T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6422
Karar No : 2025/679
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 06/08/2015 tarihinde Şırnak ili, Cizre ilçesi, ...Mahallesi, ... Caddesinde yer alan işyerinde müşteri olarak bulunduğu sırada idareye ait zırhlı araçtan açılan ateş sonucunda ağır şekilde yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek geçici ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin 200,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 337.565,12 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının yaralanması olayı ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen .../... sayılı soruşturma dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile olay günü görevli olan polis memurları hakkında yürütülen idari soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunun bir bütün olarak incelenmesi neticesinde; davalı idareye ait bir zırhlı aracın kulesinde bulunan makineli tüfeğin 83 Kavşak olarak isimlendirilen yerden geçişi esnasında ateş alması (taşlama olayı nedeniyle aracın manüel arıza ile atış yaptığı veya söz konusu işyerinin önünde bulunan araçlara ateş açılması veyahut da aracın idare tarafından silah sistemi kontrol ettirilmeden, gerekli bakım ve onarımı yapılmadan kullanılması) sonucunda davacının yaralandığı, olay günü davacının bir terör örgütü faaliyetinin içerisinde yer aldığına ilişkin olarak herhangi bilgi ve belgenin dosya kapsamıyla mevcut olmadığı göz önünde bulundurulduğunda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, Mahkemelerinin davacının, dava konusu olay nedeniyle yaralanması sonucu geçici ve sürekli iş gücü kaybı ve maluliyetinin bulunup bulunmadığı; şayet varsa işgücü kaybı oranının tespiti amacıyla alınan raporda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı mütalaasında davacının maruz kaldığı ateşli silah yaralanması nedeniyle: iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dokuz (9) aya kadar uzayabileceği, olay tarihinde yürürlükte olan 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanarak ve meslek grup numarası 1 kabul olunarak; ... E cetveline (yaşına) göre %46.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, davacının geçici ve sürekli işgücü kaybına ilişkin tazminatının hesaplanabilmesi için dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 28/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının 337.565,12 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacı tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacının 337.565,12 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 200,00 TL'sine davalı idareye başvuru tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren, 337.365,12 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınarak takdiren 70.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hükmedilen maddi tazminat tutarının tümüne idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü maddi zararlarını belgelerle ortaya koyması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da idareye başvuru tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine," ibaresinin, "... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının tazminata ilişkin kısımının reddiyle hükmedilen 337.565,12 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
3.Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava: 06/08/2015 tarihinde Şırnak ili, Cizre ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesinde yeralan işyerinde müşteri olarak bulunduğu sırada idareye ait zırhlı araçtan açılan ateş sonucunda ağır şekilde yaralandığını ileri süren davacı tarafından 200,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 337.565,12 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen .../... sayılı soruşturma kapsamında 06/08/2015 tarihli tutanaktan davacının yaralanmasına sebebiyet veren zırhlı aracın kule kısmında takılı bulunan silah sisteminin bölücü terör örgütü mensuplarınca taşlanması neticesinde manuel arıza ile atış yapabileceğinin beyan edilmesi, olayda yer alan zırhlı aracın bölücü terör örgütü mensuplarınca çıkartılan olaylara müdahale etmeye çalıştığı esnada kontrol dışı ateş açması bir bütün olarak değerlendirildiğinde İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğu, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüyle Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.