T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/857
Karar No : 2025/7140
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adana ili, Karataş ilçesi, ... Mahallesi, (eski ... parsel) ... ada ... parsel sayılı taşınmazı üzerinde drenaj kanalı yapılmaması ve eski drenaj kanallarının kapatılması nedeniyle anılan taşınmazı üzerindeki narenciye ağaçlarında 2019 üretim sezonunda meydana gelen 687.810,05 TL maddi tazminatın 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince 22/06/2020 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 28/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu olayda davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının belirlendiği, dosya kapsamından AT ve TİGH projesi kapsamında daha önce kapatılan drenaj kanalının davalı idare tarafından 2019/Mayıs ayında projesine uygun olarak yeterli derinlikte inşa edilip hizmete açıldığı ve işlevini yerine getirdiği; davalı idarenin kusurunu teknik olarak ortadan kaldırdığı, davacının bahçesine gerekli özeni göstermediği; tarımsal faaliyetleri gereğince ve zamanında yapmadığı, bahçede zamanında alması gereken kültürel ve kültürteknik kapsamındaki önlemleri almadığı, budama, bakım, yabancı ot kontrolü vb. faaliyetleri yapmadığı, salma sulama tekniğiyle araziyi sulayarak gayrimüsait koşulların oluşmasını hızlandırdığı, araziyi tesviye etmediği, dolayısıyla arazide yüzey drenaj sorunu da olduğu, değinilen bu olumsuzlukların bahçenin verimini olumsuz etkilediği ve verim düşüklüğüne neden olduğu, bu verim düşüklüğünün nedeninin davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, taşınmaz üzerinde tesis edilen narenciye bahçesindeki kapalı dren sisteminin derinlik olarak yetersiz olduğu ve işlevini yerine getiremediği, bu drenlerin davalı idare tarafından açılan drenaj kanalına ve davacının kendi imkanları ile açtığı drenaj hendeğine mansaplanması gerekirken bunun yapılmadığı, bu nedenle de kapalı dren sisteminin davacının kusuru nedeniyle işlevsiz hale geldiği, bu durumun taban suyunu arazide yükselttiği, iddia edilen verim düşüklüğünün yüksek taban suyu sorunundan ve davacının özensiz tutumundan (yeterli bakım ve kültürel önlemleri almamasından) oluştuğu, bu durumun davacının kusurundan kaynaklandığı, söz konusu olaydan dolayı davalı idarenin, davacının uğradığını iddia ettiği zararların tazmini ile sorumlu tutulabilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu taşınmazına bitişik (eski ...) ... ada ... parsel ve ... ada ... ve ... nolu parsel sahibinin 2017 ve 2018 ürün kaybı zararına ilişkin açtığı davada idarenin hizmet kusurunun kabulü ile tazminata hükmedilirken bakılmakta olan davada hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda karar verilmesinin çelişki yarattığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi, 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Adana ili, Karataş ilçesi, ... köyü (eski ... parsel) ... ada... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada ... parsel) sayılı taşınmaz maliki olan davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma çalışmaları sonrasında drenaj sisteminin davalı idare tarafından kullanılamaz hale getirildiği ve yeni drenaj kanalının da geçirilmediği, taşınmazda bulunan drenaj kanalının hukuka aykırı olarak kapatılması ve yeni drenaj bağlantısı yapılmaması nedeni ile narenciye ağaçlarının zarar gördüğünden bahisle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin Değişik İş: ... sayılı dosyası ile narenciye ağaçlarında uğranıldığı ileri sürülen 2019 yılı üretim sezonu zararına ilişkin bilirkişi incelemesi ve tespit yaptırıldığı, 1 ziraat ve bir inşaat bilirkişisinden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenilen 27/05/2019 tarihli raporda dava konusu taşınmaz için 687.810,05 TL zarar olduğunun tespit edildiği, davacının uğramış olduğu 687.810,05 TL zararın tazmini istemiyle 10/07/2019 tarihli başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince 22/06/2020 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen 28/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu parsel(ler)in, doğuda YS5 ana sulama kanalı ile sınırlandırılmış olup, YS5 ana sulama kanalının sol sahilindeki servis yolu, Ceyhan Nehri taşkın seddesini oluşturduğu, dolayısıyla parsel(ler), Ceyhan taşkın seddesi dışında ve seddeye mücavir olan, topoğrafik bakımdan oldukça çukur bir alanda yer aldığı, bu nedenle, bu kesimlerde daima yüksek taban suyu riski olduğu, değinilen parsellerde daima taban suyu sorunu bekleneceği, parsellerdeki taban suyunun 1.50 m’den daha derinlerde tutulması teknik ve ekonomik açıdan olası olmadığı, parsellerin tesviyesiz olduğu, davacı tarafından bahçedeki yüzey drenajını temin için yeterli yüzey drenaj sistemi tesis edilmediği, bu nedenle, bahçe kış aylarında yağmurlardan, yaz aylarında da sulamadan dönen sulardan zarar gördüğü, davalı idare tarafından kanal inşa edildiği ve inşa edilen bu kanalın, çevre arazilerin, dolaysıyla .../... ve .../... numaralı parsellerin yüzey ve taban sularını tahliye edebilecek derinlikte olduğu, diğer yandan, .../... ve ... parsel ile .../... parsellerin batı sınırını tamamen kat edecek şekilde bir başka ve daha derin bir drenaj kanalının da inşa edildiği, anlaşılacağı üzere, davalı idare DSİ'nin uyuşmazlık konusu drenaj kanalını projeli olarak açarak görev kusurunu giderdiği, dolayısıyla, açılan bu kanalların, Mayıs/2019 itibari ile aktif bir şekilde çevre arazilerin drenajını yaptığı, kanalların derinliği ve temizliğinin yeterli düzeyde bulunduğu,.../... nolu parselin güney yarısı ile 115/15 parselin tamamı P1-D1-14-8 tersiyer kanalının havzasında olduğundan, bu parsellerin hem taban suları hemde yüzey sularını P1D1-14-8 tersiyer kanalına tahliye edilmesi gerekeceği, bunun yerine, davacının beyanına göre bu parsellerde var olduğu ifade edilen kapalı dren hatlarına ters eğim verilerek havzanın değiştirildiği ve 550-600 m uzaktaki davaya konu drenaj kanalına mansaplandığı, halbuki, bu drenlerin .../... parsele sıfır konumdaki P1-D1-14-8 drenaj kanalına mansaplanmasının (tahliye edilmesi) gerektiği, drenaj mühendisliği açısından bunun ciddi bir hata olduğu, bu hatanın da davacıya atfedilmesi gerektiği, bu hatanın, parsellerdeki olası taban suyu sorununun şiddetlenmesine neden olacağı, ... davacının arazisinde var olduğunu ifade ettiği kapalı dren hatlarını davalı idare tarafından yeterli derinlikte inşa edilmiş olan drenaj kanalına mansaplamadığı, ... kapalı dren sistemini davacı kendisi inşa ettirdiği için, özel mülkiyetindeki dren hatlarının hidrolik şartlarının sağlanmasının da davacının sorumluluğunda olduğu, değinilen bu eksiklikler nedeniyle, bahçedeki taban suyunun düşmemesinde davacının kusurlu olduğu, zira davalı idarenin kusurunu Mayıs/2019 itibari ile bertaraf ederek kanalı açtığı, bana karşın, hala arazide “çok sığ” taban suyu sorunu olduğu, ... D.İş kapsamında hazırlanan Bilirkişi Raporundaki verim düşüklüğünün gerekçesi olarak gösterilen yüksek taban suyunun nedeninin (bilirkişiler bu durumu kantitatif olarak kanıtlayamamışlardır. Varsayımlardan giderek hüküm vermişlerdir.) kapatılan drenaj kanalı olmadığı, dolayısıyla, davalı idareye bir kusur atfedilemeyeceği, teknik açıdan değerlendirildiğinde, davacının bu parsele ait kapalı dren sistemini P1-D1-14-8 drenaj kanalına mansaplaması gerektiği, dolayısıyla, dava konusu drenaj kanalının davalı idarece kapatılması ya da oldukça derin açılmasının bu parselin drenajına bir katkısı olmayacağı, değinilen nedenlerle,... D.İş tespit dosyasında bahsi geçen bu parsele dair verim düşüklüğü ile davalı idarenin eylemi arasında bir nedensellik ilişkisi kurulamayacağı, davacının, ters eğim vererek kapalı drenlerini (a ile gösterilen) drenaj kanalına ve (b ile gösterilen) drenaj hendeğine mansaplamasının teknik bir hata olduğu, davacının idareden tazminat almasına bir gerekçe oluşturamayacağı, ayrıca, davacı kapalı dren sistemini tekniğine uygun olarak çıkış noktalarına mansaplanmadığından sistemin işlevsiz olduğu ve bu kusurun davacıya ait olduğu, davalı idarenin, dava konusu drenaj kanalını kapatmamış olsaydı bile, davacının bahçesine yeterli özeni göstermemesi, zamanında sulamaması, ot kontrolü yapmaması, budamaması vb. kültürel önlemleri almaması, dolayısıyla modern tarım tekniklerinden uzak bir tarımsal faaliyet sürdürmesi vb. ihmalleri (kusurları) nedeniyle ... D.İş tespit dosyasında ifade edilen verim kaybının ziyadesiyle bekleneceği, .../... parselin batı sınırı ve bu sınır boyunca narenciye ağaçları; karşı tarafta ise başka bir çiftçiye ait .../... parsel ve bu parsel üzerinde oldukça sağlıklı gelişen, sulaması, gübrelemesi ve diğer tarımsal faaliyetlerin zamanında yapıldığına dair kuvvetli göstergeleri olan bir bahçe görüldüğü, iki bahçenin, sadece bir drenaj kanalı ile ayrılmış olup, Çukurova Üniversitesi tarafından 1995 yılında basımı yapılan Çukurova Bölgesi Toprakları kitabındaki haritalara göre bahçelerin aynı fizyografyada yer aldığı, dolayısıyla aynı gelişme karakteristiğine haiz olması gerektiği, eğer iki parsel arasındaki drenaj kanalı işlev görmemiş ve davacıya ait parsel zarar görmüş ise, .../... parselin görünen cephesinde de aynı zarar indikatörleri ortaya çıkmasının bekleneceği, böyle bir durum ortada olmadığına göre, bahçedeki ağaçların kurumasının ve/veya verim düşüklüğünün ana sebebinin bakımsızlık olup, davacının ihmalinden kaynaklandığı, davacının parsellerindeki ağaçların, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı ve gerekçelendirildiği gibi, gerek yeterli kültürel önlemlerin alınmaması ve bakım eksikliğinden gerekse parsellerdeki süregelen problemler (yüksek taban suyu sorunu, tesviyesiz olma, yüzey tahliye sisteminin yetersizliği, salma sulama vb.) nedeniyle bir kısmının doğal olarak kuruduğu, bir kısmının da gelişme bozukluğuna maruz kaldığı; dolayısıyla bahçede bir seyrelme ve gelişme bozukluğu izlendiği, bu durumun, davalı idarenin eylemi öncesinde de gözlendiği, sonuç olarak; AT ve TİGH projesi kapsamında daha önce kapatılan drenaj kanalının davalı idare tarafından 2019/Mayıs ayında projesine uygun olarak yeterli derinlikte inşa edilip hizmete açıldığı ve işlevini yerine getirdiği, davacının bahçesine gerekli özeni göstermediği; tarımsal faaliyetleri gereğince ve zamanında yapmadığı; bahçede zamanında alması gereken kültürel önlemleri almadığı; budama, bakım, yabancı ot kontrolü vb. faaliyetleri yapmadığı; salma sulama tekniğiyle araziyi sulayarak gayrimüsait koşulların oluşmasını hızlandırdığı; araziyi tesviye etmediği, dolayısıyla arazide yüzey drenaj sorunu da olduğu; değinilen bu olumsuzlukların bahçenin verimini olumsuz etkilediği ve verim düşüklüğüne neden olduğu; bu verim düşüklüğünün bir kısmının davacının değinilen özensiz tutumundan kaynaklandığı, taşınmaz üzerinde tesis edilen narenciye bahçesindeki kapalı dren sisteminin derinlik olarak yetersiz olduğu ve işlevini yerine getiremediği; bu drenlerin davalı idare tarafından açılan drenaj kanalına ve davacının kendi imkanları ile açtığı drenaj hendeğine mansaplanmadığı; bu nedenle de kapalı dren sisteminin davacının kusuru nedeniyle işlevsiz hale geldiği; bu durumun taban suyunu arazide yükselttiği;... D.İş dosyasında meydana geldiği iddia edilen verim düşüklüğünün yüksek taban suyu sorunundan oluştuğu; bu durumun davacının kusuruna atfedilmesi gerektiği, davacının, ters eğim vererek kapalı drenlerini drenaj kanalına ve drenaj hendeğine mansaplamasının, teknik bir hata olduğu , davacının idareden tazminat almasına bir gerekçe oluşturamayacağı, şeklinde görüş ve kanaate yer verildiği görülmektedir.
Dava konusu taşınmazın bitişiğinde yer alan (eski ... parsel) ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar maliki tarafından aynı iddialarla 2017 ve 2018 yılları ürün zararı nedeniyle açtığı tazminat davası Dairemiz E:2022/890 sayılı dosyası ile temyiz incelemesinde olup, belirtilen dosya kapsamında yer alan 24/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dosyasına sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... D.İş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki bulguların ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin, heyetlerinin arazi gözlemlerine (verim azalış yönünden) paralellik arz ettiği, taşınmaz üzerinde tesis edilen narenciye bahçesinde meydana geldiği iddia edilen verim düşüklüğünün temel nedeninin yüksek taban suyu sorunu olduğu, bu taban suyu sorununun temel nedeninin davalı idarece drenaj kanalının kapatılması işleminden kaynaklandığı, dava konusu arazi ile ilgili olarak, davalı kurum tarafından davacının idareye başvurduğu 26/11/2018 tarihinden 185 gün sonra 30/05/2019 tarihinde kapatılan drenaj kanalının tekrar açıldığı, ağaçların yavaş yavaş kendini toparlama eğiliminde olduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesini ... D.İş sayılı tespit dosyasındaki bilgiler ile 2018 yılı Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Maliyet çizelgesinde yer alan maliyet ve fiyat verileri esas alındığında, taşınmaz üzerinde tesis edilen narenciye bahçesinde zarar gördüğü iddia edilen, ÇKS kayıtlarına göre; ... ada ... parselde 96.354 m² alanda bulunan limon, ... ada... parselde 37.000 m² alanında bulunan mandalina ve aynı parselin 25.507 m²'sinde bulunan altıntop (greyfurt) ağaçlarından davacının 2018 yılı üretim mevsiminde uğradığı toplam zararın (Net Gelir Kaybının) 493.924,94 TL olduğu hesaplanmış olup buna göre idarenin kusurundan kaynaklı zarar miktarı 493.924,94 TL olarak belirlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (a) fıkrasında da taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek görevi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların hukuken geçerli biçimde ispatlanması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü tutulabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru ilkesi gereği tazmini gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına yer verilmiştir.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, Mahkemece, raporun yetersiz ya da çelişkili görülmesi üzerine, aynı bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya başka bilirkişilere yeni bir inceleme yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda (bu tespitler esas alınmak ve bu tespitlerle uyumlu olmak kaydıyla) re’sen bir sonuca varılabileceğinin de kabulü gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Adana ili, Karataş ilçesi, ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz maliki olan davacı tarafından, toplulaştırma çalışmaları sırasında kapanan drenaj kanallarının yeniden açılması istemiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yapmış olduğu başvurunun reddi üzerine 2019 yılı ürün kaybı zararının tazmini istemiyle bakılmakta olman davanın açıldığı, davalı idarece 30/05/2019 tarihinde kapatılan drenaj kanalının tekrar açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince davacının 2019 yıllında meydana geldiği ileri sürülen ürün kaybı zararına ilişkin olarak açılan bakılmakta olan davaya ilişkin 22/06/2020 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde İnşaat Mühendisi Prof Dr. ..., Ziraat Mühendisi Prof Dr.... ve Ziraat Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen 28/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda, meydana gelen zararda davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı belirlendiği halde dava konusu taşınmazın bitişiğinde yer alan (eski ... parsel) ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar maliki tarafından aynı iddialarla 2017 ve 2018 yılları ürün zararı nedeniyle açılan ve Dairemizde temyiz incelemesinde olan E:... sayılı dosyasında kayıtlı davaya ilişkin 13/12/2019 tarihinde mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde İnşaat Mühendisi Prof Dr..., Harita Mühendisi ... ... ve Ziraat Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi ...tarafından düzenlenen 24/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu belirtilerek 493.924,94 TL ürün kaybı zararı belirlenmesi raporlar arasında çelişki yaratmış olup dava konusu olayda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak birbiriyle tezat olan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacı ve davalı idarenin kusur durumlarının ayrıntılı olarak incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan dava konusu taşınmazlarda yer alan drenaj kanallarının 30/05/2019 tarihinde açılmasının 2019 yılı ürün kaybı zararına etkisinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.