterlerin objektif olmadığı, somut kriterlere yer verilmediği, 7. ve 16. maddeleri yönünden; ahlâk, genel ahlâk gibi kişiden kişiye, dönemden döneme değişebilecek, yazısız, öngörülemez ve hiçbir yerde yayınlanmayan kurallara göre basın özgürlüğünün kısıtlanamayacağı, ahlâk gibi son derece akışkan bir kavram üzerinden yasak konulmasının keyfi uygulamalarla basın ve halk üzerinde baskı oluşmasına yol açacağı, yine ailenin yapısını bozacak eylemlerin ve toplumun ortak değerlerinin neler olduğunun belirtilmediği gibi zayıflatmak eyleminin de belirsizlik içerdiği, ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı'nın; 1., 2., 4., 5., 11, 17., 19. ve 28. maddeleri yönünden; 195 sayılı Kanun’un eski bir Kanun olduğu, günümüzde haberlerin internet adreslerinden ve hatta sosyal ağ hesaplarından da takip edildiği, gazetelerin yaptığı başvurular neticesinde Basın İlan Kurumunun gazetelerin internet haber sitesi ve sosyal ağ hesabı bulunması halinde ek gösterge almasına karar verdiği, bu konuda yönetmelik hazırlandığı, Kurumun bu ek göstergeyi basın ahlak ve esaslarına aykırı haber yapmama şartına bağladığı, 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkraları yönünden; Anayasa Mahkemesi’nin pilot kararı üzerine olağanüstü gündemle toplantı yapıldığı ve 195 sayılı Kanun’un 49. maddesinde değişiklik yapılana kadar Basın Ahlâk ve Esasları kapsamında yapılan başvuruların incelenmeyeceği yönünde karar alındığı, bu kararın da kurumun internet adresinde yayımlandığı, söz konusu düzenlemelerin basının niteliğini artırmaya yönelik olduğu, yapılan incelemelerde konunun uzmanlarından hukuki mütalaalar alındığı, ilan edilen cezaların mahkeme denetiminden de geçtiği, davacının iddiasının aksine objektif kriterlere yer verildiği, Anayasa Mahkemesi tarafından da basının etik yönünden gelişmesi için basın ahlak ve esaslarının önemine değinildiği, yine Mahkeme tarafından Kurumca yapılan denetimin kısıtlama ve sınırlama anlamına gelmeyeceğinin de tespit edildiği, 7. ve 16. maddeleri yönünden; davacı tarafından yoruma açık olduğu iddia edilen basın ahlak ve esaslarının gazeteciler, gazeteci sendikaları, iletişim ve hukuk profesörlerinin de bulunduğu genel kurul tarafından kabul edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Bir kısım maddelerinin iptali istenilen 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının dayanağı olan 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinin 2. paragrafının 3. cümlesi Anayasa Mahkemesinin 17/06/2025 tarihli, E:2023/168, K:2025/132 sayılı kararıyla iptal edildiği ve iptal kararı 13/10/2025 tarihli, 33046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının, dayanağı Kanun maddesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle iptali istenilen hükümler hukuki dayanaktan yoksun hale geldiğinden, davanın kabulüyle, belirtilen hükümlerin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının 1'inci maddesinde yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresinin; 2'nci maddesinde yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerini ve sosyal ağ hesaplarını" ibaresinin; 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer verilen, "internet haber sitesi, sosyal ağ hesabı" ibaresi ile (d) ve (g) bentlerinin; 5'inci maddesinde yer alan, "ile resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesapları" ibaresinin; 6'ncı maddesinin 2, 3, 4 ve 5'inci fıkralarının; 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen "veya ahlaka aykırı" ibaresinin; 11'inci maddesinde yer verilen "kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında yayınlanan bir içerik hakkında" ibaresinin; 16'ncı maddesinin 2, 3 ve 4'üncü fıkralarının; 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresi ile 2'nci fıkrasında yer verilen, "kendilerine ait internet haber sitelerindeki ve sosyal ağ hesaplarındaki" ibaresinin; 19'uncu maddesinin 3'üncü fıkrasında yer verilen, "Resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarıyla" ibaresinin ve 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen, "kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin iptalleri istemleriyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Basın Hürriyeti" başlıklı 28. maddesinde, Devletin basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alacağı, basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 26. maddesinin son fıkrasında ise, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunla düzenleneceğine işaret edilmiştir.
Ülkemizde resmi ilan ve reklamlar gelirleri genel olarak basının ve özellikle yerel basının en önemli gelir kaynakları arasında yer almaktadır. Resmi ilan ve reklamların dağıtımı yoluyla basın özgürlüğüne yapılabilecek her türlü etkinin ortadan kaldırılmasını sağlama amacını da taşıyan 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ile bu hususta objektif esaslar getirilmiştir.
195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 8'inci maddesinde, Genel Kurulun görevleri, Yönetim Kurulunun faaliyet raporu ile denetçilerin raporunu tetkik ve kabul etmek ve faaliyetini tasvip etmediği takdirde Yönetim Kurulunu yeniden seçmek; kurumun hesaplarını tetkik ve tahsis bilançolarını müzakere ve tasdik etmek; basının, Ankara, İstanbul ve İzmir'dekiler gibi miktar ve kalite bakımlarından önem kazanan diğer şehirlerde şubeler açılmasına karar vermek; kurumun yıllık safi kazancının % 5 inden az olmamak şartiyle, basında fikren veya bedenen çalışanların sendikalarına ve derneklerine yardımda bulunmak; kurumun görevlerine dahil diğer işleri, gündeme müsteniden veya üyelerin teklifi üzerine görüşüp karara bağlamak ve bu kanunla kendisine verilen diğer işleri görmek, olarak sayılmış; 32'nci maddesinde de, “Resmi ilanlar, fikir ve içtihat farkı aranmaksızın 34 üncü madde mucibince vasıfları tesbit edilecek olan mevkutelere Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunun tesbit edeceği esaslar dahilinde dağıtılır.” hükmüne yer verilmiş, bu maddenin atıfta bulunduğu Kanunun 34'üncü maddesinde ise, Resmi ilan verilecek mevkutelerin vasıflarının; a) Münderecat, b) Sayfa sayı ve ölçüsü, c) Kadro, ç) Fiili satış, d) En az yayın hayatı süresi, bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca tesbit olunacağı, kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 49'uncu maddesinde de, esas itibarıyla mevkutelerin vasıflarına ve yayınların sahip olması gereken şekli unsurlara riayet edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlara yönelik düzenlemelere yer verildiği görülmekte olup; 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı, 195 sayılı Kanunun "Müeyyide" başlıklı 49'uncu maddesine dayanılarak alınmış ise de; maddede "basın ahlak esasları" ibaresine yerilmekle birlikte, söz konusu kuralın, belirlenmesine ilişkin düzenlemelere veya buna ilişkin yetkinin, Genel Kurula verildiğine dair bir belirlemeye yer verilmemiştir. Kanun maddesiyle, Genel Kurula verilen görevler arasında da "basın ahlak esaslarının belirlenmesi" görevi sayılmamıştır.
Ayrıca, dava konusu edilen 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş; daha sonra, 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, 49'uncu maddenin birinci fıkrasında yer alan “gazete ve dergilerle” ibaresi “gazete, dergi ve internet haber siteleri ile” şeklinde, fıkranın (a) bendinde yer alan “dergiye” ibaresi “dergi ya da internet haber sitesine” şeklinde değiştirilmiştir. Dolayısıyla, "basın ahlak esasları"nın yayımlandığı tarihte muhtelif maddelerinde dava konusu edilen "internet haber sitesi" ve "sosyal ağ" ibarelerinin kanuni bir dayanağı bulunmadığı gibi, 6'ncı maddenin 2, 3, 4 ve 5'inci fıkralarında, 7'nci maddenin 1'inci fıkrasında yer verilen "veya ahlaka aykırı" ibarelerinde ve 16'ncı maddenin 2, 3 ve 4'üncü fıkralarında ise, sınırların ne şekilde çizileceği ya da denetimin nasıl yapılacağına ilişkin bir belirleme yapılmaması karşısında, iptali istenilen düzenlemelerde hukuka uyarlık yoktur.
Kaldı ki; bazı ulusal gazetelerde yayımlanan haberler ve köşe yazıları nedeniyle çeşitli sürelerde resmî ilan ve reklamlarının kesilmesine karar verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak yapılan bireysel başvurular neticesinde, Anayasa Mahkemesince, 10/03/2022 tarihli ve B.No:2016/5903 sayılı kararla, BİK'e BİK Yönetim Kurulunun aldığı karar sonucunda iki aya kadar reklam ve ilan kesme cezası şeklinde verilen kanuni yetkinin kullanılma ölçütleri BİK 129 sayılı Genel Kurul kararının 1'inci maddesi ve bentlerinde yer aldığı, 195 sayılı Kanun'un 49'uncu maddesinin, başvurucular hakkında resmî ilan ve reklam kesme cezası gerektiren fiillerin ve bu fiillere karşı öngörülen ceza miktarlarının en azından çerçevesini çizmediğinin, belirli bir açıklık ve kesinlikte olan bir kural niteliğini taşımadığının görüldüğü, her ne kadar kuralda "basın ahlak esasları"na uymayanlar hakkında müeyyide uygulanacağı belirtilmekteyse de söz konusu esasların neler olduğuna dair her hangi bir açıklamaya kanunda yer verilmediğine, bunun temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini öngören Anayasa'nın 13'üncü maddesinin sağladığı güvence ile bağdaşmadığına, BİK Genel Kurulu tarafından belirlenen ve her zaman yeni bir kararla değiştirilebilecek olan basın ahlak esaslarına bakıldığında da yaptırımın objektif ve hakkaniyete uygun bir şekilde uygulanmasını sağlayacak açık ve sınırları belirli kriterlerin ortaya konulamadığının görüldüğüne, 129 sayılı BİK Genel Kurul kararının ilgili bentlerinde suçlu olarak ilan etme, suça tahrik veya teşvik, şiddet ve terörü özendirme ile terör örgütleri ile mücadeleyi etkisiz kılma, küçükleri ve gençleri olumsuz etkileme, ahlaka aykırılık, eleştiri sınırlarını aşan ifadelerin, özel hayatın gizliliğini ihlal, haber içeriğini saptırma ve çelişki yaratma kurallarının ne şekilde belirlendiğine, bu kuralların sınırının ne olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığına, bu kavramlarla bağlantılı olarak değerlendirme konusu haber içeriğine ilişkin bir ölçüt/eşik değer de belirlenmediği ve kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olan ve eleştiri sınırlarını aşan ve/veya kanunlarında yaptırıma bağlanan suç kapsamında yer alan haberlerin yaptırıma tabi tutulmasının hukuk devletinin bir gereği olduğuna, basının niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle kurulan bir kuruma müeyyide uygulama yetkisi verilebilir ise de, basın özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyan kanuni düzenlemelerin olabildiğince dar bir uygulama alanına izin verecek şekilde tasarlanması ve her bir kuralın tartışmaya izin vermeyecek şekilde açık ve net ifadelerle ele alınarak düzenlenmesi gerektiğine, 195 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinde hangi fiillerin ne şekilde cezalandırılmaya konu olacağı hususunun tamamen BİK'in yetkisine bırakıldığına, BİK tarafından alınan Genel Kurul kararları ve bununla birlikte Yönetim Kurulu kararları için çerçeve hükümler düzenlenmediğine, sınırların belirsiz bir düzenlemeye kanun yoluyla imkân tanındığına, kuralın öngörülebilirlik koşulunu sağladığının söylenemeyeceğine, karar verilmiştir. Bu karar, 10/08/2022 tarihli ve 31919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Açıklanan nedenle, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının 1'inci maddesinde yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresinin; 2'nci maddesinde yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerini ve sosyal ağ hesaplarını" ibaresinin; 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer verilen, "internet haber sitesi, sosyal ağ hesabı" ibaresi ile (d) ve (g) bentlerinin; 5'inci maddesinde yer alan, "ile resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesapları" ibaresinin; 6'ncı maddesinin 2, 3, 4 ve 5'inci fıkralarının; 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen "veya ahlaka aykırı" ibaresinin; 11'inci maddesinde yer verilen "kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında yayınlanan bir içerik hakkında" ibaresinin; 16'ncı maddesinin 2, 3 ve 4'üncü fıkralarının; 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen, "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresi ile 2'nci fıkrasında yer verilen, "kendilerine ait internet haber sitelerindeki ve sosyal ağ hesaplarındaki" ibaresinin; 19'uncu maddesinin 3'üncü fıkrasında yer verilen, "Resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarıyla" ibaresinin ve 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen, "kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin iptalleri yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 04/12/2025 tarihinde, davacı Türkiye Gazeteciler Sendikasını temsilen Av....'in, davacı Gazeteciler Cemiyetini temsilen Av. ...'in ve davalı Basın ve İlan Kurumu Genel Müdürlüğünü temsilen Av....'nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davalı idare tarafından, 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun'un "Müeyyide" başlıklı 49. maddesine dayanılarak, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı hazırlanmış, söz konusu Genel Kurul Kararı 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının 1. maddesinde yer verilen "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresinin; 2. maddesinde yer verilen "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerini ve sosyal ağ hesaplarını" ibaresinin; 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer verilen "internet haber sitesi, sosyal ağ hesabı" ibaresi ile (d) ve (g) bentlerinin; 5. maddesinde yer alan "ile resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesapları" ibaresinin; 6. maddesinin 2, 3, 4 ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen "veya ahlaka aykırı" ibaresinin; 11. maddesinde yer verilen "kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında yayınlanan bir içerik hakkında" ibaresinin; 16. maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarının; 17. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresi ile 2. fıkrasında yer verilen "kendilerine ait internet haber sitelerindeki ve sosyal ağ hesaplarındaki" ibaresinin; 19. maddesinin 3. fıkrasında yer verilen "Resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarıyla" ibaresinin ve 28. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen "kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin iptalleri istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararına dayanak olan 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun "Müeyyide" başlıklı 49. maddesinde;
"Bu kanuna veya bu kanuna dayanılarak yapılacak yönetmeliğe veyahut Kurum Genel Kurulunun bu kanunda yazılı hususlarda ittihaz edeceği kararları ile yükletilen ödevlere yahut da basın ahlak esaslarına, riayet etmiyen gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler ve kamu idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede anılan sair ortakların sorumluları hakkında, diğer mevzuat hükümlerine halel gelmemek üzere, aşağıda yazılı olduğu şekilde muamele yapılır:
a) Kurum tarafından o gazete veya dergi ya da internet haber sitesine verilecek ilan ve reklamlar, kesinleşen Yönetim Kurulu Kararına dayanılarak, Kurum Genel Müdürlüğünce, iki ayı geçmiyecek bir süre ile kesilir. Ayrıca, bu kanunla temin edilen menfaatlerden de aynı şekilde faydalandırılmaz.
b) Prodüktörlük müessesesinin iki ayı geçmemek üzere kapatılması için, Kurul Genel Müdürlüğünce iş, Yönetim Kuruluna intikal ettirilir. Kesinleşen Kurul Kararını, o yerdeki valilik infaz eder.
(a) ve (b) bentlerinde yazılı hâllerde, Yönetim Kurulu Kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Kurum Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edilebilir. Söz konusu itirazlarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu yargılama neticesinde verilecek karar kesindir.
c) Kurum Genel Müdürlüğünün bildirmesi üzerine kamu idare ve teşekkülleri ile ortaklıkların sorumluları hakkında kendi statülerine göre disiplin muamelesi uygulanır. Böyle bir statü yoksa, o teşekkülün denetleme bakımından bağlı bulunduğu veya iştigal sahasına girdiği Bakanlık, uygun gördüğü bir disiplin muamelesi uygular. İlgili Bakanlığın yapacağı tebligata uyulması mecburidir.
Yapılacak disiplin muamelelerinin neticesi Kuruma bildirilir. Kurumun, disiplin muameleleri aleyhinde yetkili mercilere veya Bakanlığa itiraz hakkı vardır." düzenlemesine yer verilmiştir.
10/08/2022 tarihli ve 31919 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve Diğerleri Başvurusuna ilişkin; Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarihli ve B.No:2016/5903 sayılı pilot kararıyla, 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinde hangi fiillerin ne şekilde cezalandırılmaya konu olacağı hususunun tamamen Basın İlan Kurumu (BİK)'nun yetkisine bırakıldığı, BİK tarafından alınan Genel Kurul kararları ve bununla birlikte Yönetim Kurulu kararları için çerçeve hükümler düzenlenmediği, sınırları belirsiz bir düzenlemeye kanun yoluyla imkân tanındığı, dolayısıyla başvurucuların hak ve yükümlülüklerini öngörerek davranışlarını bu doğrultuda tanzim etmesini imkânsız kılan 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan kuralın öngörülebilirlik koşulunu sağlamadığı, bu haliyle basın özgürlüğüne müdahale içeren kuralın, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini öngören Anayasa'nın 13. maddesinin sağladığı güvencelerle bağdaşmadığı gerekçelerine yer verilerek, 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinden kaynaklı bir yapısal sorun olduğu sonucuna varılarak, yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesine karar verilmiştir.
Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin, Basın İlan Kurumunca verilen resmi ilan ve reklamların beş gün süreyle kesilmesine ilişkin karara itiraz üzerine görülen davada, 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 49. maddesinin, Anayasa'nın 13., 26., 28. ve 29. maddelerine aykırı olduğu kanısıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurması üzerine, Anayasa Mahkemesinin, 13/10/2025 tarihli, 33046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 17/06/2025 tarihli, E:2023/168, K:2025/132 sayılı kararıyla; 49. maddenin (a) bendinin incelenmesinden; Anayasa’nın 13. maddesinde; temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, buna göre ifade ve basın özgürlüklerine sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği (§ 25.), ifade ve basın özgürlüklerini sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmadığı, yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerektiği (§ 26), temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, hukuk devletinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ilkesi uyarınca kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlemler içermesi gerektiği, Kanunda bulunması gereken bu niteliklerin, hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu, bu ilkenin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154), dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanuniliğin Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanması gerektiği (§ 27), kuralda Kurum tarafından gazete veya dergi ya da internet haber sitesine verilecek ilan ve reklamların, kesinleşen Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda Kurum Genel Müdürlüğünce iki ayı geçmeyecek bir süre ile kesilebileceğinin, ayrıca ilgililerin Kanun’la temin edilen menfaatlerden de faydalandırılmayacağının hüküm altına alındığı (§ 28), anılan yaptırım ve tedbirleri gerektiren durumların; 195 sayılı Kanun’a veya bu Kanun’a dayanılarak yapılacak yönetmeliğe, Kurum Genel Kurulunun Kanun’da yazılı hususların gereği olarak alacağı kararlar ile yükletilen ödevlere yahut da basın ahlak esaslarına riayet etmemek olarak belirtildiği, ancak kural kapsamında gazete, dergi ve internet sitelerinin yaptırım uygulanmasını gerektirecek eylem ve işlemlerinin hangi hususlara ilişkin olabileceği ve öngörülen yaptırımın bu eylem ve işlemlerden hangilerine hangi sürelerle ve ne ölçüde uygulanabileceği hususunda bir çerçeve çizilmeksizin, Kanun’a yapılan genel bir atıfla Kuruma yaptırım uygulamayı gerektiren eylem ve işlemleri belirleme yetkisi verildiğinin anlaşıldığı (§ 29) nitekim Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında verdiği Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri kararında da 195 sayılı Kanun’un 49. maddesinde öngörülen yaptırımı Anayasa’nın 13. maddesi bağlamında kanunilik ilkesi yönünden incelendiği, anılan kararda kuralın resmî ilan ve reklam kesme cezası gerektiren fiillerin ve bu fiillere karşı öngörülen ceza miktarlarının en azından çerçevesini çizmediği, belirli bir açıklık ve kesinlikte olan bir kural niteliğini taşımadığı, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan ve eleştiri sınırlarını aşan ve/veya kanunlarında yaptırıma bağlanan suç kapsamında yer alan haberlerin yaptırıma tabi tutulmasının hukuk devletinin bir gereği olduğu, basının niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle kurulan bir kuruma müeyyide uygulama yetkisinin verilebileceği ancak basın özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyan kanuni düzenlemelerin olabildiğince dar bir uygulama alanına izin verecek şekilde tasarlanması ve her bir kuralın tartışmaya izin vermeyecek şekilde açık ve net ifadelerle ele alınarak düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği ve bu güvenceleri karşılamayan kurala ilişkin yapısal sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirimde bulunulduğu (§ 30), itiraz konusu kurala ilişkin olarak anılan karardan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı (§ 31) belirtilerek, kuralın, Anayasa’nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, bazı maddeleri dava konusu edilen 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının dayanağı olan 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi Anayasa Mahkemesinin 17/06/2025 tarihli, E:2023/168, K:2025/132 sayılı kararıyla iptal edildiğinden ve iptal kararı 13/10/2025 tarihli, 33046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının, dayanağı Kanun maddesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği görülmektedir.
Buna istinaden, Dairemizin 03/11/2025 tarihli ara kararı ile davalı Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü'nden, 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (müeyyide uygulamasına ilişkin hükmün) Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, dava konusu 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının yürürlükten kaldırılıp kaldırılmadığının, uygulamaya devam edilip edilmediğinin sorulmasına karar verilmiş; davalı idare tarafından verilen cevapta, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu'nun 23/10/2025 tarih ve 39357 sayılı kararıyla, 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının uygulanmadığı, basın ahlak esaslarına ilişkin şikayetler hakkında herhangi bir işlem yapılmadığının belirtildiği görülmüş; bu haliyle ara kararına yönelik idarenin cevabından, dayanak Kanun hükmü iptal edilen dava konusu Genel Kurul Kararının iptal edilmediği, Yönetim Kurulu kararıyla uygulanmasının askıya alındığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bazı maddelerinin iptali istenilen 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararının dayanağı olan 195 sayılı Kanun'un müeyyidelere ilişkin düzenleme içeren 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesiyle, davaya konu düzenleyici işlemin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı anlaşıldığından; bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesinin, anılan iptal kararının gerekçesi doğrultusunda, basın özgürlüğüne ilişkin çerçevesi yasada belirlenmeyen bir müeyyidenin Genel Kurul Kararıyla düzenlenmesi hukuken mümkün olmadığından, hukuksal dayanaktan yoksun kaldığı anlaşılan söz konusu Genel Kurul Kararının dava konusu edilen maddelerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 06/07/2022 tarihli ve 31888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/05/2022 tarihli ve 216 sayılı Basın Ahlak Esaslarına Dair Genel Kurul Kararı'nın; 1. maddesinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresinin, 2. maddesinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerini ve sosyal ağ hesaplarını" ibaresinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinin ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin, (b) bendinde yer alan "internet haber sitesi, sosyal ağ hesabı" ibaresi ile (d) ve (g) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ile resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesapları" ibaresinin, 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının, 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya ahlaka aykırı" ibaresinin, 11. maddesinde yer alan "kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında yayınlanan bir içerik hakkında" ibaresinin, 16. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarının, 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde ve sosyal ağ hesaplarında" ibaresi ile 2. fıkrasında yer alan "kendilerine ait internet haber sitelerindeki ve sosyal ağ hesaplarındaki" ibaresinin, 19. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Resmî ilan yayınlayan gazetelerin kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarıyla" ibaresinin, 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "kendilerine ait internet haber siteleri ve sosyal ağ hesaplarının" ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 04/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.