T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2171
Karar No : 2023/8885
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : 25/07/2000 tarihinde sağlık şikayetleri nedeniyle Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne başvuran davacı tarafından, davalı idare bünyesindeki hastanece kendisine yeterli araştırma yapılmadan eksik teşhis konulduğu ve tedavi uygulandığı, bunun sonucu olarak zamanında doğru teşhis konulup, buna uygun tedavi uygulansaydı çok daha basit yöntemlerle giderilebilecek telafisi imkansız sağlık problemleriyle mücadele etmek zorunda kalmayacağı ve olayda bu durumun ortaya çıkmasına neden olan davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 15.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (25/07/2000) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, davanın reddi yolundaki kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 26/05/2021 tarih ve E:2019/10961, K:2021/2672 sayılı kararı ile bozulması üzerine, ... İdare Mahkemesince bozmaya uyularak verilen, maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, manevi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminata yanlış tedavinin başladığı 25/07/2000 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken davalı idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, sadece yapılan tetkikler ve uygulanan tedaviye ilişkin evrakın dosyada bulunmadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, dosyanın bütünün değerlendirilmesi durumunda söz konusu tetkiklerin yapıldığının anlaşıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş nitelikte olduğu, harçtan muaf olmasına rağmen idareleri aleyhine harca hükmedildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2..... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
1983 doğumlu olay anında 17 yaşında olan davacı sağlık problemleri nedeniyle ilk olarak 11/07/2000 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvurmuştur. Davacının bu başvurularının çoğu baş ağrısı ve halsizlik şikayetlerine dayanmış, buradaki tetkik ve muayeneleri 2006 yılına kadar devam etmiştir. Bu konuda düzenlenen hasta kayıt formları, muayene ve tetkik kayıtları incelendiğinde; tetkik ve muayenelerinin hastanenin acil tıp, nükleer tıp, kardiyoloji, endokrin ve diş poliklinikleri tarafından defalarca yapıldığı, bu tetkik ve muayeneler sonucunda hipertansiyon tanısı ile kimi zaman ilaç tedavisi ve istirahat, kimi zaman da yeniden kontrole gelmesi şeklinde raporlar düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı rahatsızlıklarının geçmemesi üzerine Başkent Üniversitesi ile Ufuk Üniversitesi Rıdvan Ege Hastanelerine başvurmuş, Ufuk Üniversitesi Rıdvan Ege Hastanesi tarafından düzenlenen 01/08/2006 tarihli pediatrik ekokardiyografi raporu ve 02/08/2006 tarihli epikriz formuna göre davacının yüksek tansiyon probleminin kardiyak kökenliği olduğu, doğuştan aort koarktasyonu olduğu sonucuna varılmış, adı geçen Hastane tarafından davacıya 02/08/2006 tarihinde balon tedavisi, 02/02/2007 tarihinde anjiyo uygulanmış ve kişinin damarındaki darlık açılamayınca 26/03/2008 tarihinde stent takılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından 07/10/2008 tarihinde davalı idareye başvuru yapılmış, talebinin reddi üzerine olayda davalı idarenin ağır hizmet kusurunun olduğundan bahisle 15.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin ardından Adli Tıp Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile dosya içeriğinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin Acil Tıp Anabilim Dalına ait kayıtlar olduğu, Kardiyoloji Anabilim Dalının tarihsiz bir adet hasta muayene formunun bulunduğu, bunun dışındaki hasta kabul formlarının boş olduğu ve hangi kliniğe ait olduklarının kayıtlı olmadığı, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Müşavirliği'nin 27/04/2009 tarihli dilekçesinde, kişinin 12/07/2000, 23/05/2001, 13/09/2002, 10/07/2003, 11/10/2004, 02/01/2006 tarihlerinde Kardiyoloji Bölümünde özel randevular aldığının kayıtlı olduğu, bu randevulara ilişkin muayene bulguları kayıtları, yapılan EKG, ekokardiografi gibi tetkikler var ise teminen gönderilmesinin istenildiği bu minvalde Mahkemece anılan tıbbi bilgi ve belgelerin 24/12/2010 tarihli ara kararla davalı idareden talep edildiği ancak davalı idare tarafından hasta dosyasının arşivde olmaması nedeniyle muayene bulguları kayıtları, EKG, EKO gibi tetkiklerin bulunamadığı belirtilerek, dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, tıbbi bilgi ve belgelerin kayıt altına alınıp saklanması idarenin yükümlülüğü altındadır. Zira sağlık hizmetine ilişkin bir uygulamanın kusurlu ilerleyip ilerlemediği de bu tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacaktır.
Olayda davalı idare tarafından Adli Tıp Kurumunca istenen tıbbi bilgi ve belgelerin dosyaya sunulamadığı görüldüğünden davacının tanı, teşhis ve tedavisinde hizmet kusuru olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığı, bu konuda gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacağı ve ömür boyu şüphe duyacağı açıktır.
Bu itibarla, tıbbi kayıtları usulünce tutamayan davalı idarenin hizmetin kusurlu yürütülüp yürütülmediği noktasında inceleme yapmayı engellediği, ispat yükümlülüğünü yerine getiremeyen idarenin olayda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığından hizmet kusuru ilke ve kuralları çerçevesinde davacının maddi zararının da karşılanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy