T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1522
Karar No : 2023/8882
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı (... Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ...'e velayeten ... Ve ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacılardan ...'in ameliyat sonrasında kafasına takılan bandajın sağlık görevlisi tarafından çıkarılması esnasında dökülen alkollü suyun küçüğün gözüne kaçması neticesinde gözünde oluşan rahatsızlığın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararın karar düzeltme aşamasında Danıştay Onuncu Dairesinin 24/03/2022 tarih ve E:2019/7844, K:2022/1624 sayılı kararı ile manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine, .... İdare Mahkemesince bozulan kısım yönünden bozmaya uyularak verilen, manevi tazminat isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 18/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, Milli Savunma Bakanlığına bağlı askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredilmesi sebebiyle hasım mevkine Sağlık Bakanlığının alınması gerektiği, esasa ilişkin olarak, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, hastanın gözüne alkol kaçması olayının dikkatsizlik olarak bilirkişi raporlarında değerlendirildiği, daha sonra göze uygun şekilde müdahale edildiği, sağ göz kornea defektinin uygun tedaviyle tam olarak düzeltildiği ve davacıda kalıcı bir hasarın meydana gelmediği, bu hususlar göz önüne alınarak manevi tazminat hükmünün yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, faizin mahkeme kararından itibaren işletilmesi yönünde karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesi neticesinde, davacıların müşterek çocukları ...'in doğuştan meningomyelosel (bebeğin omurilik kanalı adı verilen bölgesinin açıkta kalması) ve hidrosefali (beyninde su toplanması neticesinde beyin omurilik sıvı kaçağı tespiti) rahatsızlığı nedeniyle mükerrer ameliyatlar geçirdiği, kontrollerind beyinde su toplanması tespit edildiği ve toplanan suyun transferi için shunt takıldığı, mükerrer ameliyat ve kontroller akabinde en son olarak ameliyatta damar yolu zor bulunduğundan hastanın başının sağ tarafından damar yolu açıldığı, hastanın ameliyat sonrası başının sağ tarafından açılan damar yolunun tıkanması üzerine, tıkalı damar yolunun çıkarılması sırasında hemşire tarafından hastanın saçının flastere yapıştığının görüldüğü, alkol ile flasterin ıslatılarak kaldırılabilmesi için flaster üzerine alkol döküldüğü sırada çocuğun gözüne alkol kaçtığı, göz hekimlerince konsültasyon yapıldığı, serumla gözün yıkandığı ve göz hekimlerince takibe alındığı anlaşılmaktadır.
Gözde oluşan defektin tedavisine yönelik olarak yapılan işlemler neticesinde, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ... tarih ve ... sayılı raporunda; "14/07/2008 tarihinde yapılan muayenede sağ gözüne alkol kaçması ile ilgili olarak kalıcı bozukluk, sekel saptanmadığı, her iki gözün muayenesinin doğal olduğu, kornea ve konjonktivada leke, skar dokusu gelişmediği, alkolün göz hekimliğinde tedavi amaçlı olarak da kullanılabilen bir madde olduğu, hastanın gözünde kalıcı bir bozukluğa veya işlev kaybına sebep olunmadığı" tespitine yer verilmiş, daha sonra alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Anabilim Dalı’nın ... tarih ve ... sayılı raporunda da, "alkolün göze ilk kaçtığı anda ağrı ve kızarıklığa yol açacağı, ancak birkaç gün sonra iyileşmeyi takiben, vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir durum oluşturmayacağı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olunmadığı, bu olaya bağlı kalıcı göz hasarı veya işlev kaybı olmadığı" belirtilerek benzer hususlar vurgulanmıştır.
Öte yandan, davacılar tarafından yapılan şikayet sonucu başlatılan idari tahkikat neticesinde hazırlanan raporda, tıbbi olarak hastanın mevcut korneasındaki patolojinin, göze alkol kaçmasından ziyade hastanın mevcut hidrosefali hastalığı veya gözlerinin açık kalmasına bağlı geliştiğinin düşünüldüğü, ayrıca, göze alkol kaçması sonrası gözün serum fizyolojikle yıkanması ve sonrasında da aynı şekilde tedaviye devam edilmesinin yeterli olduğu kanaati ifade edilmiştir.
Ayrıca, İdare Mahkemesince, idarenin hizmet kusurunun tespiti için alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı raporunda; "küçüğün meningomyelosel hastalığı nedeniyle mükerrer hastane yatışının olduğu, 25/07/2007 tarihli yatışında saçlı deride açılan damar yolunun bandın üzerine alkol dökülerek çıkarılması sırasında göze alkol kaçması olayının dikkatsizlik olarak değerlendirildiği, ancak sonrasında uygun şekilde müdahale edildiği, bu olaydan sonra tam düzelmenin olduğu" görüşüne yer verilmiştir.
Bu durumda, somut olayda bilirkişi raporunda sağlık personelinin eylemi dikkatsizlik olarak ifade edilmiştir. Yapılan tahkikat sonucu hazırlanan raporda ise, doğuştan var olan hastalığının da gözde söz konusu sıkıntılara neden olabileceğine vurgu yapılmıştır. Yapılan muayeneler neticesinde hazırlanan raporlarda kalıcı hasarın olmadığı ifade edilmiş, ayrıca küçüğün gözündeki hasarda kısa sürede düzelme sağlanmış olduğundan olayda idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, bu itibarla Mahkeme kararının manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davanın bu kısım yönünden de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy