T.C.
DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3781
Karar No : 2023/8619
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından; trafik kazası neticesinde oluşan sağ bacak femur kırığına yönelik olarak İskenderun Devlet Hastanesinde yapılan ameliyatta matkap ucunun kırıldığı, kemikten çıkarılamadığı, bu durumun kendisinden gizlendiği iddiasıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 19/01/2022 tarih ve E:2019/6642, K:2022/238 sayılı kararıyla maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının onanması, manevi tazminat isteminin reddine dair kısmı ile reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın 25.000,00 TL manevi tazminata ilişkin kısmının kabulü ile adli yargıda açılan davanın tarihi olan 18/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bu miktarı aşan 25.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine ilişkin olarak verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Sağlık hizmeti sunumundan kaynaklanan tam yargı davalarında idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için tedavi süreci bir bütün halinde ele alınmalıdır. Dava konusu olaydaki gibi cerrahi müdahale içeren operasyonlar bakımından, öncelikle doğru tanının konulması, bu tanıya yönelik tıbben uygun müdahalenin gerçekleştirilmesi ve operasyon sonrası sürecin tıbbi standartlara uygun bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Tıbbi standart kavramı ile, tıp biliminin genel olarak tanınıp kabul edilmiş meslek kuralları kastedilmektedir. Komplikasyon ise tıbbi girişim sırasında meydana gelen öngörülmeyen, öngörülse bile önlenemeyen durum, istenmeyen sonuçtur. Bu tanıma göre, tıbben kabul edilen normal risk ve sapmalar çerçevesinde davranılarak gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine rağmen ortaya çıkan istenmeyen sonuçlardan tazminat sorumluluğunun doğmayacağı belirtilmektedir. Bu noktada, tıbbi standartlardan sapılmaması, mesleki tecrübe kurallarına riayet edilmiş olması gereklidir. Komplikasyon sonrası sürecin yönetimi hizmet kusurunun varlığını tespit etme adına önem arz etmektedir.
Bakılan davada, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, matkap ucunun kırılmasının bu tür ameliyatlarda gerçekleşebileceği ve çıkarılmasının hekimin tercihinde olduğu belirtilmiş ise de; olayda hizmet kusurunun mevcut olup olmadığı, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tedavi süreci bir bütün halinde ele alınarak belirlenmelidir. Dava konusu olayda, ameliyat esnasında meydana gelen matkap ucu kırılmasının, ameliyat sonrasındaki yükümlülüklerin ağırlığını da değiştireceği açıktır. Davacının usulüne uygun bir şekilde bilgilendirilerek (kontrol randevuları vb. aracılığıyla) takip edildiğine ve implantların çıkarılması aşamasında kırık matkap ucunun mevcut durumunun, dolayısıyla müdahale gerektirip gerektirmediğinin tespitine ilişkin herhangi bir tıbbi kaydın bulunmaması karşısında sağlık hizmetinin kusurlu yürütüldüğünün kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; davacının vücudunda kalan matkap ucunun enfeksiyona neden olduğu ve bu durumun tespit edildiği özel hastanede ameliyat olmak zorunda kaldığı dikkate alındığında, davacıda kalıcı hasar oluşup oluşmadığı da tespit edildikten sonra, maddi ve manevi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiş olup, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy